Konusunu Oylayın.: Mehmet Akif Ersoy'un hayatı hakkında

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 3 kişi
Mehmet Akif Ersoy'un hayatı hakkında
  1. 15.Nisan.2010, 15:30
    1
    bafralıemre
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 03.Şubat.2010
    Üye No: 73031
    Mesaj Sayısı: 430
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 5
    Yaş: 25

    Mehmet Akif Ersoy'un hayatı hakkında






    Mehmet Akif Ersoy'un hayatı hakkında Mumsema Esselamun aleykum verahmetullah

    saygı değer kardeşlerim bir tarih öğretmeni bana dedi ki herkes Mehmet Akif Ersoy'u vatan şairi dini şair olarak biliyorlar ama herkes yanılıyo dedi devlet kendi kitaplarında böyle tanıtıyo insanlara dedi o yüzden bireysel kitapları okuyarak tarihi öğrenebilirsiniz dedi bende Mehmet Akif Ersoy'u vatan şairi dini şair biliyodum ama bana Mehmet Akif Ersoy'un sirozdan öldüğünü söyledi sirozun da alkolden olduğunu söyledi bu ne kadar doğru ne kadar yanlış sizlere danışmak istedim
    vesselam


  2. 15.Nisan.2010, 15:30
    1
    Devamlı Üye



    Esselamun aleykum verahmetullah

    saygı değer kardeşlerim bir tarih öğretmeni bana dedi ki herkes Mehmet Akif Ersoy'u vatan şairi dini şair olarak biliyorlar ama herkes yanılıyo dedi devlet kendi kitaplarında böyle tanıtıyo insanlara dedi o yüzden bireysel kitapları okuyarak tarihi öğrenebilirsiniz dedi bende Mehmet Akif Ersoy'u vatan şairi dini şair biliyodum ama bana Mehmet Akif Ersoy'un sirozdan öldüğünü söyledi sirozun da alkolden olduğunu söyledi bu ne kadar doğru ne kadar yanlış sizlere danışmak istedim
    vesselam


    Benzer Konular

    - Mehmet Akif Ersoy - Tükürün

    - Mehmet Akif Ersoy'un hayatı ve eserleri hakkında bilgi alabilir miyiz?

    - Mehmet Akif Ersoy HÜSRAN

    - Mehmet Akif Ersoy Şiirleri

    - Mehmet Akif Ersoy'un Hayatı..

  3. 15.Nisan.2010, 15:54
    2
    hande82
    Rabbena lâ tüziğ kulûbenâ

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 25.Mayıs.2009
    Üye No: 48544
    Mesaj Sayısı: 1,599
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 33
    Bulunduğu yer: İsTaNbUl

    --->: Mehmet Akif Ersoy




    http://www.mumsema.com/turk-islam-al...met+akif+ersoy


  4. 15.Nisan.2010, 15:54
    2
    Rabbena lâ tüziğ kulûbenâ



  5. 15.Nisan.2010, 16:08
    3
    İsrâ
    İsrâ

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 14.Ekim.2009
    Üye No: 59972
    Mesaj Sayısı: 1,575
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 22
    Bulunduğu yer: Almanya

    --->: Mehmet Akif Ersoy'un hayatı hakkında

    Alıntı
    Esselamun aleykum verahmetullah
    Mehmet Akif Ersoy
    saygı değer kardeşlerim bir tarih öğretmeni bana dedi ki herkes Mehmet Akif Ersoy'u vatan şairi dini şair olarak biliyorlar ama herkes yanılıyo dedi devlet kendi kitaplarında böyle tanıtıyo insanlara dedi o yüzden bireysel kitapları okuyarak tarihi öğrenebilirsiniz dedi bende Mehmet Akif Ersoy'u vatan şairi dini şair biliyodum ama bana Mehmet Akif Ersoy'un sirozdan öldüğünü söyledi sirozun da alkolden olduğunu söyledi bu ne kadar doğru ne kadar yanlış sizlere danışmak istedim
    vesselam
    ve aleykumusselam ve rahmetullahi ve berekatuh,

    arastirman cok güzel kardesim,

    Meclis'in bir İstiklâl Marşı güftesi için açtığı yarışmaya katılan 724 şiirin hiçbiri beklenilen başarıya ulaşamayınca maarif vekilinin isteği üzerine 17 Şubat 1921'de yazdığı İstiklal Marşı, 12 Mart'ta birinci TBMM tarafından kabul edildi.Mısır’a Gidiş Sakarya zaferinden sonra kışları Mısır'da geçiren Mehmed Âkif, daha sonra sürekli olarak Mısır'da yaşamaya karar verdi. 1926'dan başlayarak Camiü'l-Mısriyye'de Türk dili ve edebiyatı müderrisliği yaptı. Bu gönüllü sürgün hayatı sırasında siroz hastalığına yakalandı ve hava değişimi için 1935'te Lübnan'a, 1936'da Antakya'ya birer gezi yaptı. Yurdunda ölmek isteği ile Türkiye'ye döndü ve 27 Aralık 1936'da İstanbul'da öldü.



    siroz hastalıgı
    Siroz

    Siroz karaciğerin kronik (süregen) bir hastalığıdır. Çeşitli nedenlerden kaynaklanabilir,ama hücre temelindeki oluşum süreci hep aynıdır. Sirozda yineleyen hücre ölümü, halka biçiminde bağdoku artışı ve yumrular biçiminde doku yenilenmesi görülür. Belirtileri ise (Vena porta) toplardamar sisteminde portal kan basıncı yükselmesi ve ilerleyici karaciğer yetmezliğidir.
    Karaciğer sirozunun kalıtsal yatkınlık dışındaki en önemli nedenleri, geçirilmiş viral hepatit hastalığı ve alkolizmdir. Bir takım siroz olgusunda ise hastanın öyküsünde alkolizme ya da sarılığa rastlanmaz. Kriptogenetik (nedeni bilinmeyen) siroz adı verilen bu olguların bazısında hastanın sanlıksız bir viral hepatit geçirmiş olabileceği düşünülür. (Ömeğin karaciğer iltihabı sonrasında gelişen siroza özgü büyük yumrıılar görülebilir.) Karaciğerde demir birikmesi (hemokromatoz) ve kronik konjestif kalp yetmezliği de siroza neden olabilir.
    Karaciğer sirozu birçok nedene bağlı olabilirse de oluşum süreci değişmez. Bir dış etken yapısal bir işlev azalmasının ya da henüz tam aydınlatılmamış olan kalıtsal bir yatkınlığın bulunduğu karaciğerde (belki de antikor yapısındaki) bir mekanizmayı harekete geçirir. Daha sonra kendi kendine işlemeyi sürdürebilen bu mekanizma sirozu başlatan bir tetik gibi işlev görür. Bir başka bir deyişle karaciğer, hastalığın nedeni kendi hücreleriymiş gibi davranmaya başlar. Karaciğer hücresine zarar veren herhangi bir etken karşısında bağdoku yalnızca ölen hücrelerin yerini almakla kalmaz; karaciğer hücreleri de işlevsel bir lobcuk oluşturacak katmanlar biçiminde yenilenmez. Tam tersine, karaciğer dokusunun araları aşırı bağdokuyla dolar ve bunun sonucunda lobcuğu parçalara ayıran yalancı lobcuklar oluşur. Böylece hücre yenilenmesi amaçsız ve yaygın bir yangı oluşumuna dönüşür. Aşırı çoğalan bağdoku daha sonra büzülerek yakınındaki hücre ve damarları sıkıştınr ve organda oksijen yetersizliğine neden olur. Karaciğer sirozunda görülen sinüzoit ağ (ince damar işlevi gören boncuklar) azalması hastalığın ileri evrelerinde şiddetlenerek dolaşımı durdurabilir. Böylece başka hücrelerin de ölmesiyle tamamlanan döngü, bir kez daha başlayıp yayılmaya hazır hale gelir. Bazı uzmanlann iyi huylu bir tümör hastalığı olarak nitelemesine yol açacak kadar aşırı bir üreme gösteren siroz hücreleri organdaki besleyici maddeleri tüketir. Asalak gibi öteki karaciğer hücrelerinden beslenen siroz hücreleri artık hastalığın ve hücre ölümünün nedeni olmuştur.

    Sirozun en az bilinen yanı aşın bağdoku üretimidir. Bu olay zehirlenme ya da bağışıklık tepkisine bağlı olarak retiküloendotelyal sistem etkinliğinin artmasından kaynaklanabilir. Herhangi bir nedenle zedelenen ya da ölen karaciğer hücresi bağışıklık sistemi tarafından "yabancı" olarak tanınır ve sistemin antikor oluşturarak yanıt vermesine yol açar (kandaki belirgin gammaglobulin artışı buna bağlıdır). Karaciğer hücrelerindeki antijen-antikor tepkisi hücre ölümüyle sonuçlanır ve böylece retiküloendotelyal sistemin uyarılmasıyla aşırı miktarda üretilen bağdoku karaciğer hücrelerinin yerini alır.
    Viral hepatit, alkol gibi bir dış etkenin neden yalnızca bazı insanlarda karaciğer hücrelerini vücuda "yabancı" kıldığı sorusuna henüz doyurucu bir yanıt getirilememiştir. Ama yanıtın allerji ya da immun (özbağışıklık) süreçlerinde olmadığı söylenebilir.


    HASTALIĞIN BELİRTİLERİ


    Başlangıçta hastamn yakınmaları çok azdır ve belirtiler yalnızca bu hastalığa özgü değildir. İştahsızlık, çabuk yorulma, bulantı, sindirim bozukluklan, barsak işlevlerinde düzensizlik (kabızlık), midede ağırlık duygusu, yağlı besinleri sindirememe, aşırı gaz, ayaklarda ödem (şişlik), hafif ateş gibi bu belirtilerin çoğu sirozdan başka hastalıklarda da görülür. Bunlar aşırı alkol alımı ya da safra yolları hastalıklanyla eşzamanlı olarak ortaya çıkan bir mide-onikiparmakbağırsağı iltihabından da kaynaklanabilir. Ayrıca bu belirtiler kronik hepatit belirtilerine çok benzer. Siroz çeşitli hastalıkların sonunda gelişebildiğinden gerçekte birçok geçiş tablosu vardır ve bazen tanı biyopsiyle bile kesinleştirilemez.
    Hastalığın ileri evresine dekompanse siroz adı verilir. Bu dönemde iştahsızlık tam bir iştah kaybına dönüşür. Hasta halsizdir ve sürekli zayıflar, çünkü genellikle dokularda su tutulmaz. Cinsel istek gittikçe azalır ve sonunda cinsel iktidarsızlık ortaya çıkar. Özellikle sabahları ve aç karnına olmak üzere bulantı ve kusma görülür. Bağırsaklarda aşırı gaz birikmesi en ağır ve kesin belirtinin ortaya çıkmak üzere olduğunu gösterir. Hasta geceleri gündüzden daha çok idrar çıkarır ve sonunda en ağır belirti olan assit (karın boşluğunda sıvı birikmesi) ortaya çıkar.


  6. 15.Nisan.2010, 16:08
    3
    İsrâ
    Alıntı
    Esselamun aleykum verahmetullah
    Mehmet Akif Ersoy
    saygı değer kardeşlerim bir tarih öğretmeni bana dedi ki herkes Mehmet Akif Ersoy'u vatan şairi dini şair olarak biliyorlar ama herkes yanılıyo dedi devlet kendi kitaplarında böyle tanıtıyo insanlara dedi o yüzden bireysel kitapları okuyarak tarihi öğrenebilirsiniz dedi bende Mehmet Akif Ersoy'u vatan şairi dini şair biliyodum ama bana Mehmet Akif Ersoy'un sirozdan öldüğünü söyledi sirozun da alkolden olduğunu söyledi bu ne kadar doğru ne kadar yanlış sizlere danışmak istedim
    vesselam
    ve aleykumusselam ve rahmetullahi ve berekatuh,

    arastirman cok güzel kardesim,

    Meclis'in bir İstiklâl Marşı güftesi için açtığı yarışmaya katılan 724 şiirin hiçbiri beklenilen başarıya ulaşamayınca maarif vekilinin isteği üzerine 17 Şubat 1921'de yazdığı İstiklal Marşı, 12 Mart'ta birinci TBMM tarafından kabul edildi.Mısır’a Gidiş Sakarya zaferinden sonra kışları Mısır'da geçiren Mehmed Âkif, daha sonra sürekli olarak Mısır'da yaşamaya karar verdi. 1926'dan başlayarak Camiü'l-Mısriyye'de Türk dili ve edebiyatı müderrisliği yaptı. Bu gönüllü sürgün hayatı sırasında siroz hastalığına yakalandı ve hava değişimi için 1935'te Lübnan'a, 1936'da Antakya'ya birer gezi yaptı. Yurdunda ölmek isteği ile Türkiye'ye döndü ve 27 Aralık 1936'da İstanbul'da öldü.



    siroz hastalıgı
    Siroz

    Siroz karaciğerin kronik (süregen) bir hastalığıdır. Çeşitli nedenlerden kaynaklanabilir,ama hücre temelindeki oluşum süreci hep aynıdır. Sirozda yineleyen hücre ölümü, halka biçiminde bağdoku artışı ve yumrular biçiminde doku yenilenmesi görülür. Belirtileri ise (Vena porta) toplardamar sisteminde portal kan basıncı yükselmesi ve ilerleyici karaciğer yetmezliğidir.
    Karaciğer sirozunun kalıtsal yatkınlık dışındaki en önemli nedenleri, geçirilmiş viral hepatit hastalığı ve alkolizmdir. Bir takım siroz olgusunda ise hastanın öyküsünde alkolizme ya da sarılığa rastlanmaz. Kriptogenetik (nedeni bilinmeyen) siroz adı verilen bu olguların bazısında hastanın sanlıksız bir viral hepatit geçirmiş olabileceği düşünülür. (Ömeğin karaciğer iltihabı sonrasında gelişen siroza özgü büyük yumrıılar görülebilir.) Karaciğerde demir birikmesi (hemokromatoz) ve kronik konjestif kalp yetmezliği de siroza neden olabilir.
    Karaciğer sirozu birçok nedene bağlı olabilirse de oluşum süreci değişmez. Bir dış etken yapısal bir işlev azalmasının ya da henüz tam aydınlatılmamış olan kalıtsal bir yatkınlığın bulunduğu karaciğerde (belki de antikor yapısındaki) bir mekanizmayı harekete geçirir. Daha sonra kendi kendine işlemeyi sürdürebilen bu mekanizma sirozu başlatan bir tetik gibi işlev görür. Bir başka bir deyişle karaciğer, hastalığın nedeni kendi hücreleriymiş gibi davranmaya başlar. Karaciğer hücresine zarar veren herhangi bir etken karşısında bağdoku yalnızca ölen hücrelerin yerini almakla kalmaz; karaciğer hücreleri de işlevsel bir lobcuk oluşturacak katmanlar biçiminde yenilenmez. Tam tersine, karaciğer dokusunun araları aşırı bağdokuyla dolar ve bunun sonucunda lobcuğu parçalara ayıran yalancı lobcuklar oluşur. Böylece hücre yenilenmesi amaçsız ve yaygın bir yangı oluşumuna dönüşür. Aşırı çoğalan bağdoku daha sonra büzülerek yakınındaki hücre ve damarları sıkıştınr ve organda oksijen yetersizliğine neden olur. Karaciğer sirozunda görülen sinüzoit ağ (ince damar işlevi gören boncuklar) azalması hastalığın ileri evrelerinde şiddetlenerek dolaşımı durdurabilir. Böylece başka hücrelerin de ölmesiyle tamamlanan döngü, bir kez daha başlayıp yayılmaya hazır hale gelir. Bazı uzmanlann iyi huylu bir tümör hastalığı olarak nitelemesine yol açacak kadar aşırı bir üreme gösteren siroz hücreleri organdaki besleyici maddeleri tüketir. Asalak gibi öteki karaciğer hücrelerinden beslenen siroz hücreleri artık hastalığın ve hücre ölümünün nedeni olmuştur.

    Sirozun en az bilinen yanı aşın bağdoku üretimidir. Bu olay zehirlenme ya da bağışıklık tepkisine bağlı olarak retiküloendotelyal sistem etkinliğinin artmasından kaynaklanabilir. Herhangi bir nedenle zedelenen ya da ölen karaciğer hücresi bağışıklık sistemi tarafından "yabancı" olarak tanınır ve sistemin antikor oluşturarak yanıt vermesine yol açar (kandaki belirgin gammaglobulin artışı buna bağlıdır). Karaciğer hücrelerindeki antijen-antikor tepkisi hücre ölümüyle sonuçlanır ve böylece retiküloendotelyal sistemin uyarılmasıyla aşırı miktarda üretilen bağdoku karaciğer hücrelerinin yerini alır.
    Viral hepatit, alkol gibi bir dış etkenin neden yalnızca bazı insanlarda karaciğer hücrelerini vücuda "yabancı" kıldığı sorusuna henüz doyurucu bir yanıt getirilememiştir. Ama yanıtın allerji ya da immun (özbağışıklık) süreçlerinde olmadığı söylenebilir.


    HASTALIĞIN BELİRTİLERİ


    Başlangıçta hastamn yakınmaları çok azdır ve belirtiler yalnızca bu hastalığa özgü değildir. İştahsızlık, çabuk yorulma, bulantı, sindirim bozukluklan, barsak işlevlerinde düzensizlik (kabızlık), midede ağırlık duygusu, yağlı besinleri sindirememe, aşırı gaz, ayaklarda ödem (şişlik), hafif ateş gibi bu belirtilerin çoğu sirozdan başka hastalıklarda da görülür. Bunlar aşırı alkol alımı ya da safra yolları hastalıklanyla eşzamanlı olarak ortaya çıkan bir mide-onikiparmakbağırsağı iltihabından da kaynaklanabilir. Ayrıca bu belirtiler kronik hepatit belirtilerine çok benzer. Siroz çeşitli hastalıkların sonunda gelişebildiğinden gerçekte birçok geçiş tablosu vardır ve bazen tanı biyopsiyle bile kesinleştirilemez.
    Hastalığın ileri evresine dekompanse siroz adı verilir. Bu dönemde iştahsızlık tam bir iştah kaybına dönüşür. Hasta halsizdir ve sürekli zayıflar, çünkü genellikle dokularda su tutulmaz. Cinsel istek gittikçe azalır ve sonunda cinsel iktidarsızlık ortaya çıkar. Özellikle sabahları ve aç karnına olmak üzere bulantı ve kusma görülür. Bağırsaklarda aşırı gaz birikmesi en ağır ve kesin belirtinin ortaya çıkmak üzere olduğunu gösterir. Hasta geceleri gündüzden daha çok idrar çıkarır ve sonunda en ağır belirti olan assit (karın boşluğunda sıvı birikmesi) ortaya çıkar.


  7. 09.Şubat.2011, 19:04
    4
    EmooTy
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 09.Şubat.2011
    Üye No: 84127
    Mesaj Sayısı: 1
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 26

    Cevap: Mehmet Akif Ersoy'un hayatı hakkında

    Hala hocanı görüyorsan bunu ona ver.

    http://uam.mehmetakif.edu.tr/mehmeta...les/sem/13.pdf


  8. 09.Şubat.2011, 19:04
    4
    EmooTy - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye
    Hala hocanı görüyorsan bunu ona ver.

    http://uam.mehmetakif.edu.tr/mehmeta...les/sem/13.pdf


  9. 18.Şubat.2016, 00:04
    5
    Misafir

    Cevap: Mehmet Akif Ersoy'un hayatı hakkında

    Eevet kardeşim tarih hocamız bana aynısıni soyledi


  10. 18.Şubat.2016, 00:04
    5
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Eevet kardeşim tarih hocamız bana aynısıni soyledi





+ Yorum Gönder