Konusunu Oylayın.: Peygamberimizin (a.s.m.) son sözü, "namaz" oldu

5 üzerinden 5.00 | Toplam: 1 kişi oyladı.

Peygamberimizin (a.s.m.) son sözü, "namaz" oldu
  1. 14.Nisan.2007, 06:04
    1
    mumsema
    Administrator

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 19.Ocak.2007
    Üye No: 1
    Mesaj Sayısı: 10,127
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: Türkiye

    Peygamberimizin (a.s.m.) son sözü, "namaz" oldu






    Peygamberimizin (a.s.m.) son sözü, "namaz" oldu Mumsema Peygamberimizin (a.s.m.) son sözü, "namaz" oldu

    Resul-i Ekrem’in (a.s.m.) vefat edeceği gün sabah vakti, kendisinde bir hafiflik görüldü. Yanındakiler sevinerek, iyidir diye ayrılıp işlerine gittiler. Yanında yalnız kadınlar kaldı. Böyle ümitle ferahlık arasında iken Resul-i Ekrem (a.s.m.):
    – Kadınlar çıksın, bu melek yanıma girmek istiyor, dedi.
    Herkes çıktı, yalnız Hz. Aişe kalmıştı. Resul-i Ekrem’in (a.s.m.) başı onun kucağındaydı. Meleği karşılamak üzere Efen­dimiz (a.s.m.) oturdu. O da evin bir köşesine çekilmişti.
    Bir müddet melekle konuştuktan sonra tekrar Âişe Valide­mizi çağırdı ve başını onun kucağına koydu. Kadınlara da içeri girmelerini söyledi. Hz. Aişe, Resul-i Ekrem’e (a.s.m.):
    – Bu melek, Hz. Cebrail’e (a.s.) benzemiyordu, dedi.
    Resul-i Ekrem (a.s.m.) şöyle buyurdu:
    – Evet, ya Aişe, bu, ölüm meleği idi. Bana geldi ve “Allahu Teâlâ beni sana gönderdi ve iznin olmadan yanına girmememi emretti. İzin vermezsen geri dönerim, izin verirsen girerim. Ve yine sen müsaade etmeden ruhunu almamamı bana emretti. Emrin nedir?” diye sordu. Ben de kendisine “Ceb­rail gelinceye kadar benden uzaklaş” dedim. İşte şimdi Cebrail’in gelme saatidir.
    Hz. Aişe bunun üzerine, “Ne bir fikir yürütecek ne de bir cevaba muktedir olacak durumda idik. Büyük bir felâketle karşılaşmış olarak dehşet içinde kaldık. İşin önemine binaen kimsenin ağzından ses çıkmıyor, ehl-i beyt dehşet içinde bekliyordu. Tam bu sırada Hz. Cebrail’in (a.s.) kapıya geldiğini anladım. Selâm verdi, kadınlar çıktı. Hz. Cebrail (a.s.) girdi ve Resul-i Ekrem’e:
    – Allah Teâlâ’nın sana selâmı vardır, kendini nasıl bulduğunu sana soruyor. Şüphesiz O, senin nasıl olduğunu daha iyi bilir, ancak senin kerem ve şerefini artırmayı ve ümmetin arasında örnek olmayı kast etmiştir, dedi.
    Resul-i Ekrem (a.s.m.):
    – Kendimi sancılar içinde buluyorum, dedi. Hz. Cebrail de (a.s.):
    – Sana müjde olsun! Allah Teâlâ seni vaat ettiği mevkilere yükseltmek için bu acı ve sancıları sana vermiştir, dedi. Resul-i Ekrem (a.s.m.):
    – Ey Cebrail, ölüm meleği yanıma girmek için izin istedi, dedi ve olayı anlattı. Hz. Cebrail (a.s.):
    – Ya Resulallah, Rabbin sana müştaktır, senden başka hiç kimseden böyle bir müsaade istememiş ve istemeyecektir. Allah Teâlâ böylece senin şerefini tamamlamak istiyor, dedi. Resul-i Ekrem:
    – O hâlde Azrail gelinceye kadar ayrılma, dedi. Kadınların içeri girmesine izin verildi. Resul-i Ekrem, Hz. Fâtıma’ya:
    — Yaklaş, diye buyurdu. Hz. Fatıma Resul-ü Ekrem’e doğru eğildi. Efendimiz (a.s.m.) ona gizlice bir şeyler söyledi ve gözleri yaşlı olarak başını kaldırdı. Resul-i Ekrem tekrar Hz. Fatıma’ya:
    – Yaklaş, diye buyurdu. Bu defa da kulağına bir şeyler fısıldadı ve Hz. Fatıma gülümseyerek başını kaldırdı.
    Tabii bu durum, Hz. Aişe başta olmak üzere odadaki kadın­ları meraklandırdı. Hz. Aişe sonra bir fırsatında Hz. Fa­tı­ma’­ya bu durumu sordu. O da:
    – Birinci seferinde Resul-i Ekrem (a.s.m.) bana, “Ben bugün ölüyorum” diye buyurdu ve ona ağladım. İkinci seferinde, “Ben Allah’a dua ettim; ehl-i beytimden ilk olarak seni bana ulaştırmasını ve seni benimle bir arada bulundurmasını is­tedim” şeklinde buyurdu, buna da güldüm, dedi ve oğulları­nı kendisine çekerek başlarını kokladı.
    Tam bu sırada ölüm meleği geldi, selâm verdi ve içeri gir­mek için izin istedi. İzin verildi, içeri girdi ve:
    – Ya Muhammed, ne emrediyorsun, diye sordu. Resul-i Ek­rem (a.s.m.):
    – Şu anda beni Rabbime ulaştır, buyurdu. Hz. Azrail de (a.s.):
    – Olur, seni bugün Rabbine ulaştırırım, çünkü Rabbin sana müştaktır. Senin dışında hiç kimse hakkında böyle bir tereddüde meydan vermedi. Senden başka kimseden izin almamı emretmedi. Fakat senin saatin yakındır, dedi ve ayrıldı. Bu sırada Hz. Cebrail (a.s.) gelerek selâm verdi ve:
    – Vahiy dürüldüğü gibi dünya da benim için dürülmüş oldu. Artık ne dünyanın bende bir ihtiyacı ve ne de benim dünyada bir ihtiyacım kaldı. Bu, benim yeryüzüne son inişimdir, dedi.
    Kimsenin ses çıkaracak durumu yoktu. Hz. Aişe, Efendimi­zin (a.s.m.) mübarek başını göğsü arasına aldı ve Efendimi­zin (a.s.m.) göğsünü tuttu. Bu sırada Efendimiz kısa bir bay­gınlık geçirdi. Sonra alnından inci tanesi gibi terler akma­ya başladı. Hz. Aişe terini sildi ve şöyle dedi:
    – Böyle güzel koku hiç almış değilim. Sonra ayılınca:
    – Anam babam sana feda olsun, bu terler ne idi, dedi. Resul-i Ekrem (a.s.m.):
    – Mü’minin ruhu ter ile, kâfirin ruhu ise merkebin canı gibi ağız ve burun deliklerinden çıkar, buyurdu. İşte ancak o zaman Hz. Aişe ve yanındaki kadınların aklı başına gelmişti, korku dolu bir halde hemen erkekleri çağırdılar.
    İlk gelen erkek, Hz. Aişe’nin babasının ona gönderdiği, kar­deşi Abdurrahman’dı. Ne yazık ki o bile Resul-i Ekrem’in ha­yatına yetişememişti. Allah Teâlâ, Cebrail ve Mikail’i görev­lendirdiği için vazifeyi onlar üzerlerine almışlardı da hiçbir erkek ölümü ânında yanında bulunamamıştı. Resul-i Ekrem (a.s.m.) kendinden geçip baygınlık geçirdiği sırada da, sanki “Hangisini tercih ediyorsun?” diye bir muhayyerlik içinde, “Hayır, Refik-i Â’lâ’yı istiyorum” buyurmuştu. Dili açıldığı ve baygınlığı geçtiği vakit kadınlara döndü:
    – Namaz, namaz; zira siz namaza devam ettiğiniz müddetçe dine bağlısınız. Onun için hepiniz namaza devam ediniz, buyurdu ve “namaz, namaz” diye diye ruhunu teslim etti.


    Namazı Yaşayanar/Said Demirtaş/Nesil Yayınları



  2. 14.Nisan.2007, 06:04
    1
    Administrator



    Peygamberimizin (a.s.m.) son sözü, "namaz" oldu

    Resul-i Ekrem’in (a.s.m.) vefat edeceği gün sabah vakti, kendisinde bir hafiflik görüldü. Yanındakiler sevinerek, iyidir diye ayrılıp işlerine gittiler. Yanında yalnız kadınlar kaldı. Böyle ümitle ferahlık arasında iken Resul-i Ekrem (a.s.m.):
    – Kadınlar çıksın, bu melek yanıma girmek istiyor, dedi.
    Herkes çıktı, yalnız Hz. Aişe kalmıştı. Resul-i Ekrem’in (a.s.m.) başı onun kucağındaydı. Meleği karşılamak üzere Efen­dimiz (a.s.m.) oturdu. O da evin bir köşesine çekilmişti.
    Bir müddet melekle konuştuktan sonra tekrar Âişe Valide­mizi çağırdı ve başını onun kucağına koydu. Kadınlara da içeri girmelerini söyledi. Hz. Aişe, Resul-i Ekrem’e (a.s.m.):
    – Bu melek, Hz. Cebrail’e (a.s.) benzemiyordu, dedi.
    Resul-i Ekrem (a.s.m.) şöyle buyurdu:
    – Evet, ya Aişe, bu, ölüm meleği idi. Bana geldi ve “Allahu Teâlâ beni sana gönderdi ve iznin olmadan yanına girmememi emretti. İzin vermezsen geri dönerim, izin verirsen girerim. Ve yine sen müsaade etmeden ruhunu almamamı bana emretti. Emrin nedir?” diye sordu. Ben de kendisine “Ceb­rail gelinceye kadar benden uzaklaş” dedim. İşte şimdi Cebrail’in gelme saatidir.
    Hz. Aişe bunun üzerine, “Ne bir fikir yürütecek ne de bir cevaba muktedir olacak durumda idik. Büyük bir felâketle karşılaşmış olarak dehşet içinde kaldık. İşin önemine binaen kimsenin ağzından ses çıkmıyor, ehl-i beyt dehşet içinde bekliyordu. Tam bu sırada Hz. Cebrail’in (a.s.) kapıya geldiğini anladım. Selâm verdi, kadınlar çıktı. Hz. Cebrail (a.s.) girdi ve Resul-i Ekrem’e:
    – Allah Teâlâ’nın sana selâmı vardır, kendini nasıl bulduğunu sana soruyor. Şüphesiz O, senin nasıl olduğunu daha iyi bilir, ancak senin kerem ve şerefini artırmayı ve ümmetin arasında örnek olmayı kast etmiştir, dedi.
    Resul-i Ekrem (a.s.m.):
    – Kendimi sancılar içinde buluyorum, dedi. Hz. Cebrail de (a.s.):
    – Sana müjde olsun! Allah Teâlâ seni vaat ettiği mevkilere yükseltmek için bu acı ve sancıları sana vermiştir, dedi. Resul-i Ekrem (a.s.m.):
    – Ey Cebrail, ölüm meleği yanıma girmek için izin istedi, dedi ve olayı anlattı. Hz. Cebrail (a.s.):
    – Ya Resulallah, Rabbin sana müştaktır, senden başka hiç kimseden böyle bir müsaade istememiş ve istemeyecektir. Allah Teâlâ böylece senin şerefini tamamlamak istiyor, dedi. Resul-i Ekrem:
    – O hâlde Azrail gelinceye kadar ayrılma, dedi. Kadınların içeri girmesine izin verildi. Resul-i Ekrem, Hz. Fâtıma’ya:
    — Yaklaş, diye buyurdu. Hz. Fatıma Resul-ü Ekrem’e doğru eğildi. Efendimiz (a.s.m.) ona gizlice bir şeyler söyledi ve gözleri yaşlı olarak başını kaldırdı. Resul-i Ekrem tekrar Hz. Fatıma’ya:
    – Yaklaş, diye buyurdu. Bu defa da kulağına bir şeyler fısıldadı ve Hz. Fatıma gülümseyerek başını kaldırdı.
    Tabii bu durum, Hz. Aişe başta olmak üzere odadaki kadın­ları meraklandırdı. Hz. Aişe sonra bir fırsatında Hz. Fa­tı­ma’­ya bu durumu sordu. O da:
    – Birinci seferinde Resul-i Ekrem (a.s.m.) bana, “Ben bugün ölüyorum” diye buyurdu ve ona ağladım. İkinci seferinde, “Ben Allah’a dua ettim; ehl-i beytimden ilk olarak seni bana ulaştırmasını ve seni benimle bir arada bulundurmasını is­tedim” şeklinde buyurdu, buna da güldüm, dedi ve oğulları­nı kendisine çekerek başlarını kokladı.
    Tam bu sırada ölüm meleği geldi, selâm verdi ve içeri gir­mek için izin istedi. İzin verildi, içeri girdi ve:
    – Ya Muhammed, ne emrediyorsun, diye sordu. Resul-i Ek­rem (a.s.m.):
    – Şu anda beni Rabbime ulaştır, buyurdu. Hz. Azrail de (a.s.):
    – Olur, seni bugün Rabbine ulaştırırım, çünkü Rabbin sana müştaktır. Senin dışında hiç kimse hakkında böyle bir tereddüde meydan vermedi. Senden başka kimseden izin almamı emretmedi. Fakat senin saatin yakındır, dedi ve ayrıldı. Bu sırada Hz. Cebrail (a.s.) gelerek selâm verdi ve:
    – Vahiy dürüldüğü gibi dünya da benim için dürülmüş oldu. Artık ne dünyanın bende bir ihtiyacı ve ne de benim dünyada bir ihtiyacım kaldı. Bu, benim yeryüzüne son inişimdir, dedi.
    Kimsenin ses çıkaracak durumu yoktu. Hz. Aişe, Efendimi­zin (a.s.m.) mübarek başını göğsü arasına aldı ve Efendimi­zin (a.s.m.) göğsünü tuttu. Bu sırada Efendimiz kısa bir bay­gınlık geçirdi. Sonra alnından inci tanesi gibi terler akma­ya başladı. Hz. Aişe terini sildi ve şöyle dedi:
    – Böyle güzel koku hiç almış değilim. Sonra ayılınca:
    – Anam babam sana feda olsun, bu terler ne idi, dedi. Resul-i Ekrem (a.s.m.):
    – Mü’minin ruhu ter ile, kâfirin ruhu ise merkebin canı gibi ağız ve burun deliklerinden çıkar, buyurdu. İşte ancak o zaman Hz. Aişe ve yanındaki kadınların aklı başına gelmişti, korku dolu bir halde hemen erkekleri çağırdılar.
    İlk gelen erkek, Hz. Aişe’nin babasının ona gönderdiği, kar­deşi Abdurrahman’dı. Ne yazık ki o bile Resul-i Ekrem’in ha­yatına yetişememişti. Allah Teâlâ, Cebrail ve Mikail’i görev­lendirdiği için vazifeyi onlar üzerlerine almışlardı da hiçbir erkek ölümü ânında yanında bulunamamıştı. Resul-i Ekrem (a.s.m.) kendinden geçip baygınlık geçirdiği sırada da, sanki “Hangisini tercih ediyorsun?” diye bir muhayyerlik içinde, “Hayır, Refik-i Â’lâ’yı istiyorum” buyurmuştu. Dili açıldığı ve baygınlığı geçtiği vakit kadınlara döndü:
    – Namaz, namaz; zira siz namaza devam ettiğiniz müddetçe dine bağlısınız. Onun için hepiniz namaza devam ediniz, buyurdu ve “namaz, namaz” diye diye ruhunu teslim etti.


    Namazı Yaşayanar/Said Demirtaş/Nesil Yayınları



    Benzer Konular

    - Namaz esnasında içimizden veya aklımızdan " Allah" lafzını yada "hû" lafzını geç

    - Dini kitaplardaki "Duha" namazı ile halkın ağzında dolaşan "İşrak" namazı aynı n

    - Yatsı namazının ilk sünnetinde, ka'de-i uladan ayağa kalkınca "Sübhaneke", "Euzü"

    - Namaz kılan kimse, veleddaalliin kelimesinde veya başka yerde "dad" harfini, kudreti olduğ

    - Peygamberimizin "İnsanlar helak oldu, alimler müstesna...." diye başlayan hadisi

  3. 03.Temmuz.2008, 00:03
    2
    Sedanur
    Sedanur

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 10.Mart.2008
    Üye No: 12019
    Mesaj Sayısı: 1,568
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 20

    --->: Peygamberimizin (a.s.m.) son sözü, "namaz" oldu




    Alıntı
    Namaz, namaz; zira siz namaza devam ettiğiniz müddetçe dine bağlısınız. Onun için hepiniz namaza devam ediniz, buyurdu ve “namaz, namaz” diye diye ruhunu teslim etti.
    Allah cc razı olsun hocam Rabbim namazımızı hakkıyla eda edenlerden eylesin...


  4. 03.Temmuz.2008, 00:03
    2
    Sedanur



    Alıntı
    Namaz, namaz; zira siz namaza devam ettiğiniz müddetçe dine bağlısınız. Onun için hepiniz namaza devam ediniz, buyurdu ve “namaz, namaz” diye diye ruhunu teslim etti.
    Allah cc razı olsun hocam Rabbim namazımızı hakkıyla eda edenlerden eylesin...


  5. 16.Ağustos.2008, 11:20
    3
    Fatıma-Tuana
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 12.Haziran.2008
    Üye No: 22731
    Mesaj Sayısı: 195
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0
    Bulunduğu yer: Suya Hasret MisaLi...

    --->: Peygamberimizin (a.s.m.) son sözü, "namaz" oldu

    Allah Razı olsun Hocam...Vallahi istemem bu yalan dünyayı Al beni yanına Ya Resulullah


  6. 16.Ağustos.2008, 11:20
    3
    Fatıma-Tuana - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Allah Razı olsun Hocam...Vallahi istemem bu yalan dünyayı Al beni yanına Ya Resulullah


  7. 12.Ocak.2009, 23:20
    4
    betafix
    huzur yüreğinde saklı

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 12.Kasım.2008
    Üye No: 38403
    Mesaj Sayısı: 357
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 5

    --->: Peygamberimizin (a.s.m.) son sözü, "namaz" oldu

    namaz kılmayı cok sevıyorum ama hocam dıyolarkı namaz 7 kat semada dolasır... nekadar duzgun kılarsa n okadar kat cıkar dogrumu...??*


  8. 12.Ocak.2009, 23:20
    4
    huzur yüreğinde saklı
    namaz kılmayı cok sevıyorum ama hocam dıyolarkı namaz 7 kat semada dolasır... nekadar duzgun kılarsa n okadar kat cıkar dogrumu...??*


  9. 11.Mayıs.2009, 22:50
    5
    mumsema
    Administrator

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 19.Ocak.2007
    Üye No: 1
    Mesaj Sayısı: 10,127
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: Türkiye

    --->: Peygamberimizin (a.s.m.) son sözü, "namaz" oldu

    amin. Allah cc sizlerdende razı olsun


  10. 11.Mayıs.2009, 22:50
    5
    Administrator
    amin. Allah cc sizlerdende razı olsun


  11. 13.Ekim.2010, 17:29
    6
    ozayir
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Eylül.2010
    Üye No: 79069
    Mesaj Sayısı: 114
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2

    --->: Peygamberimizin (a.s.m.) son sözü, "namaz" oldu

    Alıntı
    – Namaz, namaz; zira siz namaza devam ettiğiniz müddetçe dine bağlısınız.. Onun için hepiniz namaza devam ediniz, buyurdu ve “namaz, namaz” diye diye ruhunu teslim etti

    Gözlerim doldu.Az daha duygulansam aglıcaktım kendimi zor tuttum ne şerefli bir şeydirki NAMAZ NAMAZ diye ümmetine sesleniyor geldi şimdi namazlarını kılma...





  12. 13.Ekim.2010, 17:29
    6
    Devamlı Üye
    Alıntı
    – Namaz, namaz; zira siz namaza devam ettiğiniz müddetçe dine bağlısınız.. Onun için hepiniz namaza devam ediniz, buyurdu ve “namaz, namaz” diye diye ruhunu teslim etti

    Gözlerim doldu.Az daha duygulansam aglıcaktım kendimi zor tuttum ne şerefli bir şeydirki NAMAZ NAMAZ diye ümmetine sesleniyor geldi şimdi namazlarını kılma...





  13. 13.Ekim.2010, 18:35
    7
    memoli1966
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 07.Haziran.2010
    Üye No: 76561
    Mesaj Sayısı: 11
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 50

    --->: Peygamberimizin (a.s.m.) son sözü, "namaz" oldu

    ölüm meleği herkesi günde iki veya beş kere denetlediği ,denetlediği vakitlerin de namaz vakitleri olduğunu bilmeliyiz.ve ona göre namaza daha da sarılmalıyız.


  14. 13.Ekim.2010, 18:35
    7
    memoli1966 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye
    ölüm meleği herkesi günde iki veya beş kere denetlediği ,denetlediği vakitlerin de namaz vakitleri olduğunu bilmeliyiz.ve ona göre namaza daha da sarılmalıyız.


  15. 15.Nisan.2011, 17:28
    8
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 18,007
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 231
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Peygamberimizin (a.s.m.) son sözü, "namaz" oldu

    Alıntı
    Anam babam sana feda olsun, bu terler ne idi, dedi. Resul-i Ekrem (a.s.m.):
    – Mü’minin ruhu ter ile, kâfirin ruhu ise merkebin canı gibi ağız ve burun deliklerinden çıkar, buyurdu.
    Allah c.c cümlemize merhamet etsin ve bizleri en güzel halimizle
    engüzel bir şekilde kabzetsin....amin


  16. 15.Nisan.2011, 17:28
    8
    Silent and lonely rains
    Alıntı
    Anam babam sana feda olsun, bu terler ne idi, dedi. Resul-i Ekrem (a.s.m.):
    – Mü’minin ruhu ter ile, kâfirin ruhu ise merkebin canı gibi ağız ve burun deliklerinden çıkar, buyurdu.
    Allah c.c cümlemize merhamet etsin ve bizleri en güzel halimizle
    engüzel bir şekilde kabzetsin....amin





+ Yorum Gönder