Konusunu Oylayın.: Resul-i Kibriya

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 4 kişi
Resul-i Kibriya
  1. 09.Temmuz.2012, 09:32
    1
    erer
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 04.Ocak.2008
    Üye No: 6811
    Mesaj Sayısı: 39
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Bulunduğu yer: Ankara

    Resul-i Kibriya






    Resul-i Kibriya Mumsema
    Resul-i kibriya.jpg

    Resul-i Kibriya Hakkında Bunları Biliyor Musunuz?


    * Resulullah’ın dedesi Abdülmuttalib’in uzun boylu, sarışın ve sevimli bir sakal sahibi olduğunu.

    * Peygamberin babaannesinin isminin Fatıma olduğunu...

    * Efendimiz’in (sas) anneannesinin adının Berre olduğunu...

    * Peygamberimizin dayısının olmadığını.

    * Efendimiz’in (sas) halalarının isimlerinin; Ümm-ü Hakim, Berra, * Âtike, Safiyye, Erma, Ümeyre olduğunu...

    * Doğumunun miladi 20 Nisan 571 olduğunu.

    * Peygamberimiz’in (sas) yüzmeyi 6 yaşında annesiyle gittiği Medine’de, akrabaları Adiyy bin Neccaroğullarının havuzunda öğrendiğini.

    * Nebiyy-i zîşân’ın (asm) Ebu Talip’le ilk Suriye seyahatinde 9 yaşında olduğunu…

    * Bir mağaraya tefekkür ve inziva için kısa süreli çekilmenin İsmail oğullarında eskiden beri devam ede gelen bir gelenek olduğunu..

    * Makrizi’nin bildirdiğine göre Mekke döneminde Allah Resulü’nün (sas) ne zaman Mekke serserilerince bunaltıldığında Ebu Süfyan’ın evine sığındığını… Onunda her defasında- müşrik olmasına rağmen- serserileri kovduğunu ve azarladığını… Onun bu cemilesine karşılık Mekke fethedilirken onun evine sığınanların emniyete alındığını…

    * Ukbe bin Muayt adlı bir kâfirin Mekke döneminde Resulullah Kâbe’de namaz kılarken, elbisesiyle onu boğmaya çalıştığını.

    * İlk tebliğ yıllarında Müslümanların alabildiğine zorlandığını... Hatta Sad bin Ebi Vakkas’ın “Bütün bir yıl boyunca İslam’ı saklamaya çalıştık. Ve namazlarımızı kapılar arkasından sürgülü olduğu halde evlerde ve şehir civarındaki dağ aralıklarında kıldık” dediğini…

    Hz. Ömer’in 27 yaşında, Peygamberliğin 6. senesinde Müslüman olduğunu... Hz. Ömer’in (ra), Hz. Hamza’nın (ra) İslam’la şereflenmesinden üç gün sonra Müslüman olduğunu...

    * Server-i Ekrem’in(sas) Mekke döneminde, Hacc için gelen kabileleri yanında birkaç kişiyle gece ilerleyen saatlerde ziyaret etmeye başlayarak Kureyşileri atlattığını…

    * Hz. Peygamberin (sas) hicreti beraber yapacaklarını söylemesi üzerine Hz. Ebubekir’in (ra) sevinçten ağladığını… Kızı Aişe’nin(ra); “O güne dek, Ebubekir’in bu sözleri duyduğunda ağladığı gibi bir kişinin sevinçten ağlayabileceğini bilmiyordum” dediğini…

    *Resul-i Ekrem(sas)’in Medine’ye teşrifinde Müslüman olan Yahudi alimi Abdullah Bin Selam’ın (ra) bu kutlu gelişe çok sevindiğini, hatta halasının kendisine: “Yemin ederim ki, İmranoğlu Musa’nın Medine’ye gelişini duysaydın, bu kadar sevinmezdin” dediğini..

    * Server-i Âlem’in (sas) Medine’ye ilk teşriflerinde, kendisi ile ilk görüşmesinde iman eden Yahudi âlemi Abdullah bin Selam’ın Ben-i Kaynuka Yahudilerinin dini lideri olup asıl isminin Hüseyin olduğunu, Efendimiz’in bu ismi (sas) Abdullah olarak değiştirdiğini...

    * Allah Resulü’nün Medine’ye teşrifinde Müslümanlar arasında bir nüfus sayımı yapılmasını emrettiğini Ve Medine’de 1500 Müslüman bulunduğunun tespit edildiğini...

    * Asr-ı Saadette sahabe olma şerefine eren Yahudilerin sayısının 29 olduğunu...

    * Enes bin Malik’in annesi Ümm-ü Süleym bir çocuk doğurunca, Resul-i Ekrem’in(sas) çocuğu istettiğini. Enes’in kollarında gelen çocuğu kucağına alarak Acve (İyi cins Medine hurması) hurmasını ağzında ezerek yumuşatıp bebeğin ağzına koyduğunu. Çocuğun onu yavaş yavaş emmesi üzerine, gülümseyerek “Medinelidir, hurmayı sever” diyerek latife yaptığını ve dua ederek annesine gönderdiğini…

    * Hz. Ebu Zerr’in(ra); “Resulullah vefat edene kadar bizi o kadar güzel eğitmişti ki, gökte kanat çırpan bir kuşun hareketleri bile bize bir bilgiyi hatırlatırdı” dediğini…

    * İslam’da ilk vakfın, Allah Resulu tarafından, Muhayrık adlı Yahudi asıllı Müslüman’ın Resul-i Ekrem’e verilmesini vasiyet ettiği 7 bahçenin vakfedilmesi ile oluştuğunu…

    * İslam ordusunun Bedir’deki Sloganın; Ehad! Ehad! (Allah birdir… Allah birdir)

    Uhud’da “Emmet Emmet” (Kureyş helak oldu…)

    Hendek’te ise; “Düşman galip gelemez” olduğunu…

    * Efendimizin(sas) çölde kurduğu inanılmaz haber alma servisi sayesinde Kureyş’in Hendek harbi hazırlıklarının kendisine dört günde ulaştığını..

    * Hudeybiye şartlarının Müslümanların izzetine çok ağır geldiğini. Hatta sahabelerden Sehl bin Said’in Sıffın günü, hakem hadisesinde; “İnsanlar nefsinize hakim olun. Ben Ebu Cendel’in iade edildiği gün kudretim olsa idi, Resulullahın verdiği hükmü muhakkak red ederdim. Halbuki haklı olan O(sas) idi” dediğini...

    * Ali Himmet Berki’nin dediğine göre 628 yılında Peygamber’in (sas) ashabından birinin Çin İmparatoru Taî Dsung’a hediyeler götürdüğünü ve ondan Çin’de İslamiyet’i neşretmek için izin aldığını…

    * Rahmet Peygamberi’nin (sas) Veda haccındaki konuşmasını Rabia bin Ümeyye bin Halef tarafından yüksek sesle halka aynı anda duyurulduğunu…

    * Rahmetin lil âleminin (sas) bütün âlemleri yetim bırakarak ebedler alemini şereflendirmesinin ikindi vakti olduğunu...

    * Hatem-ün Nebi’nin (sas) vefatında ciğerparesi Fatıma’nın gözyaşları içinde: “Babacığım benim! Kendisini çağıran Rabbinin davetine icabet etti. Babacığım benim! Cennet-ü’l-Firdevs onun yeri! Ya Cibril! Başın sağ olsun” buyurduğunu…

    * Hz. Ali ile Hz Fatıma’nın evliliğinden Resul-i zişan’ın (sas) dört torunu olduğunu. Bunların; Hasan, Hüseyin, Zeynep, Ümm-ü Gülsüm” olduğunu…

    * Peygamber Efendimiz’in (sas) Hasan (güzel adam) ismini çok sevdiği için ilk torununa bu ismi verdiğini. Diğer torunu doğunca da bu sefer ona “küçük güzel adam (Hüseyin) ismini koyduğunu

    * Peygamberimiz’in (sas) hanımlarından ikisinin kendisinden evvel vefat ettiklerini, bunlardan birinin Hz. Hatice diğerinin “Fakirlerin annesi” lakaplı Zeynep binti Hüzeyme olduğunu..

    * Bedir savaşında Müslümanların tek atı olduğunu… Sahibinin de Zübeyir bin Avvam olduğunu...

    * Hatemü’l-Enbiyanın (sas) Bedirde yaptığı bir diğer sürprizin de ordusunu saf düzenine sokmak olduğunu ve bunun da Araplarca bilinmediğini...

    * Bedir’de esir düşüp, bir daha İslam aleyhine çalışmaması şartıyla fidyesiz serbest bırakılan cahiliyye şairi Ebu Azze bin Amr’ın Uhud’da tekrar esir düştüğünü. Tekrar af edilmesi isteğine Efendimiz’in “Muhammed’i iki defa aldattım” dedirtmemek için seni serbest bırakmam. Mümin bir delikten iki defa ısırılmaz buyurduğunu…

    * Peygamberimize hanımları içinde ilk kavuşanın; on sene sonra, Zeynep bint-i Cahş validemiz olduğunu...

    * Efendimizin (sas); “Kişi sevdiğiyle beraberdir” buyurmasının sahabileri sevince boğduğunu.. Hatta Enes bin Malik(RA)’in; “Sahabeler bu söze sevindikleri kadar hiçbir şeye sevinmemişlerdir” dediğini…

    * Katade (ra), O’nun (sas) ashabını anlatırken: “Alışveriş yaparlar, ticaretle meşgul olurlardı. Fakat Allah’ın hukukundan bir hak onlara yaklaştığı zaman ne ticaret, ne de alışveriş onları Allah’ın zikrinden alıkoymazdı. Nihayet onu Allah’a döndürürlerdi” dediğini.

    * Server-i Ekrem’in (sas) Habeş Necaşi’sinin gönderdiği heyete bizzat kendi elleriyle hizmet ettiğini..Bu işi kendilerine bırakmasını rica eden ashabına: “Doğrusu bunlar bizim arkadaşlarımıza ikramda bulunmuşlardı. Onlara bizzat mukabelede bulunmak istiyorum” buyurduğunu..

    * Efendimiz’in (sas) Mekke fethi hazırlıklarını çok gizli tuttuğunu. Hatta Hz. Ebubekir’in seferin nereye olduğunu öğrenmek için meseleyi Hz. Aişe’ye açtığını ama onun da babasını aydınlatamadığını
    BİLİYOR MUSUNUZ?





  2. 09.Temmuz.2012, 09:32
    1
    Üye



    Resul-i kibriya.jpg

    Resul-i Kibriya Hakkında Bunları Biliyor Musunuz?


    * Resulullah’ın dedesi Abdülmuttalib’in uzun boylu, sarışın ve sevimli bir sakal sahibi olduğunu.

    * Peygamberin babaannesinin isminin Fatıma olduğunu...

    * Efendimiz’in (sas) anneannesinin adının Berre olduğunu...

    * Peygamberimizin dayısının olmadığını.

    * Efendimiz’in (sas) halalarının isimlerinin; Ümm-ü Hakim, Berra, * Âtike, Safiyye, Erma, Ümeyre olduğunu...

    * Doğumunun miladi 20 Nisan 571 olduğunu.

    * Peygamberimiz’in (sas) yüzmeyi 6 yaşında annesiyle gittiği Medine’de, akrabaları Adiyy bin Neccaroğullarının havuzunda öğrendiğini.

    * Nebiyy-i zîşân’ın (asm) Ebu Talip’le ilk Suriye seyahatinde 9 yaşında olduğunu…

    * Bir mağaraya tefekkür ve inziva için kısa süreli çekilmenin İsmail oğullarında eskiden beri devam ede gelen bir gelenek olduğunu..

    * Makrizi’nin bildirdiğine göre Mekke döneminde Allah Resulü’nün (sas) ne zaman Mekke serserilerince bunaltıldığında Ebu Süfyan’ın evine sığındığını… Onunda her defasında- müşrik olmasına rağmen- serserileri kovduğunu ve azarladığını… Onun bu cemilesine karşılık Mekke fethedilirken onun evine sığınanların emniyete alındığını…

    * Ukbe bin Muayt adlı bir kâfirin Mekke döneminde Resulullah Kâbe’de namaz kılarken, elbisesiyle onu boğmaya çalıştığını.

    * İlk tebliğ yıllarında Müslümanların alabildiğine zorlandığını... Hatta Sad bin Ebi Vakkas’ın “Bütün bir yıl boyunca İslam’ı saklamaya çalıştık. Ve namazlarımızı kapılar arkasından sürgülü olduğu halde evlerde ve şehir civarındaki dağ aralıklarında kıldık” dediğini…

    Hz. Ömer’in 27 yaşında, Peygamberliğin 6. senesinde Müslüman olduğunu... Hz. Ömer’in (ra), Hz. Hamza’nın (ra) İslam’la şereflenmesinden üç gün sonra Müslüman olduğunu...

    * Server-i Ekrem’in(sas) Mekke döneminde, Hacc için gelen kabileleri yanında birkaç kişiyle gece ilerleyen saatlerde ziyaret etmeye başlayarak Kureyşileri atlattığını…

    * Hz. Peygamberin (sas) hicreti beraber yapacaklarını söylemesi üzerine Hz. Ebubekir’in (ra) sevinçten ağladığını… Kızı Aişe’nin(ra); “O güne dek, Ebubekir’in bu sözleri duyduğunda ağladığı gibi bir kişinin sevinçten ağlayabileceğini bilmiyordum” dediğini…

    *Resul-i Ekrem(sas)’in Medine’ye teşrifinde Müslüman olan Yahudi alimi Abdullah Bin Selam’ın (ra) bu kutlu gelişe çok sevindiğini, hatta halasının kendisine: “Yemin ederim ki, İmranoğlu Musa’nın Medine’ye gelişini duysaydın, bu kadar sevinmezdin” dediğini..

    * Server-i Âlem’in (sas) Medine’ye ilk teşriflerinde, kendisi ile ilk görüşmesinde iman eden Yahudi âlemi Abdullah bin Selam’ın Ben-i Kaynuka Yahudilerinin dini lideri olup asıl isminin Hüseyin olduğunu, Efendimiz’in bu ismi (sas) Abdullah olarak değiştirdiğini...

    * Allah Resulü’nün Medine’ye teşrifinde Müslümanlar arasında bir nüfus sayımı yapılmasını emrettiğini Ve Medine’de 1500 Müslüman bulunduğunun tespit edildiğini...

    * Asr-ı Saadette sahabe olma şerefine eren Yahudilerin sayısının 29 olduğunu...

    * Enes bin Malik’in annesi Ümm-ü Süleym bir çocuk doğurunca, Resul-i Ekrem’in(sas) çocuğu istettiğini. Enes’in kollarında gelen çocuğu kucağına alarak Acve (İyi cins Medine hurması) hurmasını ağzında ezerek yumuşatıp bebeğin ağzına koyduğunu. Çocuğun onu yavaş yavaş emmesi üzerine, gülümseyerek “Medinelidir, hurmayı sever” diyerek latife yaptığını ve dua ederek annesine gönderdiğini…

    * Hz. Ebu Zerr’in(ra); “Resulullah vefat edene kadar bizi o kadar güzel eğitmişti ki, gökte kanat çırpan bir kuşun hareketleri bile bize bir bilgiyi hatırlatırdı” dediğini…

    * İslam’da ilk vakfın, Allah Resulu tarafından, Muhayrık adlı Yahudi asıllı Müslüman’ın Resul-i Ekrem’e verilmesini vasiyet ettiği 7 bahçenin vakfedilmesi ile oluştuğunu…

    * İslam ordusunun Bedir’deki Sloganın; Ehad! Ehad! (Allah birdir… Allah birdir)

    Uhud’da “Emmet Emmet” (Kureyş helak oldu…)

    Hendek’te ise; “Düşman galip gelemez” olduğunu…

    * Efendimizin(sas) çölde kurduğu inanılmaz haber alma servisi sayesinde Kureyş’in Hendek harbi hazırlıklarının kendisine dört günde ulaştığını..

    * Hudeybiye şartlarının Müslümanların izzetine çok ağır geldiğini. Hatta sahabelerden Sehl bin Said’in Sıffın günü, hakem hadisesinde; “İnsanlar nefsinize hakim olun. Ben Ebu Cendel’in iade edildiği gün kudretim olsa idi, Resulullahın verdiği hükmü muhakkak red ederdim. Halbuki haklı olan O(sas) idi” dediğini...

    * Ali Himmet Berki’nin dediğine göre 628 yılında Peygamber’in (sas) ashabından birinin Çin İmparatoru Taî Dsung’a hediyeler götürdüğünü ve ondan Çin’de İslamiyet’i neşretmek için izin aldığını…

    * Rahmet Peygamberi’nin (sas) Veda haccındaki konuşmasını Rabia bin Ümeyye bin Halef tarafından yüksek sesle halka aynı anda duyurulduğunu…

    * Rahmetin lil âleminin (sas) bütün âlemleri yetim bırakarak ebedler alemini şereflendirmesinin ikindi vakti olduğunu...

    * Hatem-ün Nebi’nin (sas) vefatında ciğerparesi Fatıma’nın gözyaşları içinde: “Babacığım benim! Kendisini çağıran Rabbinin davetine icabet etti. Babacığım benim! Cennet-ü’l-Firdevs onun yeri! Ya Cibril! Başın sağ olsun” buyurduğunu…

    * Hz. Ali ile Hz Fatıma’nın evliliğinden Resul-i zişan’ın (sas) dört torunu olduğunu. Bunların; Hasan, Hüseyin, Zeynep, Ümm-ü Gülsüm” olduğunu…

    * Peygamber Efendimiz’in (sas) Hasan (güzel adam) ismini çok sevdiği için ilk torununa bu ismi verdiğini. Diğer torunu doğunca da bu sefer ona “küçük güzel adam (Hüseyin) ismini koyduğunu

    * Peygamberimiz’in (sas) hanımlarından ikisinin kendisinden evvel vefat ettiklerini, bunlardan birinin Hz. Hatice diğerinin “Fakirlerin annesi” lakaplı Zeynep binti Hüzeyme olduğunu..

    * Bedir savaşında Müslümanların tek atı olduğunu… Sahibinin de Zübeyir bin Avvam olduğunu...

    * Hatemü’l-Enbiyanın (sas) Bedirde yaptığı bir diğer sürprizin de ordusunu saf düzenine sokmak olduğunu ve bunun da Araplarca bilinmediğini...

    * Bedir’de esir düşüp, bir daha İslam aleyhine çalışmaması şartıyla fidyesiz serbest bırakılan cahiliyye şairi Ebu Azze bin Amr’ın Uhud’da tekrar esir düştüğünü. Tekrar af edilmesi isteğine Efendimiz’in “Muhammed’i iki defa aldattım” dedirtmemek için seni serbest bırakmam. Mümin bir delikten iki defa ısırılmaz buyurduğunu…

    * Peygamberimize hanımları içinde ilk kavuşanın; on sene sonra, Zeynep bint-i Cahş validemiz olduğunu...

    * Efendimizin (sas); “Kişi sevdiğiyle beraberdir” buyurmasının sahabileri sevince boğduğunu.. Hatta Enes bin Malik(RA)’in; “Sahabeler bu söze sevindikleri kadar hiçbir şeye sevinmemişlerdir” dediğini…

    * Katade (ra), O’nun (sas) ashabını anlatırken: “Alışveriş yaparlar, ticaretle meşgul olurlardı. Fakat Allah’ın hukukundan bir hak onlara yaklaştığı zaman ne ticaret, ne de alışveriş onları Allah’ın zikrinden alıkoymazdı. Nihayet onu Allah’a döndürürlerdi” dediğini.

    * Server-i Ekrem’in (sas) Habeş Necaşi’sinin gönderdiği heyete bizzat kendi elleriyle hizmet ettiğini..Bu işi kendilerine bırakmasını rica eden ashabına: “Doğrusu bunlar bizim arkadaşlarımıza ikramda bulunmuşlardı. Onlara bizzat mukabelede bulunmak istiyorum” buyurduğunu..

    * Efendimiz’in (sas) Mekke fethi hazırlıklarını çok gizli tuttuğunu. Hatta Hz. Ebubekir’in seferin nereye olduğunu öğrenmek için meseleyi Hz. Aişe’ye açtığını ama onun da babasını aydınlatamadığını
    BİLİYOR MUSUNUZ?





    Benzer Konular

    - Ya Habibi Kibriya

    - Allah ın vahyini bildirene Resul deniyorsa Kuran ı bildirene öğretene de Resul denmez mi ?

    - Kibriya:Allahü teâlâya mahsûs azamet

    - Her Resul Nebidir ama her Nebi resul değildir.anlamı nedir?

    - Zat-ı kibriya ne demek?

  3. 09.Temmuz.2012, 09:37
    2
    erer
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 04.Ocak.2008
    Üye No: 6811
    Mesaj Sayısı: 39
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Bulunduğu yer: Ankara

    Cevap: .....Resul-i Kibriya.....




    Gül-i Rana Nerdesin

    Bütün güzellikler onunla başladı.
    İnce ruhlu sevecen fakir dostu insandı.
    İnsanlık onunla değer kazandı.
    Çöller bile hayat buldu canlandı.
    Sevgili Peygamberim söyle neredesin.



    Boşuna aradım dağlarda taşlarda
    Kırda açan çiçeklerde başakta
    Boşa sordum seni, rüzgârlara kuşlara
    Tek kokunu bulabildim güllerde
    Güllerin efendisi gül i Rana nerdesin.

    +++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++
    Gül-i Rana


    Seherlerde kuş sesleriyle Selam!
    Gül-i rana, gonca güllerle Selam!
    Al gelincik buseleriyle Selam!
    iğde çiçeğinin hoş kokusuyla Selam!
    Anka kuşu kanatlarıyla Selam!
    Selam sana! iki Cihanın Günesi...
    Selam sana! Alemlerin Efendisi...

    ***********************

    Merhameti sen, sana en çok benzeyen,
    Hz Fatıma`nın en içten gelen sevgisi...
    Canlar canısın titreyen yüreğimizde,
    Sevgisin hiç cıkmayan benliğimizde...
    Sen Ey Peygamber! Allah'ın habibi,
    Öğrettin bize sevgiyi, şefkati, merhameti...

    ***********************
    Seherlerde kuş sesleriyle Selam!
    Gül-i rana, gonca güllerle Selam!
    Al gelincik buseleriyle Selam!
    iğde çiçeğinin hoş kokusuyla Selam!
    Anka kuşu kanatlarıyla Selam!
    Selam sana! iki Cihanın Günesi...
    Selam sana! Alemlerin Efendisi...

    ***********************
    Bağlıyız islam´ın umutlarına,
    Cenneti muştuladın inananlara...
    Önce kendi nefsinde denedin her emri,
    Güzel bir anlatımla sevdirdin emirleri...
    Senin kadar kimse sabrı tatmadı,
    Senin kadar hiç kimse merhametli olmadı...

    ***********************
    Seherlerde kuş sesleriyle Selam!
    Gül-i rana, gonca güllerle Selam!
    Al gelincik buseleriyle Selam!
    iğde çiçeğinin hoş kokusuyla Selam!
    Anka kuşu kanatlarıyla Selam!
    Selam sana! iki Cihanın Günesi...
    Selam sana! Alemlerin Efendisi...

    ***********************
    Güller açar gül bahçesinde senin hasretinle,
    Çiçekler kokularını salar senin tebessümlerinle...
    Sen bir başka seversin inananları,
    Onlara ayırdın en makbule geçen duanı...
    Kimse senin kadar hoşgörülü değildi,
    Derinliğine hiç kimse senin kadar sevilmedi...



  4. 09.Temmuz.2012, 09:37
    2
    Üye



    Gül-i Rana Nerdesin

    Bütün güzellikler onunla başladı.
    İnce ruhlu sevecen fakir dostu insandı.
    İnsanlık onunla değer kazandı.
    Çöller bile hayat buldu canlandı.
    Sevgili Peygamberim söyle neredesin.



    Boşuna aradım dağlarda taşlarda
    Kırda açan çiçeklerde başakta
    Boşa sordum seni, rüzgârlara kuşlara
    Tek kokunu bulabildim güllerde
    Güllerin efendisi gül i Rana nerdesin.

    +++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++
    Gül-i Rana


    Seherlerde kuş sesleriyle Selam!
    Gül-i rana, gonca güllerle Selam!
    Al gelincik buseleriyle Selam!
    iğde çiçeğinin hoş kokusuyla Selam!
    Anka kuşu kanatlarıyla Selam!
    Selam sana! iki Cihanın Günesi...
    Selam sana! Alemlerin Efendisi...

    ***********************

    Merhameti sen, sana en çok benzeyen,
    Hz Fatıma`nın en içten gelen sevgisi...
    Canlar canısın titreyen yüreğimizde,
    Sevgisin hiç cıkmayan benliğimizde...
    Sen Ey Peygamber! Allah'ın habibi,
    Öğrettin bize sevgiyi, şefkati, merhameti...

    ***********************
    Seherlerde kuş sesleriyle Selam!
    Gül-i rana, gonca güllerle Selam!
    Al gelincik buseleriyle Selam!
    iğde çiçeğinin hoş kokusuyla Selam!
    Anka kuşu kanatlarıyla Selam!
    Selam sana! iki Cihanın Günesi...
    Selam sana! Alemlerin Efendisi...

    ***********************
    Bağlıyız islam´ın umutlarına,
    Cenneti muştuladın inananlara...
    Önce kendi nefsinde denedin her emri,
    Güzel bir anlatımla sevdirdin emirleri...
    Senin kadar kimse sabrı tatmadı,
    Senin kadar hiç kimse merhametli olmadı...

    ***********************
    Seherlerde kuş sesleriyle Selam!
    Gül-i rana, gonca güllerle Selam!
    Al gelincik buseleriyle Selam!
    iğde çiçeğinin hoş kokusuyla Selam!
    Anka kuşu kanatlarıyla Selam!
    Selam sana! iki Cihanın Günesi...
    Selam sana! Alemlerin Efendisi...

    ***********************
    Güller açar gül bahçesinde senin hasretinle,
    Çiçekler kokularını salar senin tebessümlerinle...
    Sen bir başka seversin inananları,
    Onlara ayırdın en makbule geçen duanı...
    Kimse senin kadar hoşgörülü değildi,
    Derinliğine hiç kimse senin kadar sevilmedi...



  5. 09.Temmuz.2012, 09:53
    3
    erer
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 04.Ocak.2008
    Üye No: 6811
    Mesaj Sayısı: 39
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Bulunduğu yer: Ankara

    Cevap: .....Resul-i Kibriya.....

    "Suya virsün bağ-ban gül-zârı zahmet çekmesün
    Bir gül açılmaz yüzün tek virse min gül-zâre su"

    (Bağban gül bahçesini suya versin. Çünkü ne kadar uğraşırsa uğraşsın gül bahçesinde senin yüzün gibi bir tane gül açmaz.) beyitiyle, O'nun bu erişilmez güzelliğini anlatır.




  6. 09.Temmuz.2012, 09:53
    3
    Üye
    "Suya virsün bağ-ban gül-zârı zahmet çekmesün
    Bir gül açılmaz yüzün tek virse min gül-zâre su"

    (Bağban gül bahçesini suya versin. Çünkü ne kadar uğraşırsa uğraşsın gül bahçesinde senin yüzün gibi bir tane gül açmaz.) beyitiyle, O'nun bu erişilmez güzelliğini anlatır.




  7. 04.Kasım.2015, 14:54
    4
    Şema
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Mart.2007
    Üye No: 123
    Mesaj Sayısı: 9,336
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 103

    Cevap: .....Resul-i Kibriya.....

    Resul-i Kibriya Muhammed (sav)

    resulul-kibriya-muhammeds.a.v.jpg


  8. 04.Kasım.2015, 14:54
    4
    Moderatör
    Resul-i Kibriya Muhammed (sav)

    resulul-kibriya-muhammeds.a.v.jpg





+ Yorum Gönder