Konusunu Oylayın.: Hz. Yusuf (as)'ın rüyasında kendine secde ettiğini gördüğü on bir yıldızın isimleri nelerdir?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Hz. Yusuf (as)'ın rüyasında kendine secde ettiğini gördüğü on bir yıldızın isimleri nelerdir?
  1. 19.Kasım.2011, 21:15
    1
    Biskivi
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Şubat.2007
    Üye No: 45
    Mesaj Sayısı: 35
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 32

    Hz. Yusuf (as)'ın rüyasında kendine secde ettiğini gördüğü on bir yıldızın isimleri nelerdir?






    Hz. Yusuf (as)'ın rüyasında kendine secde ettiğini gördüğü on bir yıldızın isimleri nelerdir? Mumsema Hz. Yusuf (as)'ın rüyasında kendine secde ettiğini gördüğü on bir yıldızın isimleri nelerdir?


  2. 19.Kasım.2011, 22:14
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Hz. Yusuf (as)'ın rüyasında kendine secde ettiğini gördüğü on bir yıldızın isimleri nelerdir?




    Her yıldız bir güneştir ve her güneşin de kendine tâbi gezegenlerinin olması tabiidir. Hz. Yûsuf (a.s.)'un, rüyasında gördüğü “on bir kevkebi” güneşimizin gezegenlerine yorumlarsak o takdirde bunların gerçek sayıları hakkında ciddî bir araştırma yapmamız gerekecektir. Bu rüya Kur'an'da şöyle dile getirilir:

    "Hani Yûsuf babasına söyle demişti; 'Babacığım ben rüyada, gerçekten on bir yıldızla, güneş ve ayı gördüm; onları bana secde ederlerken gördüm.' " (Yûsuf, 12/4.)

    On bir yıldız, bazı müfessirlerce Hz. Yûsuf 'un sonradan kendisine muhtaç ve teslim olan kardeşlerine yorumlanırken güneş ve ay da onun ana babasına yorumlanmıştır. Bu arada müfessirler, onbir yıldız adının geçtiği bir hadîse de yer verdiler ki bu hadis, yıldız isimlerindeki bazı küçük farklarla birlikte hadisçi Hâkim 'in kitabında da bulunmaktadır. Birinci derecedeki sahih hadis kaynaklarında bulunmayan bu hadiste anlatıldığına göre, ehl-i kitaptan biri Peygamber (a.sm.)'e gelerek bu onbir yıldızın ne olduklarını sormuş, o da "Hadsân, târik, zebbal, kabis, vûdân, falık, nush, kurûh, zü'l-kenfân, zü'l-ferv, vessab" (Hâkim, Müstedrek, IV/396.) isimlerini veya biraz farklı isimler vermiştir. (1) Müfessir Neysabûrî, isimleri verilen bu yıldız veya gezegenlerin çoğunun, gök ilmiyle uğraşanlarca meşhur olmadıklarını, yazar. (Neysabûrî, XII/100.) Hâkim'in kitabına aldığı hadiste bu onbir kevkebin, göğün yan taraflarıyla kuşatılmış oldukları kaydı da vardır. Bu da onların gökada içinde, merkezde değil de kenarlarda bir yerde olduklarını, ifâde edebilir.

    Âyette, yıldızların ay ve güneşle beraber söylenişi ve onların "necm" yerine "kevkeb" kelimesiyle dile getirilişi, bunların gezegen olma ihtimallerini güçlendirmektedir. Çünkü Kur'an'da kevkeb kelimesi genellikle gezegen anlamında kullanılmıştır. (2 ) Eğer biz ay ve güneşi on bir sayısından çıkarırsak geriye 9 kalır. Fakat âyetin ifadesinde böyle bir çıkarma işlemini gerektirecek bir durum bulunmamaktadır.

    Ayetteki "kevkeb" kelimesini genelde olduğu gibi gezegen anlamında ele alır ve bunu da Hz. Yûsuf 'un kardeşlerinin yanı sıra doğrudan gezegenlere yorumlarsak o takdirde Hz. Yûsuf ailesi gibi güneş ailesinin on bir gezegene sahip olduğuna hükmedebiliriz.

    Güneş ailesinin elbet gezegenlerden başka çok sayıda kuyruklu yıldızları, gezegenlere ait ayları, ve bir çok küçük gezegenler (:asteroidler) i vardır ve bu aile sanıldığı kadar küçük değildir. Kim bilir belki bir gün Hz. Yûsuf'un rüyası gibi bu on bir gezegen sayısı da gerçekleşir ve "nuh felek" yerini bu sayıya terkeder. (3)

    Dipnot:

    1- Kurtubî ve diğer tefsirlerde verilen isimler farklılıklarıyla beraber şöyledir, Harsan (ceryân, cerbân), tank, zeyyâl, kâbis, mısbâh, darûh (sarûh), zü'l-ketifeyn (zü'l-kenfât), zü'l-kar' (zü'l-farg), falık, vessâb, amûdân. Bak. Taberî, XH/90-91; Kurtubî, IX/121-122; Nc-sefî, 11/211.

    2- Kur'an-ı Kerîm'de genellikle yıldız için "necm", gezegen türünde olanlar için de "kevkeb" denildiği anlaşılmaktadır. Bir iki âyette bu iki ısıtılahın birbirleri yerine kullanılmış olması da muhtemeldir. Necm (:yıldız) kelimesinin Kur'an'da 14 yerde geçmesine karşılık "kevkeb" kelimesi sâdece beş yerde geçmektedir. Beş âyetten iki yerde "kevkeb" bir benzetmede kullanılmıştır. Nûr sûresi 35. âyette, Allah'ın nuru anlatılırken, inci gibi parlıyan bir kevkebe benzetilen bir kandilden bahsedilir. Diğeri ise Yûsuf 'un rüyasında gördüğü 11 kevkebdir ki bu onun kardeşlerine yorumlanır. İbn Kesîr, "'kevkeb"i, hem gezegen, hem de sabit yıldızlar olarak tefsir etmiştir, C. 111/175.

    3- Bu konu ve uzaydan bahseden diğer konularla ilgili ayetlerinin yorumu için bk. Prof. Dr. Celal Yeniçeri, Uzay Ayetleri Tefsiri, Erkam Yayınları.



  3. 19.Kasım.2011, 22:14
    2
    Silent and lonely rains



    Her yıldız bir güneştir ve her güneşin de kendine tâbi gezegenlerinin olması tabiidir. Hz. Yûsuf (a.s.)'un, rüyasında gördüğü “on bir kevkebi” güneşimizin gezegenlerine yorumlarsak o takdirde bunların gerçek sayıları hakkında ciddî bir araştırma yapmamız gerekecektir. Bu rüya Kur'an'da şöyle dile getirilir:

    "Hani Yûsuf babasına söyle demişti; 'Babacığım ben rüyada, gerçekten on bir yıldızla, güneş ve ayı gördüm; onları bana secde ederlerken gördüm.' " (Yûsuf, 12/4.)

    On bir yıldız, bazı müfessirlerce Hz. Yûsuf 'un sonradan kendisine muhtaç ve teslim olan kardeşlerine yorumlanırken güneş ve ay da onun ana babasına yorumlanmıştır. Bu arada müfessirler, onbir yıldız adının geçtiği bir hadîse de yer verdiler ki bu hadis, yıldız isimlerindeki bazı küçük farklarla birlikte hadisçi Hâkim 'in kitabında da bulunmaktadır. Birinci derecedeki sahih hadis kaynaklarında bulunmayan bu hadiste anlatıldığına göre, ehl-i kitaptan biri Peygamber (a.sm.)'e gelerek bu onbir yıldızın ne olduklarını sormuş, o da "Hadsân, târik, zebbal, kabis, vûdân, falık, nush, kurûh, zü'l-kenfân, zü'l-ferv, vessab" (Hâkim, Müstedrek, IV/396.) isimlerini veya biraz farklı isimler vermiştir. (1) Müfessir Neysabûrî, isimleri verilen bu yıldız veya gezegenlerin çoğunun, gök ilmiyle uğraşanlarca meşhur olmadıklarını, yazar. (Neysabûrî, XII/100.) Hâkim'in kitabına aldığı hadiste bu onbir kevkebin, göğün yan taraflarıyla kuşatılmış oldukları kaydı da vardır. Bu da onların gökada içinde, merkezde değil de kenarlarda bir yerde olduklarını, ifâde edebilir.

    Âyette, yıldızların ay ve güneşle beraber söylenişi ve onların "necm" yerine "kevkeb" kelimesiyle dile getirilişi, bunların gezegen olma ihtimallerini güçlendirmektedir. Çünkü Kur'an'da kevkeb kelimesi genellikle gezegen anlamında kullanılmıştır. (2 ) Eğer biz ay ve güneşi on bir sayısından çıkarırsak geriye 9 kalır. Fakat âyetin ifadesinde böyle bir çıkarma işlemini gerektirecek bir durum bulunmamaktadır.

    Ayetteki "kevkeb" kelimesini genelde olduğu gibi gezegen anlamında ele alır ve bunu da Hz. Yûsuf 'un kardeşlerinin yanı sıra doğrudan gezegenlere yorumlarsak o takdirde Hz. Yûsuf ailesi gibi güneş ailesinin on bir gezegene sahip olduğuna hükmedebiliriz.

    Güneş ailesinin elbet gezegenlerden başka çok sayıda kuyruklu yıldızları, gezegenlere ait ayları, ve bir çok küçük gezegenler (:asteroidler) i vardır ve bu aile sanıldığı kadar küçük değildir. Kim bilir belki bir gün Hz. Yûsuf'un rüyası gibi bu on bir gezegen sayısı da gerçekleşir ve "nuh felek" yerini bu sayıya terkeder. (3)

    Dipnot:

    1- Kurtubî ve diğer tefsirlerde verilen isimler farklılıklarıyla beraber şöyledir, Harsan (ceryân, cerbân), tank, zeyyâl, kâbis, mısbâh, darûh (sarûh), zü'l-ketifeyn (zü'l-kenfât), zü'l-kar' (zü'l-farg), falık, vessâb, amûdân. Bak. Taberî, XH/90-91; Kurtubî, IX/121-122; Nc-sefî, 11/211.

    2- Kur'an-ı Kerîm'de genellikle yıldız için "necm", gezegen türünde olanlar için de "kevkeb" denildiği anlaşılmaktadır. Bir iki âyette bu iki ısıtılahın birbirleri yerine kullanılmış olması da muhtemeldir. Necm (:yıldız) kelimesinin Kur'an'da 14 yerde geçmesine karşılık "kevkeb" kelimesi sâdece beş yerde geçmektedir. Beş âyetten iki yerde "kevkeb" bir benzetmede kullanılmıştır. Nûr sûresi 35. âyette, Allah'ın nuru anlatılırken, inci gibi parlıyan bir kevkebe benzetilen bir kandilden bahsedilir. Diğeri ise Yûsuf 'un rüyasında gördüğü 11 kevkebdir ki bu onun kardeşlerine yorumlanır. İbn Kesîr, "'kevkeb"i, hem gezegen, hem de sabit yıldızlar olarak tefsir etmiştir, C. 111/175.

    3- Bu konu ve uzaydan bahseden diğer konularla ilgili ayetlerinin yorumu için bk. Prof. Dr. Celal Yeniçeri, Uzay Ayetleri Tefsiri, Erkam Yayınları.






+ Yorum Gönder