Konusunu Oylayın.: Sohbetlerden ve kitaplardan öğrendiklerimi toplum içinde anlatamıyorum. Cesaretimi toplayamıyorum. Ne tavsiye edersiniz?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Sohbetlerden ve kitaplardan öğrendiklerimi toplum içinde anlatamıyorum. Cesaretimi toplayamıyorum. Ne tavsiye edersiniz?
  1. 29.Ağustos.2010, 00:58
    1
    sorularla islam
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 12.Şubat.2009
    Üye No: 46770
    Mesaj Sayısı: 467
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 5

    Sohbetlerden ve kitaplardan öğrendiklerimi toplum içinde anlatamıyorum. Cesaretimi toplayamıyorum. Ne tavsiye edersiniz?






    Sohbetlerden ve kitaplardan öğrendiklerimi toplum içinde anlatamıyorum. Cesaretimi toplayamıyorum. Ne tavsiye edersiniz? Mumsema Sohbetlerden ve kitaplardan öğrendiklerimi toplum içinde anlatamıyorum. Cesaretimi toplayamıyorum. Ne tavsiye edersiniz?


  2. 29.Ağustos.2010, 00:58
    1
    Devamlı Üye



    Sohbetlerden ve kitaplardan öğrendiklerimi toplum içinde anlatamıyorum. Cesaretimi toplayamıyorum. Ne tavsiye edersiniz?


    Benzer Konular

    - Hangi Medreseyi Tavsiye Edersiniz

    - Sahurda ne pişirsem ne tavsiye edersiniz?

    - Cinler paramı çalıyor, ne tavsiye edersiniz?

    - Kızımda erken ergenlik var ne tavsiye edersiniz?

    - Vesveseden kurtulmak için ne tavsiye edersiniz?

  3. 29.Ağustos.2010, 14:01
    2
    bafralıemre
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 03.Şubat.2010
    Üye No: 73031
    Mesaj Sayısı: 430
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 5
    Yaş: 25

    --->: Sohbetlerden ve kitaplardan öğrendiklerimi toplum içinde anlatamıyorum. Cesaretimi toplayamıyorum. Ne tavsiye eder




    kendine en yakın kişilerden anlatmaya başla ki anlattıkça kendine güvenin gelir belki onlarla olan konuşmaların daha samimi olur belki hataların vardır onlar sayesinde farkedip düzeltirsin
    Sonra anlatacağın konu hakkında ayet ve hadisleri e verilmiş fetvaları iyi öğrenmen lazım ki millete senet bildiresin


  4. 29.Ağustos.2010, 14:01
    2
    Devamlı Üye



    kendine en yakın kişilerden anlatmaya başla ki anlattıkça kendine güvenin gelir belki onlarla olan konuşmaların daha samimi olur belki hataların vardır onlar sayesinde farkedip düzeltirsin
    Sonra anlatacağın konu hakkında ayet ve hadisleri e verilmiş fetvaları iyi öğrenmen lazım ki millete senet bildiresin


  5. 03.Ocak.2011, 17:48
    3
    Allahın1Kulu
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 28.Temmuz.2010
    Üye No: 77592
    Mesaj Sayısı: 153
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2

    Yanıt: Sohbetlerden ve kitaplardan öğrendiklerimi toplum içinde anlatamıyorum. Cesaretimi toplayamıyorum. Ne tavsiye ede

    aslında bu problem bendede var özellikle Dini konularda acaba yanlış söylersem bir konuda Dinden çıkarım falan tövbe haşa sırf bu yüzden bildiklerimi dahi yanlış hatırlıyorum diye söylemiyorum acaba yanlışmı yapıyorum...


  6. 03.Ocak.2011, 17:48
    3
    Devamlı Üye
    aslında bu problem bendede var özellikle Dini konularda acaba yanlış söylersem bir konuda Dinden çıkarım falan tövbe haşa sırf bu yüzden bildiklerimi dahi yanlış hatırlıyorum diye söylemiyorum acaba yanlışmı yapıyorum...


  7. 03.Ocak.2011, 17:54
    4
    MelihEyüp
    Allah'tan korkar

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 04.Aralık.2010
    Üye No: 81088
    Mesaj Sayısı: 152
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 24
    Bulunduğu yer: sakarya

    Yanıt: Sohbetlerden ve kitaplardan öğrendiklerimi toplum içinde anlatamıyorum. Cesaretimi toplayamıyorum. Ne tavsiye ede

    Kardeşim en iyisi konuşulan konuda iyice bilgi sahibi olmak.Bilmediğimiz konuda konuşmak tehlikeli küfre bile düşme ihtimali var.


  8. 03.Ocak.2011, 17:54
    4
    Allah'tan korkar
    Kardeşim en iyisi konuşulan konuda iyice bilgi sahibi olmak.Bilmediğimiz konuda konuşmak tehlikeli küfre bile düşme ihtimali var.


  9. 03.Ocak.2011, 18:03
    5
    yaso-123
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 14.Kasım.2010
    Üye No: 80516
    Mesaj Sayısı: 418
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 5
    Bulunduğu yer: ankara

    Yanıt: Sohbetlerden ve kitaplardan öğrendiklerimi toplum içinde anlatamıyorum. Cesaretimi toplayamıyorum. Ne tavsiye ede

    Alıntı
    Kardeşim en iyisi konuşulan konuda iyice bilgi sahibi olmakBilmediğimiz konuda konuşmak tehlikeli küfre bile düşme ihtimali var
    Bu küfr tam olarak ne oluyor kardeşim beni aydınlatabilirmisin acaba ?


  10. 03.Ocak.2011, 18:03
    5
    Devamlı Üye
    Alıntı
    Kardeşim en iyisi konuşulan konuda iyice bilgi sahibi olmakBilmediğimiz konuda konuşmak tehlikeli küfre bile düşme ihtimali var
    Bu küfr tam olarak ne oluyor kardeşim beni aydınlatabilirmisin acaba ?


  11. 03.Ocak.2011, 20:22
    6
    Ferhat1991
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 30.Eylül.2009
    Üye No: 58064
    Mesaj Sayısı: 704
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0
    Yaş: 26

    Yanıt: Sohbetlerden ve kitaplardan öğrendiklerimi toplum içinde anlatamıyorum. Cesaretimi toplayamıyorum. Ne tavsiye ede

    Allahın1kulu Durumumuz Aynı Kardeşim Bende Hatırlamıyorum Allah (celle Celalühü) Yardımcımız Olsun Hepimizi


  12. 03.Ocak.2011, 20:22
    6
    Ferhat1991 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Allahın1kulu Durumumuz Aynı Kardeşim Bende Hatırlamıyorum Allah (celle Celalühü) Yardımcımız Olsun Hepimizi


  13. 03.Ocak.2011, 20:41
    7
    MelihEyüp
    Allah'tan korkar

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 04.Aralık.2010
    Üye No: 81088
    Mesaj Sayısı: 152
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 24
    Bulunduğu yer: sakarya

    Yanıt: Sohbetlerden ve kitaplardan öğrendiklerimi toplum içinde anlatamıyorum. Cesaretimi toplayamıyorum. Ne tavsiye ede

    KÜFÜR

    Örtmek veya şükrünü yerine getirmeyerek erişilen nimeti örtmek, nankörlük etmek. Bundan dolayı arapçada karanlığı ile her şeyi örttüğü için geceye kâfir (örten) denmiştir. Terim olarak küfür, imanın zıddı yani imansızlıktır. Başka bir deyişle Allah'ın varlığını ve birliğini, peygamberliği, Hz. Muhammed'in Allah katından getirdiği kesin olarak belli olan şeyleri inkâr etmektir. İslam dininde inanılması gereken şeylere inanmayan kimseye de gerçeği örttüğü için kâfir denir. Küfür için iman edilecek şeylerin tümüne inanmamak şart değildir. Bunlardan birine veya bir kısmına inanmamak da küfürdür.

    Küfür kalben olduğu gibi söz ve davranışla da olabilir. Her hangi bir zorunluluk olmadığı halde diliyle insanı küfre götürecek bir söz söyleyen, inanılması gereken şeyleri küçümseyen onlarla alay eden yahut imanla bağdaşmayan işleri yapanlar da kâfir olur. Ancak ölüm tehdidi karşısında bulunan bir kimse gönlü imanla dolu olduğu halde canını kurtarmak için istemeyerek küfrü gerektiren bir söz söylerse dinden çıkmış olmaz (Hamdi Yazır, Hak Dini Kur'an Dili, İstanbul 1960, c.1, s. 207-208; Asım Efendi Kamus Tercümesi, c.2, s. 662).

    İslâm'ı terketmeye zorlananlar için tanınan ruhsat hakkında Kur'ân-ı Kerim'de şöyle buyurulur: "Allah'a imandan sonra, kalbi iman ile sabit ve mutmain iken küfre zorlananlar müstesna olmak üzere, kim ki Allah'ı tanımaz ve fakat göğsünü küfre açarsa, mutlaka onların üstüne Allah'tan bir gazap vardır. Onlar için çok büyük azap da vardır" (en-Nahl, 16/106). Bu âyetin iniş sebebi şudur: Mekke'de Kureyş müşrikleri, ashab-ı kiramdan Ammâr'ı, babası Yâsir'i ve annesi Sümeyye (r.anhüm)'ü İslâm'dan vazgeçirmeye zorluyorlardı. Onlar bunu kabul etmedikleri için, Sümeyye'yi iki deve arasına bağlayıp ayrı ayrı yönlere çekerek parçaladılar. Yâsir (r.a)'ı da çeşitli işkencelerle şehid ettiler. İşte İslâm'ın ilk şehidleri bunlardır. Ammâr, müşrikler tarafından kuyuya atıldı. Tam boğulacağı sırada onlara rıza göstermeye mecbur kaldı. Ve hayatını kurtardı. Birisi gelip, Hz. Peygamber'e Ammâr'ın dinden döndüğünü söyleyince, Rasûlüllah (s.a.s): "Hayır, Ammâr tepeden tırnağa imandır. İman onun etine ve kemiğine işlemiştir" diye buyurdu. Bu arada Ammâr, ağlıya ağlıya çıkageldi. Hz. Peygamber onun gözyaşlarını silerek: "Üzülme, yine seni zorlarlarsa dilinle onlara uymuş görün" buyurdu (İbn Kesir, Tefsîru'l-Kur'âni'l Azîm, İstanbul 1985, IV, 524 vd.; Elmalılı Hamdi Yazır, a.g.e., İstanbul 1936, IV, 3130, 3131).

    İnsan yeryüzünde, yaratıcını tanımak, bilmek ve O'na kulluk etmek üzere yaratıldığı için, bu amaçtan uzaklaşarak, imandan mahrum olması ve küfür bataklığına düşmesi kendisi için bir şansızlıktır. Ölüm sırasında, kabir ve âhiret hayatında kendisi bakımından acı gerçeklerle karşılaşınca ikinci defa yeryüzüne çıkarılıp sınava tabi tutulmayı isteyecekse de, kendisine dünya yaşamı bir defaya mahsus olmak üzere verildiği için, bu isteği reddedilecektir (Ayrıntı için bk. "İman", "İnkâr" ve "Kâfir" maddeleri).

    Hamdi YUSUFOĞLU

    Yaso kardeşim bende ekleme yapayım mesela Ben Annemle konuşuyorum annem bana oğlum namazda başlarken Allahu ekber demeyi unuttum namazım sahih olurmu dedi. Bende bilemedğim halde namazın farzı olan birşeyi Hayır çok saçma abartma anne(tövbe haşa)dedim ne oldu farz olan birşeyi küçümsemiş oluyor kafir oluyorum(Allah Korusun) yanlışsa düzeltin kardeşlerim.


    Bir ekleme dah yapayım kardeşim.Ciddi bir konu çünkü

    Sual: Bilip bilmeden çok söz söylüyor, doğru yanlış çok iş yapıyoruz. Farkında olmadan küfre düşmüşsek ne yapmamız lazımdır?

    CEVAP
    İslam âlimleri buyuruyor ki:
    Her müslümanın Allahü teâlânın emirlerine uyması, yasak ettiği şeyler kaçması gerekir. İbadetleri yapmaya, haramlardan sakınmaya önem vermeyenin imanı gider, kâfir olur. Kâfir olarak ölen kimse, ahirette sonsuz olarak Cehennemde çeşitli azaplara maruz kalır. Affedilmesine ve Cehennemden çıkmasına imkan ve ihtimal yoktur.

    Bir müslümanın küfre düşmesi, yani kâfir olması çok kolay olur. Çünkü her sözde ve her işte kâfir olmak ihtimali çoktur. Bunun için küfrün sebebi bilinmese de, her gün bir kere, Ya Rabbi, bilerek veya bilmeyerek küfre [kâfirliğe] sebep olan bir söz söyledim veya bir iş yaptımsa, pişman oldum, beni affet demelidir. Böyle tevbe eden muhakkak af olur, Cehennemden kurtulur. Cehennemde sonsuz kalmamak için, her gün muhakkak tevbe etmelidir. Müslümanın bu tevbeden daha önemli görevi yoktur.

    Kul hakkı bulunan günahlara tevbe ederken bu hakları ödemeli, kılınmamış namaz borçlarına tevbe ederken de, bunları kaza etmeye çalışmalıdır. (Seadet-i Ebediyye)


    Sual: Bir insan kâfir olsa, sonra müslüman olsa, ibadetleri yok olur mu?
    CEVAP
    Mürtedin önceki ibadetlerinin sevapları yok olur. Tekrar imana gelirse, zengin ise, yeniden haccetmesi gerekir. Malları kendisine geri verilir. Namazlarını, oruçlarını, zekatlarını kaza etmesi gerekmez. Mürted olmadan önce, kazaya bırakmış olduklarını kaza etmesi gerekir. Çünkü mürted olunca, önceki günahlar yok olmaz. Mürted, imana gelirse, mürted iken kılmadığı namazlarını kaza etmez. Çünkü kâfirler ibadetlere muhatap değildir. Yani onlardan ilk istenen iman etmeleridir. (Hindiyye)

    Küfre düşürücü sözleri öğrenmeli, küfre düşmemeye dikkat etmelidir. Çünkü bir hadis-i şerifte buyuruluyor ki:
    (Öyle bir zaman gelir ki, kişinin imanı gider de haberi olmaz.) [Deylemi]


  14. 03.Ocak.2011, 20:41
    7
    Allah'tan korkar
    KÜFÜR

    Örtmek veya şükrünü yerine getirmeyerek erişilen nimeti örtmek, nankörlük etmek. Bundan dolayı arapçada karanlığı ile her şeyi örttüğü için geceye kâfir (örten) denmiştir. Terim olarak küfür, imanın zıddı yani imansızlıktır. Başka bir deyişle Allah'ın varlığını ve birliğini, peygamberliği, Hz. Muhammed'in Allah katından getirdiği kesin olarak belli olan şeyleri inkâr etmektir. İslam dininde inanılması gereken şeylere inanmayan kimseye de gerçeği örttüğü için kâfir denir. Küfür için iman edilecek şeylerin tümüne inanmamak şart değildir. Bunlardan birine veya bir kısmına inanmamak da küfürdür.

    Küfür kalben olduğu gibi söz ve davranışla da olabilir. Her hangi bir zorunluluk olmadığı halde diliyle insanı küfre götürecek bir söz söyleyen, inanılması gereken şeyleri küçümseyen onlarla alay eden yahut imanla bağdaşmayan işleri yapanlar da kâfir olur. Ancak ölüm tehdidi karşısında bulunan bir kimse gönlü imanla dolu olduğu halde canını kurtarmak için istemeyerek küfrü gerektiren bir söz söylerse dinden çıkmış olmaz (Hamdi Yazır, Hak Dini Kur'an Dili, İstanbul 1960, c.1, s. 207-208; Asım Efendi Kamus Tercümesi, c.2, s. 662).

    İslâm'ı terketmeye zorlananlar için tanınan ruhsat hakkında Kur'ân-ı Kerim'de şöyle buyurulur: "Allah'a imandan sonra, kalbi iman ile sabit ve mutmain iken küfre zorlananlar müstesna olmak üzere, kim ki Allah'ı tanımaz ve fakat göğsünü küfre açarsa, mutlaka onların üstüne Allah'tan bir gazap vardır. Onlar için çok büyük azap da vardır" (en-Nahl, 16/106). Bu âyetin iniş sebebi şudur: Mekke'de Kureyş müşrikleri, ashab-ı kiramdan Ammâr'ı, babası Yâsir'i ve annesi Sümeyye (r.anhüm)'ü İslâm'dan vazgeçirmeye zorluyorlardı. Onlar bunu kabul etmedikleri için, Sümeyye'yi iki deve arasına bağlayıp ayrı ayrı yönlere çekerek parçaladılar. Yâsir (r.a)'ı da çeşitli işkencelerle şehid ettiler. İşte İslâm'ın ilk şehidleri bunlardır. Ammâr, müşrikler tarafından kuyuya atıldı. Tam boğulacağı sırada onlara rıza göstermeye mecbur kaldı. Ve hayatını kurtardı. Birisi gelip, Hz. Peygamber'e Ammâr'ın dinden döndüğünü söyleyince, Rasûlüllah (s.a.s): "Hayır, Ammâr tepeden tırnağa imandır. İman onun etine ve kemiğine işlemiştir" diye buyurdu. Bu arada Ammâr, ağlıya ağlıya çıkageldi. Hz. Peygamber onun gözyaşlarını silerek: "Üzülme, yine seni zorlarlarsa dilinle onlara uymuş görün" buyurdu (İbn Kesir, Tefsîru'l-Kur'âni'l Azîm, İstanbul 1985, IV, 524 vd.; Elmalılı Hamdi Yazır, a.g.e., İstanbul 1936, IV, 3130, 3131).

    İnsan yeryüzünde, yaratıcını tanımak, bilmek ve O'na kulluk etmek üzere yaratıldığı için, bu amaçtan uzaklaşarak, imandan mahrum olması ve küfür bataklığına düşmesi kendisi için bir şansızlıktır. Ölüm sırasında, kabir ve âhiret hayatında kendisi bakımından acı gerçeklerle karşılaşınca ikinci defa yeryüzüne çıkarılıp sınava tabi tutulmayı isteyecekse de, kendisine dünya yaşamı bir defaya mahsus olmak üzere verildiği için, bu isteği reddedilecektir (Ayrıntı için bk. "İman", "İnkâr" ve "Kâfir" maddeleri).

    Hamdi YUSUFOĞLU

    Yaso kardeşim bende ekleme yapayım mesela Ben Annemle konuşuyorum annem bana oğlum namazda başlarken Allahu ekber demeyi unuttum namazım sahih olurmu dedi. Bende bilemedğim halde namazın farzı olan birşeyi Hayır çok saçma abartma anne(tövbe haşa)dedim ne oldu farz olan birşeyi küçümsemiş oluyor kafir oluyorum(Allah Korusun) yanlışsa düzeltin kardeşlerim.


    Bir ekleme dah yapayım kardeşim.Ciddi bir konu çünkü

    Sual: Bilip bilmeden çok söz söylüyor, doğru yanlış çok iş yapıyoruz. Farkında olmadan küfre düşmüşsek ne yapmamız lazımdır?

    CEVAP
    İslam âlimleri buyuruyor ki:
    Her müslümanın Allahü teâlânın emirlerine uyması, yasak ettiği şeyler kaçması gerekir. İbadetleri yapmaya, haramlardan sakınmaya önem vermeyenin imanı gider, kâfir olur. Kâfir olarak ölen kimse, ahirette sonsuz olarak Cehennemde çeşitli azaplara maruz kalır. Affedilmesine ve Cehennemden çıkmasına imkan ve ihtimal yoktur.

    Bir müslümanın küfre düşmesi, yani kâfir olması çok kolay olur. Çünkü her sözde ve her işte kâfir olmak ihtimali çoktur. Bunun için küfrün sebebi bilinmese de, her gün bir kere, Ya Rabbi, bilerek veya bilmeyerek küfre [kâfirliğe] sebep olan bir söz söyledim veya bir iş yaptımsa, pişman oldum, beni affet demelidir. Böyle tevbe eden muhakkak af olur, Cehennemden kurtulur. Cehennemde sonsuz kalmamak için, her gün muhakkak tevbe etmelidir. Müslümanın bu tevbeden daha önemli görevi yoktur.

    Kul hakkı bulunan günahlara tevbe ederken bu hakları ödemeli, kılınmamış namaz borçlarına tevbe ederken de, bunları kaza etmeye çalışmalıdır. (Seadet-i Ebediyye)


    Sual: Bir insan kâfir olsa, sonra müslüman olsa, ibadetleri yok olur mu?
    CEVAP
    Mürtedin önceki ibadetlerinin sevapları yok olur. Tekrar imana gelirse, zengin ise, yeniden haccetmesi gerekir. Malları kendisine geri verilir. Namazlarını, oruçlarını, zekatlarını kaza etmesi gerekmez. Mürted olmadan önce, kazaya bırakmış olduklarını kaza etmesi gerekir. Çünkü mürted olunca, önceki günahlar yok olmaz. Mürted, imana gelirse, mürted iken kılmadığı namazlarını kaza etmez. Çünkü kâfirler ibadetlere muhatap değildir. Yani onlardan ilk istenen iman etmeleridir. (Hindiyye)

    Küfre düşürücü sözleri öğrenmeli, küfre düşmemeye dikkat etmelidir. Çünkü bir hadis-i şerifte buyuruluyor ki:
    (Öyle bir zaman gelir ki, kişinin imanı gider de haberi olmaz.) [Deylemi]





+ Yorum Gönder