Konusunu Oylayın.: Hz.Hızır yaşıyor mu? Hızır (as)ın yaşadığına dair deliliniz nedir?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Hz.Hızır yaşıyor mu? Hızır (as)ın yaşadığına dair deliliniz nedir?
  1. 27.Ekim.2012, 13:34
    13
    Seyyidbabar
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 26.Ekim.2012
    Üye No: 98301
    Mesaj Sayısı: 103
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2
    Bulunduğu yer: ığdır

    Cevap: Hz.Hızır yaşıyor mu? Hızır (as)ın yaşadığına dair deliliniz nedir?

    reklam


    Cevap: Hz.Hızır yaşıyor mu? Hızır (as)ın yaşadığına dair deliliniz nedir? isimli yazı www.Mumsema.comCevap: Hz.Hızır yaşıyor mu? Hızır (as)ın yaşadığına dair deliliniz nedir?
    Bak Kardeşim Hz.İsa Aleyhiselamın Ölmedigine Nasıl İnanıyorsan Hz.Hızır Aleyhiselamında Ölmedigine İnan
    Delil Tespit Peşine Düşmüşsün ...


  2. 27.Ekim.2012, 13:34
    13
    reklam


    Bak Kardeşim Hz.İsa Aleyhiselamın Ölmedigine Nasıl İnanıyorsan Hz.Hızır Aleyhiselamında Ölmedigine İnan
    Delil Tespit Peşine Düşmüşsün ...


  3. 27.Ekim.2012, 13:40
    14
    karadamlalar
    Kesintili Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Temmuz.2012
    Üye No: 96809
    Mesaj Sayısı: 1,627
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 17

    Cevap: Hz.Hızır yaşıyor mu? Hızır (as)ın yaşadığına dair deliliniz nedir?

    reklam


    "Bak Kardeşim Hzİsa Aleyhiselamın Ölmedigine Nasıl İnanıyorsan HzHızır Aleyhiselamında Ölmedigine İnan"

    Hz. İsa'nın (aleyhisselam) ölmediğine dair kuran ayetleri ve mütevatir hadisler var ki bunlar dinen delildir, bana da yeterlidir. fakat hızır aleyhisselam ın yaşadığına dair kuran ve sünnetten delil getirmenizi bekliyorum. elbette delil soracağım, din adına herkesin her söylediğini kabul etsek 7777 tane farklı inanış çıkar.


  4. 27.Ekim.2012, 13:40
    14
    karadamlalar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kesintili Üye
    reklam


    "Bak Kardeşim Hzİsa Aleyhiselamın Ölmedigine Nasıl İnanıyorsan HzHızır Aleyhiselamında Ölmedigine İnan"

    Hz. İsa'nın (aleyhisselam) ölmediğine dair kuran ayetleri ve mütevatir hadisler var ki bunlar dinen delildir, bana da yeterlidir. fakat hızır aleyhisselam ın yaşadığına dair kuran ve sünnetten delil getirmenizi bekliyorum. elbette delil soracağım, din adına herkesin her söylediğini kabul etsek 7777 tane farklı inanış çıkar.


  5. 27.Ekim.2012, 13:43
    15
    karadamlalar
    Kesintili Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Temmuz.2012
    Üye No: 96809
    Mesaj Sayısı: 1,627
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 17

    Cevap: Hz.Hızır yaşıyor mu? Hızır (as)ın yaşadığına dair deliliniz nedir?

    delil olmadığından ötürü ben delillerle açıklamasını buraya nakledeyim:
    Alıntı
    İnsanların Hızır (A.S) Hakkındaki Şüpheleri

    Soru

    Hızır kimdir? Nebi mi yoksa veli mi? İçinde salih insanların da bulunduğu bir çok kimse Hızır'ın günümüze kadar yaşadığını söylemekteler. Bazı salih insanlar onunla görüşmüş ve hatta onunla sohbet dahi etmişler. Şayet yasıyorsa nerede yaşıyor? Niçin ortaya çıkıp da özellikle bu zamandaki insanlara ilmiyle yardım- larda bulunmuyor? Sizden tatminkar açıklamalar vermenizi rica ediyorum. 278

    Cevap

    Hızır, Allah Teala'nın Kehf suresinde anlattığı gibi salih bir insandır. Hz. Musa, onunla dostluk kurmuş ve ondan ilim öğrenmiştir.
    Hızır, Hz. Musa ile dostluk kurarken, O'na bir takım zorluklara karşı sabretmesi gerektiğini şart koşunca Hz. Musa bunu kabul etmişti. Bunun üzerine Hızır
    "...bilgice kavrayamadığın bir şeye nasıl dayanabilirsin? dedi." 279
    Yine de bir süre beraber arkadaşlık etmişlerdir.
    Hızır, Allah'ın kendisine katından rahmet ve İlm-İ ledün verdiği bir kimsedir. Hz. Musa ile birlikte yola çıktılar. Bir gemiye bindiklerinde Hz. Musa, Hızır'ın gemiyi deldiğini görmüş ve şöyle demişti.
    "Sen gemide bulunanları batırmak için mi deldin?"
    Musa (a.s) Hızır'ın davranışlarını gayet tuhaf karşılayınca o da yaptığı işlerin sebeplerini açıklamıştı.
    et,
    "Ben bunları kendiliğimden yapmadım. İşte dayana-madığın işlerin iç yüzleri budur." 280 Yani bunları, Allah'ın emirleri doğrultusunda yaptım.
    Bazı insanların Hızır hakkındaki sözlerine gelince onlar; Hızırın, Hz. Musa ve Hz. İsa döneminden Hz. Muhammed (sav) kadar yaşamış olduğunu, günümüzde de hala yaşadığını ve kıyamete kadar da yaşayacağını söyler dururlar. Onun falan kimseyle karşılaştığım, falancaya hırka giydirdiğini ve falancalara da söz verdiğine dair çeşitli hikayeler, masallar ve rivayetler anlatırlar. Hatta Allah Teala'nm Hızır'ı yeryüzüne yetkili bir kişi o-larak indirdiğine dair uydurma efsaneler dahi anlatırlar.
    Onların iddia ettikleri gibi Hızır'ın yaşayıp yaşamadığına dair kesin deliller mevcut değildir. Hatta yaşamadığına dair rivayetler vardır. Hızır (a.s)'ın yaşamadığına dair Kur'an'dan, sünnet'ten, mantıki delillerden, ve muhakkik alimlerin icmalarından deliller vardır.
    İbn-i Kayyım'ın "Menar munif fi hadis-i sahih ve zaif' adlı kitabında bu konuyla ilgili paragrafları nakletmekle yetineceğim.
    İbn-i Kayyım kitabında dinde asla kabul görmeyen mevzu hadislerin tesbit edilmesine dair kuralları sıralamıştır. Bu kurallar ve kaidelerden bir tanesi şöyledir. "Hızır (a.s) hakkında ve onun yaşadığına dair rivayet edilen bütün hadisler yalandır. Hayatta olduğuna dair tek bir hadis bile mevcut değil.
    Bu uydurma rivayetlerden bazıları şunlardır: Allah Resulü mescitte iken bir takım sesler duyuldu. Bunun üzerine sahabeler sesin geldiği tarafa kalkıp baktıklarında Hızır'la karşılaştılar."
    Başka bir hadis "Hızır ve İlyas her sene bir araya gelip buluşurlar." Ve yine bir hadis daha "Cibril, Mikaiİ ve Hızır Arafat'ta buluşurlar."
    İbrahim Harbi'ye, Hızır'ın hayatta olup olmadığım sorduklarında, O şöyle cevap vermişti. "Bu tür şeyleri insanlar arasına şeytandan başka kimse atmaz." İmam Buhari'ye de Hızır ve İlyas'm yaşayıp yaşamadıkları sorulunca O da şu cevabı vermişti. "Bu nasıl olur? Allah Resulü şöyle demektedir: "Yüzsene içinde bugün yer yüzünde bulunan hiçbir kimse kalmayacak." (Buharı ve Müslim) Buhari ve İbrahim Harbi dışında daha bir çok alim bu mesele hakkında yöneltilen sorulara Kur'an'ı Kerim'den şu ayetlerle cevap vermişlerdir.
    "Ey Muhammed! Senden önce hiç kimseyi Ölümsüz kılmadık. Sen öleceksin de onlar baki mi kalacaklar?" 281
    Şeyhu'l islam İbn-i Teymiyye'ye bu konu sorulduğunda şu cevabı vermiştir. "Şayet Hızır yaşamış olsaydı Peygamber (s.a.v)'in yanına gelir onunla birlikte cihat eder ve ondan ilim öğrenirdi. Bedir gününde Peygamber (s.a.v) şöyle buyurmuşlardı "Yarabbi eğer Sen bu (Mücahitler) grubunu helak edersen artık yeryüzünde sana ibadet eden kalmaz." Bu kimseler yaklaşık üç yüz on üç kişiydi. İsimleriyle ve babalarıyla ve hatta kabileleriyle tanınmaktaydılar. Peki Hızır nerede?
    Kuran, Sünnet ve muhakkik alimlerin görüşleri; Hızır (a.s.)'m hayatta olmadığını gösteriyor.
    Kur'an şöyle diyor: "Ey Muhammedi Senden önce hiç kimseyi ölümsüz kılmadık. Sen öleceksin de onlar baki mi kalacaklar."
    Eğer Hızır (a.s) bir beşerse, ebedi olması imkansızdır. Çünkü Kur'an ve Sünnet beşerin ebedi kalmasını kabul etmiyor. Şayet Hızır yaşıyor olsaydı Peygamber (s.a.v)'in yanına gelmesi ve O'nunla birlikte olması beklenirdi. Peygamber (s.a.v) şöyle buyurmuştur "Şayet Musa yaşamış olsaydı bana tabi olmaktan başka bir şey yapamazdı." (Ahmet bin Hanbel, Cabir b. Abdui- lah'dan rivayet etmiştir.) Şayet Hızır (a.s) bir peygamberse Hz. Musa'dan daha faziletli olamaz, yok eğer veli ise o zaman da Hz. Ebu Bekir'den daha faziletli olması beklenemez.
    Peki iddiada bulunanların söyledikleri gibi, Hızır (a.s)'m uzun asırlar boyunca dağlarda, çöllerde ve kurak arazilerde yaşamasının sırrı ne olabilir? Bunun gerisinde ne akli ne de dini hiç bir fayda yoktur. İnsanlar daima garip, tuhaf, hikayelere ve masallara meyilli varlıklardır. Kendi zihni tasavvurlarından çıkardıklarına dini içerik kazandırırlar. Tabi bu tür hikaye ve masallar basit insanlar nazarında oldukça ilgi ve alaka görür. Sonra da bunların dinden olduğunu savunmaya başlarlar. Oysa bu tür uyduruk rivayetlerin ve hikayelerin dinde hiç bir yeri yoktur. Hz. Hızır hakkında anlatılan hikayeler mesnetsiz ve asılsız, uydurma hikayelerden ibarettir.
    Hızır nebi midir, veli midir? Sorusuna yanıt verecek olursak, Alimler bu meselede ihtilaf etmişlerdir. Ama en belirgin görüş onun nebi olması tarafmdadır. Kehf süresindeki ayet de onun nebi olduğuna delildir.
    "Ben bunları kendiliğimden yapmadım" , ....
    Bu ayetler onun peygamber olduğuna delildir. Çünkü O bunları kendiliğinden değil de Allah'ın emri doğrultusunda yapmış. Yani Allah kendisine vahyetmiştir. En tercihe şayan görüş, O'nun nebi olması yönündedir. 282

    Kaynak:
    278 Prof. Dr. Yusuf El-Kardavî, Çağdaş Meselelere Fetvalar, Tahir Yayıncılık: 1/257.
    279 Kehf, 68
    280 Kehf, 82
    281 Enbiya, 34
    282 Prof. Dr. Yusuf El-Kardavî, Çağdaş Meselelere Fetvalar, Tahir Yayıncılık: 1/257-260.



  6. 27.Ekim.2012, 13:43
    15
    karadamlalar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kesintili Üye
    delil olmadığından ötürü ben delillerle açıklamasını buraya nakledeyim:
    Alıntı
    İnsanların Hızır (A.S) Hakkındaki Şüpheleri

    Soru

    Hızır kimdir? Nebi mi yoksa veli mi? İçinde salih insanların da bulunduğu bir çok kimse Hızır'ın günümüze kadar yaşadığını söylemekteler. Bazı salih insanlar onunla görüşmüş ve hatta onunla sohbet dahi etmişler. Şayet yasıyorsa nerede yaşıyor? Niçin ortaya çıkıp da özellikle bu zamandaki insanlara ilmiyle yardım- larda bulunmuyor? Sizden tatminkar açıklamalar vermenizi rica ediyorum. 278

    Cevap

    Hızır, Allah Teala'nın Kehf suresinde anlattığı gibi salih bir insandır. Hz. Musa, onunla dostluk kurmuş ve ondan ilim öğrenmiştir.
    Hızır, Hz. Musa ile dostluk kurarken, O'na bir takım zorluklara karşı sabretmesi gerektiğini şart koşunca Hz. Musa bunu kabul etmişti. Bunun üzerine Hızır
    "...bilgice kavrayamadığın bir şeye nasıl dayanabilirsin? dedi." 279
    Yine de bir süre beraber arkadaşlık etmişlerdir.
    Hızır, Allah'ın kendisine katından rahmet ve İlm-İ ledün verdiği bir kimsedir. Hz. Musa ile birlikte yola çıktılar. Bir gemiye bindiklerinde Hz. Musa, Hızır'ın gemiyi deldiğini görmüş ve şöyle demişti.
    "Sen gemide bulunanları batırmak için mi deldin?"
    Musa (a.s) Hızır'ın davranışlarını gayet tuhaf karşılayınca o da yaptığı işlerin sebeplerini açıklamıştı.
    et,
    "Ben bunları kendiliğimden yapmadım. İşte dayana-madığın işlerin iç yüzleri budur." 280 Yani bunları, Allah'ın emirleri doğrultusunda yaptım.
    Bazı insanların Hızır hakkındaki sözlerine gelince onlar; Hızırın, Hz. Musa ve Hz. İsa döneminden Hz. Muhammed (sav) kadar yaşamış olduğunu, günümüzde de hala yaşadığını ve kıyamete kadar da yaşayacağını söyler dururlar. Onun falan kimseyle karşılaştığım, falancaya hırka giydirdiğini ve falancalara da söz verdiğine dair çeşitli hikayeler, masallar ve rivayetler anlatırlar. Hatta Allah Teala'nm Hızır'ı yeryüzüne yetkili bir kişi o-larak indirdiğine dair uydurma efsaneler dahi anlatırlar.
    Onların iddia ettikleri gibi Hızır'ın yaşayıp yaşamadığına dair kesin deliller mevcut değildir. Hatta yaşamadığına dair rivayetler vardır. Hızır (a.s)'ın yaşamadığına dair Kur'an'dan, sünnet'ten, mantıki delillerden, ve muhakkik alimlerin icmalarından deliller vardır.
    İbn-i Kayyım'ın "Menar munif fi hadis-i sahih ve zaif' adlı kitabında bu konuyla ilgili paragrafları nakletmekle yetineceğim.
    İbn-i Kayyım kitabında dinde asla kabul görmeyen mevzu hadislerin tesbit edilmesine dair kuralları sıralamıştır. Bu kurallar ve kaidelerden bir tanesi şöyledir. "Hızır (a.s) hakkında ve onun yaşadığına dair rivayet edilen bütün hadisler yalandır. Hayatta olduğuna dair tek bir hadis bile mevcut değil.
    Bu uydurma rivayetlerden bazıları şunlardır: Allah Resulü mescitte iken bir takım sesler duyuldu. Bunun üzerine sahabeler sesin geldiği tarafa kalkıp baktıklarında Hızır'la karşılaştılar."
    Başka bir hadis "Hızır ve İlyas her sene bir araya gelip buluşurlar." Ve yine bir hadis daha "Cibril, Mikaiİ ve Hızır Arafat'ta buluşurlar."
    İbrahim Harbi'ye, Hızır'ın hayatta olup olmadığım sorduklarında, O şöyle cevap vermişti. "Bu tür şeyleri insanlar arasına şeytandan başka kimse atmaz." İmam Buhari'ye de Hızır ve İlyas'm yaşayıp yaşamadıkları sorulunca O da şu cevabı vermişti. "Bu nasıl olur? Allah Resulü şöyle demektedir: "Yüzsene içinde bugün yer yüzünde bulunan hiçbir kimse kalmayacak." (Buharı ve Müslim) Buhari ve İbrahim Harbi dışında daha bir çok alim bu mesele hakkında yöneltilen sorulara Kur'an'ı Kerim'den şu ayetlerle cevap vermişlerdir.
    "Ey Muhammed! Senden önce hiç kimseyi Ölümsüz kılmadık. Sen öleceksin de onlar baki mi kalacaklar?" 281
    Şeyhu'l islam İbn-i Teymiyye'ye bu konu sorulduğunda şu cevabı vermiştir. "Şayet Hızır yaşamış olsaydı Peygamber (s.a.v)'in yanına gelir onunla birlikte cihat eder ve ondan ilim öğrenirdi. Bedir gününde Peygamber (s.a.v) şöyle buyurmuşlardı "Yarabbi eğer Sen bu (Mücahitler) grubunu helak edersen artık yeryüzünde sana ibadet eden kalmaz." Bu kimseler yaklaşık üç yüz on üç kişiydi. İsimleriyle ve babalarıyla ve hatta kabileleriyle tanınmaktaydılar. Peki Hızır nerede?
    Kuran, Sünnet ve muhakkik alimlerin görüşleri; Hızır (a.s.)'m hayatta olmadığını gösteriyor.
    Kur'an şöyle diyor: "Ey Muhammedi Senden önce hiç kimseyi ölümsüz kılmadık. Sen öleceksin de onlar baki mi kalacaklar."
    Eğer Hızır (a.s) bir beşerse, ebedi olması imkansızdır. Çünkü Kur'an ve Sünnet beşerin ebedi kalmasını kabul etmiyor. Şayet Hızır yaşıyor olsaydı Peygamber (s.a.v)'in yanına gelmesi ve O'nunla birlikte olması beklenirdi. Peygamber (s.a.v) şöyle buyurmuştur "Şayet Musa yaşamış olsaydı bana tabi olmaktan başka bir şey yapamazdı." (Ahmet bin Hanbel, Cabir b. Abdui- lah'dan rivayet etmiştir.) Şayet Hızır (a.s) bir peygamberse Hz. Musa'dan daha faziletli olamaz, yok eğer veli ise o zaman da Hz. Ebu Bekir'den daha faziletli olması beklenemez.
    Peki iddiada bulunanların söyledikleri gibi, Hızır (a.s)'m uzun asırlar boyunca dağlarda, çöllerde ve kurak arazilerde yaşamasının sırrı ne olabilir? Bunun gerisinde ne akli ne de dini hiç bir fayda yoktur. İnsanlar daima garip, tuhaf, hikayelere ve masallara meyilli varlıklardır. Kendi zihni tasavvurlarından çıkardıklarına dini içerik kazandırırlar. Tabi bu tür hikaye ve masallar basit insanlar nazarında oldukça ilgi ve alaka görür. Sonra da bunların dinden olduğunu savunmaya başlarlar. Oysa bu tür uyduruk rivayetlerin ve hikayelerin dinde hiç bir yeri yoktur. Hz. Hızır hakkında anlatılan hikayeler mesnetsiz ve asılsız, uydurma hikayelerden ibarettir.
    Hızır nebi midir, veli midir? Sorusuna yanıt verecek olursak, Alimler bu meselede ihtilaf etmişlerdir. Ama en belirgin görüş onun nebi olması tarafmdadır. Kehf süresindeki ayet de onun nebi olduğuna delildir.
    "Ben bunları kendiliğimden yapmadım" , ....
    Bu ayetler onun peygamber olduğuna delildir. Çünkü O bunları kendiliğinden değil de Allah'ın emri doğrultusunda yapmış. Yani Allah kendisine vahyetmiştir. En tercihe şayan görüş, O'nun nebi olması yönündedir. 282

    Kaynak:
    278 Prof. Dr. Yusuf El-Kardavî, Çağdaş Meselelere Fetvalar, Tahir Yayıncılık: 1/257.
    279 Kehf, 68
    280 Kehf, 82
    281 Enbiya, 34
    282 Prof. Dr. Yusuf El-Kardavî, Çağdaş Meselelere Fetvalar, Tahir Yayıncılık: 1/257-260.



  7. 05.Eylül.2016, 21:28
    16
    Misafir

    Yorum: Hz.Hızır yaşıyor mu? Hızır (as)ın yaşadığına dair deliliniz nedir?

    Hadımköy civarından eve dönerken Allah rızası için yolda kalmış birini görürsem alacağım diye içimden geçirdim. TAM Hadımköy askeriyesinin geçerken biri el kaldırdı bende 150 metre felan gecmiştim aynadan trafiği kontrol ettim ve geri gelerek aldım .ARABAYA binen şahıs fazla konuşmuyor sorduğum sorulara cevap veriyordu.yanan kizi icin Askeriyeye yardım toplamak için geldiğini nöbetçi subayın iyi biri olduğunu ve yardımcı olduğunu söyledi.Ben ise askeriyeye çok para harcandigini bunun işsizliği azaltacak yatırımlarda kullanılması gerektiğini söyledim işsiz olduğum için.öyle deme gerek var inşaallah iş bulursun dedi. ARABAYI hizli kullanıyorum istiyorsanız yavaş gideyim dediğimde ben korkmam bildiğin gibi sür dedi . Yakuplu da köprünün orda ineceğini söyledi ve durdum inerken kendisine pet şişeye şu uzattığım da ben şu içme dedi. Ben hava sıcak alın dediğimde aldı bir miktarda para verdim. istemedi ama ısrar edince aldı.aracın kapısını kapattık tan 5 ,6 saniye sonra arkasından bakayım dedim adam kaybolmuştu .


  8. 05.Eylül.2016, 21:28
    16
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Hadımköy civarından eve dönerken Allah rızası için yolda kalmış birini görürsem alacağım diye içimden geçirdim. TAM Hadımköy askeriyesinin geçerken biri el kaldırdı bende 150 metre felan gecmiştim aynadan trafiği kontrol ettim ve geri gelerek aldım .ARABAYA binen şahıs fazla konuşmuyor sorduğum sorulara cevap veriyordu.yanan kizi icin Askeriyeye yardım toplamak için geldiğini nöbetçi subayın iyi biri olduğunu ve yardımcı olduğunu söyledi.Ben ise askeriyeye çok para harcandigini bunun işsizliği azaltacak yatırımlarda kullanılması gerektiğini söyledim işsiz olduğum için.öyle deme gerek var inşaallah iş bulursun dedi. ARABAYI hizli kullanıyorum istiyorsanız yavaş gideyim dediğimde ben korkmam bildiğin gibi sür dedi . Yakuplu da köprünün orda ineceğini söyledi ve durdum inerken kendisine pet şişeye şu uzattığım da ben şu içme dedi. Ben hava sıcak alın dediğimde aldı bir miktarda para verdim. istemedi ama ısrar edince aldı.aracın kapısını kapattık tan 5 ,6 saniye sonra arkasından bakayım dedim adam kaybolmuştu .





+ Yorum Gönder
Git İlk 12