Konusunu Oylayın.: Hz. Muhammed (sav) orucu nasıl tutardı?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Hz. Muhammed (sav) orucu nasıl tutardı?
  1. 09.Aralık.2012, 01:16
    1
    Misafir

    Hz. Muhammed (sav) orucu nasıl tutardı?






    Hz. Muhammed (sav) orucu nasıl tutardı? Mumsema Peygamber Efendimiz orucunu nasıl tutmaktaydı ? Hz. Muhammed (sav) orucu nasıl tutardı? ben performan yapıyorum ondan anlamdığım yerler varda


  2. 09.Aralık.2012, 01:16
    1
    yok artık - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    yok artık
    Misafir



  3. 26.Aralık.2012, 16:27
    2
    Muhasibi
    Editör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,810
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 160
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Cevap: Hz. Muhammed (sav) orucu nasıl tutardı?




    “Oruç dışında insanoğlunun her ameli kendisi içindir Oruç ise sadece benim içindir Onun mükâfatını ben vereceğim”

    -Kudsî Hadis-

    Oruç ibadeti tarih boyunca insanlığın bildiği ve icra ettiği bir ibadettir “Ey iman edenler, sizden öncekilere farz kılındığı gibi oruç size de yazıldı (farz kılındı) Umulur ki sakınırsınız” (Bakara 2/183) Her ne kadar zaman zaman yapılış şekli, zamanı ve kuralları değişse de, Oruç, başta ehli kitap olmak üzere diğer dinlerin de inanç esasları arasında olan bir ibadettir Hicri 2 yılda, kıblenin değiştirilmesinden hemen sonra, Bedir savaşından hemen önce farz kılınan oruç ibadetine, Allah Resulü (sav)’nün çok büyük önem verdiği bilinmektedir Hadis kaynaklarına bakıldığı zaman bu konuda pek çok açıklamanın olduğu görülür Bunlardan birkaç tanesini teberrüken burada belirtelim:


    Ebû Hüreyre (ra)’den rivayete göre, Rasûlullah (sav) şöyle buyurmuştur: “Her kim gerçekten inanarak ve sevâbını Allah’tan bekleyerek Ramazan orucunu tutar, gecesini de ibadetle geçirirse geçmiş günahları affedilir Her kim de inanarak ve sevâbını Allah’tan bekleyerek Kadir gecesini değerlendirirse geçmiş günahları bağışlanır”(Buhârî, Terâvîh: 1; Müslim, Sıyam: 40 Tirmizi Siyam)



    Resûlullah (sav) şöyle buyurdu: “Rabbiniz buyuruyor ki; Her iyiliğe on katından başlayarak yedi yüz katına kadar sevap yazılır Oruç ise böyle bir değerlendirmeye tabi olmayıp onun mükâfatı bana ait olup onu ben mükâfatlandıracağım Oruç ateşe karşı koruyucu bir kalkandır Oruçlunun ağız kokusu Allah katında misk kokusundan daha hoştur Bilgisiz birisi, siz oruçlu iken size sataşırsa “ben oruçluyum” desin, başka cevap vermesin” (Buhârî, Savm: 2; Müslim, Sıyam: 30 Tirmizi, Siyam: 764)

    “Cennet’te Reyyan denilen bir kapı vardır Oruç tutanlardan o kapıdan çağrılacaklardır Kim gerçekten oruç tutanlardan ise o kapıdan Cennete girecektir Kim de, o kapıdan girerse ebedi olarak susuzluk çekmeyecektir” (Buhârî, Savm: 2; Müslim, Sıyam: 30, Nesei Siyam 43, Tirmizi, Savm: 765)



    Reyyan; kana kana su içmek, suya doymak demektir

    “Oruçlunun iki sevinç zamanı vardır; Birincisi iftar ettiği an diğeri Cennet’te Rabbiyle karşılaştığı andır” (Müslim, Sıyam: 1, Tirmizi, Siyam: 766, Kütüb-i Sitte, c 9 sh 419)

    “Oruç bir perdedir Mü’minin sığınacağı kalelerden bir kaledir”

    “Oruçlunun uykusu ibadettir Susması tesbihtir Amelleri misliylekabul edilir, duası makbuldur, günahı affedilir” (Kütüb-i Sitte, c9 sh418-419)



    Ramazan’da Hz Muhammed döneminde meydana gelen bazı olaylar: Resûlullah (sav) zamanında, Ramazan ayında bazı önemli gelişmeler de olmuştur Bunlardan bazıları şöyle belirlenmiştir: Bedir Savaşı, Mekke’nin Fethi, Tebük Savaşı ile ilgili bazı önemli gelişmeler, Yemen’in tamamen Müslümanlar eline geçmesi, Uzza putunun Halid b Velid (ra) tarafından yıkılması, Lât putunun yıkılması (Prof Vehbe Zuhayli, İslam Fıkhı Ans c3 sh116-117)



    ORUCUN ANLAM ve HİKMETİ

    İlk insandan itibaren var olan oruç ibadeti elbette pek çok hikmet ve sırları barındırmaktadır

    Ruhi, bedenî, ferdi, içtimaî ve manevî yararları saymakla bitmez

    Bir Müslüman elbette ibadetlerini asla bir çıkar ve yarar amacıyla yerine getirmez O; tamamen Allah rızası için, O emrettiği için, Peygamberi uyguladığı için yapar Ancak bunu yapmakla elde edeceği yarar sadece bir sonuçtur

    Bu temel ilkeyi vurguladıktan sonra bazı hususları belirtebiliriz

    Oruç; Allah’ın bir emri ve Resulünün vazgeçilmez bir uygulamasıdır

    Allah’ın rızasını kazanmaya bir vesiledir

    Cennetteki mertebeyi yüceltme aracıdır

    Nefsi dizginleme, şehevî isteklerini frenleme, onu hizaya getirmedir

    İradeyi kullanma, kendine hâkim olmadır

    Zihne gelen kötü düşünceleri def etme, anları alt etme, elinin tersiyle itmedir

    Yokluk içindeki Müslümanların haliyle hallenme, dertlerine ortak olma, onların çektiği acılara yakın olmaktır



    Zengin de olsa, tüm imkânlara sahip de olsa, günün belli bir kısmı için, yeryüzündeki tüm Müslümanlarla ortak bir noktada buluşmadır

    Merhamet ve İslam kardeşliğini en güzel bir biçimde hissetmedir

    Yaşamın sadece kendi hayatından ve çevresinden ibaret olmadığını anlamadır

    İlerde karşılaşacağı bazı yokluklara ve çekeceği sıkıntılara karşı, hareket tarzını şekillendiren, güç veren bir tatbikattır



    Bedeni on bir aylık sürekli çalışmadan sonra dinlenmeye alma ve doğal bir perhizdir

    Sabrın güzel meyvelerini elde etmedir

    Şeytanın elini kolunu zincirleme, onu ümitsizliğe sevketme, alt etme, perişan etmektir

    Rabbimizin verdiği nimetlerin kıymetini hakkıyla bilme, O’na şükretme ve fark etmedir

    Kişiliğimizi olgunlaştırmadır

    Ruhumuzu yüceltmedir



    Günahları dondurma, onları hayatın dışına atma, tevbeye sığınmadır

    Mü’min ile Rabbi arasında bir ay boyunca kurulan, sırlarla dolu özel bir hattır

    Ateşten koruyan bir kalkandır

    Özetle, takvaya yönelme, onu elde etme, gerçek bir kul olma sürecidir


  4. 26.Aralık.2012, 16:27
    2
    Editör



    “Oruç dışında insanoğlunun her ameli kendisi içindir Oruç ise sadece benim içindir Onun mükâfatını ben vereceğim”

    -Kudsî Hadis-

    Oruç ibadeti tarih boyunca insanlığın bildiği ve icra ettiği bir ibadettir “Ey iman edenler, sizden öncekilere farz kılındığı gibi oruç size de yazıldı (farz kılındı) Umulur ki sakınırsınız” (Bakara 2/183) Her ne kadar zaman zaman yapılış şekli, zamanı ve kuralları değişse de, Oruç, başta ehli kitap olmak üzere diğer dinlerin de inanç esasları arasında olan bir ibadettir Hicri 2 yılda, kıblenin değiştirilmesinden hemen sonra, Bedir savaşından hemen önce farz kılınan oruç ibadetine, Allah Resulü (sav)’nün çok büyük önem verdiği bilinmektedir Hadis kaynaklarına bakıldığı zaman bu konuda pek çok açıklamanın olduğu görülür Bunlardan birkaç tanesini teberrüken burada belirtelim:


    Ebû Hüreyre (ra)’den rivayete göre, Rasûlullah (sav) şöyle buyurmuştur: “Her kim gerçekten inanarak ve sevâbını Allah’tan bekleyerek Ramazan orucunu tutar, gecesini de ibadetle geçirirse geçmiş günahları affedilir Her kim de inanarak ve sevâbını Allah’tan bekleyerek Kadir gecesini değerlendirirse geçmiş günahları bağışlanır”(Buhârî, Terâvîh: 1; Müslim, Sıyam: 40 Tirmizi Siyam)



    Resûlullah (sav) şöyle buyurdu: “Rabbiniz buyuruyor ki; Her iyiliğe on katından başlayarak yedi yüz katına kadar sevap yazılır Oruç ise böyle bir değerlendirmeye tabi olmayıp onun mükâfatı bana ait olup onu ben mükâfatlandıracağım Oruç ateşe karşı koruyucu bir kalkandır Oruçlunun ağız kokusu Allah katında misk kokusundan daha hoştur Bilgisiz birisi, siz oruçlu iken size sataşırsa “ben oruçluyum” desin, başka cevap vermesin” (Buhârî, Savm: 2; Müslim, Sıyam: 30 Tirmizi, Siyam: 764)

    “Cennet’te Reyyan denilen bir kapı vardır Oruç tutanlardan o kapıdan çağrılacaklardır Kim gerçekten oruç tutanlardan ise o kapıdan Cennete girecektir Kim de, o kapıdan girerse ebedi olarak susuzluk çekmeyecektir” (Buhârî, Savm: 2; Müslim, Sıyam: 30, Nesei Siyam 43, Tirmizi, Savm: 765)



    Reyyan; kana kana su içmek, suya doymak demektir

    “Oruçlunun iki sevinç zamanı vardır; Birincisi iftar ettiği an diğeri Cennet’te Rabbiyle karşılaştığı andır” (Müslim, Sıyam: 1, Tirmizi, Siyam: 766, Kütüb-i Sitte, c 9 sh 419)

    “Oruç bir perdedir Mü’minin sığınacağı kalelerden bir kaledir”

    “Oruçlunun uykusu ibadettir Susması tesbihtir Amelleri misliylekabul edilir, duası makbuldur, günahı affedilir” (Kütüb-i Sitte, c9 sh418-419)



    Ramazan’da Hz Muhammed döneminde meydana gelen bazı olaylar: Resûlullah (sav) zamanında, Ramazan ayında bazı önemli gelişmeler de olmuştur Bunlardan bazıları şöyle belirlenmiştir: Bedir Savaşı, Mekke’nin Fethi, Tebük Savaşı ile ilgili bazı önemli gelişmeler, Yemen’in tamamen Müslümanlar eline geçmesi, Uzza putunun Halid b Velid (ra) tarafından yıkılması, Lât putunun yıkılması (Prof Vehbe Zuhayli, İslam Fıkhı Ans c3 sh116-117)



    ORUCUN ANLAM ve HİKMETİ

    İlk insandan itibaren var olan oruç ibadeti elbette pek çok hikmet ve sırları barındırmaktadır

    Ruhi, bedenî, ferdi, içtimaî ve manevî yararları saymakla bitmez

    Bir Müslüman elbette ibadetlerini asla bir çıkar ve yarar amacıyla yerine getirmez O; tamamen Allah rızası için, O emrettiği için, Peygamberi uyguladığı için yapar Ancak bunu yapmakla elde edeceği yarar sadece bir sonuçtur

    Bu temel ilkeyi vurguladıktan sonra bazı hususları belirtebiliriz

    Oruç; Allah’ın bir emri ve Resulünün vazgeçilmez bir uygulamasıdır

    Allah’ın rızasını kazanmaya bir vesiledir

    Cennetteki mertebeyi yüceltme aracıdır

    Nefsi dizginleme, şehevî isteklerini frenleme, onu hizaya getirmedir

    İradeyi kullanma, kendine hâkim olmadır

    Zihne gelen kötü düşünceleri def etme, anları alt etme, elinin tersiyle itmedir

    Yokluk içindeki Müslümanların haliyle hallenme, dertlerine ortak olma, onların çektiği acılara yakın olmaktır



    Zengin de olsa, tüm imkânlara sahip de olsa, günün belli bir kısmı için, yeryüzündeki tüm Müslümanlarla ortak bir noktada buluşmadır

    Merhamet ve İslam kardeşliğini en güzel bir biçimde hissetmedir

    Yaşamın sadece kendi hayatından ve çevresinden ibaret olmadığını anlamadır

    İlerde karşılaşacağı bazı yokluklara ve çekeceği sıkıntılara karşı, hareket tarzını şekillendiren, güç veren bir tatbikattır



    Bedeni on bir aylık sürekli çalışmadan sonra dinlenmeye alma ve doğal bir perhizdir

    Sabrın güzel meyvelerini elde etmedir

    Şeytanın elini kolunu zincirleme, onu ümitsizliğe sevketme, alt etme, perişan etmektir

    Rabbimizin verdiği nimetlerin kıymetini hakkıyla bilme, O’na şükretme ve fark etmedir

    Kişiliğimizi olgunlaştırmadır

    Ruhumuzu yüceltmedir



    Günahları dondurma, onları hayatın dışına atma, tevbeye sığınmadır

    Mü’min ile Rabbi arasında bir ay boyunca kurulan, sırlarla dolu özel bir hattır

    Ateşten koruyan bir kalkandır

    Özetle, takvaya yönelme, onu elde etme, gerçek bir kul olma sürecidir


  5. 26.Aralık.2012, 16:27
    3
    Muhasibi
    Editör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,810
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 160
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Cevap: Hz. Muhammed (sav) orucu nasıl tutardı?

    ORUÇ AHLAKI

    “Nice oruçlular vardır ki, tuttuğu oruçtan yanına çektiği açlık kâr kalır”

    Hadis-i Şerif

    Oruç ibadeti başlı başına bir disiplindir Ve riyanın karışmadığı en önemli ibadettir

    Nasıl ki her ibadetin bir yapılış şekli varsa, orucun da kendine has kuralları vardır

    Bir oruçlu yemeden içmeden ve cinsel yönelişlere girmeden gününü geçireceği gibi, bunun ötesinde de göz önünde bulunduracağı temel ilkeler vardır

    Oruçlu, sadece yemek ve içecek bekçisi değildir

    Davranışlara, sözlere, hareketlere yansıyan bir oruç vardır

    Yani dilimiz de oruç tutacaktır

    Ellerimiz, gözümü, ayaklarımız, kulaklarımız, ruhumuz, zihnimiz de oruç tutacaktır

    Ebû Hüreyre (ra)’den gelen bir rivâyete göre, Rasûlullah (sav) şöyle buyurmuştur: “Bir kimse yalan söylemeyi ve yalanla iş görmeyi bırakmazsa, o kimsenin yemesini içmesini terk etmesine Allah’ın ihtiyacı yoktur”(Buhari, Müslim, Sıyam: 29; İbn Mâce, Sıyam: 21, Tirmizi,)

    Rabbimiz bizim sadece aç kalmamızı istememektedir

    Aç ve susuz kalmak şeklî bir haldir

    Onu davranışlarımızla tamamlamak, bütünlemek gerekmektedir

    Bize sataşan birine, kavgaya gelen birine, tartışmak isteyen birine, aldatmak isteyen birine, günaha çağıran birine, “Ben oruçluyum” Dememiz istenmektedir: “Oruç perdedir Biriniz oruçluyken kötü söz söylemesin, bağırıp çağırmasın Birisi kendisine yakışıksız bir laf edecek veya kavga edecek olursa, “Ben oruçluyum” Desin” (Buhari, Müslim, Muvatta, Ebu Davut, Tirmizi, Nesei, İbni Mace, Kütüb-i Sitte, c9 sh 420)

    Ben oruçluyum Yani tüm kötülüklere, hatalara, günahlara, yanlışlıklara kapalıyım

    Özel bir konumdayım, korumadayım…



    RAMAZAN ORUCU

    Allah Resulü (sav) için Ramazan bambaşka bir mevsimdi

    Çünkü bu iklimin çok kutlu ve mübarek olduğunu O’na Yüce Rabbi bildirmişti Bu yüzden Allah Resulü (sav)’nü bu ayda ibadet, taat, infak ve cömertlikte doruk noktasında görüyoruz (Buhari, Müslim)

    Peygamber Efendimiz (as), bizim bu ayı, bambaşka duygu ve ibadetlerle geçirmemiz gerektiğini ifade buyurmuşlardır: Ebû Hüreyre (ra)’den rivâyete göre, Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur: “Ramazan ayının ilk gecesi girince şeytanlar ve cinlerin şerli olanları zincire vurulur, Cehennem kapıları kapatılır ve hiçbiri açılmaz Cennetin kapıları açılır hiçbiri kapanmaz ve bir münadi (seslenici) şöyle haykırır: “Ey hayır isteyen, ibadet ve kulluğa gel, Ey şer dileyen günahlarından vazgeç Ve Ramazan boyunca bu iş her gece yapılır”(Müslim, Sıyam: 1; İbn Mâce, Sıyam: 2 Tirmizi, Siyam 682)

    Mü’min bu çağrıya müspet cevap verendir



    Peygamber Efendimiz (as)’i, Ramazan’ın gelmesiyle birlikte daha yoğun olarak görmekteyiz:



    Hilâli gözetlerdi: Ramazan’ın başlangıcını belirlemek amacıyla hilali gözetlerdi Hava bulutlu olur, Ramazan hilali görünmezse Şaban ayını otuza tamamlar, ertesi gün Ramazan’a başlardı Eğer inandığı şahıslardan, hilali gördüğüne dair bir bilgi gelirse Ramazanı ilan ederdi


  6. 26.Aralık.2012, 16:27
    3
    Editör
    ORUÇ AHLAKI

    “Nice oruçlular vardır ki, tuttuğu oruçtan yanına çektiği açlık kâr kalır”

    Hadis-i Şerif

    Oruç ibadeti başlı başına bir disiplindir Ve riyanın karışmadığı en önemli ibadettir

    Nasıl ki her ibadetin bir yapılış şekli varsa, orucun da kendine has kuralları vardır

    Bir oruçlu yemeden içmeden ve cinsel yönelişlere girmeden gününü geçireceği gibi, bunun ötesinde de göz önünde bulunduracağı temel ilkeler vardır

    Oruçlu, sadece yemek ve içecek bekçisi değildir

    Davranışlara, sözlere, hareketlere yansıyan bir oruç vardır

    Yani dilimiz de oruç tutacaktır

    Ellerimiz, gözümü, ayaklarımız, kulaklarımız, ruhumuz, zihnimiz de oruç tutacaktır

    Ebû Hüreyre (ra)’den gelen bir rivâyete göre, Rasûlullah (sav) şöyle buyurmuştur: “Bir kimse yalan söylemeyi ve yalanla iş görmeyi bırakmazsa, o kimsenin yemesini içmesini terk etmesine Allah’ın ihtiyacı yoktur”(Buhari, Müslim, Sıyam: 29; İbn Mâce, Sıyam: 21, Tirmizi,)

    Rabbimiz bizim sadece aç kalmamızı istememektedir

    Aç ve susuz kalmak şeklî bir haldir

    Onu davranışlarımızla tamamlamak, bütünlemek gerekmektedir

    Bize sataşan birine, kavgaya gelen birine, tartışmak isteyen birine, aldatmak isteyen birine, günaha çağıran birine, “Ben oruçluyum” Dememiz istenmektedir: “Oruç perdedir Biriniz oruçluyken kötü söz söylemesin, bağırıp çağırmasın Birisi kendisine yakışıksız bir laf edecek veya kavga edecek olursa, “Ben oruçluyum” Desin” (Buhari, Müslim, Muvatta, Ebu Davut, Tirmizi, Nesei, İbni Mace, Kütüb-i Sitte, c9 sh 420)

    Ben oruçluyum Yani tüm kötülüklere, hatalara, günahlara, yanlışlıklara kapalıyım

    Özel bir konumdayım, korumadayım…



    RAMAZAN ORUCU

    Allah Resulü (sav) için Ramazan bambaşka bir mevsimdi

    Çünkü bu iklimin çok kutlu ve mübarek olduğunu O’na Yüce Rabbi bildirmişti Bu yüzden Allah Resulü (sav)’nü bu ayda ibadet, taat, infak ve cömertlikte doruk noktasında görüyoruz (Buhari, Müslim)

    Peygamber Efendimiz (as), bizim bu ayı, bambaşka duygu ve ibadetlerle geçirmemiz gerektiğini ifade buyurmuşlardır: Ebû Hüreyre (ra)’den rivâyete göre, Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur: “Ramazan ayının ilk gecesi girince şeytanlar ve cinlerin şerli olanları zincire vurulur, Cehennem kapıları kapatılır ve hiçbiri açılmaz Cennetin kapıları açılır hiçbiri kapanmaz ve bir münadi (seslenici) şöyle haykırır: “Ey hayır isteyen, ibadet ve kulluğa gel, Ey şer dileyen günahlarından vazgeç Ve Ramazan boyunca bu iş her gece yapılır”(Müslim, Sıyam: 1; İbn Mâce, Sıyam: 2 Tirmizi, Siyam 682)

    Mü’min bu çağrıya müspet cevap verendir



    Peygamber Efendimiz (as)’i, Ramazan’ın gelmesiyle birlikte daha yoğun olarak görmekteyiz:



    Hilâli gözetlerdi: Ramazan’ın başlangıcını belirlemek amacıyla hilali gözetlerdi Hava bulutlu olur, Ramazan hilali görünmezse Şaban ayını otuza tamamlar, ertesi gün Ramazan’a başlardı Eğer inandığı şahıslardan, hilali gördüğüne dair bir bilgi gelirse Ramazanı ilan ederdi





+ Yorum Gönder