Konusunu Oylayın.: Peygamberimizin Hataları düzeltme metodları

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Peygamberimizin Hataları düzeltme metodları
  1. 09.Aralık.2010, 16:38
    1
    @hmet
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 16.Mayıs.2007
    Üye No: 771
    Mesaj Sayısı: 7,758
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: gölbaşı

    Peygamberimizin Hataları düzeltme metodları






    Peygamberimizin Hataları düzeltme metodları Mumsema Peygamberimizin Hataları düzeltme metodları nelerdir?


  2. 09.Aralık.2010, 16:38
    1
    Üye



  3. 12.Aralık.2010, 15:04
    2
    Galus
    Özel Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 13
    Mesaj Sayısı: 4,820
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 51
    Bulunduğu yer: Türkiye

    Yanıt: Peygamberimizin Hataları düzeltme metodları




    Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem), kusurlu bulunan bir kimsenin başkaları yanında küçük düşmesini istemez, yanlışlarını yüzüne vurarak utandırmazdı. Bir kimsenin menfi bir davranışını görse onu yüzüne vurmazdı. Bu durumlarda: “İnsanlara ne oluyor ki şöyle şöyle söylüyorlar? Bazıları neden böyle yapıyor?” (33) gibi genel ifadelerle o hatayı dile getirir, hoşnutsuzluğunu belirtir ve muhatabı uyarmaya çalışırdı. Zira bu tür yumuşak ifadelerle hem sözlerinin etkisi artar hem de kimseyi gücendirmemiş olurdu.(34)

    Bir defasında halk, imam olan bir zatın namazı çok uzattığı şikâyetiyle O’nun huzuruna gelmişti. Bunlar arasında, “Ya Rasulellah! Neredeyse cemaati terk edecektik” diyenler bile olmuştu. İmam olan zat belliydi. Allah Resulünün canı çok sıkılmıştı. Fakat buna rağmen, imam olan zatı, bizzat huzuruna alıp doğrudan ikaz etmemiş; mescitte, herkese hitaben umumî bir irşatta bulunmuş ve şöyle söylemiştir: “Ey insanlar! Size ne oluyor ki, insanları nefret ettiriyorsunuz? Sizden kim imam olursa namazı hafif kıldırsın. Çünkü cemaatin içinde ihtiyar, zayıf ve ihtiyaç sahibi olanlar vardır.”


  4. 12.Aralık.2010, 15:04
    2
    Özel Üye



    Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem), kusurlu bulunan bir kimsenin başkaları yanında küçük düşmesini istemez, yanlışlarını yüzüne vurarak utandırmazdı. Bir kimsenin menfi bir davranışını görse onu yüzüne vurmazdı. Bu durumlarda: “İnsanlara ne oluyor ki şöyle şöyle söylüyorlar? Bazıları neden böyle yapıyor?” (33) gibi genel ifadelerle o hatayı dile getirir, hoşnutsuzluğunu belirtir ve muhatabı uyarmaya çalışırdı. Zira bu tür yumuşak ifadelerle hem sözlerinin etkisi artar hem de kimseyi gücendirmemiş olurdu.(34)

    Bir defasında halk, imam olan bir zatın namazı çok uzattığı şikâyetiyle O’nun huzuruna gelmişti. Bunlar arasında, “Ya Rasulellah! Neredeyse cemaati terk edecektik” diyenler bile olmuştu. İmam olan zat belliydi. Allah Resulünün canı çok sıkılmıştı. Fakat buna rağmen, imam olan zatı, bizzat huzuruna alıp doğrudan ikaz etmemiş; mescitte, herkese hitaben umumî bir irşatta bulunmuş ve şöyle söylemiştir: “Ey insanlar! Size ne oluyor ki, insanları nefret ettiriyorsunuz? Sizden kim imam olursa namazı hafif kıldırsın. Çünkü cemaatin içinde ihtiyar, zayıf ve ihtiyaç sahibi olanlar vardır.”





+ Yorum Gönder