Konusunu Oylayın.: Harun Yahya ile ilgili bilgisi olanlar lütfen paylaşsın (Bu adam kimdir, Kitapları güvenilir mi vs)

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Harun Yahya ile ilgili bilgisi olanlar lütfen paylaşsın (Bu adam kimdir, Kitapları güvenilir mi vs)
  1. 17.Mart.2010, 22:00
    13
    bahadır emin
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 11.Ekim.2009
    Üye No: 59587
    Mesaj Sayısı: 292
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 3
    Bulunduğu yer: istanbul

    --->: Harun Yahya ile ilgili bilgisi olanlar lütfen paylaşsın (Bu adam kimdir, Kitapları güvenilir

    reklam


    --->: Harun Yahya ile ilgili bilgisi olanlar lütfen paylaşsın (Bu adam kimdir, Kitapları güvenilir isimli yazı www.Mumsema.com--->: Harun Yahya ile ilgili bilgisi olanlar lütfen paylaşsın (Bu adam kimdir, Kitapları güvenilir
    Kitaplarına çok büyük bir edepsizlikle Allah Resulü'nun mührünü koyan (güya her konuda son sözü söylemek için yapıyormuş) o değil mi? Eski siyasi kitaplarında Atatürk'e deccal demeye getiren sonra da içeri alınınca Atatürk'ü öven kitap yazan o değil mi? Mehdi hadislerde geçtiği üzere hükümlerinde şaşmayacak hep doğru hüküm verecek. Öyle zoru görünce çark etmek yakışmaz hiç bir müslümana.


  2. 17.Mart.2010, 22:00
    13
    Devamlı Üye
    reklam


    Kitaplarına çok büyük bir edepsizlikle Allah Resulü'nun mührünü koyan (güya her konuda son sözü söylemek için yapıyormuş) o değil mi? Eski siyasi kitaplarında Atatürk'e deccal demeye getiren sonra da içeri alınınca Atatürk'ü öven kitap yazan o değil mi? Mehdi hadislerde geçtiği üzere hükümlerinde şaşmayacak hep doğru hüküm verecek. Öyle zoru görünce çark etmek yakışmaz hiç bir müslümana.


  3. 17.Mart.2010, 22:04
    14
    bahadır emin
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 11.Ekim.2009
    Üye No: 59587
    Mesaj Sayısı: 292
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 3
    Bulunduğu yer: istanbul

    --->: Harun Yahya ile ilgili bilgisi olanlar lütfen paylaşsın (Bu adam kimdir, Kitapları güvenilir

    reklam


    mehdilik bir tarafa bu adamın islami hareketlere büyük faydası olmuştur siyasi kitaplarıyla orası inkar edilemez. Bir ara türkiyedeki masonik derneklere üye olan islami şahsiyetleri yayınlayacaktı 2001 yılında filan.hala bekliyorum çıkıcak diye.televizyonlarda tipinden hangi localardan icazetli olduğu anlaşılan öyle tipler varki islam adına konuşan,gazetelerde yazan.


  4. 17.Mart.2010, 22:04
    14
    Devamlı Üye
    reklam


    mehdilik bir tarafa bu adamın islami hareketlere büyük faydası olmuştur siyasi kitaplarıyla orası inkar edilemez. Bir ara türkiyedeki masonik derneklere üye olan islami şahsiyetleri yayınlayacaktı 2001 yılında filan.hala bekliyorum çıkıcak diye.televizyonlarda tipinden hangi localardan icazetli olduğu anlaşılan öyle tipler varki islam adına konuşan,gazetelerde yazan.


  5. 18.Mart.2010, 16:25
    15
    DZALBAY
    Seyirci Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 08.Temmuz.2008
    Üye No: 24825
    Mesaj Sayısı: 2,274
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 38
    Yaş: 61

    --->: Harun Yahya ile ilgili bilgisi olanlar lütfen paylaşsın (Bu adam kimdir, Kitapları güvenilir

    Alıntı
    isminin önüne sonradan (M) harfi koyanlar mehdiliklerini ilan ediyorlar.
    Gercek nüfus kayitlarinda yok.
    Sonradan ilave.
    Normal müslümanda bu (M) harfini Muhammet zannediyor.
    .
    Alıntı
    Kitaplarına çok büyük bir edepsizlikle Allah Resulü'nun mührünü koyan (güya her konuda son sözü söylemek için yapıyormuş) o değil mi? Eski siyasi kitaplarında Atatürk'e deccal demeye getiren sonra da içeri alınınca Atatürk'ü öven kitap yazan o değil mi? Mehdi hadislerde geçtiği üzere hükümlerinde şaşmayacak hep doğru hüküm verecek. Öyle zoru görünce çark etmek yakışmaz hiç bir müslümana.
    Kardeşim ayıp oluyor...O Mehdilikle itham ettiğiniz kişinin ortaya koyduğu eserleri,90 yıllık Diyanetimiz koyamadı.Açıp okuyun kitaplarını;seyredin hazırladığı film şeklindeki sunumlarını...Tüm dünya okuyup,izliyor çünkü...

    O,bu katkıları yaptı İslama;Ya siz?Önce bu soruyu sorun vicdanınıza,sonra sağa sola saldırın,yüzünüz varsa...

    Alıntı
    Bu tür milyonları ilgilendiren itikadi mevzular gıybete girmese gerek.
    Yaptığınızın gıybet olduğunu isbatlamak zorunda değil hiç kimse...Sen kendi vicdanına sor;gıybet değil diyorsa,devam et...


  6. 18.Mart.2010, 16:25
    15
    Seyirci Üye
    Alıntı
    isminin önüne sonradan (M) harfi koyanlar mehdiliklerini ilan ediyorlar.
    Gercek nüfus kayitlarinda yok.
    Sonradan ilave.
    Normal müslümanda bu (M) harfini Muhammet zannediyor.
    .
    Alıntı
    Kitaplarına çok büyük bir edepsizlikle Allah Resulü'nun mührünü koyan (güya her konuda son sözü söylemek için yapıyormuş) o değil mi? Eski siyasi kitaplarında Atatürk'e deccal demeye getiren sonra da içeri alınınca Atatürk'ü öven kitap yazan o değil mi? Mehdi hadislerde geçtiği üzere hükümlerinde şaşmayacak hep doğru hüküm verecek. Öyle zoru görünce çark etmek yakışmaz hiç bir müslümana.
    Kardeşim ayıp oluyor...O Mehdilikle itham ettiğiniz kişinin ortaya koyduğu eserleri,90 yıllık Diyanetimiz koyamadı.Açıp okuyun kitaplarını;seyredin hazırladığı film şeklindeki sunumlarını...Tüm dünya okuyup,izliyor çünkü...

    O,bu katkıları yaptı İslama;Ya siz?Önce bu soruyu sorun vicdanınıza,sonra sağa sola saldırın,yüzünüz varsa...

    Alıntı
    Bu tür milyonları ilgilendiren itikadi mevzular gıybete girmese gerek.
    Yaptığınızın gıybet olduğunu isbatlamak zorunda değil hiç kimse...Sen kendi vicdanına sor;gıybet değil diyorsa,devam et...


  7. 19.Mart.2010, 02:47
    16
    kuzey
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 19.Mart.2010
    Üye No: 74347
    Mesaj Sayısı: 4
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    --->: Harun Yahya ile ilgili bilgisi olanlar lütfen paylaşsın (Bu adam kimdir, Kitapları güvenilir

    Adnan Oktar (Harun Yahya) Kimdir?

    Sayın Adnan Oktar 1956 yılında Ankara'da doğdu ve lise eğitiminin sonuna kadar Ankara'da yaşadı. İslam ahlakına olan bağlılığı lise yılları boyunca çok güçlendi. Bu dönemde büyük İslam alimlerinin hemen tüm eserlerini okuyarak, İslam hakkında derin bilgi edindi. Yine bu yıllarda, İslam ahlakını tüm insanlara anlatmaya ve onları doğruya ve güzele davet etmeye karar verdi.

    1979 yılında, binlerce kişi arasından üçüncülükle girdiği Mimar Sinan Üniversitesi'nde eğitimine devam etmek üzere İstanbul'a taşındı. Sanatı, Allah'ın üstün yaratışının bir tecellisi olarak gören Sayın Oktar, resim yapma konusunda çocukluğundan beri yetenekliydi ve zaman zaman sürrealist tablolar yapardı. Arkadaşlarına hediye olarak verdiği çok sayıda tablosu bulunmaktadır. Ayrıca, Allah'ın sanatının birer tecellisi olarak gördüğü hayvanlara, bitkilere ve çiçeklere de özel ilgisi bulunan Sayın Adnan Oktar'ın, bahçe bakımı, iç mimari ve dekorasyon, ilgilendiği alanlar arasındadır.
    Sayın Adnan Oktar Mimar Sinan Üniversitesi'ne girdiği dönemde üniversite, çeşitli illegal Marksist-komünist organizasyonların etkisi altındaydı. Hem akademisyenler hem fakülte görevlileri hem de öğrenciler arasında saldırgan ateist ve materyalist akımlar hakimdi. Hatta, öğretim üyelerinin bir kısmı, derslerinde konuyla bağlantısız olmasına rağmen hemen her fırsatta materyalist felsefe ve Darwinizm'in propagandasını yapıyorlardı.

    Sayın Adnan Oktar, dini ve ahlaki değerlerin saygı görmediği ve neredeyse bütünüyle reddedildiği, materyalist görüşün kontrolündeki bu ortamda, çevresindeki insanlara Darwinizm'in geçersizliğini, Allah'ın varlığını ve birliğini anlatmaya başladı. Üniversitenin bitişiğindeki Molla Camii'nde açıkça namaz kılan tek kişiydi.

    Annesi Mediha Oktar'ın da anlattığı gibi, bu dönemde Sayın Adnan Oktar gecede sadece birkaç saat uyuyor, zamanını okuyarak, notlar alarak ve dosyalar tutarak geçiriyordu. İçinde Marksizm, Leninizm, Maoizm, komünizm ve materyalist felsefe konulu temel kitapların da yer aldığı yüzlerce eser okumuş ve hem klasik hem de nadiren okunan kitaplar üzerinde detaylı çalışmalar yapmıştır. Ayrıca, bu ideolojilerin sözde bilimsel temelini oluşturan evrim teorisi üzerine geniş çaplı araştırmalar yapmış, bu bilim dışı teorinin açmazlarını gözler önüne seren bilgi ve belgeler toplamıştır. Allah'ın inkar edilmesine dayalı olan bu batıl felsefe ve ideolojilerde yer alan çıkmazlar, çelişkiler ve aldatmacalar konusunda çok detaylı bilgi derleyen Oktar, bu bilgi birikimiyle insanları gerçeğe ve doğruya davet etmiştir. Üniversitedeki öğrenciler ve öğretim üyeleri de dahil olmak üzere herkese Allah'ın varlığını, birliğini ve Kuran ahlakını anlatmıştır. Okul kafeteryasında, koridorlarda ya da ders aralarındaki sohbetlerde, materyalizmin ve Darwinizm'in aldatmacalarını, bu ideolojilerin kaynak kitaplarından direkt alıntılar yaparak açıklamıştır. Sayın Oktar'ın bu kültürel çalışmaları büyük etki oluşturmuş, bazı öğretim görevlileri de dahil olmak üzere, çok sayıda kişinin ideolojik yapısında ve inançlarında olumlu değişiklik olmuştur.

    Sayın Adnan Oktar, özellikle materyalizm ve ateizmin dayanak noktası olan evrim teorisinin çökertilmesi konusuna özel önem vermiştir. Zira, Sayın Oktar Darwinizm'in ilk ortaya çıktığı tarihten itibaren, ateist ve materyalist akımlar tarafından sahiplenildiğini görmüştür. Günümüzde de halen aynı çevreler tarafından ideolojik kaygılarla savunulduğunun ve ayakta tutulmaya çalışıldığının farkında olan Sayın Adnan Oktar, Darwinizm'in çökertilmesinin, söz konusu akımlar için büyük bir yenilgi anlamına geleceğini düşünmektedir

    İşte bu amaçla Sayın Adnan Oktar, öncelikli olarak yüz yılı aşkın bir zamandır insanları etkisi altına alan ve onları din ahlakını yaşamaktan uzaklaştıran bu aldatmacanın geçersizliğini ispatlama konusundaki çalışmaları üzerine yoğunlaştı. Oktar, sözde bilim adına ortaya çıkan Darwinizm'in gerçek yüzünü ortaya koymanın en etkili yolunun yine bilimin kendisi olduğunu düşünüyordu. Bu anlayışla, geniş çaplı araştırma ve çalışmalarının bir özeti olan Evrim Teorisi isimli bir kitapçık çıkardı. Bu kitapçığın tüm masraflarını ailesinden kalan gayri menkulleri satarak kendisi karşıladı. Ardından, bu kitapçığı üniversite öğrencilerine bedava olarak dağıtmaya başladı.


    Ağustos 2005



    Bu kitapçık, evrim teorisinin hiçbir bilimsel değeri olmadığını ve bir aldatmacadan ibaret olduğunu gösteren kapsamlı bir çalışmaydı. Bu çalışmayı okuyan ve Sayın Adnan Oktar'la konuşan birçok kişi evrim teorisinin bilimsel bir geçerliliği olmadığını açıkça anlıyordu. Sonuç olarak, hiçbir canlının tesadüfler sonucu var olamayacağı, kainatı ve içindeki tüm canlıları Yüce Allah'ın yarattığı bilimsel, açık ve anlaşılır bir üslupla ispat ediliyordu. Yine de, materyalist düşünceye körü körüne bağlı bazı öğrenciler -gerçeği net olarak görmelerine rağmen- inkardaki kararlılıklarını açıkça ifade ediyorlardı.

    Dahası üniversitedeki bazı militan öğrenciler, faaliyetlerini durdurmadığı takdirde hayatını riske atacağını söyleyerek Sayın Oktar'ı açıkça tehdit ediyorlardı. Tüm bu baskı ve tehditler, Sayın Oktar'ın Allah'a olan bağlılığını ve kararlığını daha da artırdı. Materyalist ve ateist çevrelerin sert reaksiyonları ve endişeleri Sayın Adnan Oktar'ın doğru yolda olduğunun en önemli delillerinden biriydi.

    Terörün hüküm sürdüğü, ateist ve materyalist akımların hakimiyeti altındaki bir üniversitede dindar bir insanın istediği şekilde fikrini anlatması ve inançlarını savunması şüphesiz son derece zordu. O yıllarda Türkiye'de pek çok genç insan, ideolojik gerilimler yüzünden acımasızca katledilmekteydi. Bu şartlar altında Sayın Adnan Oktar, Allah'ın varlığını, birliğini ve Kuran'ın doğruluğunu açıkça tebliğ ediyordu. Hiç kimsenin inançlarını açıklamaya dahi cesaret edemediği bir okulda, karşılaştığı tepkiler ve tehditlerden asla yılmadan, düzenli olarak Molla Camii'ne giderek namaz kılmaya devam ediyordu.


    Sayın Adnan Oktar Mimar Sinan Üniversitesi'nde İslam ahlakını anlatmaya başladığında yalnızdı. Üç yıldan fazla bir süre görüşlerini destekleyen kimse olmadı. Ancak bu durum onun kararlılığını değiştirmedi. Tek dostunun Allah olduğunu biliyor ve tüm bunları sadece Allah'ın rızasını kazanmak için yapıyordu.




    Ağustos 2007


    Tüm zamanını, enerjisini ve imkanlarını sadece tek bir amaca vakfetti: Allah'ın rızasını, rahmetini ve cennetini kazanabilmek ve din ahlakını tüm insanlığa anlatmak...

    1982 yılında, ilk kez, yine Mimar Sinan Üniversitesi'nde okuyan birkaç genç, Sayın Adnan Oktar'ı fikri mücadelesinde onun yanında yer almaya karar verdiler. Aradan aylar, yıllar geçtikçe, bu fikirleri benimseyen gençlerin sayısı arttı. Adnan Oktar'ın bu gençlerle yaptığı sohbetlerin konuları arasında vatan ve millet sevgisi, büyük önder Atatürk'ün izinde yürümenin önemi, yaratılışın delilleri, Peygamber Efendimiz (sav)'in örnek ahlakı, Kuran'da Rabbimiz'in bildirdiği ahlaki değerler ve materyalizmin, ateizmin ve Darwinizm'in geçersizliği yer alıyordu. Bu dönemde ve bundan sonraki hayatı boyunca da Sayın Adnan Oktar pek çok insanın iman etmesine ve din ahlakına uygun yaşamasına vesile oldu.

    Sayın Oktar, kendisine yaklaşık 30 yıllık ilmi mücadelesi boyunca çeşitli komplolar kuran, akıl ve mantık dışı iftiralarla karalamaya çalışanlara karşı her zaman affedici ve merhamet edici oldu. Yüce Allah'ın "...Sen, en güzel olan bir tarzda (kötülüğü) uzaklaştır..." (Fussilet Suresi, 34) ayetiyle bildirdiği ahlaka uyan Sayın Adnan Oktar aleyhinde bugüne kadar kurulan tüm tuzaklar bozulmuştur. Allah'ın izniyle, bu olayda da hak muhakkak ortaya çıkacak, Sayın Oktar'ın masumluğu bir kez daha teyit edilecektir.

    Sayın Adnan Oktar, içinde olduğu bütün bu koşullar altında dahi halen büyük bir şevk ve azimle kitap çalışmalarına devam etmekte ve insanları güzel ahlakı yaşamaya çağırmaktadır.


  8. 19.Mart.2010, 02:47
    16
    kuzey - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye
    Adnan Oktar (Harun Yahya) Kimdir?

    Sayın Adnan Oktar 1956 yılında Ankara'da doğdu ve lise eğitiminin sonuna kadar Ankara'da yaşadı. İslam ahlakına olan bağlılığı lise yılları boyunca çok güçlendi. Bu dönemde büyük İslam alimlerinin hemen tüm eserlerini okuyarak, İslam hakkında derin bilgi edindi. Yine bu yıllarda, İslam ahlakını tüm insanlara anlatmaya ve onları doğruya ve güzele davet etmeye karar verdi.

    1979 yılında, binlerce kişi arasından üçüncülükle girdiği Mimar Sinan Üniversitesi'nde eğitimine devam etmek üzere İstanbul'a taşındı. Sanatı, Allah'ın üstün yaratışının bir tecellisi olarak gören Sayın Oktar, resim yapma konusunda çocukluğundan beri yetenekliydi ve zaman zaman sürrealist tablolar yapardı. Arkadaşlarına hediye olarak verdiği çok sayıda tablosu bulunmaktadır. Ayrıca, Allah'ın sanatının birer tecellisi olarak gördüğü hayvanlara, bitkilere ve çiçeklere de özel ilgisi bulunan Sayın Adnan Oktar'ın, bahçe bakımı, iç mimari ve dekorasyon, ilgilendiği alanlar arasındadır.
    Sayın Adnan Oktar Mimar Sinan Üniversitesi'ne girdiği dönemde üniversite, çeşitli illegal Marksist-komünist organizasyonların etkisi altındaydı. Hem akademisyenler hem fakülte görevlileri hem de öğrenciler arasında saldırgan ateist ve materyalist akımlar hakimdi. Hatta, öğretim üyelerinin bir kısmı, derslerinde konuyla bağlantısız olmasına rağmen hemen her fırsatta materyalist felsefe ve Darwinizm'in propagandasını yapıyorlardı.

    Sayın Adnan Oktar, dini ve ahlaki değerlerin saygı görmediği ve neredeyse bütünüyle reddedildiği, materyalist görüşün kontrolündeki bu ortamda, çevresindeki insanlara Darwinizm'in geçersizliğini, Allah'ın varlığını ve birliğini anlatmaya başladı. Üniversitenin bitişiğindeki Molla Camii'nde açıkça namaz kılan tek kişiydi.

    Annesi Mediha Oktar'ın da anlattığı gibi, bu dönemde Sayın Adnan Oktar gecede sadece birkaç saat uyuyor, zamanını okuyarak, notlar alarak ve dosyalar tutarak geçiriyordu. İçinde Marksizm, Leninizm, Maoizm, komünizm ve materyalist felsefe konulu temel kitapların da yer aldığı yüzlerce eser okumuş ve hem klasik hem de nadiren okunan kitaplar üzerinde detaylı çalışmalar yapmıştır. Ayrıca, bu ideolojilerin sözde bilimsel temelini oluşturan evrim teorisi üzerine geniş çaplı araştırmalar yapmış, bu bilim dışı teorinin açmazlarını gözler önüne seren bilgi ve belgeler toplamıştır. Allah'ın inkar edilmesine dayalı olan bu batıl felsefe ve ideolojilerde yer alan çıkmazlar, çelişkiler ve aldatmacalar konusunda çok detaylı bilgi derleyen Oktar, bu bilgi birikimiyle insanları gerçeğe ve doğruya davet etmiştir. Üniversitedeki öğrenciler ve öğretim üyeleri de dahil olmak üzere herkese Allah'ın varlığını, birliğini ve Kuran ahlakını anlatmıştır. Okul kafeteryasında, koridorlarda ya da ders aralarındaki sohbetlerde, materyalizmin ve Darwinizm'in aldatmacalarını, bu ideolojilerin kaynak kitaplarından direkt alıntılar yaparak açıklamıştır. Sayın Oktar'ın bu kültürel çalışmaları büyük etki oluşturmuş, bazı öğretim görevlileri de dahil olmak üzere, çok sayıda kişinin ideolojik yapısında ve inançlarında olumlu değişiklik olmuştur.

    Sayın Adnan Oktar, özellikle materyalizm ve ateizmin dayanak noktası olan evrim teorisinin çökertilmesi konusuna özel önem vermiştir. Zira, Sayın Oktar Darwinizm'in ilk ortaya çıktığı tarihten itibaren, ateist ve materyalist akımlar tarafından sahiplenildiğini görmüştür. Günümüzde de halen aynı çevreler tarafından ideolojik kaygılarla savunulduğunun ve ayakta tutulmaya çalışıldığının farkında olan Sayın Adnan Oktar, Darwinizm'in çökertilmesinin, söz konusu akımlar için büyük bir yenilgi anlamına geleceğini düşünmektedir

    İşte bu amaçla Sayın Adnan Oktar, öncelikli olarak yüz yılı aşkın bir zamandır insanları etkisi altına alan ve onları din ahlakını yaşamaktan uzaklaştıran bu aldatmacanın geçersizliğini ispatlama konusundaki çalışmaları üzerine yoğunlaştı. Oktar, sözde bilim adına ortaya çıkan Darwinizm'in gerçek yüzünü ortaya koymanın en etkili yolunun yine bilimin kendisi olduğunu düşünüyordu. Bu anlayışla, geniş çaplı araştırma ve çalışmalarının bir özeti olan Evrim Teorisi isimli bir kitapçık çıkardı. Bu kitapçığın tüm masraflarını ailesinden kalan gayri menkulleri satarak kendisi karşıladı. Ardından, bu kitapçığı üniversite öğrencilerine bedava olarak dağıtmaya başladı.


    Ağustos 2005



    Bu kitapçık, evrim teorisinin hiçbir bilimsel değeri olmadığını ve bir aldatmacadan ibaret olduğunu gösteren kapsamlı bir çalışmaydı. Bu çalışmayı okuyan ve Sayın Adnan Oktar'la konuşan birçok kişi evrim teorisinin bilimsel bir geçerliliği olmadığını açıkça anlıyordu. Sonuç olarak, hiçbir canlının tesadüfler sonucu var olamayacağı, kainatı ve içindeki tüm canlıları Yüce Allah'ın yarattığı bilimsel, açık ve anlaşılır bir üslupla ispat ediliyordu. Yine de, materyalist düşünceye körü körüne bağlı bazı öğrenciler -gerçeği net olarak görmelerine rağmen- inkardaki kararlılıklarını açıkça ifade ediyorlardı.

    Dahası üniversitedeki bazı militan öğrenciler, faaliyetlerini durdurmadığı takdirde hayatını riske atacağını söyleyerek Sayın Oktar'ı açıkça tehdit ediyorlardı. Tüm bu baskı ve tehditler, Sayın Oktar'ın Allah'a olan bağlılığını ve kararlığını daha da artırdı. Materyalist ve ateist çevrelerin sert reaksiyonları ve endişeleri Sayın Adnan Oktar'ın doğru yolda olduğunun en önemli delillerinden biriydi.

    Terörün hüküm sürdüğü, ateist ve materyalist akımların hakimiyeti altındaki bir üniversitede dindar bir insanın istediği şekilde fikrini anlatması ve inançlarını savunması şüphesiz son derece zordu. O yıllarda Türkiye'de pek çok genç insan, ideolojik gerilimler yüzünden acımasızca katledilmekteydi. Bu şartlar altında Sayın Adnan Oktar, Allah'ın varlığını, birliğini ve Kuran'ın doğruluğunu açıkça tebliğ ediyordu. Hiç kimsenin inançlarını açıklamaya dahi cesaret edemediği bir okulda, karşılaştığı tepkiler ve tehditlerden asla yılmadan, düzenli olarak Molla Camii'ne giderek namaz kılmaya devam ediyordu.


    Sayın Adnan Oktar Mimar Sinan Üniversitesi'nde İslam ahlakını anlatmaya başladığında yalnızdı. Üç yıldan fazla bir süre görüşlerini destekleyen kimse olmadı. Ancak bu durum onun kararlılığını değiştirmedi. Tek dostunun Allah olduğunu biliyor ve tüm bunları sadece Allah'ın rızasını kazanmak için yapıyordu.




    Ağustos 2007


    Tüm zamanını, enerjisini ve imkanlarını sadece tek bir amaca vakfetti: Allah'ın rızasını, rahmetini ve cennetini kazanabilmek ve din ahlakını tüm insanlığa anlatmak...

    1982 yılında, ilk kez, yine Mimar Sinan Üniversitesi'nde okuyan birkaç genç, Sayın Adnan Oktar'ı fikri mücadelesinde onun yanında yer almaya karar verdiler. Aradan aylar, yıllar geçtikçe, bu fikirleri benimseyen gençlerin sayısı arttı. Adnan Oktar'ın bu gençlerle yaptığı sohbetlerin konuları arasında vatan ve millet sevgisi, büyük önder Atatürk'ün izinde yürümenin önemi, yaratılışın delilleri, Peygamber Efendimiz (sav)'in örnek ahlakı, Kuran'da Rabbimiz'in bildirdiği ahlaki değerler ve materyalizmin, ateizmin ve Darwinizm'in geçersizliği yer alıyordu. Bu dönemde ve bundan sonraki hayatı boyunca da Sayın Adnan Oktar pek çok insanın iman etmesine ve din ahlakına uygun yaşamasına vesile oldu.

    Sayın Oktar, kendisine yaklaşık 30 yıllık ilmi mücadelesi boyunca çeşitli komplolar kuran, akıl ve mantık dışı iftiralarla karalamaya çalışanlara karşı her zaman affedici ve merhamet edici oldu. Yüce Allah'ın "...Sen, en güzel olan bir tarzda (kötülüğü) uzaklaştır..." (Fussilet Suresi, 34) ayetiyle bildirdiği ahlaka uyan Sayın Adnan Oktar aleyhinde bugüne kadar kurulan tüm tuzaklar bozulmuştur. Allah'ın izniyle, bu olayda da hak muhakkak ortaya çıkacak, Sayın Oktar'ın masumluğu bir kez daha teyit edilecektir.

    Sayın Adnan Oktar, içinde olduğu bütün bu koşullar altında dahi halen büyük bir şevk ve azimle kitap çalışmalarına devam etmekte ve insanları güzel ahlakı yaşamaya çağırmaktadır.


  9. 19.Mart.2010, 02:49
    17
    kuzey
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 19.Mart.2010
    Üye No: 74347
    Mesaj Sayısı: 4
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    --->: Harun Yahya ile ilgili bilgisi olanlar lütfen paylaşsın (Bu adam kimdir, Kitapları güvenilir

    PEYGAMBERİMİZ (S.A.V.)' İN EHLİ KİTAP İLE İLGİLİ BAZI HADİSLERİ

    1. Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur:

    "Bir zimmiyi (sorumluluk altına alınan kişi) haksız yere öldüren cennetin kokusunu duyamaz. Halbuki onun kokusunu kırk yıllık yoldan duyabilir." (Buhari, Cizye, 5)

    2. Peygamber Efendimiz (sav),

    "Her kim zımmiye zulmeder veya taşımaktan aciz olduğu yükü yüklerse, o kimsenin hasmıyım"

    3. "Kim bir muahime zulmeder veya gücünün üstünde bir iş yükler ya da zorla ondan bir şey alırsa kıyamet günü ben onun hasmıyım."
    (Ebu Davud, Harac, 31-33)


    4. "Kim bir zimmiye eziyet ederse ben onun davacısıyım. Ben kime (bu dünyada) davacı olursam, kıyamet gününde de davacı olurum."
    (Acluni, Keşfu'l-Hafa' II, 218)




    5. Hz. Peygamber buyuruyor:

    "Sakının! Kim, böyle insanlara (yani kendileriyle anlaşma yapılmış olanlara) zalim ve sert olursa, onların haklarını kısarsa veya tahammül edebileceğinden fazlasını yüklerse veya hür iradeleri dışında onlardan bir şey alırsa, hüküm günü onlardan ben davacı olacağım." (Ebu Davut, Cihat; (İslamda Devlet Nizamı, Ebu-l A'la-El Mevdudi, Hilal Yayınları, 1967, s. 71)

    6. Hz. Ömer zamanında fethedilen ülkelerin hiçbirinde, tek bir ibadet yerine bile, hiçbir zaman saygısıda kusur edilmemiştir. Ebu Yusuf yazıyor:

    "Bütün ibadet yerleri olduğu gibi bırakıldı. Ne onlar yerle bir edildi, ne de mağluplar eşya ve mallarından yoksun bırakıldı." (Ebu Yusuf, Kitab-ül Haraç; İslamda Devlet Nizamı, Ebu-l A'la-El Mevdudi, Hilal Yayınları, 1967, s. 74)

    7. Hz. Ali:

    "Her kim ki bizim zımmimizdir, onun kanı bizimki kadar kutsaldır, malları bizim mallarımız kadar tecavüzden masundur" dedi. Başka bir kaynakta, Hz. Ali'nin şöyle dediği naklediliyor: "Zımmi durumunu açıkça kabul edenlerin malları ve hayatları bizimki (yani Müslümanlarınki) gibi kutsaldır." (İslamda Devlet Nizamı, Ebu-l A'la-El Mevdudi, Hilal Yayınları, 1967, s. 76)

    8. Hz. Peygamber (s.a.v.), Hıristiyan olan İbn Harris b. Ka'b ve dindaşlarına yazdırdığı anlaşma metninde:

    "Şarkta ve Grapta yaşayan tüm hıristiyanların dinleri, kiliseleri, canları, ırzları ve malları Allah'ın, Peygamber'in ve tüm müminlerin himayesindedir. Nasraniyet dini üzere yaşayanlardan hiç kimse kerhen İslam'a icbar edilmeyecektir. Hıristiyanlardan birisi herhangi bir cinayete veya haksızlığa maruz kalırsa müslümanlar ona yardım etmek zorundadırlar" maddelerini yazdırdıktan sonra: "Ehl-i Kitap ile ancak en güzel yöntemlerle mücadele edin...(Ankebut, 29/46) ayetini okudu. (İbn Hişam, Ebu Muhammed Abdulmelik, (v.218/834), es-Siretü'n-Nebeviyye, Daru't-Turasi'l-Arabiyye, Beyrut, 1396/1971, IV/241-242; Hamidullah, el-Vesaik, s.154-155, No.96-97; Doğu Batı kaynaklarında birlikte yaşama, s.95)



  10. 19.Mart.2010, 02:49
    17
    kuzey - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye
    PEYGAMBERİMİZ (S.A.V.)' İN EHLİ KİTAP İLE İLGİLİ BAZI HADİSLERİ

    1. Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur:

    "Bir zimmiyi (sorumluluk altına alınan kişi) haksız yere öldüren cennetin kokusunu duyamaz. Halbuki onun kokusunu kırk yıllık yoldan duyabilir." (Buhari, Cizye, 5)

    2. Peygamber Efendimiz (sav),

    "Her kim zımmiye zulmeder veya taşımaktan aciz olduğu yükü yüklerse, o kimsenin hasmıyım"

    3. "Kim bir muahime zulmeder veya gücünün üstünde bir iş yükler ya da zorla ondan bir şey alırsa kıyamet günü ben onun hasmıyım."
    (Ebu Davud, Harac, 31-33)


    4. "Kim bir zimmiye eziyet ederse ben onun davacısıyım. Ben kime (bu dünyada) davacı olursam, kıyamet gününde de davacı olurum."
    (Acluni, Keşfu'l-Hafa' II, 218)




    5. Hz. Peygamber buyuruyor:

    "Sakının! Kim, böyle insanlara (yani kendileriyle anlaşma yapılmış olanlara) zalim ve sert olursa, onların haklarını kısarsa veya tahammül edebileceğinden fazlasını yüklerse veya hür iradeleri dışında onlardan bir şey alırsa, hüküm günü onlardan ben davacı olacağım." (Ebu Davut, Cihat; (İslamda Devlet Nizamı, Ebu-l A'la-El Mevdudi, Hilal Yayınları, 1967, s. 71)

    6. Hz. Ömer zamanında fethedilen ülkelerin hiçbirinde, tek bir ibadet yerine bile, hiçbir zaman saygısıda kusur edilmemiştir. Ebu Yusuf yazıyor:

    "Bütün ibadet yerleri olduğu gibi bırakıldı. Ne onlar yerle bir edildi, ne de mağluplar eşya ve mallarından yoksun bırakıldı." (Ebu Yusuf, Kitab-ül Haraç; İslamda Devlet Nizamı, Ebu-l A'la-El Mevdudi, Hilal Yayınları, 1967, s. 74)

    7. Hz. Ali:

    "Her kim ki bizim zımmimizdir, onun kanı bizimki kadar kutsaldır, malları bizim mallarımız kadar tecavüzden masundur" dedi. Başka bir kaynakta, Hz. Ali'nin şöyle dediği naklediliyor: "Zımmi durumunu açıkça kabul edenlerin malları ve hayatları bizimki (yani Müslümanlarınki) gibi kutsaldır." (İslamda Devlet Nizamı, Ebu-l A'la-El Mevdudi, Hilal Yayınları, 1967, s. 76)

    8. Hz. Peygamber (s.a.v.), Hıristiyan olan İbn Harris b. Ka'b ve dindaşlarına yazdırdığı anlaşma metninde:

    "Şarkta ve Grapta yaşayan tüm hıristiyanların dinleri, kiliseleri, canları, ırzları ve malları Allah'ın, Peygamber'in ve tüm müminlerin himayesindedir. Nasraniyet dini üzere yaşayanlardan hiç kimse kerhen İslam'a icbar edilmeyecektir. Hıristiyanlardan birisi herhangi bir cinayete veya haksızlığa maruz kalırsa müslümanlar ona yardım etmek zorundadırlar" maddelerini yazdırdıktan sonra: "Ehl-i Kitap ile ancak en güzel yöntemlerle mücadele edin...(Ankebut, 29/46) ayetini okudu. (İbn Hişam, Ebu Muhammed Abdulmelik, (v.218/834), es-Siretü'n-Nebeviyye, Daru't-Turasi'l-Arabiyye, Beyrut, 1396/1971, IV/241-242; Hamidullah, el-Vesaik, s.154-155, No.96-97; Doğu Batı kaynaklarında birlikte yaşama, s.95)



  11. 19.Mart.2010, 02:50
    18
    kuzey
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 19.Mart.2010
    Üye No: 74347
    Mesaj Sayısı: 4
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    --->: Harun Yahya ile ilgili bilgisi olanlar lütfen paylaşsın (Bu adam kimdir, Kitapları güvenilir

    Kitap Ehli'nin İçinde İman Edenler Olduğu ve Güzel Yönleri

    Siz, insanlar için çıkarılmış hayırlı bir ümmetsiniz; maruf (iyi ve İslam'a uygun) olanı emreder, münker olandan sakındırır ve Allah'a iman edersiniz. Kitap Ehli de inanmış olsaydı, elbette kendileri için hayırlı olurdu. İçlerinden iman edenler vardır....
    (Al-i İmran Suresi, 110)

    Onların hepsi bir değildir. Kitap Ehli'nden bir topluluk vardır ki, gece vaktinde ayakta durup Allah'ın ayetlerini okuyarak secdeye kapanırlar. (Al-i İmran Suresi, 113)

    Bunlar, Allah'a ve ahiret gününe iman eder, maruf olanı emreder, münker olandan sakındırır ve hayırlarda yarışırlar. İşte bunlar salih olanlardandır. (Al-i İmran Suresi, 114)

    Onlar hayırdan her ne yaparlarsa, elbette ondan yoksun bırakılmazlar. Allah, muttakileri bilendir. (Al-i İmran Suresi, 115)

    Şüphesiz, Kitap Ehlinden, Allah'a; size indirilene ve kendilerine indirilene -Allah'a derin saygı gösterenler olarak- inananlar vardır. Onlar Allah'ın ayetlerine karşılık olarak az bir değeri satın almazlar. İşte bunların Rableri Katında ecirleri vardır. Şüphesiz Allah, hesabı çok çabuk görendir. (Al-i İmran Suresi, 199)

    Bu (Kur'an)dan önce, kitap verdiklerimiz buna inanmaktadırlar. (Kasas Suresi, 52)

    Onlara okunduğu zaman: "Biz ona inandık, gerçekten o, Rabbimiz'den olan bir haktır, şüphesiz biz bundan önce de Müslümanlar idik" derler. (Kasas Suresi, 53)

    Hz. Muhammed'e Kuran İndirildiği İçin Sevinenler

    İçlerinden İman Edenler İçin Korku Yoktur


    Şüphesiz, iman edenler(le) Yahudiler, Hıristiyanlar ve Sabiiler(den kim) Allah'a ve ahiret gününe iman eder ve salih amellerde bulunursa, artık onların Allah Katında ecirleri vardır. Onlara korku yoktur ve onlar mahzun olmayacaklardır.
    (Bakara Suresi, 62)

    Gerçek şu ki, iman edenlerle Yahudiler, Sabiîler ve Hıristiyanlardan Allah'a, ahiret gününe inanan ve salih amellerde bulunanlar; onlar için korku yoktur, onlar mahzun da olmayacaklardır.</B< u>> (Maide Suresi, 69)

    Kendilerine verdiğimiz Kitab'ı gereği gibi okuyanlar, işte ona iman edenler bunlardır. Kim de onu inkar ederse, artık onlar hüsrana uğrayanların ta kendileridir. (Bakara Suresi, 121)

    İyilik yaparak kendini Allah'a teslim eden ve hanif (tevhidi) olan İbrahim'in dinine uyandan daha güzel din'li kimdir? Allah, İbrahim'i dost edinmiştir. (Nisa Suresi, 125)

    Ancak onlardan (Yahudilerden) ilimde derinleşenler ile mü'minler, sana indirilene ve senden önce indirilene inanırlar. Namazı dosdoğru kılanlar, zekatı verenler, Allah'a ve ahiret gününe inananlar; işte bunlar, Biz bunlara büyük bir ecir vereceğiz. (Nisa Suresi, 162)

    Kitap Ehli'nin Yemeğinin Müslümanlara Helal Olması

    Bugün size temiz olan şeyler helal kılındı. (Kendilerine) Kitap verilenlerin yemeği size helal, sizin de yemeğiniz onlara helaldir. Mü'minlerden özgür ve iffetli kadınlar ile sizden önce (kendilerine) kitap verilenlerden özgür ve iffetli kadınlar da, namuslu, fuhuşta bulunmayan ve gizlice dostlar edinmemişler olarak -onlara ücretlerini (mehirlerini) ödediğiniz takdirde- size (helal kılındı.) Kim imanı tanımayıp küfre saparsa, elbette onun yaptığı boşa çıkmıştır. O ahirette hüsrana uğrayanlardandır. (Maide Suresi, 5)

    Hz. İbrahim'in Hanif Dinine Uymak

    Deyin ki: "Biz Allah'a; bize indirilene, İbrahim, İsmail, İshak, Yakub ve torunlarına indirilene, Musa ve İsa'ya verilen ile peygamberlere Rabbinden verilene iman ettik. Onlardan hiçbirini diğerinden ayırt etmeyiz ve biz O'na teslim olmuşlarız." (Bakara Suresi, 136)

    Şayet onlar da, sizin inandığınız gibi inanırlarsa, kuşkusuz doğru yolu bulmuş olurlar; yok eğer yüz çevirirlerse, onlar elbette bir (çelişki ve) aykırılık içindedirler. Sana onlara karşı Allah yeter. O, işitendir, bilendir. (Bakara Suresi, 137)

    Müslümanların Kitap Ehli'ne Daveti

    De ki: "Ey Kitap Ehli, bizimle sizin aranızda müşterek (olan) bir kelimeye (tevhide) gelin. Allah'tan başkasına kulluk etmeyelim, O'na hiçbir şeyi ortak koşmayalım ve Allah'ı bırakıp bir kısmımız (diğer) bir kısmımızı Rabler edinmeyelim." Eğer yine yüz çevirirlerse, deyin ki: "Şahid olun, biz gerçekten Müslümanlarız." (Al-i İmran Suresi, 64)

    Doğrusu, insanların İbrahim'e en yakın olanı, ona uyanlar ve bu peygamber ile iman edenlerdir. Allah, mü'minlerin velisidir. (Al-i İmran Suresi, 68)

    Elçiyi Tanımaları

    Bizim kendilerine kitap verdiklerimiz, onu, çocuklarını tanır gibi tanırlar. Kendilerini hüsrana uğratanlar; işte onlar inanmayanlardır. (En’am Suresi, 20)

    KURAN'DA EHL-İ KİTABA KARŞI HOŞGÖRÜ

    De ki: "Ey Kitap Ehli, bizimle sizin aranızda müşterek (olan) bir kelimeye (tevhide) gelin. Allah'tan başkasına kulluk etmeyelim, O'na hiç bir şeyi ortak koşmayalım ve Allah'ı bırakıp bir kısmımız (diğer) bir kısmımızı Rabler edinmeyelim." Eğer yine yüz çevirirlerse, deyin ki: "Şahid olun, biz gerçekten müslümanlarız." (Al-i İmran Suresi, 64)

    Bugün size temiz olan şeyler helal kılındı. (Kendilerine) Kitap verilenlerin yemeği size helal, sizin de yemeğiniz onlara helaldir. Mü'minlerden özgür ve iffetli kadınlar ile sizden önce (kendilerine) kitap verilenlerden özgür ve iffetli kadınlar da, namuslu, fuhuşta bulunmayan ve gizlice dostlar edinmemişler olarak -onlara ücretlerini (mehirlerini) ödediğiniz takdirde- size (helal kılındı.) Kim imanı tanımayıp küfre saparsa, elbette onun yaptığı boşa çıkmıştır. O ahirette hüsrana uğrayanlardandır. (Maide Suresi, 5)

    Şüphesiz, Kitap Ehlinden, Allah'a; size indirilene ve kendilerine indirilene -Allah'a derin saygı gösterenler olarak- inananlar vardır. Onlar Allah'ın ayetlerine karşılık olarak az bir değeri satın almazlar. İşte bunların Rableri katında ecirleri vardır. Şüphesiz Allah, hesabı çok çabuk görendir. (Al-i İmran Suresi, 199)

    Rabbinin yoluna hikmetle ve güzel öğütle çağır ve onlarla en güzel bir biçimde mücadele et. Şüphesiz senin Rabbin yolundan sapanı bilendir ve hidayete ereni de bilendir. (Nahl Suresi, 125)

    ...Onlardan, iman edenlere sevgi bakımından en yakın olarak da: "hıristiyanlarız" diyenleri bulursun. Bu, onlardan (birtakım) papaz ve rahiplerin olması ve onların gerçekte büyüklük taslamamaları nedeniyledir. (Maide Suresi, 82)

    İçlerinde zulmedenleri hariç olmak üzere, Kitap Ehliyle en güzel olan bir tarzın dışında mücadele etmeyin. Ve deyin ki: "Bize ve size indirilene iman ettik; bizim ilahımız da, sizin ilahınız da birdir ve biz O'na teslim olmuşuz." (Ankebut Suresi, 46)

    ...Kitap Ehli'nden bir topluluk vardır ki, gece vaktinde ayakta durup Allah'ın ayetlerini okuyarak secdeye kapanırlar. Bunlar, Allah'a ve ahiret gününe iman eder, maruf olanı emreder, münker olandan sakındırır ve hayırlarda yarışırlar. İşte bunlar salih olanlardandır. Onlar hayırdan her ne yaparlarsa, elbette ondan yoksun bırakılmazlar. Allah, muttakileri bilendir. (Al-i İmran Suresi, 113-115)

    Gerçek şu ki, iman edenlerle yahudiler, sabiîler ve hıristiyanlardan Allah'a, ahiret gününe inanan ve salih amellerde bulunanlar; onlar için korku yoktur, onlar mahzun da olmayacaklardır. (Maide Suresi, 69)

    Allah, sizinle din konusunda savaşmayan, sizi yurtlarınızdan sürüp-çıkarmayanlara iyilik yapmanızdan ve onlara adaletli davranmanızdan sizi sakındırmaz. Çünkü Allah, adalet yapanları sever. (Mümtehine Suresi, 8)



  12. 19.Mart.2010, 02:50
    18
    kuzey - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye
    Kitap Ehli'nin İçinde İman Edenler Olduğu ve Güzel Yönleri

    Siz, insanlar için çıkarılmış hayırlı bir ümmetsiniz; maruf (iyi ve İslam'a uygun) olanı emreder, münker olandan sakındırır ve Allah'a iman edersiniz. Kitap Ehli de inanmış olsaydı, elbette kendileri için hayırlı olurdu. İçlerinden iman edenler vardır....
    (Al-i İmran Suresi, 110)

    Onların hepsi bir değildir. Kitap Ehli'nden bir topluluk vardır ki, gece vaktinde ayakta durup Allah'ın ayetlerini okuyarak secdeye kapanırlar. (Al-i İmran Suresi, 113)

    Bunlar, Allah'a ve ahiret gününe iman eder, maruf olanı emreder, münker olandan sakındırır ve hayırlarda yarışırlar. İşte bunlar salih olanlardandır. (Al-i İmran Suresi, 114)

    Onlar hayırdan her ne yaparlarsa, elbette ondan yoksun bırakılmazlar. Allah, muttakileri bilendir. (Al-i İmran Suresi, 115)

    Şüphesiz, Kitap Ehlinden, Allah'a; size indirilene ve kendilerine indirilene -Allah'a derin saygı gösterenler olarak- inananlar vardır. Onlar Allah'ın ayetlerine karşılık olarak az bir değeri satın almazlar. İşte bunların Rableri Katında ecirleri vardır. Şüphesiz Allah, hesabı çok çabuk görendir. (Al-i İmran Suresi, 199)

    Bu (Kur'an)dan önce, kitap verdiklerimiz buna inanmaktadırlar. (Kasas Suresi, 52)

    Onlara okunduğu zaman: "Biz ona inandık, gerçekten o, Rabbimiz'den olan bir haktır, şüphesiz biz bundan önce de Müslümanlar idik" derler. (Kasas Suresi, 53)

    Hz. Muhammed'e Kuran İndirildiği İçin Sevinenler

    İçlerinden İman Edenler İçin Korku Yoktur


    Şüphesiz, iman edenler(le) Yahudiler, Hıristiyanlar ve Sabiiler(den kim) Allah'a ve ahiret gününe iman eder ve salih amellerde bulunursa, artık onların Allah Katında ecirleri vardır. Onlara korku yoktur ve onlar mahzun olmayacaklardır.
    (Bakara Suresi, 62)

    Gerçek şu ki, iman edenlerle Yahudiler, Sabiîler ve Hıristiyanlardan Allah'a, ahiret gününe inanan ve salih amellerde bulunanlar; onlar için korku yoktur, onlar mahzun da olmayacaklardır.</B< u>> (Maide Suresi, 69)

    Kendilerine verdiğimiz Kitab'ı gereği gibi okuyanlar, işte ona iman edenler bunlardır. Kim de onu inkar ederse, artık onlar hüsrana uğrayanların ta kendileridir. (Bakara Suresi, 121)

    İyilik yaparak kendini Allah'a teslim eden ve hanif (tevhidi) olan İbrahim'in dinine uyandan daha güzel din'li kimdir? Allah, İbrahim'i dost edinmiştir. (Nisa Suresi, 125)

    Ancak onlardan (Yahudilerden) ilimde derinleşenler ile mü'minler, sana indirilene ve senden önce indirilene inanırlar. Namazı dosdoğru kılanlar, zekatı verenler, Allah'a ve ahiret gününe inananlar; işte bunlar, Biz bunlara büyük bir ecir vereceğiz. (Nisa Suresi, 162)

    Kitap Ehli'nin Yemeğinin Müslümanlara Helal Olması

    Bugün size temiz olan şeyler helal kılındı. (Kendilerine) Kitap verilenlerin yemeği size helal, sizin de yemeğiniz onlara helaldir. Mü'minlerden özgür ve iffetli kadınlar ile sizden önce (kendilerine) kitap verilenlerden özgür ve iffetli kadınlar da, namuslu, fuhuşta bulunmayan ve gizlice dostlar edinmemişler olarak -onlara ücretlerini (mehirlerini) ödediğiniz takdirde- size (helal kılındı.) Kim imanı tanımayıp küfre saparsa, elbette onun yaptığı boşa çıkmıştır. O ahirette hüsrana uğrayanlardandır. (Maide Suresi, 5)

    Hz. İbrahim'in Hanif Dinine Uymak

    Deyin ki: "Biz Allah'a; bize indirilene, İbrahim, İsmail, İshak, Yakub ve torunlarına indirilene, Musa ve İsa'ya verilen ile peygamberlere Rabbinden verilene iman ettik. Onlardan hiçbirini diğerinden ayırt etmeyiz ve biz O'na teslim olmuşlarız." (Bakara Suresi, 136)

    Şayet onlar da, sizin inandığınız gibi inanırlarsa, kuşkusuz doğru yolu bulmuş olurlar; yok eğer yüz çevirirlerse, onlar elbette bir (çelişki ve) aykırılık içindedirler. Sana onlara karşı Allah yeter. O, işitendir, bilendir. (Bakara Suresi, 137)

    Müslümanların Kitap Ehli'ne Daveti

    De ki: "Ey Kitap Ehli, bizimle sizin aranızda müşterek (olan) bir kelimeye (tevhide) gelin. Allah'tan başkasına kulluk etmeyelim, O'na hiçbir şeyi ortak koşmayalım ve Allah'ı bırakıp bir kısmımız (diğer) bir kısmımızı Rabler edinmeyelim." Eğer yine yüz çevirirlerse, deyin ki: "Şahid olun, biz gerçekten Müslümanlarız." (Al-i İmran Suresi, 64)

    Doğrusu, insanların İbrahim'e en yakın olanı, ona uyanlar ve bu peygamber ile iman edenlerdir. Allah, mü'minlerin velisidir. (Al-i İmran Suresi, 68)

    Elçiyi Tanımaları

    Bizim kendilerine kitap verdiklerimiz, onu, çocuklarını tanır gibi tanırlar. Kendilerini hüsrana uğratanlar; işte onlar inanmayanlardır. (En’am Suresi, 20)

    KURAN'DA EHL-İ KİTABA KARŞI HOŞGÖRÜ

    De ki: "Ey Kitap Ehli, bizimle sizin aranızda müşterek (olan) bir kelimeye (tevhide) gelin. Allah'tan başkasına kulluk etmeyelim, O'na hiç bir şeyi ortak koşmayalım ve Allah'ı bırakıp bir kısmımız (diğer) bir kısmımızı Rabler edinmeyelim." Eğer yine yüz çevirirlerse, deyin ki: "Şahid olun, biz gerçekten müslümanlarız." (Al-i İmran Suresi, 64)

    Bugün size temiz olan şeyler helal kılındı. (Kendilerine) Kitap verilenlerin yemeği size helal, sizin de yemeğiniz onlara helaldir. Mü'minlerden özgür ve iffetli kadınlar ile sizden önce (kendilerine) kitap verilenlerden özgür ve iffetli kadınlar da, namuslu, fuhuşta bulunmayan ve gizlice dostlar edinmemişler olarak -onlara ücretlerini (mehirlerini) ödediğiniz takdirde- size (helal kılındı.) Kim imanı tanımayıp küfre saparsa, elbette onun yaptığı boşa çıkmıştır. O ahirette hüsrana uğrayanlardandır. (Maide Suresi, 5)

    Şüphesiz, Kitap Ehlinden, Allah'a; size indirilene ve kendilerine indirilene -Allah'a derin saygı gösterenler olarak- inananlar vardır. Onlar Allah'ın ayetlerine karşılık olarak az bir değeri satın almazlar. İşte bunların Rableri katında ecirleri vardır. Şüphesiz Allah, hesabı çok çabuk görendir. (Al-i İmran Suresi, 199)

    Rabbinin yoluna hikmetle ve güzel öğütle çağır ve onlarla en güzel bir biçimde mücadele et. Şüphesiz senin Rabbin yolundan sapanı bilendir ve hidayete ereni de bilendir. (Nahl Suresi, 125)

    ...Onlardan, iman edenlere sevgi bakımından en yakın olarak da: "hıristiyanlarız" diyenleri bulursun. Bu, onlardan (birtakım) papaz ve rahiplerin olması ve onların gerçekte büyüklük taslamamaları nedeniyledir. (Maide Suresi, 82)

    İçlerinde zulmedenleri hariç olmak üzere, Kitap Ehliyle en güzel olan bir tarzın dışında mücadele etmeyin. Ve deyin ki: "Bize ve size indirilene iman ettik; bizim ilahımız da, sizin ilahınız da birdir ve biz O'na teslim olmuşuz." (Ankebut Suresi, 46)

    ...Kitap Ehli'nden bir topluluk vardır ki, gece vaktinde ayakta durup Allah'ın ayetlerini okuyarak secdeye kapanırlar. Bunlar, Allah'a ve ahiret gününe iman eder, maruf olanı emreder, münker olandan sakındırır ve hayırlarda yarışırlar. İşte bunlar salih olanlardandır. Onlar hayırdan her ne yaparlarsa, elbette ondan yoksun bırakılmazlar. Allah, muttakileri bilendir. (Al-i İmran Suresi, 113-115)

    Gerçek şu ki, iman edenlerle yahudiler, sabiîler ve hıristiyanlardan Allah'a, ahiret gününe inanan ve salih amellerde bulunanlar; onlar için korku yoktur, onlar mahzun da olmayacaklardır. (Maide Suresi, 69)

    Allah, sizinle din konusunda savaşmayan, sizi yurtlarınızdan sürüp-çıkarmayanlara iyilik yapmanızdan ve onlara adaletli davranmanızdan sizi sakındırmaz. Çünkü Allah, adalet yapanları sever. (Mümtehine Suresi, 8)



  13. 19.Mart.2010, 03:06
    19
    kuzey
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 19.Mart.2010
    Üye No: 74347
    Mesaj Sayısı: 4
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    --->: Harun Yahya ile ilgili bilgisi olanlar lütfen paylaşsın (Bu adam kimdir, Kitapları güvenilir

    Pek kıymetli kardeşlerim ben dindar bir aileden gelmeyip Allah CC'in izniyle Harun Yahya'nın eserleriyle imana kavuşmuş ve Ehli Sünnet bir kardeşiniz olarak her Müslüman kardeşim gibi Resulullah Hazretlerinin yolunu kendine rehber edinmiş bir kardeşinizim.

    Bugün hala Müslümanların kanını akıtmaya, Müslümanları terörist gösterme gayretinde olan darwinist dünya düzenini kuran masonlara karşı Harun Yahya'nın ezici bir darbe vurduğunu bütün dünya gibi bizlerde öğrenmiş bulunuyoruz. "Yaratılış Atlası" kitabının kahredici etkisiyle ateistler, darwinistler, komünistler, faşistler, materyalistler.... ezilmiş ve rezil olmuşlardır.

    Harun Yahya'nın Yahudilerle ilgili sözlerini hem okudum hem www.harunyahya.tv adresinden canlı röportajlarından dinledim.
    Ateist siyonistlerle 3000 yıldır Hz. Musa'ya sadaketle bağlı dindar musevileri birbirinden ayırt etmemiz gerektiğini ifade ediyor ve bu konuda Kuran Ayetlerini ve Peygamber Efendimiz'in Hadisi Şeriflerini ve Kitap Ehliyle olan münasebetlerini anlatıyor.

    Hürmet ve dualarla kardeşlerim. Allah'a emanet olunuz. Rabbimiz hepimizin hidayetlerini arttırsın inşa'Allah.


  14. 19.Mart.2010, 03:06
    19
    kuzey - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye
    Pek kıymetli kardeşlerim ben dindar bir aileden gelmeyip Allah CC'in izniyle Harun Yahya'nın eserleriyle imana kavuşmuş ve Ehli Sünnet bir kardeşiniz olarak her Müslüman kardeşim gibi Resulullah Hazretlerinin yolunu kendine rehber edinmiş bir kardeşinizim.

    Bugün hala Müslümanların kanını akıtmaya, Müslümanları terörist gösterme gayretinde olan darwinist dünya düzenini kuran masonlara karşı Harun Yahya'nın ezici bir darbe vurduğunu bütün dünya gibi bizlerde öğrenmiş bulunuyoruz. "Yaratılış Atlası" kitabının kahredici etkisiyle ateistler, darwinistler, komünistler, faşistler, materyalistler.... ezilmiş ve rezil olmuşlardır.

    Harun Yahya'nın Yahudilerle ilgili sözlerini hem okudum hem www.harunyahya.tv adresinden canlı röportajlarından dinledim.
    Ateist siyonistlerle 3000 yıldır Hz. Musa'ya sadaketle bağlı dindar musevileri birbirinden ayırt etmemiz gerektiğini ifade ediyor ve bu konuda Kuran Ayetlerini ve Peygamber Efendimiz'in Hadisi Şeriflerini ve Kitap Ehliyle olan münasebetlerini anlatıyor.

    Hürmet ve dualarla kardeşlerim. Allah'a emanet olunuz. Rabbimiz hepimizin hidayetlerini arttırsın inşa'Allah.


  15. 19.Mart.2010, 11:00
    20
    demirtekin
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 19.Mart.2010
    Üye No: 74351
    Mesaj Sayısı: 1
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 40

    --->: Harun Yahya ile ilgili bilgisi olanlar lütfen paylaşsın (Bu adam kimdir, Kitapları güvenilir

    Ben tüm Sayın Harun Yahya (Adnan Oktar) eserlerini ve çalışmalarını harunyahya.com ve harunyahya.tv sitelerinden takip ediyorum (geçmişte başından geçenleri ve hala bazı çevrelerin kendisiyle nasıl uğraştıklarını da takip ediyorum). Kendisi ve talebeleri islamın hayrına çalışan, islam birliği için canla başla çalışan insanlar. Hatta bu birlik için Türkiye müslümanlarına çok iş düştüğünü de her fırsatta vurguluyor. Ahir zamanda olduğumuzu delilleriyle anlatıyor ve islamın hakimiyetine tüm müslümanları dua etmeye çağırıyor. Gayri müslümleri de tavhid inancına davet edip , Kur'an daki kitap ehli hükümlerini uygulamayı teşvik ediyor. Şu an insanlığın üzerindeki en büyük bela olan materyalizmin etkisi olan sevgisizliğe karşı çetin bir mücadele veriyor. Açıkçası bence şu an yeryüzünde insanları sevgiye, kardeşliğe, barışa davet eden, yani islam olmanın temel özelliklerini en yoğun biçimde eserleriyle ve çalışmalarıyla ortaya koyan islami önderlerden biri.

    Allah kendisinden razı olsun, yar ve yardımcısı olsun.

    Bu siteye bugün üye oldum. Bu forumdaki bütün müslüman kardeşlerimi saygı ve sevgi ile selamlıyorum.


  16. 19.Mart.2010, 11:00
    20
    demirtekin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye
    Ben tüm Sayın Harun Yahya (Adnan Oktar) eserlerini ve çalışmalarını harunyahya.com ve harunyahya.tv sitelerinden takip ediyorum (geçmişte başından geçenleri ve hala bazı çevrelerin kendisiyle nasıl uğraştıklarını da takip ediyorum). Kendisi ve talebeleri islamın hayrına çalışan, islam birliği için canla başla çalışan insanlar. Hatta bu birlik için Türkiye müslümanlarına çok iş düştüğünü de her fırsatta vurguluyor. Ahir zamanda olduğumuzu delilleriyle anlatıyor ve islamın hakimiyetine tüm müslümanları dua etmeye çağırıyor. Gayri müslümleri de tavhid inancına davet edip , Kur'an daki kitap ehli hükümlerini uygulamayı teşvik ediyor. Şu an insanlığın üzerindeki en büyük bela olan materyalizmin etkisi olan sevgisizliğe karşı çetin bir mücadele veriyor. Açıkçası bence şu an yeryüzünde insanları sevgiye, kardeşliğe, barışa davet eden, yani islam olmanın temel özelliklerini en yoğun biçimde eserleriyle ve çalışmalarıyla ortaya koyan islami önderlerden biri.

    Allah kendisinden razı olsun, yar ve yardımcısı olsun.

    Bu siteye bugün üye oldum. Bu forumdaki bütün müslüman kardeşlerimi saygı ve sevgi ile selamlıyorum.


  17. 19.Mart.2010, 11:08
    21
    istanbulluyum
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 19.Mart.2010
    Üye No: 74349
    Mesaj Sayısı: 2
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    --->: Harun Yahya ile ilgili bilgisi olanlar lütfen paylaşsın (Bu adam kimdir, Kitapları güvenilir

    Peygamberimiz (s.a.v) gibi Allah sevgilisi birini bile sevmeyenler, ona düşman olanlar çıkmıştı. Hz. Mehdi’ye düşman olacak 70 bin sarıklının var olacağını Efendimiz (s.a.v) haber veriyor. Hz. Mehdi’nin geleceğini, onun talebesi olduğunu anlatan Harun Yahya’nın da etrafında düşmanları olmasından daha doğal ne olabilir…

    Müslüman kardeşlerimizin dikkat etmediği çok önemli bir gerçek var. Dünyada bir kısım insanların canları alındığı zaman meleklere “Biz iyi iş yapıyorduk” diye yemin edecekler. Bu kişiler samimi olarak kendilerinin iyi olduklarına inanıyorlar. Ama o sırada melekler onların canlarını sırtlarına vura vura alıyor. Allah bize bu kişilerin münafıklar olduğunu bildiriyor. “İçinizden birlikte davranan bir topluluktur” diyor Allah. Yani birlikte namaz kılıyor, birlikte oruç tutuyor olabilir. Hatta Allah bu kişilerle ilgili çok detaylar veriyor; örneğin “şirk koştuklarına bizzat kendileri şahit iken onların Allah’ın mescitlerini onarmaya hak ve yetkileri yoktur” deniliyor. Bu kişiler mescit onarmak istiyor olabilir ama aynı anda şirk koşuyorlar Allah bu yüzden onlara izin vermiyor. Yine Müslüman topluluğun içinde bir grup var ki onlar inkarcı sistem ile mücadeleye davet edildikleri zaman “ağır davrandıklarını” “evim açıkta”, “gücümüz yetseydi mücadele ederdik” dediklerini Kuran bize bildiriyor. Ticaret ve alışveriş gördüklerinde hemen Efendimiz (s.a.v)’i ayakta bırakıp onu terk edenler olduğu bildiriliyor. Bazı insanların Allah yolunda yaptıkları çabaları ve infakları eleştirenler olacağı bildiriliyor, “verdiğiniz sadakaları, yadırgayacaklar vardır” diyor Allah. Peygamberlere uyan kişilere “düşük akıllılar” denileceği yine bildiriliyor. “Alabildiğine ayıplayıp kötüleyen” kişilere itaat etmeyin diye bildiriyor Allah. Demek bunlar Müslüman’ların iyi yönlerini görmezden gelip alabildiğine ayıplayıp kötülüyor…. Allah’a iman ettiğini iddia eden bazı kişiler aynı zamanda “biz bu putlara bizi Allah’a yaklaştırsınlar diye tapıyoruz” diyorlar. Dikkat edin dillerinde Allah var, Allah’a yaklaşma isteği var ama amellerine bakın ne yapıyorlar? Münafıkların “Müslümanları acıların ve yıkımların sarmasını gözetleyip bekledikleri” Kuran’da bize bildiriliyor. Yani samimi müminlerden ölesiye nefret ediyorlar. Zaten Allah bunlara “öfkenizle ölün” şeklinde buyuruyor.

    Adnan Oktar’ın dinsizliğe yol açan fikir akımları ile (darwinizm, materyalizm, ateizm…) mücadele ettiğini cümle alem biliyor. Nefretlerinden her türlü yolla 1979’dan beri tüm güçleri ile saldırıyorlar. Dinsizler saldırırken, bir yandan Müslüman gibi görünen ama yukarıda özelliklerinden kısaca bahsettiğim münafık kafalı sözde dindarlar da saldırıyor. Tüm bu saldırılar karşısında Adnan Oktar’ın şu ayete göre davrandığını görüyorum ve onunla gurur duyuyorum:
    Hicr Suresi 94-95 ; Öyleyse sen emrolunduğun şeyi açıkça söyle ve müşriklere aldırış etme. O alay edenlere karşı Biz sana yeteriz.

    Alabildiğine ayıplayıp kötüleyen insanlar, “Adnan Oktar’ın dinsizliğe karşı yaptığı mücadele gibi bir mücadele yapın” ondan sonra bir söz söylemeye hakkınız olsun. Ama onun her gün televizyonda yayınlanan sohbetlerinde sizi teşvik ettiği İslam Hakimiyeti için mücadele size ağır geliyorsa, sıcak evinizde karınız çocuklarınızla yiyip içip, yan gelip yatıyorsanız, İslam için yıllarını hapishanede, akıl hastanesinde, ve kendisine düzenlenen suikast dahil sayısız tuzaktan kurtulmak için çaba harcayan birine ilişmeyin. Unutmayın “Allah dilediğini seçer”, “seçim size ait değildir”. Peygamber (s.a.v) geldiğinde o dönemin müşriklerinin “Efendimiz’i (s.a.v) çocuklarını tanır gibi tanıdıklarını” Kuran bize bildiriyor. Adnan Oktar’ın hayatına bakan herkes onun Allah dostu olduğunu (İNŞAALLAH) samimiyetle kavrar. Bildiğiniz bu gerçeği kıskançlıkla inkar için bir karalama gayreti içindeyseniz kendinizi bir gözden geçirin. Biliyorsunuz Hz. Yusuf’u da kardeşleri (düşünün öz kardeşleri) “Babamıza daha sevgili” diye kıskanmış ve kuyuya atmışlardı. Tabi öyle güzel ahlaklı bir insan Hz. Yakup’a daha sevgili olur. Eğer sizde Allah dostu olmak istiyorsanız, önce rahatınızı bozun ve Allah’ın dini için en az Adnan Oktar kadar mücadele edin, ‘ev mücahidliğinden’ kurtulun…..

    Bu mektubun amacı Kuran’ın bildirdiği “Onların nefislerine karşı etkileyici söz söyle…” -“insan apaçık ziyandadır ancak birbirine hakkı ve sabrı tavsiye edenler hariç” – “onlar ne kötü iş yapıyorlardı birbirlerine iyiliği emredip kötülükten men etmiyorlardı” ayetlerini yerine getirme gayreti olarak yazılmıştır. Tüm Müslüman kardeşlerime sevgi ve saygılarımla. Allah hepinizi en güzel cennet makamlarına yerleştirsin. Melekler sizleri şölenlerle cennet kapısında karşılasın….


  18. 19.Mart.2010, 11:08
    21
    Peygamberimiz (s.a.v) gibi Allah sevgilisi birini bile sevmeyenler, ona düşman olanlar çıkmıştı. Hz. Mehdi’ye düşman olacak 70 bin sarıklının var olacağını Efendimiz (s.a.v) haber veriyor. Hz. Mehdi’nin geleceğini, onun talebesi olduğunu anlatan Harun Yahya’nın da etrafında düşmanları olmasından daha doğal ne olabilir…

    Müslüman kardeşlerimizin dikkat etmediği çok önemli bir gerçek var. Dünyada bir kısım insanların canları alındığı zaman meleklere “Biz iyi iş yapıyorduk” diye yemin edecekler. Bu kişiler samimi olarak kendilerinin iyi olduklarına inanıyorlar. Ama o sırada melekler onların canlarını sırtlarına vura vura alıyor. Allah bize bu kişilerin münafıklar olduğunu bildiriyor. “İçinizden birlikte davranan bir topluluktur” diyor Allah. Yani birlikte namaz kılıyor, birlikte oruç tutuyor olabilir. Hatta Allah bu kişilerle ilgili çok detaylar veriyor; örneğin “şirk koştuklarına bizzat kendileri şahit iken onların Allah’ın mescitlerini onarmaya hak ve yetkileri yoktur” deniliyor. Bu kişiler mescit onarmak istiyor olabilir ama aynı anda şirk koşuyorlar Allah bu yüzden onlara izin vermiyor. Yine Müslüman topluluğun içinde bir grup var ki onlar inkarcı sistem ile mücadeleye davet edildikleri zaman “ağır davrandıklarını” “evim açıkta”, “gücümüz yetseydi mücadele ederdik” dediklerini Kuran bize bildiriyor. Ticaret ve alışveriş gördüklerinde hemen Efendimiz (s.a.v)’i ayakta bırakıp onu terk edenler olduğu bildiriliyor. Bazı insanların Allah yolunda yaptıkları çabaları ve infakları eleştirenler olacağı bildiriliyor, “verdiğiniz sadakaları, yadırgayacaklar vardır” diyor Allah. Peygamberlere uyan kişilere “düşük akıllılar” denileceği yine bildiriliyor. “Alabildiğine ayıplayıp kötüleyen” kişilere itaat etmeyin diye bildiriyor Allah. Demek bunlar Müslüman’ların iyi yönlerini görmezden gelip alabildiğine ayıplayıp kötülüyor…. Allah’a iman ettiğini iddia eden bazı kişiler aynı zamanda “biz bu putlara bizi Allah’a yaklaştırsınlar diye tapıyoruz” diyorlar. Dikkat edin dillerinde Allah var, Allah’a yaklaşma isteği var ama amellerine bakın ne yapıyorlar? Münafıkların “Müslümanları acıların ve yıkımların sarmasını gözetleyip bekledikleri” Kuran’da bize bildiriliyor. Yani samimi müminlerden ölesiye nefret ediyorlar. Zaten Allah bunlara “öfkenizle ölün” şeklinde buyuruyor.

    Adnan Oktar’ın dinsizliğe yol açan fikir akımları ile (darwinizm, materyalizm, ateizm…) mücadele ettiğini cümle alem biliyor. Nefretlerinden her türlü yolla 1979’dan beri tüm güçleri ile saldırıyorlar. Dinsizler saldırırken, bir yandan Müslüman gibi görünen ama yukarıda özelliklerinden kısaca bahsettiğim münafık kafalı sözde dindarlar da saldırıyor. Tüm bu saldırılar karşısında Adnan Oktar’ın şu ayete göre davrandığını görüyorum ve onunla gurur duyuyorum:
    Hicr Suresi 94-95 ; Öyleyse sen emrolunduğun şeyi açıkça söyle ve müşriklere aldırış etme. O alay edenlere karşı Biz sana yeteriz.

    Alabildiğine ayıplayıp kötüleyen insanlar, “Adnan Oktar’ın dinsizliğe karşı yaptığı mücadele gibi bir mücadele yapın” ondan sonra bir söz söylemeye hakkınız olsun. Ama onun her gün televizyonda yayınlanan sohbetlerinde sizi teşvik ettiği İslam Hakimiyeti için mücadele size ağır geliyorsa, sıcak evinizde karınız çocuklarınızla yiyip içip, yan gelip yatıyorsanız, İslam için yıllarını hapishanede, akıl hastanesinde, ve kendisine düzenlenen suikast dahil sayısız tuzaktan kurtulmak için çaba harcayan birine ilişmeyin. Unutmayın “Allah dilediğini seçer”, “seçim size ait değildir”. Peygamber (s.a.v) geldiğinde o dönemin müşriklerinin “Efendimiz’i (s.a.v) çocuklarını tanır gibi tanıdıklarını” Kuran bize bildiriyor. Adnan Oktar’ın hayatına bakan herkes onun Allah dostu olduğunu (İNŞAALLAH) samimiyetle kavrar. Bildiğiniz bu gerçeği kıskançlıkla inkar için bir karalama gayreti içindeyseniz kendinizi bir gözden geçirin. Biliyorsunuz Hz. Yusuf’u da kardeşleri (düşünün öz kardeşleri) “Babamıza daha sevgili” diye kıskanmış ve kuyuya atmışlardı. Tabi öyle güzel ahlaklı bir insan Hz. Yakup’a daha sevgili olur. Eğer sizde Allah dostu olmak istiyorsanız, önce rahatınızı bozun ve Allah’ın dini için en az Adnan Oktar kadar mücadele edin, ‘ev mücahidliğinden’ kurtulun…..

    Bu mektubun amacı Kuran’ın bildirdiği “Onların nefislerine karşı etkileyici söz söyle…” -“insan apaçık ziyandadır ancak birbirine hakkı ve sabrı tavsiye edenler hariç” – “onlar ne kötü iş yapıyorlardı birbirlerine iyiliği emredip kötülükten men etmiyorlardı” ayetlerini yerine getirme gayreti olarak yazılmıştır. Tüm Müslüman kardeşlerime sevgi ve saygılarımla. Allah hepinizi en güzel cennet makamlarına yerleştirsin. Melekler sizleri şölenlerle cennet kapısında karşılasın….


  19. 19.Mart.2010, 11:19
    22
    istanbulluyum
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 19.Mart.2010
    Üye No: 74349
    Mesaj Sayısı: 2
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    --->: Harun Yahya ile ilgili bilgisi olanlar lütfen paylaşsın (Bu adam kimdir, Kitapları güvenilir

    Adnan Oktar'ı kendi anlatımı ile fikirlerini tanımak isteyen röportajlarından seçme bölümlerin olduğu
    http://www.harunyahya.org/tr.m_short_videos_index.php
    sitesini ziyaret edebilir.


  20. 19.Mart.2010, 11:19
    22
    Adnan Oktar'ı kendi anlatımı ile fikirlerini tanımak isteyen röportajlarından seçme bölümlerin olduğu
    http://www.harunyahya.org/tr.m_short_videos_index.php
    sitesini ziyaret edebilir.


  21. 19.Mart.2010, 11:47
    23
    elif74
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 19.Mart.2010
    Üye No: 74353
    Mesaj Sayısı: 1
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 43

    --->: Harun Yahya ile ilgili bilgisi olanlar lütfen paylaşsın (Bu adam kimdir, Kitapları güvenilir

    verdiğiniz cevaplar için Allah razı olsun kardeşlerim,

    bir konuda daha ilave yapmak istiyorum, İnşaAllah. sayın harun yahya'nın kitaplarının başında Allah resulunun mührü bulunmaktadır. ama bu son sözü sadece kendisinin söylemek için yapması anlamına geldiğini doğru bulmuyorum. Son da ilk de Allah'ındır İnşaAllah hem şunu da ilave etmek gerekir ki sayın harun yahyanın her kitabının sonunda Bakara suresi 32. ayet muhakkak vardır.
    (Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım, İnşaAllah) "Sen Yücesin, bize öğrettiğinden başka bizim hiçbir bilgimiz yok. Gerçekten Sen, herşeyi bilen, hüküm ve hikmet sahibi olansın."

    zaten dikkat ederseniz röportajlarında da her zaman İnşaAllah ve MaşaAllah kelimelerini çok kullanmaktadır. Allah'ın dilemesi dışında hiçbir şeyin olamayacağını sürekli söylemektedir. ben de Elhamdülillah, kendisi sayesinde bu bakış açısını kazandığıma inanıyorum. Kuran'ı Kerim'in bize emrettiği şekilde hiç bir şey için şunu yapacağım dememeye çalışıyorum, hemen İnşaAllah diyorum ayrıca güzel bir şey gördüğümde ise MaşaAllah diyorum. çok şükür ki bunu ben kendisinden öğrendim, daha önce de Kuran okuyor olmama rağmen bu fark etmediğim belki de ayrıntı olarak düşündüğüm bir konuydu, ancak önemini röportajlarında izlediğim sayesinde öğrendim.


  22. 19.Mart.2010, 11:47
    23
    elif74 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye
    verdiğiniz cevaplar için Allah razı olsun kardeşlerim,

    bir konuda daha ilave yapmak istiyorum, İnşaAllah. sayın harun yahya'nın kitaplarının başında Allah resulunun mührü bulunmaktadır. ama bu son sözü sadece kendisinin söylemek için yapması anlamına geldiğini doğru bulmuyorum. Son da ilk de Allah'ındır İnşaAllah hem şunu da ilave etmek gerekir ki sayın harun yahyanın her kitabının sonunda Bakara suresi 32. ayet muhakkak vardır.
    (Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım, İnşaAllah) "Sen Yücesin, bize öğrettiğinden başka bizim hiçbir bilgimiz yok. Gerçekten Sen, herşeyi bilen, hüküm ve hikmet sahibi olansın."

    zaten dikkat ederseniz röportajlarında da her zaman İnşaAllah ve MaşaAllah kelimelerini çok kullanmaktadır. Allah'ın dilemesi dışında hiçbir şeyin olamayacağını sürekli söylemektedir. ben de Elhamdülillah, kendisi sayesinde bu bakış açısını kazandığıma inanıyorum. Kuran'ı Kerim'in bize emrettiği şekilde hiç bir şey için şunu yapacağım dememeye çalışıyorum, hemen İnşaAllah diyorum ayrıca güzel bir şey gördüğümde ise MaşaAllah diyorum. çok şükür ki bunu ben kendisinden öğrendim, daha önce de Kuran okuyor olmama rağmen bu fark etmediğim belki de ayrıntı olarak düşündüğüm bir konuydu, ancak önemini röportajlarında izlediğim sayesinde öğrendim.


  23. 19.Mart.2010, 13:44
    24
    metece
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 19.Mart.2010
    Üye No: 74360
    Mesaj Sayısı: 1
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    --->: Harun Yahya ile ilgili bilgisi olanlar lütfen paylaşsın (Bu adam kimdir, Kitapları güvenilir

    Harun Yahya Adnan Oktar'ın müstear ismi. Her gece saat 22:00de www.harunyahya.tv de canlı programı var. merak eden kişiler kendisini direk buradan seyredip fikir sahibi olabilir bence. Ben bir çok kitabını okudum. Eserlerinde Kuran ve sünnetleri temel alıyor. Bence hak yolda olan biri. Dünya Hayatının Gerçeği, Kavimlerin Helakı gibi kitapları çok ilginç. Ayrıca aynı Said Nursi nasıl kendi nefsine konuşarak kitaplarını yazmışsa, onu örnek aldığını söyleyen Harun Yahya da insanın vicdanını harekete geçirecek şekilde konuları ele alıyor. Benim onda gördüğüm en büyük farklardan biri ise bilimi öne çıkarması. Genelde tarikatlar bilimsel konuları ele almaz ama Harun Yahya Kuran'ın bilimle paralel olduğunu gösteriyor ve batılı bilimadamlarına onların en büyük putu olan bilimle saldırıyor. Önemli ve değerli bir kişi olduğuna inanıyorum. Üzerinde durduğu konular da müslümanların düşünmesi gereken acil konular.


  24. 19.Mart.2010, 13:44
    24
    Üye
    Harun Yahya Adnan Oktar'ın müstear ismi. Her gece saat 22:00de www.harunyahya.tv de canlı programı var. merak eden kişiler kendisini direk buradan seyredip fikir sahibi olabilir bence. Ben bir çok kitabını okudum. Eserlerinde Kuran ve sünnetleri temel alıyor. Bence hak yolda olan biri. Dünya Hayatının Gerçeği, Kavimlerin Helakı gibi kitapları çok ilginç. Ayrıca aynı Said Nursi nasıl kendi nefsine konuşarak kitaplarını yazmışsa, onu örnek aldığını söyleyen Harun Yahya da insanın vicdanını harekete geçirecek şekilde konuları ele alıyor. Benim onda gördüğüm en büyük farklardan biri ise bilimi öne çıkarması. Genelde tarikatlar bilimsel konuları ele almaz ama Harun Yahya Kuran'ın bilimle paralel olduğunu gösteriyor ve batılı bilimadamlarına onların en büyük putu olan bilimle saldırıyor. Önemli ve değerli bir kişi olduğuna inanıyorum. Üzerinde durduğu konular da müslümanların düşünmesi gereken acil konular.





+ Yorum Gönder
Git İlk 123 Son