Konusunu Oylayın.: Cinsel isteklerimi arzularımı nasıl yenebilirim

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 11 kişi
Cinsel isteklerimi arzularımı nasıl yenebilirim
  1. 23.Eylül.2010, 20:41
    1
    ->Es Pisman<-
    Kitmir

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 15.Eylül.2010
    Üye No: 78936
    Mesaj Sayısı: 285
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 3
    Bulunduğu yer: MecnunMisaliCollerden

    Cinsel isteklerimi arzularımı nasıl yenebilirim






    Cinsel isteklerimi arzularımı nasıl yenebilirim Mumsema Selamun Aleykum,

    Bu konuyu yazana kadar cok dusundum ama yinede utana sIkIla yaziyorum. Inanin ne yapacagimi bilmiyorum. Camideki hocaya sormaya utaniyorum. Bi kac arkadasima sordum dalga geciyorlar :-( Burda ALLAHa (cc) sukur dindar insanlar cok, hatta alimler bile var aramizda. Ben evliyim ama hanimla problemler yasadigimdan dolayi ayriyiz. Ve bi muddet bu boyle surecek gibi.

    Eskiden cok gunahlar isledim iki ay once tevbe ettim ve ALLAHa (cc) sukur tevbemde sadigim. Yalniz nefsim cok saldiriyor. Nefsime yenik dusmekten korkuyorum. Bildiginiz belirli dua ya da ayet v.s. varmi, okusamda su cinsel arzularimi yatistirsa Yoksa yine nefsime yenik dusup, imtihani kaybetmekten korkuyorum. Namazlarimda hep dua ediyorum ALLAHim (cc) sen bana sabir ver diye.


  2. 23.Eylül.2010, 20:41
    1



    Selamun Aleykum,

    Bu konuyu yazana kadar cok dusundum ama yinede utana sIkIla yaziyorum. Inanin ne yapacagimi bilmiyorum. Camideki hocaya sormaya utaniyorum. Bi kac arkadasima sordum dalga geciyorlar :-( Burda ALLAHa (cc) sukur dindar insanlar cok, hatta alimler bile var aramizda. Ben evliyim ama hanimla problemler yasadigimdan dolayi ayriyiz. Ve bi muddet bu boyle surecek gibi.

    Eskiden cok gunahlar isledim iki ay once tevbe ettim ve ALLAHa (cc) sukur tevbemde sadigim. Yalniz nefsim cok saldiriyor. Nefsime yenik dusmekten korkuyorum. Bildiginiz belirli dua ya da ayet v.s. varmi, okusamda su cinsel arzularimi yatistirsa Yoksa yine nefsime yenik dusup, imtihani kaybetmekten korkuyorum. Namazlarimda hep dua ediyorum ALLAHim (cc) sen bana sabir ver diye.


    Benzer Konular

    - Üşengeçliği nasıl yenebilirim

    - Öfkemi nasıl yenebilirim?

    - Korkumu nasıl yenebilirim

    - Nefsimi nasıl yenebilirim?

    - Heyecanımı nasıl yenebilirim?

  3. 23.Eylül.2010, 20:59
    2
    YaZaROW
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 31.Temmuz.2010
    Üye No: 77650
    Mesaj Sayısı: 1,125
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    --->: Cinsel isteklerimi arzularimi nasil yenebilirim?




    Bir tek siz mi? diye olaya giriş atayım. Bilinen dualar herkesin işine yarayacaktır inşaallah.


  4. 23.Eylül.2010, 20:59
    2
    YaZaROW - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli



    Bir tek siz mi? diye olaya giriş atayım. Bilinen dualar herkesin işine yarayacaktır inşaallah.


  5. 23.Eylül.2010, 21:00
    3
    ->Es Pisman<-
    Kitmir

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 15.Eylül.2010
    Üye No: 78936
    Mesaj Sayısı: 285
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 3
    Bulunduğu yer: MecnunMisaliCollerden

    --->: Cinsel isteklerimi arzularimi nasil yenebilirim?

    :-( inan yerin dibine geciyorum sorarken ama caresizim, bilincli bir sekilde gunah islemek istemiyorum artik


  6. 23.Eylül.2010, 21:00
    3
    :-( inan yerin dibine geciyorum sorarken ama caresizim, bilincli bir sekilde gunah islemek istemiyorum artik


  7. 23.Eylül.2010, 21:10
    4
    aziz83
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 29.Ağustos.2010
    Üye No: 78582
    Mesaj Sayısı: 754
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    --->: Cinsel isteklerimi arzularimi nasil yenebilirim?

    NEFSİ EMMARE’YE TABİ OLMAK HELAK EDİCİDİR. İLACI KUR'AN VE SÜNNETE TAM İTTİBADIR!!!


    Nefsi emmareye tabi olmak dinde helak edicilerden sayıldı.
    Bunun açıklaması Rasülüllah S.A:V’in miracının hikmetinde zikredildiği üzere şöyledir:
    Dört büyük melek (Cebrail, Mikail, İsrafil, Azrail) dört meselede dört bin sene tartıştılar, halline muvaffak olamadılar. Rasülüllah Aleyhisselâm peygamber olarak gönderildiği zaman çözemedikleri meselelerin ancak onun tarafından halledileceğini anladılar ve bu hususta Allâh’ü Teâlâ’ya yalvardılar. Bunun üzerine Hazreti Allah habibini huzuruna çağırdı, vahy ettiğini vahy etti.
    Sonra buyurdu ki:
    -“Ya Muhammed! Mele-i Âlâ’nın (dört büyük melek) tartıştığı şeyleri biliyor musun?” Rasülüllah Aleyhisselâm buyurdu ki:
    -“Evet biliyorum. Keffârât, münciyât, derecât ve mühlikât’ın neler olduğunda tartışıyorlar.”
    Hazreti Allah:.
    -“Ey meleklerim! Müşkilatınızı çözecek zatı buldunuz, suallerinizi sorun” buyurdu.
    -“İsrafil Aleyhisselâm “keffaretler (günahların affına vesile olan ibadetler) nedir?” diye sordu. Aleyhisselâm efendimiz cevap verdi:
    -Şiddetli soğuklarda (dahi) suyu her uzva gereği gibi hakkınca vererek abdest almak, ayakların cemaate yürümesi, bir namazdan sonra (ikinci) namaz vaktini beklemek.
    Mikail A.S:
    -“Derecât (mümine manevi derece kazandıran şeyler) nedir?” diye sordu. Rasülüllah A.S:
    -Yemek yedirmek, selamı yaymak, insanlar uykuda iken gece namaz kılmak,” buyurdu.
    Sonra Cebrail A.S:
    -“Münciyât (mümini kurtaracak şeyler) nedir?” diye sordu. Rasülüllah A.S:
    -“Gizli ve âşikarda Allah’tan korkmak, fakirlik ve zenginlik hallerinde, doğruluk, öfke ve rıza anında adalet” buyurdu.
    Azrail A.S:
    -“Mühlikât (insanı helak eden şeyler) nelerdir? diye sordu. Rasülüllah A.S: -İtaat olunan cimrilik, tabi olunan heva (nefis), kişinin kendini beğenmesidir” buyurdu.
    Hazreti Allah C.C her defasında “Muhammed doğru söyledi” buyuru.

    Sırrı-yi Sekati Kuddise Sirruh’dan rivayet olundu. Buyurdu ki:
    -“Cüneyd-i Bağdadi’nin yanına girdim, ağlıyordu. Ona:
    -“Niçin ağlıyorsun?” diye sordum. Dedi ki:
    -“Dün gece küçük kızım bana geldi ve “Babacığım, bu gece sıcak bir gecedir, sen de su kabını buraya koyuyorsun” dedi. Gözlerim ağırlaştı, uyudum. Rüyamda çok güzel bir cariye gördüm. Gökyüzünden inmişti. Ona:
    -“Sen kimin içinsin?” diye sordum. Dedi ki:
    -“Bardaktan soğuk su içmeyenler için” dedi.
    -“Uyandığımda bardağı aldım yere vurdum”.
    Sırri’yi Sekati; “desti (bardak) kırıklarını gördüm” dedi.
    O büyük zatların dünya nimetlerini terk edişlerine bak. Nefisleri için soğuk suya ve leziz yemeklere razı olmadılar.

    Denildi ki:
    Dört şey, ancak dört şey ile elde edilir,
    1- (Ahiret) nimetleri, (dünya) nimetlerini terk etmekle,
    2- Baki (ahiret), faniyi (dünyayı) terk etmekle,
    3- Allah’ın rızası, nefsin öfkesini terk etmekle,
    4- Ahiret rahatı, dünya rahatını terk ekmekle elde edilir.

    Rivayete göre:
    Selef-i Salihin, yaşları kırka yaklaştığı zaman döşeğini dürer, katlar, geceleri yatmazdı. Ancak duha namazından sonra kaylule (öğle uykusu) için yatarlardı.
    Tabiin ve teb’a-i tabiinden Alkame, Hammad, İbn-i Müseyyeb, Fudayl, Lavus, Rebi ve diğerleri gibi bir çok zevat, geceleri ihya ederler, yatsı abdesti ile sabah namazını kılarlardı. Onların kıyamı (ibadeti) ruhları için gıda idi.

    Ebu Hanife Rahmetullahi Aleyh’in gece zikri vardı. Bu da; Kur’an-ı Kerim’i hatim etmekti. Kırk sene yatsı abdesti ile sabah namazını kıldı. Geceleyin ağlamasını komşuları işitir ve ona acırlardı.


  8. 23.Eylül.2010, 21:10
    4
    aziz83 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    NEFSİ EMMARE’YE TABİ OLMAK HELAK EDİCİDİR. İLACI KUR'AN VE SÜNNETE TAM İTTİBADIR!!!


    Nefsi emmareye tabi olmak dinde helak edicilerden sayıldı.
    Bunun açıklaması Rasülüllah S.A:V’in miracının hikmetinde zikredildiği üzere şöyledir:
    Dört büyük melek (Cebrail, Mikail, İsrafil, Azrail) dört meselede dört bin sene tartıştılar, halline muvaffak olamadılar. Rasülüllah Aleyhisselâm peygamber olarak gönderildiği zaman çözemedikleri meselelerin ancak onun tarafından halledileceğini anladılar ve bu hususta Allâh’ü Teâlâ’ya yalvardılar. Bunun üzerine Hazreti Allah habibini huzuruna çağırdı, vahy ettiğini vahy etti.
    Sonra buyurdu ki:
    -“Ya Muhammed! Mele-i Âlâ’nın (dört büyük melek) tartıştığı şeyleri biliyor musun?” Rasülüllah Aleyhisselâm buyurdu ki:
    -“Evet biliyorum. Keffârât, münciyât, derecât ve mühlikât’ın neler olduğunda tartışıyorlar.”
    Hazreti Allah:.
    -“Ey meleklerim! Müşkilatınızı çözecek zatı buldunuz, suallerinizi sorun” buyurdu.
    -“İsrafil Aleyhisselâm “keffaretler (günahların affına vesile olan ibadetler) nedir?” diye sordu. Aleyhisselâm efendimiz cevap verdi:
    -Şiddetli soğuklarda (dahi) suyu her uzva gereği gibi hakkınca vererek abdest almak, ayakların cemaate yürümesi, bir namazdan sonra (ikinci) namaz vaktini beklemek.
    Mikail A.S:
    -“Derecât (mümine manevi derece kazandıran şeyler) nedir?” diye sordu. Rasülüllah A.S:
    -Yemek yedirmek, selamı yaymak, insanlar uykuda iken gece namaz kılmak,” buyurdu.
    Sonra Cebrail A.S:
    -“Münciyât (mümini kurtaracak şeyler) nedir?” diye sordu. Rasülüllah A.S:
    -“Gizli ve âşikarda Allah’tan korkmak, fakirlik ve zenginlik hallerinde, doğruluk, öfke ve rıza anında adalet” buyurdu.
    Azrail A.S:
    -“Mühlikât (insanı helak eden şeyler) nelerdir? diye sordu. Rasülüllah A.S: -İtaat olunan cimrilik, tabi olunan heva (nefis), kişinin kendini beğenmesidir” buyurdu.
    Hazreti Allah C.C her defasında “Muhammed doğru söyledi” buyuru.

    Sırrı-yi Sekati Kuddise Sirruh’dan rivayet olundu. Buyurdu ki:
    -“Cüneyd-i Bağdadi’nin yanına girdim, ağlıyordu. Ona:
    -“Niçin ağlıyorsun?” diye sordum. Dedi ki:
    -“Dün gece küçük kızım bana geldi ve “Babacığım, bu gece sıcak bir gecedir, sen de su kabını buraya koyuyorsun” dedi. Gözlerim ağırlaştı, uyudum. Rüyamda çok güzel bir cariye gördüm. Gökyüzünden inmişti. Ona:
    -“Sen kimin içinsin?” diye sordum. Dedi ki:
    -“Bardaktan soğuk su içmeyenler için” dedi.
    -“Uyandığımda bardağı aldım yere vurdum”.
    Sırri’yi Sekati; “desti (bardak) kırıklarını gördüm” dedi.
    O büyük zatların dünya nimetlerini terk edişlerine bak. Nefisleri için soğuk suya ve leziz yemeklere razı olmadılar.

    Denildi ki:
    Dört şey, ancak dört şey ile elde edilir,
    1- (Ahiret) nimetleri, (dünya) nimetlerini terk etmekle,
    2- Baki (ahiret), faniyi (dünyayı) terk etmekle,
    3- Allah’ın rızası, nefsin öfkesini terk etmekle,
    4- Ahiret rahatı, dünya rahatını terk ekmekle elde edilir.

    Rivayete göre:
    Selef-i Salihin, yaşları kırka yaklaştığı zaman döşeğini dürer, katlar, geceleri yatmazdı. Ancak duha namazından sonra kaylule (öğle uykusu) için yatarlardı.
    Tabiin ve teb’a-i tabiinden Alkame, Hammad, İbn-i Müseyyeb, Fudayl, Lavus, Rebi ve diğerleri gibi bir çok zevat, geceleri ihya ederler, yatsı abdesti ile sabah namazını kılarlardı. Onların kıyamı (ibadeti) ruhları için gıda idi.

    Ebu Hanife Rahmetullahi Aleyh’in gece zikri vardı. Bu da; Kur’an-ı Kerim’i hatim etmekti. Kırk sene yatsı abdesti ile sabah namazını kıldı. Geceleyin ağlamasını komşuları işitir ve ona acırlardı.


  9. 23.Eylül.2010, 21:28
    5
    aziz83
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 29.Ağustos.2010
    Üye No: 78582
    Mesaj Sayısı: 754
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    --->: Cinsel isteklerimi arzularimi nasil yenebilirim?

    NEFİS TERBİYESİ
    Soru:
    --Nefsi terbiye etmenin ilk yolu nedir?

    --Tasavvufa girmektir. Girmişse, vazifeleri yapmaktır.


    Soru:
    --Nefsi alt etme, terbiye etme yönünde bize bir şeyler söyleyebilir misiniz?

    --Nefsiye terbiye etmenin, alt etmenin iki yolu vardır:

    1. Birinci yolu, nefsin gücünü, kuvvetini azaltmaktır. Oruç tutarsın azalır, az uyursun kuvveti azalır... Çok konuşmazsın, hatalara düşmezsin... İnsanların arasına çok katılmazsın, tenhada durursun, kendi başına durursun, rahat olursun... Bunlara işte kıllet-i taâm, kıllet-i kelâm, kıllet-i menâm, uzlet-i enâm, zikr-i müdâm demişler. Zikre müdâvim olursun. Böyle tedbirlerle, terbiye ile nefsin arzuları kırılır.

    Yâni, arzuları zayıflıyor zaten... Coşkunluğu kalmıyor arzularının... Oruç tuttuğu zaman, az uyuduğu zaman vs. Böyle bir yol vardır.

    2. Bir de zikre kuvvet gidilip, insanın aşkının, şevkinin, muhabbetinin, Allah-u Teâlâ Hazretleri'nin yoluna sevgisinin coşması sûretiyle, günahlara nazar etmeyecek hale gelmesi vardır. Aşk ve muhabbet yolu ile terbiye, zikre devam ederek; o da olabilir.

    Tabii, hepsinin çeşit çeşit incelikleri vardır. Tarikatte halvet vardır. Şeyh efendinin çeşitli tâlimatı vardır.


    Soru:
    --Nefsi uysallaştırmanın yolu nedir?

    --Az yemektir, az konuşmaktır, az uyumaktır, çok zikretmektir.

    Soru:
    --Kitaplarda az yemek tavsiye ediliyor. Fakat, buna riayet ettiğimde, ailemin, çevremin tepkisini çekiyorum. Çok zayıf olduğumu söylüyorlar. Acaba ne yapmalıyım?

    --Peygamber Efendimiz SAS buyuruyor ki: "Kuvvetli müslüman, zayıf müslümandan daha hayırlıdır. Hepsi hayırlıdır ama, o daha hayırlıdır." O halde vücudun zaafa düşmemesi önemli... Zayıfsan gerçekten, verem olacağına, ağzın kokacağına, Allah rızası için yemek ye!.. Yâni kuvvetli olayım da, iyi müslüman olayım diye...

    Yemeğin azaltılması şu sebeptendir: Yemeği çok yediği zaman, insanın nefsi kuvvetlenir. İnsanı haramlara, günahlara sevkeder. Oruçlu olduğu zaman, az yediği zaman nefsi kuvvetlenmez. O bakımdandır. Bunun ölçüsü, vücudun zayıf düşmemesidir.

    Soru:
    --Samîmî müslüman olmak için ne yapmak lâzım?

    --Derviş olmak lâzım. Samîmî müslümanlık yolu o, takvâ yolu o...

    Soru:
    --Şehvet kesilmeden dervişlikte ilerlenilir mi?

    --Şehvet kesilmez, kesilmesi de gerekmez. Çünkü, normal ölçüler içinde Allah öyle yaratmıştır, normaldir. Onun esiri olmak doğru değildir. İnsan evlenecek, evlât yetiştirecek... Hayırlı evlâtlar insanın dünya va ahiretinin sevabının artmasına vesile olur. Ümmet-i Muhammed'in adedi artar... vs. Bunlar normal şeyler...

    İslâm'da fıtrata aykırı bir durum yoktur. İslâm, fıtratı doğru bir yola sevkeder. Yaratılışında insanın bu duygular varsa, bunun meşrû yolu da nikâhtır, evliliktir; bu normaldir. Evlendiği zaman, insanın dini bütünleşiyor. Demek ki, doğrudan doğruya bu duygular insanın mânevî ilerlemesine zarar vermiyor. Aklını başından alır da çok meşgul ederse, tabii ilerletmez o zaman... Onun için de oruç tutmak lâzım, gözünü haramdan sakınmak lâzım ve zikre devam etmek lâzım!..

    Soru:
    --Çok uyuyorum, ne tavsiye edersiniz?

    --İnsanın çok uyuması, yaşıyla ilgili olabilir. Meselâ, çocuklar çok uyurlar, yaşlılar uyumak istedikleri halde uyuyamazlar. Yaşla igili bir meseledir. Sonra delikanlılık çağında büluğ meseleleriyle ilgilidir.

    Bazen yemekle ilgilidir. Çok yemek yediği zaman insan, hemen gözleri mahmurlaşır, yatacak yer aramağa başlar.

    Bazen de uykusuz kaldığı zaman olur. O da normaldir. Olduğu yerde böyle başı yere düşer. Uykuyu normal miktarda uyumak lâzım!..

    Bunun normal şekli ikidir: Bir yatsıdan sonra yatmalı, teheccüd zamanına kadar uyumalı!.. Mümkünse bir de öğleden evvel Efendimiz uyurdu; o uykuyu uyumalı!.. Bu ikisini yaptı mı insan, çakı gibi sıhhatli olur.

    Çok uykuya düşmemek için ikinci şey, çok yemek yememeli!.. Vücuduna lâzım olacak kadar yemeli... Fazla yediği zaman, fazla uyur.



  10. 23.Eylül.2010, 21:28
    5
    aziz83 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    NEFİS TERBİYESİ
    Soru:
    --Nefsi terbiye etmenin ilk yolu nedir?

    --Tasavvufa girmektir. Girmişse, vazifeleri yapmaktır.


    Soru:
    --Nefsi alt etme, terbiye etme yönünde bize bir şeyler söyleyebilir misiniz?

    --Nefsiye terbiye etmenin, alt etmenin iki yolu vardır:

    1. Birinci yolu, nefsin gücünü, kuvvetini azaltmaktır. Oruç tutarsın azalır, az uyursun kuvveti azalır... Çok konuşmazsın, hatalara düşmezsin... İnsanların arasına çok katılmazsın, tenhada durursun, kendi başına durursun, rahat olursun... Bunlara işte kıllet-i taâm, kıllet-i kelâm, kıllet-i menâm, uzlet-i enâm, zikr-i müdâm demişler. Zikre müdâvim olursun. Böyle tedbirlerle, terbiye ile nefsin arzuları kırılır.

    Yâni, arzuları zayıflıyor zaten... Coşkunluğu kalmıyor arzularının... Oruç tuttuğu zaman, az uyuduğu zaman vs. Böyle bir yol vardır.

    2. Bir de zikre kuvvet gidilip, insanın aşkının, şevkinin, muhabbetinin, Allah-u Teâlâ Hazretleri'nin yoluna sevgisinin coşması sûretiyle, günahlara nazar etmeyecek hale gelmesi vardır. Aşk ve muhabbet yolu ile terbiye, zikre devam ederek; o da olabilir.

    Tabii, hepsinin çeşit çeşit incelikleri vardır. Tarikatte halvet vardır. Şeyh efendinin çeşitli tâlimatı vardır.


    Soru:
    --Nefsi uysallaştırmanın yolu nedir?

    --Az yemektir, az konuşmaktır, az uyumaktır, çok zikretmektir.

    Soru:
    --Kitaplarda az yemek tavsiye ediliyor. Fakat, buna riayet ettiğimde, ailemin, çevremin tepkisini çekiyorum. Çok zayıf olduğumu söylüyorlar. Acaba ne yapmalıyım?

    --Peygamber Efendimiz SAS buyuruyor ki: "Kuvvetli müslüman, zayıf müslümandan daha hayırlıdır. Hepsi hayırlıdır ama, o daha hayırlıdır." O halde vücudun zaafa düşmemesi önemli... Zayıfsan gerçekten, verem olacağına, ağzın kokacağına, Allah rızası için yemek ye!.. Yâni kuvvetli olayım da, iyi müslüman olayım diye...

    Yemeğin azaltılması şu sebeptendir: Yemeği çok yediği zaman, insanın nefsi kuvvetlenir. İnsanı haramlara, günahlara sevkeder. Oruçlu olduğu zaman, az yediği zaman nefsi kuvvetlenmez. O bakımdandır. Bunun ölçüsü, vücudun zayıf düşmemesidir.

    Soru:
    --Samîmî müslüman olmak için ne yapmak lâzım?

    --Derviş olmak lâzım. Samîmî müslümanlık yolu o, takvâ yolu o...

    Soru:
    --Şehvet kesilmeden dervişlikte ilerlenilir mi?

    --Şehvet kesilmez, kesilmesi de gerekmez. Çünkü, normal ölçüler içinde Allah öyle yaratmıştır, normaldir. Onun esiri olmak doğru değildir. İnsan evlenecek, evlât yetiştirecek... Hayırlı evlâtlar insanın dünya va ahiretinin sevabının artmasına vesile olur. Ümmet-i Muhammed'in adedi artar... vs. Bunlar normal şeyler...

    İslâm'da fıtrata aykırı bir durum yoktur. İslâm, fıtratı doğru bir yola sevkeder. Yaratılışında insanın bu duygular varsa, bunun meşrû yolu da nikâhtır, evliliktir; bu normaldir. Evlendiği zaman, insanın dini bütünleşiyor. Demek ki, doğrudan doğruya bu duygular insanın mânevî ilerlemesine zarar vermiyor. Aklını başından alır da çok meşgul ederse, tabii ilerletmez o zaman... Onun için de oruç tutmak lâzım, gözünü haramdan sakınmak lâzım ve zikre devam etmek lâzım!..

    Soru:
    --Çok uyuyorum, ne tavsiye edersiniz?

    --İnsanın çok uyuması, yaşıyla ilgili olabilir. Meselâ, çocuklar çok uyurlar, yaşlılar uyumak istedikleri halde uyuyamazlar. Yaşla igili bir meseledir. Sonra delikanlılık çağında büluğ meseleleriyle ilgilidir.

    Bazen yemekle ilgilidir. Çok yemek yediği zaman insan, hemen gözleri mahmurlaşır, yatacak yer aramağa başlar.

    Bazen de uykusuz kaldığı zaman olur. O da normaldir. Olduğu yerde böyle başı yere düşer. Uykuyu normal miktarda uyumak lâzım!..

    Bunun normal şekli ikidir: Bir yatsıdan sonra yatmalı, teheccüd zamanına kadar uyumalı!.. Mümkünse bir de öğleden evvel Efendimiz uyurdu; o uykuyu uyumalı!.. Bu ikisini yaptı mı insan, çakı gibi sıhhatli olur.

    Çok uykuya düşmemek için ikinci şey, çok yemek yememeli!.. Vücuduna lâzım olacak kadar yemeli... Fazla yediği zaman, fazla uyur.



  11. 23.Eylül.2010, 21:29
    6
    aziz83
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 29.Ağustos.2010
    Üye No: 78582
    Mesaj Sayısı: 754
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    --->: Cinsel isteklerimi arzularimi nasil yenebilirim?

    Nefsi Yenmek ve Seytâna Karsi koymak

    BESINCI BÖLÜM

    NEFSI YENMEK VE SEYTANA KARSI KOYMAK

    Akli basinda olan kimsenin, nefsin azgin arzularini açlikla sindirmesi gerekir. Çünkü Allah'in (C.C.) düsmanmi (nefsin azgin arzularini) ancak açlik gemleyebilir. Nefsin azgin arzulan, yemek ve içmek seytanin vasitalaridir.
    Nitekim Peygamber'imiz (S.A.S.) söyle buyurur:

    "Seytan, insan vücudunda kan damarlari yolu ile dolasir, Binan-aleyh siz onun dolasim yolunu açtikla daraltiniz. Kiyamet günü, insanlarin Allah (C.C)'a en yakin olani, en uzun müddet aç ve susuz kalanidir."

    Insanoglu hesabina en büyük tehlike kaynagi, midenin doyumsuz arzularidir. Hz. Adem (A.S.) ile Havva'nin huzur ve istikrar yurdundan (cennetten) çikarilarak horluk ve yokluk diyarina (dünyaya) gönderilmelerinin sebebi odur.
    Bilindigi gibi bir agaç meyvesinden yemek, kendilerine Allah (C.C) tarafindan yasaklandigi halde azgin arzularina yenilerek sözkonusu agacin meyvesinden yediler de çirilçiplak kaliverdiler.

    Tahkike göre mide asiri arzularin kaynagidir. Hikmet ehlinden biri der ki, "nefsinin kontrolü altina giren kimse, onun azgin arzularindan hoslanmaya mahkûm olmus, onun yanilmalar zindar.fnda tutuklanmis ve kalbini faydali seylerden mahrum etmis olur. Vücud azalari topragini azgin arzularla sulayanlar, kalblerinde pismanlik agaci dikmis olurlar."

    Ulu Allah (C.C.) canlilari üc türlü yaratmistir: Melekleri akilli ve fakat azgin isteksiz yaratmistir. Hayvanlari azgin isteklerle donatmis fakat onlarin yapisina akil katmamistir. Insanoglunu ise akil ve arzulari birarada yapisina katarak yaratmistir. Buna göre aklini azgin arzularinin kontrolüne veren kimse hayvanlardan asagidir, bunun tersine azgin arzularini aklinin kontrolü altinda tutan kimse de meleklerden üstündür.

    HIKAYE

    Ibrahim Havvas (rahimullahu) anlatiyor: Bir gün Likam daginda idim. Bîr nar agaci gördüm, canim çekti, ondan bir nar kopararak yardim, eksiymis, elimden attim ve yoluma devam ettim. Az ileride birini gördüm, yere serilmis ve üzerine arilar üsüsmüstü.
    Adama selâm verince "aleykümselam, ya Ibrahim" diye cevap verdi. "Beni nereden taniyorsun" diye sordum. "Allah (C.C)'i taniyanlara hiç bir sey sakli degildir karsiligini verdi. Ona "anlasilan Allah (C.C) ile münasebetin var, su arilardan seni kurtarmasini O'ndan istesene" diye takildim.
    Bana su cevabi verdi, "ben de senin Allah (C.C) ile münâsebetin oldugunu saniyordum. Asil kendin, nar düskünlügünden seni kurtarmasini istesene! Nar düskünlügünün acisini insan ahirette çeker, oysa ari sokmasinin acisi dünyadadir. Öte yandan ari sokmesi vücudu incittigi halde azgin arzular, ignelerini kalbe batirirlar." Bana agir, fakat faydali bir ders veren adami kendi hatinde birakarak yoluma devem ettim.

    Nefsin asin arzulari padisahlari köle yaptigi gibi sabir da köleleri padisahliga yükseltir. Hz. Yusuf (A.S.) sabri sayesinde Misir meliki oldu. Buna karsilik Züleyha, nefsinin azgin arzusu yüzünden. Hz. Yusuf'a (A.S.) karsi duydugu aski gemleyemedigi için zavalli, düskün, yoksul, yasli ve gözlerinden mahrum bir duruma düstü.

    Ebul Hasan Errazi'nin (rahimullahu) anlattigina göre, ölümünden iki yil sonra babasini rüyasinda görür, üzerinde katrandan bir elbise vardir. Ona sorar, "babacigim, niye seni cehennemliklerin kiligi içinde görüyorum."
    Babasi "yavrum, nefsim beni cehenneme sürükledi! Sakin nefsine aldanma" der.

    Sairin biri bu konuda söyle der:
    Basima dört belâ sarildi.
    Sapikligim ve iradesizligim yüzünden düstüm pençelerine:
    Seytan, dünya, nefsim ve sonu olmayan arzular.
    Hepsi de düsmanim, acaba kurtulus nasil?
    Ihtiras ve kuruntularin karanliginda
    Nefsimin beni sonu olmayan arzulara çagirdigini görüyorum.

    Hatem'ül Asam (rahimullahu) der ki. "nefsim ayakbagim. ümim silâhim günahim hayal kirikligim ve seytan da düsmanimdir. Nefsimin arzusun, hiç bir zaman, uymam."

    Ehli marifetten bir zatin söyle, dedigi nakledilir: Cihad üç türlüdür. Birincisi kâfirlerle savasmaktir ki, bu zahiri cihad'dir.

    Ulu Allah'in


    "Allah yolunda cihad edenler..."
    (Maide Sûresi. 54)
    Ayet-i celilesinde , cihadin bu çesidine isaret edilmistir.

    Ikinci çesit cihad, ilimle ve inandirici deliller ile batilin taraftarlarina karsi verilen cihaddir.


    "En iyi usulle onlara karsi koy" (Nahl Sûresi. 125)
    Ayet-i kerimesi, bu çesit cihada isaret eder.

    Üçüncü çesit cihad, kötülügü emreden nefse karsi verilen cihaddir. Bunun hakkinda Allah söyle buyurur:


    "Bizim ugrumuzda cihad edenlere yollarimizi gösteririz"

    (Ankebut Sûresi. 69)


    Peygamberimiz (S.A.S.) de bu konuda söyle buyurur:

    — "En faziletli cihad. nefse karsi verilen cihaddir."

    Nitekim sahabîler (Allah (C.C) onlardan razi olsun) kâfirlere karsi verilen bir savastan dönünce "küçük cihaddan büyük cihada döndük" derlerdi.
    Nefse, seytana ve azgin isteklere karsi verilen cihada "büyük cihad" ismini vermelerinin sebebi sudur: Nefse ve azgin arzulara karsi verilen cihad araliksizdir, oysa kâfire karsi arasira savas verilir, öte yandan cephe savasçisi düsmanini görür, fakat seytan görünmez, görünür düsmana karsi cihad vermek, görünmez düsmanla cihad etmekten daha kolaydir.

    Bir de seytana karsi savasirken onun. senin nefsinde bir destekçisi vardir, bu destekçi nefsin azgin arzularidir, oysa ki kâfirlerle yapilan savasta onlarin senin nefsinde öyle bir yardimcilari yoktur, bu yüzden seytana karsi verilen cihad daha çetindir.
    Yine savasta kâfir öldürürsen zafer ve ganimet elde edersin, kâfir seni öldürürse sehitlik rütbesi ile cennet kazanirsin. Halbuki seytani öldüremezsin, ama eger o seni öldürecek olursa Allah'in cezasina çarpilirsin.
    Nitekim derler ki: "Savasta atini elinden kaçiran kimse düsmanin eiine düser, buna karsilik imanini yitiren kimse Allah'in gazabina ugrar, böyle bir seyden Allah (C.C)'a siginiriz!..."

    Diger yandan, kâfirlerin eline esir düsen kimsenin elleri boynuna baglanmaz, ayaklarina pranga vurulmaz, aç ve çiplak birakilmaz. Oysa Allah (C.C)'in öfkesine muhatap olan kimsenin yüzü kara olur. Elleri boynuna kelepçelenir, ayaklan atesten prangalara vurulur, yedigi ates, giydigi ates ve içtigi ates olur.

    Imam Gazali - Kalplerin Keşfi


  12. 23.Eylül.2010, 21:29
    6
    aziz83 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Nefsi Yenmek ve Seytâna Karsi koymak

    BESINCI BÖLÜM

    NEFSI YENMEK VE SEYTANA KARSI KOYMAK

    Akli basinda olan kimsenin, nefsin azgin arzularini açlikla sindirmesi gerekir. Çünkü Allah'in (C.C.) düsmanmi (nefsin azgin arzularini) ancak açlik gemleyebilir. Nefsin azgin arzulan, yemek ve içmek seytanin vasitalaridir.
    Nitekim Peygamber'imiz (S.A.S.) söyle buyurur:

    "Seytan, insan vücudunda kan damarlari yolu ile dolasir, Binan-aleyh siz onun dolasim yolunu açtikla daraltiniz. Kiyamet günü, insanlarin Allah (C.C)'a en yakin olani, en uzun müddet aç ve susuz kalanidir."

    Insanoglu hesabina en büyük tehlike kaynagi, midenin doyumsuz arzularidir. Hz. Adem (A.S.) ile Havva'nin huzur ve istikrar yurdundan (cennetten) çikarilarak horluk ve yokluk diyarina (dünyaya) gönderilmelerinin sebebi odur.
    Bilindigi gibi bir agaç meyvesinden yemek, kendilerine Allah (C.C) tarafindan yasaklandigi halde azgin arzularina yenilerek sözkonusu agacin meyvesinden yediler de çirilçiplak kaliverdiler.

    Tahkike göre mide asiri arzularin kaynagidir. Hikmet ehlinden biri der ki, "nefsinin kontrolü altina giren kimse, onun azgin arzularindan hoslanmaya mahkûm olmus, onun yanilmalar zindar.fnda tutuklanmis ve kalbini faydali seylerden mahrum etmis olur. Vücud azalari topragini azgin arzularla sulayanlar, kalblerinde pismanlik agaci dikmis olurlar."

    Ulu Allah (C.C.) canlilari üc türlü yaratmistir: Melekleri akilli ve fakat azgin isteksiz yaratmistir. Hayvanlari azgin isteklerle donatmis fakat onlarin yapisina akil katmamistir. Insanoglunu ise akil ve arzulari birarada yapisina katarak yaratmistir. Buna göre aklini azgin arzularinin kontrolüne veren kimse hayvanlardan asagidir, bunun tersine azgin arzularini aklinin kontrolü altinda tutan kimse de meleklerden üstündür.

    HIKAYE

    Ibrahim Havvas (rahimullahu) anlatiyor: Bir gün Likam daginda idim. Bîr nar agaci gördüm, canim çekti, ondan bir nar kopararak yardim, eksiymis, elimden attim ve yoluma devam ettim. Az ileride birini gördüm, yere serilmis ve üzerine arilar üsüsmüstü.
    Adama selâm verince "aleykümselam, ya Ibrahim" diye cevap verdi. "Beni nereden taniyorsun" diye sordum. "Allah (C.C)'i taniyanlara hiç bir sey sakli degildir karsiligini verdi. Ona "anlasilan Allah (C.C) ile münasebetin var, su arilardan seni kurtarmasini O'ndan istesene" diye takildim.
    Bana su cevabi verdi, "ben de senin Allah (C.C) ile münâsebetin oldugunu saniyordum. Asil kendin, nar düskünlügünden seni kurtarmasini istesene! Nar düskünlügünün acisini insan ahirette çeker, oysa ari sokmasinin acisi dünyadadir. Öte yandan ari sokmesi vücudu incittigi halde azgin arzular, ignelerini kalbe batirirlar." Bana agir, fakat faydali bir ders veren adami kendi hatinde birakarak yoluma devem ettim.

    Nefsin asin arzulari padisahlari köle yaptigi gibi sabir da köleleri padisahliga yükseltir. Hz. Yusuf (A.S.) sabri sayesinde Misir meliki oldu. Buna karsilik Züleyha, nefsinin azgin arzusu yüzünden. Hz. Yusuf'a (A.S.) karsi duydugu aski gemleyemedigi için zavalli, düskün, yoksul, yasli ve gözlerinden mahrum bir duruma düstü.

    Ebul Hasan Errazi'nin (rahimullahu) anlattigina göre, ölümünden iki yil sonra babasini rüyasinda görür, üzerinde katrandan bir elbise vardir. Ona sorar, "babacigim, niye seni cehennemliklerin kiligi içinde görüyorum."
    Babasi "yavrum, nefsim beni cehenneme sürükledi! Sakin nefsine aldanma" der.

    Sairin biri bu konuda söyle der:
    Basima dört belâ sarildi.
    Sapikligim ve iradesizligim yüzünden düstüm pençelerine:
    Seytan, dünya, nefsim ve sonu olmayan arzular.
    Hepsi de düsmanim, acaba kurtulus nasil?
    Ihtiras ve kuruntularin karanliginda
    Nefsimin beni sonu olmayan arzulara çagirdigini görüyorum.

    Hatem'ül Asam (rahimullahu) der ki. "nefsim ayakbagim. ümim silâhim günahim hayal kirikligim ve seytan da düsmanimdir. Nefsimin arzusun, hiç bir zaman, uymam."

    Ehli marifetten bir zatin söyle, dedigi nakledilir: Cihad üç türlüdür. Birincisi kâfirlerle savasmaktir ki, bu zahiri cihad'dir.

    Ulu Allah'in


    "Allah yolunda cihad edenler..."
    (Maide Sûresi. 54)
    Ayet-i celilesinde , cihadin bu çesidine isaret edilmistir.

    Ikinci çesit cihad, ilimle ve inandirici deliller ile batilin taraftarlarina karsi verilen cihaddir.


    "En iyi usulle onlara karsi koy" (Nahl Sûresi. 125)
    Ayet-i kerimesi, bu çesit cihada isaret eder.

    Üçüncü çesit cihad, kötülügü emreden nefse karsi verilen cihaddir. Bunun hakkinda Allah söyle buyurur:


    "Bizim ugrumuzda cihad edenlere yollarimizi gösteririz"

    (Ankebut Sûresi. 69)


    Peygamberimiz (S.A.S.) de bu konuda söyle buyurur:

    — "En faziletli cihad. nefse karsi verilen cihaddir."

    Nitekim sahabîler (Allah (C.C) onlardan razi olsun) kâfirlere karsi verilen bir savastan dönünce "küçük cihaddan büyük cihada döndük" derlerdi.
    Nefse, seytana ve azgin isteklere karsi verilen cihada "büyük cihad" ismini vermelerinin sebebi sudur: Nefse ve azgin arzulara karsi verilen cihad araliksizdir, oysa kâfire karsi arasira savas verilir, öte yandan cephe savasçisi düsmanini görür, fakat seytan görünmez, görünür düsmana karsi cihad vermek, görünmez düsmanla cihad etmekten daha kolaydir.

    Bir de seytana karsi savasirken onun. senin nefsinde bir destekçisi vardir, bu destekçi nefsin azgin arzularidir, oysa ki kâfirlerle yapilan savasta onlarin senin nefsinde öyle bir yardimcilari yoktur, bu yüzden seytana karsi verilen cihad daha çetindir.
    Yine savasta kâfir öldürürsen zafer ve ganimet elde edersin, kâfir seni öldürürse sehitlik rütbesi ile cennet kazanirsin. Halbuki seytani öldüremezsin, ama eger o seni öldürecek olursa Allah'in cezasina çarpilirsin.
    Nitekim derler ki: "Savasta atini elinden kaçiran kimse düsmanin eiine düser, buna karsilik imanini yitiren kimse Allah'in gazabina ugrar, böyle bir seyden Allah (C.C)'a siginiriz!..."

    Diger yandan, kâfirlerin eline esir düsen kimsenin elleri boynuna baglanmaz, ayaklarina pranga vurulmaz, aç ve çiplak birakilmaz. Oysa Allah (C.C)'in öfkesine muhatap olan kimsenin yüzü kara olur. Elleri boynuna kelepçelenir, ayaklan atesten prangalara vurulur, yedigi ates, giydigi ates ve içtigi ates olur.

    Imam Gazali - Kalplerin Keşfi


  13. 23.Eylül.2010, 21:52
    7
    ->Es Pisman<-
    Kitmir

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 15.Eylül.2010
    Üye No: 78936
    Mesaj Sayısı: 285
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 3
    Bulunduğu yer: MecnunMisaliCollerden

    --->: Cinsel isteklerimi arzularimi nasil yenebilirim?

    Azizcigim ALLAH cc razi olsun. O yazdiklariyin hepsini cesitli kitaplarda okudum. Ama soru bu

    "Bildiginiz belirli dua ya da ayet v.s. varmi, okusamda su cinsel arzularimi yatistirsa"

    Tarikat ehliyim, ibadetler var, zikir var, gunluk kitap karistiriyorum, insanlarla mecbur kalmadikca gorusup konusmak zaten istemiyorum. Nefsimi terbiyet etmis olsam ya zaten bu dusunceler olmaz. Evlenmekse, ben zaten evliyim. Lutfen iyi oku ondan sonra cevap ver. Boyle copy paste yapmakla pek yardimci olmuyorsun. Yinede emegine saglik.


  14. 23.Eylül.2010, 21:52
    7
    Azizcigim ALLAH cc razi olsun. O yazdiklariyin hepsini cesitli kitaplarda okudum. Ama soru bu

    "Bildiginiz belirli dua ya da ayet v.s. varmi, okusamda su cinsel arzularimi yatistirsa"

    Tarikat ehliyim, ibadetler var, zikir var, gunluk kitap karistiriyorum, insanlarla mecbur kalmadikca gorusup konusmak zaten istemiyorum. Nefsimi terbiyet etmis olsam ya zaten bu dusunceler olmaz. Evlenmekse, ben zaten evliyim. Lutfen iyi oku ondan sonra cevap ver. Boyle copy paste yapmakla pek yardimci olmuyorsun. Yinede emegine saglik.


  15. 23.Eylül.2010, 21:57
    8
    şaf_ak
    ...MüPteLaNıM...

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 18.Aralık.2007
    Üye No: 5730
    Mesaj Sayısı: 1,134
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 19
    Yaş: 30

    --->: Cinsel isteklerimi arzularimi nasil yenebilirim?

    oruç tutmak en iyisidir bide gözleri haramdan korumak...göz nereye bakarsa kalp oraya akar derler...


  16. 23.Eylül.2010, 21:57
    8
    ...MüPteLaNıM...
    oruç tutmak en iyisidir bide gözleri haramdan korumak...göz nereye bakarsa kalp oraya akar derler...


  17. 23.Eylül.2010, 21:59
    9
    ->Es Pisman<-
    Kitmir

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 15.Eylül.2010
    Üye No: 78936
    Mesaj Sayısı: 285
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 3
    Bulunduğu yer: MecnunMisaliCollerden

    --->: Cinsel isteklerimi arzularimi nasil yenebilirim?

    Zaten yapiyorum onlari :-( Bana baska bir sey soyleyin bunlar oldugu halde o istekler var :-( kafayi bozacagim ya. Soguk suya gire gire usuttum. Kuraniazimussan eczanemiz bildiginiz bir ayet varmi benim su pis nefsimi gemleyecek?


  18. 23.Eylül.2010, 21:59
    9
    Zaten yapiyorum onlari :-( Bana baska bir sey soyleyin bunlar oldugu halde o istekler var :-( kafayi bozacagim ya. Soguk suya gire gire usuttum. Kuraniazimussan eczanemiz bildiginiz bir ayet varmi benim su pis nefsimi gemleyecek?


  19. 23.Eylül.2010, 22:07
    10
    rana
    Aciz Kul

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 07.Temmuz.2007
    Üye No: 5879
    Mesaj Sayısı: 5,605
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 70
    Bulunduğu yer: Stuttgart/Istanbul/Ankara

    --->: Cinsel isteklerimi arzularimi nasil yenebilirim?

    ya evlilik yada oruc tavsiye budur kardesim Efendimiz (s.a.v.) bunlari tavsiye etmis bizler baska birseyi tavsiye edemeyiz...


  20. 23.Eylül.2010, 22:07
    10
    Aciz Kul
    ya evlilik yada oruc tavsiye budur kardesim Efendimiz (s.a.v.) bunlari tavsiye etmis bizler baska birseyi tavsiye edemeyiz...


  21. 23.Eylül.2010, 22:11
    11
    ->Es Pisman<-
    Kitmir

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 15.Eylül.2010
    Üye No: 78936
    Mesaj Sayısı: 285
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 3
    Bulunduğu yer: MecnunMisaliCollerden

    --->: Cinsel isteklerimi arzularimi nasil yenebilirim?

    Napalim o zaman ayni sekilde savasa devam, dua buyurun muvaffak olalim.


  22. 23.Eylül.2010, 22:11
    11
    Napalim o zaman ayni sekilde savasa devam, dua buyurun muvaffak olalim.


  23. 23.Eylül.2010, 22:21
    12
    tekturk
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 25.Ekim.2009
    Üye No: 61589
    Mesaj Sayısı: 779
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 8
    Yaş: 39
    Bulunduğu yer: Tilburg/Hollanda

    --->: Cinsel isteklerimi arzularimi nasil yenebilirim?

    ``Es Pisman`` kardes, yenge ile nedir nedendir bilmiyorum ama , ya herseye bir cizgi cizip evliligini kurtar , haniminla Allah izin verdikce birlikte ol.. Artik olmasi imkansiz diyorsan yine bir cizgi cizip , yeni bir hayat yeni bir yuva kur..Baska hicbir sekil nefsine hakim olamazsin..Oruc tutsan tamam iyi guzel , gunduzleri kurtardin, e zaten senin icin zor olani gunun geri kalan kismi...biz 40 kardesiz kirkimizda birbirimizi biliriz..Bu hayat herseye kafani yoracak kadar degerli degil...(kades coluk cocuk varmi?) Allah yardimcin olsun..


  24. 23.Eylül.2010, 22:21
    12
    Devamlı Üye
    ``Es Pisman`` kardes, yenge ile nedir nedendir bilmiyorum ama , ya herseye bir cizgi cizip evliligini kurtar , haniminla Allah izin verdikce birlikte ol.. Artik olmasi imkansiz diyorsan yine bir cizgi cizip , yeni bir hayat yeni bir yuva kur..Baska hicbir sekil nefsine hakim olamazsin..Oruc tutsan tamam iyi guzel , gunduzleri kurtardin, e zaten senin icin zor olani gunun geri kalan kismi...biz 40 kardesiz kirkimizda birbirimizi biliriz..Bu hayat herseye kafani yoracak kadar degerli degil...(kades coluk cocuk varmi?) Allah yardimcin olsun..





+ Yorum Gönder
Git 12 Son