Konusunu Oylayın.: Münker-Nekir ve Mezhepler

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Münker-Nekir ve Mezhepler
  1. 21.Eylül.2010, 17:51
    1
    sekiz kelvin
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 08.Eylül.2010
    Üye No: 78822
    Mesaj Sayısı: 34
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    Münker-Nekir ve Mezhepler






    Münker-Nekir ve Mezhepler Mumsema Münker ve Nekir hakkında araştırma yaparken; bu meleklerin, "mezhep" ile ilgili soru da sorabileceklerini gördüm. (itikadda mezhebin nedir? amelde mezhebin nedir? şeklinde...). Mezhepler, Peygamber Efendimizin (SAS) vefatından sonra ortaya çıktığına göre;

    - Münker ve Nekir'in bu tür bir sual soracağı ne derece doğrudur?
    - Bu soruların cevabı- mezhep farklılıklarını düşünerek- nasıl olmalıdır.

    Sevgi ve Dua ile...


  2. 21.Eylül.2010, 17:51
    1



    Münker ve Nekir hakkında araştırma yaparken; bu meleklerin, "mezhep" ile ilgili soru da sorabileceklerini gördüm. (itikadda mezhebin nedir? amelde mezhebin nedir? şeklinde...). Mezhepler, Peygamber Efendimizin (SAS) vefatından sonra ortaya çıktığına göre;

    - Münker ve Nekir'in bu tür bir sual soracağı ne derece doğrudur?
    - Bu soruların cevabı- mezhep farklılıklarını düşünerek- nasıl olmalıdır.

    Sevgi ve Dua ile...


    Benzer Konular

    - Münker - Nekir Ne Demektir?

    - Münker ve Nekir ölür ölmez gelir mi?

    - Münker ve nekir

    - Münker Ve Nekir Sorgusu Çok güzel hikaye

    - Münker - Nekir Melekleri

  3. 21.Eylül.2010, 18:06
    2
    ozayir
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Eylül.2010
    Üye No: 79069
    Mesaj Sayısı: 111
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2

    --->: Münker-Nekir ve Mezhepler




    Güzel soru sormuşsun kardeşim mezhepler Büyük islami alimler tarafından dini kolaylaştırmak için yapılmıştır.Bu kuralların 4/3 Ebû Hanîfe yazmış geri kalanını ise diger alimlerle yazılmıştır ama nasıl bir sorgu sual olacak bilmiyorum aydınlanmak isteriz tabikide...


  4. 21.Eylül.2010, 18:06
    2
    Devamlı Üye



    Güzel soru sormuşsun kardeşim mezhepler Büyük islami alimler tarafından dini kolaylaştırmak için yapılmıştır.Bu kuralların 4/3 Ebû Hanîfe yazmış geri kalanını ise diger alimlerle yazılmıştır ama nasıl bir sorgu sual olacak bilmiyorum aydınlanmak isteriz tabikide...


  5. 26.Eylül.2010, 05:41
    3
    KaLPNuRu
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 05.Temmuz.2009
    Üye No: 49085
    Mesaj Sayısı: 499
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 5
    Bulunduğu yer: München

    --->: Münker-Nekir ve Mezhepler

    Dinimizde dört delil vardır. Mezhebe uymak bu dört delilden birisinde varsa mesele yoktur. Dört mezhebe uymak, bir değil dört delilde de vardır:

    1- Hicri birinci asırdan, bugüne kadar, yani 14 asır bütün Müslümanlar, bu dört imamı taklit etmişler. Bunlara itaat etmekte icma*** hasıl olmuştur. İcma’ya uymak ise vaciptir. Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki:

    (Ümmetim[in âlimleri] dalalet olan bir şeyde icma yapmaz!) [İ.Ahmed]

    (Allahü teâlânın rızası, icmadadır. Cemaatten ayrılan, Cehenneme gider.) [İbni Asakir]

    (Cemaatten ayrılan, yüzüstü Cehenneme düşer.) [Taberani]

    (Ümmetim[in âlimleri], hiç bir zaman dalalette icma yapmazlar. İhtilaf olunca sivad-ı a'zama [Ehl-i sünnet âlimlerin ekseriyetinin bildirdiği yola] tâbi olun!) [İbni Mace]
    Dört mezhepten başkasıyla amel etmek caiz değildir, bunda icma hâsıl olmuştur. (El-Mesail-ül-müntehabatü fir-risaleti vel vesileti)

    2- Kur’an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
    (O gün, her fırkayı imamları ile çağırırız!) [İsra 71]
    Kadi Beydavi hazretleri, bu âyeti (Her ümmeti peygamberleri ve dinde uydukları imamları ile çağırırız) şeklinde açıklamıştır.

    Ruh-ul beyan ve Tefsir-i Hüseyni’de ise, (Herkes mezhebinin imamı ile çağırılır. Mesela "Ya Şafii" veya "Ya Hanefi" denir) şeklinde açıklanmaktadır. Bu açıklamalar da, dört hak mezhepten birine uymanın vacip olduğunu göstermektedir. Yine Kur’an-ı kerimde buyuruluyor ki:
    (Müminlerin [itikad ve ameldeki] yolundan ayrılan Cehenneme gider.) [Nisa 115]

    İmam-ı Şarani hazretleri buyuruyor ki:
    (Tasavvuf büyükleri ve fıkıh âlimleri, kendilerine uyanlara şefaat ederler. Ruh teslim ederken, kabirde Münker ve Nekir sual ederken ve Haşrda, Neşirde, Hesapta, Sıratta yanında bulunurlar. Onu unutmazlar. Tasavvuf büyükleri, kendilerine uyanları, bütün korkulu yerlerde kolladıkları gibi, müctehid imamlar da korurlar. Bunlar, mezhep imamlarıdır. Bu ümmetin bekçileridir. Sevin ey kardeşim! Dört mezhep imamlarından dilediğini taklit et de saadete kavuş!) [Mizan-ül-kübra]

    Görülüyor ki, kıyamette, herkes mezhep imamının ismi ile çağrılacaktır. İmam, kendisini taklit edene, şefaat edecektir. Dört mezhep imamlarının her biri böyle yüksek idi. Bir âyet meali şöyledir:
    (Bana inabet edenin yoluna uy!) [Lokman 15 ]
    Bu dört büyük imamın, bu inabet yolunda oldukları icma*** ile bildirilmiştir.

    3- Bir âyet meali: (Hidayet yolunu öğrendikten sonra, Resule uymayıp müminlerin yolundan ayrılanı, saptığı yola sürükleyip çok kötü bir yer olan Cehenneme sokarız!) [Nisa 115]
    İmam-ı Şafii hazretleri, (İcmaın delil olduğunu gösteren bu âyet, müminlerin yolundan ayrılmayı haram ettiği için, bu yola uymak vacib olur) buyuruyor. Müfessir Abdullah Nesefi hazretleri, bu âyeti açıklarken, (İcmaın delil olduğunu ve icmadan ayrılmanın da caiz olmadığını bu âyet göstermektedir) buyuruyor. (Medarik)

    İmam-ı Kadi Beydavi hazretleri, (Bu âyet, icmadan ayrılmanın haram olduğunu gösteriyor. Müminlerin yolundan ayrılmak haram olunca, bu yola uymak vacip olur) buyuruyor. (Tefsir-i Beydavi)

    Gerçek âlimler, (Bir mezhebi taklit etmek vaciptir. Mezhepsiz olmak büyük günahtır) buyuruyor. Âlimlerin bu ittifakından ayrılmak, bu âyetten ayrılmak olur) dediler. Bir âyet meali şöyledir:
    (Siz, insanlar için en hayırlı ümmetsiniz. İyiyi emreder, kötüyü men edersiniz) [Âl-i İmran 110]

    4- Kur’an-ı kerimde mealen buyuruldu ki:
    (Bilmiyorsanız, zikir ehline [âlimlere] sorun!) [Nahl 43]Bu âyet, ibadet ve işlerin nasıl yapılacağını bilmeyenlerin, bilenlerden sorup öğrenmelerini emretmektedir. Herkesten değil, âlimlerden sorup öğrenmek emir olunmaktadır. Bunun için, bir kimse, yapacağı şeyi, Kur'an ve hadiste arayamaz, taklit ettiği mezhebin müctehidinden sorup öğrenmesi lazım olur. Yahut mezhebinin âlimlerinin kitaplarından okuyup öğrenir. Sorup, öğrendiğine göre yapan, o müctehidi taklit etmiş olur. Müctehidin sözüne uymayıp inkâr ederse, mezhepsiz olur. Âyetteki zikir ehli mezhep imamı demektir. Çünkü hadis-i şerifte bildiriliyor ki:
    (Cihad, oruç, namaz, zekat ve hac ibadetini yapanlar içinde ecri daha büyük olan zikir ehlininkidir.) [İ.Ahmed] İbni Merdeveyh Ebu Bekr Ahmed’in bildirdiği ve Enes bin Malik’in haber verdiği hadis-i şerifte, (Namaz kılan, oruç tutan, hac ve gaza eden; eğer imamını beğenmezse, o münafıktır. Onun imamı, zikir ehlidir) buyuruldu. Demek ki, âyetteki Ehl-i zikir, ulema-i rasihin ve dört mezhebin imamlarıdır. (Ancak âlim olanlar anlar) ve (Ey akıl sahipleri, ibret alın!) mealindeki âyetler, dört mezhep imamlarının üstünlüklerini göstermektedir.

    Ahmed bin Muhammed Tahtavi hazretleri buyuruyor ki:
    (Kur'an-ı kerimdeki (Allahın ipi)nden maksat, cemaattır. Cemaat da, fıkıh ve ilim sahipleridir. Fıkıh âlimlerinden bir karış ayrılan dalalete düşer. Sivad-ı a'zam, fıkıh âlimlerinin yoludur. Fıkıh âlimlerinin yolu da, Resulullahın ve Hulefa-i raşidinin yoludur. Bu yoldan ayrılanlar, Cehenneme gider. Allahü teâlânın rahmeti, Ehl-i sünnet vel cemaat fırkasında bulunanlara, gazabı da bu yoldan ayrılanlaradır. Fırka-i naciyye, bugün dört mezhepte toplanmıştır. Bu dört mezhep, Hanefi, Maliki, Şafii ve Hanbeli’dir. Bu dört hak mezhepten birine uymayan, bid'at ehli olup Cehenneme gider.) [Tahtavi]

    Bugün dört mezhepten başkasına uymak caiz değildir. (Hadika)

    İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki:
    Mezhepten ayrılmak, mezhepsiz olmak ilhaddır. (Mebde ve Mead)
    [İlhad, doğru yoldan ayrılmaktır.]

    Kitap, sünnet ve icma
    Sual: Din kitaplarında bir hüküm bildirilirken, (Kitap, sünnet ve icma-ı ümmet ile sabittir) deniyor. Kitap ve sünnet, başlı başına bir delil değil mi de, ne diye üçü birden söyleniyor?
    CEVAP
    Elbette Kur’an-ı kerim ve hadis-i şerifler başlı başına delildir. Ancak farklı teviller yapılmışsa, o âyet-i kerimeyi Resulullah efendimiz nasıl uygulamıştır, müctehidler ona bakar. Mesela namazın beş vakit olduğu kesindir. Ama üç vakit diyenler var. O zaman Resulullah efendimizin uygulamasına bakılır. İcma hangi yönde ona bakılır. Kur’an-ı kerimde namaz yerine kullanılan salât kelimesi için bazı sapıklar, (Salât, dua demektir. İslamiyet’te, şimdi yapıldığı şekilde bir ibadet yoktur. Allah’ı anan, dua eden, namaz kılmış sayılır) diyorlar. Salât’ın bunların dedikleri gibi olmadığı, günde beş vakit kılınan namaz olduğu sünnet ile açıklanmış ve icmayla da uygulandığı gösterilmiştir. Demek ki, Kur’an-ı kerimde bildirilen bir hüküm, Sünnet ile ve İcma ile de uygulanarak farz olduğu inkâr edilemez hale geliyor.

    Aklın yolu
    Sual: Bir ders kitabında, (Vahiyle yani Kur’anla bildirilen dini ilkelerin anlaşılıp uygulanması, sünnet, icma ve kıyasla değil, akılla gerçekleşir) deniyor. Akıl tek başına dinde ölçü olur mu?
    CEVAP
    Elbette ölçü olmaz. Kur’an-ı kerimi açıklayan sünnettir. Peygambersiz din dinsizliktir. İcma ve kıyas da sünneti açıklar. Sünnet, icma ve kıyası bir kenara bırakarak, (Akılla her şeyi buluruz) demek dinimize aykırıdır. Seyyid Abdülhakîm-i Arvâsî hazretleri buyuruyor ki:
    Din işleri, akıl üzerine kurulamaz; çünkü akıl, bir kararda kalmaz. Herkesin aklı, birbirine uymadığı gibi, bir adamın, selim olmayan aklı da, bazen doğruyu bulur, bazen de yanılır ve yanılması daha çok olur. En akıllı denilen kimse, din işlerinde değil, uzman olduğu dünya işlerinde bile, çok hata eder. Çok yanılan bir akla nasıl güvenilebilir? Devamlı, sonsuz olan ahiret işlerinde, nasıl olur da akla uyulur? (S. Ebediyye)

    İman bilgileri, namaz, oruç, zekât ve diğer din işlerinin hiç birisi akılla bulunamaz. Hepsi nakle dayanır. Akıl, nakli anlamakta kullanılır. Akıl doğru kullanılmazsa gerçeği bulamaz. İslamiyet, selim akla dayanan nakil dinidir. Nakil olmazsa, akıl doğruyu yanlışı bulamaz.


  6. 26.Eylül.2010, 05:41
    3
    Devamlı Üye
    Dinimizde dört delil vardır. Mezhebe uymak bu dört delilden birisinde varsa mesele yoktur. Dört mezhebe uymak, bir değil dört delilde de vardır:

    1- Hicri birinci asırdan, bugüne kadar, yani 14 asır bütün Müslümanlar, bu dört imamı taklit etmişler. Bunlara itaat etmekte icma*** hasıl olmuştur. İcma’ya uymak ise vaciptir. Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki:

    (Ümmetim[in âlimleri] dalalet olan bir şeyde icma yapmaz!) [İ.Ahmed]

    (Allahü teâlânın rızası, icmadadır. Cemaatten ayrılan, Cehenneme gider.) [İbni Asakir]

    (Cemaatten ayrılan, yüzüstü Cehenneme düşer.) [Taberani]

    (Ümmetim[in âlimleri], hiç bir zaman dalalette icma yapmazlar. İhtilaf olunca sivad-ı a'zama [Ehl-i sünnet âlimlerin ekseriyetinin bildirdiği yola] tâbi olun!) [İbni Mace]
    Dört mezhepten başkasıyla amel etmek caiz değildir, bunda icma hâsıl olmuştur. (El-Mesail-ül-müntehabatü fir-risaleti vel vesileti)

    2- Kur’an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
    (O gün, her fırkayı imamları ile çağırırız!) [İsra 71]
    Kadi Beydavi hazretleri, bu âyeti (Her ümmeti peygamberleri ve dinde uydukları imamları ile çağırırız) şeklinde açıklamıştır.

    Ruh-ul beyan ve Tefsir-i Hüseyni’de ise, (Herkes mezhebinin imamı ile çağırılır. Mesela "Ya Şafii" veya "Ya Hanefi" denir) şeklinde açıklanmaktadır. Bu açıklamalar da, dört hak mezhepten birine uymanın vacip olduğunu göstermektedir. Yine Kur’an-ı kerimde buyuruluyor ki:
    (Müminlerin [itikad ve ameldeki] yolundan ayrılan Cehenneme gider.) [Nisa 115]

    İmam-ı Şarani hazretleri buyuruyor ki:
    (Tasavvuf büyükleri ve fıkıh âlimleri, kendilerine uyanlara şefaat ederler. Ruh teslim ederken, kabirde Münker ve Nekir sual ederken ve Haşrda, Neşirde, Hesapta, Sıratta yanında bulunurlar. Onu unutmazlar. Tasavvuf büyükleri, kendilerine uyanları, bütün korkulu yerlerde kolladıkları gibi, müctehid imamlar da korurlar. Bunlar, mezhep imamlarıdır. Bu ümmetin bekçileridir. Sevin ey kardeşim! Dört mezhep imamlarından dilediğini taklit et de saadete kavuş!) [Mizan-ül-kübra]

    Görülüyor ki, kıyamette, herkes mezhep imamının ismi ile çağrılacaktır. İmam, kendisini taklit edene, şefaat edecektir. Dört mezhep imamlarının her biri böyle yüksek idi. Bir âyet meali şöyledir:
    (Bana inabet edenin yoluna uy!) [Lokman 15 ]
    Bu dört büyük imamın, bu inabet yolunda oldukları icma*** ile bildirilmiştir.

    3- Bir âyet meali: (Hidayet yolunu öğrendikten sonra, Resule uymayıp müminlerin yolundan ayrılanı, saptığı yola sürükleyip çok kötü bir yer olan Cehenneme sokarız!) [Nisa 115]
    İmam-ı Şafii hazretleri, (İcmaın delil olduğunu gösteren bu âyet, müminlerin yolundan ayrılmayı haram ettiği için, bu yola uymak vacib olur) buyuruyor. Müfessir Abdullah Nesefi hazretleri, bu âyeti açıklarken, (İcmaın delil olduğunu ve icmadan ayrılmanın da caiz olmadığını bu âyet göstermektedir) buyuruyor. (Medarik)

    İmam-ı Kadi Beydavi hazretleri, (Bu âyet, icmadan ayrılmanın haram olduğunu gösteriyor. Müminlerin yolundan ayrılmak haram olunca, bu yola uymak vacip olur) buyuruyor. (Tefsir-i Beydavi)

    Gerçek âlimler, (Bir mezhebi taklit etmek vaciptir. Mezhepsiz olmak büyük günahtır) buyuruyor. Âlimlerin bu ittifakından ayrılmak, bu âyetten ayrılmak olur) dediler. Bir âyet meali şöyledir:
    (Siz, insanlar için en hayırlı ümmetsiniz. İyiyi emreder, kötüyü men edersiniz) [Âl-i İmran 110]

    4- Kur’an-ı kerimde mealen buyuruldu ki:
    (Bilmiyorsanız, zikir ehline [âlimlere] sorun!) [Nahl 43]Bu âyet, ibadet ve işlerin nasıl yapılacağını bilmeyenlerin, bilenlerden sorup öğrenmelerini emretmektedir. Herkesten değil, âlimlerden sorup öğrenmek emir olunmaktadır. Bunun için, bir kimse, yapacağı şeyi, Kur'an ve hadiste arayamaz, taklit ettiği mezhebin müctehidinden sorup öğrenmesi lazım olur. Yahut mezhebinin âlimlerinin kitaplarından okuyup öğrenir. Sorup, öğrendiğine göre yapan, o müctehidi taklit etmiş olur. Müctehidin sözüne uymayıp inkâr ederse, mezhepsiz olur. Âyetteki zikir ehli mezhep imamı demektir. Çünkü hadis-i şerifte bildiriliyor ki:
    (Cihad, oruç, namaz, zekat ve hac ibadetini yapanlar içinde ecri daha büyük olan zikir ehlininkidir.) [İ.Ahmed] İbni Merdeveyh Ebu Bekr Ahmed’in bildirdiği ve Enes bin Malik’in haber verdiği hadis-i şerifte, (Namaz kılan, oruç tutan, hac ve gaza eden; eğer imamını beğenmezse, o münafıktır. Onun imamı, zikir ehlidir) buyuruldu. Demek ki, âyetteki Ehl-i zikir, ulema-i rasihin ve dört mezhebin imamlarıdır. (Ancak âlim olanlar anlar) ve (Ey akıl sahipleri, ibret alın!) mealindeki âyetler, dört mezhep imamlarının üstünlüklerini göstermektedir.

    Ahmed bin Muhammed Tahtavi hazretleri buyuruyor ki:
    (Kur'an-ı kerimdeki (Allahın ipi)nden maksat, cemaattır. Cemaat da, fıkıh ve ilim sahipleridir. Fıkıh âlimlerinden bir karış ayrılan dalalete düşer. Sivad-ı a'zam, fıkıh âlimlerinin yoludur. Fıkıh âlimlerinin yolu da, Resulullahın ve Hulefa-i raşidinin yoludur. Bu yoldan ayrılanlar, Cehenneme gider. Allahü teâlânın rahmeti, Ehl-i sünnet vel cemaat fırkasında bulunanlara, gazabı da bu yoldan ayrılanlaradır. Fırka-i naciyye, bugün dört mezhepte toplanmıştır. Bu dört mezhep, Hanefi, Maliki, Şafii ve Hanbeli’dir. Bu dört hak mezhepten birine uymayan, bid'at ehli olup Cehenneme gider.) [Tahtavi]

    Bugün dört mezhepten başkasına uymak caiz değildir. (Hadika)

    İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki:
    Mezhepten ayrılmak, mezhepsiz olmak ilhaddır. (Mebde ve Mead)
    [İlhad, doğru yoldan ayrılmaktır.]

    Kitap, sünnet ve icma
    Sual: Din kitaplarında bir hüküm bildirilirken, (Kitap, sünnet ve icma-ı ümmet ile sabittir) deniyor. Kitap ve sünnet, başlı başına bir delil değil mi de, ne diye üçü birden söyleniyor?
    CEVAP
    Elbette Kur’an-ı kerim ve hadis-i şerifler başlı başına delildir. Ancak farklı teviller yapılmışsa, o âyet-i kerimeyi Resulullah efendimiz nasıl uygulamıştır, müctehidler ona bakar. Mesela namazın beş vakit olduğu kesindir. Ama üç vakit diyenler var. O zaman Resulullah efendimizin uygulamasına bakılır. İcma hangi yönde ona bakılır. Kur’an-ı kerimde namaz yerine kullanılan salât kelimesi için bazı sapıklar, (Salât, dua demektir. İslamiyet’te, şimdi yapıldığı şekilde bir ibadet yoktur. Allah’ı anan, dua eden, namaz kılmış sayılır) diyorlar. Salât’ın bunların dedikleri gibi olmadığı, günde beş vakit kılınan namaz olduğu sünnet ile açıklanmış ve icmayla da uygulandığı gösterilmiştir. Demek ki, Kur’an-ı kerimde bildirilen bir hüküm, Sünnet ile ve İcma ile de uygulanarak farz olduğu inkâr edilemez hale geliyor.

    Aklın yolu
    Sual: Bir ders kitabında, (Vahiyle yani Kur’anla bildirilen dini ilkelerin anlaşılıp uygulanması, sünnet, icma ve kıyasla değil, akılla gerçekleşir) deniyor. Akıl tek başına dinde ölçü olur mu?
    CEVAP
    Elbette ölçü olmaz. Kur’an-ı kerimi açıklayan sünnettir. Peygambersiz din dinsizliktir. İcma ve kıyas da sünneti açıklar. Sünnet, icma ve kıyası bir kenara bırakarak, (Akılla her şeyi buluruz) demek dinimize aykırıdır. Seyyid Abdülhakîm-i Arvâsî hazretleri buyuruyor ki:
    Din işleri, akıl üzerine kurulamaz; çünkü akıl, bir kararda kalmaz. Herkesin aklı, birbirine uymadığı gibi, bir adamın, selim olmayan aklı da, bazen doğruyu bulur, bazen de yanılır ve yanılması daha çok olur. En akıllı denilen kimse, din işlerinde değil, uzman olduğu dünya işlerinde bile, çok hata eder. Çok yanılan bir akla nasıl güvenilebilir? Devamlı, sonsuz olan ahiret işlerinde, nasıl olur da akla uyulur? (S. Ebediyye)

    İman bilgileri, namaz, oruç, zekât ve diğer din işlerinin hiç birisi akılla bulunamaz. Hepsi nakle dayanır. Akıl, nakli anlamakta kullanılır. Akıl doğru kullanılmazsa gerçeği bulamaz. İslamiyet, selim akla dayanan nakil dinidir. Nakil olmazsa, akıl doğruyu yanlışı bulamaz.


  7. 02.Ekim.2010, 12:45
    4
    ozayir
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Eylül.2010
    Üye No: 79069
    Mesaj Sayısı: 111
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2

    --->: Münker-Nekir ve Mezhepler

    Allah razı alsun sagol


  8. 02.Ekim.2010, 12:45
    4
    Devamlı Üye
    Allah razı alsun sagol


  9. 02.Ekim.2010, 12:58
    5
    @mir
    âb ü kil

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 12.Ağustos.2009
    Üye No: 49589
    Mesaj Sayısı: 3,358
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 36
    Yaş: 43
    Bulunduğu yer: Dârü'l-İmtihân

    --->: Münker-Nekir ve Mezhepler

    sekiz kelvin Nickli Üyeden Alıntı
    Münker ve Nekir hakkında araştırma yaparken; bu meleklerin, "mezhep" ile ilgili soru da sorabileceklerini gördüm. (itikadda mezhebin nedir? amelde mezhebin nedir? şeklinde...). Mezhepler, Peygamber Efendimizin (SAS) vefatından sonra ortaya çıktığına göre;
    Münker-Nekir ve Mezhepler
    - Münker ve Nekir'in bu tür bir sual soracağı ne derece doğrudur?
    - Bu soruların cevabı- mezhep farklılıklarını düşünerek- nasıl olmalıdır.

    Sevgi ve Dua ile...
    kardeş bunlar mezheb mutaassıblarının uydurmasıdır
    kabirde sorulacak suallerle ilgili olarak aşağıdaki linke bak:
    http://www.mumsema.com/misafir-sorul...-sualleri.html

    Kalpnuru Nickli Üyeden Alıntı
    İmam-ı Şarani hazretleri buyuruyor ki:
    (Tasavvuf büyükleri ve fıkıh âlimleri, kendilerine uyanlara şefaat ederler. Ruh teslim ederken, kabirde Münker ve Nekir sual ederken ve Haşrda, Neşirde, Hesapta, Sıratta yanında bulunurlar. Onu unutmazlar. Tasavvuf büyükleri, kendilerine uyanları, bütün korkulu yerlerde kolladıkları gibi, müctehid imamlar da korurlar. Bunlar, mezhep imamlarıdır. Bu ümmetin bekçileridir. Sevin ey kardeşim! Dört mezhep imamlarından dilediğini taklit et de saadete kavuş!) [Mizan-ül-kübra]
    Allah bunları saçmalayanlara hidayet nasib eylesin. Amin.


  10. 02.Ekim.2010, 12:58
    5
    âb ü kil
    sekiz kelvin Nickli Üyeden Alıntı
    Münker ve Nekir hakkında araştırma yaparken; bu meleklerin, "mezhep" ile ilgili soru da sorabileceklerini gördüm. (itikadda mezhebin nedir? amelde mezhebin nedir? şeklinde...). Mezhepler, Peygamber Efendimizin (SAS) vefatından sonra ortaya çıktığına göre;
    Münker-Nekir ve Mezhepler
    - Münker ve Nekir'in bu tür bir sual soracağı ne derece doğrudur?
    - Bu soruların cevabı- mezhep farklılıklarını düşünerek- nasıl olmalıdır.

    Sevgi ve Dua ile...
    kardeş bunlar mezheb mutaassıblarının uydurmasıdır
    kabirde sorulacak suallerle ilgili olarak aşağıdaki linke bak:
    http://www.mumsema.com/misafir-sorul...-sualleri.html

    Kalpnuru Nickli Üyeden Alıntı
    İmam-ı Şarani hazretleri buyuruyor ki:
    (Tasavvuf büyükleri ve fıkıh âlimleri, kendilerine uyanlara şefaat ederler. Ruh teslim ederken, kabirde Münker ve Nekir sual ederken ve Haşrda, Neşirde, Hesapta, Sıratta yanında bulunurlar. Onu unutmazlar. Tasavvuf büyükleri, kendilerine uyanları, bütün korkulu yerlerde kolladıkları gibi, müctehid imamlar da korurlar. Bunlar, mezhep imamlarıdır. Bu ümmetin bekçileridir. Sevin ey kardeşim! Dört mezhep imamlarından dilediğini taklit et de saadete kavuş!) [Mizan-ül-kübra]
    Allah bunları saçmalayanlara hidayet nasib eylesin. Amin.


  11. 02.Ekim.2010, 13:04
    6
    aziz83
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 29.Ağustos.2010
    Üye No: 78582
    Mesaj Sayısı: 754
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    --->: Münker-Nekir ve Mezhepler

    İmam Şarani Hz.'lerine saçmalıyor diyorsan Allah sana hidayet versin derim bende..tövbe tövbe...


  12. 02.Ekim.2010, 13:04
    6
    aziz83 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    İmam Şarani Hz.'lerine saçmalıyor diyorsan Allah sana hidayet versin derim bende..tövbe tövbe...


  13. 02.Ekim.2010, 13:19
    7
    @mir
    âb ü kil

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 12.Ağustos.2009
    Üye No: 49589
    Mesaj Sayısı: 3,358
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 36
    Yaş: 43
    Bulunduğu yer: Dârü'l-İmtihân

    --->: Münker-Nekir ve Mezhepler

    Allah ve Rasulü hariç
    sözleri onu söyleyen zatlarla değil
    zatları söyledikleri sözlerle değerlendirmek lazım
    şarani gerçekten yukarıdaki sözleri söylemiş midir bilmem
    evet deseniz bile kitabından okumadıkça inanmam
    yukardaki saçmalığı onun söylediğini ve tevbe etmediğini isbatlarsanız
    ben de saçmaladığı yönündeki iddiamın arkasında kapı gibi dururum


  14. 02.Ekim.2010, 13:19
    7
    âb ü kil
    Allah ve Rasulü hariç
    sözleri onu söyleyen zatlarla değil
    zatları söyledikleri sözlerle değerlendirmek lazım
    şarani gerçekten yukarıdaki sözleri söylemiş midir bilmem
    evet deseniz bile kitabından okumadıkça inanmam
    yukardaki saçmalığı onun söylediğini ve tevbe etmediğini isbatlarsanız
    ben de saçmaladığı yönündeki iddiamın arkasında kapı gibi dururum


  15. 02.Ekim.2010, 16:56
    8
    sekiz kelvin
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 08.Eylül.2010
    Üye No: 78822
    Mesaj Sayısı: 34
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    --->: Münker-Nekir ve Mezhepler

    @mir kardeş, Allah (CC) razı olsun. Bu yazı bana daha anlamlı geldi. Maalesef çevremizde çok fazla bilgi çeşitliliğiya da kirliliği var; aynı soruya pek çok farklı cevap var, zaman zaman cevaplar kendi içinde çelişiyor- amacın sadece gerçek olanı bulmak olduğunda ayırt etmek zor oluyor. Misal, bazı kaynaklarda; kulun, kabirde sadece "Yaradan, peygamber ve din" konusunda sorgulanacağını, doğru cevap verirse, yerinin cennet mekanlarından biri olacağını söylüyor ki, (yani amelden bahsedilmiyor) bu durum da birçok diğer kaynak ile çelişiyor. Tekrar teşekkürler...


  16. 02.Ekim.2010, 16:56
    8
    @mir kardeş, Allah (CC) razı olsun. Bu yazı bana daha anlamlı geldi. Maalesef çevremizde çok fazla bilgi çeşitliliğiya da kirliliği var; aynı soruya pek çok farklı cevap var, zaman zaman cevaplar kendi içinde çelişiyor- amacın sadece gerçek olanı bulmak olduğunda ayırt etmek zor oluyor. Misal, bazı kaynaklarda; kulun, kabirde sadece "Yaradan, peygamber ve din" konusunda sorgulanacağını, doğru cevap verirse, yerinin cennet mekanlarından biri olacağını söylüyor ki, (yani amelden bahsedilmiyor) bu durum da birçok diğer kaynak ile çelişiyor. Tekrar teşekkürler...


  17. 02.Ekim.2010, 18:30
    9
    @mir
    âb ü kil

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 12.Ağustos.2009
    Üye No: 49589
    Mesaj Sayısı: 3,358
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 36
    Yaş: 43
    Bulunduğu yer: Dârü'l-İmtihân

    --->: Münker-Nekir ve Mezhepler

    Alıntı
    @mir kardeş senin itikadında gerçekten büyük bir sorun var..
    ben şeyhlerin şıhların her dediğini doğru kabul etmenin imanın kaçıncı şartı olduğunu bilmiyorum
    yazarsanız öğrenirim
    onların sadece Kur'an ve sünnete uygun olan sözlerini alıyor
    küçük hatalarını görmezden geliyorum
    itikadi konulardaki hatalar ise
    kimden gelirse gelsin
    durmam cevab yazarım

    sekiz kelvin Nickli Üyeden Alıntı
    @mir kardeş, Allah (CC) razı olsun.
    amin ecmain
    verdiğim liknteki hadislerde de
    bildiğim başka hadislerde de yazdığı üzere
    kişi amelden de sorguya çekilecektir

    hatta kabir azabı ile ilgili bazı hadisler
    mümin kişi kabirde iken azab melekleri hangi yönden gelmek isterse istesin
    o kulun; namaz, oruc, okuduğu Kur'an vb diğer salih amellerinin
    azab meleklerinin önüne geçeceği
    ve o kulu onlardan koruyacağı da yazmaktadır
    dilerseniz bulup kopyalamaya çalışırım


  18. 02.Ekim.2010, 18:30
    9
    âb ü kil
    Alıntı
    @mir kardeş senin itikadında gerçekten büyük bir sorun var..
    ben şeyhlerin şıhların her dediğini doğru kabul etmenin imanın kaçıncı şartı olduğunu bilmiyorum
    yazarsanız öğrenirim
    onların sadece Kur'an ve sünnete uygun olan sözlerini alıyor
    küçük hatalarını görmezden geliyorum
    itikadi konulardaki hatalar ise
    kimden gelirse gelsin
    durmam cevab yazarım

    sekiz kelvin Nickli Üyeden Alıntı
    @mir kardeş, Allah (CC) razı olsun.
    amin ecmain
    verdiğim liknteki hadislerde de
    bildiğim başka hadislerde de yazdığı üzere
    kişi amelden de sorguya çekilecektir

    hatta kabir azabı ile ilgili bazı hadisler
    mümin kişi kabirde iken azab melekleri hangi yönden gelmek isterse istesin
    o kulun; namaz, oruc, okuduğu Kur'an vb diğer salih amellerinin
    azab meleklerinin önüne geçeceği
    ve o kulu onlardan koruyacağı da yazmaktadır
    dilerseniz bulup kopyalamaya çalışırım


  19. 02.Ekim.2010, 19:06
    10
    aziz83
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 29.Ağustos.2010
    Üye No: 78582
    Mesaj Sayısı: 754
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    --->: Münker-Nekir ve Mezhepler

    Alıntı
    ben şeyhlerin şıhların her dediğini doğru kabul etmenin
    bazı şeyhler şıhlar dediğin (İmam Şarani Hz.) ehl-i sünnet itikadının dışında bilgiler vermemiştir hiçbir zaman..kimi eleştirdiğimizin farkında olalım lütfen...

    İbn-i Teymiyye gibi mezhepsizliği savunan birini eleştir eyvallah...

    Abdülaziz Bayındır:
    Allahü teâlânın, (Onları ölü sanmayın) âyetine ve Resulünün Buhari’deki, (Kâfir ölüleri de sizlerden daha iyi işitir) mealindeki hadis-i şerifine rağmen ölülerin işitmediğini sanan selefiyye itikadında birisidir.


    Behaullah:
    Behailiği kuran ve kendisini Peygamber olduğunu söyleyen bir sapık idi.

    Beykiyef:
    Kazanlı Moskof Musa Carullah Beykiyef. İslamın Lutheri denilen ve İslam ile komünizmin arasını bulmaya çalışan, (Fıkıh, kelam, tefsir gibi din kitapları akla uygun değildir. Kur’anın bazı kuralları eskimiştir. Aklı olan dini esaretten kurtulmalı) diyen dinde reformcu bir mezhepsizdir.

    Hayrettin KARAMAN
    Kişi sadece 'la ilahe illallah' derse ve Muhammeden Resulullah demesede cennete girer gibi Diyalog hakkındaki görüşlerini beyan edene kadar ehl-i sünnet idi.

    İbni Hazm:
    Zâhiriye mezhebinde idi. Herkesin ictihad yapmasını ister, bir mezhebe uymaya haram derdi.

    İbni Sebe:
    Hurûfiliği ortaya çıkaran Yemenli bir yahudidir. Müslümanları saptırmak ve parçalamak ve İslam ışığının kaynağı olan Ehl-i beytten intikam almak için yapmıştır. Maksadının anlaşılmaması için, Hz. Ali’yi çok seviyor görünmüş, üç halifenin ve Eshab-ı kiramın kâfir olduklarını söylemiştir. Hz. Ali’ye düşmanlığını, Onu aşırı sevmek perdesi altında gizlemiştir. İmam-ı Rabbani hazretleri, (Eshab-ı kiramı kötüleyenlerin ilki, İbni Sebe'dir) buyuruyor.

    Kâmil Miras:
    Erkeklerin altın yüzük takmaları caiz diyen ibni Teymiyeci biri idi.

    Muhammed bin Abdülvehhab Necdi:
    Vehhabiliğin kurucusudur.

    Muhammed Sıddık Hasan han:
    İbni Teymiyeci süper bir mezhepsizdir.

    Mustafa İSLAMOĞLU
    Hayızlı kadınlar namaz kılabilir, kadere inanmaya lüzum yoktur diyebilecek kadar ehl-i bid'at tır.

    Müslim Gündüz:
    İlk defa camiye def sokan Aczmendi tarikatının değnekli şeyhidir. Fadime Şahin’i de meşhur etmiştir. Tam bir sapıktır.


    Yaşar Nuri Öztürk:

    Tesettürü inkâr eden İslam Gerçeği isimli kitabın yazarlarından birisidir.

    Yusuf Kandehlevi:
    Kandehlevi mezhepsizinin, hadislerle müslümanlık diye yazdığı kitapta, (Hz. Ali Hz. Ömere kızını gönderip , kızıma bak beğenirsen senin karın olsun dedi, Hz. Ömer de kızın eteğini kaldırıp bacaklarına baktı) diye yazılı idi. Bunu 20 sene kadar önce tenkit etmiştim. O zaman bu kitabı basan yayınevi, (Bu Arap âdeti idi) diye itiraz etmişti. Ben de, İslamiyet, yanlış olan Arap âdetlerini kaldırmak için geldi, Kâbe'yi kadın erkek çırıl çıplak tavaf ederlerdi, bu da Arap âdeti idi, kız çocuklarını diri diri gömerlerdi, bu da Arap âdeti idi. Ama İslamiyet geldi bunları kaldırdı. Hz. Ömere böyle iftira yapılması ne kadar çirkindir demiştim.

    Zekeriya Beyaz:
    Yaşar Nuri gibi, tesettürün farz olduğunu kabul etmez. Tavuktan, horozdan, balıktan kurban olabileceğini de söylemiştir.


    gibilerini eleştir eyvallah.. inan bak o zaman nasıl senin destekçin olurum...


  20. 02.Ekim.2010, 19:06
    10
    aziz83 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Alıntı
    ben şeyhlerin şıhların her dediğini doğru kabul etmenin
    bazı şeyhler şıhlar dediğin (İmam Şarani Hz.) ehl-i sünnet itikadının dışında bilgiler vermemiştir hiçbir zaman..kimi eleştirdiğimizin farkında olalım lütfen...

    İbn-i Teymiyye gibi mezhepsizliği savunan birini eleştir eyvallah...

    Abdülaziz Bayındır:
    Allahü teâlânın, (Onları ölü sanmayın) âyetine ve Resulünün Buhari’deki, (Kâfir ölüleri de sizlerden daha iyi işitir) mealindeki hadis-i şerifine rağmen ölülerin işitmediğini sanan selefiyye itikadında birisidir.


    Behaullah:
    Behailiği kuran ve kendisini Peygamber olduğunu söyleyen bir sapık idi.

    Beykiyef:
    Kazanlı Moskof Musa Carullah Beykiyef. İslamın Lutheri denilen ve İslam ile komünizmin arasını bulmaya çalışan, (Fıkıh, kelam, tefsir gibi din kitapları akla uygun değildir. Kur’anın bazı kuralları eskimiştir. Aklı olan dini esaretten kurtulmalı) diyen dinde reformcu bir mezhepsizdir.

    Hayrettin KARAMAN
    Kişi sadece 'la ilahe illallah' derse ve Muhammeden Resulullah demesede cennete girer gibi Diyalog hakkındaki görüşlerini beyan edene kadar ehl-i sünnet idi.

    İbni Hazm:
    Zâhiriye mezhebinde idi. Herkesin ictihad yapmasını ister, bir mezhebe uymaya haram derdi.

    İbni Sebe:
    Hurûfiliği ortaya çıkaran Yemenli bir yahudidir. Müslümanları saptırmak ve parçalamak ve İslam ışığının kaynağı olan Ehl-i beytten intikam almak için yapmıştır. Maksadının anlaşılmaması için, Hz. Ali’yi çok seviyor görünmüş, üç halifenin ve Eshab-ı kiramın kâfir olduklarını söylemiştir. Hz. Ali’ye düşmanlığını, Onu aşırı sevmek perdesi altında gizlemiştir. İmam-ı Rabbani hazretleri, (Eshab-ı kiramı kötüleyenlerin ilki, İbni Sebe'dir) buyuruyor.

    Kâmil Miras:
    Erkeklerin altın yüzük takmaları caiz diyen ibni Teymiyeci biri idi.

    Muhammed bin Abdülvehhab Necdi:
    Vehhabiliğin kurucusudur.

    Muhammed Sıddık Hasan han:
    İbni Teymiyeci süper bir mezhepsizdir.

    Mustafa İSLAMOĞLU
    Hayızlı kadınlar namaz kılabilir, kadere inanmaya lüzum yoktur diyebilecek kadar ehl-i bid'at tır.

    Müslim Gündüz:
    İlk defa camiye def sokan Aczmendi tarikatının değnekli şeyhidir. Fadime Şahin’i de meşhur etmiştir. Tam bir sapıktır.


    Yaşar Nuri Öztürk:

    Tesettürü inkâr eden İslam Gerçeği isimli kitabın yazarlarından birisidir.

    Yusuf Kandehlevi:
    Kandehlevi mezhepsizinin, hadislerle müslümanlık diye yazdığı kitapta, (Hz. Ali Hz. Ömere kızını gönderip , kızıma bak beğenirsen senin karın olsun dedi, Hz. Ömer de kızın eteğini kaldırıp bacaklarına baktı) diye yazılı idi. Bunu 20 sene kadar önce tenkit etmiştim. O zaman bu kitabı basan yayınevi, (Bu Arap âdeti idi) diye itiraz etmişti. Ben de, İslamiyet, yanlış olan Arap âdetlerini kaldırmak için geldi, Kâbe'yi kadın erkek çırıl çıplak tavaf ederlerdi, bu da Arap âdeti idi, kız çocuklarını diri diri gömerlerdi, bu da Arap âdeti idi. Ama İslamiyet geldi bunları kaldırdı. Hz. Ömere böyle iftira yapılması ne kadar çirkindir demiştim.

    Zekeriya Beyaz:
    Yaşar Nuri gibi, tesettürün farz olduğunu kabul etmez. Tavuktan, horozdan, balıktan kurban olabileceğini de söylemiştir.


    gibilerini eleştir eyvallah.. inan bak o zaman nasıl senin destekçin olurum...


  21. 02.Ekim.2010, 19:21
    11
    sekiz kelvin
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 08.Eylül.2010
    Üye No: 78822
    Mesaj Sayısı: 34
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    --->: Münker-Nekir ve Mezhepler

    Kardeşler;

    Soruyu ben sorduğum için, tartışma ortamı yaratmış gibi hissettim kendimi. Amacım, negatif bir tartışma yaratmak değildi. Sadece bilginin özüne ulaşmaya çalışmaktayım. Kusur ettimse affola.

    @mir kardeş; sana zahmet olmayacak ise, bahsettiğin kaynakları kopyalayabilir misini?

    aziz83 kardeş; kişilerin yaptıklarına takılmayalım. Hiçkimse mutlak iyi ya da mutlak kötü diyemeyiz. Ben her türlü kaynağı okurum, müspet olanı da kendim seçerim. Bahsettiğiniz kişilerden Yaşar Nuri Hocanın kitaplarını da okurum, nitekim bende onun yazdığı Kur'an-ı Kerim meali de mevcuttur.

    Selam ve Dua ile...


  22. 02.Ekim.2010, 19:21
    11
    Kardeşler;

    Soruyu ben sorduğum için, tartışma ortamı yaratmış gibi hissettim kendimi. Amacım, negatif bir tartışma yaratmak değildi. Sadece bilginin özüne ulaşmaya çalışmaktayım. Kusur ettimse affola.

    @mir kardeş; sana zahmet olmayacak ise, bahsettiğin kaynakları kopyalayabilir misini?

    aziz83 kardeş; kişilerin yaptıklarına takılmayalım. Hiçkimse mutlak iyi ya da mutlak kötü diyemeyiz. Ben her türlü kaynağı okurum, müspet olanı da kendim seçerim. Bahsettiğiniz kişilerden Yaşar Nuri Hocanın kitaplarını da okurum, nitekim bende onun yazdığı Kur'an-ı Kerim meali de mevcuttur.

    Selam ve Dua ile...


  23. 02.Ekim.2010, 19:24
    12
    @mir
    âb ü kil

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 12.Ağustos.2009
    Üye No: 49589
    Mesaj Sayısı: 3,358
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 36
    Yaş: 43
    Bulunduğu yer: Dârü'l-İmtihân

    --->: Münker-Nekir ve Mezhepler

    Alıntı
    bazı şeyhler şıhlar dediğin (İmam Şarani Hz.) ehl-i sünnet itikadının dışında bilgiler vermemiştir hiçbir zaman
    alimleri onların kendilerini gördükleri makamdan çok daha yukarılara çıkarıyorsunuz
    ve hatta onları ilahlaştırıyorsunuz
    en büyük hatanız da bu ne yazık ki?
    zira gerçek alimlerin kitaplarını okusaydınız
    onların da sürekli hatalar yaptıklarını
    o yüzden kendilerinin taklid edilmesini yasakladıklarını görürdünüz
    neyse konumuz "taklid" değil

    yukarda yazdıklarının konu ile alakası olmadığı gibi
    her biri ayrı konu başlıkları altında incelenmelidir
    yeri gelirse
    ibn Teymiyye ile Bayındıra nasıl iftira attığına da bakabilirim belki zamanım olursa

    aslında şaraninin mizanındaki bazı trajikomik açıklamaları da buraya yazabilirim
    ama konu şaraninin kitabındaki şeyler değil
    zaten en başta sorulan soruya cevap verseydiniz konu buralara gelmezdi

    neyse
    konu dışında yazacağın şeyler
    itikadi yanlışlar olmadığı sürece cevaplamamaya çalışacağım

    Münker Nekir'in kabirde insanlara mezheblerini de soracakları
    ve bilemeyenlere azab edecekleri ile bir ayet ya da hadis biliyorsanız
    yazarsınız
    biz de istifade ederiz
    hem böylece konu sapmamış olur


  24. 02.Ekim.2010, 19:24
    12
    âb ü kil
    Alıntı
    bazı şeyhler şıhlar dediğin (İmam Şarani Hz.) ehl-i sünnet itikadının dışında bilgiler vermemiştir hiçbir zaman
    alimleri onların kendilerini gördükleri makamdan çok daha yukarılara çıkarıyorsunuz
    ve hatta onları ilahlaştırıyorsunuz
    en büyük hatanız da bu ne yazık ki?
    zira gerçek alimlerin kitaplarını okusaydınız
    onların da sürekli hatalar yaptıklarını
    o yüzden kendilerinin taklid edilmesini yasakladıklarını görürdünüz
    neyse konumuz "taklid" değil

    yukarda yazdıklarının konu ile alakası olmadığı gibi
    her biri ayrı konu başlıkları altında incelenmelidir
    yeri gelirse
    ibn Teymiyye ile Bayındıra nasıl iftira attığına da bakabilirim belki zamanım olursa

    aslında şaraninin mizanındaki bazı trajikomik açıklamaları da buraya yazabilirim
    ama konu şaraninin kitabındaki şeyler değil
    zaten en başta sorulan soruya cevap verseydiniz konu buralara gelmezdi

    neyse
    konu dışında yazacağın şeyler
    itikadi yanlışlar olmadığı sürece cevaplamamaya çalışacağım

    Münker Nekir'in kabirde insanlara mezheblerini de soracakları
    ve bilemeyenlere azab edecekleri ile bir ayet ya da hadis biliyorsanız
    yazarsınız
    biz de istifade ederiz
    hem böylece konu sapmamış olur





+ Yorum Gönder
Git 12 Son