Konusunu Oylayın.: Oruç sabrın yarısıdır

5 üzerinden 4.83 | Toplam : 6 kişi
Oruç sabrın yarısıdır
  1. 08.Kasım.2009, 20:27
    1
    Misafir

    Oruç sabrın yarısıdır






    Oruç sabrın yarısıdır Mumsema Oruç ibadeti sabrın yarısıdır ne demek kısaca açıklar mısınız? Oruç ibadeti sabrın yarısıdır sözünü açıklar mısınız ?


  2. 08.Kasım.2009, 20:27
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 08.Kasım.2009, 21:51
    2
    Sedanur
    Sedanur

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 10.Mart.2008
    Üye No: 12019
    Mesaj Sayısı: 1,540
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 20

    --->: oruç sabrın yarısıdır




    Oruç ibadeti bize sabrı öğretir, sabrın yarısı oruç tutarak kazanılır.
    Aç susuz ve şehvetsiz kalarak insan nefsi sabretmeye alıştırır. Bir ay boyunca oruç tutan kişi sabrı elde etmiş ve Allahın rızasını kazanmış olur.



  4. 08.Kasım.2009, 21:51
    2
    Sedanur



    Oruç ibadeti bize sabrı öğretir, sabrın yarısı oruç tutarak kazanılır.
    Aç susuz ve şehvetsiz kalarak insan nefsi sabretmeye alıştırır. Bir ay boyunca oruç tutan kişi sabrı elde etmiş ve Allahın rızasını kazanmış olur.



  5. 12.Ağustos.2010, 23:45
    3
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,584
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 335
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    --->: oruç sabrın yarısıdır

    Oruç sabrın yarısını kazandırır


  6. 12.Ağustos.2010, 23:45
    3
    Moderatör
    Oruç sabrın yarısını kazandırır


  7. 13.Haziran.2014, 23:33
    4
    Ramadan
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 24.Ağustos.2009
    Üye No: 51064
    Mesaj Sayısı: 1,163
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 12
    Yaş: 32

    oruç sabrın yarısıdır ile ilgili kompozisyon

    Oruç sabrın yarısıdır yazı

    "Oruç sabrın yarısıdır."(İbn Mâce, Sıyâm 44) Bu hadis-i şerif ile orucun insana sabretmeyi öğrettiğini anlayabiliriz çünkü bir başka hadis-i şeriflerinde ise :’’o sabır ayıdır’’ buyuruyor Resulullah Efendimiz.. Tarih boyunca en güzel insanların çeşitli sabır imtihanlarına tabii tutulduklarını okumuşuzdur, siyer kitaplarında.. Hz. Allah, en güzel insanlara -peygamberlere, sahabelere ve dostlarına- çeşitli sıkıntılar vermiş ve kendisine daha da çok yaklaştırmıştır.

    Öyle ki kimi zaman açlık imtihanı ile karşılaşmışlardır,mübarekler ama bu sınanma onları bir an olsun bile isyana götürmemiş aksine ilâhi aşka giden yolda daha fazla mesafe kat etmelerine vesile olmuştur. İlâhi aşk denince ilk akla gelen gönül sultanlarından, Celaleddin-i Rumi bir gün evine geliyor. Henüz Mevlana değil o zamanlar…

    “Ey evimin hatuni hakanisi”, diyor, “Evimizde bir şey var mı yiyecek, içecek?”

    “Yok”, diyor eşi..

    “Yani yarım avuç bulgur da mı yok?”

    “Yok’’

    “Bir kaşık tarhana da mı yok?”

    “Yok, hiçbir şey yok”

    “Bir lokma ekmek de mi?”

    “Yok, bugün evimizde hiçbir şey yok, diyor Celaleddin-i Rumi’nin “hatuni hakanisi”

    Bu “Yok” cevapları karşısında Rumi seviniyor ve

    “Desene hatuni hakanım’’ diyor, “Bugün evimiz peygamber evine dönmüş”

    Allah sabredenlerledir

    “Ey mü'minler, itâ'at ediciyi âsiden ayırmak için sizi gazâda düşmandan korkmakla, yahut oruç, kıtlık ve açlıkla, zekât ve bir zarar neticesinde malın azalmasıyla, hastalık ve zayıflık gibi beden noksanlarıyla, gök ve yer âfetlerinden meyvelerinizin veya meyve yerinde olan evlâtlarınızın mahv ve noksanlığıyla imtihan ederim. Ey habîbim, sen sabredenlere ikrâmımı müjdele!” (Bakara-155) Bir başka ayet-i kerime de ise : “Sabredin; çünkü Allah sabredenlerle beraberdir”, buyuruyor Hz.Allah. Evet, Rabbimiz sabredenlerle beraberdir, çünkü sabır kolay bir şey değildir öyle değil mi,nefse ağır gelir.

    “Daha güzeliyle vereceğiz”

    “Muhakkak biz, sabredenlerin mükâfatını, yapmakta olduklarının daha güzeliyle vereceğiz (Nahl-96) Çünkü bilir; “Rabbi sabredenlerle beraberdir” ve “O sabredenleri sever” (Al-i İmrân-146) Sabredene sonsuz bir ikram var… : Sabredenlere [lûtfumu, ihsânımı] müjdele!” [Bakâra 155] Özetle bir kez daha ifade edecek olursak; oruç insana sabrı öğretiyor, kulun iradesini kuvvetlendiriyor inşallah.

    Üç türlü oruç vardır

    Avamın orucu, havâs’ın orucu, havassü’l-havas’ın orucu.

    1 – Avamın orucu

    Sadece orucu bozucu yemek-içmek gibi maddî şeylerden kaçınırız.

    2 – Havas’ın orucu

    Sadece avamın kaçındıklarından kaçınmakla kalmazlar. Onlar bütün (uzuvlarıyla) oruçludurlar. Meselâ, oruçlu ağızlarıyla asla gıybet etmezler, yalan söylemezler, birinin ayıbına bakmazlar, bilseler bile açıklamazlar. Ayaklarıyla haram yola gitmezler. Elleriyle haram şey tutmazlar. Yani özel bir hayatları olur oruçlu iken...

    3 – Havassü’l-havas’ın orucu

    Havasın orucu ile aynı şeyleri yaptıkları gibi kalpleriyle de aynı titizliğe sahip olurlar. Kalplerine Allah’tan, Allah rızasından gayrı bir şey getirmemeye gayret gösterirler.

    Mubah olan dünyevî sohbetler bile onlara orucu bozucu hallerden sayılır. Gönüllerine dünya endişesi sokmazlar. Ahiret saadetinden gayrı şeyi akıllarına getirmemeye ehemmiyet verirler. Şayet dünya endişesi, para arzusu, mal, can hissi kalplerine gelirse çok üzülürler, oruçlarını yaraladıklarını kabul ederler...

    Melekut kapısı açılıncaya dek

    ‘’Nefs-i emâre açlık ve susuzluk ile terbiye olunca kişide meleki duygular ağır basar ve melekut âlemine kapılar açılır’’ derler, büyükler. Bunu Hz.Aişe (r.a.) validemizden rivâyet olunan bir hadis-i şerif ile de açıkça görebiliriz.

    “Aişe-i Sıddıka (r.a.) validemize Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyuruyor:“Ey Aişe! Melekut kapısını, açılıncaya kadar çalmaya devam et.’’

    Hz. Aişe validemiz soruyor: “Ne ile ey Allah’ın Resulü? “Açlık ve susuzluk ile” diye cevap veriyor Efendimiz aleyhisselâm.. Yani; oruç insana pek çok yönü ile melekut kapılarını açtırıyor… Çünkü mükafatının sonsuz olduğu güzel bir haslet ile ahlaklandırıyor insanı..

    Sizi susatan oruç değil!

    İmam-ı Gazalî, sadece avam orucu tutan iki kadının, Resulullah’a gelerek susuzluğa dayanamayıp, oruçlarını bozmak istediklerini anlattığı bir kıssada söze şöyle devam eder:

    – Hazret-i Resulullah, bu kadınlara: “Tükürün bakayım” dedi. Onlar tükürdüklerinde ağızlarından kıpkırmızı kan çıktığını gördüler. Resulullah (s.a.v.) buyurdu ki:

    – Sizi susatan oruç değil. Müslüman kardeşinizin yediğiniz etidir. Gıybetini etmiş, etini yemişsiniz. İşte bu kan da o etin kanıdır. Orucu sadece midenizle değil, ağızlarınızla, dilinizle, kalbinizle de tutun ki, kurtulasınız” buyurmuştur.


  8. 13.Haziran.2014, 23:33
    4
    Devamlı Üye
    Oruç sabrın yarısıdır yazı

    "Oruç sabrın yarısıdır."(İbn Mâce, Sıyâm 44) Bu hadis-i şerif ile orucun insana sabretmeyi öğrettiğini anlayabiliriz çünkü bir başka hadis-i şeriflerinde ise :’’o sabır ayıdır’’ buyuruyor Resulullah Efendimiz.. Tarih boyunca en güzel insanların çeşitli sabır imtihanlarına tabii tutulduklarını okumuşuzdur, siyer kitaplarında.. Hz. Allah, en güzel insanlara -peygamberlere, sahabelere ve dostlarına- çeşitli sıkıntılar vermiş ve kendisine daha da çok yaklaştırmıştır.

    Öyle ki kimi zaman açlık imtihanı ile karşılaşmışlardır,mübarekler ama bu sınanma onları bir an olsun bile isyana götürmemiş aksine ilâhi aşka giden yolda daha fazla mesafe kat etmelerine vesile olmuştur. İlâhi aşk denince ilk akla gelen gönül sultanlarından, Celaleddin-i Rumi bir gün evine geliyor. Henüz Mevlana değil o zamanlar…

    “Ey evimin hatuni hakanisi”, diyor, “Evimizde bir şey var mı yiyecek, içecek?”

    “Yok”, diyor eşi..

    “Yani yarım avuç bulgur da mı yok?”

    “Yok’’

    “Bir kaşık tarhana da mı yok?”

    “Yok, hiçbir şey yok”

    “Bir lokma ekmek de mi?”

    “Yok, bugün evimizde hiçbir şey yok, diyor Celaleddin-i Rumi’nin “hatuni hakanisi”

    Bu “Yok” cevapları karşısında Rumi seviniyor ve

    “Desene hatuni hakanım’’ diyor, “Bugün evimiz peygamber evine dönmüş”

    Allah sabredenlerledir

    “Ey mü'minler, itâ'at ediciyi âsiden ayırmak için sizi gazâda düşmandan korkmakla, yahut oruç, kıtlık ve açlıkla, zekât ve bir zarar neticesinde malın azalmasıyla, hastalık ve zayıflık gibi beden noksanlarıyla, gök ve yer âfetlerinden meyvelerinizin veya meyve yerinde olan evlâtlarınızın mahv ve noksanlığıyla imtihan ederim. Ey habîbim, sen sabredenlere ikrâmımı müjdele!” (Bakara-155) Bir başka ayet-i kerime de ise : “Sabredin; çünkü Allah sabredenlerle beraberdir”, buyuruyor Hz.Allah. Evet, Rabbimiz sabredenlerle beraberdir, çünkü sabır kolay bir şey değildir öyle değil mi,nefse ağır gelir.

    “Daha güzeliyle vereceğiz”

    “Muhakkak biz, sabredenlerin mükâfatını, yapmakta olduklarının daha güzeliyle vereceğiz (Nahl-96) Çünkü bilir; “Rabbi sabredenlerle beraberdir” ve “O sabredenleri sever” (Al-i İmrân-146) Sabredene sonsuz bir ikram var… : Sabredenlere [lûtfumu, ihsânımı] müjdele!” [Bakâra 155] Özetle bir kez daha ifade edecek olursak; oruç insana sabrı öğretiyor, kulun iradesini kuvvetlendiriyor inşallah.

    Üç türlü oruç vardır

    Avamın orucu, havâs’ın orucu, havassü’l-havas’ın orucu.

    1 – Avamın orucu

    Sadece orucu bozucu yemek-içmek gibi maddî şeylerden kaçınırız.

    2 – Havas’ın orucu

    Sadece avamın kaçındıklarından kaçınmakla kalmazlar. Onlar bütün (uzuvlarıyla) oruçludurlar. Meselâ, oruçlu ağızlarıyla asla gıybet etmezler, yalan söylemezler, birinin ayıbına bakmazlar, bilseler bile açıklamazlar. Ayaklarıyla haram yola gitmezler. Elleriyle haram şey tutmazlar. Yani özel bir hayatları olur oruçlu iken...

    3 – Havassü’l-havas’ın orucu

    Havasın orucu ile aynı şeyleri yaptıkları gibi kalpleriyle de aynı titizliğe sahip olurlar. Kalplerine Allah’tan, Allah rızasından gayrı bir şey getirmemeye gayret gösterirler.

    Mubah olan dünyevî sohbetler bile onlara orucu bozucu hallerden sayılır. Gönüllerine dünya endişesi sokmazlar. Ahiret saadetinden gayrı şeyi akıllarına getirmemeye ehemmiyet verirler. Şayet dünya endişesi, para arzusu, mal, can hissi kalplerine gelirse çok üzülürler, oruçlarını yaraladıklarını kabul ederler...

    Melekut kapısı açılıncaya dek

    ‘’Nefs-i emâre açlık ve susuzluk ile terbiye olunca kişide meleki duygular ağır basar ve melekut âlemine kapılar açılır’’ derler, büyükler. Bunu Hz.Aişe (r.a.) validemizden rivâyet olunan bir hadis-i şerif ile de açıkça görebiliriz.

    “Aişe-i Sıddıka (r.a.) validemize Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyuruyor:“Ey Aişe! Melekut kapısını, açılıncaya kadar çalmaya devam et.’’

    Hz. Aişe validemiz soruyor: “Ne ile ey Allah’ın Resulü? “Açlık ve susuzluk ile” diye cevap veriyor Efendimiz aleyhisselâm.. Yani; oruç insana pek çok yönü ile melekut kapılarını açtırıyor… Çünkü mükafatının sonsuz olduğu güzel bir haslet ile ahlaklandırıyor insanı..

    Sizi susatan oruç değil!

    İmam-ı Gazalî, sadece avam orucu tutan iki kadının, Resulullah’a gelerek susuzluğa dayanamayıp, oruçlarını bozmak istediklerini anlattığı bir kıssada söze şöyle devam eder:

    – Hazret-i Resulullah, bu kadınlara: “Tükürün bakayım” dedi. Onlar tükürdüklerinde ağızlarından kıpkırmızı kan çıktığını gördüler. Resulullah (s.a.v.) buyurdu ki:

    – Sizi susatan oruç değil. Müslüman kardeşinizin yediğiniz etidir. Gıybetini etmiş, etini yemişsiniz. İşte bu kan da o etin kanıdır. Orucu sadece midenizle değil, ağızlarınızla, dilinizle, kalbinizle de tutun ki, kurtulasınız” buyurmuştur.


  9. 05.Ocak.2016, 01:02
    5
    melle
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 13.Mayıs.2008
    Üye No: 20559
    Mesaj Sayısı: 2,084
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 21

    Cevap: oruç sabrın yarısıdır

    "Oruç sabrın yarısıdır" sözünü açıklayınız. (oruç sabrın yarısıdır ile ilgili kompozisyon )

    Allah’ın yüklediği ibadet mükellefiyetini sırtında taşımaya sabretme, O’ndan gelen şeyler karşısında sarsılmama, O’nun kapısından ayrılmama, günah fırtınaları ve günah tufanı karşısında kendini koruyup dişini sıkma vs. bunlar dinin yarısını teşkil etmektedir. “Oruç ise sabrın yarısıdır.” Zira sabrın diğer yarısı başka şeylere dağılmıştır.

    Oruçta bir yönüyle şehevât-ı nefsâniyeyi gemleme oldugu için, günahlara karşı sabır, diğer bir yönüyle aç-susuz durma gibi (hususiyle sıcak günlerde) bir işin altına girmekle ibadete karşı sabır vardır. Böylece oruç, dinin dörtte birini teşkil etmiş oluyor. Dolayısıyla o, dört büyük ve mühim esas olan namaz, oruç, zekât ve hac ibadetlerinden biridir. Ve hem de yukarıda da belirttiğimiz gibi oruçta, hem ibadet taate, hem beşerî arzu ve isteklere, hem şehevânî duygulara ve hem de kaprislere bir set çekme ve mani olma hâli vardır.


  10. 05.Ocak.2016, 01:02
    5
    Devamlı Üye
    "Oruç sabrın yarısıdır" sözünü açıklayınız. (oruç sabrın yarısıdır ile ilgili kompozisyon )

    Allah’ın yüklediği ibadet mükellefiyetini sırtında taşımaya sabretme, O’ndan gelen şeyler karşısında sarsılmama, O’nun kapısından ayrılmama, günah fırtınaları ve günah tufanı karşısında kendini koruyup dişini sıkma vs. bunlar dinin yarısını teşkil etmektedir. “Oruç ise sabrın yarısıdır.” Zira sabrın diğer yarısı başka şeylere dağılmıştır.

    Oruçta bir yönüyle şehevât-ı nefsâniyeyi gemleme oldugu için, günahlara karşı sabır, diğer bir yönüyle aç-susuz durma gibi (hususiyle sıcak günlerde) bir işin altına girmekle ibadete karşı sabır vardır. Böylece oruç, dinin dörtte birini teşkil etmiş oluyor. Dolayısıyla o, dört büyük ve mühim esas olan namaz, oruç, zekât ve hac ibadetlerinden biridir. Ve hem de yukarıda da belirttiğimiz gibi oruçta, hem ibadet taate, hem beşerî arzu ve isteklere, hem şehevânî duygulara ve hem de kaprislere bir set çekme ve mani olma hâli vardır.





+ Yorum Gönder