Konusunu Oylayın.: Yanlizligin Psikolojisi

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Yanlizligin Psikolojisi
  1. 22.Haziran.2007, 23:48
    1
    hayrunisa
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 15.Haziran.2007
    Üye No: 1100
    Mesaj Sayısı: 37
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2

    Yanlizligin Psikolojisi






    Yanlizligin Psikolojisi Mumsema [IMG]file:///E:/Resimler/21/11/tmpB-14.jpg[/IMG]
    Kisinin çevresi tarafindan bir kenara itilmesi gibi tarif edilse de, yasadigi ruh haleti ile toplumdan ve çevreden kendisini soyutlayarak iç dünyasina çekilmesidir yalnizlik.
    Dünyanin her nesnesine organik ve hissi ag salanlar, baglantilarinin sayisi ve ehemmiyetine göre bunlardan kopmak istemezler. Kaybedilen degerlerin önemine göre üzüntü, keder, korku, yalnizlik hissi duyarlar. Yaslandikça bedenleri adina çok sey kaybeden insanlar, yaptirim güçleri azalip sahip olduklari imkânlar ellerinden çiktikça güçsüzlüklerini ve hiçliklerini anlarlar. Zaman içinde bu kimselerden, "elimden bir sey gelmez; onsuz yapamam; beni hayata baglayan o idi: beni yalniz birakin: kimseyi görmek istemiyorum....." gibi sikâyetler duyabilirsiniz.
    Yalnizlik hissi yasayan insanlarin yüzlerinde bu duygunun belirtileri vardir. Genelde psikolojik çöküntü içindedirler. Yüz ifadeleri anlamsizdir. Dalgin olarak bir noktaya bakar, her seyden kaçip kendilerini soyutlarlar. Güçsüzlüklerini ve çaresizliklerini kabullenirler. Hâdiseler karsisinda sinik, hâlsiz ve tepkisiz insanlardir. Bu tip belirlilerin süresi ve siddeti, yalnizliga sebep olan tesirin önem derecesi ile birlikte, kiside yaptigi ruhî ve bedenî streslere baglidir.1
    Yalnizlik hissini yasayanlar, yalnizligi, yalnizlik aktivitesi içinde çözeceklerine inandiklari ve algiladiklari için yalnizliga boyun egerler. Günlük hayat içinde daima sosyal sikintilarla beraberdirler.
    Yalnizlik, sebebine ve belirtilerine göre çesitli isimler almistir: Çevreyle münasebetlerin kesildigi depresyonla birlikte olusan derin yalnizlik: kendini toplum içinde yabanci hissetmeyle olusan sosyal durum yalnizligi; beden ve çevre sartlari iyi olsa bile hissî âlemde beklentilere cevap alinamayinca olusan duygusal yalnizlik; iç dünyasindaki üzüntülerden kaynaklanan (self pity), disari yansitilmayan, görünen davranislari normal olan gizli yalnizlik: depresyon, korku gibi belirtilerle birlikte açiga çikan triad yalnizlik gibi çesitlerden bahsedilebilir.2,4,10,19
    Görünüsteki yalnizlik hiç mühim degildir. Insanlarin bazilari yalnizmis gibi görünürler. Oysa ki iç âlemlerinde yalniz degillerdir. Ebu Zerr (r.a) baskalarina göre sosyal açidan yalnizdi. Fakat ruh dünyasinda dostlari vardi, Dostlari bedenen yaninda olmasalar bile düsünce ve his âleminde onunlaydilar. Allah ve Resulünü dost edinen bu insanlarin yalnizlik hissini yasamalari mümkün degildir. Muhabbete varan ruhî beraberlik Ebu Zerr'de yalnizlik hissini uyandirmamistir. Bu noktada bulunmayan her insan yalnizliga açik kapidir.
    Yalnizlik hissinin olusmasinda sebepler kisilere göre degisiklik arzeder. Kadinlar erkeklere göre daha duygusaldirlar. Kadinlarda baglilik ve sefkat hisleri erkeklere göre fazladir. Baglandigi en önemli degerler elinden alindigi zaman yalnizlik hissini yasarlar. Müzmin hastaligi olan 80 kadin ve erkek hasta arasinda yapilan bir arastirmada kadinlarin erkeklere göre daha fazla yalnizlik çektikleri ortaya konulmustur. Yine ayni arastirmada, kocalari müzmin hasta olan saglam kadinlardan da yalnizlik hissi çekenlere rastlanmistir.8 Ayni kaderi paylasan yasli eslerin ortak degerleri ellerinden çiktikça ve bunlara yeniden sahip olma ihtimalleri yok oldukça ümitsizlige düserler ve derin olmayan gizli yalnizlik hissini yasarlar.17
    Yaslilar, yakinlari ile birlikte yasadiklari zaman daha mutludurlar. Ataerkil ailelerdeki yaslilar kendilerini emniyette hissederler. Küçükler kendisine hürmet ve muhabbet gösteriyorlarsa; hayatla olan baglari daha da saglamlasarak ruh ve his dünyalarinda mutlulugu tadarlar. Sosyal ve psikolojik tatmine eristiklerinden yalnizligi hissetmezler. Yasli hastalarda yalnizlik hissi en sevdigi yakinini kaybettigi zaman ortaya çikar. Yillardir beraber yasadigi, ayni kaderi, üzüntüyü, sikintiyi, sevinci paylasan eslerden birisi öldügü zaman digeri yalnizlik hissini derin olarak yasar. Kayip yeni ise, yalnizlik daha derindir. Artik hayat onun için mânâsizlasir, yaptiklarindan zevk almaz, düsünce âlemi içinde bir köseye çekilir. Yalnizlik duygusu içinde takilip kalanlar günün birinde ölümü ister hâle gelir. Neticede sevdigine karsi vuslat arzusu dogar. Çok yakinini kaybedenlere çevre destek olmalidir. Desteksiz olanlar yalnizligi yalnizlik düsüncesi içinde çözmeye baslar ki, bunun da neticesi "yalnizlik" fâsit dairesidir. Yaslilarin, yakinlarin kaybedilmesiyle olusan derin yalnizlik disindaki yalnizliklari, gizli yalnizliktir.
    Derin yalnizlik genellikle gençlerde daha çok görülür. Gençlerde kisiler arasi bagimsizlik ve hissîlik ön plândadir. Saf, derin, karsiliksiz her türlü fedakârliga açik sevgileri oldugundan bagimli olduklari degeri kaybettikleri an, derin yalnizliga girerler. Genel yalnizligin % 17,4'ünü olustururlar.9,10
    14-22 yas arasi Adelosan çagindaki çocuklarda arkadas bagimliligi fazladir. Kendilerini güçlü hissederler, tehlikeyi umursamazlar, kendilerine güvenirler. Kendini kontrol etme iradesi olan ögrencilerde yalnizligin görülmedigi; sosyal sikintisi, duygusalligi, psikolojik problemleri olan ögrencilerde yalnizligin görüldügü tespit edilmistir.14 Sahsî yeterliligi olan, yaptigi islerde daima basarili olanlar yalnizlik hissine kapilmazlar. Kabiliyetlerinden dolayi yakin ve uzak çevrenin ilgisi vardir.
    Yalnizligin hayat memnuniyeti ile ilgili oldugu gösterilmistir. Geçim sikintisi çekmeyen, aile içi münasebetleri iyi olanlarda yalnizlik hissi daha az görülmektedir.18 Özellikle zenginlikten fakirlige düsen insanlar günümüzde çok fazladir. Alisik olmadigi standartlarla yasamaya çalisanlar hayat degisikligi neticesinde sosyal hayattan yara aldiklari için yalnizliklarini kabul ederek yalnizligi yasarlar. Zengin oldugu dönemde bir sözünü iki etmeyen insanlar, fa-kirlesince onu yalniz birakirlar. Çevrenin vefasizligina maruz kalan bu insanlar, kendilerini duygusal yalnizlik içinde bulurlar.4-6
    Amerika Birlesik Devletleri'nde zengin ve fakir ögrenciler arasinda yapilan bir arastirmada, fakir ögrencilerdeki yalnizlik ve depresyon hissinin, zengin ögrencilerden daha fazla bulunmasi dikkati çekmektedir. Fakir ögrencilerde görülen, duygusal yalnizliktir. Bu tür yalnizlik, milletlerin karakterlerine göre degismektedir. Ayni arastirmada yabanci ögrenciler de incelenmis ve neticede, yabancilarin sosyal yalnizlik içinde olduklari tespit edilmistir.20 Sosyal hayatta toplum içinde yabanci olmanin bir semptomu olan bu yalnizligi, kendi ülkemizde yabanci bir sehre gidip orada aradigimiz dostu bulamadigimizda geçici de olsa hissederiz. Kisilerin karakterleri oldugu gibi milletlerin de karakterleri vardir. Cografî sartlar ve ortak kültür en önemli faktörlerdir. Japon ve Avusturyalilar arasinda yapilan bir çalismada yalnizlik ve hayattan memnun olma hissi arastirilmis, Japonlarin hayat memnuniyetsizligi ve yalnizlik hissi Avusturyalilardan daha fazla çikmistir.15
    Sikinti, depresyon, öfke, saskinlik, güçsüzlük gibi rahatsizligi olanlarin hastaliklari kroniklesip derinlesmisse yalnizlik hissi daha fazla görülmektedir.
    Kisinin ruhî durumu iyi ise daha az yalnizlik hissetmektedir. Özellikle alkol alma aliskanligi olanlar psikolojik rahatsizliklarini çözemediklerinde çareyi alkol almakta bulurlar. Belli bir süre kullanildiktan sonra alkol, unutma için yardimci olmaz ve yalnizlik duygusu daha siddetli bir biçimde açiga çikar.15 Alkoliklerde yalnizlikla birlikte gelen depresyon, alkolün dozunu artirmada tesirli olur.5,7 Neticede, çok çabuk etkilenen ve hayattan memnuniyetsiz görünen insanlar olarak bir kenara çekilirler. Yalnizlik hissi duyan insanlarda alkol tüketiminin arttigi gözlenmistir.1,2
    Homoseksüellik psikiyatrik bir hastaliktir. Romantik homoseksüellerde yalnizlik hissinin fazla oldugu gözlenmistir. Toplum kültürüne ve süperego-suna ters düsen hayat tarzini benimsediklerinden çevreleri bu tipleri bir kenara iter. Toplum ile kaynasmalari mümkün olmadigi için sosyal ve derin duygusal yalnizligi yasarlar.12
    Çevrenin bir kenara iterek küçümsedigi diger bir grup da geri zekâli çocuklardir. Yasitlari ile yasadiklari ve bulunduklari her yerde zeki çocuklardan farkliliklarini hissederler. Çevresi onlari bir kenara iterken, onlar da bu kabullenisle kendilerini yalnizligin Içinde bulurlar. Arastirmacilar geri zekâli çocuklarin zeki çocuklara göre daha fazla yalnizlik çektiklerini yaptiklari çalismalarda göstermislerdir. Kabullenis ve sinme diye adlandiracagimiz bu durum, farkliligin bir tezahürüdür ki yalnizligi getirir.
    Müzmin hastaligi olan insanlarin devamli yatmalari, is gücü ve hayat standartlarinin düsmesine sebep olmaktadir. Aile içinde es ve çocuklarla ilgilenme az veya hiç denecek derecededir. Psikolojik ve müzmin hastalarin yakinlarina verebilecegi duygusal ve ekonomik veriler tatmin edecek derecede olmadigindan yakinlarinin kendisine olan alâkasi azalir. Hasta kendisini ise yaramaz, baskasina yük olarak görür. Neticede yalnizlik hissini yasar. Çok müzmin hastayla birlikte hasta olmayan esler de yalnizlik hissini yasar.8
    Her insan kendi nesebini devam ettirecek, mirasini birakacak, dogustan kendisine verilen merhamet, muhafaza etme, cömertlik, fedakârlik, hasbîlik... gibi duygulari en yakin uygulayacak bir çocugunun olmasini ister. Çocugu için her seye katlanir. Kendi nefsine çocugunu tercih eder. Yapilan bir arastirmada bu hisleri kullanamayan çocuksuz anne ve babalarda yalnizlik hissinin fazla oldugu gözlenmistir.3
    Yalnizlik uyandiran her belirti her insanda yalnizlik duygusu uyandiracak diye bir sart yoktur. Yalnizlik duygusu kisinin fizyolojik, psikolojik sosyo-kültürel yapisiyla Ilgilidir. Süresi ve siddeti ise psikoso-matik strese baglidir.2

    Yalnizligin tedavisi
    Peygamber Efendimiz (s.a.s) tek basimiza evde kalmamamizi ve yolculuk yapmamamizi tavsiye buyurmustur.22 Halk arasinda, yalnizlik Allah'a mahsustur, derler. Yalnizligin giderilmesinde en önemli tedavi arkadas edinmektir. Arkadas gerçek dost olmalidir. Her arkadas yalnizligi unutturmaz.
    Yalnizlik hissini yasayanlar kendilerini, zayif, güçsüz arkadassiz hissederler; çevre onlardan, o çevreden uzaklasmistir ve alâkasizdir. Insanlari, vefasiz ve güvenilmez görürler, hayatta desteksiz olduklarini, güçsüz olduklarini kabul ederler. Yalnizlik kisir döngüsü içine giren kisinin iki dost edinmesi gereklidir. Birincisi; bütün dostlarin en hayirlisi, kendisinin sesine cevap veren, vefali, zayiflarin yardimcisi, gücü her seye yeten, fakirlerin, gariplerin yardimcisi, yalnizlik duyanlarin dostu, iniltileri isiten ve cevap veren, kendisine siginilanlarin en hayirlisi olan, her seyin sahibini dost edinmektir. Belki bazilari Ebu Zerr (r.a) gibi sosyal olarak yalniz yasar, fakat ruh ve his âleminde onu yaratan Dostla beraberdir. Bu da yalnizlik yerine vuslat duygusunu pekistirir. Vuslat duygusu ise ölüm korkusunu ve dünyaya bagliligi giderir.
    Ikincisi: hem sosyal hem de duygusal yalnizligi istemeyenler yukaridaki isimlerin sahibini dost edinirken üç boyutlu âlemde onun esmasini yansitan veya yansitmaya çalisan insanlari dost ve arkadas seçmelidirler, Bunlar tek baslarinayken, suur altindan fisildanan sözlere maruz kalmamak ve onu dinlememek için hayatlarini yalniz sürdürmemelidirler.
    Sosyal hayatta insanin kendisine en yakin olarak hissettigi kisiler, aile fertlerinden sonra, yakin komsulardir. Buhari, Müslim ve Tirmizi'de bahsedilen hadîslere göre iyi komsu, yediklerinden yediren, kendisinden emin olunan, komsusuna iyilik yapan ve ilgi gösteren, komsular rahatsiz olacak diye tedirgin olan ve onlara rahatsizlik vermeyen, iyilik yapilmasi sirasinda en yakin komsusunu tercih edendir. Sosyal dagilimi dengeli yapan her aile, komsusunu yalniz birakmaz ve yalnizlik gözlüyorsa tedavi eder. Hadîste, en yakin komsunun tercih edilmesi, ilgilenilmeyen insanin kalmamasi için ince hikmetleri olan bir tercihtir. Düsünün, her insan yakin komsusunu degil de uzaktakini tercih etse, bir baskasi da ayni kisiyi tercih edecek böylece iyilik ve yardim belli kisilerde yogunlasacak, ilgisiz ve yardimsiz fertlerin sayisi artacak. Ferden-ferdâ seklinde iyilik, yardimlasma; kederde, sevinçte, kaygida beraber olma, yalnizligi unutturacaktir. Eger komsumuzun karakterinde Es-maü'l-Hüsna'nin piriltilari varsa, sosyal hayatimiz dünyada da cennet olur.


  2. 22.Haziran.2007, 23:48
    1



    [IMG]file:///E:/Resimler/21/11/tmpB-14.jpg[/IMG]
    Kisinin çevresi tarafindan bir kenara itilmesi gibi tarif edilse de, yasadigi ruh haleti ile toplumdan ve çevreden kendisini soyutlayarak iç dünyasina çekilmesidir yalnizlik.
    Dünyanin her nesnesine organik ve hissi ag salanlar, baglantilarinin sayisi ve ehemmiyetine göre bunlardan kopmak istemezler. Kaybedilen degerlerin önemine göre üzüntü, keder, korku, yalnizlik hissi duyarlar. Yaslandikça bedenleri adina çok sey kaybeden insanlar, yaptirim güçleri azalip sahip olduklari imkânlar ellerinden çiktikça güçsüzlüklerini ve hiçliklerini anlarlar. Zaman içinde bu kimselerden, "elimden bir sey gelmez; onsuz yapamam; beni hayata baglayan o idi: beni yalniz birakin: kimseyi görmek istemiyorum....." gibi sikâyetler duyabilirsiniz.
    Yalnizlik hissi yasayan insanlarin yüzlerinde bu duygunun belirtileri vardir. Genelde psikolojik çöküntü içindedirler. Yüz ifadeleri anlamsizdir. Dalgin olarak bir noktaya bakar, her seyden kaçip kendilerini soyutlarlar. Güçsüzlüklerini ve çaresizliklerini kabullenirler. Hâdiseler karsisinda sinik, hâlsiz ve tepkisiz insanlardir. Bu tip belirlilerin süresi ve siddeti, yalnizliga sebep olan tesirin önem derecesi ile birlikte, kiside yaptigi ruhî ve bedenî streslere baglidir.1
    Yalnizlik hissini yasayanlar, yalnizligi, yalnizlik aktivitesi içinde çözeceklerine inandiklari ve algiladiklari için yalnizliga boyun egerler. Günlük hayat içinde daima sosyal sikintilarla beraberdirler.
    Yalnizlik, sebebine ve belirtilerine göre çesitli isimler almistir: Çevreyle münasebetlerin kesildigi depresyonla birlikte olusan derin yalnizlik: kendini toplum içinde yabanci hissetmeyle olusan sosyal durum yalnizligi; beden ve çevre sartlari iyi olsa bile hissî âlemde beklentilere cevap alinamayinca olusan duygusal yalnizlik; iç dünyasindaki üzüntülerden kaynaklanan (self pity), disari yansitilmayan, görünen davranislari normal olan gizli yalnizlik: depresyon, korku gibi belirtilerle birlikte açiga çikan triad yalnizlik gibi çesitlerden bahsedilebilir.2,4,10,19
    Görünüsteki yalnizlik hiç mühim degildir. Insanlarin bazilari yalnizmis gibi görünürler. Oysa ki iç âlemlerinde yalniz degillerdir. Ebu Zerr (r.a) baskalarina göre sosyal açidan yalnizdi. Fakat ruh dünyasinda dostlari vardi, Dostlari bedenen yaninda olmasalar bile düsünce ve his âleminde onunlaydilar. Allah ve Resulünü dost edinen bu insanlarin yalnizlik hissini yasamalari mümkün degildir. Muhabbete varan ruhî beraberlik Ebu Zerr'de yalnizlik hissini uyandirmamistir. Bu noktada bulunmayan her insan yalnizliga açik kapidir.
    Yalnizlik hissinin olusmasinda sebepler kisilere göre degisiklik arzeder. Kadinlar erkeklere göre daha duygusaldirlar. Kadinlarda baglilik ve sefkat hisleri erkeklere göre fazladir. Baglandigi en önemli degerler elinden alindigi zaman yalnizlik hissini yasarlar. Müzmin hastaligi olan 80 kadin ve erkek hasta arasinda yapilan bir arastirmada kadinlarin erkeklere göre daha fazla yalnizlik çektikleri ortaya konulmustur. Yine ayni arastirmada, kocalari müzmin hasta olan saglam kadinlardan da yalnizlik hissi çekenlere rastlanmistir.8 Ayni kaderi paylasan yasli eslerin ortak degerleri ellerinden çiktikça ve bunlara yeniden sahip olma ihtimalleri yok oldukça ümitsizlige düserler ve derin olmayan gizli yalnizlik hissini yasarlar.17
    Yaslilar, yakinlari ile birlikte yasadiklari zaman daha mutludurlar. Ataerkil ailelerdeki yaslilar kendilerini emniyette hissederler. Küçükler kendisine hürmet ve muhabbet gösteriyorlarsa; hayatla olan baglari daha da saglamlasarak ruh ve his dünyalarinda mutlulugu tadarlar. Sosyal ve psikolojik tatmine eristiklerinden yalnizligi hissetmezler. Yasli hastalarda yalnizlik hissi en sevdigi yakinini kaybettigi zaman ortaya çikar. Yillardir beraber yasadigi, ayni kaderi, üzüntüyü, sikintiyi, sevinci paylasan eslerden birisi öldügü zaman digeri yalnizlik hissini derin olarak yasar. Kayip yeni ise, yalnizlik daha derindir. Artik hayat onun için mânâsizlasir, yaptiklarindan zevk almaz, düsünce âlemi içinde bir köseye çekilir. Yalnizlik duygusu içinde takilip kalanlar günün birinde ölümü ister hâle gelir. Neticede sevdigine karsi vuslat arzusu dogar. Çok yakinini kaybedenlere çevre destek olmalidir. Desteksiz olanlar yalnizligi yalnizlik düsüncesi içinde çözmeye baslar ki, bunun da neticesi "yalnizlik" fâsit dairesidir. Yaslilarin, yakinlarin kaybedilmesiyle olusan derin yalnizlik disindaki yalnizliklari, gizli yalnizliktir.
    Derin yalnizlik genellikle gençlerde daha çok görülür. Gençlerde kisiler arasi bagimsizlik ve hissîlik ön plândadir. Saf, derin, karsiliksiz her türlü fedakârliga açik sevgileri oldugundan bagimli olduklari degeri kaybettikleri an, derin yalnizliga girerler. Genel yalnizligin % 17,4'ünü olustururlar.9,10
    14-22 yas arasi Adelosan çagindaki çocuklarda arkadas bagimliligi fazladir. Kendilerini güçlü hissederler, tehlikeyi umursamazlar, kendilerine güvenirler. Kendini kontrol etme iradesi olan ögrencilerde yalnizligin görülmedigi; sosyal sikintisi, duygusalligi, psikolojik problemleri olan ögrencilerde yalnizligin görüldügü tespit edilmistir.14 Sahsî yeterliligi olan, yaptigi islerde daima basarili olanlar yalnizlik hissine kapilmazlar. Kabiliyetlerinden dolayi yakin ve uzak çevrenin ilgisi vardir.
    Yalnizligin hayat memnuniyeti ile ilgili oldugu gösterilmistir. Geçim sikintisi çekmeyen, aile içi münasebetleri iyi olanlarda yalnizlik hissi daha az görülmektedir.18 Özellikle zenginlikten fakirlige düsen insanlar günümüzde çok fazladir. Alisik olmadigi standartlarla yasamaya çalisanlar hayat degisikligi neticesinde sosyal hayattan yara aldiklari için yalnizliklarini kabul ederek yalnizligi yasarlar. Zengin oldugu dönemde bir sözünü iki etmeyen insanlar, fa-kirlesince onu yalniz birakirlar. Çevrenin vefasizligina maruz kalan bu insanlar, kendilerini duygusal yalnizlik içinde bulurlar.4-6
    Amerika Birlesik Devletleri'nde zengin ve fakir ögrenciler arasinda yapilan bir arastirmada, fakir ögrencilerdeki yalnizlik ve depresyon hissinin, zengin ögrencilerden daha fazla bulunmasi dikkati çekmektedir. Fakir ögrencilerde görülen, duygusal yalnizliktir. Bu tür yalnizlik, milletlerin karakterlerine göre degismektedir. Ayni arastirmada yabanci ögrenciler de incelenmis ve neticede, yabancilarin sosyal yalnizlik içinde olduklari tespit edilmistir.20 Sosyal hayatta toplum içinde yabanci olmanin bir semptomu olan bu yalnizligi, kendi ülkemizde yabanci bir sehre gidip orada aradigimiz dostu bulamadigimizda geçici de olsa hissederiz. Kisilerin karakterleri oldugu gibi milletlerin de karakterleri vardir. Cografî sartlar ve ortak kültür en önemli faktörlerdir. Japon ve Avusturyalilar arasinda yapilan bir çalismada yalnizlik ve hayattan memnun olma hissi arastirilmis, Japonlarin hayat memnuniyetsizligi ve yalnizlik hissi Avusturyalilardan daha fazla çikmistir.15
    Sikinti, depresyon, öfke, saskinlik, güçsüzlük gibi rahatsizligi olanlarin hastaliklari kroniklesip derinlesmisse yalnizlik hissi daha fazla görülmektedir.
    Kisinin ruhî durumu iyi ise daha az yalnizlik hissetmektedir. Özellikle alkol alma aliskanligi olanlar psikolojik rahatsizliklarini çözemediklerinde çareyi alkol almakta bulurlar. Belli bir süre kullanildiktan sonra alkol, unutma için yardimci olmaz ve yalnizlik duygusu daha siddetli bir biçimde açiga çikar.15 Alkoliklerde yalnizlikla birlikte gelen depresyon, alkolün dozunu artirmada tesirli olur.5,7 Neticede, çok çabuk etkilenen ve hayattan memnuniyetsiz görünen insanlar olarak bir kenara çekilirler. Yalnizlik hissi duyan insanlarda alkol tüketiminin arttigi gözlenmistir.1,2
    Homoseksüellik psikiyatrik bir hastaliktir. Romantik homoseksüellerde yalnizlik hissinin fazla oldugu gözlenmistir. Toplum kültürüne ve süperego-suna ters düsen hayat tarzini benimsediklerinden çevreleri bu tipleri bir kenara iter. Toplum ile kaynasmalari mümkün olmadigi için sosyal ve derin duygusal yalnizligi yasarlar.12
    Çevrenin bir kenara iterek küçümsedigi diger bir grup da geri zekâli çocuklardir. Yasitlari ile yasadiklari ve bulunduklari her yerde zeki çocuklardan farkliliklarini hissederler. Çevresi onlari bir kenara iterken, onlar da bu kabullenisle kendilerini yalnizligin Içinde bulurlar. Arastirmacilar geri zekâli çocuklarin zeki çocuklara göre daha fazla yalnizlik çektiklerini yaptiklari çalismalarda göstermislerdir. Kabullenis ve sinme diye adlandiracagimiz bu durum, farkliligin bir tezahürüdür ki yalnizligi getirir.
    Müzmin hastaligi olan insanlarin devamli yatmalari, is gücü ve hayat standartlarinin düsmesine sebep olmaktadir. Aile içinde es ve çocuklarla ilgilenme az veya hiç denecek derecededir. Psikolojik ve müzmin hastalarin yakinlarina verebilecegi duygusal ve ekonomik veriler tatmin edecek derecede olmadigindan yakinlarinin kendisine olan alâkasi azalir. Hasta kendisini ise yaramaz, baskasina yük olarak görür. Neticede yalnizlik hissini yasar. Çok müzmin hastayla birlikte hasta olmayan esler de yalnizlik hissini yasar.8
    Her insan kendi nesebini devam ettirecek, mirasini birakacak, dogustan kendisine verilen merhamet, muhafaza etme, cömertlik, fedakârlik, hasbîlik... gibi duygulari en yakin uygulayacak bir çocugunun olmasini ister. Çocugu için her seye katlanir. Kendi nefsine çocugunu tercih eder. Yapilan bir arastirmada bu hisleri kullanamayan çocuksuz anne ve babalarda yalnizlik hissinin fazla oldugu gözlenmistir.3
    Yalnizlik uyandiran her belirti her insanda yalnizlik duygusu uyandiracak diye bir sart yoktur. Yalnizlik duygusu kisinin fizyolojik, psikolojik sosyo-kültürel yapisiyla Ilgilidir. Süresi ve siddeti ise psikoso-matik strese baglidir.2

    Yalnizligin tedavisi
    Peygamber Efendimiz (s.a.s) tek basimiza evde kalmamamizi ve yolculuk yapmamamizi tavsiye buyurmustur.22 Halk arasinda, yalnizlik Allah'a mahsustur, derler. Yalnizligin giderilmesinde en önemli tedavi arkadas edinmektir. Arkadas gerçek dost olmalidir. Her arkadas yalnizligi unutturmaz.
    Yalnizlik hissini yasayanlar kendilerini, zayif, güçsüz arkadassiz hissederler; çevre onlardan, o çevreden uzaklasmistir ve alâkasizdir. Insanlari, vefasiz ve güvenilmez görürler, hayatta desteksiz olduklarini, güçsüz olduklarini kabul ederler. Yalnizlik kisir döngüsü içine giren kisinin iki dost edinmesi gereklidir. Birincisi; bütün dostlarin en hayirlisi, kendisinin sesine cevap veren, vefali, zayiflarin yardimcisi, gücü her seye yeten, fakirlerin, gariplerin yardimcisi, yalnizlik duyanlarin dostu, iniltileri isiten ve cevap veren, kendisine siginilanlarin en hayirlisi olan, her seyin sahibini dost edinmektir. Belki bazilari Ebu Zerr (r.a) gibi sosyal olarak yalniz yasar, fakat ruh ve his âleminde onu yaratan Dostla beraberdir. Bu da yalnizlik yerine vuslat duygusunu pekistirir. Vuslat duygusu ise ölüm korkusunu ve dünyaya bagliligi giderir.
    Ikincisi: hem sosyal hem de duygusal yalnizligi istemeyenler yukaridaki isimlerin sahibini dost edinirken üç boyutlu âlemde onun esmasini yansitan veya yansitmaya çalisan insanlari dost ve arkadas seçmelidirler, Bunlar tek baslarinayken, suur altindan fisildanan sözlere maruz kalmamak ve onu dinlememek için hayatlarini yalniz sürdürmemelidirler.
    Sosyal hayatta insanin kendisine en yakin olarak hissettigi kisiler, aile fertlerinden sonra, yakin komsulardir. Buhari, Müslim ve Tirmizi'de bahsedilen hadîslere göre iyi komsu, yediklerinden yediren, kendisinden emin olunan, komsusuna iyilik yapan ve ilgi gösteren, komsular rahatsiz olacak diye tedirgin olan ve onlara rahatsizlik vermeyen, iyilik yapilmasi sirasinda en yakin komsusunu tercih edendir. Sosyal dagilimi dengeli yapan her aile, komsusunu yalniz birakmaz ve yalnizlik gözlüyorsa tedavi eder. Hadîste, en yakin komsunun tercih edilmesi, ilgilenilmeyen insanin kalmamasi için ince hikmetleri olan bir tercihtir. Düsünün, her insan yakin komsusunu degil de uzaktakini tercih etse, bir baskasi da ayni kisiyi tercih edecek böylece iyilik ve yardim belli kisilerde yogunlasacak, ilgisiz ve yardimsiz fertlerin sayisi artacak. Ferden-ferdâ seklinde iyilik, yardimlasma; kederde, sevinçte, kaygida beraber olma, yalnizligi unutturacaktir. Eger komsumuzun karakterinde Es-maü'l-Hüsna'nin piriltilari varsa, sosyal hayatimiz dünyada da cennet olur.


    Benzer Konular

    - Fesadın psikolojisi

    - Cimriliğin psikolojisi

    - Cenin psikolojisi

    - Ergenlik psikolojisi nedir?

    - Kur'an'da ahlâk psikolojisi

  3. 30.Ocak.2011, 23:24
    2
    RufeydeCandLe
    Aktive Olmamış Kullanıcı

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 30.Ocak.2011
    Üye No: 83722
    Mesaj Sayısı: 60
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Yanlizligin Psikolojisi




    Allah cc razı olsun paylaşım için tşkkrlr =)


  4. 30.Ocak.2011, 23:24
    2
    RufeydeCandLe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Aktive Olmamış Kullanıcı



    Allah cc razı olsun paylaşım için tşkkrlr =)


  5. 18.Mart.2011, 18:13
    3
    Talebe_13
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 12.Haziran.2010
    Üye No: 76666
    Mesaj Sayısı: 26
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 32
    Bulunduğu yer: Bitlis/TATVAN

    Cevap: Yanlizligin Psikolojisi

    ve aleyke selam ALLAH razı olsun inşALLAH işe yarar


  6. 18.Mart.2011, 18:13
    3
    ve aleyke selam ALLAH razı olsun inşALLAH işe yarar





+ Yorum Gönder