+ Yorum Gönder
12. Sayfa BirinciBirinci ... 911121315 ... SonuncuSonuncu
Soru ve Cevaplar ve Sizden gelen sorular Kategorisinden HZ. Mehdi şuan hayattamı?? Konusununa Bakıyorsunuz..
  1. Star
    Devamlı Üye
    Reklam

    Reklam



    @mazandari

    Ne yani.Hz.Mehdi Simyager mi?!

    Doğrusu bunu hiç beklemiyordum.Simyayı kullanabilen kaç tane paygamber var ki? Ayrıca öte yandan Simya yararsız bir ilimdir nasıl oluyorda Hz.Mehdi gibi üstün biri Simyayı biliyor.

    Simyanın tanımı= Gereksiz metalleri altına dönüştürme çabası

    Ayrıca Simya'nın altında çok acı gerçeklerde yatmaktadır.Simya tarafından yapılmaya çalışan Felsefe Taşı ölümsüzlük iksiri olarak görülmüş.

    Hz.Mehdi'nin Simyaya hakim olması açıkçası beni pek inandırmadı.Kaynak verebilir misin kardeş?


  2. Star
    Devamlı Üye

    Reklam


    Tüm dünya onu ilk olarak Sanat'ı ile tanıyacak. Kendisine armağan olarak müzik,resim,heykelcilik,simya,kimya,filozofi,mitol oji ve dini bilimler yanısıra üstün derecede bilgisayar programlamacılığı + elektronik ilmide Allah tarafından verilmiştir. 5 Yaşında bu yeteneklerini keşfetmeye başlamış şuandada 28 yaşında en iyilerden birisi diyebileceğimiz hale gelmiştir... Bu ilimlerini insanlık hayrına ve Allah aşkına kullanmaktadır.
    Müzik,Simya,Mitoloji?

    Hani İslam'dan başka ilimler faydasızdı? Doğrusu pek şaşırtıcı.Okuduğumdada kesin bir bit yeniği var demiştim zaten..


  3. mazandarani
    Üye
    İnanıp inanmamak size kalmış ,

    Simya doğadaki tüm elementleri kullanabilmek ilmidir , sadece altın taş değil
    insanlık hayrınada kullanılabilir önemli olan araç değil niyettir ,

    Kıbrısi hazretlerinin , benim belirttiğim kişiyle uzak yada yakın alakası yoktur
    hatta tanışmadılar bile ,

    Bahsettiğim şahıs Çok farklı birisidir, Dinle arasında başka elçi yada mekan aramaz camiye dahi gitmez, insanlara tek bakışta çünkü tüm karakterlerini okuyabildiği için art niyetten çok rahatsızlık çekmektedir.

    Döneminde rivayet gösteren her zat gibi kendiside dışlanacağını hatta deli yerine konacağını bildiği içinde bunu gizlemektedir.

    Ben çok yakın dostuyum çocukluktan beri. Sadece bilmeniz için paylaştım başka bir iddiam yok inansanızda kendinize inanmasanızda ama kendisi Mehdidir.

    Vücudundaki Mühüre kadar , kitapta yazılanların aynısıdır tipide.

    Dininiznde belirttiği gibi iletişim teknolojilerini çok iyi kullanabilmekte ama kendini gizli tutmaktadır ayrıca ,din dahil olmak üzere birçok sanat alanına ehildir.

    Kimseden bir beklentisi yok, insanlık onu keşfetmedikçe kendisinin çıkma gibi bir niyetide yok dışarıya ! Allahtan emir gelmediği sürece....

    Ama sokağa bir kez çıktımıda tüm mahlukat kedi köpek kuş böcek vesaire peşine takılır giderler o nere giderse...

    Herneyse herkesin inanışı kendine ve ayrıcada bu senenin diğer yarısı bir hayır projesinde yer almak için İstanbula gidecek,

    belkide istanbuldan çıkacak dendiği olayda budur.

    hiçbirimiz bilemeyiz ama %90 Mehdi bu kişidir çünkü çocukluğumuzdan beri hep aynı şeyleri yapıyor, İşi gücü brakıp ayetler filan okumaya başlıyor ve Kur'an okumuşluğu hiç yoktur neredeyse... Yinede herşeyi biliyor....

  4. Star
    Devamlı Üye
    Simya yararsız bir ilimdir.İşe yaramayan bir ilimdir.Allah dilerse işe yarar dilemezse işe yaramaz.Maddeleri başka bir maddeye dönüştürme ilmidir.Ve Felsefe Taşı gibi Ahiret'e yani ölüme aykırı olamn şeyleri barındırır.Kimera gibi birden fazla yaratığın,yaşamın birleştirildiği iğrenç şeyleri barındırır içinde...

    Buna rağmen hala iyi diyorsanız ve Simya ile alakası var diyorsanız heyhat siz bilirsiniz...
    Benim şahsi görüşüm bu..


  5. HAMMADUN
    Emekli
    Hayatta olmak.?

    Hayatta olmaktan kasıt, eğer bir vücut içerisinde hükmünü ifa edebilmek ise, şu an itibariyle Hazreti Mehdi (AS) hayatta değildir. Ancak hayatta olmak eğer Hazreti Ömer (RA)'ın, belirttiği gibi.. O ölmedi, O'na öldü diyeni şu kılıcımla dize getiririm diyordu. O peygamber (SAV) ki ölümü tatmış, ancak ölmemişti. Hazreti Ebu Bekr (RA) Hazreti Ömer'in bu hali üzere ona, Zahiren ölmüştür. Artık bunu halkın anlayacağı bir şekilde kabul edip, o ölmüştür demek gerektir Ya Ömer'der. Hazreti Peygamber (SAV) artık ölmüştür. Zahiren ölmüştür. Ancak gören gözler ölmediğine şehadet etsede zahiren ölmüştür. İki cihan nuru, Alemlerin rahmet efendisi zahiren ölmüştür. Ancak Allah-u Taala habibine şehitlerin makamı olan ölümsüzlüğü takdir ettiği halde halkın zahiren anlayacağı hal üzere ölmüştür.

    Hazreti Muhammed (SAV) zahiren öldüğü halde manen aramızda yaşantısını rabbinin ona verdiği bir müddete kadar da sürdürmektedir. O birinci vücuttan istiva ederek aramızda bizimle birliktedir. Ta ki ikinci vücutta görünene kadar.

    MU'MİN SURESİ 10 ncu Ayeti Kerime..

    İnkar edenlere şöyle seslenilir. İnkar etmeniz sebebiyle yapmış olduğunuz kötülüğün karşılığı (Aslında), Allah'ın yanında daha büyüktür. Zira siz, imana davet ediliyordunuz da, fakat inkar ediyordunuz..

    MU'MİN SURESİ 11'nci Ayeti Kerime..

    Onlar; Rabbimiz bizi iki defa öldürdün iki defa dirilttin. Bizde günahlarımızı itiraf ettik. Bir daha (bu ateşten) çıkmaya yol varmıdır.? Derler.

    Peygamber Efendimiz (SAV) birinci vücuttan ayrılıp, diri olarak aramızda iken, ikinci vücutta diğer insanlar gibi ahirette karşılıklı gelip hesap verecek de değildir. Zira bu o'na rabbinden bir vaattir. Gelmiş, Geçmiş ve Gelecek Günahları Affedilen bir peygamberin Mahkeme-i Kübra'da (BÜYÜK MAHKEME)'de bedeninin şehadetine ihtiyacı olmayacaktır.

    Peki bu durumda Allah-u Taala'nın Resulu boştan konuşmaz ayetiyle teçhiz edilmişken, Allah-u Taala'nın bizzat kendisi bu ayet'i kerime muvacehesinde boştan mı konuşmaktadır..?

    İki kez ölüp iki kez dirilme, bu ayet muvacehesinde tüm insanlar için geçerlidir. Peygamber (SAV) olsa dahi. Buradaki incelik ise Peygamber efendimizi (SAV) gelmiş, geçmiş ve gelecek günahlarının af olduğu hakkındadır. Gelmiş, Geçmiş ve gelecek günahları af olunmuş bir peygamberin vücudunun ahirette kendisine şahitlik etmesine de ihtiyaç yoktur. Hülasa peygamber efendimiz (SAV) bu dünyada iki kez vücut'a bizim anlayacağımız şekilde girecektir. Zahiren anlayacağımız şekli ile. O diridir, tıpkı şehitler gibi rabbinin katında rızıklandırılanlardandır.

    Sadece O'mu..??

    Hazreti İsa Aleyhisselam'da, diridir. O'da duvasının neticesi olarak Peygamber Efendimiz (SAV)'e ümmet olarak yer yüzüne inecek, Hazreti İsa olduğunu, kendisine verilen ilimler ve Rabbinden bir ilim, rahmet ve hikmet olmak üzere teçhiz edilerek, ikinci defa vücut bulmuş olan peygembar efendimiz (SAV)'e ümmet olduğunu açıklayıp, onun imamiyetinde namaz kılacaktır. Allah'ın şanından değildirki, Hiç bir peygamberi, hiç bir ümmetin arkasında namaz kıldırsın.. O bizzat Peygamber Efendimiz (SAV)'in arkasında, O'na ümmet olma şerefiyle birlikte, ona biat ve itaatle vazifesini icra edecektir. Ancak o daha bedenen ölmemiş, Allah-u Taala'nın emir buyurduğu bir yerde, zamanın çok zayıf işlediği bir mahalde, misafir edilmektedir. Peygamber Efendimiz (SAV)'le aralarındaki fark ise, Birinin ölümü tadıp, ikinci kez dünyada vücut bulması, Diğerinin daha ölümü tadmayıp, Kendi vücudu üzere tekrar inip, Peygamber Efendimize Ümmet olması ve..

    AHZAP SURESİ 40'ncı Ayeti Kerime...

    Muhammed, sizin erkeklerinizden hiç birinin babası değildir. Fakat o, Allah'ın Resulu ve peygamberlerin sonuncusudur. Allah herşeyi hakkıyla bilendir.

    O peygamberlerin sonuncusu'dur. Ümmet olma vasfıyla dahi olsa, ondan sonra herhangi bir peygamber vücut içerisinde, O'nun olmadığı hiç bir mahalde yerini alamayacaktır. Ancak onunla birlikte vazifeli olan bir peygamber, O'nun imamlığında, Onun sorumluluğunda ve Allah'ın dinini, Allah'ın emriyle yaymaya gayret edecek ve bunda da Rab'lerinin onlara vaadettikleri muvacehesinde başarılıda olacaklardır.

    Bazı kardeşlerimiz, Hazreti mehdi'yi görme isteğinde olabilirler. O'nunla tanışmak, Onunla olmak, O'nun emrinde vazife almak şerefine nail olmak isteyebilirler. Ancak şunu unutmamalıdırlarki, Zaten diri olan bir peygamber'in ve Allah-u Taala'nın her asr'da bir vazifeli tayinine ulaşmışken, bu çağda kendi ibadet ve taatleri neticesinde, değerler alırken, gözleriyle mucizeler görüp, bir takım inanç noktasında, şüphelerini bu mucizelerle gideren topluluklardan, daha çok sevapları, İMAN ve İTAAT noktasında, bu çağda almak, onlar için daha hayırlı değilmidir.

    Hazreti mehdi'nin, bu asırda gelmeyeceğine şahit olanlardan biri de biziz elhamdulillah. Bir vazifeli KUTBUL AKTAB'ın, vazifesinin hitamından sonra, arada bir KUTBUL AZAM daha var. O'nun vazifesinin hitamı ki; SİLAHLARIN PATLAYAMADIĞI BİR ÇAĞDIR O ÇAĞ, Hazreti mehdi'nin ve Hazreti İsa'nın teşrifleri O çağın başındadır. Buda yaklaşık yüz küsür senelik bir süreçtir. Yaklaşık kırk senelik bir hükümranlıkları mevcut olacağı rivayetinden yola çıkacak olursak. Bundan sonrada dünyanın sonuna hızla gidileceği biliniyorken, Rabbimin Katında süresi belli olan kıyamete'de fazla bir zaman kaldığı söylenemez. Allah cümlemizden razı olsun. Amin.

  6. YaZaROW
    Emekli
    1. Kendisi Herkesin beklediğinin aksine Kıbrıstan çıkacaktır

  7. VanLi*
    Devamlı Üye
    1. Kendisi Herkesin beklediğinin aksine Kıbrıstan çıkacaktır.
    Yazının ilk başında bir tebessüm ve acıma hissi doğdu içimde.Kıbrıstan çıkacakmış,!983 doğumluymuş bilmem köpekleri gezdiriyormuş hatta yeşillikte dolaşıyormuş.v.s v.s saçma sapan şeyler.

    Bunları duyan veya gören güler.Karşısındakinede aynı zamanda acır.Yazık.


    Gaybın anahtarları Allah’ın katındadır. Onları ancak O bilir. Karada ve denizde ne varsa hepsini bilir. Düşen hiçbir yaprak ve yerin karanlıklarında hiçbir dane yoktur ki, Allah onu bilmesin. Yaş ve kuru ne varsa hepsi Kitab-ı Mübîn’dedir.” (En’am, 59).

    De ki: Göklerde ve yerde Allah’dan başkası gaybı bilmez.” (Neml, 65)

    Gaybı bilen O’dur. Gaybını, razı olduğu rasulden başkasına bildirmez” (Cin, 26-27).

    Birtek adını söylememişsin.Adnan oktarın işine benziyor.Tüm kendi özelliklerini sayıp en sonunda sorulan soruya mehdi ben değilim diyip daha sonra mehdi ilan etmeyecek kendini diyor.Böyle adamlar gelmeden kıyamet kopmaz zaten.Gelip geçsin bu garibanlar.

  8. HAMMADUN
    Emekli
    Hazreti Mehdi'nin, bizzat ben mehdiyim ve bu çağda vazifeli olan, Allah'ın emri ve hikmeti muvacehesinde görev alıp, o görevi hakkıyla ifa etmeye selahiyattar olan benim; deme mecburiyeti vardır.

    Zira Hazreti Mehdi'de çok iyi bilirki;

    ALLAH-u TAALA DUYURMADIĞI HİÇ BİR ŞEYDEN DOLAYI, KİMSEYİ HESABA ÇEKMEZ.... ve hiç bir vazifeli yoktur ki; BEN VAZİFELİYİM DEMEDEN TANINMASIN.

    Tüm Peygamberler dahi KUTUB'lar kendilerini tanıtmış, vazifeli olduklarını söylemiş, vazifenin de bizzat Allah-u Taala tarafından verildiğini de kendilerine inanmayanlara Allah-u Taala'nın kitabı-ı mübin'inden bahisle, dindeki, din diye bilinen hurafelerin ayıklanması noktasında, ayetlerle ayetleri destekleyerek, dinin hurafelerden ayıklanmasına vesile olmuşlardır.

    Peygamberler çok daha farklıdır. Onlar Allah'ın dinini, Allah'ın kullarına ve o kulların bağlı oldukları devletlerin başkanlarına tebliğle vazifeli olduklarını, bizzat o devletlerin başlarıyla muhatab olacak şekilde açıklamışlardır. Bu esnada, hem kendileri, hemde elçileri çok zulümler görmüşlerdir. Gerek Peygamberlerde, gerekse kutub'larda olan ilim, alimim diye bir takım cemaatlerin başında olan zat'ların ilimleriyle çeliştiğinde, orada gerçek mucize tezahür eder.

    Alimler belli bir silsileyi takip ettiklerinden, kendilerine öğretilen zahiri ilimlerde bir takım yanlışlıklar olabileceğinden, Bizzat Allah-u Taala'nın yetiştirmesi olanlar. Zahiri ilimlerdeki hataları ve yalnışlıkları, ayıklama suretiyle alimlerinde takdir ve teveccühüne de mazhar olarak yerlerini belirlemiş ve manen de ihtar alarak kabul etmiş olacaklardır.

    Buna rağmen, nefsinin ve şeytanın vesvesesine köle olan bir takım alimlerde çıkıp, müceddid olan bu zatı inkar ile meşgul olurlarsa, reddiye vesaireyi bu zat üzere yazarlarsa, işte orada da bu zatlar, kendi sonlarını va Allah-u Taala'nın gazabından da emin olamayacaklardır. Zira temsil ettikleri cemaatin, bizzat Allah-u Taala'nın yetiştirdiği zatın ilminden faydalanmasının önünde perde olmasını, Allah-u Taala hiç bir şekilde tensip etmeyecektir. Hülasa değerli kardeşim, müslüman çok uyanık olmalıdır. ALLAH-U TAALA'NIN İLMİYLE YOĞRULAN ve O İLİMLE BİRLİKTE, HİKMET SAHİBİ olanı'da eğer kendi çağına bulabiliyorsa, O'na tabi olmaktan da geri durmamalıdır. Allah cümlemizden razı olsun. Amin.

  9. ehli-sunnet
    Feseyekfikehumullah
    Gökten iki meleğin çıkıp bu mehdidir buna Tabî olun diyeceğine dair hadis var..

  10. HAMMADUN
    Emekli
    Hazreti İsa'da, Hazreti Mehdi için, O mehdidir. Ben dahi ona ve Allah-u Taalanın dinine ve Hazreti mehdiye tabiyim. Benim, dahi sizin imamınız o'dur. diyecektir. Ancak Hazreti Mehdi'de, Rabbimin inayeti odur'ki bu çağın vazifelisi ve dini en mükemmel haliyle tebliğ vazifesini uhtesinde bulunduran benim deme mecburiyeti vardır. Bu mecburiyet, insanların kendilerini kendilerine şahit tutmaları için rabbinden Hazreti Mehdi'ye verilmiş olan bir ilim ve o ilim muvacehesinde hikmetin gereğidir. Allah cümlemizden razı olsun. Amin.

  11. aziz83
    Emekli
    HZ. MEHDİ'YE NEREDE BİAT EDİLECEĞİ
    Sonra da hilafet yeryüzünün en hayırlısı olan Mehdi'ye evinde otururken gelecektir.
    (Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy il Ahir Zaman, s. 26)

    Mekke'de kendisini Rükunda bularak şöyle derler: �Eğer biatlarımızı kabul etmezsen, bizi aramakta olan ve başında Haddam'dan birisinin bulunduğu Süfyani ordusuna karşı korumazsan, günahlarımız senin üzerine ve kanlarımız da boynuna olsun� derler. Bunun üzerine Mehdi, Rükun ile Makam arasına oturur ve elini uzatarak biatları kabul eder.
    (El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, sf. 39-40)

    Rükun ile Makam arasında kendisine biat edilecektir. Hz. Mehdi o kadar merhametli olacaktır ki, zamanında ne bir kimse uykusundan uyandırılacak, ne de bir kimsenin burnu kanayacaktır.
    (El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, sf. 42)

    HZ. MEHDİ'NİN ADI
    Ey insanlar, muhakkak Allahu Teala size zalimleri, münafıkları ve onlara uyanları menetmiş ve size ümmeti Muhammed'in en hayırlısı olan ve Mekke'de bulunan, İSMİ AHMED , babasının ismi Abdullah olan Hz. Mehdi'yi reis kılmıştır. Ona katılınız.
    (El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, sf. 31)

    Konuyla ilgili işari manada bir ayette şöyle bildirilmektedir:
    .. benden sonra ismi "AHMED" olan bir elçinin de müjdeleyicisiyim" demişti... (Saff Suresi, 6)

    HZ. MEHDİ'NİN ÇIKIŞINI GÖKYÜZÜNDEN BİR SESİN HABER VERMESİ
    ... Ve bu durum bir münadinin semadan seslenerek "Ey insanlar, emiriniz artık Mehdi'dir." demesine kadar devam edecektir.
    (El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, sf. 24)

    Semadan bir münadi �Hak Al-i Muhammed'dedir.� şeklinde bağırdığı zaman Mehdi zuhur eder...
    (Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, sf. 33)

    Siz üç veya yedi gün, doğudan bir ateşi gördüğünüz zaman Al-i Muhammed'in çıkmasını bekleyiniz, inşaAllah-u Teala, bir münadi Mehdi'nin ismi ile semadan nida edecek ki, doğuda batıda olan herkes bu sesi işitecek.
    (Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, sf. 32)
    Semadan bir münadi "Hak Al-i Muhammed'dedir, yerden de bir münadi "Hak Al-i İsa'nın veya Abbas'ındır" diyecektir.
    (Ali Bin Hüsameddin El Muttaki, Celaleddin Suyuti'nin Tasnifinden Hadisler � Ahir Zaman Mehdisinin Alametleri, Kahraman Neşriyat, sf. 33)

    Günahsız insanlar katledildiği ve kardeşi de Mekke'de öldürüldüğü zaman semadan bir münadi, "Emriniz filandır. İşte bu yeryüzünü adaletle dolduracak olan Mehdi'dir" diye nida eder.
    (Ali Bin Hüsameddin El Muttaki, Celaleddin Suyuti'nin Tasnifinden Hadisler � Ahir Zaman Mehdisinin Alametleri, Kahraman Neşriyat, sf. 35)

    Çok yaygın ve sona ermesi mümkün görülmeyen bir fitne çıkacak ve bu fitne semadan 3 kez �Emir Mehdi'dir, gerçek odur� şeklindeki nidaya kadar sürecektir.
    (El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, sf. 55)

    Hadislerde Hz. Mehdi'nin ortaya çıkışını gökyüzünden gelen bir sesin haber vereceğine, yani radyo ve televizyon kanalıyla tüm insanların bu müjdeli haberi duyacağına dikkat çekilmektedir. Bu sesin doğuda ve batıda herkese ulaşacağı bildirilmektedir. Hatta, her toplumun bu sesi kendi lisanında duyacağı haber verilmektedir:
    Semadan arz ehline şamil olan bir ses ki, herkes onu kendi lisanı ile işitir.
    (Ali Bin Hüsameddin El Muttaki, Celaleddin Suyuti'nin Tasnifinden Hadisler � Ahir Zaman Mehdisinin Alametleri, Kahraman Neşriyat, sf. 37)

    Günümüzde haberler her ülkede, o ülkenin diline tercüme edilerek, radyo, televizyon ve internet aracılığıyla hemen herkese ulaştırılmaktadır. Hz. Mehdi'nin ortaya çıkışı da bu şekilde tüm insanlara ulaşacaktır.

  12. jagler
    Üye

    Reklam


    "aziz83" kardesim:

    Yazmis oldugunuz mesajda saf suresi 6. ayet Mehdi ye isarettir diye geçiyor.

    "Konuyla ilgili işari manada bir ayette şöyle bildirilmektedir:
    benden sonra ismi "AHMED" olan bir elçinin de müjdeleyicisiyim" demişti (Saff Suresi, 6)"


    Ilgili ayetin tamami: Hani, Meryem oğlu İsa, "Ey İsrailoğulları! Şüphesiz ben, Allah'ın size, benden önce gelen Tevrat'ı doğrulayıcı ve benden sonra gelecek, Ahmed adında bir peygamberi müjdeleyici (olarak gönderdiği) peygamberiyim" demişti. Fakat (İsa) onlara apaçık mucizeleri getirince, "Bu, apaçık bir sihirdir" dediler. (diyanet meali, diger meallerde de bu ayeti çok farkli tercume etmemislerdir..)

    Bu ayette isaret edilen kisi Mehdi degil, isimlerinden biri Ahmed olan Muhammed Mustafa aleyhissalatu vesselam dir. Bu konuda ittifak vardir. Aciklamasi icin tefsirlere basvurulabilir.


    Bu konuda benim fikrim: Bazilarinin dedigi gibi Mehdinin gelmesi bizim icin kulluk görevlerimizi erteleme mazereti kesinlikle degildir. Mehdi olmadanda Allah yolunda calisilir, calismaliyiz.

+ Yorum Gönder
12. Sayfa BirinciBirinci ... 911121315 ... SonuncuSonuncu