+ Yorum Gönder
1. Sayfa 12 ... SonuncuSonuncu
Soru ve Cevaplar ve Sizden gelen sorular Kategorisinden Kul Hakkı Dışında Allah'ın Affetmeyeceği Günah Kesin Olarak Varmıdır.? Konusununa Bakıyorsunuz..
  1. NURİMERCAN
    İNNALLAHE MEASSABİRİN
    Reklam

    Kul Hakkı Dışında Allah'ın Affetmeyeceği Günah Kesin Olarak Varmıdır.?

    Reklam





    Kul Hakkı Dışında Allah'ın Affetmeyeceği Günah Kesin Olarak Varmıdır.? Mumsema Selamün Aleyküm..sevgili Dostlar Allah(cc) Kul Hakkı Dışında Affetmeyeceği Günah Varmı.? Ayrıca Kul Hakkı Kesin Olarak Affedilmeyeceğine Dair Bir Ayet Yada Hadis Varmı.?şimdiden Teşekkür Ederim...allah(cc)bizimle Olsun..





  2. ehli-sunnet
    Feseyekfikehumullah

    --->: Kul Hakkı Dışında Allah'ın Affetmeyeceği Günah Kesin Olarak Varmıdır.?


    Reklam


    Ve Aleykum Selam Ve Rahmetullah:
    “Allah, kendisine ortak koşulmasını asla affetmez. Bundan başka günahları ise dilediği kimse için bağışlar. Allah’a ortak koşana gelince, artık o haktan pek uzak bir sapıklıkla sapmış gitmiştir.” 1
    Cenâb-ı Hak aynı sûrenin 48. âyetinde ise ayrıca Allah’a ortak, yani şirk koşanın pek büyük bir günah ile iftirada bulunduğunu bildirmektedir.
    Allah’a ortak koşmak sadece putperestlerin yaptığı gibi putları Allah’ın yardımcısı görmek değildir. Allah’ı inkâr etmek, yok demek; şuursuz, akılsız, cansız tabiata yaratıcılık vermek; Allah’a inandığını söylediği halde Allah’ın sonsuz güç ve kuvvetini kabul etmeyip tesadüfe, bir kısım sebep, kanun ve kuvvetlere tesir, bir nev'î yaratıcılık vermek de Allah’a ortak koşmak demektir.
    Neden Allah’a ortak koşan kimseyi affetmez Allah?
    Çünkü âyetlerde de dikkat belirtildiği gibi Allah’a ortak, yani şirk koşan kişi haktan pek uzak bir sapıklıkla sapmakta, pek büyük bir günah işleyerek iftiraya kalkmaktadır.
    Yolcu ve kıymetli eşyalarla dolu bir gemiyi serserinin biri delmeye kalksa onun bu hareketi gemide bulunan herkesin hukukuna tecavüz, canlarına, mallarına kast etmek olmaz mı? Bir bahçeyi sulamakla görevli bahçıvanın bahçeye su vermemesi onca ağaç ve bitkinin kurumasına sebep olmaktır.
    İşte Allah’a orta koşma gibi bir günahı işleyen kişi her şeyden önce Allah’a, onun bin bir ismine hakaret etmekte, onları hiçe saymaktadır.
    Dahası canlı, cansız ne kadar yarıtk varsa hepsine birden hakaret etmektedir. Oysa herbiri Allah’ın birer harika, eşsiz birer sanat eseridir bu yaratıklar.
    Evet, zerreden kürelere kadar bütün bütün bu yaratıkları tesadüfe, şuursuz tabiata vermekte, “Kendi kendine olmuştur!” diyerek tahkir etmektedir.
    Ayrıca herbir yaratık eşsiz bir san'at eseri olduğu kadar nice anlamlar ifade eden, mesajlar sunan hayret verici birer mektuptur da. Bir hükümdarın, devlet başkanının yazdığı bir mektuba yapılan bir hakaret ültimatom veya savaş sebebi sayılırken Allah’ın bin bir mânâ taşıyan birer mektup olan yaratıkları hiçe saymanın dehşetini düşünün bir kere! Sayısız yaratık sayısınca hakaret olmaz mı?
    Bu yaratıkların hukuku elbet korunacaktır.
    İşte Allah, sonsuz cinayet ve hakarette bulunan, Allah’a ortak koşan o kimseyi ebedî Cehheneme atarak saysız yaratığın hukukunu korumuş olmaktadır. Günümüz beşerî hukukunda da “mağdurun tatmini” önemli bir prensip olarak yerini almıyor mu?
    Âyeti tekrar hatırlayalım: “Allah, kendisine ortak koşulmasını asla affetmez. Bundan başka günahları ise dilediği kimse için bağışlar.”
    Demek küfür ve şirk—tevbe edilmediği takdirde—affedilmez bir günahtır.
    Dipnot:
    1. Nisa Sûresi: 116.

    Ayrıca
    Bir insan ne kadar büyük günah işlerse işlesin, Allah’ın rahmetinden ümidini kesmemelidir. Hatta azılı bir kâfir bile tevbe edip "La ilahe illallah Muhammedün Resulullah" dese, bütün günahları affolur, tertemiz bir insan olur. Yani dünyada iken Allah’ın affetmediği günah yoktur. Tevbe edince şirki yani kâfirliği de affeder. Öldükten sonra artık kâfirlere af yoktur. Kur'an-ı kerimde, (Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin, Allah bütün günahları affeder) buyuruluyor. (Zümer 53)

  3. NURİMERCAN
    İNNALLAHE MEASSABİRİN
    Allah(cc)razı Olsun Ne Kadar Güzel Yazmışsınız..peki Ama Kul Hakkı Affedilmezmi?..mesela Benim Eşim Benden Ayrılmak Istiyor Her Evdeki Gibi Bizimde Ufak Tefek Sorunlarımız Olmuştur...ama Kültür Farkı Olduğunu Ima Ediyor Karım Doğulu Ben Batılı...boşanmak Istiyor 1 çocuğumuz Var 17 Aylık...ailesi Dahil Bende Günaha Girdiğini Söylüyoruz Ayrıca Boşnmak Istersen Sana Hakkımı Helal Etmem Dedim O Hala Kararlı Gözüküyor..gerçektende Benden Boşanırsa Onu Affetmem çünkü Biz Bu Yuvayı ölümü Göze Alarak Ve çok Zor Kurduk Kolay Değil Yuca Yıkmak...peki Benim Affetmememe Rağmen Eşimi Allah(cc)affedermi...tşkkr Edrm

  4. ehli-sunnet
    Feseyekfikehumullah
    Erkeğin hanımı üzerinde hakkı daha çoktur. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:

    (Kadının cihadı, kocası ile iyi geçinmektir.) [Taberani]

    (Kocası razı olduğu halde ölen kadın Cennete girer.) [Tirmizi]

    (Kadın, beş vakit namazı kılar, orucunu tutar, kendini yabancılardan korur ve kocasına itaat ederse, Cennete girer.) [İbni Hibban]

    (Kocasına muhabbet gösteren, çocuk doğuran, öfkelendiği an veya kocası kendine kızdığı zaman, kocasını razı edinceye kadar uyumayan kadın Cennetliktir.) [Taberani]

    (Kocanın hanımı üzerindeki hakkı, benim sizin üzerinizdeki hakkım gibidir. O halde kocasının hakkını gözetmeyen, Allahü teâlânın hakkını gözetmemiş olur.) [Şir’a]

    (Koca hakkına riayet, Allah yolunda cihad etmek gibidir.) [Taberani]

    (Kocası çağırdığı halde yatağa gelmeyen kadına melekler sabaha kadar lanet eder.) [Buhari]

    (Kadının üzerinde en büyük hak sahibi kocasıdır, erkeğin de anasıdır.) [Hakim]

    (İzinsiz evden çıkan kadına, kocası razı oluncaya kadar, güneşin ve ayın doğduğu her şey lanet eder.) [Deylemi]

    (Kadın, kocasının hakkını ödemedikçe, Allahü teâlânın hakkını ödemiş olmaz.) [Taberani]

    Bir kadın, kocasını güzel karşılar, güzel sözler söyleyerek hoşnutluğunu kazanmaya çalışırdı. Peygamber efendimiz aleyhisselam, kadının bu hareketinden dolayı Kadının kocasına buyurdu ki:
    (Hanımına selam söyle, yarı şehid sevabına kavuştuğunu haber ver!) [Şir’a]




    İslamiyet sadece kadına gelmedi, sadece kocaya da gelmedi. Sadece anneye babaya evlada da eşe dosta akrabaya da gelmedi, herkese geldi. Herkes uymak zorundadır. Kim uyarsa dünyada ve ahirette rahat eder, faydasını görür. Nasıl ki, arabanın bir lastiği patlayınca araba gitmiyorsa, nasıl ki saatin dişlilerinden biri kırılırsa saat çalışmıyor veya doğru göstermiyorsa, aileden birisinin de yanlışı, eksiği, bütün ailenin huzurunu, düzenini bozabilir, hatta yuvanın yıkılmasına sebep olabilir.

    Buna göre herkes dikkat etmeli, haddini ve vazifesini bilmeli, kusurları için özür dileyip, yeni bir sayfa açıp, yeni bir başlangıçla hayata neşeyle devam etmeli. Dinimizde üzmek yasak olduğu gibi üzülmek de yasaktır, müslümanı hep hoş görmeli, kusurunu örtmeli, görmemezlikten gelmeli. Bilmediğim bir mazereti vardır deyip, onu affetmeli. Affeden affedilir,


    Şahsi Fikrim: Değerli kardeşim doğulu batılı farketmez ben şuna inanıyorum 5 vakit namazını kılan karı koca her zaman uyum huzur içindedirler ve evlenmek boşanmak çocuk oyuncağı değildir eşini al karşına güzel tatlı dille sorununuz neyse konuşup halledin islamda hoşgörü tatlı dil hüsnü zan vardır hiçbirzaman önyargılı olmamak lazım.

    Veselam

  5. NURİMERCAN
    İNNALLAHE MEASSABİRİN
    allah(cc)razı olsun sizden..maalesef çok konuştuk eşimle kayıbabamlarda dahil..az önce 10 dakika önce haber aldım boşanma davasını açmış..ne diyeyim abi anlamadım.kayınbabamda diyor kızım dünyasınıda ahiretinide mahvediyor diye.ama sevmiyorum diyor elimden bişi gelmiyor diyor bana kayınbabam.mahkemede elbet boşanmak istemediğimi söyleyeceğim fakat bu ne kadar geri çevirir eşimi bilemem.benimle evlenmezse kendini öldüreceğini söyleyeb eşim mahkemeye vermiş.abi bu 2. evliliğim belki düşünebilirsin demekki sende sorun var diye ilk evliliğimde benimde suçum vardı elbet ama 2.evliliğimde bu hatalardan uzak durdum.ama 4 dörtlük insan olamaz elbet ufakta olsa hatalarım olmuştur.şu an dünyam yıkıldı yaşamla ölüm arasındayım sanki.sanki eşimde sihir var çok dua ettim ALLAH(CC) biliyor.tabiiki siz teferruatlı olarak bilimiyorsunuz içimizi ama ALLAH(CC)ŞAHİT BOŞANMAYA VARACAK Bİ SORUNUMUZ YOK BANA NE TAVSİYE EDERSİNİZ.?bu insanlara kültürümüze ne oluyor.evlilik oyun haline gelmiş.bizde boşanmak yok diyenler bile dava açar hale gelmiş.olan bebeğimize oluyor.eşim ve sülalesi 5 vakit namazındalar.yoruldum abi.bitkinim.yıldım.yaşım 33 ama 70 yaşında gibiyim.ALLAH(CC) canımı alsın diyorum hayırlısıyla.çünkü en iyi dost en sevgili en merhametli bize bizden daha yakın o var.bu dünya artık bana ağır geliyor.düzenim bozuldu ruhum yara aldı.beim kadar ağlayan erkek varmıdır bilmiyorum.ne bu çile ALLAH'IM....

  6. ehli-sunnet
    Feseyekfikehumullah
    İslâm’da Boşanma:
    İslâm hukûkunda boşanma, evlilik hayâtının devamına imkân kalmadığı zaman başvurulacak son çâredir. Karı-kocanın, içine düştükleri sıkıntılardan kurtulmaları için bir çıkış yolu olarak meşrû kılınmıştır. Yoksa, sebepsiz yere boşanmak haramdır. Nitekim Kur’ân-ı Kerîm’de:
    "Kadınlar size itâat ederlerse, aleyhlerinde bir yol aramayın!" (188) buyurulur.
    Hz. Peygamber (s.a.v.) Efendimiz de:
    "Evleniniz, fakat boşanmayınız!. Zîrâ Allâh, zevkine düşkün erkek ve kadınları sevmez..." (189) buyururlar.
    Diğer bir hadîs-i şerîfde:
    "Sırf zevk için sık sık kadın değiştiren erkeklerle, sık sık koca değiştiren kadınlara Allâh lânet etsin!.." (190) buyrularak, boşanmayı âdet hâline getiren eşler, şiddetle îkâz olunmaktadır.
    İslâm Dîni, boşanmayı, yapılması istenmeyen bir helâl olarak görmektedir. Peygamber (s.a.v.) Efendimiz:
    "Boşanmak, Allâh katında mübah olan şeylerin en sevimsizidir." (191) buyurur.
    Yine bir hadîs-i şerîfde:
    "Evleniniz, fakat kurduğunuz bu âile yuvasını talâkla (boşanmakla) yıkmayınız!. Talâk var ya, onun fenâlığından arş-ı ilâhî titrer." (192) buyurulur.
    Basit sebeplerden boşanmayı isteyen kadınlar hakkında da hadîs-i şerîfde şöyle buyurulur:
    "Herhangi bir kadın, mühim bir geçimsizlik olmadan kocasından kendisini boşamasını isterse, ona cennetin kokusu dahi haramdır." (193)
    Âile reisinin dikkat edeceği önemli bir husus da, başkalarının, kendi hanımı hakkında söylediklerine hemen inanıp hüküm vermemesidir. Zîrâ bu gibi sözler, arayı açmak için yapılmış bir iftirâ da olabilir. Nitekim Hz. Âişe (r. anha) vâlidemiz hakkında da böyle bir iftirâ (ifk hâdisesi) tahakkuk etmişti. Bunun üzerine Cenâb-ı Hakk en-Nûr Sûresi’nin 12. ve 15. âyet-i kerîmelerinde şöyle buyurmuştur:
    "Bu iftirâyı işittiğinizde kadın ve erkek mü’minlerin, kendi vicdanları ile hüsn-i zanda bulunup da: demeleri gerekmez miydi?"
    "Siz bu iftirâyı dilden dile birbirinize aktarıyor, hakkında bilgi sâhibi olmadığınız şeyi ağızlarınızda geveleyip duruyorsunuz. Bunun önemsiz olduğunu sanıyorsunuz. Halbuki bu, Allâh katında çok büyük (bir suç) tur."
    Âyet-i kerîmelerden açıkça anlaşıldığı gibi, bir kimse hakkında kesinlik kazanmadan söylenen dedikodularla hüküm vermemek ve meselenin tahkîkâtını iyi yapmak ve meseleye hüsn-i zanla bakmak gerekmektedir. Aksi takdirde Allâh Teâlâ katında büyük bir suç işlenmiş olur.
    Görülüyor ki, İslâm Dîni’nde iki eşin arasını bozmaya çalışmak, en büyük günâhlardandır.
    Eşlerin arasını bozmanın ve karı ile kocanın arasına girip bozgunluk çıkarmanın çok kötü bir fiil olduğu hadîs-i şerîfde şöyle açıklanıyor:
    "Kim bir kadını kocasının aleyhine kışkırtırsa, bizden değildir." (194)


    İslamda Boşanma Sebepleri

    İslâm’a Göre Boşanma Sebepleri:
    İslâm’da boşama, prensip olarak kocanın tek yanlı irâdesiyle ve mahkeme kararına gerek olmaksızın meydâna gelir. Koca, bizzat boşayabileceği gibi, bir vekil aracılığı ile de boşayabilir. Ya da karısına boşama yetkisi (tefvîz) verebilir. Diğer yandan bazı boşanma sebepleri ortaya çıkınca, kadının da mahkemeye baş vurarak evliliğe son verdirmesi mümkündür. Bu boşanma sebepleri altı maddede toplanabilir:

    1. Hastalık veya özür: Evlilik akdi sırasında mevcûd olan veya evlilik sırasında meydana gelen bazı özür veya hastalıklar yüzünden kadının boşanmak hakkı vardır. Bunlar, akıl hastalığı, cüzzam ve zührevî hastalıklar gibi birlikte yaşama hâlinde zararı kaçınılmaz olan hastalıklardır.

    2. Kocanın Nafakayı Sağlamaması: Kadının yeme-içme, giyim ve barınma masrafları kocasına âiddir. Koca varlıklı olduğu halde, eşiyle ilgilenmez ve onu açlık ve sefâlet içinde bırakırsa; kadının önce kocasından nafaka almaya çalışması, bu mümkün olmazsa, boşanmak için çâre araması hakkı olur. Koca fakir ise, kadınının onu yalnız bırakması, hattâ bu sebeple ondan ayrılmaya kalkışması, vefâsızlık olur.

    3. Kocanın Evi Terketmesi: Kocanın evi terketmesi ve bu yüzden, sıkıntı ve fitneye düşmek tehlikesi karşısında kadının mahkeme aracılığıyla evliliğe son vermesi söz konusudur. Erkeğin hayat ve ölümüne dâir haber almaktan ümid kesildiği târihten îtibâren dört sene beklenir, bu zaman zarfında haber alınmadığı ve kadın boşanmakta ısrâr ettiği takdirde hâkim, ayrılığa hükmeder.

    4. Kocanın Hapsedilmesi: Mâlikîler dışında çoğunluk müctehidlere göre, kocanın hapsedilmesi veya tutuklanması, yahut düşmana esir düşmesi bir boşanma sebebi değildir. Çünkü bu konuda âyet ve hadîs yoktur.

    5. Şiddetli Geçimsizlik ve Kötü Muâmele: Eşlerin birbirlerinin şeref ve haysiyetlerine yönelik ithamları sonucunda çıkan soğuk tartışmalara şiddetli geçimsizlik denir.
    Kötü muâmele ise, kocanın, eşini söz veya fiil ile rahatsız etmesidir. Sövmek, dövmek ve Allâh’ın haram kıldıklarını yapmaya zorlamak gibi davranışlar, kötü muâmeleler arasında sayılabilir.
    Geçimsizlik her iki taraftan kaynaklanabilir. Mağdur olan eş, hâkime baş vurarak hakem yoluyla arabulma veya boşanma isteğinde bulunabilir.

    6. Zinâ: Zinâ da evliliği sona erdirme sebebidir. Ağır ve yüz kızartıcı bir suçtur.
    Boşanma, âileyi dejenere olmaktan koruyan bir tedbirdir. Aslında boşanma, çiftler için bir anlamda selâmet ve rahmettir. Boşanmayı yasaklamak, evlenmenin azalmasına sebep olabilir. Zîrâ, ihtiyaç halinde boşanamıyacağını bilen kimse, evlenmeye yanaşmaz. Gireceği bir kapının ebediyyen üzerine kapanacağını bilen insan, o kapıdan girmek istemez. Evlenenlerin azalması da, fuhşun artmasına ve âilelerin çözülmesine sebep olur. Bütün bu zararlar, neticede kadına dokunur


    Ayrıca

    İslâm boşama hakkını erkeğe vermiştir. Zira boşama gibi yuvayı bir anda yıkma selâhiyeti, çoğu zaman hissî hareket edebilen kadına verilemezdi. Şayet erkeğe ait bu hak aynı şekilde kadına da verilmiş olsaydı, yuva yıkımı sık sık vaki olur, her öfke ve hiddet zamanında boşama kelimesini kullanacak kadın yuvayı ayakta tutamaz, yıkıverirdi. Kadının bu hissiliğindendir ki, ata sözlerinde “her zaman kadında his, erkekte akıl hâkimdir” denmiş, hissîliği fazla olan tarafa boşama hakkı ilk anda verilmemiştir.





    Şahsi Fikrim:

    Değerli Kardeşim Eğer Eşiniz Boşanmakta Israrlı İse yapacak bişey yok malesef Eğer gerçekten boşanmayı kafasına sokmuşsa sanırım durdurmakta zordur bence ısrar et biraz tatlı dille

    eğer olacak gibi değilse ne yapalım olmuyorsa olmaz islamda zorlama yoktur değerli kardeşim Dünyanın sonu değil ya belki ilerde anlaşabileceğiniz birini bulup mutlu bir yuvanız olur en büyük temennim..

    ALLAH (C.c) Yarımcınız olsun inşallah

    Seametle

  7. NURİMERCAN
    İNNALLAHE MEASSABİRİN
    ALLAH(CC) RAZI OLSUN SİZDEN... tavsiyeniz içinde teşekkür edrim vaktinizi ayırdınız..

  8. ehli-sunnet
    Feseyekfikehumullah
    Cümlemizden ALLAH (C.c) Razı oLsun Yardımcı Olabilmişsek Ne mutlu Bize. !

  9. Misafir
    selamun aleykum...esim beni hem dovuyor hem sovuyor .hemde acaip derecede kufur ediyor.içiyor..babasi dolduruyor buda benim ustume geliyor kavga ediyorum .10 aylik kizim şimdiden yuksek sesini duyunca aglamaga basliyor..karsilik vermedikce daha cok sinirleniyo cevab ver susma diyor ben bosanmak istyorum artik ..biktim dovülmekten yumruk yemekten .sopa ile dovulmekten ..suçsuz oldugum halde işkence cektiriyor bana

  10. arifselim
    Yönetici
    Aleykum selam. Boşanma hoş karşılanmamıştır lakin Allah zulmü de haram kılmıştır. Eşiniz böyle devam ederse ve bu zulmünden de vazgeçmiyorsa elbette boşanabilirsiniz. Bu sizin her açıdan hakkınız olur.

  11. Misafir
    Ben 39 yasinda memurum. kanserim esim tedaviden once beni birakti gitti. oz ailem basinin caresine bak dedi bana kapiyi gosterdi. bu sali karim olacak kisi bana dava acmis. Allaha havaleediyorum

  12. Misafir

    Reklam


    Selam
    Ben esimden ayrildim esim sirnakta ogretmendi atama ile yanima geldi bir erkekle yakaladim sosyal arkadas dedi inandim ve sonra benden ayrildi onunla evlendi o erkek evli bir kadina esimde evli oldugu halde onunla iliski yasamasi dinen nedir ben suan oldurmek ve olmek arasinda surunurken onlar evlendi yuva kurdu birde yuvami yikmaya calisanlar vardi yuva kurmami engelleyenlerde cok oldu allahin katinda bunlara varmi ceza ben neden cekiyorum gururuma onuruma yediremiyorum

+ Yorum Gönder
1. Sayfa 12 ... SonuncuSonuncu
allahın affetmeyeceği günahlar,  yuva yıkmanın günahı,  allahın affetmediği günahlar,  allahın affetmeyecegi günahlar,  islamda yuva yıkmak,  yuva yıkmak,  allahın affetmediği 7 günah