Konusunu Oylayın.: Kayınvalidem benim arkamdan çok dedikodu yapıyor hatta iftira bile ediyor ne yapmamı önerirsiniz?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Kayınvalidem benim arkamdan çok dedikodu yapıyor hatta iftira bile ediyor ne yapmamı önerirsiniz?
  1. 07.Ekim.2010, 11:21
    1
    kzt
    Üye

    Profili:
    kzt
    Üyelik Tarihi: 07.Ekim.2010
    Üye No: 79453
    Mesaj Sayısı: 7
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 33

    Kayınvalidem benim arkamdan çok dedikodu yapıyor hatta iftira bile ediyor ne yapmamı önerirsiniz?






    Kayınvalidem benim arkamdan çok dedikodu yapıyor hatta iftira bile ediyor ne yapmamı önerirsiniz? Mumsema 1,5 senelik evliyim.bana o kadar eziyetler ettiler ki saymakla bitiremem. şimdiki sorunum şu, kayınvalidem en ufak şey hakkında bile olsa arkamdan dedikodu yapıyor. bunları bana eltim söylüyor ya yemin ettiriyor yada ölümü gör başkasına söylersen diyor. en son ufak çaplı bir iftira atmış bana. duyduğumda elim ayağım titredi ağlamaktan kendimi alamıyorum. eşime anlatsam yeminimi bozmuş olur muyum, laf taşımış olur muyum? içimde birike birike psikolojim ve sağlığım bozuldu. bu kadın yuvamı yıkacak diye çok korkuyorum

    yeni üye oldum konuyu nereye açacağımı bilemedim, inşallah doğru yere açmışımdır.



  2. 07.Ekim.2010, 11:21
    1
    kzt - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    kzt
    Üye



    1,5 senelik evliyim.bana o kadar eziyetler ettiler ki saymakla bitiremem. şimdiki sorunum şu, kayınvalidem en ufak şey hakkında bile olsa arkamdan dedikodu yapıyor. bunları bana eltim söylüyor ya yemin ettiriyor yada ölümü gör başkasına söylersen diyor. en son ufak çaplı bir iftira atmış bana. duyduğumda elim ayağım titredi ağlamaktan kendimi alamıyorum. eşime anlatsam yeminimi bozmuş olur muyum, laf taşımış olur muyum? içimde birike birike psikolojim ve sağlığım bozuldu. bu kadın yuvamı yıkacak diye çok korkuyorum

    yeni üye oldum konuyu nereye açacağımı bilemedim, inşallah doğru yere açmışımdır.



    Benzer Konular

    - Kayınvalidem benim hakkımda konuşuyor Dinen ne yapmalıyım?

    - Eşim inançlı fakat amel etmiyor ne yapmamı önerirsiniz?

    - Gıybet iftira dedikodu hakkında

    - Sakal bırakmak ne yapmamı önerirsiniz

    - Ne yapmamı önerirsiniz artık dayanma gücüm kalmadı.

  3. 07.Ekim.2010, 11:25
    2
    ehli-sunnet
    Feseyekfikehumullah

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 19.Eylül.2010
    Üye No: 79032
    Mesaj Sayısı: 2,015
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 21
    Bulunduğu yer: Uzaklardan..

    --->: Kayınvalidem benim arkamdan çok dedikodu yapıyor hatta iftira bile ediyor ne yapmamı önerirsiniz?




    Kayınvalide – Gelin problemleminin tarihçesi çok eski dönemlere dayanmaktadır. Bu iki kadının güç kavgası, ego tatmini, ve en önemlisi çok sevdikleri aynı erkeğin gözünde önemli olma isteği kayınvalideler ve gelinler arasında bitmez tükenmez çekişmeler yaşanmasına yol açmıştır. Kıskançlık ve çekememezlik zaman zaman had safhalara çıkmış ve iki kadının birbirlerini üzmek adına inanılmaz kötülükler yaptıkları gözlenmiştir. Sonuçta kim kazanır bu kavgayı dersiniz? Hiç birisinin kazanmadığını söylersek pek de yanlış bir şey söylememiş oluruz. Bu savaşta pek çok kişinin canı yanar; en başta her iki kadının, arada ezilen eşin, varsa çocukların ve bazen de ilgili diğer aile bireylerinin.

    Peki bu tarihsel soruna çözüm bulundu mu hiç? Genel olarak evliliklere baktığımız zaman:

    * Evliliğin başında: Kayınvalide agresif, güçlü, mutlu... Gelin ise pasif, mağdur ve mutsuz...
    * Evliliğin ortalarında: Kayınvalde ve gelin birbirinin ayaklarına basmamaya çalışır. Gizli çekişme sürer ama görüntüde anlaşır görünürler. Eğer gelin bu arada güçlenmişse kayınvalide artık geri çekilmeye başlamıştır. Eğer kayınvalide hala dominant ise gelin görüntüde dikkatlidir ama fırsatını bulunca da saldırmaktan kaçınmaz. Gelin artık kayınvalideden uzaklaşır. Mümkün olduğu kadar onu dışlamaya gayret eder.
    * Evliliğin olgun döneminde: Artık gelin ağırlığını iyice evde hissetirir. Gelin agressif ve mutlu (intikam alan) kayınvalide ezilmiş ve acı çeken duruma gelir.

    Gördüğünüz gibi sonsuza kadar bu çekişme sürer. Peki çözüm var mı? Hiç birbiri ile geçinen kayınvalide-gelin örnekleri yok mu? Bu çekişme neden



    Kayınvalideyi sorun eden gelin ne düşünür?:
    Kayınvaldem evliliğimizin tek sorunu. Bu kadın her konuda yaşamımıza karışıyor. Sürekli bana ne yapmam gerektiğini söylüyor. Oğluna hizmetçi tutmuş gibi davranıyor. Sanki benim tek işim oğlunu mutlu etmek. Sürekli dedikodumu yapıyor, orda burda beni insanlara kötülüyor. Her fırsatta oğluna benim hakkımda kötü laflar söyleyip şikayet ediyor, bizi kavga ettiriyor. Oğlundan beni ayırmak için elinden geleni ardına koymuyor. Oğlu da onu susturmuyor, beni müdafaa etmiyor. Ya anasını seçmeli ya beni. Bu kadın her fırsatta benim hatalarımı ortaya çıkarmak için uğraşıyor. Onun yüzünü görmek şöyle dursun sesini bile duymaya tahammül edemiyorum. Bu kadından nasıl kurtulabilirim Allahım? Nefret ediyorum, ne olurdu sanki yok olsa. Çocuklarımın bu kadına gitmesine tahammül edemiyorum. Kesin bana karşı çocuklarımı dolduruyordur. Evime gelmesini istemiyorum, eşyalarımı karıştırmasından nefret ediyorum, evimi düzeltmeye kalkmasından ve beni beceriksiz gibi göstermesini hiç sevmiyorum. Helede mutfağa girip oğluna en sevdiği yemekleri yapmaya kalkması ve oğlunun gözünde beni yetersiz göstermeye çalışması... Bu kadından nefret ediyorum...”

    Kayınvaldeyi sorun etmeyen gelin ne düşünür?:
    “Bu benim eşimin annesi. Tabii ki benim annemden farklı. Onu olduğu gibi kabul etmem gerekiyor. Anlayışlı, sabırlı ve hoşgörülü olmalıyım. Bizim yaşamımıza karışmaya çalıştığı zaman güzel bir dille eşimle birlikte düşünüp karar verdiğimizi söylemek gerekiyor. Davranışlarını kişisel algılamak yerine, oğlunu kaybetmekten korkan bir kadının paniği olarak düşünüp anlamaya çalışmalıyım. Açık ve samimi olmalıyım. Kötü biri olmadığını biliyorum. İstemediğim bir şeyi sırf olay çıkmasın diye yapmamazlık etmeyeceğim ama inat olsun yada intikam almak içinde onun istemediği davranışlarda bulunmayacağım. Kayınvaldemin beni üzmesine izin vermeyeceğim ama bende kayınvalidemi üzmek için çabalamayacağım. Kayınvalidem ile bir problemim var ise bunu benim adıma eşimin çözmesini beklemeyeceğim. Eşimi ikimizin arasına sokmayacağım ve bir seçim yapmak zorunda bırakarak ne evliliğimi ne de eşimi yıpratmayacağım. Eşimin annesine saygı duyuyorum ve mümkün olduğunca anlaşmanın bir yolunu arıyorum...”



  4. 07.Ekim.2010, 11:25
    2
    Feseyekfikehumullah



    Kayınvalide – Gelin problemleminin tarihçesi çok eski dönemlere dayanmaktadır. Bu iki kadının güç kavgası, ego tatmini, ve en önemlisi çok sevdikleri aynı erkeğin gözünde önemli olma isteği kayınvalideler ve gelinler arasında bitmez tükenmez çekişmeler yaşanmasına yol açmıştır. Kıskançlık ve çekememezlik zaman zaman had safhalara çıkmış ve iki kadının birbirlerini üzmek adına inanılmaz kötülükler yaptıkları gözlenmiştir. Sonuçta kim kazanır bu kavgayı dersiniz? Hiç birisinin kazanmadığını söylersek pek de yanlış bir şey söylememiş oluruz. Bu savaşta pek çok kişinin canı yanar; en başta her iki kadının, arada ezilen eşin, varsa çocukların ve bazen de ilgili diğer aile bireylerinin.

    Peki bu tarihsel soruna çözüm bulundu mu hiç? Genel olarak evliliklere baktığımız zaman:

    * Evliliğin başında: Kayınvalide agresif, güçlü, mutlu... Gelin ise pasif, mağdur ve mutsuz...
    * Evliliğin ortalarında: Kayınvalde ve gelin birbirinin ayaklarına basmamaya çalışır. Gizli çekişme sürer ama görüntüde anlaşır görünürler. Eğer gelin bu arada güçlenmişse kayınvalide artık geri çekilmeye başlamıştır. Eğer kayınvalide hala dominant ise gelin görüntüde dikkatlidir ama fırsatını bulunca da saldırmaktan kaçınmaz. Gelin artık kayınvalideden uzaklaşır. Mümkün olduğu kadar onu dışlamaya gayret eder.
    * Evliliğin olgun döneminde: Artık gelin ağırlığını iyice evde hissetirir. Gelin agressif ve mutlu (intikam alan) kayınvalide ezilmiş ve acı çeken duruma gelir.

    Gördüğünüz gibi sonsuza kadar bu çekişme sürer. Peki çözüm var mı? Hiç birbiri ile geçinen kayınvalide-gelin örnekleri yok mu? Bu çekişme neden



    Kayınvalideyi sorun eden gelin ne düşünür?:
    Kayınvaldem evliliğimizin tek sorunu. Bu kadın her konuda yaşamımıza karışıyor. Sürekli bana ne yapmam gerektiğini söylüyor. Oğluna hizmetçi tutmuş gibi davranıyor. Sanki benim tek işim oğlunu mutlu etmek. Sürekli dedikodumu yapıyor, orda burda beni insanlara kötülüyor. Her fırsatta oğluna benim hakkımda kötü laflar söyleyip şikayet ediyor, bizi kavga ettiriyor. Oğlundan beni ayırmak için elinden geleni ardına koymuyor. Oğlu da onu susturmuyor, beni müdafaa etmiyor. Ya anasını seçmeli ya beni. Bu kadın her fırsatta benim hatalarımı ortaya çıkarmak için uğraşıyor. Onun yüzünü görmek şöyle dursun sesini bile duymaya tahammül edemiyorum. Bu kadından nasıl kurtulabilirim Allahım? Nefret ediyorum, ne olurdu sanki yok olsa. Çocuklarımın bu kadına gitmesine tahammül edemiyorum. Kesin bana karşı çocuklarımı dolduruyordur. Evime gelmesini istemiyorum, eşyalarımı karıştırmasından nefret ediyorum, evimi düzeltmeye kalkmasından ve beni beceriksiz gibi göstermesini hiç sevmiyorum. Helede mutfağa girip oğluna en sevdiği yemekleri yapmaya kalkması ve oğlunun gözünde beni yetersiz göstermeye çalışması... Bu kadından nefret ediyorum...”

    Kayınvaldeyi sorun etmeyen gelin ne düşünür?:
    “Bu benim eşimin annesi. Tabii ki benim annemden farklı. Onu olduğu gibi kabul etmem gerekiyor. Anlayışlı, sabırlı ve hoşgörülü olmalıyım. Bizim yaşamımıza karışmaya çalıştığı zaman güzel bir dille eşimle birlikte düşünüp karar verdiğimizi söylemek gerekiyor. Davranışlarını kişisel algılamak yerine, oğlunu kaybetmekten korkan bir kadının paniği olarak düşünüp anlamaya çalışmalıyım. Açık ve samimi olmalıyım. Kötü biri olmadığını biliyorum. İstemediğim bir şeyi sırf olay çıkmasın diye yapmamazlık etmeyeceğim ama inat olsun yada intikam almak içinde onun istemediği davranışlarda bulunmayacağım. Kayınvaldemin beni üzmesine izin vermeyeceğim ama bende kayınvalidemi üzmek için çabalamayacağım. Kayınvalidem ile bir problemim var ise bunu benim adıma eşimin çözmesini beklemeyeceğim. Eşimi ikimizin arasına sokmayacağım ve bir seçim yapmak zorunda bırakarak ne evliliğimi ne de eşimi yıpratmayacağım. Eşimin annesine saygı duyuyorum ve mümkün olduğunca anlaşmanın bir yolunu arıyorum...”



  5. 07.Ekim.2010, 11:25
    3
    ehli-sunnet
    Feseyekfikehumullah

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 19.Eylül.2010
    Üye No: 79032
    Mesaj Sayısı: 2,015
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 21
    Bulunduğu yer: Uzaklardan..

    --->: Kayınvalidem benim arkamdan çok dedikodu yapıyor hatta iftira bile ediyor ne yapmamı önerirsiniz?

    Yemin, yalnız Allahü teâlânın isimlerini söylemekle olur. Vallahi, billahi, tallahi gibi.
    Kur’an, Peygamber, Kâbe için demekle yemin olmaz. Fakat âdet olduğu için Mushaf hakkı için demek veya elini Mushafa koyarak bunun hakkı için demek yemin olur. (Kur’an çarpsın) demek, Allah şahidim olsun demek yemin olur.

    Kalben vallahi dense, yemin sahih olmaz. Dil ile söylemek gerekir. Küfre sebep olan şeyleri, yemin niyeti ile söylerse, kâfir olmaz, yemin etmiş olur. (Eğer şunu yaparsam kâfir olayım) gibi küfre sebep olan bir şeyi yemin kastı ile söylemek de yemin olur. Yemin kastı ile söylemedi ise kendisi kâfir olur. Onun için kâfir olayım sözünü hiç söylememeli!

    (Babamın başı için, çocuğumun, annemin ölüsünü öpeyim...) diye yemin etmek haramdır. Tevbe etmek gerekir. Allah’tan gayrısı için yemin edilmez. Bu yemin olmadığı için, bozulursa yemin kefareti gerekmez. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
    (Babam hakkı için diyerek yemin etmeyiniz! Yemin, Allahü teâlânın ismi ile olur.) [Müslim]

    Haram işlemek veya ibadet yapmamak için yemin eden, yeminini bozar, sonra yemin kefareti verir. Mesela, (Şu işim olursa vallahi şarap içeceğim) diyen kimse, şarap içmez, yemin ettiği için yemin kefareti verir.

    Helal malını haram ederek yemin etmekle o mal haram olmaz. Mesela, (Şu elbiseyi giyersem haram olsun) diyen kimse, sözünde durmayıp giyse, elbisesi haram olmaz. Fakat, o elbiseyi giyince, kefaret vermesi gerekir.

    Yalan yere yemin büyük günahtır. Doğru olarak çok yemin etmek de uygun değildir. Allahü teâlânın ismine ve yemine kıymet vermemek olur. Şarkılarda, türkülerde, eğlencelerde yemin etmek de böyle günah olur. (Dürr-ül Muhtar)

    Sual: Yemin kefareti nasıl verilir?
    CEVAP
    Yemin kefareti için, zekat alması caiz olan on fakire, bütün bedenini örtecek kadar bir kat çamaşır verilir. Yahut aç olan on fakire, bir gün iki defa yemek verilir. On fakire bir defa, bir fıtra miktarı buğday, un da verilebilir. Yahut bu değerde kumaş, havlu, mendil, çorap, et, pirinç, terlik, ayakkabı, ilaç veya uygun bir din kitabı veya altın vermek de caiz olur. Bunları yapamayan fakir, peş peşe yani aralıksız 3 gün oruç tutar.

    En kolay yemin kefareti, on fakire uygun bir din kitabı [mesela Hakikat Kitabevi yayınlarından Herkese Lazım Olan İman ve İslam Ahlakı] vermektir. Yeminini bozmadan önce yemin kefareti verilmez. Verilirse sahih olmaz. Bozunca tekrar vermesi lazım olur. Yemin kefaretini geciktirmek günah olur. Kur’an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
    (Allahü teâlâ, bilerek yaptığınız yeminlerden dolayı sizi mesul tutar, hesap sorar.) [Maide 89]

    Sigara içmeyeceğine üst üste on kere yemin edenin, sigara içerse, bir yemin kefareti vermesi kâfidir. Nezri, yapılması uygun olmayan bir şarta bağlayan, mesela, (Ali’nin çantasını çalarsam, bir ay oruç nezrim olsun) diyen, çalmadan oruç tutar veya yemin kefareti verir.

    (Kağıt para ile bir şey almam) diye yemin eden, altın ile satın alınca, yemini bozulmaz.
    Kapıdan çıkmayacağım diyen, pencereden çıkarsa; kırbaç vurmayacağım diyen, sopa vursa; ekmek yememeye yemin eden, simit yese, yemini bozulmuş olmaz. Konuşmayacağına yemin eden, mektup yazsa yemini bozulmaz. Sigara içmeyeceğine yemin eden, puro içse, yemini bozulmaz.

    (Falancanın yüzüne bakmayacağım) diye yemin eden, o kimsenin aynadaki [veya TV’deki] görüntüsüne, yahut resmine baksa, yemini bozulmuş olmaz.

    (Şu bakkaldan alış-veriş yapmayacağım) diye yemin eden, oğlunu veya başka birini gönderip alış-veriş yaptırsa, yemini bozulur. Çünkü vekil asıl gibidir.

    (Hakkımı Ali’ye helal etmem) diye yemin eden, (Hakkımı herkese helal ettim) dese, yemini bozulur. Ali’ye de hakkını helal etmiş olur.

    Hastalığı iyi olursa, ömür boyu Receb ayında oruç tutacağına dair adakta bulunanın, oruç yerine yemin kefareti vermesi caizdir. Yemin kefareti, büluğa ermiş fakire verilir, çocuğa verilmez.
    (Redd-ül Muhtar, Hindiyye, Tahtavi)




  6. 07.Ekim.2010, 11:25
    3
    Feseyekfikehumullah
    Yemin, yalnız Allahü teâlânın isimlerini söylemekle olur. Vallahi, billahi, tallahi gibi.
    Kur’an, Peygamber, Kâbe için demekle yemin olmaz. Fakat âdet olduğu için Mushaf hakkı için demek veya elini Mushafa koyarak bunun hakkı için demek yemin olur. (Kur’an çarpsın) demek, Allah şahidim olsun demek yemin olur.

    Kalben vallahi dense, yemin sahih olmaz. Dil ile söylemek gerekir. Küfre sebep olan şeyleri, yemin niyeti ile söylerse, kâfir olmaz, yemin etmiş olur. (Eğer şunu yaparsam kâfir olayım) gibi küfre sebep olan bir şeyi yemin kastı ile söylemek de yemin olur. Yemin kastı ile söylemedi ise kendisi kâfir olur. Onun için kâfir olayım sözünü hiç söylememeli!

    (Babamın başı için, çocuğumun, annemin ölüsünü öpeyim...) diye yemin etmek haramdır. Tevbe etmek gerekir. Allah’tan gayrısı için yemin edilmez. Bu yemin olmadığı için, bozulursa yemin kefareti gerekmez. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
    (Babam hakkı için diyerek yemin etmeyiniz! Yemin, Allahü teâlânın ismi ile olur.) [Müslim]

    Haram işlemek veya ibadet yapmamak için yemin eden, yeminini bozar, sonra yemin kefareti verir. Mesela, (Şu işim olursa vallahi şarap içeceğim) diyen kimse, şarap içmez, yemin ettiği için yemin kefareti verir.

    Helal malını haram ederek yemin etmekle o mal haram olmaz. Mesela, (Şu elbiseyi giyersem haram olsun) diyen kimse, sözünde durmayıp giyse, elbisesi haram olmaz. Fakat, o elbiseyi giyince, kefaret vermesi gerekir.

    Yalan yere yemin büyük günahtır. Doğru olarak çok yemin etmek de uygun değildir. Allahü teâlânın ismine ve yemine kıymet vermemek olur. Şarkılarda, türkülerde, eğlencelerde yemin etmek de böyle günah olur. (Dürr-ül Muhtar)

    Sual: Yemin kefareti nasıl verilir?
    CEVAP
    Yemin kefareti için, zekat alması caiz olan on fakire, bütün bedenini örtecek kadar bir kat çamaşır verilir. Yahut aç olan on fakire, bir gün iki defa yemek verilir. On fakire bir defa, bir fıtra miktarı buğday, un da verilebilir. Yahut bu değerde kumaş, havlu, mendil, çorap, et, pirinç, terlik, ayakkabı, ilaç veya uygun bir din kitabı veya altın vermek de caiz olur. Bunları yapamayan fakir, peş peşe yani aralıksız 3 gün oruç tutar.

    En kolay yemin kefareti, on fakire uygun bir din kitabı [mesela Hakikat Kitabevi yayınlarından Herkese Lazım Olan İman ve İslam Ahlakı] vermektir. Yeminini bozmadan önce yemin kefareti verilmez. Verilirse sahih olmaz. Bozunca tekrar vermesi lazım olur. Yemin kefaretini geciktirmek günah olur. Kur’an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
    (Allahü teâlâ, bilerek yaptığınız yeminlerden dolayı sizi mesul tutar, hesap sorar.) [Maide 89]

    Sigara içmeyeceğine üst üste on kere yemin edenin, sigara içerse, bir yemin kefareti vermesi kâfidir. Nezri, yapılması uygun olmayan bir şarta bağlayan, mesela, (Ali’nin çantasını çalarsam, bir ay oruç nezrim olsun) diyen, çalmadan oruç tutar veya yemin kefareti verir.

    (Kağıt para ile bir şey almam) diye yemin eden, altın ile satın alınca, yemini bozulmaz.
    Kapıdan çıkmayacağım diyen, pencereden çıkarsa; kırbaç vurmayacağım diyen, sopa vursa; ekmek yememeye yemin eden, simit yese, yemini bozulmuş olmaz. Konuşmayacağına yemin eden, mektup yazsa yemini bozulmaz. Sigara içmeyeceğine yemin eden, puro içse, yemini bozulmaz.

    (Falancanın yüzüne bakmayacağım) diye yemin eden, o kimsenin aynadaki [veya TV’deki] görüntüsüne, yahut resmine baksa, yemini bozulmuş olmaz.

    (Şu bakkaldan alış-veriş yapmayacağım) diye yemin eden, oğlunu veya başka birini gönderip alış-veriş yaptırsa, yemini bozulur. Çünkü vekil asıl gibidir.

    (Hakkımı Ali’ye helal etmem) diye yemin eden, (Hakkımı herkese helal ettim) dese, yemini bozulur. Ali’ye de hakkını helal etmiş olur.

    Hastalığı iyi olursa, ömür boyu Receb ayında oruç tutacağına dair adakta bulunanın, oruç yerine yemin kefareti vermesi caizdir. Yemin kefareti, büluğa ermiş fakire verilir, çocuğa verilmez.
    (Redd-ül Muhtar, Hindiyye, Tahtavi)




  7. 07.Ekim.2010, 11:26
    4
    ehli-sunnet
    Feseyekfikehumullah

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 19.Eylül.2010
    Üye No: 79032
    Mesaj Sayısı: 2,015
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 21
    Bulunduğu yer: Uzaklardan..

    --->: Kayınvalidem benim arkamdan çok dedikodu yapıyor hatta iftira bile ediyor ne yapmamı önerirsiniz?

    Sual: Kardeşlerime inatla babama para vermeyeceğim diye yemin ettim, sonra verdim. Ne yapmam lazım?
    CEVAP
    Yemininizi bozduğunuz için yemin kefareti vermeniz gerekir. Ana-babanız, diğer evlatlarından almasa da, sizden para alsa ne olur? Peygamber efendimiz, (Sen de, malın da babanındır) buyurmuştur. Ana-babadan hiçbir şeyi esirgememelidir!

    Sual: Yapmayacağım diye yemin ettiğimiz bir şeyi unutarak yapmaya başlasak ve yemin ettiğimiz aklımıza gelince hemen bıraksak üç gün oruç tutmak gerekir mi?
    CEVAP
    Yemin kefareti gerekir. Yemin kefareti için 10 tane İslam Ahlakı kitabını on fakire vermek iyi olur.

    Sual: Bir kişi şu şöyledir diye yemin etse fakat bilmeyerek yanlış söylemiş olsa ne yapmak gerekir?
    CEVAP
    Tevbe etmesi yeterlidir. Çünkü bilmeden yaptığı için günah olmaz.

    Sual: Bir işi yaptığı halde yapmadım diyerek insan yalan yere yemin etse sonra pişman olsa, (yalan yere yeminin) cezası nedir?
    CEVAP
    Sadece tevbe gerekir.

    Sual: Günah işlememek için (vallahi ve billahi ve tallahi..... günahı işlemeyeceğim işlersem imansız öleyim) şeklinde söz verip, bu sözü tutamayıp yanlış olduğunu bile bile hata işlersek bunun tevbesi nedir, affı nedir?
    CEVAP
    İmansız öleyim demek çok tehlikelidir. Sizin yaptığınız gibi üç kere yemin edilirse üç defa yemin kefareti vermeniz gerekir.

    Sual: Vallahi, billahi, tallahi demek üç yemin mi olur?
    CEVAP
    Aralarında (ve) denmediği için bir yemin olur.

    Sual: (Her sigara içişte beş lira sadaka vereceğim) diye adakta bulundum. Her sigara içişte beş lira sadaka vermem gerekir mi?
    CEVAP
    Böyle nezir yemin olur. Sigara içerseniz yemin kefareti vermeniz gerekir.

    Sual: Telefonla konuşunca da yemin bozulur mu?
    CEVAP
    Evet.

    Sual:
    Salih müminin yeminle söylediğine inanmamak haram mı?
    CEVAP
    Elbette.

    Sual:
    Yemin kefareti orucunu tutamayan hasta, iyi olunca mı tutar?
    CEVAP
    Evet. Tutmadan ölürsem, iskâtı yapılsın diye vasiyet eder.

    Sual:
    (Doğru söyleyeceğine yemin eder misin) denince (Yemin ederim) demek yemin olur mu?
    CEVAP
    Olur.

    Sual:
    Vermeyip, verdim sanıp yemin eden, kefaret verir mi?
    CEVAP
    Vermez. Günah da olmaz.

    Sual:
    Yemin kefareti parasını, hanımla, misafirle yemek caiz mi?
    CEVAP
    Evet.

    Sual:
    Bir fıtranın değerinden az olan yemek fişi ile fakir doyurulsa yemin kefareti yerine gelir mi?
    CEVAP
    Gelir. Fişin kıymeti değil, fakirin doyması esastır.

    Sual:
    (Ahdım olsun yüz kiloya çıkacağım) diyen yemin kefareti verir mi?
    CEVAP
    Evet.

    Sual:
    Arabamı satmamaya yemin ettim. Hediye etsem caiz mi?
    CEVAP
    Hediye edince yemin bozulmamış olur.

    Sual:
    Yemin kefaretinde, sabah öğle yemek vermek de caiz mi?
    CEVAP
    Evet.

    Sual:
    Fakire yemek verirken, bu yemin kefareti demek gerekir mi?
    CEVAP
    Hayır.

    Sual:
    Kötü filmleri kastederek (Vallahi bir daha sinemaya gitmem) dedim. Uygun filmler için sinemaya gitsem yeminim bozulur mu?
    CEVAP
    Evet.

    Sual:
    (Vallahi sigara içmeyeceğim) diye üst üste on kere yemin ettim. Sigara içersem, on tane mi yemin kefareti vermem gerekir?
    CEVAP
    Bir kefaret kâfidir.

    Sual:
    Yemin kefaretinde, başka mal deniyor. Başka maldan, din kitabı, süt, meyve, kalem gibi mallar da anlaşılır mı?
    CEVAP
    Evet.

    Sual:
    Kâfir (Şu günahı işlersen, Müslüman olacağım) diye yemin etse, o günahı işlemek caiz mi?
    CEVAP
    Hayır.

    Sual:
    (Vallah billah), (Valla billa) demekle de yemin olur mu?
    CEVAP
    Hayır. Vallahi billahi denince olur.

    Sual:
    Valla, vallah veya vallaha demek yemin olur mu?
    CEVAP
    Yemin olmaz. Vallahi denirse yemin olur.

    Sual: (Bu işi yaparsam, Allah lanet etsin) demek yemin olur mu?
    CEVAP
    Hayır, yemin olmaz. Eğer bunu yaparsam, Allah lanet etsin yahut şarap içmiş olayım demek yemin değildir; çünkü bu sözlerle yemin etmek, Müslümanların âdeti değildir. (Dürr-ül-muhtar)

    Sual:
    Arkadaşa (Vallahi sana bu işi yaptırmam) dedim. Arkadaş, ben namazda iken o işi yapmış. Yemin kefareti gerekir mi?
    CEVAP
    Hayır.

    Sual:
    Beyime (Mahkemeye verip vallahi senden boşanacağım) dedim. Yemin kefareti vermem gerekir mi?
    CEVAP
    Evet.

    Sual:
    Doğru söyleyeceğine yemin eder misin denilince, evet deyip yalan söyleyene kefaret gerekir mi?
    CEVAP
    Hayır.

    Sual:
    (Hayvan olsaydın seni vallahi keserdim) demek yemin mi?
    CEVAP
    Yemin değildir.

    Sual:
    Aynı işi her zaman yapmayan birine (Vallahi bu işi yine yapmazsın) dedim. Bu defa o işi yaptı. Yemin kefareti vermem gerekir mi?
    CEVAP
    Gerekmez. Bu, Lagv [boş yere] yemindir. Geçmiş bir şey için zan ile, yanlış yemin etmektir. Bunda, günah da, kefaret de yoktur.

    Sual:
    2 kişi 5, beş kişi 2 gün doyurulsa, yemin kefareti ödenir mi?
    CEVAP
    Evet.

    Sual:
    Öğrenci, kefaret olarak üç gün oruç tutsa olur mu? Yoksa ilk önce on fakiri doyurmalı veya on fakire kitap vs. mi vermeli?
    CEVAP
    On tane namaz kitabı alacak kudreti yoksa, bugünkü paraya göre 15 lira falan, üç gün oruç tutar. Öğrenci veya öğretmen olması bir şeyi değiştirmez.

    Sual: Çok sinirli bir anda söylediğimiz yeminden sorumlu muyuz?
    CEVAP
    Evet mesulüz. Ağzımızdan çıkmışsa tamam. Adakta da böyle. Bir gün oruç tutacağım diyecek yerde bin gün desek bin gün tutmamız gerekir. Yeminde adakta boşamada evlenmede niyetin yeri yok, söze bakılır.

    Sual: Dua ederken, Allahü teâlâya söz verip mesela "Bir daha gıybet etmeyeceğim eğer edersem bir gün oruç tutacağım" veya "Allah’ım her gece Tebareke suresini okumaya söz veriyorum" gibi sözler söylemek adak mı oluyor? Böyle sözler yerine getirilemezse ne yapmak gerekiyor?
    CEVAP
    Yemin kefareti vermek gerekir.

    Sual: Haram bir şeyi adayan ne yapar?
    CEVAP
    Haram bir şeyi adamak yemin olur. Bunu yapması günah olur. Mesela birini öldürmeyi adayan, onu öldürmez, yemin kefareti verir.

    Sual: Her sigara içişte on lira sadaka vereceğim diye adakta bulundum. Dayanamayıp içmeye başladım. Sadaka vermem gereken para miktarı çok fazla oluyor. Ne yapmam gerekir?
    CEVAP
    Hasıl olması istenmeyen bir şey için şart edilince, o şey hasıl olunca, isterse nezrettiği sadakayı verir, istemezse, yemin kefareti verir. (Tahtavi)

    İstemediğiniz şey hasıl olmuştur. Yemin kefareti vermekle adak borcundan kurtulmuş olursunuz. İmkansız olan şeyi nezretmek de yemin olur. Bir yemin kefareti kâfi gelir. (İmdat haşiyesi)

    Sual: Şu işim olursa her ay bir horoz kesip sadaka vereceğim diye adakta bulunanın, ömür boyu mu kesmesi gerekir?
    CEVAP
    "Her ay" denince kaç ay olduğu bilinmediği için, adak olmaz, yemin kefareti verilir.

    Sual: Sigara içersem, 7 defa hacca gideceğim veya 3 yıl oruç tutacağım veya 7 bin lira fakirlere sadaka dağıtacağım diyen bunların yerine yemin kefareti verse caiz mi?
    CEVAP
    Caizdir. (F.Hayriyye)

    Sual: Yemin kefareti olarak, 9 fakire 9 kitap ve bir fakire de, bir sadaka-i fıtr tutarında ilaç veya meyve vermek caiz midir?
    CEVAP
    Evet.

    Sual: Bir kimse, Allahü teâlânın rızası için oruç tutayım dese, hem adak hem yemin olmasını niyet etse, tutacağı oruç, yemin mi olur, adak mı olur? Orucunu bozarsa ne yapması gerekir?
    CEVAP
    Bu oruç, hem yemin, hem de adak olur. Bu orucu bozarsa, hem kaza, hem de yemin kefareti gerekir.

    Sual: Karımın boş olmasına yemin ederim demek, yemin olur mu?
    CEVAP
    Hayır, yemin olmaz.

    Sual:
    Şunu yaparsam her helal bana haram olsun denirse, her şey haram olur mu?
    CEVAP
    O işi yapınca yenilip içilen şeyler haram olduğu gibi, evli ise karısı da bir bain talak ile boş olur. Fakat yemin kefareti vermesi gerekmez. Evli ise, iddet müddeti bitince nikahını tazelemesi gerekir.

    Sual:
    Aşağıdaki sözlerden birisini söyleyip de sözünde durmayan ne yapar?
    CEVAP
    Yemin edip, yemini bozan kimse, yemin kefareti verir.
    Bunları söylemek yemin olur:
    Allah’a ahd ediyorum [söz veriyorum].
    Allah’a misak ediyorum [sözleşmede bulunuyorum].
    Allah’a ant veriyorum.
    Allah hakkı için.
    Yemin ediyorum.
    Yeminim olsun.
    Ahdım olsun.
    Nezrim olsun.


  8. 07.Ekim.2010, 11:26
    4
    Feseyekfikehumullah
    Sual: Kardeşlerime inatla babama para vermeyeceğim diye yemin ettim, sonra verdim. Ne yapmam lazım?
    CEVAP
    Yemininizi bozduğunuz için yemin kefareti vermeniz gerekir. Ana-babanız, diğer evlatlarından almasa da, sizden para alsa ne olur? Peygamber efendimiz, (Sen de, malın da babanındır) buyurmuştur. Ana-babadan hiçbir şeyi esirgememelidir!

    Sual: Yapmayacağım diye yemin ettiğimiz bir şeyi unutarak yapmaya başlasak ve yemin ettiğimiz aklımıza gelince hemen bıraksak üç gün oruç tutmak gerekir mi?
    CEVAP
    Yemin kefareti gerekir. Yemin kefareti için 10 tane İslam Ahlakı kitabını on fakire vermek iyi olur.

    Sual: Bir kişi şu şöyledir diye yemin etse fakat bilmeyerek yanlış söylemiş olsa ne yapmak gerekir?
    CEVAP
    Tevbe etmesi yeterlidir. Çünkü bilmeden yaptığı için günah olmaz.

    Sual: Bir işi yaptığı halde yapmadım diyerek insan yalan yere yemin etse sonra pişman olsa, (yalan yere yeminin) cezası nedir?
    CEVAP
    Sadece tevbe gerekir.

    Sual: Günah işlememek için (vallahi ve billahi ve tallahi..... günahı işlemeyeceğim işlersem imansız öleyim) şeklinde söz verip, bu sözü tutamayıp yanlış olduğunu bile bile hata işlersek bunun tevbesi nedir, affı nedir?
    CEVAP
    İmansız öleyim demek çok tehlikelidir. Sizin yaptığınız gibi üç kere yemin edilirse üç defa yemin kefareti vermeniz gerekir.

    Sual: Vallahi, billahi, tallahi demek üç yemin mi olur?
    CEVAP
    Aralarında (ve) denmediği için bir yemin olur.

    Sual: (Her sigara içişte beş lira sadaka vereceğim) diye adakta bulundum. Her sigara içişte beş lira sadaka vermem gerekir mi?
    CEVAP
    Böyle nezir yemin olur. Sigara içerseniz yemin kefareti vermeniz gerekir.

    Sual: Telefonla konuşunca da yemin bozulur mu?
    CEVAP
    Evet.

    Sual:
    Salih müminin yeminle söylediğine inanmamak haram mı?
    CEVAP
    Elbette.

    Sual:
    Yemin kefareti orucunu tutamayan hasta, iyi olunca mı tutar?
    CEVAP
    Evet. Tutmadan ölürsem, iskâtı yapılsın diye vasiyet eder.

    Sual:
    (Doğru söyleyeceğine yemin eder misin) denince (Yemin ederim) demek yemin olur mu?
    CEVAP
    Olur.

    Sual:
    Vermeyip, verdim sanıp yemin eden, kefaret verir mi?
    CEVAP
    Vermez. Günah da olmaz.

    Sual:
    Yemin kefareti parasını, hanımla, misafirle yemek caiz mi?
    CEVAP
    Evet.

    Sual:
    Bir fıtranın değerinden az olan yemek fişi ile fakir doyurulsa yemin kefareti yerine gelir mi?
    CEVAP
    Gelir. Fişin kıymeti değil, fakirin doyması esastır.

    Sual:
    (Ahdım olsun yüz kiloya çıkacağım) diyen yemin kefareti verir mi?
    CEVAP
    Evet.

    Sual:
    Arabamı satmamaya yemin ettim. Hediye etsem caiz mi?
    CEVAP
    Hediye edince yemin bozulmamış olur.

    Sual:
    Yemin kefaretinde, sabah öğle yemek vermek de caiz mi?
    CEVAP
    Evet.

    Sual:
    Fakire yemek verirken, bu yemin kefareti demek gerekir mi?
    CEVAP
    Hayır.

    Sual:
    Kötü filmleri kastederek (Vallahi bir daha sinemaya gitmem) dedim. Uygun filmler için sinemaya gitsem yeminim bozulur mu?
    CEVAP
    Evet.

    Sual:
    (Vallahi sigara içmeyeceğim) diye üst üste on kere yemin ettim. Sigara içersem, on tane mi yemin kefareti vermem gerekir?
    CEVAP
    Bir kefaret kâfidir.

    Sual:
    Yemin kefaretinde, başka mal deniyor. Başka maldan, din kitabı, süt, meyve, kalem gibi mallar da anlaşılır mı?
    CEVAP
    Evet.

    Sual:
    Kâfir (Şu günahı işlersen, Müslüman olacağım) diye yemin etse, o günahı işlemek caiz mi?
    CEVAP
    Hayır.

    Sual:
    (Vallah billah), (Valla billa) demekle de yemin olur mu?
    CEVAP
    Hayır. Vallahi billahi denince olur.

    Sual:
    Valla, vallah veya vallaha demek yemin olur mu?
    CEVAP
    Yemin olmaz. Vallahi denirse yemin olur.

    Sual: (Bu işi yaparsam, Allah lanet etsin) demek yemin olur mu?
    CEVAP
    Hayır, yemin olmaz. Eğer bunu yaparsam, Allah lanet etsin yahut şarap içmiş olayım demek yemin değildir; çünkü bu sözlerle yemin etmek, Müslümanların âdeti değildir. (Dürr-ül-muhtar)

    Sual:
    Arkadaşa (Vallahi sana bu işi yaptırmam) dedim. Arkadaş, ben namazda iken o işi yapmış. Yemin kefareti gerekir mi?
    CEVAP
    Hayır.

    Sual:
    Beyime (Mahkemeye verip vallahi senden boşanacağım) dedim. Yemin kefareti vermem gerekir mi?
    CEVAP
    Evet.

    Sual:
    Doğru söyleyeceğine yemin eder misin denilince, evet deyip yalan söyleyene kefaret gerekir mi?
    CEVAP
    Hayır.

    Sual:
    (Hayvan olsaydın seni vallahi keserdim) demek yemin mi?
    CEVAP
    Yemin değildir.

    Sual:
    Aynı işi her zaman yapmayan birine (Vallahi bu işi yine yapmazsın) dedim. Bu defa o işi yaptı. Yemin kefareti vermem gerekir mi?
    CEVAP
    Gerekmez. Bu, Lagv [boş yere] yemindir. Geçmiş bir şey için zan ile, yanlış yemin etmektir. Bunda, günah da, kefaret de yoktur.

    Sual:
    2 kişi 5, beş kişi 2 gün doyurulsa, yemin kefareti ödenir mi?
    CEVAP
    Evet.

    Sual:
    Öğrenci, kefaret olarak üç gün oruç tutsa olur mu? Yoksa ilk önce on fakiri doyurmalı veya on fakire kitap vs. mi vermeli?
    CEVAP
    On tane namaz kitabı alacak kudreti yoksa, bugünkü paraya göre 15 lira falan, üç gün oruç tutar. Öğrenci veya öğretmen olması bir şeyi değiştirmez.

    Sual: Çok sinirli bir anda söylediğimiz yeminden sorumlu muyuz?
    CEVAP
    Evet mesulüz. Ağzımızdan çıkmışsa tamam. Adakta da böyle. Bir gün oruç tutacağım diyecek yerde bin gün desek bin gün tutmamız gerekir. Yeminde adakta boşamada evlenmede niyetin yeri yok, söze bakılır.

    Sual: Dua ederken, Allahü teâlâya söz verip mesela "Bir daha gıybet etmeyeceğim eğer edersem bir gün oruç tutacağım" veya "Allah’ım her gece Tebareke suresini okumaya söz veriyorum" gibi sözler söylemek adak mı oluyor? Böyle sözler yerine getirilemezse ne yapmak gerekiyor?
    CEVAP
    Yemin kefareti vermek gerekir.

    Sual: Haram bir şeyi adayan ne yapar?
    CEVAP
    Haram bir şeyi adamak yemin olur. Bunu yapması günah olur. Mesela birini öldürmeyi adayan, onu öldürmez, yemin kefareti verir.

    Sual: Her sigara içişte on lira sadaka vereceğim diye adakta bulundum. Dayanamayıp içmeye başladım. Sadaka vermem gereken para miktarı çok fazla oluyor. Ne yapmam gerekir?
    CEVAP
    Hasıl olması istenmeyen bir şey için şart edilince, o şey hasıl olunca, isterse nezrettiği sadakayı verir, istemezse, yemin kefareti verir. (Tahtavi)

    İstemediğiniz şey hasıl olmuştur. Yemin kefareti vermekle adak borcundan kurtulmuş olursunuz. İmkansız olan şeyi nezretmek de yemin olur. Bir yemin kefareti kâfi gelir. (İmdat haşiyesi)

    Sual: Şu işim olursa her ay bir horoz kesip sadaka vereceğim diye adakta bulunanın, ömür boyu mu kesmesi gerekir?
    CEVAP
    "Her ay" denince kaç ay olduğu bilinmediği için, adak olmaz, yemin kefareti verilir.

    Sual: Sigara içersem, 7 defa hacca gideceğim veya 3 yıl oruç tutacağım veya 7 bin lira fakirlere sadaka dağıtacağım diyen bunların yerine yemin kefareti verse caiz mi?
    CEVAP
    Caizdir. (F.Hayriyye)

    Sual: Yemin kefareti olarak, 9 fakire 9 kitap ve bir fakire de, bir sadaka-i fıtr tutarında ilaç veya meyve vermek caiz midir?
    CEVAP
    Evet.

    Sual: Bir kimse, Allahü teâlânın rızası için oruç tutayım dese, hem adak hem yemin olmasını niyet etse, tutacağı oruç, yemin mi olur, adak mı olur? Orucunu bozarsa ne yapması gerekir?
    CEVAP
    Bu oruç, hem yemin, hem de adak olur. Bu orucu bozarsa, hem kaza, hem de yemin kefareti gerekir.

    Sual: Karımın boş olmasına yemin ederim demek, yemin olur mu?
    CEVAP
    Hayır, yemin olmaz.

    Sual:
    Şunu yaparsam her helal bana haram olsun denirse, her şey haram olur mu?
    CEVAP
    O işi yapınca yenilip içilen şeyler haram olduğu gibi, evli ise karısı da bir bain talak ile boş olur. Fakat yemin kefareti vermesi gerekmez. Evli ise, iddet müddeti bitince nikahını tazelemesi gerekir.

    Sual:
    Aşağıdaki sözlerden birisini söyleyip de sözünde durmayan ne yapar?
    CEVAP
    Yemin edip, yemini bozan kimse, yemin kefareti verir.
    Bunları söylemek yemin olur:
    Allah’a ahd ediyorum [söz veriyorum].
    Allah’a misak ediyorum [sözleşmede bulunuyorum].
    Allah’a ant veriyorum.
    Allah hakkı için.
    Yemin ediyorum.
    Yeminim olsun.
    Ahdım olsun.
    Nezrim olsun.


  9. 07.Ekim.2010, 11:26
    5
    ehli-sunnet
    Feseyekfikehumullah

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 19.Eylül.2010
    Üye No: 79032
    Mesaj Sayısı: 2,015
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 21
    Bulunduğu yer: Uzaklardan..

    --->: Kayınvalidem benim arkamdan çok dedikodu yapıyor hatta iftira bile ediyor ne yapmamı önerirsiniz?

    Sual: Alış verişte çok yemin ediliyor, uygun mu?
    CEVAP
    Hayır. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
    (Alış verişte çok yemin etmek, malın bereketini giderir.) [Müslim]

    (Yalan yemin ile mal çok satılsa da böyle kazancın bereketi olmaz.) [Buhari]

    (Malını, yemin ederek beğendirene kıyamette merhamet edilmeyecektir.)
    [Müslim]

    (Alış-verişte
    "Vallahi böyle, billahi öyle değildir" diye yemin edenlere ve sanatkârdan, "Yarın gel, öbür gün gel" diye sözünde durmayanlara yazıklar olsun!) [Deylemi]

    Anam avradım olsun demek
    Sual:
    Anam avradım olsun ki... demek küfür olur mu? Diyenin nikahı bozulur mu?
    CEVAP
    İnsanın anası avradı olmaz, bu cahillik, görgüsüzlük, terbiyesizliktir. Böyle yemin olmaz. Yemin Allah adına yapılır. Maalesef Allah'tan gayrisi için yemin ediliyor. Anam avradım olsun demekle, nikahına zarar gelmez, küfür de olmaz. Fakat Allah'tan başkası için yemin etmekten çok sakınmalı. Kâbe için, nâmus için, çocuğumun ölüsünü öpeyim gibi yemin etmemeli. Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki:
    (Babam hakkı için diyerek yemin etmeyin! Yemin, Allah ismi ile olur.) [İbdâ]

    (Emanet, yani namus için yemin eden, bizden değildir.)
    [Ebu Davud]

    Ant vermek ve kefaret
    Sual:
    Tam İlmihal’de diyor ki:
    (Yanından geçerken, kalkmak isteyene, (Allah aşkına) veya (Allah için) kalkma dese, o da dinlemeyip kalksa, söyleyene bir şey lazım gelmez ama, ötekinin Allahü teâlânın ismine saygı göstermesi, ant verilen işi yapmaması lazımdır. Bir işe başlamak için ant verirse, yemin olur. Öteki yapmazsa, ant verenin kefaret vermesi lazım olur.)
    Burada ant verilen işi yapmamanın saygısızlık olduğu anlaşılıyor. Ama son cümlede, ant verenin niye kefaret vermesi gerekiyor?
    CEVAP
    Birinci cümlede, zaruret olmadıkça, mubah bir iş için, Allah aşkına şunu yapma denince yapmamak gerekir. Ama dine aykırı bir iş için yapmak gerekmez. Mesela, (Allah aşkına bir bardak bira iç) denilse, içmek gerekmez, içmek haram olur.

    Son cümlenin açıklaması ise şöyledir:
    Biri, arkadaşına, “Allah'a ant içiyorum, bu akşam sana ilmihal okutacağım” dese, arkadaşı da okumasa, veya ”Allah hakkı için bu akşam sana çay içireceğim” dese, öteki de çay içmese, sözünde durmadığı için, dediklerini yaptırmadığı için, ant verenin yemin kefareti vermesi gerekir.


    Yalan yere yemin etmek
    Sual:
    Eşimle aramın bozulmaması için yalan yere yemin etmek caiz olur mu?
    CEVAP
    Karı-kocanın arasını düzeltmek için yalan söylemek caiz ise de, yalan yere yemin etmek caiz olmaz. Zaruret olunca da, yalan yere yemin etmek caiz olmaz. Zaruret olunca tariz söylemek, yani iki manalı kelime söyleyip yemin edilir. Bir hadis-i şerif meali:
    (Yalan yere yemin etmek, büyük günahtır.) [T. Muhammediyye]

    Doğru olarak da olsa, çok yemin etmek uygun değildir. Allahü teâlânın ismine ve yemine kıymet verilmemiş olur. Şarkılarda, türkülerde, eğlencelerde yemin etmek de böyle günah olur.


    Üçünüzle de konuşmayacağım
    Sual
    : Üç kişiye, (vallahi üçünüzle de konuşmayacağım) diye yemin eden kimse, birisi ile konuşunca yemin kefareti vermesi gerekir mi? Üçü ile konuşursa üç yemin kefareti mi verir?
    CEVAP
    Biri ile konuşunca kefaret gerekmez. Üçü ile konuşunca bir yemin kefareti verir.

    Bu konuda, Redd-ül-muhtar kitabındaki ifadeler şöyledir:

    Bir kimse, bir topluluğa hitaben, (Vallahi ben sizlerle konuşmam) dese, o kimselerin hepsiyle konuşmadıkça yemini bozulmaz.

    Bir kimse (dört kitaptan beriyim) dese, bu bir tek yemindir. Keza (Kur'andan, Zebur'dan, Tevrat'tan, İncil'den beriyim) dese, yine bir tek yemin olur. Bir kimse (Kur'an-ı kerim'den beriyim, Tevrat'tan beriyim, İncil'den beriyim, Zebur'dan beriyim) dese bu dört yemin olur. Bu cins meselelerde beri olma ifadesi, ne zaman müteaddit olursa, kefaret de müteaddit olur, beri olma ifadesi bir olduğu takdirde, kefaret de bir olur.

    (Falan ve filan ile konuşmak bana haram olsun) veya (Vallahi falan ve filan ile konuşmayacağım) diye yemin edildiğinde de, sahih olan kavle göre, o iki kimseden yalnız birisiyle konuşulsa, yemin bozulmuş olmaz. Ancak o iki kimseden her biriyle konuşulmamaya niyet edilirse, bu takdirde onlardan biriyle konuşulduğunda yemin bozulmuş olur. Çünkü yemin eden şahıs, o iki kimseden her biriyle konuşmamaya niyet etmekle, hükmü kendi aleyhine şiddetlendirmiştir.

    Bir kimse, (Zeyd ile yahut Amr ve Bekir ile konuşmayacağım) diye yemin etse, Zeyd ile yahut Amr ve Bekir ile konuşursa, yemini bozulur. Yemin eden kimse yalnız Amr yahut yalnız Bekir ile konuşsa, diğeriyle konuşmadıkça yemini bozulmaz. Aksine, yani (Zeyd ve Amr ile yahut Bekir ile konuşmayacağım) diye yemin etse, bu takdirde Bekir ile konuşursa yahut Zeyd ve Amr ile konuşursa, yemini bozulur.

    Bir kimse (Filan ve falan ile konuşmak bana haram olsun) diye yemin etse bunlardan biriyle konuşursa yemini bozulur. Keza, (Bağdat halkıyla konuşmak bana haram olsun) diye yemin eden kimse, Bağdat halkından biriyle konuşursa yemini bozulur.

    (Vallahi, ne falan ve ne de filan ile konuşurum) denilse iki yemin olmuş olup, herhangi biriyle konuşulsa yemin bozulmuş ve kefaret icap etmiş olur.

    Buna göre:
    1-
    Vallahi üçünüzle de konuşmayacağım diye yemin ederse, üçüyle de konuşmadıkça yemini bozulmaz. Üçüyle konuşup da yemini bozulunca, bir yemin kefareti verir.

    2-
    Vallahi üçünüzle de konuşmayacağım diye yemin ederken, her biri ile, ayrı ayrı konuşmamaya niyet ederse, biriyle de konuşsa yemini bozulmuş olur. Bir yemin kefareti verir. Sonra diğerleriyle konuşsa da, başka kefaret vermesi gerekmez.

    3-
    Üçüyle konuşmak bana haram olsun diye niyet ederse, biriyle de konuşsa yemini bozulmuş olur. Bir yemin kefareti verir. Sonra ötekiyle konuşunca, başka kefaret gerekmez.

    4-
    Ahmet ve Mehmet ile konuşmam diye yemin edince, ikisiyle de konuşmadıkça yemini bozulmaz. İkisiyle konuşup da, yemini bozulunca, bir yemin kefareti verir.

    5-
    Ne Ahmet ile ve de ne Mehmet ile konuşurum diye yemin ederse, iki yemin olmuş olur. Herhangi biri ile konuşulursa, yemin bozulur ve kefaret icap eder. Sonra diğeriyle konuşulsa, diğer yemin de bozulmuş olur ve onun için de kefaret vermek gerekir.


    Yemin kefareti için
    Sual:
    Yemin kefareti için, bir fakiri on gün doyurmak yerine, on fakire, o değerde, eczacı ilaç, konfeksiyoncu havlu, kasap et, bakkal pirinç, kuyumcu altın, kitapçı din kitabı verse, yemin kefareti yerine gelmiş olur mu?
    CEVAP
    Evet, yemin kefareti yerine gelir. O mesleği yapanların, illa ticaretini yaptığı maldan vermesi gerekmez. Kuyumcu pirinç verebildiği gibi, bakkal da altın verebilir. Kitap satmayan da, din kitabı verebilir. Doğru din kitabı verirse, ayrıca farz olan ilim yayma sevabı da hâsıl olur. Yemin kefaretlerinde doğru yazılmış yani nakli esas alan din kitabı vermeyi tercih etmelidir. Hakikat Kitabevi’nin yayınları, ehl-i sünnet âlimlerinin kitaplarından tercüme edilmiş, nakli esas alan eserlerdir.


  10. 07.Ekim.2010, 11:26
    5
    Feseyekfikehumullah
    Sual: Alış verişte çok yemin ediliyor, uygun mu?
    CEVAP
    Hayır. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
    (Alış verişte çok yemin etmek, malın bereketini giderir.) [Müslim]

    (Yalan yemin ile mal çok satılsa da böyle kazancın bereketi olmaz.) [Buhari]

    (Malını, yemin ederek beğendirene kıyamette merhamet edilmeyecektir.)
    [Müslim]

    (Alış-verişte
    "Vallahi böyle, billahi öyle değildir" diye yemin edenlere ve sanatkârdan, "Yarın gel, öbür gün gel" diye sözünde durmayanlara yazıklar olsun!) [Deylemi]

    Anam avradım olsun demek
    Sual:
    Anam avradım olsun ki... demek küfür olur mu? Diyenin nikahı bozulur mu?
    CEVAP
    İnsanın anası avradı olmaz, bu cahillik, görgüsüzlük, terbiyesizliktir. Böyle yemin olmaz. Yemin Allah adına yapılır. Maalesef Allah'tan gayrisi için yemin ediliyor. Anam avradım olsun demekle, nikahına zarar gelmez, küfür de olmaz. Fakat Allah'tan başkası için yemin etmekten çok sakınmalı. Kâbe için, nâmus için, çocuğumun ölüsünü öpeyim gibi yemin etmemeli. Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki:
    (Babam hakkı için diyerek yemin etmeyin! Yemin, Allah ismi ile olur.) [İbdâ]

    (Emanet, yani namus için yemin eden, bizden değildir.)
    [Ebu Davud]

    Ant vermek ve kefaret
    Sual:
    Tam İlmihal’de diyor ki:
    (Yanından geçerken, kalkmak isteyene, (Allah aşkına) veya (Allah için) kalkma dese, o da dinlemeyip kalksa, söyleyene bir şey lazım gelmez ama, ötekinin Allahü teâlânın ismine saygı göstermesi, ant verilen işi yapmaması lazımdır. Bir işe başlamak için ant verirse, yemin olur. Öteki yapmazsa, ant verenin kefaret vermesi lazım olur.)
    Burada ant verilen işi yapmamanın saygısızlık olduğu anlaşılıyor. Ama son cümlede, ant verenin niye kefaret vermesi gerekiyor?
    CEVAP
    Birinci cümlede, zaruret olmadıkça, mubah bir iş için, Allah aşkına şunu yapma denince yapmamak gerekir. Ama dine aykırı bir iş için yapmak gerekmez. Mesela, (Allah aşkına bir bardak bira iç) denilse, içmek gerekmez, içmek haram olur.

    Son cümlenin açıklaması ise şöyledir:
    Biri, arkadaşına, “Allah'a ant içiyorum, bu akşam sana ilmihal okutacağım” dese, arkadaşı da okumasa, veya ”Allah hakkı için bu akşam sana çay içireceğim” dese, öteki de çay içmese, sözünde durmadığı için, dediklerini yaptırmadığı için, ant verenin yemin kefareti vermesi gerekir.


    Yalan yere yemin etmek
    Sual:
    Eşimle aramın bozulmaması için yalan yere yemin etmek caiz olur mu?
    CEVAP
    Karı-kocanın arasını düzeltmek için yalan söylemek caiz ise de, yalan yere yemin etmek caiz olmaz. Zaruret olunca da, yalan yere yemin etmek caiz olmaz. Zaruret olunca tariz söylemek, yani iki manalı kelime söyleyip yemin edilir. Bir hadis-i şerif meali:
    (Yalan yere yemin etmek, büyük günahtır.) [T. Muhammediyye]

    Doğru olarak da olsa, çok yemin etmek uygun değildir. Allahü teâlânın ismine ve yemine kıymet verilmemiş olur. Şarkılarda, türkülerde, eğlencelerde yemin etmek de böyle günah olur.


    Üçünüzle de konuşmayacağım
    Sual
    : Üç kişiye, (vallahi üçünüzle de konuşmayacağım) diye yemin eden kimse, birisi ile konuşunca yemin kefareti vermesi gerekir mi? Üçü ile konuşursa üç yemin kefareti mi verir?
    CEVAP
    Biri ile konuşunca kefaret gerekmez. Üçü ile konuşunca bir yemin kefareti verir.

    Bu konuda, Redd-ül-muhtar kitabındaki ifadeler şöyledir:

    Bir kimse, bir topluluğa hitaben, (Vallahi ben sizlerle konuşmam) dese, o kimselerin hepsiyle konuşmadıkça yemini bozulmaz.

    Bir kimse (dört kitaptan beriyim) dese, bu bir tek yemindir. Keza (Kur'andan, Zebur'dan, Tevrat'tan, İncil'den beriyim) dese, yine bir tek yemin olur. Bir kimse (Kur'an-ı kerim'den beriyim, Tevrat'tan beriyim, İncil'den beriyim, Zebur'dan beriyim) dese bu dört yemin olur. Bu cins meselelerde beri olma ifadesi, ne zaman müteaddit olursa, kefaret de müteaddit olur, beri olma ifadesi bir olduğu takdirde, kefaret de bir olur.

    (Falan ve filan ile konuşmak bana haram olsun) veya (Vallahi falan ve filan ile konuşmayacağım) diye yemin edildiğinde de, sahih olan kavle göre, o iki kimseden yalnız birisiyle konuşulsa, yemin bozulmuş olmaz. Ancak o iki kimseden her biriyle konuşulmamaya niyet edilirse, bu takdirde onlardan biriyle konuşulduğunda yemin bozulmuş olur. Çünkü yemin eden şahıs, o iki kimseden her biriyle konuşmamaya niyet etmekle, hükmü kendi aleyhine şiddetlendirmiştir.

    Bir kimse, (Zeyd ile yahut Amr ve Bekir ile konuşmayacağım) diye yemin etse, Zeyd ile yahut Amr ve Bekir ile konuşursa, yemini bozulur. Yemin eden kimse yalnız Amr yahut yalnız Bekir ile konuşsa, diğeriyle konuşmadıkça yemini bozulmaz. Aksine, yani (Zeyd ve Amr ile yahut Bekir ile konuşmayacağım) diye yemin etse, bu takdirde Bekir ile konuşursa yahut Zeyd ve Amr ile konuşursa, yemini bozulur.

    Bir kimse (Filan ve falan ile konuşmak bana haram olsun) diye yemin etse bunlardan biriyle konuşursa yemini bozulur. Keza, (Bağdat halkıyla konuşmak bana haram olsun) diye yemin eden kimse, Bağdat halkından biriyle konuşursa yemini bozulur.

    (Vallahi, ne falan ve ne de filan ile konuşurum) denilse iki yemin olmuş olup, herhangi biriyle konuşulsa yemin bozulmuş ve kefaret icap etmiş olur.

    Buna göre:
    1-
    Vallahi üçünüzle de konuşmayacağım diye yemin ederse, üçüyle de konuşmadıkça yemini bozulmaz. Üçüyle konuşup da yemini bozulunca, bir yemin kefareti verir.

    2-
    Vallahi üçünüzle de konuşmayacağım diye yemin ederken, her biri ile, ayrı ayrı konuşmamaya niyet ederse, biriyle de konuşsa yemini bozulmuş olur. Bir yemin kefareti verir. Sonra diğerleriyle konuşsa da, başka kefaret vermesi gerekmez.

    3-
    Üçüyle konuşmak bana haram olsun diye niyet ederse, biriyle de konuşsa yemini bozulmuş olur. Bir yemin kefareti verir. Sonra ötekiyle konuşunca, başka kefaret gerekmez.

    4-
    Ahmet ve Mehmet ile konuşmam diye yemin edince, ikisiyle de konuşmadıkça yemini bozulmaz. İkisiyle konuşup da, yemini bozulunca, bir yemin kefareti verir.

    5-
    Ne Ahmet ile ve de ne Mehmet ile konuşurum diye yemin ederse, iki yemin olmuş olur. Herhangi biri ile konuşulursa, yemin bozulur ve kefaret icap eder. Sonra diğeriyle konuşulsa, diğer yemin de bozulmuş olur ve onun için de kefaret vermek gerekir.


    Yemin kefareti için
    Sual:
    Yemin kefareti için, bir fakiri on gün doyurmak yerine, on fakire, o değerde, eczacı ilaç, konfeksiyoncu havlu, kasap et, bakkal pirinç, kuyumcu altın, kitapçı din kitabı verse, yemin kefareti yerine gelmiş olur mu?
    CEVAP
    Evet, yemin kefareti yerine gelir. O mesleği yapanların, illa ticaretini yaptığı maldan vermesi gerekmez. Kuyumcu pirinç verebildiği gibi, bakkal da altın verebilir. Kitap satmayan da, din kitabı verebilir. Doğru din kitabı verirse, ayrıca farz olan ilim yayma sevabı da hâsıl olur. Yemin kefaretlerinde doğru yazılmış yani nakli esas alan din kitabı vermeyi tercih etmelidir. Hakikat Kitabevi’nin yayınları, ehl-i sünnet âlimlerinin kitaplarından tercüme edilmiş, nakli esas alan eserlerdir.


  11. 07.Ekim.2010, 11:33
    6
    ehli-sunnet
    Feseyekfikehumullah

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 19.Eylül.2010
    Üye No: 79032
    Mesaj Sayısı: 2,015
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 21
    Bulunduğu yer: Uzaklardan..

    --->: Kayınvalidem benim arkamdan çok dedikodu yapıyor hatta iftira bile ediyor ne yapmamı önerirsiniz?

    Şahsi fikrim:

    Değerli Kardeşim Gelin+Kayınvalide Herzaman Rastladığımız Durumlar Ama Herzamanda Kayınvalide Haksızdır Sanırım sizinkide böyle bir durum bu durumda size haksızlık Özellikle (İFTİRA) Atılmış Bu Durumda hadislere bakalım Hadisler Ne diyor

    Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
    (Bir kimse, bir mümin hakkında olmayan bir şey söylerse, iftiraya uğrayan kimse, onu affedinceye kadar, Allahü teâlâ onu Cehenneme sokar.) [Ebu Davud]

    (Bir müminde her haslet bulunabilir. Ancak hıyanet ve yalan bulunamaz.)
    [İbni Ebi Şeybe]

    (Yalan, münafıklıktan bir kapıdır.) [İbni Adiy]

    En çok düşmanı olan kimdir?
    En çok düşmanı olan Allahü teâlâdır! Bir gün Musa aleyhisselam, insanların konuşmalarından bıkmış, (Ya Rabbi, n'olur bu insanlar benim hakkımda konuşmasın) diye dua etmiş. Allahü teâlâ buyurmuş ki:
    (Ya Musa, senin istediğin o şeyi ben, kendim için bile yapmadım. Görmüyor musun, duymuyor musun, Benim hakkımda neler konuşuyorlar.)

    Peygamber efendimiz Allah’ın habibi idi, âlemlere rahmet idi. İnsanları Cennete davet için, Cehennemden sakındırmak için en acı sıkıntıları çekti. Ona akla hayale gelmeyecek iftiraları yaptılar, hâşâ, sihirbaz dediler, hâşâ, mecnun dediler, hâşâ, şair dediler, hâşâ, hanımı Âişe validemize iftira ettiler, çok eziyet ettiler, yollarına dikenler döşediler. Allah’ın Habibi ile savaştılar. Halbuki O rahmet-i ilahi idi, insanlar yanmasın diye adeta çırpınıyordu. (Bilmiyorlar, bilselerdi yapmazlardı) buyuruyordu. Hadis-i şerifte buyuruluyor ki:
    (Bir kimse, bir mümin hakkında olmayan bir şey söylerse, iftiraya uğrayan kimse, onu affedinceye kadar, Allahü teâlâ onu Cehennemde bırakır.) [Ebu Davud]

    Kur'an-ı kerimde de mealen buyuruluyor ki:
    (Yalan söyleyenler, iftira edenler, ancak Allah’ın âyetlerine inanmayanlardır. İşte onlar, yalancıların tâ kendileridir.) [Nahl 105]

    Bu durumda sanırsam yemin wallahi billahi tallahi ileolur eğer bunlarla yemin etmemiş iseniz yemininizi bozup ki iftiraya maruz kalmışsınız kefaretini verebilirsiniz bide sakın kendinizi özmeyiniz başta dediğim gibi gelin+kayınvalide kavgası dünya varolduğu günden beri devam ediyor inşALLAH Barışıp mutlu yaşarsınız en büyük temennim Selametle..


  12. 07.Ekim.2010, 11:33
    6
    Feseyekfikehumullah
    Şahsi fikrim:

    Değerli Kardeşim Gelin+Kayınvalide Herzaman Rastladığımız Durumlar Ama Herzamanda Kayınvalide Haksızdır Sanırım sizinkide böyle bir durum bu durumda size haksızlık Özellikle (İFTİRA) Atılmış Bu Durumda hadislere bakalım Hadisler Ne diyor

    Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
    (Bir kimse, bir mümin hakkında olmayan bir şey söylerse, iftiraya uğrayan kimse, onu affedinceye kadar, Allahü teâlâ onu Cehenneme sokar.) [Ebu Davud]

    (Bir müminde her haslet bulunabilir. Ancak hıyanet ve yalan bulunamaz.)
    [İbni Ebi Şeybe]

    (Yalan, münafıklıktan bir kapıdır.) [İbni Adiy]

    En çok düşmanı olan kimdir?
    En çok düşmanı olan Allahü teâlâdır! Bir gün Musa aleyhisselam, insanların konuşmalarından bıkmış, (Ya Rabbi, n'olur bu insanlar benim hakkımda konuşmasın) diye dua etmiş. Allahü teâlâ buyurmuş ki:
    (Ya Musa, senin istediğin o şeyi ben, kendim için bile yapmadım. Görmüyor musun, duymuyor musun, Benim hakkımda neler konuşuyorlar.)

    Peygamber efendimiz Allah’ın habibi idi, âlemlere rahmet idi. İnsanları Cennete davet için, Cehennemden sakındırmak için en acı sıkıntıları çekti. Ona akla hayale gelmeyecek iftiraları yaptılar, hâşâ, sihirbaz dediler, hâşâ, mecnun dediler, hâşâ, şair dediler, hâşâ, hanımı Âişe validemize iftira ettiler, çok eziyet ettiler, yollarına dikenler döşediler. Allah’ın Habibi ile savaştılar. Halbuki O rahmet-i ilahi idi, insanlar yanmasın diye adeta çırpınıyordu. (Bilmiyorlar, bilselerdi yapmazlardı) buyuruyordu. Hadis-i şerifte buyuruluyor ki:
    (Bir kimse, bir mümin hakkında olmayan bir şey söylerse, iftiraya uğrayan kimse, onu affedinceye kadar, Allahü teâlâ onu Cehennemde bırakır.) [Ebu Davud]

    Kur'an-ı kerimde de mealen buyuruluyor ki:
    (Yalan söyleyenler, iftira edenler, ancak Allah’ın âyetlerine inanmayanlardır. İşte onlar, yalancıların tâ kendileridir.) [Nahl 105]

    Bu durumda sanırsam yemin wallahi billahi tallahi ileolur eğer bunlarla yemin etmemiş iseniz yemininizi bozup ki iftiraya maruz kalmışsınız kefaretini verebilirsiniz bide sakın kendinizi özmeyiniz başta dediğim gibi gelin+kayınvalide kavgası dünya varolduğu günden beri devam ediyor inşALLAH Barışıp mutlu yaşarsınız en büyük temennim Selametle..


  13. 07.Ekim.2010, 11:33
    7
    kzt
    Üye

    Profili:
    kzt
    Üyelik Tarihi: 07.Ekim.2010
    Üye No: 79453
    Mesaj Sayısı: 7
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 33

    --->: Kayınvalidem benim arkamdan çok dedikodu yapıyor hatta iftira bile ediyor ne yapmamı önerirsiniz?

    ilginize teşekkür ederim. ölümü gör demesiyle yemin olmayacağını anladım. yeminin kefaretini de eklemişsiniz. bana eşime hepsini anlatmamı mı tavsiye ediyorsunuz? özür dilerim o kadar kalbim kırık ki düşünemiyorum...aileme hiçbişey anlatamadım bugüne kadar, beni hep mutlu biliyorlar. onlar üzülmesin diye içime attıkça büyüdü, büyüdü...bu kadar şeye rağmen onların yanında suratımı bile asmadım.


  14. 07.Ekim.2010, 11:33
    7
    kzt - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    kzt
    Üye
    ilginize teşekkür ederim. ölümü gör demesiyle yemin olmayacağını anladım. yeminin kefaretini de eklemişsiniz. bana eşime hepsini anlatmamı mı tavsiye ediyorsunuz? özür dilerim o kadar kalbim kırık ki düşünemiyorum...aileme hiçbişey anlatamadım bugüne kadar, beni hep mutlu biliyorlar. onlar üzülmesin diye içime attıkça büyüdü, büyüdü...bu kadar şeye rağmen onların yanında suratımı bile asmadım.


  15. 07.Ekim.2010, 11:46
    8
    ehli-sunnet
    Feseyekfikehumullah

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 19.Eylül.2010
    Üye No: 79032
    Mesaj Sayısı: 2,015
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 21
    Bulunduğu yer: Uzaklardan..

    --->: Kayınvalidem benim arkamdan çok dedikodu yapıyor hatta iftira bile ediyor ne yapmamı önerirsiniz?

    Değerli Kardeşim:
    Anlatmanızı Tavsiye ederim bunca zaman sustuğunuza göre sanırım sabırlı ve iyi kalpli birisiniz eşinize tatlı bir dille anlatmanızı uygun görüyorum bunlar benim şahsi fikrim benim yüzümden kimsenin yuvası yıkılmasını istemem


  16. 07.Ekim.2010, 11:46
    8
    Feseyekfikehumullah
    Değerli Kardeşim:
    Anlatmanızı Tavsiye ederim bunca zaman sustuğunuza göre sanırım sabırlı ve iyi kalpli birisiniz eşinize tatlı bir dille anlatmanızı uygun görüyorum bunlar benim şahsi fikrim benim yüzümden kimsenin yuvası yıkılmasını istemem


  17. 07.Ekim.2010, 11:47
    9
    kzt
    Üye

    Profili:
    kzt
    Üyelik Tarihi: 07.Ekim.2010
    Üye No: 79453
    Mesaj Sayısı: 7
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 33

    --->: Kayınvalidem benim arkamdan çok dedikodu yapıyor hatta iftira bile ediyor ne yapmamı önerirsiniz?

    ayrıca eşime eltimin anlattıklarını söylersem bana güvenen bir insanın iyi niyetini suistimal eder miyim? kötü bir insan gibi mi davranmış olurum. of off


  18. 07.Ekim.2010, 11:47
    9
    kzt - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    kzt
    Üye
    ayrıca eşime eltimin anlattıklarını söylersem bana güvenen bir insanın iyi niyetini suistimal eder miyim? kötü bir insan gibi mi davranmış olurum. of off


  19. 07.Ekim.2010, 11:53
    10
    ehli-sunnet
    Feseyekfikehumullah

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 19.Eylül.2010
    Üye No: 79032
    Mesaj Sayısı: 2,015
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 21
    Bulunduğu yer: Uzaklardan..

    --->: Kayınvalidem benim arkamdan çok dedikodu yapıyor hatta iftira bile ediyor ne yapmamı önerirsiniz?

    Eşiniz kayınvalidenizin size attığı iftiraları duymuşsa eğer siz iftiradır deseniz sanırım nasıl inanırım yalan söylüyorsun vb şeyler diyebilir bu durumda eltinizle beraber konuşmanız daha doğru olur sanırsam


  20. 07.Ekim.2010, 11:53
    10
    Feseyekfikehumullah
    Eşiniz kayınvalidenizin size attığı iftiraları duymuşsa eğer siz iftiradır deseniz sanırım nasıl inanırım yalan söylüyorsun vb şeyler diyebilir bu durumda eltinizle beraber konuşmanız daha doğru olur sanırsam


  21. 07.Ekim.2010, 12:00
    11
    kzt
    Üye

    Profili:
    kzt
    Üyelik Tarihi: 07.Ekim.2010
    Üye No: 79453
    Mesaj Sayısı: 7
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 33

    --->: Kayınvalidem benim arkamdan çok dedikodu yapıyor hatta iftira bile ediyor ne yapmamı önerirsiniz?

    eşimin bana inanmama gibi bir durumu yok. namus iftirası falan değil, o kadar ufak ve saçma bir olay ki aslında. eşimin kendisinden beklenen bişeyi yapmamasını benim yönlendirdiğimi zannediyorlarmış. ne günlere kaldık.


  22. 07.Ekim.2010, 12:00
    11
    kzt - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    kzt
    Üye
    eşimin bana inanmama gibi bir durumu yok. namus iftirası falan değil, o kadar ufak ve saçma bir olay ki aslında. eşimin kendisinden beklenen bişeyi yapmamasını benim yönlendirdiğimi zannediyorlarmış. ne günlere kaldık.


  23. 07.Ekim.2010, 12:04
    12
    ehli-sunnet
    Feseyekfikehumullah

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 19.Eylül.2010
    Üye No: 79032
    Mesaj Sayısı: 2,015
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 21
    Bulunduğu yer: Uzaklardan..

    --->: Kayınvalidem benim arkamdan çok dedikodu yapıyor hatta iftira bile ediyor ne yapmamı önerirsiniz?

    Öyleyse Siz Anlatın

    Zehir kadar acı da olsa hakikat ilacını içiniz Diyor Falih Rıfkı Atay


  24. 07.Ekim.2010, 12:04
    12
    Feseyekfikehumullah
    Öyleyse Siz Anlatın

    Zehir kadar acı da olsa hakikat ilacını içiniz Diyor Falih Rıfkı Atay





+ Yorum Gönder
Git 12 Son