Konusunu Oylayın.: Oruç ibadetinin kişiye ve topluma kazandırdıkları ile ilgili şiirler ve ayetler

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 4 kişi
Oruç ibadetinin kişiye ve topluma kazandırdıkları ile ilgili şiirler ve ayetler
  1. 03.Nisan.2013, 22:17
    1
    Misafir

    Oruç ibadetinin kişiye ve topluma kazandırdıkları ile ilgili şiirler ve ayetler






    Oruç ibadetinin kişiye ve topluma kazandırdıkları ile ilgili şiirler ve ayetler Mumsema Oruç ibadetinin kişiye ve topluma kazandırdıkları ile ilgili şiir ve ayet örnekleri verir misiniz ?


  2. 03.Nisan.2013, 22:17
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 21.Nisan.2013, 20:54
    2
    jerusselam
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 25.Şubat.2013
    Üye No: 100353
    Mesaj Sayısı: 4,172
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 42

    Cevap: Oruç ibadetinin kişiye ve topluma kazandırdıkları ile ilgili şiirler ve ayetler




    Oruç ibadetinin kişiye ve topluma kazandırdıkları ile ilgili şiirler ve ayetler

    İnsanoğlu bu dünyaya, âhireti için ziraat ve ticaret etmeye gelmiştir. Oruç ayı olan Ramazan-ı Şerîf ise, insanın bu uhrevî ticaret ve ziraati için en bereketli bir zamandır. Çünkü Ramazan-ı şerîf'te işlenen amellerin sevabı bire bindir. Kur'ân-ı Hakîm'in herbir harfinin sevabı, hadîslerin bildirdiğine göre, on hasene iken, Ramazan-ı şerîf'te herbir harfin sevabı on değil bin ve Âyete'l-Kürsî gibi bâzı âyetlerin herbir harfi binler ve Ramazan-ı şerîfin Cumalarında daha fazla olur. Ve Kadir gecesinde de 30 bine kadar çıkar.
    Bu bakımdan Ramazan-ı şerîf, âhiret ticareti için, çok kârlı bir pazar; uhrevî hâsılat için gayet bereketli bir zemindir. Cenâb-ı Hakkın Rububiyet saltanatına karşı, beşerî ubudiyetin resmî geçiş yaptığı parlak ve kudsî bir bayram hükmündedir.
    Gerçekten de Ramazan-ı şerîf, bu fâni dünyada, fâni ömür içinde, kısa bir hayatta, bâkî bir ömür
    ve uzun bir hayatı kazanmaya en büyük vesiledir.
    İşte böyle kudsî bir bayram veya kârlı bir pazarda, insanın oruç tutmak suretiyle yemek, içmek gibi süflî meşguliyetlerini, nefsin heves ve zevklerini muvakkaten terk etmesi ne derece lüzumlu, fıtrî, tam yerinde bir vazife olduğunu artık siz düşününüz...

    - Oruç, insan için maddî bir perhiz olduğu kadar mânevî bir perhizdir de... Çünkü insan nefsi, yeme, içme konusunda dilediği şekilde hareket ettikçe, kişinin beden sağlığına zarar verdiği gibi helâl-haram demeyip rastgelen şey'e saldırmak ve bulduğunu yutmakla da mânevî hayatını zehirler, ruh sağlığını tehlikeye düşürür. Artık kalb ve ruhun emrettiklerini yapmak, gösterdiği yolda gitmek, o nefse zor gelir. İnsanı kendi istediği, canının çektiği istikamete doğru sürükleyip götürmeye başlar.
    İşte Ramazan-ı şerîf'te oruç vasıtasıyla, nefis, bir nevi perhiz ve riyazete alışır ve emir dinlemeyi öğrenir. İlâhî emre boyun eğerek helâl işleri bile terk ettiğinden, haramlardan çekinmek hususunda da tam bir meleke ve kabiliyet kazanır. Böylelikle bedenî olduğu kadar mânevî ve ruhî sıhhat ve âfiyete de kavuşur.
    - İnsan midesi, vücuttaki bütün duygu ve cihazlarla alâkalı bir şekilde yaratılmıştır. Âdeta mide büyük bir fabrika, vücuttaki bütün duygu ve cihazlar da o fabrikanın hademesi, işçisi, yardımcısı hükmündedir. Bu mide fabrikası, bütün sene boyunca hiç tatil ettirilmeden çalıştırılırsa, nefis, mideye yardımcı durumunda olan bütün duygu ve cihazları, devamlı mide ile meşgul ettirir; onların kendilerine mahsus ibâdetlerini ve ulvî vazifelerini insana unutturur. İnsanoğlu sanki dünyaya sadece yiyip içmek için gelmiş gibi, kalbi, ruhu, aklı, fikri ve sair bütün duyguları ile midenin ihtiyacını te'min, rızkını bulmak için seferber olur. Bütün duygularıyla midesini düşünür hâle gelmesi ise, insanı mânen alçaltır, hayvancasına bir hayatın sâhibi kılar.

    İşte Ramazan-ı şerîf orucuyla, her müslüman, bu dünyadaki vazifesinin, sırf mideyi beslemek onun ihtiyaçlarını te'min etmek olmadığını anlar. Her bir duygu ve cihazını, kendine mahsus ibâdet ve ulvî vazifelerinde istihdam eder. Bu sebeble, Ramazan-ı şerîf'te mü'minler, derecelerine göre, ayrı ayrı nurlara, feyizlere, mânevî sevinçlere mazhar olurlar. Kalb ve ruh, akıl ve sır gibi lâtifeler, o mübarek ayda oruç vasıtasıyla çok terakki ve tefeyyüzde bulunur. Midenin ağlamasına bedel, sair duygular mâsumâne gülerler..

    Oruçla İlgili Kur'an Ayetleri

    (BAKARA SURESİ / 183)

    (Oruç) Sayılı günlerdir. Artık sizden kim hasta ya da yolculukta olursa tutamadığı günler sayısınca başka günlerde (tutsun). Zor dayanabilenlerin üzerinde bir yoksulu doyuracak kadar fidye (vardır). Kim gönülden bir hayır yaparsa bu da kendisi için hayırlıdır. Oruç tutmanız, -eğer bilirseniz- sizin için daha hayırlıdır.

    (BAKARA SURESİ / 184)

    Oruç gecesinde kadınlarınıza yaklaşmak size helal kılındı. Onlar, sizin örtüleriniz, siz de onlara örtüsünüz. Allah, gerçekten sizin, nefislerinize ihanet etmekte olduğunuzu bildi, tevbenizi kabul etti ve sizi bağışladı. Artık onlara yaklaşın ve Allah'ın sizin için yazdıklarını dileyin. Fecir vakti, sizce beyaz iplik siyah iplikten ayırd edilinceye kadar yiyin, için, sonra geceye kadar orucu tamamlayın. Mescidlerde itikafta olduğunuz zamanlarda onlara (kadınlarınıza) yaklaşmayın. Bunlar, Allah'ın sınırlarıdır, (sakın) onlara yanaşmayın. İşte Allah, insanlara ayetlerini böylece açıklar; umulur ki sakınırlar.

    (BAKARA SURESİ / 187)

    Haccı ve umreyi Allah için tamamlayın. Eğer (düşman, hastalık ve buna benzer nedenlerle) kuşatılırsanız, artık size kolay gelen kurban(ı gönderin). Kurban yerine varıncaya kadar başlarınızı traş etmeyin. Kim sizden hasta ise veya başından şikayeti varsa, onun ya oruç ya sadaka veya kurban olarak fidye (vermesi gerekir). Güvenliğe kavuşursanız, hacca kadar umre ile yararlanmak isteyene, kolayına gelen bir kurban(ı kesmek gerekir). Bulamayana da, hacc'da üç gün, döndüğünüzde yedi (gün) olmak üzere, bunlar, tamı tamına on (gün) oruç vardır. Bu, ailesi Mescid-i Haram'da olmayanlar içindir. Allah'tan korkun ve bilin ki Allah, muhakkak cezası pek çetin olandır.

    (BAKARA SURESİ / 196)

    Bir mü'mine, -hata sonucu olması dışında- bir başka mü'mini öldürmesi yakışmaz. Kim bir mü'mini 'hata sonucu' öldürürse, mü'min bir köleyi özgürlüğüne kavuşturması ve ailesine teslim edilecek bir diyeti vermesi gerekir. Onların (bunu) sadaka olarak bağışlamaları başka. Eğer o, mü'min olduğu halde size düşman olan bir topluluktan ise, bu durumda mü'min bir köleyi özgürlüğe kavuşturması gerekir. Şayet kendileriyle aranızda andlaşma olan bir topluluktan ise, bu durumda ailesine bir diyet ödemek ve bir mü'min köleyi özgürlüğe kavuşturmak gerekir. (Diyet ve köle özgürlüğü için gereken imkanı) Bulamayan ise, kesintisiz olarak iki ay oruç tutmalıdır. Bu, Allah'tan bir tevbedir. Allah bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

    (NİSA SURESİ / 92)

    Allah sizi, yeminlerinizdeki 'rastgele söylemelerinizden, boş sözlerden' dolayı sorumlu tutmaz, ancak yeminlerinizle bağladığınız sözlerden dolayı sizi sorumlu tutar. Onun (yeminin) keffareti, ailenizdekilere yedirdiklerinizin ortalamasından on yoksulu doyurmak ya da onları giydirmek veya bir köleyi özgürlüğüne kavuşturmaktır. (Bunlara imkan) Bulamayan (için) üç gün oruç (vardır.) Bu, yemin ettiğinizde (bozduğunuz) yeminlerinizin keffaretidir. Yeminlerinizi koruyunuz. Allah, size ayetlerini böyle açıklar, umulur ki şükredersiniz.

    (MAİDE SURESİ / 89)

    Ey iman edenler, siz ihramlıyken avı öldürmeyin. Sizden kim onu kasıtlı olarak (taammüden) öldürürse, cezası, hayvandan öldürdüğünün bir benzeridir. Buna da, Kabe'ye ulaşmış bir kurbanlık olarak içinizden adalet sahibi iki kişi hükmedecektir. Veya yoksulları doyurmak veya onun dengi oruç tutmak olan bir keffaret vardır. Böylelikle işlediğinin vebalini tadmış olsun. Allah geçmişte olanı bağışladı. Ama kim tekrarlarsa, Allah ondan öc alacaktır. Allah üstün ve güçlü olandır, öc sahibidir.

    (MAİDE SURESİ / 95)

    Artık, ye, iç, gözün aydın olsun. Eğer herhangi bir beşer görecek olursan, de ki: "Ben Rahman (olan Allah) a oruç adadım, bugün hiç kimseyle konuşmayacağım."

    (MERYEM SURESİ / 26)

    Şüphesiz, müslüman erkekler ve müslüman kadınlar, mü'min erkekler ve mü'min kadınlar, gönülden (Allah'a) itaat eden erkekler ve gönülden (Allah'a) itaat eden kadınlar, sadık olan erkekler ve sadık olan kadınlar, sabreden erkekler ve sabreden kadınlar, saygıyla (Allah'tan) korkan erkekler ve saygıyla (Allah'tan) korkan kadınlar, sadaka veren erkekler ve sadaka veren kadınlar, oruç tutan erkekler ve oruç tutan kadınlar, ırzlarını koruyan erkekler ve (ırzlarını) koruyan kadınlar, Allah'ı çokca zikreden erkekler ve (Allah'ı çokca) zikreden kadınlar; (işte) bunlar için Allah bir bağışlanma ve büyük bir ecir hazırlamıştır.

    (AHZAB SURESİ / 35)

    Ancak buna (imkan) bulamayanlar (için de) birbirleriyle temas etmeden önce, kesintisiz iki ay oruç (yüklenmiştir); buna güç yetiremeyenler altmış yoksulu doyursun. Bu (kolaylık), Allah'a ve O'nun Resûlü'ne iman etmeniz dolayısıyladır. Bunlar, Allah'ın sınırlarıdır. Kafirler içinse acı bir azab vardır.

    (MÜCADELE SURESİ / 4)

    Belki onun Rabbi, -eğer o sizi boşayacak olursa- ona yerinize sizlerden daha hayırlı müslüman, mü'min, gönülden itaat eden, tevbe eden, ibadet eden, oruç tutan dul ve bakire eşler' verir.

    (TAHRİM SURESİ / 5 )

    Oruç ile İlgili Hadis-i Şerifler

    Amr İbnu’l-Âs (r.a.)’den rivayet edildiğine göre Rasûlullah şöyle buyurdu:
    “Bizim orucumuz ile Ehl-i kitabın orucu arasındaki en önemli fark sahur yemeğidir.”
    (Müslim Siyam 45; Ebû Dâvûd, Savm 15)
    İbni Abbas (r.a.) şöyle dedi:
    “Sahur yapınız, zira sahurda bolluk-bereket vardır.”
    ( Buhârî, Savm 20; Müslim Siyam 45)
    İbni Abbas (r.a.) şöyle dedi:
    “Rasûlullah insanların en cömerdi idi. Onun en cömert olduğu anlar da Ramazanda Cebrâil’in, kendisi ile buluştuğu zamanlardı. Cebrâil (a.s.), Ramazanın her gecesinde Hz. Peygamber ile buluşur, (karşılıklı) Kur’an okurlardı. Bundan dolayı Rasûlullah Cebrâil ile buluştuğunda, esmek için engel tanımayan bereketli rüzgardan daha cömert davranırdı.”
    ( Buhârî, Savm 7; Müslim Fezail 48, 50 )
    Ebu Hüreyre (r.a.)’den rivayet edildiğine göre Rasûlullah şöyle buyurdu:
    “Ramazan ayı girdiği zaman cennetin kapıları açılır, cehennemin kapıları kapanır ve şeytanlar da bağlanır.”
    ( Buhârî, Savm 5; Müslim Siyam 1,2,4,5)
    Ebu Hüreyre (r.a.)’den rivayet edildiğine göre Rasûlullah şöyle buyurdu:
    “Kim faziletine inanarak ve karşılığını Allah’tan bekleyerek ramazan orucunu tutarsa, geçmiş günahları bağışlanır.”
    ( Buhârî, îman 28, Savm 6; Müslim, Siyam 203)
    Ebû Saîd el-Hudrî (r.a.)’den rivayet edildiğine göre Rasûlullah şöyle buyurdu:
    “Allah rızası için bir gün oruç tutan kimseyi Allah Teâlâ, bu bir günlük oruç sebebiyle cehennem ateşinden yetmiş yıl uzak tutar.”
    ( Buhârî, Cihad 36; Müslim, Siyam 167-168)
    Sehl İbnu Sa’d (r.a.)’den rivayet edildiğine göre Nebî şöyle buyurdu:
    “Cennette Reyyân denilen bir kapı vardır ki, kıyamet günü oradan ancak oruçlular girecek, onlardan başka kimse giremeyecektir. ‘Oruçlular nerede?’ diye çağrılır. Onlar da kalkıp girerler ve o kapıdan onlardan başkası asla giremez. Oruçlular girince o kapı kapanır ve bir daha oradan kimse girmez.”
    ( Buhârî, Savm 4; Müslim, Siyam 166)
    İbni Ömer (r.a.)’den rivayet edildiğine göre Rasûlullah şöyle buyurdu:
    “İslam dini beş esas üzerine kurulmuştur: Allah’tan başka ilah olmadığına ve Muhammed’in (s.a.v.) Allah’ın rasûlu olduğuna şehadet etmek, namaz kılmak, zekat vermek, hacca gitmek ve Ramazan orucunu tutmak.”
    Ebu Hüreyre (r.a.)’den rivayet edildiğine göre Rasûlullah şöyle buyurdu:
    “Aziz ve celil olan Allah ‘İnsanın oruç dışında her ameli kendisi içindir. Oruç benim içindir, mükâfatını da ben vereceğim’ buyurmuştur. Oruç kalkandır. Biriniz oruç tuttuğu gün kötü söz söylemesin ve kavga etmesin. Şayet biri kendisine söver ya da çatarsa: ‘Ben oruçluyum’ desin. Muhammed’in (s.a.v.) canı kudret elinde olan Allah’a yemin ederim ki, oruçlunun ağız kokusu, Allah katında misk kokusundan daha güzeldir. Oruçlunun rahatlayacağı iki sevinç anı vardır: Birisi iftar ettiği zaman, diğeri de orucunun sevabıyla Rabbine kavuştuğu andır.”
    ( Buhârî, Savm 9; Müslim, Siyam 163)


    Oruç ile ilgili şiirler

    Oruç

    Sanma oruç, aç durmak
    Oruç, oruç olacak
    Sanma bir rejim yapmak
    Oruç,oruç olacak
    ////////
    Sussun bilmezse dilin
    Cahili olma dinin
    Zikrin, fikrin, her halin
    Oruç,oruç olacak
    //////
    Kulak, oruç duymalı
    Göz, oruçla bakmalı
    Ruh, inziva yapmalı
    Oruç,oruç olacak
    /////
    Hava oruç kokacak
    Nabzın oruç atacak
    Allah razı kalacak
    Oruç, oruç olmalı
    //////
    Farzlardan çoktur farkı
    Günahın kefareti
    Vücudunun zekâtı
    Oruç,oruç olacak
    /////
    Oruç tut, hem sağlık bul
    Kötü huylardan kurtul
    Allah’a yaklaşır kul
    Oruç,oruç olacak
    //////
    Gıybetten sakınmalı
    Kavgadan kaçınmalı
    Allah’ı çok anmalı
    Oruç, oruç olacak
    //////
    Orhan çekmeden zahmet
    Kazanılmaz ki rahmet
    Ecri en çok ibadet
    Oruç, oruç olacak…








    Orhan Afacan




    Dördüncü farz'ıdır rabbimden oruç

    DÖRDÜNCÜ FARZIDIR RABBİMDEN ORUÇ


    İnananlar için kalplere ilâç
    Dördüncü farzıdır rabbimden oruç
    Bir ay oruçludur on bir de hep aç
    Dördüncü farzıdır rabbimden oruç

    Açları gözetmek kaplerde olsun
    Nefs denen emmare imandan korksun
    Hakkıyla oruç tut hakikî kulsan
    Dördüncü farzıdır rabbimden oruç

    Tuttu orucunu hakkı gözetti
    Haset dedikodu hepten terketti
    Kıldı namazını rahmana gitti
    Dördüncü farzıdır rabbimden oruç

    Zedelenen gönlü tamirdir oruç
    İslâm’da gerekli bir farzı emirdir oruç
    Cennet-e ala’ya âmirdir oruç
    Dördüncü farzıdır rabbimden oruç

    Bedene ilâçtır ibadete taç
    Dertlere devadır mümine mihraç
    Kalplere şifadır haramdan hep kaç
    Dördüncü farzıdır rabbimden oruç

    Ramazan orucu olur mağfiret
    Sofraya bereket isterse rahmet
    Kerim der ki size herkese hürmet
    Dördüncü farzıdır rabbimden oruç

    Kerim Baydak




    Dünyası oruç olanın ahreti bayram olur

    Dünyada yaşarken oruç tutmakta fayda vardır,
    Dünyası oruç olanın ahreti bayram olur
    Oruç tutmayan kimsenin ahrette işi zordur,
    Dünyası oruç olanın ahreti bayram olur

    Oruç tutalım mizana günahımız kalmasın,
    Hayatta oruç tut ki ahretin zindan olmasın
    Oruç tutmak asla ve asla sana zor gelmesin,
    Dünyası oruç olanın ahreti bayram olur

    Hasret ile insan Ramazan gelsin diye gözler,
    Oruç tutan kimseyi dünyada melekler izler
    Oruç senin günahlarının hepsini temizler,
    Dünyası oruç olanın ahreti bayram olur

    Her tuttuğun oruç var ya ahrette sana kardır,
    Oruç gönüllere sevda Ramazan bize yardır
    Hasta olup ne oruç tutmak isteyenler vardır,
    Dünyası oruç olanın ahreti bayram olur

    Yusuf ne şeytana uyalım ne yoldan sapalım?
    Oruç ile Yüce Rabbimize özden tapalım
    Haydi biz oruç tutup ahrette bayram yapalım,
    Dünyası oruç olanın ahreti bayram olur

    Yusuf Tuna





  4. 21.Nisan.2013, 20:54
    2
    Devamlı Üye



    Oruç ibadetinin kişiye ve topluma kazandırdıkları ile ilgili şiirler ve ayetler

    İnsanoğlu bu dünyaya, âhireti için ziraat ve ticaret etmeye gelmiştir. Oruç ayı olan Ramazan-ı Şerîf ise, insanın bu uhrevî ticaret ve ziraati için en bereketli bir zamandır. Çünkü Ramazan-ı şerîf'te işlenen amellerin sevabı bire bindir. Kur'ân-ı Hakîm'in herbir harfinin sevabı, hadîslerin bildirdiğine göre, on hasene iken, Ramazan-ı şerîf'te herbir harfin sevabı on değil bin ve Âyete'l-Kürsî gibi bâzı âyetlerin herbir harfi binler ve Ramazan-ı şerîfin Cumalarında daha fazla olur. Ve Kadir gecesinde de 30 bine kadar çıkar.
    Bu bakımdan Ramazan-ı şerîf, âhiret ticareti için, çok kârlı bir pazar; uhrevî hâsılat için gayet bereketli bir zemindir. Cenâb-ı Hakkın Rububiyet saltanatına karşı, beşerî ubudiyetin resmî geçiş yaptığı parlak ve kudsî bir bayram hükmündedir.
    Gerçekten de Ramazan-ı şerîf, bu fâni dünyada, fâni ömür içinde, kısa bir hayatta, bâkî bir ömür
    ve uzun bir hayatı kazanmaya en büyük vesiledir.
    İşte böyle kudsî bir bayram veya kârlı bir pazarda, insanın oruç tutmak suretiyle yemek, içmek gibi süflî meşguliyetlerini, nefsin heves ve zevklerini muvakkaten terk etmesi ne derece lüzumlu, fıtrî, tam yerinde bir vazife olduğunu artık siz düşününüz...

    - Oruç, insan için maddî bir perhiz olduğu kadar mânevî bir perhizdir de... Çünkü insan nefsi, yeme, içme konusunda dilediği şekilde hareket ettikçe, kişinin beden sağlığına zarar verdiği gibi helâl-haram demeyip rastgelen şey'e saldırmak ve bulduğunu yutmakla da mânevî hayatını zehirler, ruh sağlığını tehlikeye düşürür. Artık kalb ve ruhun emrettiklerini yapmak, gösterdiği yolda gitmek, o nefse zor gelir. İnsanı kendi istediği, canının çektiği istikamete doğru sürükleyip götürmeye başlar.
    İşte Ramazan-ı şerîf'te oruç vasıtasıyla, nefis, bir nevi perhiz ve riyazete alışır ve emir dinlemeyi öğrenir. İlâhî emre boyun eğerek helâl işleri bile terk ettiğinden, haramlardan çekinmek hususunda da tam bir meleke ve kabiliyet kazanır. Böylelikle bedenî olduğu kadar mânevî ve ruhî sıhhat ve âfiyete de kavuşur.
    - İnsan midesi, vücuttaki bütün duygu ve cihazlarla alâkalı bir şekilde yaratılmıştır. Âdeta mide büyük bir fabrika, vücuttaki bütün duygu ve cihazlar da o fabrikanın hademesi, işçisi, yardımcısı hükmündedir. Bu mide fabrikası, bütün sene boyunca hiç tatil ettirilmeden çalıştırılırsa, nefis, mideye yardımcı durumunda olan bütün duygu ve cihazları, devamlı mide ile meşgul ettirir; onların kendilerine mahsus ibâdetlerini ve ulvî vazifelerini insana unutturur. İnsanoğlu sanki dünyaya sadece yiyip içmek için gelmiş gibi, kalbi, ruhu, aklı, fikri ve sair bütün duyguları ile midenin ihtiyacını te'min, rızkını bulmak için seferber olur. Bütün duygularıyla midesini düşünür hâle gelmesi ise, insanı mânen alçaltır, hayvancasına bir hayatın sâhibi kılar.

    İşte Ramazan-ı şerîf orucuyla, her müslüman, bu dünyadaki vazifesinin, sırf mideyi beslemek onun ihtiyaçlarını te'min etmek olmadığını anlar. Her bir duygu ve cihazını, kendine mahsus ibâdet ve ulvî vazifelerinde istihdam eder. Bu sebeble, Ramazan-ı şerîf'te mü'minler, derecelerine göre, ayrı ayrı nurlara, feyizlere, mânevî sevinçlere mazhar olurlar. Kalb ve ruh, akıl ve sır gibi lâtifeler, o mübarek ayda oruç vasıtasıyla çok terakki ve tefeyyüzde bulunur. Midenin ağlamasına bedel, sair duygular mâsumâne gülerler..

    Oruçla İlgili Kur'an Ayetleri

    (BAKARA SURESİ / 183)

    (Oruç) Sayılı günlerdir. Artık sizden kim hasta ya da yolculukta olursa tutamadığı günler sayısınca başka günlerde (tutsun). Zor dayanabilenlerin üzerinde bir yoksulu doyuracak kadar fidye (vardır). Kim gönülden bir hayır yaparsa bu da kendisi için hayırlıdır. Oruç tutmanız, -eğer bilirseniz- sizin için daha hayırlıdır.

    (BAKARA SURESİ / 184)

    Oruç gecesinde kadınlarınıza yaklaşmak size helal kılındı. Onlar, sizin örtüleriniz, siz de onlara örtüsünüz. Allah, gerçekten sizin, nefislerinize ihanet etmekte olduğunuzu bildi, tevbenizi kabul etti ve sizi bağışladı. Artık onlara yaklaşın ve Allah'ın sizin için yazdıklarını dileyin. Fecir vakti, sizce beyaz iplik siyah iplikten ayırd edilinceye kadar yiyin, için, sonra geceye kadar orucu tamamlayın. Mescidlerde itikafta olduğunuz zamanlarda onlara (kadınlarınıza) yaklaşmayın. Bunlar, Allah'ın sınırlarıdır, (sakın) onlara yanaşmayın. İşte Allah, insanlara ayetlerini böylece açıklar; umulur ki sakınırlar.

    (BAKARA SURESİ / 187)

    Haccı ve umreyi Allah için tamamlayın. Eğer (düşman, hastalık ve buna benzer nedenlerle) kuşatılırsanız, artık size kolay gelen kurban(ı gönderin). Kurban yerine varıncaya kadar başlarınızı traş etmeyin. Kim sizden hasta ise veya başından şikayeti varsa, onun ya oruç ya sadaka veya kurban olarak fidye (vermesi gerekir). Güvenliğe kavuşursanız, hacca kadar umre ile yararlanmak isteyene, kolayına gelen bir kurban(ı kesmek gerekir). Bulamayana da, hacc'da üç gün, döndüğünüzde yedi (gün) olmak üzere, bunlar, tamı tamına on (gün) oruç vardır. Bu, ailesi Mescid-i Haram'da olmayanlar içindir. Allah'tan korkun ve bilin ki Allah, muhakkak cezası pek çetin olandır.

    (BAKARA SURESİ / 196)

    Bir mü'mine, -hata sonucu olması dışında- bir başka mü'mini öldürmesi yakışmaz. Kim bir mü'mini 'hata sonucu' öldürürse, mü'min bir köleyi özgürlüğüne kavuşturması ve ailesine teslim edilecek bir diyeti vermesi gerekir. Onların (bunu) sadaka olarak bağışlamaları başka. Eğer o, mü'min olduğu halde size düşman olan bir topluluktan ise, bu durumda mü'min bir köleyi özgürlüğe kavuşturması gerekir. Şayet kendileriyle aranızda andlaşma olan bir topluluktan ise, bu durumda ailesine bir diyet ödemek ve bir mü'min köleyi özgürlüğe kavuşturmak gerekir. (Diyet ve köle özgürlüğü için gereken imkanı) Bulamayan ise, kesintisiz olarak iki ay oruç tutmalıdır. Bu, Allah'tan bir tevbedir. Allah bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

    (NİSA SURESİ / 92)

    Allah sizi, yeminlerinizdeki 'rastgele söylemelerinizden, boş sözlerden' dolayı sorumlu tutmaz, ancak yeminlerinizle bağladığınız sözlerden dolayı sizi sorumlu tutar. Onun (yeminin) keffareti, ailenizdekilere yedirdiklerinizin ortalamasından on yoksulu doyurmak ya da onları giydirmek veya bir köleyi özgürlüğüne kavuşturmaktır. (Bunlara imkan) Bulamayan (için) üç gün oruç (vardır.) Bu, yemin ettiğinizde (bozduğunuz) yeminlerinizin keffaretidir. Yeminlerinizi koruyunuz. Allah, size ayetlerini böyle açıklar, umulur ki şükredersiniz.

    (MAİDE SURESİ / 89)

    Ey iman edenler, siz ihramlıyken avı öldürmeyin. Sizden kim onu kasıtlı olarak (taammüden) öldürürse, cezası, hayvandan öldürdüğünün bir benzeridir. Buna da, Kabe'ye ulaşmış bir kurbanlık olarak içinizden adalet sahibi iki kişi hükmedecektir. Veya yoksulları doyurmak veya onun dengi oruç tutmak olan bir keffaret vardır. Böylelikle işlediğinin vebalini tadmış olsun. Allah geçmişte olanı bağışladı. Ama kim tekrarlarsa, Allah ondan öc alacaktır. Allah üstün ve güçlü olandır, öc sahibidir.

    (MAİDE SURESİ / 95)

    Artık, ye, iç, gözün aydın olsun. Eğer herhangi bir beşer görecek olursan, de ki: "Ben Rahman (olan Allah) a oruç adadım, bugün hiç kimseyle konuşmayacağım."

    (MERYEM SURESİ / 26)

    Şüphesiz, müslüman erkekler ve müslüman kadınlar, mü'min erkekler ve mü'min kadınlar, gönülden (Allah'a) itaat eden erkekler ve gönülden (Allah'a) itaat eden kadınlar, sadık olan erkekler ve sadık olan kadınlar, sabreden erkekler ve sabreden kadınlar, saygıyla (Allah'tan) korkan erkekler ve saygıyla (Allah'tan) korkan kadınlar, sadaka veren erkekler ve sadaka veren kadınlar, oruç tutan erkekler ve oruç tutan kadınlar, ırzlarını koruyan erkekler ve (ırzlarını) koruyan kadınlar, Allah'ı çokca zikreden erkekler ve (Allah'ı çokca) zikreden kadınlar; (işte) bunlar için Allah bir bağışlanma ve büyük bir ecir hazırlamıştır.

    (AHZAB SURESİ / 35)

    Ancak buna (imkan) bulamayanlar (için de) birbirleriyle temas etmeden önce, kesintisiz iki ay oruç (yüklenmiştir); buna güç yetiremeyenler altmış yoksulu doyursun. Bu (kolaylık), Allah'a ve O'nun Resûlü'ne iman etmeniz dolayısıyladır. Bunlar, Allah'ın sınırlarıdır. Kafirler içinse acı bir azab vardır.

    (MÜCADELE SURESİ / 4)

    Belki onun Rabbi, -eğer o sizi boşayacak olursa- ona yerinize sizlerden daha hayırlı müslüman, mü'min, gönülden itaat eden, tevbe eden, ibadet eden, oruç tutan dul ve bakire eşler' verir.

    (TAHRİM SURESİ / 5 )

    Oruç ile İlgili Hadis-i Şerifler

    Amr İbnu’l-Âs (r.a.)’den rivayet edildiğine göre Rasûlullah şöyle buyurdu:
    “Bizim orucumuz ile Ehl-i kitabın orucu arasındaki en önemli fark sahur yemeğidir.”
    (Müslim Siyam 45; Ebû Dâvûd, Savm 15)
    İbni Abbas (r.a.) şöyle dedi:
    “Sahur yapınız, zira sahurda bolluk-bereket vardır.”
    ( Buhârî, Savm 20; Müslim Siyam 45)
    İbni Abbas (r.a.) şöyle dedi:
    “Rasûlullah insanların en cömerdi idi. Onun en cömert olduğu anlar da Ramazanda Cebrâil’in, kendisi ile buluştuğu zamanlardı. Cebrâil (a.s.), Ramazanın her gecesinde Hz. Peygamber ile buluşur, (karşılıklı) Kur’an okurlardı. Bundan dolayı Rasûlullah Cebrâil ile buluştuğunda, esmek için engel tanımayan bereketli rüzgardan daha cömert davranırdı.”
    ( Buhârî, Savm 7; Müslim Fezail 48, 50 )
    Ebu Hüreyre (r.a.)’den rivayet edildiğine göre Rasûlullah şöyle buyurdu:
    “Ramazan ayı girdiği zaman cennetin kapıları açılır, cehennemin kapıları kapanır ve şeytanlar da bağlanır.”
    ( Buhârî, Savm 5; Müslim Siyam 1,2,4,5)
    Ebu Hüreyre (r.a.)’den rivayet edildiğine göre Rasûlullah şöyle buyurdu:
    “Kim faziletine inanarak ve karşılığını Allah’tan bekleyerek ramazan orucunu tutarsa, geçmiş günahları bağışlanır.”
    ( Buhârî, îman 28, Savm 6; Müslim, Siyam 203)
    Ebû Saîd el-Hudrî (r.a.)’den rivayet edildiğine göre Rasûlullah şöyle buyurdu:
    “Allah rızası için bir gün oruç tutan kimseyi Allah Teâlâ, bu bir günlük oruç sebebiyle cehennem ateşinden yetmiş yıl uzak tutar.”
    ( Buhârî, Cihad 36; Müslim, Siyam 167-168)
    Sehl İbnu Sa’d (r.a.)’den rivayet edildiğine göre Nebî şöyle buyurdu:
    “Cennette Reyyân denilen bir kapı vardır ki, kıyamet günü oradan ancak oruçlular girecek, onlardan başka kimse giremeyecektir. ‘Oruçlular nerede?’ diye çağrılır. Onlar da kalkıp girerler ve o kapıdan onlardan başkası asla giremez. Oruçlular girince o kapı kapanır ve bir daha oradan kimse girmez.”
    ( Buhârî, Savm 4; Müslim, Siyam 166)
    İbni Ömer (r.a.)’den rivayet edildiğine göre Rasûlullah şöyle buyurdu:
    “İslam dini beş esas üzerine kurulmuştur: Allah’tan başka ilah olmadığına ve Muhammed’in (s.a.v.) Allah’ın rasûlu olduğuna şehadet etmek, namaz kılmak, zekat vermek, hacca gitmek ve Ramazan orucunu tutmak.”
    Ebu Hüreyre (r.a.)’den rivayet edildiğine göre Rasûlullah şöyle buyurdu:
    “Aziz ve celil olan Allah ‘İnsanın oruç dışında her ameli kendisi içindir. Oruç benim içindir, mükâfatını da ben vereceğim’ buyurmuştur. Oruç kalkandır. Biriniz oruç tuttuğu gün kötü söz söylemesin ve kavga etmesin. Şayet biri kendisine söver ya da çatarsa: ‘Ben oruçluyum’ desin. Muhammed’in (s.a.v.) canı kudret elinde olan Allah’a yemin ederim ki, oruçlunun ağız kokusu, Allah katında misk kokusundan daha güzeldir. Oruçlunun rahatlayacağı iki sevinç anı vardır: Birisi iftar ettiği zaman, diğeri de orucunun sevabıyla Rabbine kavuştuğu andır.”
    ( Buhârî, Savm 9; Müslim, Siyam 163)


    Oruç ile ilgili şiirler

    Oruç

    Sanma oruç, aç durmak
    Oruç, oruç olacak
    Sanma bir rejim yapmak
    Oruç,oruç olacak
    ////////
    Sussun bilmezse dilin
    Cahili olma dinin
    Zikrin, fikrin, her halin
    Oruç,oruç olacak
    //////
    Kulak, oruç duymalı
    Göz, oruçla bakmalı
    Ruh, inziva yapmalı
    Oruç,oruç olacak
    /////
    Hava oruç kokacak
    Nabzın oruç atacak
    Allah razı kalacak
    Oruç, oruç olmalı
    //////
    Farzlardan çoktur farkı
    Günahın kefareti
    Vücudunun zekâtı
    Oruç,oruç olacak
    /////
    Oruç tut, hem sağlık bul
    Kötü huylardan kurtul
    Allah’a yaklaşır kul
    Oruç,oruç olacak
    //////
    Gıybetten sakınmalı
    Kavgadan kaçınmalı
    Allah’ı çok anmalı
    Oruç, oruç olacak
    //////
    Orhan çekmeden zahmet
    Kazanılmaz ki rahmet
    Ecri en çok ibadet
    Oruç, oruç olacak…








    Orhan Afacan




    Dördüncü farz'ıdır rabbimden oruç

    DÖRDÜNCÜ FARZIDIR RABBİMDEN ORUÇ


    İnananlar için kalplere ilâç
    Dördüncü farzıdır rabbimden oruç
    Bir ay oruçludur on bir de hep aç
    Dördüncü farzıdır rabbimden oruç

    Açları gözetmek kaplerde olsun
    Nefs denen emmare imandan korksun
    Hakkıyla oruç tut hakikî kulsan
    Dördüncü farzıdır rabbimden oruç

    Tuttu orucunu hakkı gözetti
    Haset dedikodu hepten terketti
    Kıldı namazını rahmana gitti
    Dördüncü farzıdır rabbimden oruç

    Zedelenen gönlü tamirdir oruç
    İslâm’da gerekli bir farzı emirdir oruç
    Cennet-e ala’ya âmirdir oruç
    Dördüncü farzıdır rabbimden oruç

    Bedene ilâçtır ibadete taç
    Dertlere devadır mümine mihraç
    Kalplere şifadır haramdan hep kaç
    Dördüncü farzıdır rabbimden oruç

    Ramazan orucu olur mağfiret
    Sofraya bereket isterse rahmet
    Kerim der ki size herkese hürmet
    Dördüncü farzıdır rabbimden oruç

    Kerim Baydak




    Dünyası oruç olanın ahreti bayram olur

    Dünyada yaşarken oruç tutmakta fayda vardır,
    Dünyası oruç olanın ahreti bayram olur
    Oruç tutmayan kimsenin ahrette işi zordur,
    Dünyası oruç olanın ahreti bayram olur

    Oruç tutalım mizana günahımız kalmasın,
    Hayatta oruç tut ki ahretin zindan olmasın
    Oruç tutmak asla ve asla sana zor gelmesin,
    Dünyası oruç olanın ahreti bayram olur

    Hasret ile insan Ramazan gelsin diye gözler,
    Oruç tutan kimseyi dünyada melekler izler
    Oruç senin günahlarının hepsini temizler,
    Dünyası oruç olanın ahreti bayram olur

    Her tuttuğun oruç var ya ahrette sana kardır,
    Oruç gönüllere sevda Ramazan bize yardır
    Hasta olup ne oruç tutmak isteyenler vardır,
    Dünyası oruç olanın ahreti bayram olur

    Yusuf ne şeytana uyalım ne yoldan sapalım?
    Oruç ile Yüce Rabbimize özden tapalım
    Haydi biz oruç tutup ahrette bayram yapalım,
    Dünyası oruç olanın ahreti bayram olur

    Yusuf Tuna





  5. 08.Ocak.2014, 21:43
    3
    Misafir

    Cevap: Oruç ibadetinin kişiye ve topluma kazandırdıkları ile ilgili şiirler ve ayetler

    Allah razı olsun çok güzel bilgiler


  6. 08.Ocak.2014, 21:43
    3
    selin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    selin
    Misafir
    Allah razı olsun çok güzel bilgiler





+ Yorum Gönder