Konusunu Oylayın.: Cennet hayatı ebedi hayatmıdır

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Cennet hayatı ebedi hayatmıdır
  1. 25.Eylül.2010, 16:39
    1
    yolcu365
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 25.Eylül.2010
    Üye No: 79143
    Mesaj Sayısı: 113
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0
    Bulunduğu yer: kayıp şehir

    Cennet hayatı ebedi hayatmıdır






    Cennet hayatı ebedi hayatmıdır Mumsema selamınaleyküm diyelimki öldük cenete girdik birdaha çıkış varmıdır şöyle şeyler duydum allah kularını bir süre cenette tutuktan sonra dünyayı kötülüklerden temizleyip tekrar gönderecekmiş doğrumu


  2. 25.Eylül.2010, 16:39
    1
    yolcu365 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli



    selamınaleyküm diyelimki öldük cenete girdik birdaha çıkış varmıdır şöyle şeyler duydum allah kularını bir süre cenette tutuktan sonra dünyayı kötülüklerden temizleyip tekrar gönderecekmiş doğrumu


    Benzer Konular

    - Ahiret hayatı ebedi mi

    - Ahiret Hayatının, Cennet ve Cehennemin Ebedi (Sonsuz) Oluşunu Ayetlerle Açıklar mısnız?

    - Cennet ebedi midir?

    - Allah insanları ebedi yaşatmasındaki hikmet nedir? Neden Cennet ebedidir?

    - İnsana vaadedilen ebedi cennet diyarı aşırı büyük bir lütuf değil mi? Beka sıfatının Allah´a özgü ol

  3. 25.Eylül.2010, 16:43
    2
    imamhatipli42
    Özel Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 23.Ocak.2007
    Üye No: 7
    Mesaj Sayısı: 3,569
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 51

    --->: cenet hayatı ebedi hayatmıdır




    Cennet sonsuz mu?


    Allah Kuran-ı Kerim'de cennetin de cehennemin de içerisinde bulunan sakinleleriyle birlikte ebedi olduğunu bildiriyor. Müminler için ebedi hayat cennettedir: "...onlar orada ebedî kalacaklardır" (el-Bakara, 2/25).

    Mahşer vaktinde sizi toplayacağı gün, işte o zarar günüdür. (Ancak) kim Allah'a inanır ve yararlı iş yaparsa, Allah onun kötülüklerini örter, onu (ve benzerlerini), içinde ebedî kalacakları, altlarından ırmaklar akan cennetlere sokar. İşte büyük kurtuluş budur. (TEĞÂBÜN suresi 9. ayet)

    İman edip sâlih amel işleyenleri, karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için size Allah'ın apaçık âyetlerini okuyan bir Peygamber göndermiştir. Kim Allah'a inanır ve faydalı iş yaparsa Allah onu, altlarından ırmaklar akan, içinde ebedî kalacakları cennetlere sokar. Allah o kimse için gerçekten güzel bir rızık vermiştir. (TALÂK suresi 11. ayet)

    Öyleyse içinde ebedi kalıcılar olarak cehennemin kapılarından girin. Büyüklük taslayanların konaklama yeri ne kötüdür. (16/29)

    Kimin tartısı hafif gelirse işte onlar da kendi nefislerini hüsrana uğratanlar, cehennemde de ebedi olarak kalacak olanlardır. (23/103)

    Dediler ki: "İçinde ebedi kalıcılar olarak cehennemin kapılarından (içeri) girin. Büyüklüğe kapılanların konaklama yeri ne kötüdür." (39/72)

    İçinde ebedi kalıcılar olarak cehennemin kapılarından girin. Artık mütekebbirlerin konaklama yeri ne kötüdür. (40/76)

    Allah'a inanan bir insan için bu ve daha bir çok ayet yeterli delildir. Allah vaad ettikten sonra ancak Allah'a inanmayan bir kimse bunu yalanlar. Allah-u teala ayetleri yalanlayanlar için şöyle buyurmaktadır:

    Şüphesiz, ayetlerimizi yalanlayanlar ve onlara karşı büyüklenenler onlar için göğün kapıları açılmaz ve halat (ya da deve) iğnenin deliğinden geçinceye kadar cennete girmezler. Biz suçlu-günahkarları işte böyle cezalandırırız. (7/40)
    Selam ve dua ile...


  4. 25.Eylül.2010, 16:43
    2
    Özel Üye



    Cennet sonsuz mu?


    Allah Kuran-ı Kerim'de cennetin de cehennemin de içerisinde bulunan sakinleleriyle birlikte ebedi olduğunu bildiriyor. Müminler için ebedi hayat cennettedir: "...onlar orada ebedî kalacaklardır" (el-Bakara, 2/25).

    Mahşer vaktinde sizi toplayacağı gün, işte o zarar günüdür. (Ancak) kim Allah'a inanır ve yararlı iş yaparsa, Allah onun kötülüklerini örter, onu (ve benzerlerini), içinde ebedî kalacakları, altlarından ırmaklar akan cennetlere sokar. İşte büyük kurtuluş budur. (TEĞÂBÜN suresi 9. ayet)

    İman edip sâlih amel işleyenleri, karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için size Allah'ın apaçık âyetlerini okuyan bir Peygamber göndermiştir. Kim Allah'a inanır ve faydalı iş yaparsa Allah onu, altlarından ırmaklar akan, içinde ebedî kalacakları cennetlere sokar. Allah o kimse için gerçekten güzel bir rızık vermiştir. (TALÂK suresi 11. ayet)

    Öyleyse içinde ebedi kalıcılar olarak cehennemin kapılarından girin. Büyüklük taslayanların konaklama yeri ne kötüdür. (16/29)

    Kimin tartısı hafif gelirse işte onlar da kendi nefislerini hüsrana uğratanlar, cehennemde de ebedi olarak kalacak olanlardır. (23/103)

    Dediler ki: "İçinde ebedi kalıcılar olarak cehennemin kapılarından (içeri) girin. Büyüklüğe kapılanların konaklama yeri ne kötüdür." (39/72)

    İçinde ebedi kalıcılar olarak cehennemin kapılarından girin. Artık mütekebbirlerin konaklama yeri ne kötüdür. (40/76)

    Allah'a inanan bir insan için bu ve daha bir çok ayet yeterli delildir. Allah vaad ettikten sonra ancak Allah'a inanmayan bir kimse bunu yalanlar. Allah-u teala ayetleri yalanlayanlar için şöyle buyurmaktadır:

    Şüphesiz, ayetlerimizi yalanlayanlar ve onlara karşı büyüklenenler onlar için göğün kapıları açılmaz ve halat (ya da deve) iğnenin deliğinden geçinceye kadar cennete girmezler. Biz suçlu-günahkarları işte böyle cezalandırırız. (7/40)
    Selam ve dua ile...


  5. 25.Eylül.2010, 16:48
    3
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    --->: cenet hayatı ebedi hayatmıdır

    Konuyla ilgili İbn teymiye’nin görüşü

    Muhammed b. İsmail es-San’anî, İbtalu edilleti fenai’n-nar(cehennemin sona ereceğine dair getirilen delillerin ibtali) adlı bir eser yazmış ve çok ilmî delillerle İbn Teymiye’nin bu görüşünü reddetmiştir. 190 sayfalık olan bu eserden yeterli olacağını düşündüğümüz delillerinin bir nevi özetini sunmaya çalışacağız:

    İbn Kayyım, -cennet değil, cehennem hayatının sona ereceği konusunda- hocası İbn Teymiye’nin bildirdiklerini seslendirmiş ve bu konuda şu bilgilere yer vermiştir:

    “Allah en son ateşi sona erdirecek ve orada bulunan kâfirleri de cennete alacaktır” Delil olarak da Hz. Ömer, Hz. Abdullah b. Mesud, Hz. Ebu Hureyre, Hz. Abdullah b. Abbas, Hz. Ebu Said el-Hudrî’ye dayandırılan görüşleri göstermiştir. Bu konuyu birkaç madde halinde tahlil etmekte fayda vardır:

    a. İbn Teymiye bu görüşünü şu mantıkla desteklemektedir: Bütün sahabe, tabiîn ve ehl-i sünnet alimleri, - Kur’an’da da ifade edildiği üzere-; “kâfirlerin cehennemde azapları asla hafifletilmeyecek, onlar orada asla ölmeyecekler, bir halat iğne deliğinden geçmeden onlar cennete girmeyecekler” şeklindeki hükümler konusunda ittifak halindedir. O halde Hz. Ömer’in sözlerini “cehennem bir gün yok olacak” şeklinde anlamak gerekir. Çünkü cehennem var olduğu sürece onların oradan çıkmayacaklarına dair Kur’an ve hadislerin açık beyanı vardır. (bk. Muhammed b. İsmail es-Sananî, İbtalu edilleti fenai’n-nar, 1/68-eş-Şamile).

    Alimler İbn Teymiyenin bu görüşünü birkaç noktadan tenkit etmişlerdir:

    Birincisi: İbn Teymiye, Hz. Ömer’e dayandırdığı rivayeti, Hasan-ı Basrî’den nakletmiştir. Oysa bizzat kendisinin belirttiği gibi, Hasan-ı Basrî bu hadisi bizzat Hz. Ömer’den işitmemiştir. Demek oluyor ki, bu hadis mürsel ve münkatıdır. Yani senette kopukluk vardır. Bu ise rivayetin zayıf olduğunu göstermektedir. Başta İbn Sîrîn, Hafız İbn Hacer, Darekutnî, olmak üzere hadis alimleri, Hasan-ı Basrî’nin mürsel olarak rivayet ettiği bu gibi rivayetlerine itimat edilemeyeceğini belirtmişlerdir. Senedi kopuk bu gibi hadis rivayetleri feri meselelerde bile kabul görmezken, bu gibi imanî meselelerde nasıl kabul edilir?(bk. a.g.y).

    İkincisi: Hz. Ömer, cehennemin sonunda yok olacağına dair herhangi bir ifadeyi kullanmamıştır. Onun dediği şudur: “Şayet cehennem ehli, bir kum yığını miktarı/kum yığınındaki kum tanelerinin sayısı kadar cehennemde kalsalar bile yine de bir gün gelir ki oradan çıkacaklardır” Görüldüğü gibi, bu ifadede cehennemin yok olacağı değil, cehennemliklerin oradan bir gün çıkacakları hususuna işaret edilmiştir. Oysa, bu iddia, İbn Teymiye dahil, hiçbir İslam alimi tarafından kabul edilmemiştir.

    Üçüncüsü: İbn Teymiye hiçbir delile dayanmadan, Hz. Ömer’e isnat edilen bu sözün asıl cehennem ehli olan kâfir hakkında olması gerektiğini ileri sürmüştür. Halbu ki, -şayet sahih olsa bile- bu hükmün, cehenneme girmiş tevhit ehli müminlerden olup da günahları affedilmemiş kimseler hakkında olma ihtimali çok daha kuvvetlidir. Bize göre başka bir ihtimali de yoktur. Çünkü, bu takdirde ancak, bu konuda çok açık olan ayet-hadis ve ehl-i sünnet alimlerinin icma/ittifaklarına uygun bir görüş olur.(bk. a.g.y).

    b. Bu görüşün dayandırıldığı Sahabelerden biri olan Abdullah b. Mesud’dur. Rivayete göre, İbn Mesud şöyle demiştir: “Öyle bir zaman gelecek ki, cehennemde hiç bir fert kalmayacaktır”( a.g.e., 1/75). Halbuki İbn Mesud’un, -bu söylenenlerin aksine delalet eden- merfu olarak rivayet ettiği bir hadis söz konusudur:

    “Eğer cehennemdekilere; siz ateşte dünyadaki taşların/çakılların sayısı kadar (yıllar) kalacaksınız, denilse, buna çok sevinecekler”( a.g.e., 1/70). Aynı ifadeler, Ebu Hureyre’den de rivayet edilmiştir.

    Bu iki sahabe’den yapılan rivayetler, Beğavî’nin Hud Suresinin 107-108. ayetlerinin tefsiri sırasında yaptığı nakillerden alınmıştır.

    Halbuki, bizzat rivayet sahibi Beğavî, bu rivayetleri zikrettikten sonra, şu görüşlere yer vermiştir: “Ehl-i Sünnete göre –şayet doğru ise- bu rivayetin manası şudur: Sonunda, ehl-i imandan hiç kimse cehennemde kalmayacaktır, demektir. Yoksa, kâfirler ebedî olarak orada kalacaklardır” ( a.g.e., 1/75).

    c. Bu rivayetlerin hedefi olanlardan biri de Abdullah b. Abbas’tır.

    İbn Teymiye, Ali b. Talha’nın tefsirinde yer verdiği Abdullah b. Abbas’ın “hiç kimse, Allah’ın yaratıkları hakkındaki tasarrufunu tayin edemez, onların cennete veya cehenneme gideceklerine dair bir hüküm veremez.” şeklindeki ifadesine dayanarak, cehennemin bir gün sona ereceğini söylemiştir. Halbuki bu ifadeden koklamak için bir işaret arasanız, bir kokusunu bile bulamazsınız(a.g.e., 1/79).

    Müthiş zekâlı İbn Teymiye gibi bir âlimin bunu bir delil olarak kabul etmesi, gerçekten yadırganacak cinstendir.

    Aslında, bu rivayetler daha çok şu iki ayetle ilgili olarak söz konusu edilmiştir.

    “Rabbinin dilediği hariç, onlar gökler ve yer durdukça o ateşte ebedî kalacaklardır. Şüphesiz Rabbin dilediğini yapandır. “Mutlu olanlar ise cennettedirler. Rabbinin dilediği hariç, gökler ve yer durdukça onlar orada kalacaklardır. Bu, onlara Rabbinin hiç kesilmeyen bir nimetidir(Hud, 11/107-108).

    Oysa, Beyhakî’nin rivayet ettiğine göre, Abdullah b. Abbas’ın bu konudaki görüşü çok açıktır. Hud Suresindeki 107 ve 108. ayetlerinde geçen “Rabbinin dilediği hariç” istisnasını şöyle yorumlamıştır: “Muhakkakki Rabbin dilemiştir ki, kâfirler cehennemde ebedî olarak kalacaklar, müminler de cennette ebedî olarak kalacaklardır”(a.g.y).

    Buna göre Cehennemde ebedi kalmayacağı belirtilenler, mümin olarak vefat ettiği halde günahının ağır gelmesinden dolayı ceheneneme girenlerdir.


  6. 25.Eylül.2010, 16:48
    3
    Silent and lonely rains
    Konuyla ilgili İbn teymiye’nin görüşü

    Muhammed b. İsmail es-San’anî, İbtalu edilleti fenai’n-nar(cehennemin sona ereceğine dair getirilen delillerin ibtali) adlı bir eser yazmış ve çok ilmî delillerle İbn Teymiye’nin bu görüşünü reddetmiştir. 190 sayfalık olan bu eserden yeterli olacağını düşündüğümüz delillerinin bir nevi özetini sunmaya çalışacağız:

    İbn Kayyım, -cennet değil, cehennem hayatının sona ereceği konusunda- hocası İbn Teymiye’nin bildirdiklerini seslendirmiş ve bu konuda şu bilgilere yer vermiştir:

    “Allah en son ateşi sona erdirecek ve orada bulunan kâfirleri de cennete alacaktır” Delil olarak da Hz. Ömer, Hz. Abdullah b. Mesud, Hz. Ebu Hureyre, Hz. Abdullah b. Abbas, Hz. Ebu Said el-Hudrî’ye dayandırılan görüşleri göstermiştir. Bu konuyu birkaç madde halinde tahlil etmekte fayda vardır:

    a. İbn Teymiye bu görüşünü şu mantıkla desteklemektedir: Bütün sahabe, tabiîn ve ehl-i sünnet alimleri, - Kur’an’da da ifade edildiği üzere-; “kâfirlerin cehennemde azapları asla hafifletilmeyecek, onlar orada asla ölmeyecekler, bir halat iğne deliğinden geçmeden onlar cennete girmeyecekler” şeklindeki hükümler konusunda ittifak halindedir. O halde Hz. Ömer’in sözlerini “cehennem bir gün yok olacak” şeklinde anlamak gerekir. Çünkü cehennem var olduğu sürece onların oradan çıkmayacaklarına dair Kur’an ve hadislerin açık beyanı vardır. (bk. Muhammed b. İsmail es-Sananî, İbtalu edilleti fenai’n-nar, 1/68-eş-Şamile).

    Alimler İbn Teymiyenin bu görüşünü birkaç noktadan tenkit etmişlerdir:

    Birincisi: İbn Teymiye, Hz. Ömer’e dayandırdığı rivayeti, Hasan-ı Basrî’den nakletmiştir. Oysa bizzat kendisinin belirttiği gibi, Hasan-ı Basrî bu hadisi bizzat Hz. Ömer’den işitmemiştir. Demek oluyor ki, bu hadis mürsel ve münkatıdır. Yani senette kopukluk vardır. Bu ise rivayetin zayıf olduğunu göstermektedir. Başta İbn Sîrîn, Hafız İbn Hacer, Darekutnî, olmak üzere hadis alimleri, Hasan-ı Basrî’nin mürsel olarak rivayet ettiği bu gibi rivayetlerine itimat edilemeyeceğini belirtmişlerdir. Senedi kopuk bu gibi hadis rivayetleri feri meselelerde bile kabul görmezken, bu gibi imanî meselelerde nasıl kabul edilir?(bk. a.g.y).

    İkincisi: Hz. Ömer, cehennemin sonunda yok olacağına dair herhangi bir ifadeyi kullanmamıştır. Onun dediği şudur: “Şayet cehennem ehli, bir kum yığını miktarı/kum yığınındaki kum tanelerinin sayısı kadar cehennemde kalsalar bile yine de bir gün gelir ki oradan çıkacaklardır” Görüldüğü gibi, bu ifadede cehennemin yok olacağı değil, cehennemliklerin oradan bir gün çıkacakları hususuna işaret edilmiştir. Oysa, bu iddia, İbn Teymiye dahil, hiçbir İslam alimi tarafından kabul edilmemiştir.

    Üçüncüsü: İbn Teymiye hiçbir delile dayanmadan, Hz. Ömer’e isnat edilen bu sözün asıl cehennem ehli olan kâfir hakkında olması gerektiğini ileri sürmüştür. Halbu ki, -şayet sahih olsa bile- bu hükmün, cehenneme girmiş tevhit ehli müminlerden olup da günahları affedilmemiş kimseler hakkında olma ihtimali çok daha kuvvetlidir. Bize göre başka bir ihtimali de yoktur. Çünkü, bu takdirde ancak, bu konuda çok açık olan ayet-hadis ve ehl-i sünnet alimlerinin icma/ittifaklarına uygun bir görüş olur.(bk. a.g.y).

    b. Bu görüşün dayandırıldığı Sahabelerden biri olan Abdullah b. Mesud’dur. Rivayete göre, İbn Mesud şöyle demiştir: “Öyle bir zaman gelecek ki, cehennemde hiç bir fert kalmayacaktır”( a.g.e., 1/75). Halbuki İbn Mesud’un, -bu söylenenlerin aksine delalet eden- merfu olarak rivayet ettiği bir hadis söz konusudur:

    “Eğer cehennemdekilere; siz ateşte dünyadaki taşların/çakılların sayısı kadar (yıllar) kalacaksınız, denilse, buna çok sevinecekler”( a.g.e., 1/70). Aynı ifadeler, Ebu Hureyre’den de rivayet edilmiştir.

    Bu iki sahabe’den yapılan rivayetler, Beğavî’nin Hud Suresinin 107-108. ayetlerinin tefsiri sırasında yaptığı nakillerden alınmıştır.

    Halbuki, bizzat rivayet sahibi Beğavî, bu rivayetleri zikrettikten sonra, şu görüşlere yer vermiştir: “Ehl-i Sünnete göre –şayet doğru ise- bu rivayetin manası şudur: Sonunda, ehl-i imandan hiç kimse cehennemde kalmayacaktır, demektir. Yoksa, kâfirler ebedî olarak orada kalacaklardır” ( a.g.e., 1/75).

    c. Bu rivayetlerin hedefi olanlardan biri de Abdullah b. Abbas’tır.

    İbn Teymiye, Ali b. Talha’nın tefsirinde yer verdiği Abdullah b. Abbas’ın “hiç kimse, Allah’ın yaratıkları hakkındaki tasarrufunu tayin edemez, onların cennete veya cehenneme gideceklerine dair bir hüküm veremez.” şeklindeki ifadesine dayanarak, cehennemin bir gün sona ereceğini söylemiştir. Halbuki bu ifadeden koklamak için bir işaret arasanız, bir kokusunu bile bulamazsınız(a.g.e., 1/79).

    Müthiş zekâlı İbn Teymiye gibi bir âlimin bunu bir delil olarak kabul etmesi, gerçekten yadırganacak cinstendir.

    Aslında, bu rivayetler daha çok şu iki ayetle ilgili olarak söz konusu edilmiştir.

    “Rabbinin dilediği hariç, onlar gökler ve yer durdukça o ateşte ebedî kalacaklardır. Şüphesiz Rabbin dilediğini yapandır. “Mutlu olanlar ise cennettedirler. Rabbinin dilediği hariç, gökler ve yer durdukça onlar orada kalacaklardır. Bu, onlara Rabbinin hiç kesilmeyen bir nimetidir(Hud, 11/107-108).

    Oysa, Beyhakî’nin rivayet ettiğine göre, Abdullah b. Abbas’ın bu konudaki görüşü çok açıktır. Hud Suresindeki 107 ve 108. ayetlerinde geçen “Rabbinin dilediği hariç” istisnasını şöyle yorumlamıştır: “Muhakkakki Rabbin dilemiştir ki, kâfirler cehennemde ebedî olarak kalacaklar, müminler de cennette ebedî olarak kalacaklardır”(a.g.y).

    Buna göre Cehennemde ebedi kalmayacağı belirtilenler, mümin olarak vefat ettiği halde günahının ağır gelmesinden dolayı ceheneneme girenlerdir.


  7. 25.Eylül.2010, 16:49
    4
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    --->: cenet hayatı ebedi hayatmıdır

    Cennet ve Cehennemin ebediliği


    Evvela şunu söylemeliyiz ki, Cennetin ebediliği konusunda, âlimler arasında herhangi bir ihtilaf söz konusu değildir. Yalnız cehennemle ilgili bazı marjinal düşünceler vardır.

    Evet, Cennet ve cehennem ebedîdir. Ancak bu ebedilik Allah'ın ebediyen onları var etmesiye olacaktır. Bu nedenle Allah'ın ebediliğine aykırı bir durum yoktur.


    Bu konuyu ayet, hadis ve ehl-i sünnet âlimlerinin görüşleri doğrultusunda, maddeler halinde özetlemeye çalışacağız:

    İlgili ayetler:

    “HULD” kelimesi

    “İman edip makbul ve güzel işler yapanları müjdele; Onlara içinden ırmaklar akan cennetler vardır…Onlar orada devamlı kalacaklardır” (el-Bakara, 2/25, ayrıca bk. Bakara, 2/82).

    “İman edip makbul ve güzel işler yapanlara gelince… onlar cennetlik olup orada ebedi kalacaklardır(Araf, 7/42)

    “Günah işleyip de günahın kendisini her taraftan kuşatıp kapladığı kimselere gelince onlar cehennemliktir. Hem de onlar orada devamlı/ebedî kalacaklardır”(Bakara, 2/81).

    “Bizim ayetlerimizi yalan sayan ve kibirlenerek onlardan yüz çevirenlere gelince, onlar cehennemliktir, hem de orada devamlı/ebedî kalacaklardır”(Araf, 7/36).

    Birer misal verdiğimiz ayetlerde geçen ve “devamlı/ebedî” olarak tercüme ettiğimiz “halidun” kelimesi, “HULD” kökünden gelmektedir.

    Bu kelimenin lügat anlamı, bakî kalmak, ebedî kalmak demektir. Cennette haild olmak demek, oradan hiç çıkmadan, ebedî olarak yaşamaktır. Huld diyarı, bakî/ebedî memleket anlamına gelir. Cennetin bir ismi Daru’l-huld’dür. Halkının orada bakî kalacağını ifade etmektedir. (bk Lisanu’l-Arab. Tehzibu’l-luga, Kitabu’l-Ayn, “HLD” maddesi.)

    Kur’’an Arapça lisanı ile indirildiğine göre, “huld” kelimesini Arapların anladığı şekilde ebedilik anlamında kullanması zorunludur. Yoksa muhataplarını aldatmak gibi -haşa yüz bin defa haşa- sözünden cayması muhal olan Allah’a isnat etmek gerekir.

    EBED kelimesi

    “Kim Allah’a iman eder, makbul ve güzel işler yaparsa, Allah onun fenalıklarını, günahlarını siler ve içinde ırmaklar akan cennetlere, hem de devamlı/ebedî kalmak üzere yerleştirir” (Teğabun, 64/9).

    “Kim Allah’a ve Resulüne isyan ederse, ona cehennem ateşi vardır, hem de ebedî kalmak üzere oraya girecektir”(Cin, 72/23).

    Birer örnek olarak arz ettiğimiz bu ayetlerde de “Huld” sözcüğünün yanında bizzat Türkçe’de aynı manada kullanılan “Ebed” sözcüğü de kullanılmıştır.

    Bu ayetler, hem cennet, hem de cehennemin daimî, bakî ve ebedî birer yurt olduklarını göstermektedir.

    İnsanın aklına gelir, Acaba Allah, ahiret aleminin ebedî olduğunu vurgulamak için daha ne gibi sözcükler kullanmalıydı? Arapça’da en açık, en vurgulu bu iki sözcüğü defalarca kullandığı halde, bu konuda tatmin olabilmek için daha neler bekleyebiliriz ki?

    İlgili Hadisler:

    “Ey insanlar! Muhakkak ki, en son dönüş Allah’adır. Artık, ya cennete veya cehenneme gidilecektir. Orası ölümsüz bir ebediyet ve göçsüz bir ikamettir” Mecmau’z-zevaid’de bu hadisin sahih olduğu bildirilmiştir (bk. Macmauz-zevaid, 5/56).

    -Hz. Ebu Hureyre’nin bildirdiğine göre, Hz. Peygamber şöylşe buyurdu

    “Kıyamet günü, insanlara hitaben “Ey cennet halkı! Artık -sizin için- ölümsüz bir ebediyet vardır. Ey Cehennem halkı! Sizin için de ölümsüz bir ebediyet vardır” (Buharî, Rikak, 51; Müslim, Cennet, 40; Tirmizî, Cennet, 20).

    Bu hadislerde ebediyet kelimesinin yanında ölümsüzlük sözcüğü de kullanılarak konu tereddüde mahal bırakmayacak şekilde netleştirilmiştir.

    Allah’ın isimlerinin gereği

    Bu konuda çok şey söylenebilir. Ancak biz bir pencere olarak özet halde bazı hususları sunacağız. Çünkü arif olanlara bir işaret yeter.

    -Allah bakî olduğu gibi, Onun isim ve sıfatları da bâkîdir. Bakî olan bir Sultan-ı Zişanın saltanatının da bakî olması gerekir.

    -Gerek ayetlerde ve gerek hadislerde cennetin Allah’ın bir lütfü rahmetinin bir gereği olduğu vurgulanmıştır. Allah’ın bu sonsuz merhameti, ebedî var olduğuna göre, merhamete muhtaç olan varlıkların da ebedî kalmasını ister.

    -Kainatın –içinde bulunduğu dengelerin- şehadetiyle Allah’ın sonsuz bir adaleti vardır. Cehennem ise, ihkak-ı hak anlamındaki bir ceza yeridir. Cezaların suçlarla belli bir oran içerisinde bulunması da adalet anlayışının bir gereğidir. Bir tek küfür ve inkârcılık, sonsuz denilebilen kâinattaki varlıkların, atomların, moleküllerin, hücrelerin, her şeyin hukukuna bir tecavüz, Allah’ın bin bir isminin tecellisini yalan saymak, binlerce elçilerini yalancılıkla itham gibi sonsuz bir cinayettir. Böyle sonsuz bir cinayetin sonsuz bir cezasının olması adaletin gereğidir.

    -Kendi rablerine karşı gece-gündüz demeden Allah’a kulluk eden, onun yolunda mallarını, canlarını feda eden, yüz binlerce peygamber, veliler, şehitler, gaziler çok sevdikleri Rablerini hep görmek isterler, onun huzuruna çıkmak isterler. Şayet cennet hayatı sona ererse, bu müstesna zatlar da yok olmaya mahkum olacaklardır. İlahî sonsuz rahmet ve şefkatin buna izin vermeyeceği açıktır.

    -Bin bir çeşit nimetlerle lütuflarda bulunduğu, kendini onlara sevdirmek için, sayısız ikramlarda bulunduğu samimi kullarını yok etmekle onları gücendirir mi? Sonsuz fedakarlıkla kendisine karşı sevgi besleyenleri, idam ederek kendine düşman yapar mı?

    -Allah’ın cemal isimleri, cennetin ebediliğini istediği gibi, celal isimleri de cehennemin sonsuza dek devam etmesini isterler.

    Bu güzergâhta daha çok güzel hakikatler bulunmaktadır.

    Ehl-i sünnet alimlerinin görüşleri:

    Ehl-i sünnet itikadına göre, Cennet ve cehennem yaratılmış olup şu anda mevcuttur. Ve asla yok olmayacaktır (bk Hafız el-Asbahanî et-Teymî, el-Hücce, 1/471; Muhammed b. Abdurrahman el-Hamîs, İtikadu ehli’s-Sünne, 1/160-161; Abdulaziz, Abdullah b. Baz, Beyanu akideti ehli’s-Sünneti ve’l-Cemaa, 1/25-eş-Şamile).

    İslam alimlerinden müteşekkil bir ilmî heyet tarafından kaleme alınan “Kitabu usûli’l-iman fi davi’l-Kitabi ve’s-Sünne” adlı kitapta da bu konuda şu görüşlere yer verilmiştir.

    Cennet ve cehenneme iman etmek, ancak onlar hakkında şu üç noktaya iman etmekle gerçekleşir:

    a. Cennetin takva sahibi müminlerin varacağı yer, cehennemin de kâfir v e münafıkların gireceği yer olduğuna kesin bir itikatla inanmak( bu konu için bk. Nisa, 4/56-57).

    b. Cennet ve cehennemin şu anda mevcut olduğuna inanmak. “Cennet takva sahipleri için hazırlanmıştır”(Al-i İmran, 3/133), “Cehennem kâfirler için hazırlanmıştır”(Bakara, 2/24) ayetleri, onların şu anda mevcut olduklarını göstermektedir.

    c. Cennet ve cehennemin bakî birer yurt ve hiçbir zaman yok olmayacaklarına iman etmek ve onlarda bulunacakların da ebedî olduklarına inanmak.(bu konu için misal olarak Nisa, 4/13; Cin, 72/23’e bakılabilir)

    Alimler, “Kim Allah’a ve Resulüne isyan ederse, ona cehennem ateşi vardır, hem de ebedî kalmak üzere oraya girecektir”(Cin, 72/23) mealindeki ayette –vurgulanan ebedî olarak kalmayı, göz önünde bulundurarak- söz konusu edilen isyandan maksat şirk olduğunu söylemişlerdir. Çünkü, şirkin dışındaki günahlar en son affedilir(bk. a.g.e, s. 328-330-eş-Şamile).


  8. 25.Eylül.2010, 16:49
    4
    Silent and lonely rains
    Cennet ve Cehennemin ebediliği


    Evvela şunu söylemeliyiz ki, Cennetin ebediliği konusunda, âlimler arasında herhangi bir ihtilaf söz konusu değildir. Yalnız cehennemle ilgili bazı marjinal düşünceler vardır.

    Evet, Cennet ve cehennem ebedîdir. Ancak bu ebedilik Allah'ın ebediyen onları var etmesiye olacaktır. Bu nedenle Allah'ın ebediliğine aykırı bir durum yoktur.


    Bu konuyu ayet, hadis ve ehl-i sünnet âlimlerinin görüşleri doğrultusunda, maddeler halinde özetlemeye çalışacağız:

    İlgili ayetler:

    “HULD” kelimesi

    “İman edip makbul ve güzel işler yapanları müjdele; Onlara içinden ırmaklar akan cennetler vardır…Onlar orada devamlı kalacaklardır” (el-Bakara, 2/25, ayrıca bk. Bakara, 2/82).

    “İman edip makbul ve güzel işler yapanlara gelince… onlar cennetlik olup orada ebedi kalacaklardır(Araf, 7/42)

    “Günah işleyip de günahın kendisini her taraftan kuşatıp kapladığı kimselere gelince onlar cehennemliktir. Hem de onlar orada devamlı/ebedî kalacaklardır”(Bakara, 2/81).

    “Bizim ayetlerimizi yalan sayan ve kibirlenerek onlardan yüz çevirenlere gelince, onlar cehennemliktir, hem de orada devamlı/ebedî kalacaklardır”(Araf, 7/36).

    Birer misal verdiğimiz ayetlerde geçen ve “devamlı/ebedî” olarak tercüme ettiğimiz “halidun” kelimesi, “HULD” kökünden gelmektedir.

    Bu kelimenin lügat anlamı, bakî kalmak, ebedî kalmak demektir. Cennette haild olmak demek, oradan hiç çıkmadan, ebedî olarak yaşamaktır. Huld diyarı, bakî/ebedî memleket anlamına gelir. Cennetin bir ismi Daru’l-huld’dür. Halkının orada bakî kalacağını ifade etmektedir. (bk Lisanu’l-Arab. Tehzibu’l-luga, Kitabu’l-Ayn, “HLD” maddesi.)

    Kur’’an Arapça lisanı ile indirildiğine göre, “huld” kelimesini Arapların anladığı şekilde ebedilik anlamında kullanması zorunludur. Yoksa muhataplarını aldatmak gibi -haşa yüz bin defa haşa- sözünden cayması muhal olan Allah’a isnat etmek gerekir.

    EBED kelimesi

    “Kim Allah’a iman eder, makbul ve güzel işler yaparsa, Allah onun fenalıklarını, günahlarını siler ve içinde ırmaklar akan cennetlere, hem de devamlı/ebedî kalmak üzere yerleştirir” (Teğabun, 64/9).

    “Kim Allah’a ve Resulüne isyan ederse, ona cehennem ateşi vardır, hem de ebedî kalmak üzere oraya girecektir”(Cin, 72/23).

    Birer örnek olarak arz ettiğimiz bu ayetlerde de “Huld” sözcüğünün yanında bizzat Türkçe’de aynı manada kullanılan “Ebed” sözcüğü de kullanılmıştır.

    Bu ayetler, hem cennet, hem de cehennemin daimî, bakî ve ebedî birer yurt olduklarını göstermektedir.

    İnsanın aklına gelir, Acaba Allah, ahiret aleminin ebedî olduğunu vurgulamak için daha ne gibi sözcükler kullanmalıydı? Arapça’da en açık, en vurgulu bu iki sözcüğü defalarca kullandığı halde, bu konuda tatmin olabilmek için daha neler bekleyebiliriz ki?

    İlgili Hadisler:

    “Ey insanlar! Muhakkak ki, en son dönüş Allah’adır. Artık, ya cennete veya cehenneme gidilecektir. Orası ölümsüz bir ebediyet ve göçsüz bir ikamettir” Mecmau’z-zevaid’de bu hadisin sahih olduğu bildirilmiştir (bk. Macmauz-zevaid, 5/56).

    -Hz. Ebu Hureyre’nin bildirdiğine göre, Hz. Peygamber şöylşe buyurdu

    “Kıyamet günü, insanlara hitaben “Ey cennet halkı! Artık -sizin için- ölümsüz bir ebediyet vardır. Ey Cehennem halkı! Sizin için de ölümsüz bir ebediyet vardır” (Buharî, Rikak, 51; Müslim, Cennet, 40; Tirmizî, Cennet, 20).

    Bu hadislerde ebediyet kelimesinin yanında ölümsüzlük sözcüğü de kullanılarak konu tereddüde mahal bırakmayacak şekilde netleştirilmiştir.

    Allah’ın isimlerinin gereği

    Bu konuda çok şey söylenebilir. Ancak biz bir pencere olarak özet halde bazı hususları sunacağız. Çünkü arif olanlara bir işaret yeter.

    -Allah bakî olduğu gibi, Onun isim ve sıfatları da bâkîdir. Bakî olan bir Sultan-ı Zişanın saltanatının da bakî olması gerekir.

    -Gerek ayetlerde ve gerek hadislerde cennetin Allah’ın bir lütfü rahmetinin bir gereği olduğu vurgulanmıştır. Allah’ın bu sonsuz merhameti, ebedî var olduğuna göre, merhamete muhtaç olan varlıkların da ebedî kalmasını ister.

    -Kainatın –içinde bulunduğu dengelerin- şehadetiyle Allah’ın sonsuz bir adaleti vardır. Cehennem ise, ihkak-ı hak anlamındaki bir ceza yeridir. Cezaların suçlarla belli bir oran içerisinde bulunması da adalet anlayışının bir gereğidir. Bir tek küfür ve inkârcılık, sonsuz denilebilen kâinattaki varlıkların, atomların, moleküllerin, hücrelerin, her şeyin hukukuna bir tecavüz, Allah’ın bin bir isminin tecellisini yalan saymak, binlerce elçilerini yalancılıkla itham gibi sonsuz bir cinayettir. Böyle sonsuz bir cinayetin sonsuz bir cezasının olması adaletin gereğidir.

    -Kendi rablerine karşı gece-gündüz demeden Allah’a kulluk eden, onun yolunda mallarını, canlarını feda eden, yüz binlerce peygamber, veliler, şehitler, gaziler çok sevdikleri Rablerini hep görmek isterler, onun huzuruna çıkmak isterler. Şayet cennet hayatı sona ererse, bu müstesna zatlar da yok olmaya mahkum olacaklardır. İlahî sonsuz rahmet ve şefkatin buna izin vermeyeceği açıktır.

    -Bin bir çeşit nimetlerle lütuflarda bulunduğu, kendini onlara sevdirmek için, sayısız ikramlarda bulunduğu samimi kullarını yok etmekle onları gücendirir mi? Sonsuz fedakarlıkla kendisine karşı sevgi besleyenleri, idam ederek kendine düşman yapar mı?

    -Allah’ın cemal isimleri, cennetin ebediliğini istediği gibi, celal isimleri de cehennemin sonsuza dek devam etmesini isterler.

    Bu güzergâhta daha çok güzel hakikatler bulunmaktadır.

    Ehl-i sünnet alimlerinin görüşleri:

    Ehl-i sünnet itikadına göre, Cennet ve cehennem yaratılmış olup şu anda mevcuttur. Ve asla yok olmayacaktır (bk Hafız el-Asbahanî et-Teymî, el-Hücce, 1/471; Muhammed b. Abdurrahman el-Hamîs, İtikadu ehli’s-Sünne, 1/160-161; Abdulaziz, Abdullah b. Baz, Beyanu akideti ehli’s-Sünneti ve’l-Cemaa, 1/25-eş-Şamile).

    İslam alimlerinden müteşekkil bir ilmî heyet tarafından kaleme alınan “Kitabu usûli’l-iman fi davi’l-Kitabi ve’s-Sünne” adlı kitapta da bu konuda şu görüşlere yer verilmiştir.

    Cennet ve cehenneme iman etmek, ancak onlar hakkında şu üç noktaya iman etmekle gerçekleşir:

    a. Cennetin takva sahibi müminlerin varacağı yer, cehennemin de kâfir v e münafıkların gireceği yer olduğuna kesin bir itikatla inanmak( bu konu için bk. Nisa, 4/56-57).

    b. Cennet ve cehennemin şu anda mevcut olduğuna inanmak. “Cennet takva sahipleri için hazırlanmıştır”(Al-i İmran, 3/133), “Cehennem kâfirler için hazırlanmıştır”(Bakara, 2/24) ayetleri, onların şu anda mevcut olduklarını göstermektedir.

    c. Cennet ve cehennemin bakî birer yurt ve hiçbir zaman yok olmayacaklarına iman etmek ve onlarda bulunacakların da ebedî olduklarına inanmak.(bu konu için misal olarak Nisa, 4/13; Cin, 72/23’e bakılabilir)

    Alimler, “Kim Allah’a ve Resulüne isyan ederse, ona cehennem ateşi vardır, hem de ebedî kalmak üzere oraya girecektir”(Cin, 72/23) mealindeki ayette –vurgulanan ebedî olarak kalmayı, göz önünde bulundurarak- söz konusu edilen isyandan maksat şirk olduğunu söylemişlerdir. Çünkü, şirkin dışındaki günahlar en son affedilir(bk. a.g.e, s. 328-330-eş-Şamile).


  9. 25.Eylül.2010, 17:39
    5
    YaZaROW
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 31.Temmuz.2010
    Üye No: 77650
    Mesaj Sayısı: 1,125
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    --->: cenet hayatı ebedi hayatmıdır

    Kur'an'ı Azimüşşanı açın, bir yardım saat kadar okuyun. İstediğiniz bir yerinden. Muhakkak şu cümleye rastlarsınız. "...Onları içinde ebedi kalacakları, altından ırmaklar akan cennetlere koyacağız..." Bunun gibi cümleler. Bu da demek oluyor ki Allah'ın son peygamberi (s.a.v) ile bizlere gönderdiği kitabı bunu doğruluyor.

    Selametle



  10. 25.Eylül.2010, 17:39
    5
    YaZaROW - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Kur'an'ı Azimüşşanı açın, bir yardım saat kadar okuyun. İstediğiniz bir yerinden. Muhakkak şu cümleye rastlarsınız. "...Onları içinde ebedi kalacakları, altından ırmaklar akan cennetlere koyacağız..." Bunun gibi cümleler. Bu da demek oluyor ki Allah'ın son peygamberi (s.a.v) ile bizlere gönderdiği kitabı bunu doğruluyor.

    Selametle



  11. 25.Eylül.2010, 20:56
    6
    yolcu365
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 25.Eylül.2010
    Üye No: 79143
    Mesaj Sayısı: 113
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0
    Bulunduğu yer: kayıp şehir

    --->: cenet hayatı ebedi hayatmıdır

    sevindirici bilgiler için allah razı olsun.


  12. 25.Eylül.2010, 20:56
    6
    yolcu365 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    sevindirici bilgiler için allah razı olsun.


  13. 25.Eylül.2010, 22:48
    7
    ravza 2
    ALLAH C.C garip bir kulu

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 31.Ocak.2010
    Üye No: 72957
    Mesaj Sayısı: 2,194
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 31

    --->: cenet hayatı ebedi hayatmıdır

    ALLAH C.C razı olsun RABBİMİZİN cennetiyle mükafatlandırdığı kullarından oluruz inşALLAH


  14. 25.Eylül.2010, 22:48
    7
    ravza 2 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    ALLAH C.C garip bir kulu
    ALLAH C.C razı olsun RABBİMİZİN cennetiyle mükafatlandırdığı kullarından oluruz inşALLAH


  15. 25.Eylül.2010, 22:51
    8
    YaZaROW
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 31.Temmuz.2010
    Üye No: 77650
    Mesaj Sayısı: 1,125
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    --->: cenet hayatı ebedi hayatmıdır

    Allah hepimizden razı olur inşaAllah.


  16. 25.Eylül.2010, 22:51
    8
    YaZaROW - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Allah hepimizden razı olur inşaAllah.


  17. 26.Eylül.2010, 12:26
    9
    ferah36
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 01.Nisan.2010
    Üye No: 74798
    Mesaj Sayısı: 96
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    --->: cenet hayatı ebedi hayatmıdır

    Yaratılmış hiç bir şey, ezeli de değildir, ebedi de olamaz. Eğer ebedi olacak olsa, "ebed" konusunda Allah'ın benzeri olurdu, ki bu mümkün değildir. Şu kadarını söyleyelim.

    Sonsuz denecek kadar UZUN bir hayattır, Cennet hayatı.

    Şöyle kıyaslama yapmışlardır: Ahiret hayatına kıyasla, Dünya hayatının uzunluğu, bir insan ömrünün içinde göz kırpma zamanı karadır


  18. 26.Eylül.2010, 12:26
    9
    ferah36 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye
    Yaratılmış hiç bir şey, ezeli de değildir, ebedi de olamaz. Eğer ebedi olacak olsa, "ebed" konusunda Allah'ın benzeri olurdu, ki bu mümkün değildir. Şu kadarını söyleyelim.

    Sonsuz denecek kadar UZUN bir hayattır, Cennet hayatı.

    Şöyle kıyaslama yapmışlardır: Ahiret hayatına kıyasla, Dünya hayatının uzunluğu, bir insan ömrünün içinde göz kırpma zamanı karadır


  19. 26.Eylül.2010, 12:55
    10
    YaZaROW
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 31.Temmuz.2010
    Üye No: 77650
    Mesaj Sayısı: 1,125
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    --->: cenet hayatı ebedi hayatmıdır

    Sonsuzdur kardeşim. Allah ebedi diyorsa biz de ebedi yani sonsuz anlarız. Bunlar kafamızda yorumlayabileceğimiz şeyler değil. Allah ne diyorsa odur.


  20. 26.Eylül.2010, 12:55
    10
    YaZaROW - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Sonsuzdur kardeşim. Allah ebedi diyorsa biz de ebedi yani sonsuz anlarız. Bunlar kafamızda yorumlayabileceğimiz şeyler değil. Allah ne diyorsa odur.


  21. 26.Eylül.2010, 13:01
    11
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    --->: cenet hayatı ebedi hayatmıdır

    ferah36isimli üyeden
    Alıntı
    Yaratılmış hiç bir şey, ezeli de değildir, ebedi de olamaz. Eğer ebedi olacak olsa, "ebed" konusunda Allah'ın benzeri olurdu, ki bu mümkün değildir. Şu kadarını söyleyelim.

    Sonsuz denecek kadar UZUN bir hayattır, Cennet hayatı.

    Şöyle kıyaslama yapmışlardır: Ahiret hayatına kıyasla, Dünya hayatının uzunluğu, bir insan ömrünün içinde göz kırpma zamanı karadır


    Bu Ayet-i Kerimeler bu sorunun cevabı için yeterlidir kardeşim
    selametle




    onlar orada ebedî kalacaklardır" (el-Bakara, 2/25).


    Mahşer vaktinde sizi toplayacağı gün, işte o zarar günüdür. (Ancak) kim Allah'a inanır ve yararlı iş yaparsa, Allah onun kötülüklerini örter, onu (ve benzerlerini), içinde ebedî kalacakları, altlarından ırmaklar akan cennetlere sokar. İşte büyük kurtuluş budur. (TEĞÂBÜN suresi 9. ayet)


    İman edip sâlih amel işleyenleri, karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için size Allah'ın apaçık âyetlerini okuyan bir Peygamber göndermiştir. Kim Allah'a inanır ve faydalı iş yaparsa Allah onu, altlarından ırmaklar akan, içinde ebedî kalacakları cennetlere sokar. Allah o kimse için gerçekten güzel bir rızık vermiştir. (TALÂK suresi 11. ayet)


  22. 26.Eylül.2010, 13:01
    11
    Silent and lonely rains
    ferah36isimli üyeden
    Alıntı
    Yaratılmış hiç bir şey, ezeli de değildir, ebedi de olamaz. Eğer ebedi olacak olsa, "ebed" konusunda Allah'ın benzeri olurdu, ki bu mümkün değildir. Şu kadarını söyleyelim.

    Sonsuz denecek kadar UZUN bir hayattır, Cennet hayatı.

    Şöyle kıyaslama yapmışlardır: Ahiret hayatına kıyasla, Dünya hayatının uzunluğu, bir insan ömrünün içinde göz kırpma zamanı karadır


    Bu Ayet-i Kerimeler bu sorunun cevabı için yeterlidir kardeşim
    selametle




    onlar orada ebedî kalacaklardır" (el-Bakara, 2/25).


    Mahşer vaktinde sizi toplayacağı gün, işte o zarar günüdür. (Ancak) kim Allah'a inanır ve yararlı iş yaparsa, Allah onun kötülüklerini örter, onu (ve benzerlerini), içinde ebedî kalacakları, altlarından ırmaklar akan cennetlere sokar. İşte büyük kurtuluş budur. (TEĞÂBÜN suresi 9. ayet)


    İman edip sâlih amel işleyenleri, karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için size Allah'ın apaçık âyetlerini okuyan bir Peygamber göndermiştir. Kim Allah'a inanır ve faydalı iş yaparsa Allah onu, altlarından ırmaklar akan, içinde ebedî kalacakları cennetlere sokar. Allah o kimse için gerçekten güzel bir rızık vermiştir. (TALÂK suresi 11. ayet)


  23. 26.Eylül.2010, 13:27
    12
    yeşil sancak
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 11.Mart.2010
    Üye No: 74102
    Mesaj Sayısı: 170
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2

    --->: cenet hayatı ebedi hayatmıdır

    islam aleminde hiç kabul görmemiş islam inancına aykırı böyle bir inancın küfür olduğu belli iken böyle düşünenlerde var demenin manası nedir... Müslümanlar için Cennet ebedi kafirler içinse Cehennem Ebedidir. Bunun aksini savunanlar Allah Korusun İslam dininden çıkmış olurlar.... Kafa karıştırmaya gerek varmı...


  24. 26.Eylül.2010, 13:27
    12
    yeşil sancak - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Devamlı Üye
    islam aleminde hiç kabul görmemiş islam inancına aykırı böyle bir inancın küfür olduğu belli iken böyle düşünenlerde var demenin manası nedir... Müslümanlar için Cennet ebedi kafirler içinse Cehennem Ebedidir. Bunun aksini savunanlar Allah Korusun İslam dininden çıkmış olurlar.... Kafa karıştırmaya gerek varmı...





+ Yorum Gönder
Git 12 Son