Konusunu Oylayın.: Saç boyama meselesi

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Saç boyama meselesi
  1. 27.Mart.2008, 23:06
    25
    _ fuzuli
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 13.Mart.2008
    Üye No: 12385
    Mesaj Sayısı: 196
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2

    --->: sac boyama meselesi

    reklam


    --->: sac boyama meselesi isimli konu Mumsema.com --->: sac boyama meselesi
    hımm Allah razı olsun ya


  2. 27.Mart.2008, 23:06
    25
    Devamlı Üye
    reklam


    hımm Allah razı olsun ya


  3. 07.Nisan.2008, 15:19
    26
    l.carlos
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 07.Nisan.2008
    Üye No: 16119
    Mesaj Sayısı: 1
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 19

    --->: sac boyama meselesi

    reklam


    doğru bi şeye karar veremediler


  4. 07.Nisan.2008, 15:19
    26
    l.carlos - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye
    reklam


    doğru bi şeye karar veremediler


  5. 03.Haziran.2008, 18:47
    27
    kardelen_42
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 02.Mart.2008
    Üye No: 11243
    Mesaj Sayısı: 9
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 27

    --->: sac boyama meselesi

    bazı boyaların içindeki maddelerden dolayı abdestin olmadığını biliyorum ama ne derece doğru bilemem kimse kesin bişey söyleyemediği için boyamamayı uygun görüyorum.Daha doğal yollarla saç rengimizi değiştirebiliriz.
    selam ve dua ile...


  6. 03.Haziran.2008, 18:47
    27
    bazı boyaların içindeki maddelerden dolayı abdestin olmadığını biliyorum ama ne derece doğru bilemem kimse kesin bişey söyleyemediği için boyamamayı uygun görüyorum.Daha doğal yollarla saç rengimizi değiştirebiliriz.
    selam ve dua ile...


  7. 12.Ağustos.2008, 21:20
    28
    umran
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 12.Ağustos.2008
    Üye No: 28178
    Mesaj Sayısı: 7
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    --->: sac boyama meselesi

    Ama Arkadaşlar Bir Baya Nın Kocası Isterse Yapması Gerekıyor Bence Siz Nedersiniz Bilmiyom Ama Bece Oyle


  8. 12.Ağustos.2008, 21:20
    28
    umran - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye
    Ama Arkadaşlar Bir Baya Nın Kocası Isterse Yapması Gerekıyor Bence Siz Nedersiniz Bilmiyom Ama Bece Oyle


  9. 12.Ağustos.2008, 21:35
    29
    umran
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 12.Ağustos.2008
    Üye No: 28178
    Mesaj Sayısı: 7
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    --->: sac boyama meselesi

    Bence Bir Baya Nın Kocası Istiyorsa Yaptırması Gerekıyor Bence Kapalıysa Bir Sorun Yok


  10. 12.Ağustos.2008, 21:35
    29
    umran - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye
    Bence Bir Baya Nın Kocası Istiyorsa Yaptırması Gerekıyor Bence Kapalıysa Bir Sorun Yok


  11. 12.Ağustos.2008, 21:39
    30
    ilke
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Mart.2008
    Üye No: 13790
    Mesaj Sayısı: 532
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 6
    Yaş: 34
    Bulunduğu yer: Antalya

    --->: sac boyama meselesi

    eyvah ben mavi siyaha boyattım


  12. 12.Ağustos.2008, 21:39
    30
    Devamlı Üye
    eyvah ben mavi siyaha boyattım


  13. 12.Ağustos.2008, 21:57
    31
    abdurrezzakke
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 24.Temmuz.2008
    Üye No: 26364
    Mesaj Sayısı: 1
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 28

    --->: sac boyama meselesi

    yani saç boyamanın dinen bi sakıncası var mı yokmu???????


  14. 12.Ağustos.2008, 21:57
    31
    yani saç boyamanın dinen bi sakıncası var mı yokmu???????


  15. 02.Eylül.2008, 20:11
    32
    İsTiKaMeT
    İsTiKaMeT

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 25.Ağustos.2008
    Üye No: 29694
    Mesaj Sayısı: 289
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 3
    Yaş: 25
    Bulunduğu yer: malatya/yeşilevler

    --->: sac boyama meselesi

    Cenab-i Hak her insani ayri bir güzellikte yaratmistir. Birlik mührünün açikça okunduGu insan simasindaki güzellik, fitri ve tabii olanidir. Bunu muhafaza etmek, sahip olduGu özellik ve güzelliklere sükredip, Allah'in ihsan ettiGi kadarina razi olmak kulluGun bir isaretidir.

    Bunun için hayati ve zaruri bir maslahat yoksa, vücutta bulunan mevcut durumu deGistirme yoluna gitmemek lazimdir. Bir zaruret yokken insan bedeni üzerinde yapilan deGisiklikleri siddetle yasaklayan Peygamberimiz (a.s.m.), "basina ilave saç takana, cildine dövme yapana ve yaptirana, güzellestirmek maksadiyla disini inceltip seyreklestirene, kas ve kirpiklerini yolan kadinlara," Allah'in yarattiklarini deGistirdikleri için ilahi rahmetten uzak kalmis olacaklarini bildirmis Ve ikazda bulunmustur.

    Fikih alimleri bu hadisten hareket ederek yüzünde sakal ve biyik biten kadinin onlari gidermesinin caiz olacaGini; ancak kaslari inceltmenin, tabii seklinden çikarmanin, kirpikleri düzeltmenin veya takma kirpik kullanmanin caiz olmadiGini belirtirler. Çünkü dis, kas ve kirpik birer aza mesabesindedir. Aslinda olmayip sonradan biten yüzdeki killar ise bu sinifa girmediGinden, kadinin bunlari gidermesinde bir mahzur görülmemektedir.

    Ayni sekilde insan saçindan yapilmis olan peruk takmak da sünnette yasaklanan seyler arasinda bulunmaktadir. Ancak kadinlarin hayvan tüy ve kilindan, bitkiden veya suni malzemelerden bir sey eklemelerinin, bunlardan yapilmis peruGu kullanmanin caiz olabileceGi kaynaklarda belirtilir.

    Fakat, kadinin basina taktiGi bu çesit seyleri ancak kocasi ve kendisine nikahi düsmeyen yakin erkek akrabalari yaninda takabilir. Onun disinda yabancilarin içinde hangi maddeden yapilmis olursa olsun peruk kullanmasi caiz olmaz.

    Kadinin saçini kesip kesmeyeceGi hususunda da, yapilan isin ve tasinan niyetin mahiyetine göre hüküm farklilik arz eder. Saç kadinin süsü ve tabii ziynetidir. Kadini erkekten ayiran mühim bir unsurdur. Bu itibarla kadin saçiyla bir bütünlük meydana getirir. Bundan dolayi saçini mazeretsiz olarak kesip kisaltan kadin erkeGe benzemis olur. Nitekim, gerek kilik kiyafeti, gerekse tavir, hareket ve yasayisiyla erkeGe benzeyen kadinlari veya kadina benzemek için özenen erkekleri Peygamber Efendimiz (a.s.m.) iyi karsilamamis, bir hadislerinde söyle buyurmuslardir:

    "Allah, kadinlardan erkeGe benzemeye özenenleri ve erkeklerden de kadinlara benzemeye çalisanlari rahmetinden uzak kilsin."

    Ancak bir özürden veya hastaliktan dolayi saçini kesen ve kisaltanin durumu elbette ki deGi------. Bakiminda, kurutmasinda zorluk çeker, erkeGe benzeme gibi bir niyet tasimazsa, kadinin kulak yumusaGina kadar saçini kisaltmasinda bir mahzur yoktur.

    Zaten tesettür icabi, kadinin saçini kocasindan, baba ve kardesi gibi yakin akrabalarindan baskasi görmemektedir. Böylece baskalarina saçini göstermekten doGan mahzur da ortadan kalkmis olur. Saç ve sakal boyamasina gelince; simdi olduGu gibi, Peygamberimizin zamaninda Yahudi ve Hiristiyan ihtiyarlari beyazlasan saç ve sakallarini boyamazlardi. Bunu hos karsilamayan Peygamber Efendimiz, "süphesiz, Yahudi ve Hiristiyanlar saç boyamazlar. Siz onlara muhalefet ediniz" buyurmustur.

    Saç ve sakali boyamanin sünnet olan sekli, kina ve kirmizi siyah karisimi (çivit otu gibi) nebati boyalarla boyamaktir. Peygamberimizin bu husustaki sözleri emir deGil, tesvik ve tavsiye seklinde telakki edilmisti. Pek çok Islam ulemasina göre saçi siyaha boyamak mekruh görülmüstür. Bu meselede kadinlar için bir sinirlama yoktur. Onlara her türlü süslenme mesrudur.



    1. Nesei, Zinet: 22,73; Müslim, Libas: 119-120;
    2. el-Feteva'l-Hindiyye, 5: 358.
    3. Ebû Davud, Libas: 31.
    4. el-Feteva'l-Hindiyye, 5: 358.
    5. Müslim, Libas: 80.
    6. Ayni. Umdetü'l-Kari, 22: 50-51.



  16. 02.Eylül.2008, 20:11
    32
    İsTiKaMeT
    Cenab-i Hak her insani ayri bir güzellikte yaratmistir. Birlik mührünün açikça okunduGu insan simasindaki güzellik, fitri ve tabii olanidir. Bunu muhafaza etmek, sahip olduGu özellik ve güzelliklere sükredip, Allah'in ihsan ettiGi kadarina razi olmak kulluGun bir isaretidir.

    Bunun için hayati ve zaruri bir maslahat yoksa, vücutta bulunan mevcut durumu deGistirme yoluna gitmemek lazimdir. Bir zaruret yokken insan bedeni üzerinde yapilan deGisiklikleri siddetle yasaklayan Peygamberimiz (a.s.m.), "basina ilave saç takana, cildine dövme yapana ve yaptirana, güzellestirmek maksadiyla disini inceltip seyreklestirene, kas ve kirpiklerini yolan kadinlara," Allah'in yarattiklarini deGistirdikleri için ilahi rahmetten uzak kalmis olacaklarini bildirmis Ve ikazda bulunmustur.

    Fikih alimleri bu hadisten hareket ederek yüzünde sakal ve biyik biten kadinin onlari gidermesinin caiz olacaGini; ancak kaslari inceltmenin, tabii seklinden çikarmanin, kirpikleri düzeltmenin veya takma kirpik kullanmanin caiz olmadiGini belirtirler. Çünkü dis, kas ve kirpik birer aza mesabesindedir. Aslinda olmayip sonradan biten yüzdeki killar ise bu sinifa girmediGinden, kadinin bunlari gidermesinde bir mahzur görülmemektedir.

    Ayni sekilde insan saçindan yapilmis olan peruk takmak da sünnette yasaklanan seyler arasinda bulunmaktadir. Ancak kadinlarin hayvan tüy ve kilindan, bitkiden veya suni malzemelerden bir sey eklemelerinin, bunlardan yapilmis peruGu kullanmanin caiz olabileceGi kaynaklarda belirtilir.

    Fakat, kadinin basina taktiGi bu çesit seyleri ancak kocasi ve kendisine nikahi düsmeyen yakin erkek akrabalari yaninda takabilir. Onun disinda yabancilarin içinde hangi maddeden yapilmis olursa olsun peruk kullanmasi caiz olmaz.

    Kadinin saçini kesip kesmeyeceGi hususunda da, yapilan isin ve tasinan niyetin mahiyetine göre hüküm farklilik arz eder. Saç kadinin süsü ve tabii ziynetidir. Kadini erkekten ayiran mühim bir unsurdur. Bu itibarla kadin saçiyla bir bütünlük meydana getirir. Bundan dolayi saçini mazeretsiz olarak kesip kisaltan kadin erkeGe benzemis olur. Nitekim, gerek kilik kiyafeti, gerekse tavir, hareket ve yasayisiyla erkeGe benzeyen kadinlari veya kadina benzemek için özenen erkekleri Peygamber Efendimiz (a.s.m.) iyi karsilamamis, bir hadislerinde söyle buyurmuslardir:

    "Allah, kadinlardan erkeGe benzemeye özenenleri ve erkeklerden de kadinlara benzemeye çalisanlari rahmetinden uzak kilsin."

    Ancak bir özürden veya hastaliktan dolayi saçini kesen ve kisaltanin durumu elbette ki deGi------. Bakiminda, kurutmasinda zorluk çeker, erkeGe benzeme gibi bir niyet tasimazsa, kadinin kulak yumusaGina kadar saçini kisaltmasinda bir mahzur yoktur.

    Zaten tesettür icabi, kadinin saçini kocasindan, baba ve kardesi gibi yakin akrabalarindan baskasi görmemektedir. Böylece baskalarina saçini göstermekten doGan mahzur da ortadan kalkmis olur. Saç ve sakal boyamasina gelince; simdi olduGu gibi, Peygamberimizin zamaninda Yahudi ve Hiristiyan ihtiyarlari beyazlasan saç ve sakallarini boyamazlardi. Bunu hos karsilamayan Peygamber Efendimiz, "süphesiz, Yahudi ve Hiristiyanlar saç boyamazlar. Siz onlara muhalefet ediniz" buyurmustur.

    Saç ve sakali boyamanin sünnet olan sekli, kina ve kirmizi siyah karisimi (çivit otu gibi) nebati boyalarla boyamaktir. Peygamberimizin bu husustaki sözleri emir deGil, tesvik ve tavsiye seklinde telakki edilmisti. Pek çok Islam ulemasina göre saçi siyaha boyamak mekruh görülmüstür. Bu meselede kadinlar için bir sinirlama yoktur. Onlara her türlü süslenme mesrudur.



    1. Nesei, Zinet: 22,73; Müslim, Libas: 119-120;
    2. el-Feteva'l-Hindiyye, 5: 358.
    3. Ebû Davud, Libas: 31.
    4. el-Feteva'l-Hindiyye, 5: 358.
    5. Müslim, Libas: 80.
    6. Ayni. Umdetü'l-Kari, 22: 50-51.



  17. 02.Eylül.2008, 20:36
    33
    DaG_FuLYaSI
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 10.Haziran.2008
    Üye No: 22581
    Mesaj Sayısı: 91
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    --->: sac boyama meselesi

    Bende bunu çok araştırdım..Siyaha boyanması uygun bulunmadığını öğrendim ve siyahtan kaçındım..Neticede eşine yada eşi olmayanların, dışarıya saçlarını göstermedikten sonra, kendi zevki için boyamasında bi sakınca olmadıgını düşünüyorum..


  18. 02.Eylül.2008, 20:36
    33
    Devamlı Üye
    Bende bunu çok araştırdım..Siyaha boyanması uygun bulunmadığını öğrendim ve siyahtan kaçındım..Neticede eşine yada eşi olmayanların, dışarıya saçlarını göstermedikten sonra, kendi zevki için boyamasında bi sakınca olmadıgını düşünüyorum..


  19. 05.Eylül.2008, 10:14
    34
    sevgiii
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 03.Eylül.2008
    Üye No: 30658
    Mesaj Sayısı: 312
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 4
    Yaş: 37

    --->: sac boyama meselesi

    s.a. şimdi saç boyamak günahmı değilmi ben anlamadım.arkadaşlar.nerden bilicez hangi boyanın tabaka yapıp yapmadığınıki.zaten tabaka yapsada hemen çıkmazmı derideki tabaka.hint kınası tabaka yapıyormu.hint kınasındada boya var diyorlar.


  20. 05.Eylül.2008, 10:14
    34
    sevgiii - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Devamlı Üye
    s.a. şimdi saç boyamak günahmı değilmi ben anlamadım.arkadaşlar.nerden bilicez hangi boyanın tabaka yapıp yapmadığınıki.zaten tabaka yapsada hemen çıkmazmı derideki tabaka.hint kınası tabaka yapıyormu.hint kınasındada boya var diyorlar.


  21. 05.Eylül.2008, 12:42
    35
    rana
    Aciz Kul

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 07.Temmuz.2007
    Üye No: 5879
    Mesaj Sayısı: 5,605
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 70
    Bulunduğu yer: Stuttgart/Istanbul/Ankara

    --->: sac boyama meselesi

    Insanların saçları genel olarak sarı, kızıl, kahverengi veya siyah renkte olur. Insan bedeninde saça, kana, deriye renk veren maddelere "pigment" denir. Bedende üç ana pigment vardır.

    1. Melânin: Kahverengi olup, küçük tanecikler halindedir.

    2. Karoten: Sarı renkte olup, bu pigment bitkilerde de bulunur. Tereyağına ve havuca bu pigment renk verir.

    3. Hemoglobin: Kanın kırmızı rengini bu pigment sağlar.

    Pigment, güneşin ışınlarını emer. Derideki melânin de özel hücreler yapar. Bu hücrelere "melânosit" denir. Melâninin açık veya koyu renkli olmasında oksitlenmenin büyük etkisi vardır. pigmentin tanecikleri az oksitlenirse renkleri açık olur, oksitlenme çoğalınca renkleri koyu kahverengiye kadar varır. Saçlarda, tüylerde pigment oluşmasının esasları da derideki gibidir. Saç telleri dibindeki melânositler kalıtıma göre saça renk verirler. Saçlardaki renk farkları taneciklerin yayılışına, oksitlenme derecesine bağlıdır. Açık renk kızıl saçlarda melâninden başka bir demir pigment daha bulunur.

    Saçların rengini koruyabilmesi için, saçların bulunduğu deri tabakası gerektiği gibi beslenmelidir. Beslenme iyi olmazsa, özellikle "B" vitamini, bakır eksikliği olursa, saçlarda beyazlaşma görülür. Besin iyi ayarlanırsa, saçların yeniden normal rengini aldığı olur.

    Diğer yandan yaşlılıkla ilgili saç ağarmalarının besinle ilgisi yoktur; vitamin tedavisiyle ve besinle saçlar normal rengine girmez. Çünkü yaşlılıktaki ağarma melânin hücrelerinin artık işini göremez hale gelmesinden olur. Kimi zaman ruhi sıkıntı sonunda saçların birdenbire ağardığı görülmüşse de, bunun nedeni bilimce kesin olarak açıklanamamıştır. Ancak bu gibi sarsıntıların bezlerin işleyişini etkilediğinde şüphe yoktur.

    Saçının rengi açık olan veya saçı ağaran kimsenin bunu boyatmasının Islâm'a göre hükmünü şu şekilde belirlemek mümkündür. İslam'ın çıkışından önce yahudi ve hıristiyanlar güzel görünme ve süslenmenin ALLAH'a kullukla bağdaşmayacağını düşünerek, saçı boyayıp rengini değiştirmekten kaçınırlardı. Hz. Peygamber, ashabına bağımsız bir kişilik kazandırmak için saçı ve sakalı kına veya başka bir boya maddesi ile boyayabileceklerini bildirdi. Ebû Hüreyre (r.a)'tan nakledilen bir hadiste şöyle buyurulur: "Yahudi ve Hıristiyanlar (saçlarını) boyamaz. Siz onların aksini yapınız: yani saçlarınızı boyayınız" (Buhârî, Enbiyâ, 50; Libas, 67; Müslim, Libas, 80; Ebû Dâvud, Tereccül, 18; Nesâî, Zîne, 14). Ancak hadisteki emir bağlayıcı olmayıp mendupluk bildirir. Nitekim uygulamada Hz. Ebû Bekir, Ömer, Ali, Ka'b ve Enes (r.anhüm) gibi bazı sahabeler saçlarını boyamamıştır.

    Diğer yandan kullanılacak boyada siyah renk tercih edilmemelidir. Çünkü saç boyası genellikle yaşlı erkeklerin beyazlaşan saçları için söz konusu olur. Siyah renk yaşlı kimseyi, olduğundan çok genç gösterir. Bu durum kınalama veya boyayı amacından saptırabilir. Nitekim Mekke'nin fethi günü Hz. Ebû Bekr'in yaşlı babası Ebû Kuhâfe'nin saçlarının ağaç çiçekleri gibi beyazlaştığını gören Rasûlüllah (s.a.s) şöyle buyurmuştur: "Bu beyaz saçı değiştiriniz ve siyahtan sakınınız" (bk. Ebû Dâvud, Tereccül, 18; Nesâî, Zîne, 15; Ahmed b. Hanbel, I,165, 356, II, 261, 499, III,160, 322). Ancak saçı beyazlaşan kimse genç olursa, onun siyaha boyamasında bir sakınca görülmemiştir. Nitekim Sa'd b. Ebî Vakkas, Ukbe b. Âmir, Hasan, Hüseyin ve Cerîr gibi sahabelerin bu rengi tercih ettikleri nakledilmiştir (Yusuf el-Kardâvî, el-Halâl vel-Harâm fil-Islâm, Terc. Mustafa Varlı, Ankara 1970, s. 102, 103).

    Boya malzemesi olarak ALLAH elçisi kınayı tavsiye etmiştir: "Saçın beyazlığını değiştirmek için kullandığınız şeylerin en iyisi kına ve keten bitkisidir" (Ebû Dâvud, Tereccül, 18; Tirmizî, Libâs, 20; Nesâî, Zîne, 16; Ibn Mâce, Libâs, 32; Ahmed b. Hanbel, V, 147, 150, 154). Hz. Enes b. Mâlik, Hz. Ebû Bekr'in saçlarını kına ve ketenle, Hz. Ömer'in ise yalnız saf kına ile boyadığını nakletmiştir (el-Kardâvî, a.g.e., s. 103).

    Sonuç olarak erkek veya kadının beyazlaşan saçlarını sarı veya kızıl renge boyamaları müstehap görülmüş; siyaha boyamaları ise, sağlam görüşe göre, caiz görülmemiştir. Ancak genç kimsenin siyah boya kullanmasında da bir sakınca yoktur. Diğer yandan boya malzemesi olarak kına ve vesîme denilen, boya sanayinde kullanılan bir bitkinin tercih edilmesi tavsiye edilmiştir (Ibn Âbidîn, Reddül-Muhtâr, Terc. Ahmed Davudoğlu, Istanbul 1982-1988, XV, 378, XVII, 314).

    El, ayak veya başa sürülen kınanın katıolan malzemesi temizlendikten sonra deri veya saçlarda bıraktığı renk, suyun deriye nüfûzuna engel değildir. Bu yüzden abdest veya gusle mani olmaz.
    (Ibn Âbidin, a.g.e., I, 224)


  22. 05.Eylül.2008, 12:42
    35
    Aciz Kul
    Insanların saçları genel olarak sarı, kızıl, kahverengi veya siyah renkte olur. Insan bedeninde saça, kana, deriye renk veren maddelere "pigment" denir. Bedende üç ana pigment vardır.

    1. Melânin: Kahverengi olup, küçük tanecikler halindedir.

    2. Karoten: Sarı renkte olup, bu pigment bitkilerde de bulunur. Tereyağına ve havuca bu pigment renk verir.

    3. Hemoglobin: Kanın kırmızı rengini bu pigment sağlar.

    Pigment, güneşin ışınlarını emer. Derideki melânin de özel hücreler yapar. Bu hücrelere "melânosit" denir. Melâninin açık veya koyu renkli olmasında oksitlenmenin büyük etkisi vardır. pigmentin tanecikleri az oksitlenirse renkleri açık olur, oksitlenme çoğalınca renkleri koyu kahverengiye kadar varır. Saçlarda, tüylerde pigment oluşmasının esasları da derideki gibidir. Saç telleri dibindeki melânositler kalıtıma göre saça renk verirler. Saçlardaki renk farkları taneciklerin yayılışına, oksitlenme derecesine bağlıdır. Açık renk kızıl saçlarda melâninden başka bir demir pigment daha bulunur.

    Saçların rengini koruyabilmesi için, saçların bulunduğu deri tabakası gerektiği gibi beslenmelidir. Beslenme iyi olmazsa, özellikle "B" vitamini, bakır eksikliği olursa, saçlarda beyazlaşma görülür. Besin iyi ayarlanırsa, saçların yeniden normal rengini aldığı olur.

    Diğer yandan yaşlılıkla ilgili saç ağarmalarının besinle ilgisi yoktur; vitamin tedavisiyle ve besinle saçlar normal rengine girmez. Çünkü yaşlılıktaki ağarma melânin hücrelerinin artık işini göremez hale gelmesinden olur. Kimi zaman ruhi sıkıntı sonunda saçların birdenbire ağardığı görülmüşse de, bunun nedeni bilimce kesin olarak açıklanamamıştır. Ancak bu gibi sarsıntıların bezlerin işleyişini etkilediğinde şüphe yoktur.

    Saçının rengi açık olan veya saçı ağaran kimsenin bunu boyatmasının Islâm'a göre hükmünü şu şekilde belirlemek mümkündür. İslam'ın çıkışından önce yahudi ve hıristiyanlar güzel görünme ve süslenmenin ALLAH'a kullukla bağdaşmayacağını düşünerek, saçı boyayıp rengini değiştirmekten kaçınırlardı. Hz. Peygamber, ashabına bağımsız bir kişilik kazandırmak için saçı ve sakalı kına veya başka bir boya maddesi ile boyayabileceklerini bildirdi. Ebû Hüreyre (r.a)'tan nakledilen bir hadiste şöyle buyurulur: "Yahudi ve Hıristiyanlar (saçlarını) boyamaz. Siz onların aksini yapınız: yani saçlarınızı boyayınız" (Buhârî, Enbiyâ, 50; Libas, 67; Müslim, Libas, 80; Ebû Dâvud, Tereccül, 18; Nesâî, Zîne, 14). Ancak hadisteki emir bağlayıcı olmayıp mendupluk bildirir. Nitekim uygulamada Hz. Ebû Bekir, Ömer, Ali, Ka'b ve Enes (r.anhüm) gibi bazı sahabeler saçlarını boyamamıştır.

    Diğer yandan kullanılacak boyada siyah renk tercih edilmemelidir. Çünkü saç boyası genellikle yaşlı erkeklerin beyazlaşan saçları için söz konusu olur. Siyah renk yaşlı kimseyi, olduğundan çok genç gösterir. Bu durum kınalama veya boyayı amacından saptırabilir. Nitekim Mekke'nin fethi günü Hz. Ebû Bekr'in yaşlı babası Ebû Kuhâfe'nin saçlarının ağaç çiçekleri gibi beyazlaştığını gören Rasûlüllah (s.a.s) şöyle buyurmuştur: "Bu beyaz saçı değiştiriniz ve siyahtan sakınınız" (bk. Ebû Dâvud, Tereccül, 18; Nesâî, Zîne, 15; Ahmed b. Hanbel, I,165, 356, II, 261, 499, III,160, 322). Ancak saçı beyazlaşan kimse genç olursa, onun siyaha boyamasında bir sakınca görülmemiştir. Nitekim Sa'd b. Ebî Vakkas, Ukbe b. Âmir, Hasan, Hüseyin ve Cerîr gibi sahabelerin bu rengi tercih ettikleri nakledilmiştir (Yusuf el-Kardâvî, el-Halâl vel-Harâm fil-Islâm, Terc. Mustafa Varlı, Ankara 1970, s. 102, 103).

    Boya malzemesi olarak ALLAH elçisi kınayı tavsiye etmiştir: "Saçın beyazlığını değiştirmek için kullandığınız şeylerin en iyisi kına ve keten bitkisidir" (Ebû Dâvud, Tereccül, 18; Tirmizî, Libâs, 20; Nesâî, Zîne, 16; Ibn Mâce, Libâs, 32; Ahmed b. Hanbel, V, 147, 150, 154). Hz. Enes b. Mâlik, Hz. Ebû Bekr'in saçlarını kına ve ketenle, Hz. Ömer'in ise yalnız saf kına ile boyadığını nakletmiştir (el-Kardâvî, a.g.e., s. 103).

    Sonuç olarak erkek veya kadının beyazlaşan saçlarını sarı veya kızıl renge boyamaları müstehap görülmüş; siyaha boyamaları ise, sağlam görüşe göre, caiz görülmemiştir. Ancak genç kimsenin siyah boya kullanmasında da bir sakınca yoktur. Diğer yandan boya malzemesi olarak kına ve vesîme denilen, boya sanayinde kullanılan bir bitkinin tercih edilmesi tavsiye edilmiştir (Ibn Âbidîn, Reddül-Muhtâr, Terc. Ahmed Davudoğlu, Istanbul 1982-1988, XV, 378, XVII, 314).

    El, ayak veya başa sürülen kınanın katıolan malzemesi temizlendikten sonra deri veya saçlarda bıraktığı renk, suyun deriye nüfûzuna engel değildir. Bu yüzden abdest veya gusle mani olmaz.
    (Ibn Âbidin, a.g.e., I, 224)


  23. 10.Eylül.2008, 04:46
    36
    ferdi73
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ağustos.2008
    Üye No: 29189
    Mesaj Sayısı: 4
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    --->: sac boyama meselesi

    esselamualeyküm cümleten,arkadaslar bende bu konuda iki kelime etmek istiyorum,sac boyama konusunda,biliyorum allahin bana verdiyi bu renke karsi deyilim,nasip böyle imis, ben tam 35 yasindayim ve benim saclarim nerdeyse hepsi beyaz kir sac yani, bu beni yasli gösteriyor biliyorum, hayirlisi diyorum ama yinede olmasaydi belki iyi olurdu diyorum allahü talaya isyan gibi olmasindan korkuyorum, anliyacaginiz cok kafama takiyorum her nedense,ama sonunda hayirlisi allah tan diyerek kafamdan bu derdi atiyorum,atiyorum atmasinada aynaya bakinca ??? selamlar herkese..


  24. 10.Eylül.2008, 04:46
    36
    Üye
    esselamualeyküm cümleten,arkadaslar bende bu konuda iki kelime etmek istiyorum,sac boyama konusunda,biliyorum allahin bana verdiyi bu renke karsi deyilim,nasip böyle imis, ben tam 35 yasindayim ve benim saclarim nerdeyse hepsi beyaz kir sac yani, bu beni yasli gösteriyor biliyorum, hayirlisi diyorum ama yinede olmasaydi belki iyi olurdu diyorum allahü talaya isyan gibi olmasindan korkuyorum, anliyacaginiz cok kafama takiyorum her nedense,ama sonunda hayirlisi allah tan diyerek kafamdan bu derdi atiyorum,atiyorum atmasinada aynaya bakinca ??? selamlar herkese..





+ Yorum Gönder
Git İlk 234 Son