Konusunu Oylayın.: İstimna orucu bozar mı?

5 üzerinden 4.60 | Toplam : 10 kişi
İstimna orucu bozar mı?
  1. 30.Ağustos.2010, 17:10
    13
    Bedreke
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 24.Ağustos.2010
    Üye No: 78278
    Mesaj Sayısı: 17
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    Ramazanda İstimna,orucu bozar mı

    reklam


    Ramazanda İstimna,orucu bozar mı isimli yazı www.Mumsema.comRamazanda İstimna,orucu bozar mı
    SelamunAleyküm.
    Arkadaşlar israrınızı birtürlü anlamıyorum fetva veya fıkıh konularında eğer ehliyet sahibi değilseniz yani demek istediğim konu hakkında sadeçe kulak duyma veya her hangi biryerden alıntı veya (Menşeyi belli olmayan) yani kaynak delil fetvayı veren kim
    bu konularda biryerden alıp işte bu böyle demek biraz sakıncalı yani fetva konusu cok hassas bir mevzudur burada ismini ön plana çıkarmak için yapılan uygulamalar ilerki zamanlarda neden ben yetkim olmadığı halde fetva verdim dedirtmesin.
    Peki sorulan çevap vermiyeçekmiyiz tabi veriçeğiz ama iyi araştırıp fatvayı veren ilgili kişi veya ilgili kuruluşu belirtmek kaydıyla benim burada gördüğüm fetvalar kaynağı belli olmayan yerlerden alınmış peki yanlışmı yanlış olup olmaması olmaması önenmli değil önemli olan alındığı yerdir.

    Fetva konusunda Yetkili olmayanların durumu:

    Sahte alimlerin veya bile bile yanlış fetvalar verenlerin durumuyla ilgili hadisler var mıdır? Forum Acil Sahte alimlerin veya bile bile yanlış fetvalar verenlerin durumuyla ilgili hadisler var mıdır?
    İlmin ve âlimlerin, gerek fazileti ve gerekse musibeti hakkında, hadis kitaplarında pek çok hadis mevcuttur Nitekim Kenzü'l-Ummâl'de yüzlercesi nakledilmektedir (bk el- Hindi, Kenzu’l-ummal, 10/28943-29388)
    Sahte alimlerin veya bile bile yanlış fetvalar verenlerin durumuyla ilgili hadisler var mıdır?
    İlmin insana öğrettiği ilk şey, dünyanın fani ve ahiretin baki olması hakikatidir Zira, hayat tüm iyiliklerin ve güzelliklerin kaynağı, ölüm de herkesin kabul ettiği bir gerçektir İnsanın en büyük arzusu ve en önemli hakkı hayat hakkıdır Hayatını muhafaza kanunu diğer tüm kanunların kaynağıdır Şayet hayat ölüm ile son bulacaksa bu insana yapılacak en büyük haksızlık ve zulümdür Hayatı yaratan ise bu gibi zulümlerden münezzehtir Yoksa hayatı ve insana sonsuz arzuları vermezdi Öyle ise ebedi bir hayat vardır İşte dinin amacı insanın ebedi hayatını ebedi bir saadete çevirmektir
    Din bilginlerinin insanlara öğreteceği, dinin temeli olan ilk bilgi budur Bu bilginin insanlarda yerleşmesi ancak din bilginlerinin dünyaya değer vermemesi iledir Dünyaya dalmış ve mal sevgisine kapılmış, makam ve mevki sevdasına düşmüş olan bilginler insanların en şerlileridir Hz Peygamber aleyhissalatü vesselam, ehliyetsiz ve ilmini kötüye kullanan ilim adamları için “ulemâ-i sû' ” yani ilmini kötüye kullanan bilim adamları tabirini kullanmaktadır
    "Allah Teâlâ, ilmi kullardan soymak suretiyle çekip almaz Ancak ilmi, âlimleri almak suretiyle ortadan kaldırır Allah hiçbir âlim bırakmayınca da, insanlar bir takım cahil başlar edinirler ve onlara sorular sorarlar, onlar da ilimsiz fetva verirler Bu yüzden de hem kendileri saparlar hem de başkalarını saptırırlar" (Buhari, İlim, 34; Müslim, İlim, 13, 14; Müsned, 2/162)
    "Ahir zamanda bir kavim ortaya çıkar Cahiller başa geçerek insanlara fetvâ verirler Böylece hem kendileri sapar hem de başkalarını saptırırlar" (Buhari, İlim, 34; Müslim, İlim, 13Tirmizi, İlim, 5)
    "Kötü âlimler kıyamet günü getirilir, cehennem ateşine atılır Her biri, cehennemde bir kamış ile değirmen döndüren merkeb gibi dolaşır durur Ona: "Vay sana, biz seninle doğru yolu bulmuştuk, bu halin de ne?" diye sorarlar O da der ki: "Ben, sizi nehyettiğim şeyleri tutmaz aksini yapardım" (el- Hindi, Kenzu’l-ummal, 10/29097)
    "Dinin felaketine yol açan üç sebeb vardır: Günahkâr fıkıh alimi, zalim devlet başkanı ve cahil müctehiddir" (Feyzü’l-kadir, 1/52)
    "Ümmetimin aleyhine korktuğumuz şeylerin en korkuncu, her dili bilen münafıktır" (Müsned, 1/22, 44)
    "Ümmetimin aleyhine korktuğumun en korkuncu, saptırıcı liderlerdir" (İbn Mace, Fiten, 9; Müsned, 6/441)
    “Kıyamet gününde insanların en şiddetli azab çekeni, Allah'ın ilmiyle kendisine bir menfaat vermediği âlimdir" (Kenzu’l-ummal, 10/29099)
    "Her kim Allah'tan başkası için ilim elde ederse, cehennemdeki yerine hazırlansın" (Tirmizi, İlim, 6 )
    "İlim amelden hayırlıdır, dinin kuvvetlenmesi ise, takva iledir Âlim, az da olsa ilmiyle amel edendir" (Kenzu’l-ummal, 10/28657)
    "Size mükemmel bir fıkıh alimini haber vereyim mi? Allah'ın rahmetinden insanların ümidini kesmeyen ve merhametinden onları ümitsizliğe götürmeyen, Allah'ın tuzağından onları emin kılmayan ve dünyaya rağbet için Kur'ân'ı bırakmayan kimsedir Haberiniz olsun anlaşılmayan bir ibadette, üzerinde düşünülmeyen ilimde hayır yoktur" (Kenzu’l-ummal, 10/28943; Darimi, Mukaddime, 29)

    Sürekli şekilde ramazan oru ile alakalı kazamı oldu yoksa kefaretmi diye soranlar var.

    [ V) ORUCUN YASAKLARI ]
    http://www.diyanet.gov.tr/turkish/dy...lmihal-85.aspx


  2. 30.Ağustos.2010, 17:10
    13
    Üye
    reklam


    SelamunAleyküm.
    Arkadaşlar israrınızı birtürlü anlamıyorum fetva veya fıkıh konularında eğer ehliyet sahibi değilseniz yani demek istediğim konu hakkında sadeçe kulak duyma veya her hangi biryerden alıntı veya (Menşeyi belli olmayan) yani kaynak delil fetvayı veren kim
    bu konularda biryerden alıp işte bu böyle demek biraz sakıncalı yani fetva konusu cok hassas bir mevzudur burada ismini ön plana çıkarmak için yapılan uygulamalar ilerki zamanlarda neden ben yetkim olmadığı halde fetva verdim dedirtmesin.
    Peki sorulan çevap vermiyeçekmiyiz tabi veriçeğiz ama iyi araştırıp fatvayı veren ilgili kişi veya ilgili kuruluşu belirtmek kaydıyla benim burada gördüğüm fetvalar kaynağı belli olmayan yerlerden alınmış peki yanlışmı yanlış olup olmaması olmaması önenmli değil önemli olan alındığı yerdir.

    Fetva konusunda Yetkili olmayanların durumu:

    Sahte alimlerin veya bile bile yanlış fetvalar verenlerin durumuyla ilgili hadisler var mıdır? Forum Acil Sahte alimlerin veya bile bile yanlış fetvalar verenlerin durumuyla ilgili hadisler var mıdır?
    İlmin ve âlimlerin, gerek fazileti ve gerekse musibeti hakkında, hadis kitaplarında pek çok hadis mevcuttur Nitekim Kenzü'l-Ummâl'de yüzlercesi nakledilmektedir (bk el- Hindi, Kenzu’l-ummal, 10/28943-29388)
    Sahte alimlerin veya bile bile yanlış fetvalar verenlerin durumuyla ilgili hadisler var mıdır?
    İlmin insana öğrettiği ilk şey, dünyanın fani ve ahiretin baki olması hakikatidir Zira, hayat tüm iyiliklerin ve güzelliklerin kaynağı, ölüm de herkesin kabul ettiği bir gerçektir İnsanın en büyük arzusu ve en önemli hakkı hayat hakkıdır Hayatını muhafaza kanunu diğer tüm kanunların kaynağıdır Şayet hayat ölüm ile son bulacaksa bu insana yapılacak en büyük haksızlık ve zulümdür Hayatı yaratan ise bu gibi zulümlerden münezzehtir Yoksa hayatı ve insana sonsuz arzuları vermezdi Öyle ise ebedi bir hayat vardır İşte dinin amacı insanın ebedi hayatını ebedi bir saadete çevirmektir
    Din bilginlerinin insanlara öğreteceği, dinin temeli olan ilk bilgi budur Bu bilginin insanlarda yerleşmesi ancak din bilginlerinin dünyaya değer vermemesi iledir Dünyaya dalmış ve mal sevgisine kapılmış, makam ve mevki sevdasına düşmüş olan bilginler insanların en şerlileridir Hz Peygamber aleyhissalatü vesselam, ehliyetsiz ve ilmini kötüye kullanan ilim adamları için “ulemâ-i sû' ” yani ilmini kötüye kullanan bilim adamları tabirini kullanmaktadır
    "Allah Teâlâ, ilmi kullardan soymak suretiyle çekip almaz Ancak ilmi, âlimleri almak suretiyle ortadan kaldırır Allah hiçbir âlim bırakmayınca da, insanlar bir takım cahil başlar edinirler ve onlara sorular sorarlar, onlar da ilimsiz fetva verirler Bu yüzden de hem kendileri saparlar hem de başkalarını saptırırlar" (Buhari, İlim, 34; Müslim, İlim, 13, 14; Müsned, 2/162)
    "Ahir zamanda bir kavim ortaya çıkar Cahiller başa geçerek insanlara fetvâ verirler Böylece hem kendileri sapar hem de başkalarını saptırırlar" (Buhari, İlim, 34; Müslim, İlim, 13Tirmizi, İlim, 5)
    "Kötü âlimler kıyamet günü getirilir, cehennem ateşine atılır Her biri, cehennemde bir kamış ile değirmen döndüren merkeb gibi dolaşır durur Ona: "Vay sana, biz seninle doğru yolu bulmuştuk, bu halin de ne?" diye sorarlar O da der ki: "Ben, sizi nehyettiğim şeyleri tutmaz aksini yapardım" (el- Hindi, Kenzu’l-ummal, 10/29097)
    "Dinin felaketine yol açan üç sebeb vardır: Günahkâr fıkıh alimi, zalim devlet başkanı ve cahil müctehiddir" (Feyzü’l-kadir, 1/52)
    "Ümmetimin aleyhine korktuğumuz şeylerin en korkuncu, her dili bilen münafıktır" (Müsned, 1/22, 44)
    "Ümmetimin aleyhine korktuğumun en korkuncu, saptırıcı liderlerdir" (İbn Mace, Fiten, 9; Müsned, 6/441)
    “Kıyamet gününde insanların en şiddetli azab çekeni, Allah'ın ilmiyle kendisine bir menfaat vermediği âlimdir" (Kenzu’l-ummal, 10/29099)
    "Her kim Allah'tan başkası için ilim elde ederse, cehennemdeki yerine hazırlansın" (Tirmizi, İlim, 6 )
    "İlim amelden hayırlıdır, dinin kuvvetlenmesi ise, takva iledir Âlim, az da olsa ilmiyle amel edendir" (Kenzu’l-ummal, 10/28657)
    "Size mükemmel bir fıkıh alimini haber vereyim mi? Allah'ın rahmetinden insanların ümidini kesmeyen ve merhametinden onları ümitsizliğe götürmeyen, Allah'ın tuzağından onları emin kılmayan ve dünyaya rağbet için Kur'ân'ı bırakmayan kimsedir Haberiniz olsun anlaşılmayan bir ibadette, üzerinde düşünülmeyen ilimde hayır yoktur" (Kenzu’l-ummal, 10/28943; Darimi, Mukaddime, 29)

    Sürekli şekilde ramazan oru ile alakalı kazamı oldu yoksa kefaretmi diye soranlar var.

    [ V) ORUCUN YASAKLARI ]
    http://www.diyanet.gov.tr/turkish/dy...lmihal-85.aspx


  3. 03.Eylül.2010, 18:09
    14
    Furkan"
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 26.Ağustos.2010
    Üye No: 78339
    Mesaj Sayısı: 6
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 20

    --->: İstimna,orucu bozar mı?

    reklam


    Emin misiniz yani kefaret tutmıcam dimi


  4. 03.Eylül.2010, 18:09
    14
    Furkan" - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye
    reklam


    Emin misiniz yani kefaret tutmıcam dimi


  5. 03.Eylül.2010, 23:50
    15
    VanLi*
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 02.Nisan.2010
    Üye No: 74830
    Mesaj Sayısı: 1,056
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 12
    Bulunduğu yer: Van Erciş

    --->: İstimna,orucu bozar mı?

    Alıntı
    İstimna yapmak orucu bozar ve sadece kaza gerektirir

    Tüm mezhepler için geçerlimidir?



  6. 03.Eylül.2010, 23:50
    15
    Devamlı Üye
    Alıntı
    İstimna yapmak orucu bozar ve sadece kaza gerektirir

    Tüm mezhepler için geçerlimidir?



  7. 04.Eylül.2010, 08:47
    16
    imamhatipli42
    Özel Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 23.Ocak.2007
    Üye No: 7
    Mesaj Sayısı: 3,569
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 51

    --->: İstimna,orucu bozar mı?

    Alıntı
    Tüm mezhepler için geçerlimidir?

    Hanefi ve Şafi mezhebi için geçerlidir kardeş.


  8. 04.Eylül.2010, 08:47
    16
    Özel Üye
    Alıntı
    Tüm mezhepler için geçerlimidir?

    Hanefi ve Şafi mezhebi için geçerlidir kardeş.


  9. 20.Ağustos.2011, 00:29
    17
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,652
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 336
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Cevap: İstimna,orucu bozar mı?

    İstimna orucu bozar .

    Alıntı
    İSTİMNA (MASTURBASYON)


    "Istimnâ" Arapça`da, "istihâ bi`l-yed" ve "hadhada" olarak da bilinen masturbasyon, genellikle fıtrata, yani genel olarak insanın yaratılışına, özel olarak da organlarının yaratılış gaye ve görevlerine ters görülmüş ve Islâm bir "fıtrat" dini olduğu, bu da fıtrata uymadığı için zaruret (zorunluluk hali) olmadıkça haram, ya da en, azından mekruh görülmüştür. Fıtratı daha iyi anlamak için şöyle bir örnek verebiliriz: Çivi, tahtaları birbirine tutturmak için yapılmıştır. Öyleyse onunla şiş kebabı yapılmaya kalkılırsa insanın eli yanar, kebap da iyi olmaz. Bu, işin fıtrat tarafıdır. Diğer yönden bir âyet-i kerîmede, irzlarını koruyanlar övüldükten sonra: "...eşleri ve câriyeleri müstesna. Onlarla olacak ilişkiden dolayı kınanmazlar. Işte bunun ötesine geçenler, haddi aşanlardır..." (K.K. el-Mü`minûn 23/5-7) buyurulur. Çoğu müfessirler, "bunun ötesine geçenler"e, eliyle istimna yâpanlar da girer, öyleyse onlar da haddi aşmış (haram işlemiş) olur, demişlerdir. (Örnek olarak bk. Kurtubî XII/105-106; Ibn Kesîr V/458; AIûsî XVNI/10-11) Ancak Alûsî, Cumhura (çoğunluğa) göre istimna âdet haline getirilmişse (cinsel sapma halini almışsa) bu âyetin kapsamına gireceğini, aksi halde girmeyeceğini söyler. (Alûsî, agk.)

    Bir hadîste: "elini nikâhlayan met`undur" (Mahlüf, Fetâvâ I/117: (Ancak mûracaat edebildiğim sahîh hadîs kitaplarında bu hadisi bulamadım. Bu hadisî AIûsî, "meşâyihin rivayeti" diye nakleder. bk. 1611) Saîd b. Cübeyr`in rivayet ettiği bir hadiste: "Zekerleriyle oynayan bir ümmete Allah azab etmiştir" Atâ`nin bir rivayetinde: "Elleri hamile olarak hasredilecek bir kavim duydum. Bunların elleriyle istimna yapanlar olduğunu sanıyorum" demiştir.

    Ayrıca Allah (c.c.), evlenme imkânı bulamayanların, imkân buluncaya kadar iffetlerini korumalarını emretmiş (K.K. en-Nûr 24/33) böyle bir yöntem uygulasınlar dememiştir. Rasûlüllah Efendimiz de: "Gençler! Imkân bulanlarınız evlensin, çünkü bu, gözü ve iffeti daha iyi korur. Bunu yapamayan oruç tutsun çünkü orucûn bunu sağlayacak bir kamçısı vardır." (Buharî, savm 10, nikah 2,3; Müslim, nikâh 1,3) buyurmuş ve bekârlara çare olarak orucu göstermiştir. Eğer istimna mübah olsaydı, çare olârak o gösterilirdi. Çünkü o daha kolay bir yoldur, denmiştir. (Mahlûf, age I/117)

    Ancak gerek sözkonusu âyetlerin istimnayı açıkça zikretmedikleri, gerekse bu konudaki hadislerin bir kısmının zayıf oluşu sebebiyle, çoğunluğun haram görmesine karşılık, istimnayı mahzursuz gören âlimler de vardır. Meselâ Ahmed b. Hanbel bunu, tıpkı kan aldırmaya benzetmiş ve ihtiyaç duyulduğunda, vücuttaki fazlalıkları dışarı atmaktan ibaret olduğu için câiz olduğunu söylemiştir. (AIûsî XVNI/10: Burada AIûsî, Ahmed b. Hanbel`i o bu görüşünü, Cumhurun haram olduğu kanaatini verdikten sonra verir. Ama mahlûf HanbeIî fıkıh kitaplarında buna rastlayamadığını söyler, bk. Fet8v8 I/118: ibnü`I-Hümâm da "haramdır, çünkü genellikle şehvet için yapılır, ancak umarım ki, cezası yoktur" der. bk. AIûsî agk.) Hanefîlerce genel olarak haram görülmüş, ancak; kişi bekârsa, ya da hanımından uzakta ise ve de şehvet kafasını aşırı meşgul ediyorsa, ya da zinaya düşme endişesi varsa ve bunu kendini teskin için yaparsa günah olmayacağı umulur. Ama zevklenmek ve şehvetlenmek için yaparsa günâhkardır, denmiştir. (ibn Âbidîn N/160: Mezühib-i erba`a`da: "Bazı Hanefi ve Hanbelîlerin, zinaya düşme korkusuyla caiz görmeleri zayıf bir görüştür" denir. bk. V/152; Mâlikiler de cevazı için iki şartı öngörürler: 1. Zinaya düşme korkusu, 2. Evlenmeye güç yetirememe. bk. Kardüvî, el-Helâl ve`I-harâm 165) Imam-i Şâfî önceki görüşünde (kadîm) câiz olduğunu söylerken, sonraki görüşünde (cedîd) haram olduğu kanaatına varmıştır. (Bu konuda geniş bilgi için bk. Zuhaylît VI/25) Mesele Rasûlullah`ın amcaoğlu Ibn Abbas`a sorulduğunda: "Zina yapmaktansa bu iyidir" (Sa`rânî, Kesf) cevabını vermiştir. Bütün bunlara göre; istimna genellikle hoş görülmemiş, fıtrata (normal yaratılışın gereğine) zıt bir eylem kabul edilmiş, cinsel sapma halini alması, psikolojik hastalık oluşturması gibi olumsuz yönleri hesaba katılarak, haram, ya da mekruhtur denmiştir. Ancak daha büyük zararlara düsme endişesi olduğu yerde; "iki zarardan başka alternatif yoksa, küçük olan zarar tercih edilir", "zaruretler haram şeyleri mubah kılar" kurallarınca yapılması câiz görülmüş, hattâ zina endişesi kesin ise, vacip bile olur denmiştir. Alışkanlık oluşturması ve zevk için yapılması ise ittifakla haramdır. Hanımının eli vs. azaları ile yapılması ise her halûkârda câizdir, helâldir.
    Yazar: İslam Fıkhı Ansiklopedisi



  10. 20.Ağustos.2011, 00:29
    17
    Moderatör
    İstimna orucu bozar .

    Alıntı
    İSTİMNA (MASTURBASYON)


    "Istimnâ" Arapça`da, "istihâ bi`l-yed" ve "hadhada" olarak da bilinen masturbasyon, genellikle fıtrata, yani genel olarak insanın yaratılışına, özel olarak da organlarının yaratılış gaye ve görevlerine ters görülmüş ve Islâm bir "fıtrat" dini olduğu, bu da fıtrata uymadığı için zaruret (zorunluluk hali) olmadıkça haram, ya da en, azından mekruh görülmüştür. Fıtratı daha iyi anlamak için şöyle bir örnek verebiliriz: Çivi, tahtaları birbirine tutturmak için yapılmıştır. Öyleyse onunla şiş kebabı yapılmaya kalkılırsa insanın eli yanar, kebap da iyi olmaz. Bu, işin fıtrat tarafıdır. Diğer yönden bir âyet-i kerîmede, irzlarını koruyanlar övüldükten sonra: "...eşleri ve câriyeleri müstesna. Onlarla olacak ilişkiden dolayı kınanmazlar. Işte bunun ötesine geçenler, haddi aşanlardır..." (K.K. el-Mü`minûn 23/5-7) buyurulur. Çoğu müfessirler, "bunun ötesine geçenler"e, eliyle istimna yâpanlar da girer, öyleyse onlar da haddi aşmış (haram işlemiş) olur, demişlerdir. (Örnek olarak bk. Kurtubî XII/105-106; Ibn Kesîr V/458; AIûsî XVNI/10-11) Ancak Alûsî, Cumhura (çoğunluğa) göre istimna âdet haline getirilmişse (cinsel sapma halini almışsa) bu âyetin kapsamına gireceğini, aksi halde girmeyeceğini söyler. (Alûsî, agk.)

    Bir hadîste: "elini nikâhlayan met`undur" (Mahlüf, Fetâvâ I/117: (Ancak mûracaat edebildiğim sahîh hadîs kitaplarında bu hadisi bulamadım. Bu hadisî AIûsî, "meşâyihin rivayeti" diye nakleder. bk. 1611) Saîd b. Cübeyr`in rivayet ettiği bir hadiste: "Zekerleriyle oynayan bir ümmete Allah azab etmiştir" Atâ`nin bir rivayetinde: "Elleri hamile olarak hasredilecek bir kavim duydum. Bunların elleriyle istimna yapanlar olduğunu sanıyorum" demiştir.

    Ayrıca Allah (c.c.), evlenme imkânı bulamayanların, imkân buluncaya kadar iffetlerini korumalarını emretmiş (K.K. en-Nûr 24/33) böyle bir yöntem uygulasınlar dememiştir. Rasûlüllah Efendimiz de: "Gençler! Imkân bulanlarınız evlensin, çünkü bu, gözü ve iffeti daha iyi korur. Bunu yapamayan oruç tutsun çünkü orucûn bunu sağlayacak bir kamçısı vardır." (Buharî, savm 10, nikah 2,3; Müslim, nikâh 1,3) buyurmuş ve bekârlara çare olarak orucu göstermiştir. Eğer istimna mübah olsaydı, çare olârak o gösterilirdi. Çünkü o daha kolay bir yoldur, denmiştir. (Mahlûf, age I/117)

    Ancak gerek sözkonusu âyetlerin istimnayı açıkça zikretmedikleri, gerekse bu konudaki hadislerin bir kısmının zayıf oluşu sebebiyle, çoğunluğun haram görmesine karşılık, istimnayı mahzursuz gören âlimler de vardır. Meselâ Ahmed b. Hanbel bunu, tıpkı kan aldırmaya benzetmiş ve ihtiyaç duyulduğunda, vücuttaki fazlalıkları dışarı atmaktan ibaret olduğu için câiz olduğunu söylemiştir. (AIûsî XVNI/10: Burada AIûsî, Ahmed b. Hanbel`i o bu görüşünü, Cumhurun haram olduğu kanaatini verdikten sonra verir. Ama mahlûf HanbeIî fıkıh kitaplarında buna rastlayamadığını söyler, bk. Fet8v8 I/118: ibnü`I-Hümâm da "haramdır, çünkü genellikle şehvet için yapılır, ancak umarım ki, cezası yoktur" der. bk. AIûsî agk.) Hanefîlerce genel olarak haram görülmüş, ancak; kişi bekârsa, ya da hanımından uzakta ise ve de şehvet kafasını aşırı meşgul ediyorsa, ya da zinaya düşme endişesi varsa ve bunu kendini teskin için yaparsa günah olmayacağı umulur. Ama zevklenmek ve şehvetlenmek için yaparsa günâhkardır, denmiştir. (ibn Âbidîn N/160: Mezühib-i erba`a`da: "Bazı Hanefi ve Hanbelîlerin, zinaya düşme korkusuyla caiz görmeleri zayıf bir görüştür" denir. bk. V/152; Mâlikiler de cevazı için iki şartı öngörürler: 1. Zinaya düşme korkusu, 2. Evlenmeye güç yetirememe. bk. Kardüvî, el-Helâl ve`I-harâm 165) Imam-i Şâfî önceki görüşünde (kadîm) câiz olduğunu söylerken, sonraki görüşünde (cedîd) haram olduğu kanaatına varmıştır. (Bu konuda geniş bilgi için bk. Zuhaylît VI/25) Mesele Rasûlullah`ın amcaoğlu Ibn Abbas`a sorulduğunda: "Zina yapmaktansa bu iyidir" (Sa`rânî, Kesf) cevabını vermiştir. Bütün bunlara göre; istimna genellikle hoş görülmemiş, fıtrata (normal yaratılışın gereğine) zıt bir eylem kabul edilmiş, cinsel sapma halini alması, psikolojik hastalık oluşturması gibi olumsuz yönleri hesaba katılarak, haram, ya da mekruhtur denmiştir. Ancak daha büyük zararlara düsme endişesi olduğu yerde; "iki zarardan başka alternatif yoksa, küçük olan zarar tercih edilir", "zaruretler haram şeyleri mubah kılar" kurallarınca yapılması câiz görülmüş, hattâ zina endişesi kesin ise, vacip bile olur denmiştir. Alışkanlık oluşturması ve zevk için yapılması ise ittifakla haramdır. Hanımının eli vs. azaları ile yapılması ise her halûkârda câizdir, helâldir.
    Yazar: İslam Fıkhı Ansiklopedisi



  11. 13.Ağustos.2014, 14:01
    18
    musab
    Hadis Öğrencisi

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 28.Mayıs.2011
    Üye No: 87643
    Mesaj Sayısı: 5,249
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 53
    Bulunduğu yer: "İslam Düşüncesinde Sünnet" okuyorum

    Cevap: --->: İstimna,orucu bozar mı?

    VanLi* Nickli Üyeden Alıntı

    Tüm mezhepler için geçerlimidir?
    Bu hüküm Hanefi,Şafi ve Hanbeli Mezheplerinde böyledir.İstimna sonucu orucu bozmak ,mutlak olarak kefaret değil kaza gerektirir.

    Maliki Mezhebinde ise devamlı bir şeyi düşünerek ya da bakarak boşalan kişinin orucu bozulur ve kefaret gerekir.Hal böyleyken istimna sonucu boşalan kişiye hayli hayli kefaret gerekir.


  12. 13.Ağustos.2014, 14:01
    18
    Hadis Öğrencisi
    VanLi* Nickli Üyeden Alıntı

    Tüm mezhepler için geçerlimidir?
    Bu hüküm Hanefi,Şafi ve Hanbeli Mezheplerinde böyledir.İstimna sonucu orucu bozmak ,mutlak olarak kefaret değil kaza gerektirir.

    Maliki Mezhebinde ise devamlı bir şeyi düşünerek ya da bakarak boşalan kişinin orucu bozulur ve kefaret gerekir.Hal böyleyken istimna sonucu boşalan kişiye hayli hayli kefaret gerekir.


  13. 13.Ağustos.2014, 21:29
    19
    Muhammed_Enes
    محمد أنس

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 03.Şubat.2008
    Üye No: 8757
    Mesaj Sayısı: 119
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2
    Bulunduğu yer: Alem-i Ervah

    Cevap: İstimna orucu bozar mı?

    Allah razı olsun..


  14. 13.Ağustos.2014, 21:29
    19
    محمد أنس
    Allah razı olsun..


  15. 25.Haziran.2015, 14:21
    20
    Misafir

    Cevap: İstimna orucu bozar mı?

    Ramazan ayında yapılan istimna orucu bozar ve kaza gerekir.Fakat bir ramazanda iki defa mastürbasyon yapana kefaret de gerekir.Çünkü ramazanın bir gününde kaza gereken bir seyi yaparak orucunu bozan kimse baska gününde de bu şeyi kasıtla yine yaparsa kefaret de gerekir.Ve ayrıca istimna islam dininde zevk için yapıldığı takdirdede haram kılınmıştır.


  16. 25.Haziran.2015, 14:21
    20
    Kayıtsız üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız üye
    Misafir
    Ramazan ayında yapılan istimna orucu bozar ve kaza gerekir.Fakat bir ramazanda iki defa mastürbasyon yapana kefaret de gerekir.Çünkü ramazanın bir gününde kaza gereken bir seyi yaparak orucunu bozan kimse baska gününde de bu şeyi kasıtla yine yaparsa kefaret de gerekir.Ve ayrıca istimna islam dininde zevk için yapıldığı takdirdede haram kılınmıştır.


  17. 26.Haziran.2015, 13:57
    21
    Misafir

    Cevap: İstimna orucu bozar mı?

    Ramazan ayı boyunca eğer bir gün istimna yapılırsa yapılan gün için kaza gerekir ancak ikincisi olursa buna kazayla birlikte Kefaret gerekir


  18. 26.Haziran.2015, 13:57
    21
    imamhatipli58 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    imamhatipli58
    Misafir
    Ramazan ayı boyunca eğer bir gün istimna yapılırsa yapılan gün için kaza gerekir ancak ikincisi olursa buna kazayla birlikte Kefaret gerekir


  19. 28.Haziran.2015, 18:44
    22
    Misafir

    şafilerde masturbasyon orucu bozar mı

    el ile istimna orucu bozar mı,


  20. 28.Haziran.2015, 18:44
    22
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    el ile istimna orucu bozar mı,


  21. 08.Temmuz.2015, 04:24
    23
    Misafir

    Cevap: İstimna orucu bozar mı?

    Ben sahuru ailemle yedim sonra odaya gittim biseylere baktim ama niyet etmedim ve elimle oynarken mezi geldi yeniden niyet edip oruç tutabilirmiyim?


  22. 08.Temmuz.2015, 04:24
    23
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Ben sahuru ailemle yedim sonra odaya gittim biseylere baktim ama niyet etmedim ve elimle oynarken mezi geldi yeniden niyet edip oruç tutabilirmiyim?


  23. 09.Temmuz.2015, 08:34
    24
    head
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Haziran.2015
    Üye No: 106330
    Mesaj Sayısı: 14
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    Cevap: İstimna orucu bozar mı?

    ben oruçlu iken istimna yaptım bir kaç kere ama meni gelmeden bıraktım ve mezi geldi bu durumlarda orucum bozulur mu? Duyduğuma göre mezi ne şekilde olursa olsun bozmaz diyorlar. Yaptıklarımda zevk derecesi çok fazla değildi. Soruma cevap verirseniz sevinirim. Teşekkürler.


  24. 09.Temmuz.2015, 08:34
    24
    head - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye
    ben oruçlu iken istimna yaptım bir kaç kere ama meni gelmeden bıraktım ve mezi geldi bu durumlarda orucum bozulur mu? Duyduğuma göre mezi ne şekilde olursa olsun bozmaz diyorlar. Yaptıklarımda zevk derecesi çok fazla değildi. Soruma cevap verirseniz sevinirim. Teşekkürler.





+ Yorum Gönder
Git İlk 123 Son