Konusunu Oylayın.: Kıyâmet Alâmetleri Belirdi - Mehmet Şevket Eygi / Millî Gazete

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Kıyâmet Alâmetleri Belirdi - Mehmet Şevket Eygi / Millî Gazete
  1. 29.Haziran.2010, 12:22
    1
    nuhoğlu
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 07.Haziran.2010
    Üye No: 76554
    Mesaj Sayısı: 105
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2

    Kıyâmet Alâmetleri Belirdi - Mehmet Şevket Eygi / Millî Gazete






    Kıyâmet Alâmetleri Belirdi - Mehmet Şevket Eygi / Millî Gazete Mumsema ÂHİR zaman alâmetleriyle ilgili olan ve bize tevâtür yoluyla ulaşmış bulunan haberlerin büyük kısmı gerçekleşmiştir. Küçük alametlerin tamamı, büyük alametlerin bir kısmı zuhur etmiştir. Fitne ve fesat ayyuka çıkmıştır. Nifak ve şikak yaygın ve yoğun olmuştur. Maddî ve mânevî yangınlar, âfetler, felâketler dünyayı kasıp kavurmaktadır. Aşağıdaki hususlara dikkatinizi çekmeme izin vermenizi rica ederim:
    1. Zina ve bina çok yaygın hale gelmiştir.
    2. İki yüz metreyi aşan, başı bulutlara ulaşan dev, şeddadî, nemrudî binalar İstanbul'da göğe ser çekmektedir.
    3. Yüz milyonlarca Müslüman, kâfirleri öylesine taklit etmektedir ki, onlar sıçan (kertenkele) deliğine girseler
    bunlar da girecektir.
    4. Nifak ve şikak son derece yayılmıştır.
    5. Müslüman kılığındaki birtakım (mecazî mânada)müşrikler Altın Buzağı dinine girmişler, paraya put gibi
    tapmaya başlamışlardır.
    6. Niceleri dilleriyleKur'an okurlar ama o Kur'an hançerelerinden aşağı inip kalplerine nüfuz etmez.
    7. Yaşları küçük, akılları güdük bir topluluk zuhur eder, onlar Kur'an okurlar, Hayrilberiyye Efendimizin
    hadîslerini nakl ederler ama gergin yaydan fırlayıp ava isabet eden, o hızla avdan da çıkıp giden ok gibi
    dinden çıkarlar.
    8. Müslümanların evlerine "Deccal Gözü" girmiştir. Bu deccal Gözleri ile Müslümanların evleri kârhane,
    meyhâne, batakhâne, kumarhâne, puthâne, fısk ve fücur hâne haline gelmiştir.
    9. Fâiz ve riba genelleşmiş, yaygın olmuştur.
    10. Onların dinleri para, kıbleleri karıdır denilen uğursuz ve meymenetsiz bir tâife zuhur etmiştir.
    11. Emanetlere riayet edilmez, emanetlere hıyanet edilir olmuştur. İşler, hizmetler, vazifeler, memuriyetler,
    makamlar, mevkiler, kürsiler ehliyetsizlere peşkeş çekilir olmuştur.
    12. Emr bi'l-mâruf ve nehy 'ani'l-münker (İyiliği desteklemek, kötülüğü kösteklemek farzı) terk ve tâtil
    edilmiştir.
    13. Her türlü fuhşiyyat alenen, cehrî olarak, küstahça işlenir olmuştur.
    14. Nice helal yasaklanmış, nice haram helal haline getirilmiştir.
    15. Camiler ve mihraplar süslenmiş, lakin vakit namazlarında, hele sabah ve yatsılarda cemaat son derece
    azalmıştır.
    16. Müslüman toplum namazı terk etmiş şehvetlerine uymuştur.
    17. Şeriatın tâzim edilmesini istediği şeylere tahkir edilmeye, tahkir edilmesini istediği şeylere tâzim edilmeye
    başlanmıştır.
    18. Öncelikle Müslüman fakirlerin ve miskinlerin hakkı olan zekâtlar Şeriata aykırı olarak toplanmaya ve yine
    Şeriata aykırı olarak sarf edilmeye başlanmıştır.
    19. Ümmet-i Muhammed, karanlık gecede çobansız kalmış, fırtınaya, yağmura, doluya tutulmuş, üstelik
    kurtların hücumuna uğramış bir koyun sürüsü gibi İmam-ı Kebirsiz ve Emîrü'l-mü'minînsiz kalmıştır.
    20. Münafıklık alametleri olan yalan, emanete hıyanet ve vaadini yerine getirmemek çok yaygın hale gelmiştir.
    21. Bir kısım Müslümanlar iman kardeşlerine yavuz, galiz, sert ve merhametsiz hareket eder; İslam düşmanı
    kafirlere karşı rikkatli ve merhametli hareket eder olmuşlardır.
    22. Kanaat ve iktisat kalkmış, onun yerini lüks, israf, tebzir, saçıp savurma, sefahat almıştır.
    23. İslam dünyasında sefihler idarenin başına geçmişlerdir.
    24. Yalancı, fâni, aldatıcı dünya tercih edilmiş, âhirete sırt dönülmüştür.
    25. Kendilerine din alimi süsü veren birtakım insî şeytanlar, şerirler Kur'an'a, Sünnete, icmâ-i ümmete, Şeriata
    aykırı batıl içtihatlar yapmakta, bâtıl fetvalar vermektedir.
    26. Ülkede bunca fakir sürünürken, kendilerini dindar sanan ve gösteren bir yığın beyinsiz, Firavunlar ve
    Nemrudlar gibi sorumsuzca lüks hayat sürmekte, bin çeşit beyinsizlik sergilemekte, komşusu aç gecelerken
    onlar tok sabahlamaktadır.
    27. Cahiller alim sayılmakta, gerçek alimler hor ve hakir görülmektedir.
    28. Milyonlarca vasıfsız ve gafil Müslümanı birkaç bin kefere ve fecere parmağında oynatmaktadır.
    29. Depremler çoğalmıştır.
    30. Yanardağlar patlamaya başlamıştır.
    31. Seller, su baskınları, toprak kaymaları, denizden yüksek dalgaların gelmesi ve karaları silip süpürmesi,
    esrarlı hastalıklar, açlıklar, kıtlıklar, bereketsizlikler çoğalmıştır.
    32. Ortalık ulema-i su' ile dolmuştur.
    33. Hak din, doğru yol, kurtuluşun çare ve çözümleri söylendiği, kitaplarda yazılı olduğu halde insanlar bunlara
    iltifat etmez olmuştur.
    Bu gidişatın sonu ya içinde bulunduğumuz tarihî cycle'in kıyametidir, yahut Büyük Kıyamet'tir. Her hâl ü kârda uyanmamız, kendimize çeki düzen vermemiz; İslam'a, Allahın Kitabına, Peygamberin Sünnetine, Şeriat-ı Garra-i Ahmediyyeye (Allah'ın rızasına uygun şekilde) dönmemiz gerekir.
    Herkes kendisinin, çoluk çocuğunun, yakınlarının, halkının, Ümmetin bütün mensuplarının imanını ve ebedî saadetini kurtarmak için ne kadar ilmi, imkanı ve gücü varsa bunları bütünüyle kullanmalıdır.
    Bugünden tedbir almazsak, kıyamet savaşları başlayınca geç kalmış olabiliriz.
    Kaza-i mübremi değiştirmek elimizde değildir ama imanla ölmek ve ebedî saadete nail olmak için sebeplere, tedbirlere, çarelere tevessül etmek elimizdedir.
    Bize hak da bildirilmiştir, bâtıl da. Kim hakka sarılırsa necat bulur, kim bâtıla yönelirse kaybedenlerden olur. "Bilmiyordum" mâzeretimiz yoktur.


  2. 29.Haziran.2010, 12:22
    1
    nuhoğlu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Devamlı Üye



    ÂHİR zaman alâmetleriyle ilgili olan ve bize tevâtür yoluyla ulaşmış bulunan haberlerin büyük kısmı gerçekleşmiştir. Küçük alametlerin tamamı, büyük alametlerin bir kısmı zuhur etmiştir. Fitne ve fesat ayyuka çıkmıştır. Nifak ve şikak yaygın ve yoğun olmuştur. Maddî ve mânevî yangınlar, âfetler, felâketler dünyayı kasıp kavurmaktadır. Aşağıdaki hususlara dikkatinizi çekmeme izin vermenizi rica ederim:
    1. Zina ve bina çok yaygın hale gelmiştir.
    2. İki yüz metreyi aşan, başı bulutlara ulaşan dev, şeddadî, nemrudî binalar İstanbul'da göğe ser çekmektedir.
    3. Yüz milyonlarca Müslüman, kâfirleri öylesine taklit etmektedir ki, onlar sıçan (kertenkele) deliğine girseler
    bunlar da girecektir.
    4. Nifak ve şikak son derece yayılmıştır.
    5. Müslüman kılığındaki birtakım (mecazî mânada)müşrikler Altın Buzağı dinine girmişler, paraya put gibi
    tapmaya başlamışlardır.
    6. Niceleri dilleriyleKur'an okurlar ama o Kur'an hançerelerinden aşağı inip kalplerine nüfuz etmez.
    7. Yaşları küçük, akılları güdük bir topluluk zuhur eder, onlar Kur'an okurlar, Hayrilberiyye Efendimizin
    hadîslerini nakl ederler ama gergin yaydan fırlayıp ava isabet eden, o hızla avdan da çıkıp giden ok gibi
    dinden çıkarlar.
    8. Müslümanların evlerine "Deccal Gözü" girmiştir. Bu deccal Gözleri ile Müslümanların evleri kârhane,
    meyhâne, batakhâne, kumarhâne, puthâne, fısk ve fücur hâne haline gelmiştir.
    9. Fâiz ve riba genelleşmiş, yaygın olmuştur.
    10. Onların dinleri para, kıbleleri karıdır denilen uğursuz ve meymenetsiz bir tâife zuhur etmiştir.
    11. Emanetlere riayet edilmez, emanetlere hıyanet edilir olmuştur. İşler, hizmetler, vazifeler, memuriyetler,
    makamlar, mevkiler, kürsiler ehliyetsizlere peşkeş çekilir olmuştur.
    12. Emr bi'l-mâruf ve nehy 'ani'l-münker (İyiliği desteklemek, kötülüğü kösteklemek farzı) terk ve tâtil
    edilmiştir.
    13. Her türlü fuhşiyyat alenen, cehrî olarak, küstahça işlenir olmuştur.
    14. Nice helal yasaklanmış, nice haram helal haline getirilmiştir.
    15. Camiler ve mihraplar süslenmiş, lakin vakit namazlarında, hele sabah ve yatsılarda cemaat son derece
    azalmıştır.
    16. Müslüman toplum namazı terk etmiş şehvetlerine uymuştur.
    17. Şeriatın tâzim edilmesini istediği şeylere tahkir edilmeye, tahkir edilmesini istediği şeylere tâzim edilmeye
    başlanmıştır.
    18. Öncelikle Müslüman fakirlerin ve miskinlerin hakkı olan zekâtlar Şeriata aykırı olarak toplanmaya ve yine
    Şeriata aykırı olarak sarf edilmeye başlanmıştır.
    19. Ümmet-i Muhammed, karanlık gecede çobansız kalmış, fırtınaya, yağmura, doluya tutulmuş, üstelik
    kurtların hücumuna uğramış bir koyun sürüsü gibi İmam-ı Kebirsiz ve Emîrü'l-mü'minînsiz kalmıştır.
    20. Münafıklık alametleri olan yalan, emanete hıyanet ve vaadini yerine getirmemek çok yaygın hale gelmiştir.
    21. Bir kısım Müslümanlar iman kardeşlerine yavuz, galiz, sert ve merhametsiz hareket eder; İslam düşmanı
    kafirlere karşı rikkatli ve merhametli hareket eder olmuşlardır.
    22. Kanaat ve iktisat kalkmış, onun yerini lüks, israf, tebzir, saçıp savurma, sefahat almıştır.
    23. İslam dünyasında sefihler idarenin başına geçmişlerdir.
    24. Yalancı, fâni, aldatıcı dünya tercih edilmiş, âhirete sırt dönülmüştür.
    25. Kendilerine din alimi süsü veren birtakım insî şeytanlar, şerirler Kur'an'a, Sünnete, icmâ-i ümmete, Şeriata
    aykırı batıl içtihatlar yapmakta, bâtıl fetvalar vermektedir.
    26. Ülkede bunca fakir sürünürken, kendilerini dindar sanan ve gösteren bir yığın beyinsiz, Firavunlar ve
    Nemrudlar gibi sorumsuzca lüks hayat sürmekte, bin çeşit beyinsizlik sergilemekte, komşusu aç gecelerken
    onlar tok sabahlamaktadır.
    27. Cahiller alim sayılmakta, gerçek alimler hor ve hakir görülmektedir.
    28. Milyonlarca vasıfsız ve gafil Müslümanı birkaç bin kefere ve fecere parmağında oynatmaktadır.
    29. Depremler çoğalmıştır.
    30. Yanardağlar patlamaya başlamıştır.
    31. Seller, su baskınları, toprak kaymaları, denizden yüksek dalgaların gelmesi ve karaları silip süpürmesi,
    esrarlı hastalıklar, açlıklar, kıtlıklar, bereketsizlikler çoğalmıştır.
    32. Ortalık ulema-i su' ile dolmuştur.
    33. Hak din, doğru yol, kurtuluşun çare ve çözümleri söylendiği, kitaplarda yazılı olduğu halde insanlar bunlara
    iltifat etmez olmuştur.
    Bu gidişatın sonu ya içinde bulunduğumuz tarihî cycle'in kıyametidir, yahut Büyük Kıyamet'tir. Her hâl ü kârda uyanmamız, kendimize çeki düzen vermemiz; İslam'a, Allahın Kitabına, Peygamberin Sünnetine, Şeriat-ı Garra-i Ahmediyyeye (Allah'ın rızasına uygun şekilde) dönmemiz gerekir.
    Herkes kendisinin, çoluk çocuğunun, yakınlarının, halkının, Ümmetin bütün mensuplarının imanını ve ebedî saadetini kurtarmak için ne kadar ilmi, imkanı ve gücü varsa bunları bütünüyle kullanmalıdır.
    Bugünden tedbir almazsak, kıyamet savaşları başlayınca geç kalmış olabiliriz.
    Kaza-i mübremi değiştirmek elimizde değildir ama imanla ölmek ve ebedî saadete nail olmak için sebeplere, tedbirlere, çarelere tevessül etmek elimizdedir.
    Bize hak da bildirilmiştir, bâtıl da. Kim hakka sarılırsa necat bulur, kim bâtıla yönelirse kaybedenlerden olur. "Bilmiyordum" mâzeretimiz yoktur.


    Benzer Konular

    - Kıyamet Alametlerinden Günümüze Tam Uyanlar kıyamet alametleri

    - Niçin Ehli Sünnet? (M Şevket Eygi)

    - Mehmet Şevket Eygi Hakkında ne düşünüyorsunuz?

    - Mehmet Şevket Eygi kimdir ?

    - KIYÂMET: Kıyâmet Alâmetleri: Kıyâmet-i Kübrâ: Kıyâme

  3. 29.Haziran.2010, 14:27
    2
    sina_gk
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 19.Mart.2010
    Üye No: 74370
    Mesaj Sayısı: 376
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 8

    --->: Kıyâmet Alâmetleri Belirdi - Mehmet Şevket Eygi / Millî Gazete




    sagol kardeşim paylaşım için.


  4. 29.Haziran.2010, 14:27
    2
    sina_gk - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Devamlı Üye



    sagol kardeşim paylaşım için.


  5. 12.Temmuz.2010, 00:48
    3
    zehraoku
    Talebe

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 28.Nisan.2009
    Üye No: 48118
    Mesaj Sayısı: 451
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 7

    --->: Kıyâmet Alâmetleri Belirdi - Mehmet Şevket Eygi / Millî Gazete

    ÂHİR zaman alâmetleriyle ilgili olan ve bize tevâtür yoluyla ulaşmış bulunan haberlerin büyük kısmı gerçekleşmiştir Küçük alametlerin tamamı, büyük alametlerin bir kısmı zuhur etmiştir Fitne ve fesat ayyuka çıkmıştır Nifak ve şikak yaygın ve yoğun olmuştur Maddî ve mânevî yangınlar, âfetler, felâketler dünyayı kasıp kavurmaktadır Aşağıdaki hususlara dikkatinizi çekmeme izin vermenizi rica ederim:

    1 Zina ve bina çok yaygın hale gelmiştir

    2 İki yüz metreyi aşan, başı bulutlara ulaşan dev, şeddadî, nemrudî binalar İstanbul'da göğe ser çekmektedir

    3 Yüz milyonlarca Müslüman, kâfirleri öylesine taklit etmektedir ki, onlar sıçan (kertenkele) deliğine girseler
    bunlar da girecektir

    4 Nifak ve şikak son derece yayılmıştır

    5 Müslüman kılığındaki birtakım (mecazî mânada)müşrikler Altın Buzağı dinine girmişler, paraya put gibi
    tapmaya başlamışlardır

    6 Niceleri dilleriyleKur'an okurlar ama o Kur'an hançerelerinden aşağı inip kalplerine nüfuz etmez

    7 Yaşları küçük, akılları güdük bir topluluk zuhur eder, onlar Kur'an okurlar, Hayrilberiyye Efendimizin
    hadîslerini nakl ederler ama gergin yaydan fırlayıp ava isabet eden, o hızla avdan da çıkıp giden ok gibi
    dinden çıkarlar

    8 Müslümanların evlerine "Deccal Gözü" girmiştir Bu deccal Gözleri ile Müslümanların evleri kârhane,
    meyhâne, batakhâne, kumarhâne, puthâne, fısk ve fücur hâne haline gelmiştir

    9 Fâiz ve riba genelleşmiş, yaygın olmuştur

    10 Onların dinleri para, kıbleleri karıdır denilen uğursuz ve meymenetsiz bir tâife zuhur etmiştir

    11 Emanetlere riayet edilmez, emanetlere hıyanet edilir olmuştur İşler, hizmetler, vazifeler, memuriyetler,
    makamlar, mevkiler, kürsiler ehliyetsizlere peşkeş çekilir olmuştur

    12 Emr bi'l-mâruf ve nehy 'ani'l-münker (İyiliği desteklemek, kötülüğü kösteklemek farzı) terk ve tâtil
    edilmiştir

    13 Her türlü fuhşiyyat alenen, cehrî olarak, küstahça işlenir olmuştur

    14 Nice helal yasaklanmış, nice haram helal haline getirilmiştir

    15 Camiler ve mihraplar süslenmiş, lakin vakit namazlarında, hele sabah ve yatsılarda cemaat son derece
    azalmıştır

    16 Müslüman toplum namazı terk etmiş şehvetlerine uymuştur

    17 Şeriatın tâzim edilmesini istediği şeylere tahkir edilmeye, tahkir edilmesini istediği şeylere tâzim edilmeye
    başlanmıştır

    18 Öncelikle Müslüman fakirlerin ve miskinlerin hakkı olan zekâtlar Şeriata aykırı olarak toplanmaya ve yine
    Şeriata aykırı olarak sarf edilmeye başlanmıştır

    19 Ümmet-i Muhammed, karanlık gecede çobansız kalmış, fırtınaya, yağmura, doluya tutulmuş, üstelik
    kurtların hücumuna uğramış bir koyun sürüsü gibi İmam-ı Kebirsiz ve Emîrü'l-mü'minînsiz kalmıştır

    20 Münafıklık alametleri olan yalan, emanete hıyanet ve vaadini yerine getirmemek çok yaygın hale gelmiştir

    21 Bir kısım Müslümanlar iman kardeşlerine yavuz, galiz, sert ve merhametsiz hareket eder; İslam düşmanı
    kafirlere karşı rikkatli ve merhametli hareket eder olmuşlardır

    22 Kanaat ve iktisat kalkmış, onun yerini lüks, israf, tebzir, saçıp savurma, sefahat almıştır

    23 İslam dünyasında sefihler idarenin başına geçmişlerdir
    24 Yalancı, fâni, aldatıcı dünya tercih edilmiş, âhirete sırt dönülmüştür

    25 Kendilerine din alimi süsü veren birtakım insî şeytanlar, şerirler Kur'an'a, Sünnete, icmâ-i ümmete, Şeriata
    aykırı batıl içtihatlar yapmakta, bâtıl fetvalar vermektedir

    26 Ülkede bunca fakir sürünürken, kendilerini dindar sanan ve gösteren bir yığın beyinsiz, Firavunlar ve
    Nemrudlar gibi sorumsuzca lüks hayat sürmekte, bin çeşit beyinsizlik sergilemekte, komşusu aç gecelerken
    onlar tok sabahlamaktadır

    27 Cahiller alim sayılmakta, gerçek alimler hor ve hakir görülmektedir

    28 Milyonlarca vasıfsız ve gafil Müslümanı birkaç bin kefere ve fecere parmağında oynatmaktadır

    29 Depremler çoğalmıştır

    30 Yanardağlar patlamaya başlamıştır

    31 Seller, su baskınları, toprak kaymaları, denizden yüksek dalgaların gelmesi ve karaları silip süpürmesi,
    esrarlı hastalıklar, açlıklar, kıtlıklar, bereketsizlikler çoğalmıştır

    32 Ortalık ulema-i su' ile dolmuştur

    33 Hak din, doğru yol, kurtuluşun çare ve çözümleri söylendiği, kitaplarda yazılı olduğu halde insanlar bunlara
    iltifat etmez olmuştur

    Bu gidişatın sonu ya içinde bulunduğumuz tarihî cycle'in kıyametidir, yahut Büyük Kıyamet'tir Her hâl ü kârda uyanmamız, kendimize çeki düzen vermemiz; İslam'a, Allahın Kitabına, Peygamberin Sünnetine, Şeriat-ı Garra-i Ahmediyyeye (Allah'ın rızasına uygun şekilde) dönmemiz gerekir

    Herkes kendisinin, çoluk çocuğunun, yakınlarının, halkının, Ümmetin bütün mensuplarının imanını ve ebedî saadetini kurtarmak için ne kadar ilmi, imkanı ve gücü varsa bunları bütünüyle kullanmalıdır

    Bugünden tedbir almazsak, kıyamet savaşları başlayınca geç kalmış olabiliriz

    Kaza-i mübremi değiştirmek elimizde değildir ama imanla ölmek ve ebedî saadete nail olmak için sebeplere, tedbirlere, çarelere tevessül etmek elimizdedir

    Bize hak da bildirilmiştir, bâtıl da Kim hakka sarılırsa necat bulur, kim bâtıla yönelirse kaybedenlerden olur "Bilmiyordum" mâzeretimiz yoktur


  6. 12.Temmuz.2010, 00:48
    3
    Talebe
    ÂHİR zaman alâmetleriyle ilgili olan ve bize tevâtür yoluyla ulaşmış bulunan haberlerin büyük kısmı gerçekleşmiştir Küçük alametlerin tamamı, büyük alametlerin bir kısmı zuhur etmiştir Fitne ve fesat ayyuka çıkmıştır Nifak ve şikak yaygın ve yoğun olmuştur Maddî ve mânevî yangınlar, âfetler, felâketler dünyayı kasıp kavurmaktadır Aşağıdaki hususlara dikkatinizi çekmeme izin vermenizi rica ederim:

    1 Zina ve bina çok yaygın hale gelmiştir

    2 İki yüz metreyi aşan, başı bulutlara ulaşan dev, şeddadî, nemrudî binalar İstanbul'da göğe ser çekmektedir

    3 Yüz milyonlarca Müslüman, kâfirleri öylesine taklit etmektedir ki, onlar sıçan (kertenkele) deliğine girseler
    bunlar da girecektir

    4 Nifak ve şikak son derece yayılmıştır

    5 Müslüman kılığındaki birtakım (mecazî mânada)müşrikler Altın Buzağı dinine girmişler, paraya put gibi
    tapmaya başlamışlardır

    6 Niceleri dilleriyleKur'an okurlar ama o Kur'an hançerelerinden aşağı inip kalplerine nüfuz etmez

    7 Yaşları küçük, akılları güdük bir topluluk zuhur eder, onlar Kur'an okurlar, Hayrilberiyye Efendimizin
    hadîslerini nakl ederler ama gergin yaydan fırlayıp ava isabet eden, o hızla avdan da çıkıp giden ok gibi
    dinden çıkarlar

    8 Müslümanların evlerine "Deccal Gözü" girmiştir Bu deccal Gözleri ile Müslümanların evleri kârhane,
    meyhâne, batakhâne, kumarhâne, puthâne, fısk ve fücur hâne haline gelmiştir

    9 Fâiz ve riba genelleşmiş, yaygın olmuştur

    10 Onların dinleri para, kıbleleri karıdır denilen uğursuz ve meymenetsiz bir tâife zuhur etmiştir

    11 Emanetlere riayet edilmez, emanetlere hıyanet edilir olmuştur İşler, hizmetler, vazifeler, memuriyetler,
    makamlar, mevkiler, kürsiler ehliyetsizlere peşkeş çekilir olmuştur

    12 Emr bi'l-mâruf ve nehy 'ani'l-münker (İyiliği desteklemek, kötülüğü kösteklemek farzı) terk ve tâtil
    edilmiştir

    13 Her türlü fuhşiyyat alenen, cehrî olarak, küstahça işlenir olmuştur

    14 Nice helal yasaklanmış, nice haram helal haline getirilmiştir

    15 Camiler ve mihraplar süslenmiş, lakin vakit namazlarında, hele sabah ve yatsılarda cemaat son derece
    azalmıştır

    16 Müslüman toplum namazı terk etmiş şehvetlerine uymuştur

    17 Şeriatın tâzim edilmesini istediği şeylere tahkir edilmeye, tahkir edilmesini istediği şeylere tâzim edilmeye
    başlanmıştır

    18 Öncelikle Müslüman fakirlerin ve miskinlerin hakkı olan zekâtlar Şeriata aykırı olarak toplanmaya ve yine
    Şeriata aykırı olarak sarf edilmeye başlanmıştır

    19 Ümmet-i Muhammed, karanlık gecede çobansız kalmış, fırtınaya, yağmura, doluya tutulmuş, üstelik
    kurtların hücumuna uğramış bir koyun sürüsü gibi İmam-ı Kebirsiz ve Emîrü'l-mü'minînsiz kalmıştır

    20 Münafıklık alametleri olan yalan, emanete hıyanet ve vaadini yerine getirmemek çok yaygın hale gelmiştir

    21 Bir kısım Müslümanlar iman kardeşlerine yavuz, galiz, sert ve merhametsiz hareket eder; İslam düşmanı
    kafirlere karşı rikkatli ve merhametli hareket eder olmuşlardır

    22 Kanaat ve iktisat kalkmış, onun yerini lüks, israf, tebzir, saçıp savurma, sefahat almıştır

    23 İslam dünyasında sefihler idarenin başına geçmişlerdir
    24 Yalancı, fâni, aldatıcı dünya tercih edilmiş, âhirete sırt dönülmüştür

    25 Kendilerine din alimi süsü veren birtakım insî şeytanlar, şerirler Kur'an'a, Sünnete, icmâ-i ümmete, Şeriata
    aykırı batıl içtihatlar yapmakta, bâtıl fetvalar vermektedir

    26 Ülkede bunca fakir sürünürken, kendilerini dindar sanan ve gösteren bir yığın beyinsiz, Firavunlar ve
    Nemrudlar gibi sorumsuzca lüks hayat sürmekte, bin çeşit beyinsizlik sergilemekte, komşusu aç gecelerken
    onlar tok sabahlamaktadır

    27 Cahiller alim sayılmakta, gerçek alimler hor ve hakir görülmektedir

    28 Milyonlarca vasıfsız ve gafil Müslümanı birkaç bin kefere ve fecere parmağında oynatmaktadır

    29 Depremler çoğalmıştır

    30 Yanardağlar patlamaya başlamıştır

    31 Seller, su baskınları, toprak kaymaları, denizden yüksek dalgaların gelmesi ve karaları silip süpürmesi,
    esrarlı hastalıklar, açlıklar, kıtlıklar, bereketsizlikler çoğalmıştır

    32 Ortalık ulema-i su' ile dolmuştur

    33 Hak din, doğru yol, kurtuluşun çare ve çözümleri söylendiği, kitaplarda yazılı olduğu halde insanlar bunlara
    iltifat etmez olmuştur

    Bu gidişatın sonu ya içinde bulunduğumuz tarihî cycle'in kıyametidir, yahut Büyük Kıyamet'tir Her hâl ü kârda uyanmamız, kendimize çeki düzen vermemiz; İslam'a, Allahın Kitabına, Peygamberin Sünnetine, Şeriat-ı Garra-i Ahmediyyeye (Allah'ın rızasına uygun şekilde) dönmemiz gerekir

    Herkes kendisinin, çoluk çocuğunun, yakınlarının, halkının, Ümmetin bütün mensuplarının imanını ve ebedî saadetini kurtarmak için ne kadar ilmi, imkanı ve gücü varsa bunları bütünüyle kullanmalıdır

    Bugünden tedbir almazsak, kıyamet savaşları başlayınca geç kalmış olabiliriz

    Kaza-i mübremi değiştirmek elimizde değildir ama imanla ölmek ve ebedî saadete nail olmak için sebeplere, tedbirlere, çarelere tevessül etmek elimizdedir

    Bize hak da bildirilmiştir, bâtıl da Kim hakka sarılırsa necat bulur, kim bâtıla yönelirse kaybedenlerden olur "Bilmiyordum" mâzeretimiz yoktur


  7. 12.Temmuz.2010, 00:56
    4
    Arsoy
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 24.Şubat.2007
    Üye No: 49
    Mesaj Sayısı: 356
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 8
    Bulunduğu yer: ...................

    --->: Kıyâmet Alâmetleri Belirdi - Mehmet Şevket Eygi / Millî Gazete

    ÂHİR zaman alâmetleriyle ilgili olan ve bize tevâtür yoluyla ulaşmış bulunan haberlerin büyük kısmı gerçekleşmiştir. Küçük alametlerin tamamı, büyük alametlerin bir kısmı zuhur etmiştir. Fitne ve fesat ayyuka çıkmıştır. Nifak ve şikak yaygın ve yoğun olmuştur. Maddî ve mânevî yangınlar, âfetler, felâketler dünyayı kasıp kavurmaktadır. Aşağıdaki hususlara dikkatinizi çekmeme izin vermenizi rica ederim:
    1. Zina ve bina çok yaygın hale gelmiştir.
    2. İki yüz metreyi aşan, başı bulutlara ulaşan dev, şeddadî, nemrudî binalar İstanbul'da göğe ser çekmektedir.
    3. Yüz milyonlarca Müslüman, kâfirleri öylesine taklit etmektedir ki, onlar sıçan (kertenkele) deliğine girseler
    bunlar da girecektir.
    4. Nifak ve şikak son derece yayılmıştır.
    5. Müslüman kılığındaki birtakım (mecazî mânada)müşrikler Altın Buzağı dinine girmişler, paraya put gibi
    tapmaya başlamışlardır.


  8. 12.Temmuz.2010, 00:56
    4
    Devamlı Üye
    ÂHİR zaman alâmetleriyle ilgili olan ve bize tevâtür yoluyla ulaşmış bulunan haberlerin büyük kısmı gerçekleşmiştir. Küçük alametlerin tamamı, büyük alametlerin bir kısmı zuhur etmiştir. Fitne ve fesat ayyuka çıkmıştır. Nifak ve şikak yaygın ve yoğun olmuştur. Maddî ve mânevî yangınlar, âfetler, felâketler dünyayı kasıp kavurmaktadır. Aşağıdaki hususlara dikkatinizi çekmeme izin vermenizi rica ederim:
    1. Zina ve bina çok yaygın hale gelmiştir.
    2. İki yüz metreyi aşan, başı bulutlara ulaşan dev, şeddadî, nemrudî binalar İstanbul'da göğe ser çekmektedir.
    3. Yüz milyonlarca Müslüman, kâfirleri öylesine taklit etmektedir ki, onlar sıçan (kertenkele) deliğine girseler
    bunlar da girecektir.
    4. Nifak ve şikak son derece yayılmıştır.
    5. Müslüman kılığındaki birtakım (mecazî mânada)müşrikler Altın Buzağı dinine girmişler, paraya put gibi
    tapmaya başlamışlardır.


  9. 12.Temmuz.2010, 01:05
    5
    DZALBAY
    Seyirci Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 08.Temmuz.2008
    Üye No: 24825
    Mesaj Sayısı: 2,274
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 38
    Yaş: 61

    --->: Kıyâmet Alâmetleri Belirdi - Mehmet Şevket Eygi / Millî Gazete

    Bize hak da bildirilmiştir, bâtıl da. Kim hakka sarılırsa necat bulur, kim bâtıla yönelirse kaybedenlerden olur. "Bilmiyordum" mâzeretimiz yoktur.


    Güzel paylaşım...

    Allah CC razı olsun.



  10. 12.Temmuz.2010, 01:05
    5
    Seyirci Üye
    Bize hak da bildirilmiştir, bâtıl da. Kim hakka sarılırsa necat bulur, kim bâtıla yönelirse kaybedenlerden olur. "Bilmiyordum" mâzeretimiz yoktur.


    Güzel paylaşım...

    Allah CC razı olsun.






+ Yorum Gönder