Konusunu Oylayın.: Bilerek günah işleyenle bilmeden günah işleyen arasında ne gibi bir fark var

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 3 kişi
Bilerek günah işleyenle bilmeden günah işleyen arasında ne gibi bir fark var
  1. 11.Aralık.2010, 03:54
    1
    almanyali67
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 26.Şubat.2008
    Üye No: 10819
    Mesaj Sayısı: 348
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 4
    Yaş: 40

    Bilerek günah işleyenle bilmeden günah işleyen arasında ne gibi bir fark var






    Bilerek günah işleyenle bilmeden günah işleyen arasında ne gibi bir fark var Mumsema Esselamun aleykum v..v..

    BILENLE BILMEYEN BIR OLURMU? bir insan bir günah islerken, o günahin günah oldugunu bilmeden islemesimi daha günah? yoksa onun günah oldugunu bilipte yapmasimi daha cok günahtir???


  2. 11.Aralık.2010, 03:54
    1
    Devamlı Üye



  3. 12.Aralık.2010, 13:34
    2
    Galus
    Özel Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 13
    Mesaj Sayısı: 4,820
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 51
    Bulunduğu yer: Türkiye

    Yanıt: bilerek günah işleyenle bilmeden günah işleyen arasında ne gibi bir fark var




    Bilerek günah işlemek elbette daha ağırdır.
    Bu konuda ayet de var.


  4. 12.Aralık.2010, 13:34
    2
    Özel Üye



    Bilerek günah işlemek elbette daha ağırdır.
    Bu konuda ayet de var.


  5. 12.Aralık.2010, 16:13
    3
    almanyali67
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 26.Şubat.2008
    Üye No: 10819
    Mesaj Sayısı: 348
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 4
    Yaş: 40

    Yanıt: bilerek günah işleyenle bilmeden günah işleyen arasında ne gibi bir fark var

    öncelikle yardim etmeniz icin simdiden tsk ederiz... ((hangi ayet?yazarsaniz memnun oluruz))... bir de şu soru?

    aklima geliyor..> bilmeyipte günah islemek;yani ilim ögrenmek farz degilmiydi?<


  6. 12.Aralık.2010, 16:13
    3
    Devamlı Üye
    öncelikle yardim etmeniz icin simdiden tsk ederiz... ((hangi ayet?yazarsaniz memnun oluruz))... bir de şu soru?

    aklima geliyor..> bilmeyipte günah islemek;yani ilim ögrenmek farz degilmiydi?<


  7. 12.Aralık.2010, 16:21
    4
    imam
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Ağustos.2007
    Üye No: 2034
    Mesaj Sayısı: 7,511
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: minallah-ilelllah

    Yanıt: bilerek günah işleyenle bilmeden günah işleyen arasında ne gibi bir fark var

    Nisa Suresi 14. Ayette geçen, Allah’a ve Peygamberine isyan edenin, sınırları aşanın cehennemde kalacağı; aynı surenin 17. Ayetinde geçen bilmeyerek günah işlemek ne demektir? Bilerek günah işleyen affedilmez mi?

    Soru

    Soru 1: Kim de Allah'a ve Peygamberine isyan eder ve Allah'ın koyduğu sınırları aşarsa Allah onu da ebedî kalacağı cehennem ateşine koyar. Onun için alçaltıcı bir azab vardır. (burada isyan..ve sınırları aşarsa...ne demektir?) Soru 2: Allah katında (makbul) tövbe, ancak bilmeyerek günah işleyip sonra çok geçmeden tövbe edenlerin tövbesidir. İşte Allah bunların tövbelerini kabul buyurur. Allah hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir. (Nisa 17) Bilmeyerek günah işlemek? O zaman bilerek günah işleyen tövbe etse affedilmez mi?



    Nisa Suresi 14. Ayette geçen, "Allah’a ve Peygamberine isyan edenin, sınırları aşanın cehennemde kalacağı;" aynı surenin 17. Ayetinde geçen "bilmeyerek günah işlemek" ne demektir? Bilerek günah işleyen affedilmez mi?



    Cevap 1:

    “Kim de Allah'a ve Peygamberine isyan eder ve Allah'ın koyduğu sınırları aşarsa Allah onu da ebedî kalacağı cehennem ateşine koyar." (Nisa, 4/14) mealindeki ayette geçen “isyan”dan maksat, Allah’ın miras hukuku ile alakalı olarak koyduğu hükümlere karşı çıkmaktır.

    “Sınırları aşmak” ise, Allah’ın miras hukukuyla ilgili koyduğu hükümlerdir. Bunlar Allah’ın koyduğu sınırlardır, kırmızı çizgilerdir. Bunları aşan kimse, hak ettiği cezaya çarpılır. Ancak, buradaki sınırları aşmak ve yapılan isyan, Allah’ın bu hükümlerini yanlış bularak, kabul etmeyerek karşı çıkmak anlamındadır. Bu sebeple, cezası ebedî cehennem olmuştur ki, bu ceza bir küfür ve inkârın karşılığıdı.r(bk. Taberî, ilgili ayetin tefsiri).

    Cevap 2:

    “Allah’ın kabulünü vaad buyurduğu tövbe, kötülüğü ancak cahillik sebebiyle işleyip, sonra da çabucak vazgeçerek günahtan dönüş yapacak olanların tövbesidir. İşte Allah’ın tövbelerini kabul edeceği kimseler bunlardır. Allah hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.”
    (Nisa, 4/17) mealindeki ayette yer alan “cehalet” kavramı, bir kötülüğü günah olduğunu bilmeden yapmak anlamında değildir. Bilakis bu kavram, bilerek de olsa, yapılan bütün günahların aslında bir cahilliğin eseri olduğunu vurgulamak için Kur’an’da kullanılmıştır.(bk. Taberî, ilgili ayetin tefsiri).

    Kanaatimizce, buradaki cehalet kavramı, iki hususa dikkat çekmektedir:

    Birincisi: Mümin olan bir kimse, hiç bir zaman, Allah’a inat olsun diye -bilerek- bir günah işlemez. Bilakis, o sadece nefsinin esiri olarak, şeytana ve nefsine aldanarak -cahilliğin kurbanı olarak- günah işler. Çünkü, Allah’a karşı isyan olsun diye, işlenen suçların yolu inkârcılığa ve küfre çıkar. Müminin maksadı ise, Allah’a isyan değil, nefsinin arzusunu yerine getirmektir. Nefsini Rabbine tercih eden kimsenin cahilliğinde şüphe yoktur.

    İkincisi: Allah’a karşı gelmek, gerçek anlamda mümin olup, tahkikî bir imana sahip olanların yapacağı bir iş değildir. Fakat, pratikte, müminlerin hemen hemen hepsi günah işleyebilir. Demek ki, iman şuuruna rağmen, şeytanın telkinleri ve nefsin istekleri, aklın dediğini kulak ardı eden duyguların varlığı gibi suç işlemeyi kolaylaştıran bir mekanizma vardır. İşte Kur’an’da mümin olarak günah işleyen herkese “cahil” damgası vurularak, tevbesinin kabulü için bir nevi mazeret yolu gösterilmiştir. Bu da Rabbimizin sonsuz rahmetinin bir göstergesidir.

    “Sonra da çabucak günahtan vazgeçmek” ifadesinden maksat, ölüm anı gelip çatmadan önce anlamına gelir. Bu husus, tefsir ve hadis kaynaklarında belirtilmiştir.
    Yazar: Sorularla İslamiyet


  8. 12.Aralık.2010, 16:21
    4
    Üye
    Nisa Suresi 14. Ayette geçen, Allah’a ve Peygamberine isyan edenin, sınırları aşanın cehennemde kalacağı; aynı surenin 17. Ayetinde geçen bilmeyerek günah işlemek ne demektir? Bilerek günah işleyen affedilmez mi?

    Soru

    Soru 1: Kim de Allah'a ve Peygamberine isyan eder ve Allah'ın koyduğu sınırları aşarsa Allah onu da ebedî kalacağı cehennem ateşine koyar. Onun için alçaltıcı bir azab vardır. (burada isyan..ve sınırları aşarsa...ne demektir?) Soru 2: Allah katında (makbul) tövbe, ancak bilmeyerek günah işleyip sonra çok geçmeden tövbe edenlerin tövbesidir. İşte Allah bunların tövbelerini kabul buyurur. Allah hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir. (Nisa 17) Bilmeyerek günah işlemek? O zaman bilerek günah işleyen tövbe etse affedilmez mi?



    Nisa Suresi 14. Ayette geçen, "Allah’a ve Peygamberine isyan edenin, sınırları aşanın cehennemde kalacağı;" aynı surenin 17. Ayetinde geçen "bilmeyerek günah işlemek" ne demektir? Bilerek günah işleyen affedilmez mi?



    Cevap 1:

    “Kim de Allah'a ve Peygamberine isyan eder ve Allah'ın koyduğu sınırları aşarsa Allah onu da ebedî kalacağı cehennem ateşine koyar." (Nisa, 4/14) mealindeki ayette geçen “isyan”dan maksat, Allah’ın miras hukuku ile alakalı olarak koyduğu hükümlere karşı çıkmaktır.

    “Sınırları aşmak” ise, Allah’ın miras hukukuyla ilgili koyduğu hükümlerdir. Bunlar Allah’ın koyduğu sınırlardır, kırmızı çizgilerdir. Bunları aşan kimse, hak ettiği cezaya çarpılır. Ancak, buradaki sınırları aşmak ve yapılan isyan, Allah’ın bu hükümlerini yanlış bularak, kabul etmeyerek karşı çıkmak anlamındadır. Bu sebeple, cezası ebedî cehennem olmuştur ki, bu ceza bir küfür ve inkârın karşılığıdı.r(bk. Taberî, ilgili ayetin tefsiri).

    Cevap 2:

    “Allah’ın kabulünü vaad buyurduğu tövbe, kötülüğü ancak cahillik sebebiyle işleyip, sonra da çabucak vazgeçerek günahtan dönüş yapacak olanların tövbesidir. İşte Allah’ın tövbelerini kabul edeceği kimseler bunlardır. Allah hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.”
    (Nisa, 4/17) mealindeki ayette yer alan “cehalet” kavramı, bir kötülüğü günah olduğunu bilmeden yapmak anlamında değildir. Bilakis bu kavram, bilerek de olsa, yapılan bütün günahların aslında bir cahilliğin eseri olduğunu vurgulamak için Kur’an’da kullanılmıştır.(bk. Taberî, ilgili ayetin tefsiri).

    Kanaatimizce, buradaki cehalet kavramı, iki hususa dikkat çekmektedir:

    Birincisi: Mümin olan bir kimse, hiç bir zaman, Allah’a inat olsun diye -bilerek- bir günah işlemez. Bilakis, o sadece nefsinin esiri olarak, şeytana ve nefsine aldanarak -cahilliğin kurbanı olarak- günah işler. Çünkü, Allah’a karşı isyan olsun diye, işlenen suçların yolu inkârcılığa ve küfre çıkar. Müminin maksadı ise, Allah’a isyan değil, nefsinin arzusunu yerine getirmektir. Nefsini Rabbine tercih eden kimsenin cahilliğinde şüphe yoktur.

    İkincisi: Allah’a karşı gelmek, gerçek anlamda mümin olup, tahkikî bir imana sahip olanların yapacağı bir iş değildir. Fakat, pratikte, müminlerin hemen hemen hepsi günah işleyebilir. Demek ki, iman şuuruna rağmen, şeytanın telkinleri ve nefsin istekleri, aklın dediğini kulak ardı eden duyguların varlığı gibi suç işlemeyi kolaylaştıran bir mekanizma vardır. İşte Kur’an’da mümin olarak günah işleyen herkese “cahil” damgası vurularak, tevbesinin kabulü için bir nevi mazeret yolu gösterilmiştir. Bu da Rabbimizin sonsuz rahmetinin bir göstergesidir.

    “Sonra da çabucak günahtan vazgeçmek” ifadesinden maksat, ölüm anı gelip çatmadan önce anlamına gelir. Bu husus, tefsir ve hadis kaynaklarında belirtilmiştir.
    Yazar: Sorularla İslamiyet





+ Yorum Gönder