Konusunu Oylayın.: Çeşitli dini sorularım?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Çeşitli dini sorularım?
  1. 19.Aralık.2010, 14:36
    13
    Abide
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 30.Nisan.2010
    Üye No: 75723
    Mesaj Sayısı: 101
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2

    Yanıt: çeşitli dini sorularım?

    reklam


    Yanıt: çeşitli dini sorularım? isimli yazı www.Mumsema.comYanıt: çeşitli dini sorularım?
    Alıntı
    Tövbe tövbe kim Resulullah'ın adına konuşuyor..
    Hadis riveyet edenler sadece Buhari ve Müslimden mi ibaret be cahil kişi...ianetutalibin adlı eserdede birçok hadis rivayet edildiğini bilmez misin?
    evet cahilim Alim olduğumu iddia etmedim ama sende ahlakını ortaya koydun kardeş!!
    İanetutalibin kitabını arapçasını medresede ders olarak gördüm biliyorum. şafiiler arasında tutulmayan bir şafii fıkıh kitabıdır. hadis sahih ise kaynağını bulur musun?
    Hadis kaynağından hadis kitaplarından alınır eğer biliyorsan
    Alıntı
    Kenzu’l-Ummal, Suyutî’nin Cemu’l-Cevami ve Camiu’s-Sağir’inin belli bir düzene (ala’l-ebvaba) göre yeniden tasnif edilen ve bazı ilaveler de yapılarak hazırlanan bir derlemedir. Alimler tarafından kullanılan bir kaynaktır.
    bir Alimin vasiyeti dinde bir kaynak sayılır mı?
    Alıntı
    Başkasının vasiyeti bizi bağlamaz derken lafın ucunun nereye gittiğini hiç düşünmez misin be cahil kişi!!!
    Allah seni ve beni affetsin.


  2. 19.Aralık.2010, 14:36
    13
    Devamlı Üye
    reklam


    Alıntı
    Tövbe tövbe kim Resulullah'ın adına konuşuyor..
    Hadis riveyet edenler sadece Buhari ve Müslimden mi ibaret be cahil kişi...ianetutalibin adlı eserdede birçok hadis rivayet edildiğini bilmez misin?
    evet cahilim Alim olduğumu iddia etmedim ama sende ahlakını ortaya koydun kardeş!!
    İanetutalibin kitabını arapçasını medresede ders olarak gördüm biliyorum. şafiiler arasında tutulmayan bir şafii fıkıh kitabıdır. hadis sahih ise kaynağını bulur musun?
    Hadis kaynağından hadis kitaplarından alınır eğer biliyorsan
    Alıntı
    Kenzu’l-Ummal, Suyutî’nin Cemu’l-Cevami ve Camiu’s-Sağir’inin belli bir düzene (ala’l-ebvaba) göre yeniden tasnif edilen ve bazı ilaveler de yapılarak hazırlanan bir derlemedir. Alimler tarafından kullanılan bir kaynaktır.
    bir Alimin vasiyeti dinde bir kaynak sayılır mı?
    Alıntı
    Başkasının vasiyeti bizi bağlamaz derken lafın ucunun nereye gittiğini hiç düşünmez misin be cahil kişi!!!
    Allah seni ve beni affetsin.


  3. 19.Aralık.2010, 14:57
    14
    aziz83
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 29.Ağustos.2010
    Üye No: 78582
    Mesaj Sayısı: 754
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Yanıt: çeşitli dini sorularım?

    reklam


    Alıntı
    Allah seni ve beni affetsin.
    Amin..

    Mezarlıkta Kur'an-ı Kerim okunabileceğine dair Buyurun size sağlam kaynaklar:


    ''...Yâsin'i ölülerinizin üzerine okuyunuz." (Müsned, 5:26)


    Hz. Ebû Bekir'in (r.a.) rivayet ettiği şu hadis-i şerif de meseleyi açıklığa kavuşturmaktadır:
    "Kim babasının veya anasının veya bunlardan birisinin kabrini Cuma günü ziyaret ederek orada Yasin Sûresini okursa, Allah kabir sahibini bağışlar." (İbni Mace Tercemesi, 4:274)

    İslam âlimleri, ölünün ruhuna Kur'ân okunduğu zaman peşinden bir dua ile ruhlarına bağışlanmasını tavsiye etmişler, Sahabiler de bu şekilde yapmışlardır. İmam-ı Beyhakî'nin bir rivayetinde, Abdullah bin Ömer'in ölülerin ruhuna Bakara Sûresinden okunabileceğini tavsiye ettiği anlatılmaktadır.(Beyhaki, 4:56)

    Bir Fâtiha'nın veya okunan bir Yâsin'in bütün ölülerin ruhuna aynı şekilde hiç eksilmeden nasıl ulaştığını da Bedüzzaman'dan bir nakille öğrenelim:

    "Fâtır-ı Hakim nasıl ki, unsur-u havayı; kelimelerin, berk (şimşek) gibi intişarlarına ve tekessürlerine (yayılma ve çoğalmalarına) bir mezraa (tarla) ve bir vasıta yapmış ve radyo vasıtasıyla bir minarede okunan ezan-ı Muhammedi (a.s.m.) umum yerlerde ve umum insanlara aynı anda yetiştirmek gibi; öyle de okunan bir Fatiha dahi, meselâ, umum ehl-i imanın emvâtına (ölülerine) aynı anda yetiştirmek için hadsiz kudret ve nihayetsiz hikmetiyle manevî âlemde, mânevî havada çok manevî elektrikleri, manevî radyoları sermiş, serpmiş; fıtri telsiz telefonlarda istihdam ediyor, çalıştırıyor.

    "Hem nasıl ki, bir lamba yansa, mukabilindeki binler aynaya, her birine tam bir lâmba olur. Aynen öyle de, Yâsin-i Şerif okunsa, milyonlar ruhlara hediye edilse, her birine tam bir Yâsin-i Şerif düşer. (Şualar, s.576)

    Zaten kabirdeki yakınlarımız devamlı surette bizden yardım beklemektedir. Bizden gelecek bir dua, bir Fatiha, bir İhlâsla nefes alabileceklerini bilmektedir. Çünkü kabir o kadar çetin şartlarla iç içedir ki, en küçük bir mânevî yardım dahi onun ruhunu serinletecektir. Bir hadiste Peygamber Efendimiz şöyle buyururlar:

    "Ölen kimse kabrinin içinde boğulmak üzere olup da imdat isteyen kimse gibidir. Babasından yahut kardeşinden veya dostundan kendisine ulaşacak duayı beklemektedir. Nihayet dua kendisine ulaştığında bu duanın sevabı ona dünya ve dünyada bulunan her şeyden daha kıymetli olur. Muhakkak ki, hayatta olanların ölüler için hediyeleri dua ve istiğfardır." ( Mişkatü’l- Mesabih, 1:723)

    - Hanefî mezhebine göre de, bir insan akrabasının veya yakın dostunun kabri başında Kur’an okusa güzel olur(V. Zuhaylî, el-Fıkhu’l-İslamî, 8/49).

    Şu ifadeler de Hanefî alimlerine aittir. “Ehl-i Sünnet ve cemaate göre, bir insan namaz, oruç Kur’an’ın okumak, zikir, hac gibi işlediği güzel amellerinin sevabını başkasına hediye edebilir(bk. Fethu’l-kadîr, 6/132; el-Bahru’r-Raik,7/379- Şamile-; Reddu’l-Muhtar, 2/263).

    - Malikî mezhebinde ise –şartsız olarak- kişinin, kendi kabri üzerinde Kur’an okunmasını tavsiye etmesi caizdir(V. Zuhaylî, el-Fıkhu’l-İslamî, 8/51).

    - Şafii ve Hanbelî mezhebine göre, kişinin kendi kabri üzerinde Kur’an okumayı vasiyet etmesi caizdir. Çünkü, şu üç durumda Kur’an okumanın sevabı ölüye ulaşır: Kabrin yanında okumak, okumadan sonra dua etmek, sevabını ölünün ruhuna niyete ederek okumak(bk. V. Zuhaylî, el-Fıkhu’l-İslamî, 8/51).

    İmam Nevevî’nin el-Memuunda da(15/521-522) şu bilgilere yer verilmiştir: Şafii mezhebinde daha çok şöhret bulmuş görüşe göre, Kur’an’ın sevabı ölüye ulaşmaz. Ancak, tercih edilen görüşe göre bu sevap –özellikle arkasından dua edildiği zaman- ölüye ulaşır.

    - Bazı Şafii alimlerine göre, kabrin sahibi, -arkasından dua okunsun, okunmasın- kabri üzerinde okunan Kur’an sevabından faydalanır(Yusuf el-Erdebilî, el-Envar, 1/399).

    - “Bir mezarlıkta okunan ve oradaki bütün ölülerin ruhuna hediye edilen Kur’an’ın sevabı, bölünerek mi, yoksa bölünmeden mi onların ruhuna gider?” şeklindeki bir soruya karşılık, Şafii alimlerinden İbn Hacer; “Her ölüye okunan Kur’an’ın sevabı bölünmeden tam olarak ulaşır, bu Allah’ın geniş rahmetine en uygunudur” diye cevap vermiştir(bk. Buğyetu’l-musterşidîn, s.97).

    Mehmed PAKSU


  4. 19.Aralık.2010, 14:57
    14
    aziz83 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    reklam


    Alıntı
    Allah seni ve beni affetsin.
    Amin..

    Mezarlıkta Kur'an-ı Kerim okunabileceğine dair Buyurun size sağlam kaynaklar:


    ''...Yâsin'i ölülerinizin üzerine okuyunuz." (Müsned, 5:26)


    Hz. Ebû Bekir'in (r.a.) rivayet ettiği şu hadis-i şerif de meseleyi açıklığa kavuşturmaktadır:
    "Kim babasının veya anasının veya bunlardan birisinin kabrini Cuma günü ziyaret ederek orada Yasin Sûresini okursa, Allah kabir sahibini bağışlar." (İbni Mace Tercemesi, 4:274)

    İslam âlimleri, ölünün ruhuna Kur'ân okunduğu zaman peşinden bir dua ile ruhlarına bağışlanmasını tavsiye etmişler, Sahabiler de bu şekilde yapmışlardır. İmam-ı Beyhakî'nin bir rivayetinde, Abdullah bin Ömer'in ölülerin ruhuna Bakara Sûresinden okunabileceğini tavsiye ettiği anlatılmaktadır.(Beyhaki, 4:56)

    Bir Fâtiha'nın veya okunan bir Yâsin'in bütün ölülerin ruhuna aynı şekilde hiç eksilmeden nasıl ulaştığını da Bedüzzaman'dan bir nakille öğrenelim:

    "Fâtır-ı Hakim nasıl ki, unsur-u havayı; kelimelerin, berk (şimşek) gibi intişarlarına ve tekessürlerine (yayılma ve çoğalmalarına) bir mezraa (tarla) ve bir vasıta yapmış ve radyo vasıtasıyla bir minarede okunan ezan-ı Muhammedi (a.s.m.) umum yerlerde ve umum insanlara aynı anda yetiştirmek gibi; öyle de okunan bir Fatiha dahi, meselâ, umum ehl-i imanın emvâtına (ölülerine) aynı anda yetiştirmek için hadsiz kudret ve nihayetsiz hikmetiyle manevî âlemde, mânevî havada çok manevî elektrikleri, manevî radyoları sermiş, serpmiş; fıtri telsiz telefonlarda istihdam ediyor, çalıştırıyor.

    "Hem nasıl ki, bir lamba yansa, mukabilindeki binler aynaya, her birine tam bir lâmba olur. Aynen öyle de, Yâsin-i Şerif okunsa, milyonlar ruhlara hediye edilse, her birine tam bir Yâsin-i Şerif düşer. (Şualar, s.576)

    Zaten kabirdeki yakınlarımız devamlı surette bizden yardım beklemektedir. Bizden gelecek bir dua, bir Fatiha, bir İhlâsla nefes alabileceklerini bilmektedir. Çünkü kabir o kadar çetin şartlarla iç içedir ki, en küçük bir mânevî yardım dahi onun ruhunu serinletecektir. Bir hadiste Peygamber Efendimiz şöyle buyururlar:

    "Ölen kimse kabrinin içinde boğulmak üzere olup da imdat isteyen kimse gibidir. Babasından yahut kardeşinden veya dostundan kendisine ulaşacak duayı beklemektedir. Nihayet dua kendisine ulaştığında bu duanın sevabı ona dünya ve dünyada bulunan her şeyden daha kıymetli olur. Muhakkak ki, hayatta olanların ölüler için hediyeleri dua ve istiğfardır." ( Mişkatü’l- Mesabih, 1:723)

    - Hanefî mezhebine göre de, bir insan akrabasının veya yakın dostunun kabri başında Kur’an okusa güzel olur(V. Zuhaylî, el-Fıkhu’l-İslamî, 8/49).

    Şu ifadeler de Hanefî alimlerine aittir. “Ehl-i Sünnet ve cemaate göre, bir insan namaz, oruç Kur’an’ın okumak, zikir, hac gibi işlediği güzel amellerinin sevabını başkasına hediye edebilir(bk. Fethu’l-kadîr, 6/132; el-Bahru’r-Raik,7/379- Şamile-; Reddu’l-Muhtar, 2/263).

    - Malikî mezhebinde ise –şartsız olarak- kişinin, kendi kabri üzerinde Kur’an okunmasını tavsiye etmesi caizdir(V. Zuhaylî, el-Fıkhu’l-İslamî, 8/51).

    - Şafii ve Hanbelî mezhebine göre, kişinin kendi kabri üzerinde Kur’an okumayı vasiyet etmesi caizdir. Çünkü, şu üç durumda Kur’an okumanın sevabı ölüye ulaşır: Kabrin yanında okumak, okumadan sonra dua etmek, sevabını ölünün ruhuna niyete ederek okumak(bk. V. Zuhaylî, el-Fıkhu’l-İslamî, 8/51).

    İmam Nevevî’nin el-Memuunda da(15/521-522) şu bilgilere yer verilmiştir: Şafii mezhebinde daha çok şöhret bulmuş görüşe göre, Kur’an’ın sevabı ölüye ulaşmaz. Ancak, tercih edilen görüşe göre bu sevap –özellikle arkasından dua edildiği zaman- ölüye ulaşır.

    - Bazı Şafii alimlerine göre, kabrin sahibi, -arkasından dua okunsun, okunmasın- kabri üzerinde okunan Kur’an sevabından faydalanır(Yusuf el-Erdebilî, el-Envar, 1/399).

    - “Bir mezarlıkta okunan ve oradaki bütün ölülerin ruhuna hediye edilen Kur’an’ın sevabı, bölünerek mi, yoksa bölünmeden mi onların ruhuna gider?” şeklindeki bir soruya karşılık, Şafii alimlerinden İbn Hacer; “Her ölüye okunan Kur’an’ın sevabı bölünmeden tam olarak ulaşır, bu Allah’ın geniş rahmetine en uygunudur” diye cevap vermiştir(bk. Buğyetu’l-musterşidîn, s.97).

    Mehmed PAKSU


  5. 19.Aralık.2010, 14:57
    15
    aziz83
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 29.Ağustos.2010
    Üye No: 78582
    Mesaj Sayısı: 754
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Yanıt: çeşitli dini sorularım?

    Ehl-i sünnetin görüşü ölülere Kur'an okumakta bir sakınca olmadığı, aksine ölünün bundan faydalandığı yönündedir. Dört mezhebin ve İslam âlimlerinin fetvası bu yöndedir. Asırlardır da bu şekilde uygulanmaktadır.
    Çünkü Peygamberimiz (sav) ölülere Kur'an okumayı tavsiye etmiş, sahabeler de bunu uygulamış ve gelecek kuşaklara aktarmışlardır.Günümüzde birilerinin çıkıp hadislere ve asırlardır fetva verilip uygulanan çok sağlam bir meseleye karşı çıkmasının kıymeti yoktur.
    Bu konudaki bazı hadisler şöyledir:
    "Resulullah (sav), "Kuranın kalbi Yâsîn'dir. Bir kimse onu Allah'ı ve ahiret gününü murat ederek okursa Allah onu affeder. Onu ölülerinize okuyunuz." (Tirmizi)

    "Kim babasının veya anasının veya bunlardan birisinin kabrini Cuma günü ziyaret ederek orada Yasin Sûresini okursa, Allah kabir sahibini bağışlar." (İbni Mace)
    "Bir kimse mezarlığa girer de onbir kez "İhlâs" sûresini okur ve sevabını onlara (ölülere) hediye ederse Cenab-ı Allah, orada gömülü bulunanlar sayısınca kendisine hasenat yazar" (Nesei)
    "Ölen kimse kabrinin içinde boğulmak üzere olup da imdat isteyen kimse gibidir. Babasından yahut kardeşinden veya dostundan kendisine ulaşacak duayı beklemektedir. Nihayet dua kendisine ulaştığında bu duanın sevabı ona dünya ve dünyada bulunan her şeyden daha kıymetli olur. Muhakkak ki, hayatta olanların ölüler için hediyeleri dua ve istiğfardır." (Mişkatü'l-Mesabih)
    "Sahabe âlimlerinden Abdullah bin Ömer, ölülerin ruhuna Bakara Sûresinden okunamasını tavsiye ederdi." (Beyhaki)
    "Cuma günleri anne babasının ya da onlardan birinin kabirierini ziyaret ederek başlarında Yasin okuyan kimseye Allah, okuduğu her harfe mukabil mağfiret ihsan eder" buyrulmuştur." (Gazalî, Deylemî'den naklen)

    İmam-ı Gazalî Hazretleri şöyle buyurur:
    "Mezarlıkta ölülere Kur'ân-ı Kerîm okumakta bir mahzur yoktur." (Ölüm Kabir Kıyamet)


    "Muhammed b. Ahmed-i Mervezî anlatıyor: İmam Ahmed b. Hanbel'den işittim, diyordu ki: "Mezarlığa girdiğiniz zaman Fâtiha'yı, Felâk ve Nas sûrelerini ve ihlâs sûresini okuyunuz, sevabını da mezarlıkta yatanlara bağışlayınız; çünkü okuduklarınızın sevabı onlara ulaşmaktadır." (Ölüm Kabir Kıyamet)
    Bediüzzaman Hazretleri ölülere okunan Kur'an'ın onlara ulaşacağını beyan etmenin de ötesine geçerek, bir tek surenin sevabının o kadar ölüye hem de bölünmeden nasıl ulaşacağına dair aklı ikna edici izahlar yapmıştır. Şöyle der:
    "Sual: Denildi ki: "Fatiha ve Yâsin ve hatm-i Kur'ânî gibi okunan virdler, kudsî şeyler bazan hadsiz ölmüş ve sağ insanlara bağışlanıyor. Halbuki böyle cüz'î birtek hediye ân-ı vâhidde (bir anda) hadsiz zatlara yetişmek ve her birisine aynı hediye düşmek, tavr-ı aklın haricindedir (akıl dışıdır)?"
    Elcevab: Fâtır-ı Hakîm (hikmetle yaratan Allah) nasılki unsur-u havayı (hava tabakasını) kelimelerin berk (şimşek) gibi intişarlarına ve tekessürlerine (yayılma ve çoğalmalarına) bir mezraa (tarla) ve bir vasıta yapmış;
    ve radyo vasıtasiyle bir minarede okunan ezan-ı Muhammedî (A.S.M.); umum (bütün) yerlerde ve umum insanlara aynı anda yetiştirmek gibi,
    öyle de: Okunan bir Fâtiha dahi, (meselâ) umum ehl-i îman emvatına (ölülerine) aynı anda yetiştirmek için hadsiz kudret ve nihayetsiz hikmetiyle mânevî âlemde, mânevî havada çok mânevî elektrikleri, mânevî radyoları sermiş, serpmiş; fıtrî telsiz telefonlarda istihdam ediyor, çalıştırıyor.
    Hem nasıl ki bir lâmba yansa, mukabilindeki (karşısındaki) binler aynaya herbirine tam bir lâmba girer. Aynen öyle de, bir Yâsin-i Şerif okunsa, milyonlar ruhlara hediye edilse, herbirine tam bir Yâsin-i Şerif düşer." (1. Şua)


    ayrıca bkz>>

    http://www.mumsema.com/itikat-iman-s...gil-midir.html



  6. 19.Aralık.2010, 14:57
    15
    aziz83 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Ehl-i sünnetin görüşü ölülere Kur'an okumakta bir sakınca olmadığı, aksine ölünün bundan faydalandığı yönündedir. Dört mezhebin ve İslam âlimlerinin fetvası bu yöndedir. Asırlardır da bu şekilde uygulanmaktadır.
    Çünkü Peygamberimiz (sav) ölülere Kur'an okumayı tavsiye etmiş, sahabeler de bunu uygulamış ve gelecek kuşaklara aktarmışlardır.Günümüzde birilerinin çıkıp hadislere ve asırlardır fetva verilip uygulanan çok sağlam bir meseleye karşı çıkmasının kıymeti yoktur.
    Bu konudaki bazı hadisler şöyledir:
    "Resulullah (sav), "Kuranın kalbi Yâsîn'dir. Bir kimse onu Allah'ı ve ahiret gününü murat ederek okursa Allah onu affeder. Onu ölülerinize okuyunuz." (Tirmizi)

    "Kim babasının veya anasının veya bunlardan birisinin kabrini Cuma günü ziyaret ederek orada Yasin Sûresini okursa, Allah kabir sahibini bağışlar." (İbni Mace)
    "Bir kimse mezarlığa girer de onbir kez "İhlâs" sûresini okur ve sevabını onlara (ölülere) hediye ederse Cenab-ı Allah, orada gömülü bulunanlar sayısınca kendisine hasenat yazar" (Nesei)
    "Ölen kimse kabrinin içinde boğulmak üzere olup da imdat isteyen kimse gibidir. Babasından yahut kardeşinden veya dostundan kendisine ulaşacak duayı beklemektedir. Nihayet dua kendisine ulaştığında bu duanın sevabı ona dünya ve dünyada bulunan her şeyden daha kıymetli olur. Muhakkak ki, hayatta olanların ölüler için hediyeleri dua ve istiğfardır." (Mişkatü'l-Mesabih)
    "Sahabe âlimlerinden Abdullah bin Ömer, ölülerin ruhuna Bakara Sûresinden okunamasını tavsiye ederdi." (Beyhaki)
    "Cuma günleri anne babasının ya da onlardan birinin kabirierini ziyaret ederek başlarında Yasin okuyan kimseye Allah, okuduğu her harfe mukabil mağfiret ihsan eder" buyrulmuştur." (Gazalî, Deylemî'den naklen)

    İmam-ı Gazalî Hazretleri şöyle buyurur:
    "Mezarlıkta ölülere Kur'ân-ı Kerîm okumakta bir mahzur yoktur." (Ölüm Kabir Kıyamet)


    "Muhammed b. Ahmed-i Mervezî anlatıyor: İmam Ahmed b. Hanbel'den işittim, diyordu ki: "Mezarlığa girdiğiniz zaman Fâtiha'yı, Felâk ve Nas sûrelerini ve ihlâs sûresini okuyunuz, sevabını da mezarlıkta yatanlara bağışlayınız; çünkü okuduklarınızın sevabı onlara ulaşmaktadır." (Ölüm Kabir Kıyamet)
    Bediüzzaman Hazretleri ölülere okunan Kur'an'ın onlara ulaşacağını beyan etmenin de ötesine geçerek, bir tek surenin sevabının o kadar ölüye hem de bölünmeden nasıl ulaşacağına dair aklı ikna edici izahlar yapmıştır. Şöyle der:
    "Sual: Denildi ki: "Fatiha ve Yâsin ve hatm-i Kur'ânî gibi okunan virdler, kudsî şeyler bazan hadsiz ölmüş ve sağ insanlara bağışlanıyor. Halbuki böyle cüz'î birtek hediye ân-ı vâhidde (bir anda) hadsiz zatlara yetişmek ve her birisine aynı hediye düşmek, tavr-ı aklın haricindedir (akıl dışıdır)?"
    Elcevab: Fâtır-ı Hakîm (hikmetle yaratan Allah) nasılki unsur-u havayı (hava tabakasını) kelimelerin berk (şimşek) gibi intişarlarına ve tekessürlerine (yayılma ve çoğalmalarına) bir mezraa (tarla) ve bir vasıta yapmış;
    ve radyo vasıtasiyle bir minarede okunan ezan-ı Muhammedî (A.S.M.); umum (bütün) yerlerde ve umum insanlara aynı anda yetiştirmek gibi,
    öyle de: Okunan bir Fâtiha dahi, (meselâ) umum ehl-i îman emvatına (ölülerine) aynı anda yetiştirmek için hadsiz kudret ve nihayetsiz hikmetiyle mânevî âlemde, mânevî havada çok mânevî elektrikleri, mânevî radyoları sermiş, serpmiş; fıtrî telsiz telefonlarda istihdam ediyor, çalıştırıyor.
    Hem nasıl ki bir lâmba yansa, mukabilindeki (karşısındaki) binler aynaya herbirine tam bir lâmba girer. Aynen öyle de, bir Yâsin-i Şerif okunsa, milyonlar ruhlara hediye edilse, herbirine tam bir Yâsin-i Şerif düşer." (1. Şua)


    ayrıca bkz>>

    http://www.mumsema.com/itikat-iman-s...gil-midir.html



  7. 19.Aralık.2010, 15:12
    16
    VanLi*
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 02.Nisan.2010
    Üye No: 74830
    Mesaj Sayısı: 1,056
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 12
    Bulunduğu yer: Van Erciş

    Yanıt: çeşitli dini sorularım?

    Abide Nickli Üyeden Alıntı
    bu yazdığınız buharide yada müslümde geçiyorsa yazın yoksa vebal altındasınız!

    Buhari ve Müslimden başka hadis kitaplarıda vardır.Bildiğinizi biliyoruz ama buraya bu kelime yanıltıcı olmuş ve yakışmamıştır.



  8. 19.Aralık.2010, 15:12
    16
    Devamlı Üye
    Abide Nickli Üyeden Alıntı
    bu yazdığınız buharide yada müslümde geçiyorsa yazın yoksa vebal altındasınız!

    Buhari ve Müslimden başka hadis kitaplarıda vardır.Bildiğinizi biliyoruz ama buraya bu kelime yanıltıcı olmuş ve yakışmamıştır.






+ Yorum Gönder
Git İlk 12