Konusunu Oylayın.: Katılım Bankaları(finans Kuruluşları)

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Katılım Bankaları(finans Kuruluşları)
  1. 02.Temmuz.2010, 16:17
    1
    seyyah_42
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Mart.2010
    Üye No: 73909
    Mesaj Sayısı: 15
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    Katılım Bankaları(finans Kuruluşları)






    Katılım Bankaları(finans Kuruluşları) Mumsema Sevgili mumsema yönetimi katılım bankaları ile ilgili aklıma takılan bir konuyu arz etmek isterim.Ben bir defada ödeyemeceğim tutarda bir eşya satın almak istiyorum ve faiz bataklığına girmemek için finans kurumlarından yardım istedim.Onlarda almak istediğim eşyanın tutarını gösteren örnek faturasını ve bir takım evrakları getirmemi, olumlu sonuç çıkarsa eşyayı almış olduğum firmaya eşya tutarını kendilerinin ödeyeceklerini, benden de bu tutarı taksit taksit tahsil edeceklerini söylediler.Tabiki eşya tutarı için ödenen rakam ile onların benden tahsil ettiği rakam arasında fark var.Bunun adına kar payı deniliyor.Bu durum caizmidir. Bu konuda bilgilendirilmek istiyorum.


  2. 02.Temmuz.2010, 16:17
    1



    Sevgili mumsema yönetimi katılım bankaları ile ilgili aklıma takılan bir konuyu arz etmek isterim.Ben bir defada ödeyemeceğim tutarda bir eşya satın almak istiyorum ve faiz bataklığına girmemek için finans kurumlarından yardım istedim.Onlarda almak istediğim eşyanın tutarını gösteren örnek faturasını ve bir takım evrakları getirmemi, olumlu sonuç çıkarsa eşyayı almış olduğum firmaya eşya tutarını kendilerinin ödeyeceklerini, benden de bu tutarı taksit taksit tahsil edeceklerini söylediler.Tabiki eşya tutarı için ödenen rakam ile onların benden tahsil ettiği rakam arasında fark var.Bunun adına kar payı deniliyor.Bu durum caizmidir. Bu konuda bilgilendirilmek istiyorum.


    Benzer Konular

    - Katılım bankaları caiz mi

    - Katılım Bankaları Hakkındaki Görüşünüz Nedir?

    - Katılım bankaları (faizsizbankacılık denen) bankalardan konutalmak için kredi kullanmak caiz midir?

    - Faizsiz bankaların (finans kurumlarının) katılım hesapları faiz kapsamına girer mi?

    - Finans kuruluşları

  3. 02.Temmuz.2010, 17:40
    2
    mumsema
    Administrator

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 19.Ocak.2007
    Üye No: 1
    Mesaj Sayısı: 10,075
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: Türkiye

    --->: Katılım Bankaları(finans Kuruluşları)




    Alıntı
    Sevgili mumsema yönetimi katılım bankaları ile ilgili aklıma takılan bir konuyu arz etmek isterim.Ben bir defada ödeyemeceğim tutarda bir eşya satın almak istiyorum ve faiz bataklığına girmemek için finans kurumlarından yardım istedim.Onlarda almak istediğim eşyanın tutarını gösteren örnek faturasını ve bir takım evrakları getirmemi, olumlu sonuç çıkarsa eşyayı almış olduğum firmaya eşya tutarını kendilerinin ödeyeceklerini, benden de bu tutarı taksit taksit tahsil edeceklerini söylediler.Tabiki eşya tutarı için ödenen rakam ile onların benden tahsil ettiği rakam arasında fark var.Bunun adına kar payı deniliyor.Bu durum caizmidir. Bu konuda bilgilendirilmek istiyorum
    Banka aldığı eşyayı dilediği fiyata satabilir. adı ne olursa olsun.


  4. 02.Temmuz.2010, 17:40
    2
    Administrator



    Alıntı
    Sevgili mumsema yönetimi katılım bankaları ile ilgili aklıma takılan bir konuyu arz etmek isterim.Ben bir defada ödeyemeceğim tutarda bir eşya satın almak istiyorum ve faiz bataklığına girmemek için finans kurumlarından yardım istedim.Onlarda almak istediğim eşyanın tutarını gösteren örnek faturasını ve bir takım evrakları getirmemi, olumlu sonuç çıkarsa eşyayı almış olduğum firmaya eşya tutarını kendilerinin ödeyeceklerini, benden de bu tutarı taksit taksit tahsil edeceklerini söylediler.Tabiki eşya tutarı için ödenen rakam ile onların benden tahsil ettiği rakam arasında fark var.Bunun adına kar payı deniliyor.Bu durum caizmidir. Bu konuda bilgilendirilmek istiyorum
    Banka aldığı eşyayı dilediği fiyata satabilir. adı ne olursa olsun.


  5. 02.Temmuz.2010, 19:19
    3
    seyyah_42
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Mart.2010
    Üye No: 73909
    Mesaj Sayısı: 15
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    --->: Katılım Bankaları(finans Kuruluşları)

    ben onu sormadımki bu uygulamanın haram mı helal mi olduğunu soruyorum.????Eğer helal bir uygulama ise yararlanmayı düşünüyorum ama değilse yararlanmamayı düşünüyorum..


  6. 02.Temmuz.2010, 19:19
    3
    ben onu sormadımki bu uygulamanın haram mı helal mi olduğunu soruyorum.????Eğer helal bir uygulama ise yararlanmayı düşünüyorum ama değilse yararlanmamayı düşünüyorum..


  7. 02.Temmuz.2010, 19:47
    4
    meçhul_100
    ˙·٠• FiLiSTiN•٠·˙

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 10.Mayıs.2007
    Üye No: 626
    Mesaj Sayısı: 2,162
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 53
    Yaş: 29
    Bulunduğu yer: Diyar-ı Sivas

    --->: Katılım Bankaları(finans Kuruluşları)

    Katılım bankalarından elde edilen kâr payları caiz midir, faize girer mi?


    Faizsiz Finans Kurumu ile Banka arasındaki fark nedir?



    Peygamberimiz döneminde banka gibi faizle çalışan kuruluşlar yoktu. Ancak faiz sitemi o günde vardı. O gün şahıslar faizle uğraşıyordu günümüzde ise hem şahıslar hem de bankalar bu işi yapmaktadır. Yani bankalar faizli sistemin şirketleşmiş halidir.

    Faizsiz fînans kurumları da müşterilerine belli miktarda fazla para veriyor, sanki faizli bankadan bir farkları olmuyor gibi görünüyorlar. Bankanın verdiği neden faiz oluyor da fînans kurumunun verdiği aynı miktara yakın fazlalık kâr sayılıyor? O da faiz değil mi?

    Cevap : Efendim, fînans kurumunu işletenler elbette piyasa şartlarını düşünecek, faizli kurumlarla rekabet edecek bir kâr miktarıyla çalışacaklardır. Yoksa rekabet etme kabiliyetlerini kaybetmiş olur, piyasadan silinmeye mahkum hale gelirler. Bunun için kâr nispetlerini piyasa şartlarına göre ayarlamak zorundalar.

    Bu sebeple, bankayla fînans kurumunu aynı saymak mümkün değildir. Çünkü baştaki akit (anlaşma) ikisini de birbirinden kesin çizgiyle ayırmaktadır. Şöyle ki:

    – Bankalar parayı, vereceği miktar kesin olan faizle alır, verilecek yere de yine miktarı kesin olan faizle verirler. Yani para hep faizde çalışır. Zaten parayı yatıran da faiz alma şartıyla yatırır, teslim alan da faiz verme şartıyla teslim alır. Yani baştaki anlaşma, faiz anlaşmasıdır.

    Finans kurumundaki anlaşma ise bunun tam aksinedir. Kâr-zarar ortaklığında çalıştırılmak şartıyla para verilir, alan da kâr-zarar ortaklığında çalıştırmak şartıyla alır. Bu da bir kâr-zarar ortaklığı anlaşmasıdır.

    Demek ki: ikisi aynı değildir. Biri kâr-zarar ortaklığı anlaşmasıdır. Öteki de faizli anlaşmadır.

    Bu sebeple kâr ve zararı esas alan fînans kurumu, faizi esas alan bankayla aynı sayılamaz. İkisinin de verdiği aynıdır, denemez. Çünkü, anlaşma şartları ikisini birbirinden kesin çizgileriyle ayırmış olur. Bankaya para yatıran, ben miktarı belli olmayan kâr değil, kesin olan faiz istiyorum demiş olur. Finansa para yatıran da, ben miktarı kesin de olsa faiz istemiyorum, riskli de olsa kâr ortaklığı istiyorum, demiş olur. Gayet tabiidir ki, kim neyi istemişse onun sorumlusu ve muhatabı olacaktır. Bundan daha makul bir sonuç beklenileme.

    Bu konularda bakılacak kitap: Prof.Dr. Hamdi Döndüren’in “İslami Ölçülerle Ticaret Rehberi” adlı eseridir

    Ahmed ŞAHİN

    BANKA İLE İŞ GÖRMEK FAİZE GİRER Mİ?

    Günümüzde Müslümanların faiz karşısında ve faizli muamelelerde çok hassas olmaları, bu hususta en küçük bir kapıyı dahi aralamamaları gerekmektedir. Çünkü, alışveriş piyasası ve ticarî münasebetler öyle bir hal almıştır ki, kişiyi adeta faize bulaşması için zorlamakta, başka türlü işinin görülemeyeceği zannını vermektedir.
    İşte bu çeşit durumlar karşısında, imanlı hayatına zarar gelmemesi için mü’minin uyanık ve akıllı davranması kaçınılmaz olmuştur.
    Fakat bugün yaşanan iktisadî durum ve prensipler, ticaret erbabını dolaylı yollardan da faiz müesseseleriyle yüz yüze getirmektedir. Bu da çek alıp verme, borç tahsili, havale göndermek gibi hususlarda olabilmektedir. Şu halde, tahsil günü gelmeyen çeki ve senedi kırdırmak, yani üzerindeki değerden eksiğine satmak, doğrudan faize girmek olacağından, meşru olduğundan söz edilemez. Fakat çek veya senet tahsilinde başka bir yol olmadığından veya çok güç olacağından, normal muamele masraflarını vererek iş yapmak insanı faize sokmaz. Çünkü burada, parayı bekletip faiz almak gibi bir durum söz konusu değildir. Havaleler için de aynı şeyler söylenebilir. Müşterinin veya borçlunun gönderdiği para banka havalesiyle geldiği zaman ne müşteri, ne de mal sahibi herhangi bir şekilde faize bulaşmış olmamaktadır. Zaten gelen havale gününde bildirilmekte, mal sahibi de gidip parasını almaktadır.
    Bununla birlikte, hesap açmadan bu çeşit işleri yapmak en güzelidir. Cüz’î bir miktar hesap açmadan ticarî işler yürümüyorsa, tahakkuk eden faizi de bankada bırakmak olacağından, az da olsa destek olmak demektir. Bankada para bırakmamak en mâkulüdür.

    Mehmed Paksu İbadet Hayatımız-1


  8. 02.Temmuz.2010, 19:47
    4
    ˙·٠• FiLiSTiN•٠·˙
    Katılım bankalarından elde edilen kâr payları caiz midir, faize girer mi?


    Faizsiz Finans Kurumu ile Banka arasındaki fark nedir?



    Peygamberimiz döneminde banka gibi faizle çalışan kuruluşlar yoktu. Ancak faiz sitemi o günde vardı. O gün şahıslar faizle uğraşıyordu günümüzde ise hem şahıslar hem de bankalar bu işi yapmaktadır. Yani bankalar faizli sistemin şirketleşmiş halidir.

    Faizsiz fînans kurumları da müşterilerine belli miktarda fazla para veriyor, sanki faizli bankadan bir farkları olmuyor gibi görünüyorlar. Bankanın verdiği neden faiz oluyor da fînans kurumunun verdiği aynı miktara yakın fazlalık kâr sayılıyor? O da faiz değil mi?

    Cevap : Efendim, fînans kurumunu işletenler elbette piyasa şartlarını düşünecek, faizli kurumlarla rekabet edecek bir kâr miktarıyla çalışacaklardır. Yoksa rekabet etme kabiliyetlerini kaybetmiş olur, piyasadan silinmeye mahkum hale gelirler. Bunun için kâr nispetlerini piyasa şartlarına göre ayarlamak zorundalar.

    Bu sebeple, bankayla fînans kurumunu aynı saymak mümkün değildir. Çünkü baştaki akit (anlaşma) ikisini de birbirinden kesin çizgiyle ayırmaktadır. Şöyle ki:

    – Bankalar parayı, vereceği miktar kesin olan faizle alır, verilecek yere de yine miktarı kesin olan faizle verirler. Yani para hep faizde çalışır. Zaten parayı yatıran da faiz alma şartıyla yatırır, teslim alan da faiz verme şartıyla teslim alır. Yani baştaki anlaşma, faiz anlaşmasıdır.

    Finans kurumundaki anlaşma ise bunun tam aksinedir. Kâr-zarar ortaklığında çalıştırılmak şartıyla para verilir, alan da kâr-zarar ortaklığında çalıştırmak şartıyla alır. Bu da bir kâr-zarar ortaklığı anlaşmasıdır.

    Demek ki: ikisi aynı değildir. Biri kâr-zarar ortaklığı anlaşmasıdır. Öteki de faizli anlaşmadır.

    Bu sebeple kâr ve zararı esas alan fînans kurumu, faizi esas alan bankayla aynı sayılamaz. İkisinin de verdiği aynıdır, denemez. Çünkü, anlaşma şartları ikisini birbirinden kesin çizgileriyle ayırmış olur. Bankaya para yatıran, ben miktarı belli olmayan kâr değil, kesin olan faiz istiyorum demiş olur. Finansa para yatıran da, ben miktarı kesin de olsa faiz istemiyorum, riskli de olsa kâr ortaklığı istiyorum, demiş olur. Gayet tabiidir ki, kim neyi istemişse onun sorumlusu ve muhatabı olacaktır. Bundan daha makul bir sonuç beklenileme.

    Bu konularda bakılacak kitap: Prof.Dr. Hamdi Döndüren’in “İslami Ölçülerle Ticaret Rehberi” adlı eseridir

    Ahmed ŞAHİN

    BANKA İLE İŞ GÖRMEK FAİZE GİRER Mİ?

    Günümüzde Müslümanların faiz karşısında ve faizli muamelelerde çok hassas olmaları, bu hususta en küçük bir kapıyı dahi aralamamaları gerekmektedir. Çünkü, alışveriş piyasası ve ticarî münasebetler öyle bir hal almıştır ki, kişiyi adeta faize bulaşması için zorlamakta, başka türlü işinin görülemeyeceği zannını vermektedir.
    İşte bu çeşit durumlar karşısında, imanlı hayatına zarar gelmemesi için mü’minin uyanık ve akıllı davranması kaçınılmaz olmuştur.
    Fakat bugün yaşanan iktisadî durum ve prensipler, ticaret erbabını dolaylı yollardan da faiz müesseseleriyle yüz yüze getirmektedir. Bu da çek alıp verme, borç tahsili, havale göndermek gibi hususlarda olabilmektedir. Şu halde, tahsil günü gelmeyen çeki ve senedi kırdırmak, yani üzerindeki değerden eksiğine satmak, doğrudan faize girmek olacağından, meşru olduğundan söz edilemez. Fakat çek veya senet tahsilinde başka bir yol olmadığından veya çok güç olacağından, normal muamele masraflarını vererek iş yapmak insanı faize sokmaz. Çünkü burada, parayı bekletip faiz almak gibi bir durum söz konusu değildir. Havaleler için de aynı şeyler söylenebilir. Müşterinin veya borçlunun gönderdiği para banka havalesiyle geldiği zaman ne müşteri, ne de mal sahibi herhangi bir şekilde faize bulaşmış olmamaktadır. Zaten gelen havale gününde bildirilmekte, mal sahibi de gidip parasını almaktadır.
    Bununla birlikte, hesap açmadan bu çeşit işleri yapmak en güzelidir. Cüz’î bir miktar hesap açmadan ticarî işler yürümüyorsa, tahakkuk eden faizi de bankada bırakmak olacağından, az da olsa destek olmak demektir. Bankada para bırakmamak en mâkulüdür.

    Mehmed Paksu İbadet Hayatımız-1


  9. 02.Şubat.2013, 15:58
    5
    q0khann
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 02.Şubat.2013
    Üye No: 99910
    Mesaj Sayısı: 6
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    Cevap: Katılım Bankaları(finans Kuruluşları)

    Bu katılım bankaları bizim verdiğimiz paraları bir şekilde faiz çarkına sokup gelir elde etmiyor mu?Ediyor bu yüzden zarar etmesi söz konusu değil bunu bilerek herkes parasını bu kuruluşlara yatırıyor...Ben sanmıyorum 3-5 ay zarar ettiğinde bir kişinin buralara para yatıracağını aşağı yukarı aynı para geliyor her bankadan...Herkes kesin olarak belli bir miktar(Faize yakın) para geleceğini bilerek yatırıyor parasını..

    Kar -Zarar diye düşünüp kandırmayalım kendimizi kar-zarar riski almak istiyorsanız o zaman birçok alternatif var ama kimse oralara zarar riski(%20) bile olsa yanaşmak istemez

    Benim kendi düşüncemdir.Dini bir dayanağı yoktur.Forumada bu faiz ile ilgili soru sormak için üye oldum birçok soru sorulmuş inceliyorum


  10. 02.Şubat.2013, 15:58
    5
    q0khann - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye
    Bu katılım bankaları bizim verdiğimiz paraları bir şekilde faiz çarkına sokup gelir elde etmiyor mu?Ediyor bu yüzden zarar etmesi söz konusu değil bunu bilerek herkes parasını bu kuruluşlara yatırıyor...Ben sanmıyorum 3-5 ay zarar ettiğinde bir kişinin buralara para yatıracağını aşağı yukarı aynı para geliyor her bankadan...Herkes kesin olarak belli bir miktar(Faize yakın) para geleceğini bilerek yatırıyor parasını..

    Kar -Zarar diye düşünüp kandırmayalım kendimizi kar-zarar riski almak istiyorsanız o zaman birçok alternatif var ama kimse oralara zarar riski(%20) bile olsa yanaşmak istemez

    Benim kendi düşüncemdir.Dini bir dayanağı yoktur.Forumada bu faiz ile ilgili soru sormak için üye oldum birçok soru sorulmuş inceliyorum





+ Yorum Gönder