Konusunu Oylayın.: Gıybet edilen yerde durmak zorunda olduğumuz zaman günaha girmiş olur muyuz?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Gıybet edilen yerde durmak zorunda olduğumuz zaman günaha girmiş olur muyuz?
  1. 07.Mayıs.2010, 15:00
    1
    bafralıemre
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 03.Şubat.2010
    Üye No: 73031
    Mesaj Sayısı: 430
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 5
    Yaş: 25

    Gıybet edilen yerde durmak zorunda olduğumuz zaman günaha girmiş olur muyuz?






    Gıybet edilen yerde durmak zorunda olduğumuz zaman günaha girmiş olur muyuz? Mumsema Esselamun aleykum verahmetullah

    Kardeşlerim benim bir sorunum var babam yanımda başkalarınıngıybetini yapıyor ve bende dinlemek zorunda kaldığım için günaha ortak oluyorum bi kaçkere gıybet etme felan susturdum ama her zaman olmuyor bazı nedenleri var mesela saygısızlık oluyor bir anda susturma başka bir nedeni ise hoca kesildin başımıza demesinden de çekiniyorum çünkü dedi bi kaç kere yanından gidemiyorumda inşaatta çalıştığımız için şimdi benim bu durumda ne yapmam gerekir günaha girmemek için


  2. 07.Mayıs.2010, 15:00
    1
    Devamlı Üye



    Esselamun aleykum verahmetullah

    Kardeşlerim benim bir sorunum var babam yanımda başkalarınıngıybetini yapıyor ve bende dinlemek zorunda kaldığım için günaha ortak oluyorum bi kaçkere gıybet etme felan susturdum ama her zaman olmuyor bazı nedenleri var mesela saygısızlık oluyor bir anda susturma başka bir nedeni ise hoca kesildin başımıza demesinden de çekiniyorum çünkü dedi bi kaç kere yanından gidemiyorumda inşaatta çalıştığımız için şimdi benim bu durumda ne yapmam gerekir günaha girmemek için


    Benzer Konular

    - Günah olan şeyleri beğenmekle Küfre girmiş olur muyuz?

    - Gıybet ettiğimiz kişi, gıybeti duymazsa yinede günaha girmiş olur muyuz?

    - Belediyeden ruhsat almadan ev yapılabilir mi? Kul hakkına girmiş olur muyuz?

    - İşleri geciktirsek işleri biriktirsek günaha girmiş olur muyuz?

    - Tesettürlü bir bayanın pantolon giyerse günaha girmiş olur mu

  3. 07.Mayıs.2010, 15:51
    2
    -smyye-
    Yola DeVam...

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 11.Eylül.2009
    Üye No: 54915
    Mesaj Sayısı: 109
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 27

    --->: Gıybet edilen yerde durmak zorunda olduğumuz zaman günaha girmiş olur muyuz?




    ve aleykumusselam ve rahmtullah.
    bende aynı dertten muzdaribim anneme o kadar söylüyorum yapma diye ama olanı söylüyorum diyor oda gıybet desem boş ben güzellikle anlatıyorum. Ama sonra kavga ediyoruz kalbini kırmış oluyorum bu yüzden onunla iyi geçinmek için artık bıraktım bişi demiyorum sadece dinliyor gibi yapıyorum üstelemiyorum aksine tamam tamam deyip geçiştirmeye çalışıyorum ne kadar doğru bilmiyorum ama başka çarem yok. Allah affetsin..


  4. 07.Mayıs.2010, 15:51
    2
    Yola DeVam...



    ve aleykumusselam ve rahmtullah.
    bende aynı dertten muzdaribim anneme o kadar söylüyorum yapma diye ama olanı söylüyorum diyor oda gıybet desem boş ben güzellikle anlatıyorum. Ama sonra kavga ediyoruz kalbini kırmış oluyorum bu yüzden onunla iyi geçinmek için artık bıraktım bişi demiyorum sadece dinliyor gibi yapıyorum üstelemiyorum aksine tamam tamam deyip geçiştirmeye çalışıyorum ne kadar doğru bilmiyorum ama başka çarem yok. Allah affetsin..


  5. 10.Mayıs.2010, 12:04
    3
    bafralıemre
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 03.Şubat.2010
    Üye No: 73031
    Mesaj Sayısı: 430
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 5
    Yaş: 25

    --->: Gıybet edilen yerde durmak zorunda olduğumuz zaman günaha girmiş olur muyuz?

    kardeşimle benim sorunum aynı gibi ama sorunumuza cevap verecek kimse yokmu


  6. 10.Mayıs.2010, 12:04
    3
    Devamlı Üye
    kardeşimle benim sorunum aynı gibi ama sorunumuza cevap verecek kimse yokmu


  7. 10.Mayıs.2010, 12:12
    4
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,652
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 336
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    --->: Gıybet edilen yerde durmak zorunda olduğumuz zaman günaha girmiş olur muyuz?

    Gıybet edilen ortamda bulunmak, gıybete ortak olmaktır.
    İmkan dahilinde engel olmak gerekir.
    Gücümüz yetiyorsa elle, yetmiyorsa dille buna da yetmiyorsa buğzeder çekilir gideriz.


  8. 10.Mayıs.2010, 12:12
    4
    Moderatör
    Gıybet edilen ortamda bulunmak, gıybete ortak olmaktır.
    İmkan dahilinde engel olmak gerekir.
    Gücümüz yetiyorsa elle, yetmiyorsa dille buna da yetmiyorsa buğzeder çekilir gideriz.


  9. 10.Mayıs.2010, 13:08
    5
    -smyye-
    Yola DeVam...

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 11.Eylül.2009
    Üye No: 54915
    Mesaj Sayısı: 109
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 27

    --->: Gıybet edilen yerde durmak zorunda olduğumuz zaman günaha girmiş olur muyuz?

    Annem bana anlatırken çekip gideyimmi


  10. 10.Mayıs.2010, 13:08
    5
    Yola DeVam...
    Annem bana anlatırken çekip gideyimmi


  11. 10.Mayıs.2010, 14:40
    6
    meçhul_100
    ˙·٠• FiLiSTiN•٠·˙

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 10.Mayıs.2007
    Üye No: 626
    Mesaj Sayısı: 2,162
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 53
    Yaş: 29
    Bulunduğu yer: Diyar-ı Sivas

    --->: Gıybet edilen yerde durmak zorunda olduğumuz zaman günaha girmiş olur muyuz?

    Sözlerinizin etkisiz kaldığını gördüğünüzde "Allahummağfirli ve limen iğtebnahü" Allahım, bizi ve gıybetini ettiğimiz zâtı mağfiret et.” (Suyûtî, el-Fethu’l-Kebîr, 1:87) diye dua edip mümkünse o meclisten ayrılınız. Şayet bulunduğunuz yeri terkedemiyorsanız istemeden kulağınıza gelen gıybet ifadelerinden dolayı mesul olmazsınız.


    Sizin bulunduğunuz ortamda razı olmadığınız halde gıybet ediliyorsa mesul değilsiniz. Ayrıca onların gıybetlerini istemeden duymanız da sizi sorumlu kılmaz. Ancak istenerek dinlenildiği takdirde kişi mesul olur. Siz mümkün oldukça kendinizi uzak tutmaya çalışın.
    Gıybeti anlatan kişi kadar isteyerek dinleyen kişi de mesul olur. Bu bakımdan gıybet eden kişiye karşı bir şey söyleyemesek de hal ve hareketlerimizle yapılan gıybeti dinlemek istemediğimizi göstermemiz gerekir.

    İman hizmetine çok emeği geçmiş büyük bir insanın dediği gibi: O, bir gün birkaç hususu haber vermek ve bir meselede de şikayetini arz etmek için Bediüzzaman hazretlerine gidiyor. Tam söze başlayacağı sırada, Hazreti Üstad -o kendine has red ifade eden tavrıyla- “Kardeşim ben bir şey bilmiyorum” diyor. O zat, bir süre sonra bir fırsatını bulup tekrar söz alıyor; Üstad yine, “Kardeşim ben bir şey bilmiyorum” diyor. Bir kere daha deneyince yine aynı cevapla karşılaşıyor: “Kardeşim ben bir şey bilmiyorum.” Bir başka zaman, diğer bir kişiden benzer bir hatıra ise şöyledir. O da demişti ki, “Bir gün Üstad’ın yanına gittim. Bir meselenin halli için, belki birileri hakkında zemm de ifade eden bazı şeyler söyleyecektim. Üstad anlatmak istediğim mevzuyu bilmiyordu. Fakat, ben ne zaman söze başlasam, “Kardeşim, ben dinlemek istemiyorum” deyip meseleyi kapattı. Ben anlatmakta ısrar ettim; ara ara söze girmeye çalıştım ama O da her defasında “Kardeşim, bu hususta bir şey dinlemek istemiyorum” dedi ve bana başkalarıyla alakalı tek cümle söyleme fırsatı bile vermedi.”

    Bediüzzamanın davranışı, su-i zanna, gıybete ve insanlar hakkındaki kesin bilgiye dayanmayan hükümlere karşı tavır alma demektir. Zannediyorum, biz de bir kaç yerde böyle ders versek, yanımızda vazifemizi alakadar eden konular haricinde konuşulmasına fırsat vermesek, su-i zanları seslendirme ve gıybetlere girmelerin alanı da kendi kendine daralacaktır. O türlü hırıltıların alanının genişlemesi, biraz da bizim hırıltılara müsamahamızdan kaynaklanmaktadır. Maalesef, biz müsamaha gösterilmemesi gerekli olan bir konuda müsamahalı davrandığımızdan, gıybet edenlerin ve müfterilerin hareket alanlarını da genişletmiş oluyoruz.

    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet Editör




  12. 10.Mayıs.2010, 14:40
    6
    ˙·٠• FiLiSTiN•٠·˙
    Sözlerinizin etkisiz kaldığını gördüğünüzde "Allahummağfirli ve limen iğtebnahü" Allahım, bizi ve gıybetini ettiğimiz zâtı mağfiret et.” (Suyûtî, el-Fethu’l-Kebîr, 1:87) diye dua edip mümkünse o meclisten ayrılınız. Şayet bulunduğunuz yeri terkedemiyorsanız istemeden kulağınıza gelen gıybet ifadelerinden dolayı mesul olmazsınız.


    Sizin bulunduğunuz ortamda razı olmadığınız halde gıybet ediliyorsa mesul değilsiniz. Ayrıca onların gıybetlerini istemeden duymanız da sizi sorumlu kılmaz. Ancak istenerek dinlenildiği takdirde kişi mesul olur. Siz mümkün oldukça kendinizi uzak tutmaya çalışın.
    Gıybeti anlatan kişi kadar isteyerek dinleyen kişi de mesul olur. Bu bakımdan gıybet eden kişiye karşı bir şey söyleyemesek de hal ve hareketlerimizle yapılan gıybeti dinlemek istemediğimizi göstermemiz gerekir.

    İman hizmetine çok emeği geçmiş büyük bir insanın dediği gibi: O, bir gün birkaç hususu haber vermek ve bir meselede de şikayetini arz etmek için Bediüzzaman hazretlerine gidiyor. Tam söze başlayacağı sırada, Hazreti Üstad -o kendine has red ifade eden tavrıyla- “Kardeşim ben bir şey bilmiyorum” diyor. O zat, bir süre sonra bir fırsatını bulup tekrar söz alıyor; Üstad yine, “Kardeşim ben bir şey bilmiyorum” diyor. Bir kere daha deneyince yine aynı cevapla karşılaşıyor: “Kardeşim ben bir şey bilmiyorum.” Bir başka zaman, diğer bir kişiden benzer bir hatıra ise şöyledir. O da demişti ki, “Bir gün Üstad’ın yanına gittim. Bir meselenin halli için, belki birileri hakkında zemm de ifade eden bazı şeyler söyleyecektim. Üstad anlatmak istediğim mevzuyu bilmiyordu. Fakat, ben ne zaman söze başlasam, “Kardeşim, ben dinlemek istemiyorum” deyip meseleyi kapattı. Ben anlatmakta ısrar ettim; ara ara söze girmeye çalıştım ama O da her defasında “Kardeşim, bu hususta bir şey dinlemek istemiyorum” dedi ve bana başkalarıyla alakalı tek cümle söyleme fırsatı bile vermedi.”

    Bediüzzamanın davranışı, su-i zanna, gıybete ve insanlar hakkındaki kesin bilgiye dayanmayan hükümlere karşı tavır alma demektir. Zannediyorum, biz de bir kaç yerde böyle ders versek, yanımızda vazifemizi alakadar eden konular haricinde konuşulmasına fırsat vermesek, su-i zanları seslendirme ve gıybetlere girmelerin alanı da kendi kendine daralacaktır. O türlü hırıltıların alanının genişlemesi, biraz da bizim hırıltılara müsamahamızdan kaynaklanmaktadır. Maalesef, biz müsamaha gösterilmemesi gerekli olan bir konuda müsamahalı davrandığımızdan, gıybet edenlerin ve müfterilerin hareket alanlarını da genişletmiş oluyoruz.

    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet Editör




  13. 11.Eylül.2011, 01:53
    7
    Yakut
    mumine.com

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 05.Mart.2008
    Üye No: 11544
    Mesaj Sayısı: 725
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 9
    Bulunduğu yer: istanbul

    Cevap: Gıybet edilen yerde durmak zorunda olduğumuz zaman günaha girmiş olur muyuz?

    Alıntı
    Sözlerinizin etkisiz kaldığını gördüğünüzde "Allahummağfirli ve limen iğtebnahü" Allahım, bizi ve gıybetini ettiğimiz zâtı mağfiret et.” (Suyûtî, el-Fethu’l-Kebîr, 1:87) diye dua edip mümkünse o meclisten ayrılınız. Şayet bulunduğunuz yeri terkedemiyorsanız istemeden kulağınıza gelen gıybet ifadelerinden dolayı mesul olmazsınız.

    Alıntı
    Sizin bulunduğunuz ortamda razı olmadığınız halde gıybet ediliyorsa mesul değilsiniz. Ayrıca onların gıybetlerini istemeden duymanız da sizi sorumlu kılmaz. Ancak istenerek dinlenildiği takdirde kişi mesul olur. Siz mümkün oldukça kendinizi uzak tutmaya çalışın.
    Allah razı olsun mümkün olduğunca dinlemekten uzak duruyorum


  14. 11.Eylül.2011, 01:53
    7
    mumine.com
    Alıntı
    Sözlerinizin etkisiz kaldığını gördüğünüzde "Allahummağfirli ve limen iğtebnahü" Allahım, bizi ve gıybetini ettiğimiz zâtı mağfiret et.” (Suyûtî, el-Fethu’l-Kebîr, 1:87) diye dua edip mümkünse o meclisten ayrılınız. Şayet bulunduğunuz yeri terkedemiyorsanız istemeden kulağınıza gelen gıybet ifadelerinden dolayı mesul olmazsınız.

    Alıntı
    Sizin bulunduğunuz ortamda razı olmadığınız halde gıybet ediliyorsa mesul değilsiniz. Ayrıca onların gıybetlerini istemeden duymanız da sizi sorumlu kılmaz. Ancak istenerek dinlenildiği takdirde kişi mesul olur. Siz mümkün oldukça kendinizi uzak tutmaya çalışın.
    Allah razı olsun mümkün olduğunca dinlemekten uzak duruyorum





+ Yorum Gönder