Konusunu Oylayın.: Her şey Allah tan mı

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Her şey Allah tan mı
  1. 27.Mayıs.2010, 15:04
    1
    salih insan
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 19.Nisan.2010
    Üye No: 75424
    Mesaj Sayısı: 21
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    Her şey Allah tan mı






    Her şey Allah tan mı Mumsema Esselamunaleyküm,sitenin içinde gezerken gözüm 9 yaşında trafik kazası geçirmiş,küçük yeğenine dua isteyen kardeşimize moral veren ve hayır da şerde Allah tandır kelimesine takıldı.Kur an ı Kerim de diyor ki,eğer başınıza bir iyilik gelirse bu Allah tandır.yine başınıza bir kötülük gelirse bu sizin kendi nefsinizdendir.bana bu ayeti açıklarmısınız.Emeğiniz için şimdiden teşekkür ederim,Allah razı olsun tüm bana cevap verip aydınlatacaklardan.


  2. 27.Mayıs.2010, 15:04
    1



    Esselamunaleyküm,sitenin içinde gezerken gözüm 9 yaşında trafik kazası geçirmiş,küçük yeğenine dua isteyen kardeşimize moral veren ve hayır da şerde Allah tandır kelimesine takıldı.Kur an ı Kerim de diyor ki,eğer başınıza bir iyilik gelirse bu Allah tandır.yine başınıza bir kötülük gelirse bu sizin kendi nefsinizdendir.bana bu ayeti açıklarmısınız.Emeğiniz için şimdiden teşekkür ederim,Allah razı olsun tüm bana cevap verip aydınlatacaklardan.


    Benzer Konular

    - Allah hiç bir şeye muhtaç değilse, Allah'ın yardımcıları olun ve ganimetin beşte biri Allah’ındır

    - Allah'ın Hikmet ve Adaleti. Allah'a isyan.(Allah rızası için bakın lütfen)

    - Allah katında hiçbir şey, iki damladan daha sevimli değildir:Allah korkusuyla akıtılan gözyaşı damla

    - Enam suresi 136. ayet: Allah'ın yarattığı ekinlerle hayvanlardan Allah'a pay ayırıp zanlarınca, bu

    - Nisa suresi 13. ayet: Bunlar, Allah'ın (koyduğu) sınırlardır. Kim Allah'a ve Peygamberine itaat eder

  3. 27.Mayıs.2010, 15:43
    2
    meçhul_100
    ˙·٠• FiLiSTiN•٠·˙

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 10.Mayıs.2007
    Üye No: 626
    Mesaj Sayısı: 2,162
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 53
    Yaş: 29
    Bulunduğu yer: Diyar-ı Sivas

    --->: Her şey Allah tan mı




    Ve aleykumusselam ve rahmetullahi ve berakatuh..

    Nisâ Sûresinin 78 . Ayetinde Nerede olursanız olun, sağlam ve tahkim edilmiş kaleler içinde bulunsanız bile ölüm size ulaşacaktır. Onlara bir iyilik gelirse, “Bu, Allah’tandır” derler. Onlara bir kötülük gelirse, “Bu, senin yüzündendir” derler. (Ey Muhammed!) De ki: “Hepsi Allah’tandır.” Bu topluma ne oluyor ki, neredeyse hiçbir sözü anlamıyorlar!
    Nisâ Sûresinin 79 . Ayetinde Sana ne iyilik gelirse Allah’tandır. Sana ne kötülük gelirse kendindendir. (Ey Muhammed!) Seni insanlara bir peygamber olarak gönderdik. Şahit olarak Allah yeter.


    Hadis-i şeriflere göre Müslüman'a bela ve musibetlerin gelme sebebi nedir?

    Asıl musibet ve zararlı musibet, imanımıza, Müslümanlığımıza, ahlakımıza gelen musibettir. Bu musibetlerden her zaman Allah’a sığınmamız ve ağlayıp sızlanmamız gerekir. (bk. Tirmizî, Deavât: 79)
    Fakat dinî olmayan musibetler, hakikat noktasında musibet değildirler. Bunların bir kısmı Allah’ın bir ikazı ve uyarısıdır; bir kısmı günahlara kefarettir; hastalık gibi bir kısmı ise, Allah’ın bir iltifatıdır, bir temizliktir. (bk. Buhâri, Îman: 39, Müslim, Birr: 52)
    Nitekim bir rivayetlerde “Meyveleri olgunlaşmış bir ağacı silkmekle nasıl meyveleri düşüyor; sıtmanın titremesinden günahlar öyle dökülüyor.” (Buharî, Merdâ: 3, 13, 16; Müslim, Birr: 45) “Ateşin altın ve gümüşün paslarını giderdiği gibi bîr müslümanın hastalığı da onun günahlarını giderir " (İbn Mace, Tıb 18) müjdeleri verilmiştir.
    Başka bir hadiste ise Allah en çok sevdiği kullarına, en ağır ve şiddetli musibetleri verdiği bildirilmektedir: “İnsanların en çok musibete uğrayanları evvela peygamberlerdir, sonra derecelerine göre (veliler ve salihler) gelir. Kişi dinine göre bela ve imtihanlara maruz kalır. Eğer dine bağlılığı varsa, belası daha da artar. Fakat dininde gevşek yaşıyorsa ona göre musibetlerle karşılaşır. Kişiye belalar gelir gelir de artık onun üzerinde hiçbir günah kalmaz.” (Tirmizi, Zühd 57; Ahmed b. Hanbel 1,172, 174)
    "Bir kul kendisi için (cennette) hazırlanmış olan makama ameliyle erişemeyecekse, Allah onun bedenine veya malına veya çoluk çocuğuna bir bela verir de bu belaya sabrı sebebiyle o makama eriştirilir." (Ahmed b. Hanbel V-272)
    Bu nedenle müminlerin başına gelen bela ve musibetlerin bir çok nedeni ve hikmeti olabilir. Ama hepsi de onun faydasınadır
    1- Bunlardan birisi işlediğimiz günahlar sebebiyledir.
    Size gelen musibet, işlediğiniz (günahlar) yüzündendir. (Şura, 30)
    Sana gelen kötülük, kendindendir, (günahların yüzündendir). (Nisa, 79)
    Bir millet, kendini bozmadıkça, Allah onların hallerini değiştirmez. (Rad, 11)
    2- Bela, hastalık ve musibetler, günahların kefareti (affolması) için gelir.
    Dünyada musibetlere maruz kalıp da güzelce sabreden kimse, ahirete günahsız gider veya günahları azalır.
    Her musibet, affedilecek bir günah için gelir. (Ebu Nuaym)
    Mümine gelen her sıkıntı, günahlarına kefaret olur. (Buhari)
    Müminin günahları affoluncaya kadar bela ve hastalık gelir. (Hakim)
    3- Cennette yüksek derecelere kavuşması için mümine musibet gelir.
    Bunun için Peygamberlere çok bela ve musibetler gelmiştir.
    En şiddetli bela, Peygamberlere, velilere ve benzerlerine gelir. (Tirmizi)
    Nimete kavuşması için insana musibet gelir. (Buhari)
    Musibet, kavuşulacak bir derece için gelir. (Ebu Nuaym)
    Allahü teâlânın hayrını murad ettiği kul, belaya maruz kalır. (Taberani)
    Kişi, hep sıhhat ve selamette olsa idi, bu ikisi onun helakı için kâfi gelirdi. (İ.Asakir)
    Mümin, keler deliğine saklansa, ona, eza edecek biri musallat olur. (Beyheki)
    Dünya, (Cennetteki nimetlerin yanında) mümine zindandır. (Müslim)
    Allah’ı ve Resulünü seven, belaya (hazırlıklı olsun) zırh giysin! (Beyheki)
    Demek ki belanın en şiddetlisi, Allahü teâlânın çok sevdiği kimselere geliyor. Belalara sabır, sıddıkların derecesidir. Peygamber efendimiz, kendisine gelecek musibetlere karşı dayanma gücü vermesi için Allahü teâlâya dua ederdi.

    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet Editör

    “Hayır ve şer Allah’tandır.” sözünü nasıl anlamalıyız?

    Hayır: “Meşru iş. Faydalı amel. İyilik,
    Şer: Zararlı iş. Kötülük.”

    Hayır ve şer Allah'tandır. Hayrı da, şerri de yaratan ancak Odur. Lâkin hayra rızası var, şerre ise yok. Kaldı ki hayır ve şer dediğimiz, yapılan işin, işlenen fiilin Allah'ın emir ve rızasına uygun olup olmamasıyla ilgili. Yâni, fiilin kendisiyle değil, sıfatıyla alâkalı.

    Şöyle ki, konuşma, görme, işitme, yürüme... hepsi birer fiil. Hayır olsun şer olsun, bütün bu fiilleri yaratan Allah'tır. İşlenen fiil, İslâm'a uygun ise hayır, aksi halde şer olur. Zaten Allah'ın birliğine iman eden bir insan, Onu bütün bu işlerin, bu fiillerin tek yaratıcısı olarak bilmiş olmuyor mu?”

    İnsan bir işi yapmayı sadece arzu eder ve cüzî iradesini o işi yapmaya sarf eder. Neticeyi yaratan ise Allah'tır. Hakikat böylece bilinmezse ortaya şöyle bir tezat çıkar: Aynı fiil hayır olunca Allah tarafından yaratılır, aksi halde... Evet aksi halde... Cümlenin sonunu nasıl getireceğiz?”

    Bir tek misâl verelim: Görme fiilinin yaratıcısı Allah'tır. Göz fabrikası Onun. Işık Onun... Görülen bütün eşya da Onun. O halde bir insan neye bakarsa baksın, görmeyi yaratan Allah'tır. Baktığı helâl ise bu bakış “hayır”, haramsa “şer" olur.

    Hayrı da O yaratır, şerri de...





  4. 27.Mayıs.2010, 15:43
    2
    ˙·٠• FiLiSTiN•٠·˙



    Ve aleykumusselam ve rahmetullahi ve berakatuh..

    Nisâ Sûresinin 78 . Ayetinde Nerede olursanız olun, sağlam ve tahkim edilmiş kaleler içinde bulunsanız bile ölüm size ulaşacaktır. Onlara bir iyilik gelirse, “Bu, Allah’tandır” derler. Onlara bir kötülük gelirse, “Bu, senin yüzündendir” derler. (Ey Muhammed!) De ki: “Hepsi Allah’tandır.” Bu topluma ne oluyor ki, neredeyse hiçbir sözü anlamıyorlar!
    Nisâ Sûresinin 79 . Ayetinde Sana ne iyilik gelirse Allah’tandır. Sana ne kötülük gelirse kendindendir. (Ey Muhammed!) Seni insanlara bir peygamber olarak gönderdik. Şahit olarak Allah yeter.


    Hadis-i şeriflere göre Müslüman'a bela ve musibetlerin gelme sebebi nedir?

    Asıl musibet ve zararlı musibet, imanımıza, Müslümanlığımıza, ahlakımıza gelen musibettir. Bu musibetlerden her zaman Allah’a sığınmamız ve ağlayıp sızlanmamız gerekir. (bk. Tirmizî, Deavât: 79)
    Fakat dinî olmayan musibetler, hakikat noktasında musibet değildirler. Bunların bir kısmı Allah’ın bir ikazı ve uyarısıdır; bir kısmı günahlara kefarettir; hastalık gibi bir kısmı ise, Allah’ın bir iltifatıdır, bir temizliktir. (bk. Buhâri, Îman: 39, Müslim, Birr: 52)
    Nitekim bir rivayetlerde “Meyveleri olgunlaşmış bir ağacı silkmekle nasıl meyveleri düşüyor; sıtmanın titremesinden günahlar öyle dökülüyor.” (Buharî, Merdâ: 3, 13, 16; Müslim, Birr: 45) “Ateşin altın ve gümüşün paslarını giderdiği gibi bîr müslümanın hastalığı da onun günahlarını giderir " (İbn Mace, Tıb 18) müjdeleri verilmiştir.
    Başka bir hadiste ise Allah en çok sevdiği kullarına, en ağır ve şiddetli musibetleri verdiği bildirilmektedir: “İnsanların en çok musibete uğrayanları evvela peygamberlerdir, sonra derecelerine göre (veliler ve salihler) gelir. Kişi dinine göre bela ve imtihanlara maruz kalır. Eğer dine bağlılığı varsa, belası daha da artar. Fakat dininde gevşek yaşıyorsa ona göre musibetlerle karşılaşır. Kişiye belalar gelir gelir de artık onun üzerinde hiçbir günah kalmaz.” (Tirmizi, Zühd 57; Ahmed b. Hanbel 1,172, 174)
    "Bir kul kendisi için (cennette) hazırlanmış olan makama ameliyle erişemeyecekse, Allah onun bedenine veya malına veya çoluk çocuğuna bir bela verir de bu belaya sabrı sebebiyle o makama eriştirilir." (Ahmed b. Hanbel V-272)
    Bu nedenle müminlerin başına gelen bela ve musibetlerin bir çok nedeni ve hikmeti olabilir. Ama hepsi de onun faydasınadır
    1- Bunlardan birisi işlediğimiz günahlar sebebiyledir.
    Size gelen musibet, işlediğiniz (günahlar) yüzündendir. (Şura, 30)
    Sana gelen kötülük, kendindendir, (günahların yüzündendir). (Nisa, 79)
    Bir millet, kendini bozmadıkça, Allah onların hallerini değiştirmez. (Rad, 11)
    2- Bela, hastalık ve musibetler, günahların kefareti (affolması) için gelir.
    Dünyada musibetlere maruz kalıp da güzelce sabreden kimse, ahirete günahsız gider veya günahları azalır.
    Her musibet, affedilecek bir günah için gelir. (Ebu Nuaym)
    Mümine gelen her sıkıntı, günahlarına kefaret olur. (Buhari)
    Müminin günahları affoluncaya kadar bela ve hastalık gelir. (Hakim)
    3- Cennette yüksek derecelere kavuşması için mümine musibet gelir.
    Bunun için Peygamberlere çok bela ve musibetler gelmiştir.
    En şiddetli bela, Peygamberlere, velilere ve benzerlerine gelir. (Tirmizi)
    Nimete kavuşması için insana musibet gelir. (Buhari)
    Musibet, kavuşulacak bir derece için gelir. (Ebu Nuaym)
    Allahü teâlânın hayrını murad ettiği kul, belaya maruz kalır. (Taberani)
    Kişi, hep sıhhat ve selamette olsa idi, bu ikisi onun helakı için kâfi gelirdi. (İ.Asakir)
    Mümin, keler deliğine saklansa, ona, eza edecek biri musallat olur. (Beyheki)
    Dünya, (Cennetteki nimetlerin yanında) mümine zindandır. (Müslim)
    Allah’ı ve Resulünü seven, belaya (hazırlıklı olsun) zırh giysin! (Beyheki)
    Demek ki belanın en şiddetlisi, Allahü teâlânın çok sevdiği kimselere geliyor. Belalara sabır, sıddıkların derecesidir. Peygamber efendimiz, kendisine gelecek musibetlere karşı dayanma gücü vermesi için Allahü teâlâya dua ederdi.

    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet Editör

    “Hayır ve şer Allah’tandır.” sözünü nasıl anlamalıyız?

    Hayır: “Meşru iş. Faydalı amel. İyilik,
    Şer: Zararlı iş. Kötülük.”

    Hayır ve şer Allah'tandır. Hayrı da, şerri de yaratan ancak Odur. Lâkin hayra rızası var, şerre ise yok. Kaldı ki hayır ve şer dediğimiz, yapılan işin, işlenen fiilin Allah'ın emir ve rızasına uygun olup olmamasıyla ilgili. Yâni, fiilin kendisiyle değil, sıfatıyla alâkalı.

    Şöyle ki, konuşma, görme, işitme, yürüme... hepsi birer fiil. Hayır olsun şer olsun, bütün bu fiilleri yaratan Allah'tır. İşlenen fiil, İslâm'a uygun ise hayır, aksi halde şer olur. Zaten Allah'ın birliğine iman eden bir insan, Onu bütün bu işlerin, bu fiillerin tek yaratıcısı olarak bilmiş olmuyor mu?”

    İnsan bir işi yapmayı sadece arzu eder ve cüzî iradesini o işi yapmaya sarf eder. Neticeyi yaratan ise Allah'tır. Hakikat böylece bilinmezse ortaya şöyle bir tezat çıkar: Aynı fiil hayır olunca Allah tarafından yaratılır, aksi halde... Evet aksi halde... Cümlenin sonunu nasıl getireceğiz?”

    Bir tek misâl verelim: Görme fiilinin yaratıcısı Allah'tır. Göz fabrikası Onun. Işık Onun... Görülen bütün eşya da Onun. O halde bir insan neye bakarsa baksın, görmeyi yaratan Allah'tır. Baktığı helâl ise bu bakış “hayır”, haramsa “şer" olur.

    Hayrı da O yaratır, şerri de...





  5. 27.Mayıs.2010, 15:51
    3
    Ecrinim
    Hüvel Baki..

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 15.Aralık.2009
    Üye No: 69122
    Mesaj Sayısı: 8,422
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 141
    Bulunduğu yer: Akdeniz

    --->: Her şey Allah tan mı

    Alıntı
    Dünyada musibetlere maruz kalıp da güzelce sabreden kimse, ahirete günahsız gider veya günahları azalır
    Rabbim hakkıyla sabreden kullarından eylesin..
    konuya çok güzel ışık tutmuşsun,ellerine sağlık kardeşim
    isabetli olmuş,Rahman razı olsun



  6. 27.Mayıs.2010, 15:51
    3
    Hüvel Baki..
    Alıntı
    Dünyada musibetlere maruz kalıp da güzelce sabreden kimse, ahirete günahsız gider veya günahları azalır
    Rabbim hakkıyla sabreden kullarından eylesin..
    konuya çok güzel ışık tutmuşsun,ellerine sağlık kardeşim
    isabetli olmuş,Rahman razı olsun



  7. 28.Mayıs.2010, 11:00
    4
    salih insan
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 19.Nisan.2010
    Üye No: 75424
    Mesaj Sayısı: 21
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    --->: Her şey Allah tan mı

    Sağol kardeşim konuya böyle bir açıklık getirdiğin için Allah razı olsun.Benimde böylece sorularıma cevap verdin,teşekkür ederim.


  8. 28.Mayıs.2010, 11:00
    4
    Sağol kardeşim konuya böyle bir açıklık getirdiğin için Allah razı olsun.Benimde böylece sorularıma cevap verdin,teşekkür ederim.





+ Yorum Gönder