Konusunu Oylayın.: Dua ve Musibet

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Dua ve Musibet
  1. 01.Eylül.2010, 10:07
    1
    vesselam52
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 28.Ağustos.2010
    Üye No: 78383
    Mesaj Sayısı: 7
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    Dua ve Musibet






    Dua ve Musibet Mumsema Öncelikle cahilce olan şu olayı anlatmak istiyorum; Ben 19 Yaşındayım ve uzun yıllardır sivilce problemim vardı ve geçen yıl bir ilaç kullandım annemin ve babamın kullanma demesine karşın ve ilaç bitti ama sonuç kötüydü çünkü; saçlarım dökülmüştü o ilaçtan dolayı... buraya kadar tam bir cahil kafayla yaptıklarımı anlattım.
    Önce oturdum ve düşündüm ben namaz kılmaya 17 yaşında başladım Elhamdulilllah yani dinle alakalıyım oturdum ve düşündüm " ben bu ilacı kullandım Allah'a şükretmek yerine iki sivilce için ve Annemin ve Babamın ısrarlı kullanma demesine karşı kullandım dedim ve kitapçıya gittim ve Ramuz-el E- Hadis İçinde 7013 adet hadis-i şerif vardı ve okumaya başladım ve orada bunun bir musibet olduğu ve benim o ilacı kullanmamın neticesinde Allah'ın bana o günah karşısında verdiği bir kefaret olduğu kanısına vardım ve biliyormusunuz bu olay beni çok ilerilere götürdü inanılmaz bir olgunlaşma hissettim kendimde ve gerçekten çoğu şeyin farkına vardım Elhamdulilllah ve ben üzüntü duyuyorum saçlarım döküldüğü için bunuda inceledim ve "Dua" nın dünydaki tüm ilaçlardan daha şifalı olduğunuda öğrendim Allah'ıma tövbe ettim ve Bu musibetin benden gitmesi için dua ediyorum çünkü şifa yı veren Allah Dua gibi bir ilaç bize sunmuş bunuda anladım ve arkadaşlar inanın bana Allah dua ile herşeyi bize sunabilir yeter ki istemesini bilelim ve İnşallah Allah'ım benim dersimi aldığımı görecektir ve bunun neticesinde duamı kabul buyurur çünkü buna yürekten inanıyorum ve bu durumdan daha beterleride var elbette Elhamdulillah ama bu durumda bu yaşta hafife alınamıyor çünkü üzülüyorsun, kederlenebiliyorsun, yakınların moral yerine bu yaşta saç dökülürmü bu ne gibi sözlerle moralimi bozuyorlar önceleri akraba ziyaretlerine giderdim, gezerdim, yüzüm gülerdi herkese selam veriridim şimdi ise dışarı çıkmak gelmiyor bu tip sebeplerden dolayı ama gerçekten Allah'tan şifa umuyorum ve Allah her zaman umut veriyor Allah'ıınm duaları kabul edeceğini biliyorum... Bu konu hakkında değerli hocalarımından yorum ve tavsiye bekliyorum
    İnşallah Allah hepimizin duasını kabul eder.. Aminn...


  2. 01.Eylül.2010, 10:07
    1
    vesselam52 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye



    Öncelikle cahilce olan şu olayı anlatmak istiyorum; Ben 19 Yaşındayım ve uzun yıllardır sivilce problemim vardı ve geçen yıl bir ilaç kullandım annemin ve babamın kullanma demesine karşın ve ilaç bitti ama sonuç kötüydü çünkü; saçlarım dökülmüştü o ilaçtan dolayı... buraya kadar tam bir cahil kafayla yaptıklarımı anlattım.
    Önce oturdum ve düşündüm ben namaz kılmaya 17 yaşında başladım Elhamdulilllah yani dinle alakalıyım oturdum ve düşündüm " ben bu ilacı kullandım Allah'a şükretmek yerine iki sivilce için ve Annemin ve Babamın ısrarlı kullanma demesine karşı kullandım dedim ve kitapçıya gittim ve Ramuz-el E- Hadis İçinde 7013 adet hadis-i şerif vardı ve okumaya başladım ve orada bunun bir musibet olduğu ve benim o ilacı kullanmamın neticesinde Allah'ın bana o günah karşısında verdiği bir kefaret olduğu kanısına vardım ve biliyormusunuz bu olay beni çok ilerilere götürdü inanılmaz bir olgunlaşma hissettim kendimde ve gerçekten çoğu şeyin farkına vardım Elhamdulilllah ve ben üzüntü duyuyorum saçlarım döküldüğü için bunuda inceledim ve "Dua" nın dünydaki tüm ilaçlardan daha şifalı olduğunuda öğrendim Allah'ıma tövbe ettim ve Bu musibetin benden gitmesi için dua ediyorum çünkü şifa yı veren Allah Dua gibi bir ilaç bize sunmuş bunuda anladım ve arkadaşlar inanın bana Allah dua ile herşeyi bize sunabilir yeter ki istemesini bilelim ve İnşallah Allah'ım benim dersimi aldığımı görecektir ve bunun neticesinde duamı kabul buyurur çünkü buna yürekten inanıyorum ve bu durumdan daha beterleride var elbette Elhamdulillah ama bu durumda bu yaşta hafife alınamıyor çünkü üzülüyorsun, kederlenebiliyorsun, yakınların moral yerine bu yaşta saç dökülürmü bu ne gibi sözlerle moralimi bozuyorlar önceleri akraba ziyaretlerine giderdim, gezerdim, yüzüm gülerdi herkese selam veriridim şimdi ise dışarı çıkmak gelmiyor bu tip sebeplerden dolayı ama gerçekten Allah'tan şifa umuyorum ve Allah her zaman umut veriyor Allah'ıınm duaları kabul edeceğini biliyorum... Bu konu hakkında değerli hocalarımından yorum ve tavsiye bekliyorum
    İnşallah Allah hepimizin duasını kabul eder.. Aminn...


    Benzer Konular

    - Musîbet: Niçin Musibet?

    - Her musibet bir saadetin habercisidir, deniliyor. Musibet nasıl saadet getirir?

    - Musibet [Asıl musîbet ve muzır musîbet, dine gelen musîbettir]

    - Kader ile musibet...

    - Üzerimizde bi musibet mi var?

  3. 01.Eylül.2010, 10:29
    2
    hbevci
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 28.Mart.2010
    Üye No: 74674
    Mesaj Sayısı: 630
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 7
    Yaş: 33
    Bulunduğu yer: izmir

    --->: Dua ve Musibet




    s.a.
    hoca degılım lakın bır cıft laf etmek ıstedım.
    HERSEYDE BIR HAYIR VARDIR,bak senın basına bır durum gelmıs ve senı en onemlı bır ıbadet olan TEFEKKURE sevk etmıs.
    Alıntı

    Tefekkür, dinimizde önemli bir ibadettir. Tefekkür, günahlarını, mahlukları ve kendini düşünmek Allahü teâlânın yarattığı şeylerden ibret almaktır. Kur’an-ı kerimde iyiler övülürken buyuruluyor ki:

    (Onlar ayakta iken, otururken, yanları üstüne yatarken hep Allah’ı anarlar, göklerin ve yerin yaratılışını inceden inceye düşünürler. “Ey Rabbimiz, sen bunları boşuna yaratmadın. Sen [boş, manasız şeyler yaratmaktan] münezzehsin. Bizi Cehennem azabından koru” derler.) [A. İmran 191]

    Hadis-i şeriflerde de buyuruldu ki:

    (Allah’ın azameti, Cennet ve Cehennem hakkında bir an tefekkür, bir geceyi ihya etmekten iyidir.) [Ebuşşeyh]

    (Tefekkür, ibadetin yarısıdır.) [İ. Gazali]

    (Tefekkür gibi kıymetli ibadet yoktur.) [İbni Hibban]

    (Biraz tefekkür, bir sene [nafile] ibadetten kıymetlidir.) [K. Saadet]

    (“Göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardından gelişinde [uzayıp kısalmasında] akıl sahipleri için elbette ibret verici deliller var” [A. İmran 190.] âyeti varken nasıl ağlamayım? Bu âyeti okuyup da tefekkür etmeyene yazıklar olsun!) [İ. Hibban]
    (Allah’ın yarattıkları üzerinde düşünün, zatı hakkında düşünmeyin!) [Beyheki]

    (Sükutu tefekkür, bakışı ibret olup çok istiğfar eden kurtuldu.) [Deylemi]

    Tefekkür, insanı bilgili eder. Bilgili olan da amel eder. (Vehb bin Münebbih)

    Tefekkür, iyilik ve kötülüğünü gösteren bir aynadır. (Fudayl bin Iyad)

    Allah’ın azametini düşünen insan, Ona isyan edemez. (Bişr-i Hafi)

    Tefekkür zekayı açar. (İmam-ı Şafii)

    Dünyayı düşünmek, ahirete perdedir. Ahireti düşünmek, gafletten kurtarıp hikmet konuşturur. (Ebu Süleyman Darani)

    Her fırsatta Allah’ın yarattıklarını tefekkür etmelidir. Mesela eline bakmalı. Parmakları olmasaydı, bir şeyi tutup alması ne kadar zor olurdu. Yahut parmakları hiç kıvrılmasaydı, eller hiç olmasaydı, gözümüz olmasaydı, gözümüz başka yerde olsaydı, halimiz nasıl olurdu? Tırnağın devamlı büyüdüğü gibi, dişlerimiz de büyüseydi ne olurdu? Dişlerimiz kemikle beraber olsaydı, çürüyünce nasıl çekilecekti? Saç uzadığı halde, kaşın ve kirpiğin uzamadığını düşünmeli. İnsan kavak gibi büyüyüp gitseydi, ne olurdu? Bitkilerin, meyvelerin yaratılışını, yıldızların, gezegenlerin bir ahenk içinde oluşunu düşünmeli. Bunları ne kadar mükemmel yarattığı için Allahü teâlâya hamd etmeli! Böylece insanın imanı da kuvvetlenir. Fakat devamlı bunlarla uğraşıp da kendine gereken fıkıh bilgisini ihmal etmek ise çok tehlikelidir.

    Tefekkür, dört türlü olur:

    1- Allah’ın mahluklarındaki güzellik ve faydaları düşünmek, Ona inanıp Onu sevmeye sebep olur.

    2- Onun vâd ettiği sevapları düşünmek, ibadet yapmaya sebep olur.

    3- Onun bildirdiği azapları düşünmek, Ondan korkmaya, kötülük etmemeye, günahtan kaçmaya sebep olur.

    4- Onun nimetlerine, ihsanlarına karşılık, nefsine uyarak günah işlediğini, gaflet içinde yaşadığını düşünmek, Allah’tan utanmaya sebep olur. Allahü teâlâ, yerlerde ve göklerde bulunan mahlukları düşünerek ibret alanları sever.

    Hz. Musa’nın ümmetinden biri, 30 sene ibadet eder, bir bulut kendisine gölgeler. Bir gün bulut gelmez, güneşte kalır. Annesi, (bir günah işlemişsindir) der. Çocuk, (Hayır, günah işlemedim) der. Annesi, (Göklere, çiçeklere bakıp da Yaratanın azametini düşünmediysen, bundan büyük hata olur mu?) der.

    Alıntı



  4. 01.Eylül.2010, 10:29
    2
    hbevci - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Devamlı Üye



    s.a.
    hoca degılım lakın bır cıft laf etmek ıstedım.
    HERSEYDE BIR HAYIR VARDIR,bak senın basına bır durum gelmıs ve senı en onemlı bır ıbadet olan TEFEKKURE sevk etmıs.
    Alıntı

    Tefekkür, dinimizde önemli bir ibadettir. Tefekkür, günahlarını, mahlukları ve kendini düşünmek Allahü teâlânın yarattığı şeylerden ibret almaktır. Kur’an-ı kerimde iyiler övülürken buyuruluyor ki:

    (Onlar ayakta iken, otururken, yanları üstüne yatarken hep Allah’ı anarlar, göklerin ve yerin yaratılışını inceden inceye düşünürler. “Ey Rabbimiz, sen bunları boşuna yaratmadın. Sen [boş, manasız şeyler yaratmaktan] münezzehsin. Bizi Cehennem azabından koru” derler.) [A. İmran 191]

    Hadis-i şeriflerde de buyuruldu ki:

    (Allah’ın azameti, Cennet ve Cehennem hakkında bir an tefekkür, bir geceyi ihya etmekten iyidir.) [Ebuşşeyh]

    (Tefekkür, ibadetin yarısıdır.) [İ. Gazali]

    (Tefekkür gibi kıymetli ibadet yoktur.) [İbni Hibban]

    (Biraz tefekkür, bir sene [nafile] ibadetten kıymetlidir.) [K. Saadet]

    (“Göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardından gelişinde [uzayıp kısalmasında] akıl sahipleri için elbette ibret verici deliller var” [A. İmran 190.] âyeti varken nasıl ağlamayım? Bu âyeti okuyup da tefekkür etmeyene yazıklar olsun!) [İ. Hibban]
    (Allah’ın yarattıkları üzerinde düşünün, zatı hakkında düşünmeyin!) [Beyheki]

    (Sükutu tefekkür, bakışı ibret olup çok istiğfar eden kurtuldu.) [Deylemi]

    Tefekkür, insanı bilgili eder. Bilgili olan da amel eder. (Vehb bin Münebbih)

    Tefekkür, iyilik ve kötülüğünü gösteren bir aynadır. (Fudayl bin Iyad)

    Allah’ın azametini düşünen insan, Ona isyan edemez. (Bişr-i Hafi)

    Tefekkür zekayı açar. (İmam-ı Şafii)

    Dünyayı düşünmek, ahirete perdedir. Ahireti düşünmek, gafletten kurtarıp hikmet konuşturur. (Ebu Süleyman Darani)

    Her fırsatta Allah’ın yarattıklarını tefekkür etmelidir. Mesela eline bakmalı. Parmakları olmasaydı, bir şeyi tutup alması ne kadar zor olurdu. Yahut parmakları hiç kıvrılmasaydı, eller hiç olmasaydı, gözümüz olmasaydı, gözümüz başka yerde olsaydı, halimiz nasıl olurdu? Tırnağın devamlı büyüdüğü gibi, dişlerimiz de büyüseydi ne olurdu? Dişlerimiz kemikle beraber olsaydı, çürüyünce nasıl çekilecekti? Saç uzadığı halde, kaşın ve kirpiğin uzamadığını düşünmeli. İnsan kavak gibi büyüyüp gitseydi, ne olurdu? Bitkilerin, meyvelerin yaratılışını, yıldızların, gezegenlerin bir ahenk içinde oluşunu düşünmeli. Bunları ne kadar mükemmel yarattığı için Allahü teâlâya hamd etmeli! Böylece insanın imanı da kuvvetlenir. Fakat devamlı bunlarla uğraşıp da kendine gereken fıkıh bilgisini ihmal etmek ise çok tehlikelidir.

    Tefekkür, dört türlü olur:

    1- Allah’ın mahluklarındaki güzellik ve faydaları düşünmek, Ona inanıp Onu sevmeye sebep olur.

    2- Onun vâd ettiği sevapları düşünmek, ibadet yapmaya sebep olur.

    3- Onun bildirdiği azapları düşünmek, Ondan korkmaya, kötülük etmemeye, günahtan kaçmaya sebep olur.

    4- Onun nimetlerine, ihsanlarına karşılık, nefsine uyarak günah işlediğini, gaflet içinde yaşadığını düşünmek, Allah’tan utanmaya sebep olur. Allahü teâlâ, yerlerde ve göklerde bulunan mahlukları düşünerek ibret alanları sever.

    Hz. Musa’nın ümmetinden biri, 30 sene ibadet eder, bir bulut kendisine gölgeler. Bir gün bulut gelmez, güneşte kalır. Annesi, (bir günah işlemişsindir) der. Çocuk, (Hayır, günah işlemedim) der. Annesi, (Göklere, çiçeklere bakıp da Yaratanın azametini düşünmediysen, bundan büyük hata olur mu?) der.

    Alıntı



  5. 01.Eylül.2010, 14:53
    3
    YaZaROW
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 31.Temmuz.2010
    Üye No: 77650
    Mesaj Sayısı: 1,125
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    --->: Dua ve Musibet

    Haklısınız fakat ben size dualarınızla birlikte tıbba da yönelmenizi tavsiye ediyorum. Yani bakın başka kitap bilmediğim için söylüyorum:
    Bu kitabı alıp içinde yazanları okuyarak saçlarına şifa bulabilirsin.

    Çörek Otu Mûcizesi ve Şifâ Duâları


  6. 01.Eylül.2010, 14:53
    3
    YaZaROW - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Haklısınız fakat ben size dualarınızla birlikte tıbba da yönelmenizi tavsiye ediyorum. Yani bakın başka kitap bilmediğim için söylüyorum:
    Bu kitabı alıp içinde yazanları okuyarak saçlarına şifa bulabilirsin.

    Çörek Otu Mûcizesi ve Şifâ Duâları


  7. 01.Eylül.2010, 15:05
    4
    Rayyan Emir
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 10.Mayıs.2010
    Üye No: 75986
    Mesaj Sayısı: 791
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 11
    Yaş: 37

    --->: Dua ve Musibet

    kardesim bir arkadasimin saclari dokuldu. aktardan yag aldi ve suan fiskiriyor saclari. eger izmirdeysen yardimci olabilirim.uzulme.. herseyin caresi vardir. her musibette bir hayir varmis bunun guzel bir ornegisin sende ..


  8. 01.Eylül.2010, 15:05
    4
    Devamlı Üye
    kardesim bir arkadasimin saclari dokuldu. aktardan yag aldi ve suan fiskiriyor saclari. eger izmirdeysen yardimci olabilirim.uzulme.. herseyin caresi vardir. her musibette bir hayir varmis bunun guzel bir ornegisin sende ..


  9. 03.Eylül.2010, 11:35
    5
    vesselam52
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 28.Ağustos.2010
    Üye No: 78383
    Mesaj Sayısı: 7
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    --->: Dua ve Musibet

    Yani O ilaç yüzünden dökülen saçlarıma Allah tan şifa isteyerek dua etmem yalnış mı olur ? Kabul olması güç müdür ?


  10. 03.Eylül.2010, 11:35
    5
    vesselam52 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye
    Yani O ilaç yüzünden dökülen saçlarıma Allah tan şifa isteyerek dua etmem yalnış mı olur ? Kabul olması güç müdür ?


  11. 03.Eylül.2010, 13:15
    6
    YaZaROW
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 31.Temmuz.2010
    Üye No: 77650
    Mesaj Sayısı: 1,125
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    --->: Dua ve Musibet

    Öyle kastetmedik ama bak mesela önerdiğim kitapta saçlarına iyi gelecek şeyler bulunmakta. Kitap da öyle acayip pahalı değil. Çörek otunun saç çıkardığı bilinir zaten. Hem onu uygularsın hem de duaları okursun inşaAllah saçlarına kavuşursun yeniden.


  12. 03.Eylül.2010, 13:15
    6
    YaZaROW - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Öyle kastetmedik ama bak mesela önerdiğim kitapta saçlarına iyi gelecek şeyler bulunmakta. Kitap da öyle acayip pahalı değil. Çörek otunun saç çıkardığı bilinir zaten. Hem onu uygularsın hem de duaları okursun inşaAllah saçlarına kavuşursun yeniden.


  13. 11.Ağustos.2014, 11:58
    7
    dergah kuşu
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 10.Mayıs.2012
    Üye No: 96058
    Mesaj Sayısı: 52
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 50

    Cevap: Dua ve Musibet

    Resulullalh sav: Allah kime hayır dilerse onu musibete uğratır(Buhari)

    Marufu Kerhi hz leri:
    Bir üzüntü veya bir bela veyahut da yoksulluk namına başına her ne gelirse, yakinen bil ki,
    bunlardan kurtulup rahata ermek;
    bunları gizli tutmaktadır buyurmuş.

    Ve yine Ihyayı ulumda şöyle bir hadise anlatılır.
    Allahu Teala Musa as'a vahy etmiştir.
    “Ben bir kulumu sevdiğim vakit ona sadakatini görmek için dağların bile dayanamayacağı belalar veririm. Şayet sabrederse onu kendime veli ve dost edinirim Şayet acziyet gösterir, feryat ederse onu perişan ederim” Demekki, sadakatin alametlerinden biriside; Taatleri gizlediği gibi, masiyet ve felaketleride gizlemek ve onları halkın duymasından hoşlanmamaktır.

    Kütübü sitede ise;Ey Allahın Resulü sav dedim. İnsanlardan kimler en çok belaya uğrar?_Peygamberler, sonra büyüklükte onlara ve bunlara yakın olanlar. Kişi diyaneti nisbetinde belaya maruz kalır. Kim dininde şiddetli ve sağlam olursa onun belasıda şeddetli olur. Şayet dininde zayıflık varsa Allah onuda diyaneti nisbetinde imtihan eder. Bela kulun peşini bırakmaz. Ta o kul hatasız olarak yeryüzünde yürüyünceye kadar.. kütübü sitte- C.13
    SALİH AMEL;İşlediğin zaman, Allahdan başka hiç kimsenin seni övmesini istemediğin övgü ve ecrini sadece Allah’dan umduğun ameldir. Allah dostları c.2s437


  14. 11.Ağustos.2014, 11:58
    7
    Resulullalh sav: Allah kime hayır dilerse onu musibete uğratır(Buhari)

    Marufu Kerhi hz leri:
    Bir üzüntü veya bir bela veyahut da yoksulluk namına başına her ne gelirse, yakinen bil ki,
    bunlardan kurtulup rahata ermek;
    bunları gizli tutmaktadır buyurmuş.

    Ve yine Ihyayı ulumda şöyle bir hadise anlatılır.
    Allahu Teala Musa as'a vahy etmiştir.
    “Ben bir kulumu sevdiğim vakit ona sadakatini görmek için dağların bile dayanamayacağı belalar veririm. Şayet sabrederse onu kendime veli ve dost edinirim Şayet acziyet gösterir, feryat ederse onu perişan ederim” Demekki, sadakatin alametlerinden biriside; Taatleri gizlediği gibi, masiyet ve felaketleride gizlemek ve onları halkın duymasından hoşlanmamaktır.

    Kütübü sitede ise;Ey Allahın Resulü sav dedim. İnsanlardan kimler en çok belaya uğrar?_Peygamberler, sonra büyüklükte onlara ve bunlara yakın olanlar. Kişi diyaneti nisbetinde belaya maruz kalır. Kim dininde şiddetli ve sağlam olursa onun belasıda şeddetli olur. Şayet dininde zayıflık varsa Allah onuda diyaneti nisbetinde imtihan eder. Bela kulun peşini bırakmaz. Ta o kul hatasız olarak yeryüzünde yürüyünceye kadar.. kütübü sitte- C.13
    SALİH AMEL;İşlediğin zaman, Allahdan başka hiç kimsenin seni övmesini istemediğin övgü ve ecrini sadece Allah’dan umduğun ameldir. Allah dostları c.2s437





+ Yorum Gönder