Konusunu Oylayın.: HZ. Mehdi şuan hayattamı??

5 üzerinden 5.00 | Toplam: 4 kişi oyladı.

HZ. Mehdi şuan hayattamı??
  1. 05.Mart.2011, 16:07
    145
    ferah36
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 01.Nisan.2010
    Üye No: 74798
    Mesaj Sayısı: 97
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    Cevap: HZ. Mehdi şuan hayattamı?? ELBETTE...

    reklam


    Kardeşlerim:

    Mehdi konusu, sadece zamanımızla, son hidayetçiyle sınırlandırılamaz. Âkil-Bâliğ her insan, eğer gerçekten islamı yaşamak istiyorsa, kendi mehdisini, kendi veli-mürşidini Allah'tan isteyip, ona tabi' olmalıdır. (Sahabenin Hz. Muhamed SAV.e, tabiinin sahabeye tabi' olduğu gibi.Tevbe suresi-100).
    Böyle bir yaşantı içinde olana Allah, MUTLAKA âhir zaman mehdisini tanımayı da nasib edecektir.


  2. 05.Mart.2011, 16:07
    145
    ferah36 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye
    reklam


    Kardeşlerim:

    Mehdi konusu, sadece zamanımızla, son hidayetçiyle sınırlandırılamaz. Âkil-Bâliğ her insan, eğer gerçekten islamı yaşamak istiyorsa, kendi mehdisini, kendi veli-mürşidini Allah'tan isteyip, ona tabi' olmalıdır. (Sahabenin Hz. Muhamed SAV.e, tabiinin sahabeye tabi' olduğu gibi.Tevbe suresi-100).
    Böyle bir yaşantı içinde olana Allah, MUTLAKA âhir zaman mehdisini tanımayı da nasib edecektir.


  3. 08.Mart.2011, 02:43
    146
    jagler
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 02.Ekim.2008
    Üye No: 34272
    Mesaj Sayısı: 3
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    Cevap: HZ. Mehdi şuan hayattamı??

    reklam


    4. Konyalı Tahir Büyükkörükçü Hoca efendi bir sohbetlerinde buyurdularki ( Kendisi Sami Efendi Hz. nin önde gelen sevenlerindendir) Hocama sordum güzel günler ne zaman bana dediki ya Tahir ben görmeyecegim ama sen o günleri görmeden ölmeyeceksin.

    Bu madde cikmadi galiba: Tahir Hoca geçtigimiz haftada Hakkin Rahmetine kavustu...


  4. 08.Mart.2011, 02:43
    146
    jagler - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye
    reklam


    4. Konyalı Tahir Büyükkörükçü Hoca efendi bir sohbetlerinde buyurdularki ( Kendisi Sami Efendi Hz. nin önde gelen sevenlerindendir) Hocama sordum güzel günler ne zaman bana dediki ya Tahir ben görmeyecegim ama sen o günleri görmeden ölmeyeceksin.

    Bu madde cikmadi galiba: Tahir Hoca geçtigimiz haftada Hakkin Rahmetine kavustu...


  5. 08.Mart.2011, 06:09
    147
    imam
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Ağustos.2007
    Üye No: 2034
    Mesaj Sayısı: 7,558
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: minallah-ilelllah

    Cevap: HZ. Mehdi şuan hayattamı??

    Alıntı
    Kardeşlerim:

    Mehdi konusu, sadece zamanımızla, son hidayetçiyle sınırlandırılamaz Âkil-Bâliğ her insan, eğer gerçekten islamı yaşamak istiyorsa, kendi mehdisini, kendi veli-mürşidini Allah'tan isteyip, ona tabi' olmalıdır (Sahabenin Hz Muhamed SAVe, tabiinin sahabeye tabi' olduğu gibiTevbe suresi-100)
    Böyle bir yaşantı içinde olana Allah, MUTLAKA âhir zaman mehdisini tanımayı da nasib edecektir
    ne olduğu belirsiz sapık insanların linklerini vermeyelim.


  6. 08.Mart.2011, 06:09
    147
    Üye
    Alıntı
    Kardeşlerim:

    Mehdi konusu, sadece zamanımızla, son hidayetçiyle sınırlandırılamaz Âkil-Bâliğ her insan, eğer gerçekten islamı yaşamak istiyorsa, kendi mehdisini, kendi veli-mürşidini Allah'tan isteyip, ona tabi' olmalıdır (Sahabenin Hz Muhamed SAVe, tabiinin sahabeye tabi' olduğu gibiTevbe suresi-100)
    Böyle bir yaşantı içinde olana Allah, MUTLAKA âhir zaman mehdisini tanımayı da nasib edecektir
    ne olduğu belirsiz sapık insanların linklerini vermeyelim.


  7. 08.Mart.2011, 09:18
    148
    imamhatipli42
    Özel Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 23.Ocak.2007
    Üye No: 7
    Mesaj Sayısı: 3,593
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 51

    Cevap: HZ. Mehdi şuan hayattamı??

    Alıntı
    4. Konyalı Tahir Büyükkörükçü Hoca efendi bir sohbetlerinde buyurdularki ( Kendisi Sami Efendi Hz. nin önde gelen sevenlerindendir) Hocama sordum güzel günler ne zaman bana dediki ya Tahir ben görmeyecegim ama sen o günleri görmeden ölmeyeceksin.

    Bu madde cikmadi galiba: Tahir Hoca geçtigimiz haftada Hakkin Rahmetine kavustu...
    Daha önce de benzeri sorulmuştu kardeş buyur yanlış anlaşılmasın müjdeden kasıt Mehdi değildir.

    Alıntı
    Alıntı:
    Konyalı Tahir Büyükkörükçü Hoca efendiye verilen müjde de islamın ruhuna aykırıdır. çünkü ğaybı yalnız Allah bilir
    Arkadaşlar bu verilen müjde mehdi ile ilgili değil ben her zaman duyarım bunu Tahir hocanın ağzından burdaki amaç zorlukla geçirilen cumhuriyet dönemi imamların ve müderrislerin çektiği sıkıntıdan kutulma anlamında verilmiş bir müjdedir.



  8. 08.Mart.2011, 09:18
    148
    Özel Üye
    Alıntı
    4. Konyalı Tahir Büyükkörükçü Hoca efendi bir sohbetlerinde buyurdularki ( Kendisi Sami Efendi Hz. nin önde gelen sevenlerindendir) Hocama sordum güzel günler ne zaman bana dediki ya Tahir ben görmeyecegim ama sen o günleri görmeden ölmeyeceksin.

    Bu madde cikmadi galiba: Tahir Hoca geçtigimiz haftada Hakkin Rahmetine kavustu...
    Daha önce de benzeri sorulmuştu kardeş buyur yanlış anlaşılmasın müjdeden kasıt Mehdi değildir.

    Alıntı
    Alıntı:
    Konyalı Tahir Büyükkörükçü Hoca efendiye verilen müjde de islamın ruhuna aykırıdır. çünkü ğaybı yalnız Allah bilir
    Arkadaşlar bu verilen müjde mehdi ile ilgili değil ben her zaman duyarım bunu Tahir hocanın ağzından burdaki amaç zorlukla geçirilen cumhuriyet dönemi imamların ve müderrislerin çektiği sıkıntıdan kutulma anlamında verilmiş bir müjdedir.



  9. 08.Mart.2011, 13:16
    149
    jagler
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 02.Ekim.2008
    Üye No: 34272
    Mesaj Sayısı: 3
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    Cevap: HZ. Mehdi şuan hayattamı??

    Evet o halde yanlis anlamisim. Konu Medi olunca Tahir hocaya bahsedilende Mehdi oldugunu düsündüm.

    Hattirlattigin için Allah razi olsun.


  10. 08.Mart.2011, 13:16
    149
    jagler - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye
    Evet o halde yanlis anlamisim. Konu Medi olunca Tahir hocaya bahsedilende Mehdi oldugunu düsündüm.

    Hattirlattigin için Allah razi olsun.


  11. 08.Mart.2011, 15:22
    150
    elver
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Ağustos.2007
    Üye No: 1787
    Mesaj Sayısı: 41
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    Cevap: HZ. Mehdi şuan hayattamı??

    allahu alem hayattadır.kıyametin bütün alametleri çıkmıştır.deccal çıkmıştır.mehdi rasulün çıkması ve isa aleyhisselamın gelmesi kalmıştır.


  12. 08.Mart.2011, 15:22
    150
    elver - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Devamlı Üye
    allahu alem hayattadır.kıyametin bütün alametleri çıkmıştır.deccal çıkmıştır.mehdi rasulün çıkması ve isa aleyhisselamın gelmesi kalmıştır.


  13. 08.Mart.2011, 16:23
    151
    ehli-sunnet
    Feseyekfikehumullah

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 19.Eylül.2010
    Üye No: 79032
    Mesaj Sayısı: 2,030
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 21
    Bulunduğu yer: Uzaklardan..

    Cevap: HZ. Mehdi şuan hayattamı??

    Alıntı
    allahu alem hayattadır.kıyametin bütün alametleri çıkmıştır.deccal çıkmıştır.mehdi rasulün çıkması ve isa aleyhisselamın gelmesi kalmıştır.


    Hangi kitapları okutuyorlar size nasıl bir cahilliktir bu
    Bide Vahiy alıyormuş gibi "Allahu Alem" gelmiştir diyorsunuz

    Allahu Alem yanılıyorsun..


  14. 08.Mart.2011, 16:23
    151
    Feseyekfikehumullah
    Alıntı
    allahu alem hayattadır.kıyametin bütün alametleri çıkmıştır.deccal çıkmıştır.mehdi rasulün çıkması ve isa aleyhisselamın gelmesi kalmıştır.


    Hangi kitapları okutuyorlar size nasıl bir cahilliktir bu
    Bide Vahiy alıyormuş gibi "Allahu Alem" gelmiştir diyorsunuz

    Allahu Alem yanılıyorsun..


  15. 08.Mart.2011, 17:00
    152
    Ebu Derda
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 07.Mart.2011
    Üye No: 85624
    Mesaj Sayısı: 26
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Bulunduğu yer: gariban

    Cevap: HZ. Mehdi şuan hayattamı??

    kardeş allah senden razı olsun böyle güzel bir konuya deyindin ALLAH cc kıyamete bir gün bile kalsa o günü uzatır ve mehdiyi gönderecem diyor zaman ahir zaman her an her şey olabilir ama tabi ALLAH teala en iyisini bilin odur


  16. 08.Mart.2011, 17:00
    152
    kardeş allah senden razı olsun böyle güzel bir konuya deyindin ALLAH cc kıyamete bir gün bile kalsa o günü uzatır ve mehdiyi gönderecem diyor zaman ahir zaman her an her şey olabilir ama tabi ALLAH teala en iyisini bilin odur


  17. 08.Mart.2011, 18:39
    153
    Zeineb
    Küllinefsin zaikatül mevt

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 07.Ocak.2011
    Üye No: 82948
    Mesaj Sayısı: 214
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 3
    Yaş: 29

    Cevap: HZ. Mehdi şuan hayattamı??

    Alıntı
    ben hz. Mehdi nin dünyaya geldiğini ve şuan alimler tarafından eğitildiğini duymuştum...
    alimler ne üzere eğiteceklermiş ki hz.mehdiyi.
    ben televizyonda bir alimden, bu sene öyle bir seneki, herkes durup ben ne yapıyorum diyeceğini işittim.
    bugün bir kaç akrabaya denk geldim, hepsi namaza başlamışlar, şaşırdım.
    belki bir bağ olabilir diye düşündüm, cahilliğimi mazur görün.
    klavyem de bozuk, kusuruma bakmayın, imlaya uyamıyorum.


  18. 08.Mart.2011, 18:39
    153
    Küllinefsin zaikatül mevt
    Alıntı
    ben hz. Mehdi nin dünyaya geldiğini ve şuan alimler tarafından eğitildiğini duymuştum...
    alimler ne üzere eğiteceklermiş ki hz.mehdiyi.
    ben televizyonda bir alimden, bu sene öyle bir seneki, herkes durup ben ne yapıyorum diyeceğini işittim.
    bugün bir kaç akrabaya denk geldim, hepsi namaza başlamışlar, şaşırdım.
    belki bir bağ olabilir diye düşündüm, cahilliğimi mazur görün.
    klavyem de bozuk, kusuruma bakmayın, imlaya uyamıyorum.


  19. 08.Mart.2011, 21:25
    154
    yaseydi
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ocak.2011
    Üye No: 83393
    Mesaj Sayısı: 64
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Bulunduğu yer: Artık İstanbul değil İzmir

    Cevap: HZ. Mehdi şuan hayattamı??

    Mehdi kelimesi Kur’an’da geçmez. Anlam olarak hidayete eren, hidayete erdiren demektir.
    Hidayet (doğruya ve güzele kılavuzlamak), Kur’an’a göre Allah’ın elindedir. Allah bu yetkisini peygamberleri ve kitapları aracılığıyla kullanır. Peygamberin getirdiği kitaplardaki ilkelerle hidayete çağıranlardan ise mübelliğ (tebliğci), dâî (çağrı yapan), nezîr (uyarıcı) denir. Bu hidayet yolcularının hiçbirinde tebliğ dışında bir amaç ve beklenti yoktur.
    Mehdî, siyasal liderlik, devlet başkanlığı maddesel önderlik talepleri olan bir “kurtarıcı portresine sahiptir. Nitekim tarih boyunca tüm mehdi adayları, yönetimi bir şekilde ele geçirmeyi esas alan kişilerdir. Bunu bazan açık, bazan da örtülü biçil ifade ederler. Ama hepsinde kitleyi, bir önder sıfat siyasal ve askerî hareketleri de kullanarak kurtarma iddiası vardır. Bunun içindir ki, İslam literatürü mehdî kavramı hemen daima imamet (devlet başkanlığı) kavramı ile yan yana veya bağlantılı olarak ele alınmıştır. Hatta, adaletli, güven verici bir devlet başkanı görüldüğünde ona mehdî denebilmiş, en azından bir devlet başkanının mehdî beklemeye gerek bırakmadığı dile getirilmiştir. Örneğin, Abbasî halifesi Nâsır Lidinillah (ölm. 575/1180), devrin ünlü şairi Sıbt’b. Te’âvîzî (ölm. 582/1186) tarafından mehdî diye anılıyordu. Sibt, Nasır geldikten sonra artık mehdî beklemeye gerek kalmadığını şiirlerinde ifade ediyordu, (bk. İlhan; Mehdîlik, 16)

    Bu anlayış, zulüm ve despotizm altında inleyen kitlelerde şu veya bu adla tarih boyunca hep var olagelmiştir. Bugünkü İslam dünyasında yaşayan şekli ise Yahudilik ve Hristiyanlık’taki mesih (kurtarıcı) inancının Müslüman kitlelere aktarılmışıdır. Yahudiler, İlyas Peygamberin göğe çıkarıldığına ve âhir zamanda dünyayı kurtarmak üzere geri geleceğine inanmışlardır. Hristiyan dünya aynı inancı Hz. İsa’yı göğe çıkararak yaşatmıştır. Bu inanç, İslam akîdesi içine de, ne yazık ki, İsa’nın geri geleceğini tekrar eden bir söylem olarak girmiştir.
    Emevîler döneminde Süfyânî adıyla bir kurtarıcı beklendi, (bk. Avni İlhan; Mehdîlik, İst. 1993, s. 13) Daha sonra bu, Sünnîliğe Hz. İsa’nın gökten ineceği ve Şiîliğe de, beklenen mehdinin geleceği söylemi halinde girdi.
    Kısacası, aklını ve eylemini vaktinde kullanmadığı için ezilen kitleler, iyice bunaldıklarında ütopik bir kurtarıcı beklerler. İslam dünyasında en ateşli mehdî beklentisi, tarih boyunca en çok ezilen Şiî-Alevî kitlelerde görülür. Bu beklenti giderek, “Mehdî-i Muntazar (beklenen mehdî) deyimiyle imanın bir şartı haline getirilmiştir.
    Şiî inancında, ilk zamanlar, mehdî olarak Hz. Ali’nin geri gelmesi beklenmiş ve mehdî inancı Ali’nin adı çevresinde oluşturulan mitolojiye bağlanmıştır. 165/782′de ölen ve tarihin en tehlikeli uydurmacılarından biri olan Câbir b. Yezîd el-Ca’fî el-Kûfî (İmam Âzam onun için “en büyük yalancı” diyor) Hz. Ali’nin bir kurtarıcı-mehdî olarak geri geleceğini iddia ediyor ve kanıt olarak da Kur’an’ın Neml Suresi 82. ayetini gösteriyordu.
    Hz. Ali’den sonra “geri gelecek mehdî” olarak onun oğlu Muhammed b. el-Hanefiyye (ölm. 81/700 öne çıkarıldı. Şiîlerde hemen her imam için öne sürülen bu geri gelme (ric’at) nihayet 12. imam Mehdi-i Muntazar veya “Gâib İmam” (Gizlenen İmam) la noktalandı. Şimdilerde tüm Şiî ekoller onun geri gelip insanlığı kurtaracağını ileri sürmektedir. Şiî ekollerin bazıları, bir mehdinin geleceğine inanır, ama onu adını vermezler.
    Mehdi inancı gerekeni yapamayan veya yapmayanların avunmasını sağlayan bir ütopyadır. Bu inanç bekleme esastır. Eskiden ezildiğinin farkında olamadığı veya ezilmeye karşı çıkacak imkân bulamadığı için hır çeken kitle, mehdî inancıyla, kahır çekmeyi, aldatılmayı bizzat kendi eliyle imanlaştırmış olmaktadır. Bunun içindir ki mehdî inancından, daha doğrusu mehdi hayal ve aldanışından kurtulamayan kitlelerin kalkınması, ilerlemesi mümkün değildir. Mehdî inancı atılım, üretim, gelişim ruhunu felce uğratan hurafedir.
    Mehdiden maksat, tanrısal ışık ve aydınlığın önderi ise o, bugün için Kur’an’dır. Artı kişilerden hidayet bekleme devri bitmiştir.
    Çünkü peygamberlik devri Kur’an’la kapat ılmış Mehdiden maksat, kitlesel-siyasal kurtuluş ve bağımsızlık ise bunun yolu basiretli aktif siyasettir. Bu değerlerde başarılı olamayanlar, hayal ve afsunun derin ve uyutucu sularında ömür tüketmeye devam ederler.
    Mehdî ve mehdîlikle ilgili hadis patentli sözlerin, bir kere, hadis kritiği açısından hiçbirine güvenilemez. Çünkü bunların bazıları Hz. İsa dışında mehdî olamayacağını söylerken bazıları daha birçok mehdî tipten söz etmektedir. Kısacası, herkes kendi ekibinin şefini mehdî yapmak için bir veya birkaç hadis uydurmuştur. Özellikle tasavvuf-tarîkat çevrelerinde her ekip kendi şeyhini “zamanın efendisi” veya “mehdî” olarak kabul ettirmek için elinden geleni ardına koymamıştır. Akıl almaz keramet isnatları, kurtuluş vaatleri, korku ve tehdit salmalar… birbirini izler.
    Bu çevrelerdeki “kutup” inancı, mehdî inancının ta kendisidir…
    Konuya Kur’an vahyi açısından bakarsak, mehdîlik diye bir inancın varlığını kabul, Hz. Muhammed’in son peygamber olduğunu kabulle yan yana duramaz. Bunların biri doğruysa Öteki yanlıştır. Biz, Hz. Muhammed’in son peygamber olduğunu kabul ettiğimizdendir ki, başka bir mehdî geleceğine asla ihtimal vermeyiz ve böyle bir şeye inanmayı Kur’an’a aykırı buluruz. Esasen Kur’an, kişilerin hidayet önderi olma devrini kapatmış, ilkeleri öne geçirmiştir, ilkelerin kaynağı ise Kur’an’dır
    O halde, Kur’an’ın gelişinden sonra mehdi beklemek, ancak Kur’an’ı yetersiz ilan etmekle mümkün olur. Kur’an’ı yeterli bulanlar için başka bir mehdiye ihtiyaç yoktur.
    Ne yazık ki Islam tarihi boyunca hemen her coğrafyadan bir veya birkaç mehdi çıkmış ve halkı peşine takabilmiştir. Ancak bunların tümünün sonu felaket ve hezimet olmuştur.

    Mehdilikle ilgili uydurmalardan bazıları:
    “Mehdinin çıkacağını inkâr eden, Muhammed’e indirileni inkar etmiş demektir. İsa’nın gökten ineceğini inkâr eden de kafir olmuş demektir. Deccal’in çıkacağını inkâr eden de kafir olur. Kadere yani hayır ve şerrin Allah’tan geldiğine inanmayan kişi de kâfir olur. Cebrail bana şunu haber verdi: Kadere, hayır ve Şerrin Allah’tan geldiğine inanmayan kendisine benim dışımda bir Tanrı bulsun!” (Elbani’nin sadece uydurma demekle kalmayıp “batıl” dedigi bu yalan icin bk. Elbani; ez-Zaifa, 3/201- 202)
    “Arınmış benlik öldürülmedikçe mehdi çıkmaz. Arınmış benlik öldürüldüğünde ise gökte ve yerdeki tüm varlıklar öfkelenir de halk mehdinin huzuruna gelir, onu tıpkı zifaf gecesinde süslenen gelin gibi süslerler. Mehdi yeryüzünü adalet ve dürüstlükle doldurur. Yeryüzü tüm bitkilerini çıkarır, gök yağmur yağdırır ve ümmetim, Mehdi’nin kentinde daha önce hiç nimetlenmediği bir biçimde nimete boğulur.” (Elbani’nin uydurma demekle “münker” dedigi bu yalan icin bk. Elbant; 5/176)


  20. 08.Mart.2011, 21:25
    154
    Devamlı Üye
    Mehdi kelimesi Kur’an’da geçmez. Anlam olarak hidayete eren, hidayete erdiren demektir.
    Hidayet (doğruya ve güzele kılavuzlamak), Kur’an’a göre Allah’ın elindedir. Allah bu yetkisini peygamberleri ve kitapları aracılığıyla kullanır. Peygamberin getirdiği kitaplardaki ilkelerle hidayete çağıranlardan ise mübelliğ (tebliğci), dâî (çağrı yapan), nezîr (uyarıcı) denir. Bu hidayet yolcularının hiçbirinde tebliğ dışında bir amaç ve beklenti yoktur.
    Mehdî, siyasal liderlik, devlet başkanlığı maddesel önderlik talepleri olan bir “kurtarıcı portresine sahiptir. Nitekim tarih boyunca tüm mehdi adayları, yönetimi bir şekilde ele geçirmeyi esas alan kişilerdir. Bunu bazan açık, bazan da örtülü biçil ifade ederler. Ama hepsinde kitleyi, bir önder sıfat siyasal ve askerî hareketleri de kullanarak kurtarma iddiası vardır. Bunun içindir ki, İslam literatürü mehdî kavramı hemen daima imamet (devlet başkanlığı) kavramı ile yan yana veya bağlantılı olarak ele alınmıştır. Hatta, adaletli, güven verici bir devlet başkanı görüldüğünde ona mehdî denebilmiş, en azından bir devlet başkanının mehdî beklemeye gerek bırakmadığı dile getirilmiştir. Örneğin, Abbasî halifesi Nâsır Lidinillah (ölm. 575/1180), devrin ünlü şairi Sıbt’b. Te’âvîzî (ölm. 582/1186) tarafından mehdî diye anılıyordu. Sibt, Nasır geldikten sonra artık mehdî beklemeye gerek kalmadığını şiirlerinde ifade ediyordu, (bk. İlhan; Mehdîlik, 16)

    Bu anlayış, zulüm ve despotizm altında inleyen kitlelerde şu veya bu adla tarih boyunca hep var olagelmiştir. Bugünkü İslam dünyasında yaşayan şekli ise Yahudilik ve Hristiyanlık’taki mesih (kurtarıcı) inancının Müslüman kitlelere aktarılmışıdır. Yahudiler, İlyas Peygamberin göğe çıkarıldığına ve âhir zamanda dünyayı kurtarmak üzere geri geleceğine inanmışlardır. Hristiyan dünya aynı inancı Hz. İsa’yı göğe çıkararak yaşatmıştır. Bu inanç, İslam akîdesi içine de, ne yazık ki, İsa’nın geri geleceğini tekrar eden bir söylem olarak girmiştir.
    Emevîler döneminde Süfyânî adıyla bir kurtarıcı beklendi, (bk. Avni İlhan; Mehdîlik, İst. 1993, s. 13) Daha sonra bu, Sünnîliğe Hz. İsa’nın gökten ineceği ve Şiîliğe de, beklenen mehdinin geleceği söylemi halinde girdi.
    Kısacası, aklını ve eylemini vaktinde kullanmadığı için ezilen kitleler, iyice bunaldıklarında ütopik bir kurtarıcı beklerler. İslam dünyasında en ateşli mehdî beklentisi, tarih boyunca en çok ezilen Şiî-Alevî kitlelerde görülür. Bu beklenti giderek, “Mehdî-i Muntazar (beklenen mehdî) deyimiyle imanın bir şartı haline getirilmiştir.
    Şiî inancında, ilk zamanlar, mehdî olarak Hz. Ali’nin geri gelmesi beklenmiş ve mehdî inancı Ali’nin adı çevresinde oluşturulan mitolojiye bağlanmıştır. 165/782′de ölen ve tarihin en tehlikeli uydurmacılarından biri olan Câbir b. Yezîd el-Ca’fî el-Kûfî (İmam Âzam onun için “en büyük yalancı” diyor) Hz. Ali’nin bir kurtarıcı-mehdî olarak geri geleceğini iddia ediyor ve kanıt olarak da Kur’an’ın Neml Suresi 82. ayetini gösteriyordu.
    Hz. Ali’den sonra “geri gelecek mehdî” olarak onun oğlu Muhammed b. el-Hanefiyye (ölm. 81/700 öne çıkarıldı. Şiîlerde hemen her imam için öne sürülen bu geri gelme (ric’at) nihayet 12. imam Mehdi-i Muntazar veya “Gâib İmam” (Gizlenen İmam) la noktalandı. Şimdilerde tüm Şiî ekoller onun geri gelip insanlığı kurtaracağını ileri sürmektedir. Şiî ekollerin bazıları, bir mehdinin geleceğine inanır, ama onu adını vermezler.
    Mehdi inancı gerekeni yapamayan veya yapmayanların avunmasını sağlayan bir ütopyadır. Bu inanç bekleme esastır. Eskiden ezildiğinin farkında olamadığı veya ezilmeye karşı çıkacak imkân bulamadığı için hır çeken kitle, mehdî inancıyla, kahır çekmeyi, aldatılmayı bizzat kendi eliyle imanlaştırmış olmaktadır. Bunun içindir ki mehdî inancından, daha doğrusu mehdi hayal ve aldanışından kurtulamayan kitlelerin kalkınması, ilerlemesi mümkün değildir. Mehdî inancı atılım, üretim, gelişim ruhunu felce uğratan hurafedir.
    Mehdiden maksat, tanrısal ışık ve aydınlığın önderi ise o, bugün için Kur’an’dır. Artı kişilerden hidayet bekleme devri bitmiştir.
    Çünkü peygamberlik devri Kur’an’la kapat ılmış Mehdiden maksat, kitlesel-siyasal kurtuluş ve bağımsızlık ise bunun yolu basiretli aktif siyasettir. Bu değerlerde başarılı olamayanlar, hayal ve afsunun derin ve uyutucu sularında ömür tüketmeye devam ederler.
    Mehdî ve mehdîlikle ilgili hadis patentli sözlerin, bir kere, hadis kritiği açısından hiçbirine güvenilemez. Çünkü bunların bazıları Hz. İsa dışında mehdî olamayacağını söylerken bazıları daha birçok mehdî tipten söz etmektedir. Kısacası, herkes kendi ekibinin şefini mehdî yapmak için bir veya birkaç hadis uydurmuştur. Özellikle tasavvuf-tarîkat çevrelerinde her ekip kendi şeyhini “zamanın efendisi” veya “mehdî” olarak kabul ettirmek için elinden geleni ardına koymamıştır. Akıl almaz keramet isnatları, kurtuluş vaatleri, korku ve tehdit salmalar… birbirini izler.
    Bu çevrelerdeki “kutup” inancı, mehdî inancının ta kendisidir…
    Konuya Kur’an vahyi açısından bakarsak, mehdîlik diye bir inancın varlığını kabul, Hz. Muhammed’in son peygamber olduğunu kabulle yan yana duramaz. Bunların biri doğruysa Öteki yanlıştır. Biz, Hz. Muhammed’in son peygamber olduğunu kabul ettiğimizdendir ki, başka bir mehdî geleceğine asla ihtimal vermeyiz ve böyle bir şeye inanmayı Kur’an’a aykırı buluruz. Esasen Kur’an, kişilerin hidayet önderi olma devrini kapatmış, ilkeleri öne geçirmiştir, ilkelerin kaynağı ise Kur’an’dır
    O halde, Kur’an’ın gelişinden sonra mehdi beklemek, ancak Kur’an’ı yetersiz ilan etmekle mümkün olur. Kur’an’ı yeterli bulanlar için başka bir mehdiye ihtiyaç yoktur.
    Ne yazık ki Islam tarihi boyunca hemen her coğrafyadan bir veya birkaç mehdi çıkmış ve halkı peşine takabilmiştir. Ancak bunların tümünün sonu felaket ve hezimet olmuştur.

    Mehdilikle ilgili uydurmalardan bazıları:
    “Mehdinin çıkacağını inkâr eden, Muhammed’e indirileni inkar etmiş demektir. İsa’nın gökten ineceğini inkâr eden de kafir olmuş demektir. Deccal’in çıkacağını inkâr eden de kafir olur. Kadere yani hayır ve şerrin Allah’tan geldiğine inanmayan kişi de kâfir olur. Cebrail bana şunu haber verdi: Kadere, hayır ve Şerrin Allah’tan geldiğine inanmayan kendisine benim dışımda bir Tanrı bulsun!” (Elbani’nin sadece uydurma demekle kalmayıp “batıl” dedigi bu yalan icin bk. Elbani; ez-Zaifa, 3/201- 202)
    “Arınmış benlik öldürülmedikçe mehdi çıkmaz. Arınmış benlik öldürüldüğünde ise gökte ve yerdeki tüm varlıklar öfkelenir de halk mehdinin huzuruna gelir, onu tıpkı zifaf gecesinde süslenen gelin gibi süslerler. Mehdi yeryüzünü adalet ve dürüstlükle doldurur. Yeryüzü tüm bitkilerini çıkarır, gök yağmur yağdırır ve ümmetim, Mehdi’nin kentinde daha önce hiç nimetlenmediği bir biçimde nimete boğulur.” (Elbani’nin uydurma demekle “münker” dedigi bu yalan icin bk. Elbant; 5/176)


  21. 22.Mart.2011, 14:16
    155
    elver
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Ağustos.2007
    Üye No: 1787
    Mesaj Sayısı: 41
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    Cevap: HZ. Mehdi şuan hayattamı??

    kardeşim özür dilerim buz gibi cahilim.gelmiştir demedim hayattadır dedim.üç kitabı okumaya çalışırız,kitabı tenzil kuran, kitabı insan ,kitabı tabiat.


  22. 22.Mart.2011, 14:16
    155
    elver - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Devamlı Üye
    kardeşim özür dilerim buz gibi cahilim.gelmiştir demedim hayattadır dedim.üç kitabı okumaya çalışırız,kitabı tenzil kuran, kitabı insan ,kitabı tabiat.


  23. 22.Mart.2011, 14:31
    156
    Hud112
    Kâria.! Nedir Kâria?!

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 10.Ocak.2011
    Üye No: 83043
    Mesaj Sayısı: 180
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 43
    Bulunduğu yer: İstanbul

    Cevap: HZ. Mehdi şuan hayattamı??

    Yaseydi adlı üyeye: Çalışmalarınızdan dolayı Allah razı olsun kardeş...

    "Esasen Kur’an, kişilerin hidayet önderi olma devrini kapatmış, ilkeleri öne geçirmiştir, ilkelerin kaynağı ise Kur’an’dır
    O halde, Kur’an’ın gelişinden sonra mehdi beklemek, ancak Kur’an’ı yetersiz ilan etmekle mümkün olur Kur’an’ı yeterli bulanlar için başka bir mehdiye ihtiyaç yoktur
    "

    İşin özü bu olsa gerektir...



  24. 22.Mart.2011, 14:31
    156
    Kâria.! Nedir Kâria?!
    Yaseydi adlı üyeye: Çalışmalarınızdan dolayı Allah razı olsun kardeş...

    "Esasen Kur’an, kişilerin hidayet önderi olma devrini kapatmış, ilkeleri öne geçirmiştir, ilkelerin kaynağı ise Kur’an’dır
    O halde, Kur’an’ın gelişinden sonra mehdi beklemek, ancak Kur’an’ı yetersiz ilan etmekle mümkün olur Kur’an’ı yeterli bulanlar için başka bir mehdiye ihtiyaç yoktur
    "

    İşin özü bu olsa gerektir...






+ Yorum Gönder