Konusunu Oylayın.: Rüyada şeytan görmenin tabiri nedir?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Rüyada şeytan görmenin tabiri nedir?
  1. 06.Haziran.2011, 12:48
    1
    Misafir

    Rüyada şeytan görmenin tabiri nedir?






    Rüyada şeytan görmenin tabiri nedir? Mumsema hayirli gunler kocam bir ruya gormus ruyasinda bir erkek ama sonra bu seytan olmus sonra esimi korkutup gitmis anlami ne acaba


  2. 06.Haziran.2011, 12:48
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    hayirli gunler kocam bir ruya gormus ruyasinda bir erkek ama sonra bu seytan olmus sonra esimi korkutup gitmis anlami ne acaba


    Benzer Konular

    - Rüyada bamya görmenin tabiri nedir?

    - Rüyada karpuz görmenin tabiri nedir?

    - Rüyada ayı görmenin tabiri anlamı nedir?

    - Rüyada ayı görmenin tabiri nedir?

    - Rüyada güzel bir at görmenin tabiri nedir?

  3. 06.Haziran.2011, 12:56
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Ruyada şeytan görmenin tabiri nedir?




    Hayırlı günler kardeşim,eşiniz rüya değil bir kabus görmüş
    Konu hakkında hocamızın paylaşımını inceleyiniz
    yardımcı olacaktır inşaAllah...

    ____________

    Kâbus

    Şeytani rüyaların en uğursuzu, en çok korku ve dehşete düşü*renidir. Çünkü rüya gören bir kimse sanki dağlardan da ağır bir şeyin göğsünün üzerinde oturduğunu, bundan dolayı nerdeyse Ölecek ya da boğulacak hale geldiğini ve bundan kaçıp kurtulamadığını zanne*der. Hatta bu halde iken hiçbir şekilde hareket etme gücünü de bula*maz. Bundan da daha ağır olmak üzere bazen feryad etmek ya da yardım istemek gücünü de kendisinde bulamaz. Şüphesiz ki bu ol*dukça nefret edilen bir duygudur.
    Denildiğine göre bu tür kûbûslar çoğunlukla şu iki kesim tara*fından görülür:
    Birinci kesim: Hayatta çok ağır sadmelere maruz kalmış olan kesimdir.
    İkincisi İse; şu ya da bu şekilde beyin üzerinde etkisi olan bir*takım hastalıklara sebep teşkil eden -bazı ilaçları almak gibi- rahat*sızlıklara maruz kalan kimselerdir.
    Pek çok psikoloji bilgini ve daha başkaları kâbus türü görülen şeytanî rüyaları yorumlama çabasını göstermiş ve bu hususta çok farklı görüşler ortaya atmışlardı.
    1- Freudİst okula mensup olanların kanaatine göre kâbus türü rüyalar, baskı altına alınmış cinsel bir arzu ile İlgili içte meydana geen son derece şiddetli ve dehşet verici birtakım uyaranlar yoluyla ha-fekete geçmesi mümkün, mantıkî birtakım kavgaların İfadesidir.
    Gerçek şu ki; kâbus türü rüyalarda cinsel unsurun bulunduğu*nu İspatlamak oldukça zordur. Diğer taraftan eğer cinsellik bunları harekete getiren sebep olsaydı, vakıada görülenden daha çok ortaya çıkması gerekirdi. Ayrıca tabiatı İtibariyle cinsel güdülere karşı rağ*betsizlik özelliği taşıyan korku verici birtakım deneylerden sonra bu tür rüyaların ortaya çıkmasını gerektirecek herhangi bir sebep de bu*lunmazdı.
    2- Bir başka görüşe göre kâbus türü rüyalar, birtakım korkutu*cu deneylerin ifadesidir. Karanlıktan, yüksek yerlerden düşmekten, yangın, zelzele, sel ve benzeri şeylerden korkmak gibi.
    3- Üçüncü bir görüşe göre kâbus türü rüyalar, insan hayatında*ki ilkel korkulara dair halin ifadesinden başka bir şey değildir.
    4- Dördüncü bir görüş ise, bu tür rüyaların öfke ve kızgınlık kabilinden birtakım duyguların esaslarına bağlı olduğunu kabul et*mektedir. Çünkü belirli şartlar bu tür duyguların uyanıkken bastırıl*masını gerektirebilir. İşte bu duygular geceleyin patlak verir ve rüya gören kimsenin ölmek ve yok olmak gibi hallerle tehdit edildiği kâbus şekillerine dönüşür.
    Tahmin ve mücerred zandan sözünü ettiğimiz görüşlerden hiç de geri kalmayan daha başka birtakım görüşler de vardır. [29] Fakat mü'min bir kimsenin naklî ya da deneysel bakımdan ilmî deliller üze*rinde yükselmeyen bir bilgiyi Öğrenmek İçin vaktini boşa harcama*ması gerekir.
    Kabus türü rüyalar da Rasûlullah Sallallahu aleyhi vese//em'in: "Rü*yalar üç türlüdür. Bunlardan birisi şeytanın Âdem oğlunu üzmesi için gösterdiği dehşetli rüyalardır" sözünün kapsamı dışına çıkmamaktadır. Aynı şekilde Cabir Radıyaiiahu anh'ın Müslim'in Sahih'inde sabit olan hadisinin çerçevesinin de dışına çıkmamaktadır. Buna göre Cabir şöyle demiştir: Bedevî bir arap Peygamber Saiiallahu aleyhi vesellem'e gelerek: Ey Allah'ın Rasûlü, rüyamda sanki kafamın vurulduğunu ve önümde yuvarlanıp gittiğini, benim de arkasından hızlıca koştuğumu gördüm, dedi. Bunun üzerine Rasûlullah Satlallahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu: "Rüyanda şeytanın seninle oynamasını insanlara anlatma!"
    Cabİr dedi ki: Peygamber Saiiallahu aleyhi vese/fem'in daha sonra hutbe İrad ederken şunları söylediğini dinledim: "Sizden herhangi bir kimse, şeytanın rüyasında kendisiyle oynamasını başkalarına anlat*masın."
    İnsan uyanıkken şeytan ona kötülükleri güzel göstererek ve vesveselerde bulunarak tuzaklar hazırladığı gibi, aynı şekilde uyur*ken de onu korkutmak ve üzmek maksadıyla kâbus türü şeytanî rüya*lar ile de ona tuzaklar kurmak istemektedir. Şeytanın hile ve tuzakla*rı zayıf olduğundan ötürü müslüman bir kimsenin kâbustan korkma*ması özellikle de mekruh (hoşlanılmayan) şeytanî rüyalar ile İlgili şer'î âdabın gereğini yerine getirmesi halinde bunlardan çekinmeme-si gerekir. Bu durumdaki kişi böyle bir kâbusun ve şeytanın şerrinden Allah'a sığınır, üç defa soluna tükürür gibi yapar ve hiçbir kimseye bu rüyasını anlatmayarak bu âdaba riayet etmiş olur. Şeriat koyucu bu şekilde hareket edenlerin zarar görmeyeceğini vaadetmiş bulunuyor.[30]

    [29] Bk. Babu'n-nevm ve Babu'l-Ahlam, 529-536

    [30] Dr. Halid El-Anberi, Kur'ân Ve Sünnet Işığında Rüya Hakikati Ve Tabiri, Guraba Yayınları, İstanbul, 2003: 29-31.
    mum hocadan alıntı...


  4. 06.Haziran.2011, 12:56
    2
    Silent and lonely rains



    Hayırlı günler kardeşim,eşiniz rüya değil bir kabus görmüş
    Konu hakkında hocamızın paylaşımını inceleyiniz
    yardımcı olacaktır inşaAllah...

    ____________

    Kâbus

    Şeytani rüyaların en uğursuzu, en çok korku ve dehşete düşü*renidir. Çünkü rüya gören bir kimse sanki dağlardan da ağır bir şeyin göğsünün üzerinde oturduğunu, bundan dolayı nerdeyse Ölecek ya da boğulacak hale geldiğini ve bundan kaçıp kurtulamadığını zanne*der. Hatta bu halde iken hiçbir şekilde hareket etme gücünü de bula*maz. Bundan da daha ağır olmak üzere bazen feryad etmek ya da yardım istemek gücünü de kendisinde bulamaz. Şüphesiz ki bu ol*dukça nefret edilen bir duygudur.
    Denildiğine göre bu tür kûbûslar çoğunlukla şu iki kesim tara*fından görülür:
    Birinci kesim: Hayatta çok ağır sadmelere maruz kalmış olan kesimdir.
    İkincisi İse; şu ya da bu şekilde beyin üzerinde etkisi olan bir*takım hastalıklara sebep teşkil eden -bazı ilaçları almak gibi- rahat*sızlıklara maruz kalan kimselerdir.
    Pek çok psikoloji bilgini ve daha başkaları kâbus türü görülen şeytanî rüyaları yorumlama çabasını göstermiş ve bu hususta çok farklı görüşler ortaya atmışlardı.
    1- Freudİst okula mensup olanların kanaatine göre kâbus türü rüyalar, baskı altına alınmış cinsel bir arzu ile İlgili içte meydana geen son derece şiddetli ve dehşet verici birtakım uyaranlar yoluyla ha-fekete geçmesi mümkün, mantıkî birtakım kavgaların İfadesidir.
    Gerçek şu ki; kâbus türü rüyalarda cinsel unsurun bulunduğu*nu İspatlamak oldukça zordur. Diğer taraftan eğer cinsellik bunları harekete getiren sebep olsaydı, vakıada görülenden daha çok ortaya çıkması gerekirdi. Ayrıca tabiatı İtibariyle cinsel güdülere karşı rağ*betsizlik özelliği taşıyan korku verici birtakım deneylerden sonra bu tür rüyaların ortaya çıkmasını gerektirecek herhangi bir sebep de bu*lunmazdı.
    2- Bir başka görüşe göre kâbus türü rüyalar, birtakım korkutu*cu deneylerin ifadesidir. Karanlıktan, yüksek yerlerden düşmekten, yangın, zelzele, sel ve benzeri şeylerden korkmak gibi.
    3- Üçüncü bir görüşe göre kâbus türü rüyalar, insan hayatında*ki ilkel korkulara dair halin ifadesinden başka bir şey değildir.
    4- Dördüncü bir görüş ise, bu tür rüyaların öfke ve kızgınlık kabilinden birtakım duyguların esaslarına bağlı olduğunu kabul et*mektedir. Çünkü belirli şartlar bu tür duyguların uyanıkken bastırıl*masını gerektirebilir. İşte bu duygular geceleyin patlak verir ve rüya gören kimsenin ölmek ve yok olmak gibi hallerle tehdit edildiği kâbus şekillerine dönüşür.
    Tahmin ve mücerred zandan sözünü ettiğimiz görüşlerden hiç de geri kalmayan daha başka birtakım görüşler de vardır. [29] Fakat mü'min bir kimsenin naklî ya da deneysel bakımdan ilmî deliller üze*rinde yükselmeyen bir bilgiyi Öğrenmek İçin vaktini boşa harcama*ması gerekir.
    Kabus türü rüyalar da Rasûlullah Sallallahu aleyhi vese//em'in: "Rü*yalar üç türlüdür. Bunlardan birisi şeytanın Âdem oğlunu üzmesi için gösterdiği dehşetli rüyalardır" sözünün kapsamı dışına çıkmamaktadır. Aynı şekilde Cabir Radıyaiiahu anh'ın Müslim'in Sahih'inde sabit olan hadisinin çerçevesinin de dışına çıkmamaktadır. Buna göre Cabir şöyle demiştir: Bedevî bir arap Peygamber Saiiallahu aleyhi vesellem'e gelerek: Ey Allah'ın Rasûlü, rüyamda sanki kafamın vurulduğunu ve önümde yuvarlanıp gittiğini, benim de arkasından hızlıca koştuğumu gördüm, dedi. Bunun üzerine Rasûlullah Satlallahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu: "Rüyanda şeytanın seninle oynamasını insanlara anlatma!"
    Cabİr dedi ki: Peygamber Saiiallahu aleyhi vese/fem'in daha sonra hutbe İrad ederken şunları söylediğini dinledim: "Sizden herhangi bir kimse, şeytanın rüyasında kendisiyle oynamasını başkalarına anlat*masın."
    İnsan uyanıkken şeytan ona kötülükleri güzel göstererek ve vesveselerde bulunarak tuzaklar hazırladığı gibi, aynı şekilde uyur*ken de onu korkutmak ve üzmek maksadıyla kâbus türü şeytanî rüya*lar ile de ona tuzaklar kurmak istemektedir. Şeytanın hile ve tuzakla*rı zayıf olduğundan ötürü müslüman bir kimsenin kâbustan korkma*ması özellikle de mekruh (hoşlanılmayan) şeytanî rüyalar ile İlgili şer'î âdabın gereğini yerine getirmesi halinde bunlardan çekinmeme-si gerekir. Bu durumdaki kişi böyle bir kâbusun ve şeytanın şerrinden Allah'a sığınır, üç defa soluna tükürür gibi yapar ve hiçbir kimseye bu rüyasını anlatmayarak bu âdaba riayet etmiş olur. Şeriat koyucu bu şekilde hareket edenlerin zarar görmeyeceğini vaadetmiş bulunuyor.[30]

    [29] Bk. Babu'n-nevm ve Babu'l-Ahlam, 529-536

    [30] Dr. Halid El-Anberi, Kur'ân Ve Sünnet Işığında Rüya Hakikati Ve Tabiri, Guraba Yayınları, İstanbul, 2003: 29-31.
    mum hocadan alıntı...





+ Yorum Gönder