Konusunu Oylayın.: Oruç ibadetinin hikmeti ve kula faydaları nelerdir?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Oruç ibadetinin hikmeti ve kula faydaları nelerdir?
  1. 26.Ağustos.2012, 15:36
    1
    Misafir

    Oruç ibadetinin hikmeti ve kula faydaları nelerdir?






    Oruç ibadetinin hikmeti ve kula faydaları nelerdir? Mumsema Oruç ibadetinin hikmeti ve kula faydaları nelerdir? Oruç ibadetinin hikmeti ve kullara yararları nelerdir ?


  2. 26.Ağustos.2012, 15:36
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 26.Ağustos.2012, 19:54
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Oruç ibadetinin hikmeti ve kula faydaları nelerdir?




    Allah'ın emir ve yasakları elbetteki kulların iyiliği içindir. İslâm bilginleri, bütün hükümlerin insanların yararlarını gerçekleştirme amacına yönelik olduğu konusunda görüş birliği içindedirler.
    Allah'ın yapılmasını istediği şeylerde kullar için çok büyük faydalar, yasakladığı şeylerde ise büyük zararlar bulunduğu kaçınılmaz bir gerçektir. islâmi öğretinin kendilerine yüklediği misyon gereği işlâm âlimleri çeşitli ibadetlerin yarar ve hikmetleri konusunda öteden beri kafa yormuş, bunların kişisel pratik yararlarından çok, insan nefsinin arındırılması ve yükseltilmesi yolunda fonksiyonel hale getirilmesine çalışmışlardır.

    Bu bağlamda kulların yapmakla yükümlü tutulduğu ibadetlerin sağladığı bazı faydalar ya da hikmetler tespit edilebildiği gibi, bu faydaların veya gerçekleştirilmek istenen amaçların tamamının tespit edilemediği de bir hakikattır.Oruç ibadetinin temel hedefi insanları takvaya eriştirmektir. Bu bizzat Kur'ân-ı Kerîm'de "Ey iman edenler! Allah'a karşı gelmekten sakınmanız ve takvaya erişmeniz için oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de farz kılındı (.)" (Bakara: 2/183-184) şeklinde ifade edilmektedir.
    insanı manevi bir eğitim sürecine taşıyan oruç, kulun, kısa şürede kalbi ve ruhu üzerinde birikmiş günah tortusundan sıyrılmasını sağlar. Böylece oruç, insanı "kad eflaha men zekkâhâ" ayetinin sırrına erdirir. Bu, nefsini kötülüklerden arındıranın, kurtuluşa erdiğinin bir ifadesidir. Nasıl ki sadaka ve zekât, inananları günahlardan temizler, onları arındırıp, yüceltirse (Tevbe: 9/103)

    bedenin zekâti olan oruç da (ibn Mâce, Siyâm, 44)
    i
    nsanı nefsinin hâkimiyeti altında ezilmekten kurtarır. Oruç tutan kişi, nefsinin zincirlerini kırarak Allah'ın ipine sarılmış olur.
    Nefis insanı bencilleştirip yalnızlığa iterken, insan Allah'ın ipine sarılmakla sosyal bir varlık olduğunu iyiden iyiye hisseder. Oruç ayı olan ramazan boyunca toplu hâlde yapılan ibadetler birlik duygusunu ruhlara işler. Zengin, fakirle aynı safta namaz kılar, aynı sofrada yemek yer, zekât, fitre ve fidyeler gelir dağılımındaki dengesizliğe adeta can suyu olur.Oruç, nefsin isteklerine iradı olarak uzak durma olması yönüyle bir irade eğitimine, açlık ve susuzluğun verdiği sıkıntıya dayanma yönüyle de sabır eğitimine dönüşmektedir.Kişinin yaşam süreçinde başarılı bir periyoda sahip olabilmesi şüphesiz irade eğitiminden geçmektedir. İradesi zayıf insanlar hayatta başarılı olamadığı gibi, ührevî açıdan da sonları iyi değildir. Çünkü ibadetler hemen hemen bütünüyle iradesi güçlü insanların ifa edebileceği bir konum ve nitelik arz etmektedirler. Bu noktada oruç, nefsin isteklerinin kontrol altına alınmasında, ruhun arındırılıp yüceltilmesinde etkili olmaktadır. Nitekim orucun değişik biçimlerde de olsa hemen bütün din ve kültürlerde riyazet ve mücahede yolu olarak benimsenmiş olması bu gerçeği ifade etmesi yönüyle dikkat çekicidir.Oruç ibadetiyle kanaat, tekrar kapımızdan evlerimize girer. Açlık çeken insan yoksulun, muhtacın durumunu anlar ve kanaat etmenin önemini daha iyi kavrar. Artık israf edemez olur. Allah Resulü'nün "Kanaat bitmeyen bir hazinedir (Beyhakî, Zühd, 2/88)" sözü mü?
    minin kulaklarında yankılanır. Nimetin eskisinden daha çok kadrini bilen insan, Allah'a olan şükrünü artırır. Hırsın mahrumiyete, kanaatin rahmete vesile olduğunu anlar. Allah Resulü'nün "iktisat eden geçim sıkıntısı çekmez" (ibn Ebî Şeybe, el-Müsannef, 5/331)
    müjdesi hayatında tezahür etmeye başlar. Oruç ibadeti, insana iftar ve sahur ile, kılınan teravih namazlarıyla, diğer ibadetlerle hayatı disipline etme imkanı tanır.
    Oruç ayı olan ramazan ayı kulun Rabbine iltica ederek, günahlarının bağışlanması için hayat yoluna yerleştirilmiş fırsat ve hazinelerle doludur. Kişi, Kur'an üzerinde daha fazla düşünme imkâni yakalar. Ramazanın getirdiği bereketle, günahların kalp ve beyin üzerinde örttügü perdeyi kaldırmasıyla insan, bazı ayetleri daha derinden hisseder ve anlar.Oruç bedenin zekâti olarak, vücutta birikmiş zararlı unsurların defi için metabolizmaya büyük bir imkân sağlar. insanın, vücudunu diğer canlılardan daha farklı olarak madde ve mananın sırlı ve ahenkli bir birleşimi olarak görmeye başladığı bu ayda, vücutlar yenilenir, dimağlar parlar. Allah Resulü'nün "Sûmû tesıhhû" "oruç tutunuz ki sıhhat bulasınız" sözünü teyit edercesine bedenlerimiz sağlık bulur. (Taberanı, Mü'cemu'l-Evsat, VIII, 174; Mü?nzir., et-Tergîb, 2/206)

    Ramazan orucu ümitsiz insanların bağışlanma ümitlerini yeşerttikleri bir zaman dilimidir. Oruç, ansızın gelecek sıkıntılara karşı insanlara dayanıklı olmayı öğreten bir öğretmendir. Çocuklarımıza keyifle dinlerini öğrenme ve yaşama fırsatı veren bir aydır ramazan.
    Allah Resulü, inanıp karşılığını Allah'tan bekleyerek ramazanı değerlendirenlerin geçmiş günahlarının bağışlanacağını söylemiştir. (Neşâî, iman, 21)

    Aynı şekilde Allah Resulü, Sahabisi Ka'b b. Ücre'ye hitaben: "Ey Ka'b! Namaz kişinin Müslüman oluşuna delildir. Oruç ise sağlam bir kalkandır. Sadaka vermek, suyun, ateşi söndürdügü? gibi günahları silip süpürür. Ey Ka'b! Haramla beslenerek teşekkül eden et ve kemiklere ancak ateşte olmak yaraşır. (Tirmizî, Cum'a, 79)" diye söylemiştir.

    Orucun hikmetleri ile hükümlerini anlamak arasında sıkı bir bağ vardır. Orucun fikhına taalluk eden kuralların bilinmesi orucumuzu Allah Resulü'nün bize hikmet olarak bıraktığı sünnetine uygun oruçlar tutmamıza imkân tanıyacaktır
    alıntı.



  4. 26.Ağustos.2012, 19:54
    2
    Silent and lonely rains



    Allah'ın emir ve yasakları elbetteki kulların iyiliği içindir. İslâm bilginleri, bütün hükümlerin insanların yararlarını gerçekleştirme amacına yönelik olduğu konusunda görüş birliği içindedirler.
    Allah'ın yapılmasını istediği şeylerde kullar için çok büyük faydalar, yasakladığı şeylerde ise büyük zararlar bulunduğu kaçınılmaz bir gerçektir. islâmi öğretinin kendilerine yüklediği misyon gereği işlâm âlimleri çeşitli ibadetlerin yarar ve hikmetleri konusunda öteden beri kafa yormuş, bunların kişisel pratik yararlarından çok, insan nefsinin arındırılması ve yükseltilmesi yolunda fonksiyonel hale getirilmesine çalışmışlardır.

    Bu bağlamda kulların yapmakla yükümlü tutulduğu ibadetlerin sağladığı bazı faydalar ya da hikmetler tespit edilebildiği gibi, bu faydaların veya gerçekleştirilmek istenen amaçların tamamının tespit edilemediği de bir hakikattır.Oruç ibadetinin temel hedefi insanları takvaya eriştirmektir. Bu bizzat Kur'ân-ı Kerîm'de "Ey iman edenler! Allah'a karşı gelmekten sakınmanız ve takvaya erişmeniz için oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de farz kılındı (.)" (Bakara: 2/183-184) şeklinde ifade edilmektedir.
    insanı manevi bir eğitim sürecine taşıyan oruç, kulun, kısa şürede kalbi ve ruhu üzerinde birikmiş günah tortusundan sıyrılmasını sağlar. Böylece oruç, insanı "kad eflaha men zekkâhâ" ayetinin sırrına erdirir. Bu, nefsini kötülüklerden arındıranın, kurtuluşa erdiğinin bir ifadesidir. Nasıl ki sadaka ve zekât, inananları günahlardan temizler, onları arındırıp, yüceltirse (Tevbe: 9/103)

    bedenin zekâti olan oruç da (ibn Mâce, Siyâm, 44)
    i
    nsanı nefsinin hâkimiyeti altında ezilmekten kurtarır. Oruç tutan kişi, nefsinin zincirlerini kırarak Allah'ın ipine sarılmış olur.
    Nefis insanı bencilleştirip yalnızlığa iterken, insan Allah'ın ipine sarılmakla sosyal bir varlık olduğunu iyiden iyiye hisseder. Oruç ayı olan ramazan boyunca toplu hâlde yapılan ibadetler birlik duygusunu ruhlara işler. Zengin, fakirle aynı safta namaz kılar, aynı sofrada yemek yer, zekât, fitre ve fidyeler gelir dağılımındaki dengesizliğe adeta can suyu olur.Oruç, nefsin isteklerine iradı olarak uzak durma olması yönüyle bir irade eğitimine, açlık ve susuzluğun verdiği sıkıntıya dayanma yönüyle de sabır eğitimine dönüşmektedir.Kişinin yaşam süreçinde başarılı bir periyoda sahip olabilmesi şüphesiz irade eğitiminden geçmektedir. İradesi zayıf insanlar hayatta başarılı olamadığı gibi, ührevî açıdan da sonları iyi değildir. Çünkü ibadetler hemen hemen bütünüyle iradesi güçlü insanların ifa edebileceği bir konum ve nitelik arz etmektedirler. Bu noktada oruç, nefsin isteklerinin kontrol altına alınmasında, ruhun arındırılıp yüceltilmesinde etkili olmaktadır. Nitekim orucun değişik biçimlerde de olsa hemen bütün din ve kültürlerde riyazet ve mücahede yolu olarak benimsenmiş olması bu gerçeği ifade etmesi yönüyle dikkat çekicidir.Oruç ibadetiyle kanaat, tekrar kapımızdan evlerimize girer. Açlık çeken insan yoksulun, muhtacın durumunu anlar ve kanaat etmenin önemini daha iyi kavrar. Artık israf edemez olur. Allah Resulü'nün "Kanaat bitmeyen bir hazinedir (Beyhakî, Zühd, 2/88)" sözü mü?
    minin kulaklarında yankılanır. Nimetin eskisinden daha çok kadrini bilen insan, Allah'a olan şükrünü artırır. Hırsın mahrumiyete, kanaatin rahmete vesile olduğunu anlar. Allah Resulü'nün "iktisat eden geçim sıkıntısı çekmez" (ibn Ebî Şeybe, el-Müsannef, 5/331)
    müjdesi hayatında tezahür etmeye başlar. Oruç ibadeti, insana iftar ve sahur ile, kılınan teravih namazlarıyla, diğer ibadetlerle hayatı disipline etme imkanı tanır.
    Oruç ayı olan ramazan ayı kulun Rabbine iltica ederek, günahlarının bağışlanması için hayat yoluna yerleştirilmiş fırsat ve hazinelerle doludur. Kişi, Kur'an üzerinde daha fazla düşünme imkâni yakalar. Ramazanın getirdiği bereketle, günahların kalp ve beyin üzerinde örttügü perdeyi kaldırmasıyla insan, bazı ayetleri daha derinden hisseder ve anlar.Oruç bedenin zekâti olarak, vücutta birikmiş zararlı unsurların defi için metabolizmaya büyük bir imkân sağlar. insanın, vücudunu diğer canlılardan daha farklı olarak madde ve mananın sırlı ve ahenkli bir birleşimi olarak görmeye başladığı bu ayda, vücutlar yenilenir, dimağlar parlar. Allah Resulü'nün "Sûmû tesıhhû" "oruç tutunuz ki sıhhat bulasınız" sözünü teyit edercesine bedenlerimiz sağlık bulur. (Taberanı, Mü'cemu'l-Evsat, VIII, 174; Mü?nzir., et-Tergîb, 2/206)

    Ramazan orucu ümitsiz insanların bağışlanma ümitlerini yeşerttikleri bir zaman dilimidir. Oruç, ansızın gelecek sıkıntılara karşı insanlara dayanıklı olmayı öğreten bir öğretmendir. Çocuklarımıza keyifle dinlerini öğrenme ve yaşama fırsatı veren bir aydır ramazan.
    Allah Resulü, inanıp karşılığını Allah'tan bekleyerek ramazanı değerlendirenlerin geçmiş günahlarının bağışlanacağını söylemiştir. (Neşâî, iman, 21)

    Aynı şekilde Allah Resulü, Sahabisi Ka'b b. Ücre'ye hitaben: "Ey Ka'b! Namaz kişinin Müslüman oluşuna delildir. Oruç ise sağlam bir kalkandır. Sadaka vermek, suyun, ateşi söndürdügü? gibi günahları silip süpürür. Ey Ka'b! Haramla beslenerek teşekkül eden et ve kemiklere ancak ateşte olmak yaraşır. (Tirmizî, Cum'a, 79)" diye söylemiştir.

    Orucun hikmetleri ile hükümlerini anlamak arasında sıkı bir bağ vardır. Orucun fikhına taalluk eden kuralların bilinmesi orucumuzu Allah Resulü'nün bize hikmet olarak bıraktığı sünnetine uygun oruçlar tutmamıza imkân tanıyacaktır
    alıntı.



  5. 25.Haziran.2014, 13:20
    3
    Ramadan
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 24.Ağustos.2009
    Üye No: 51064
    Mesaj Sayısı: 1,163
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 12
    Yaş: 32

    Cevap: Oruç ibadetinin hikmeti ve kula faydaları nelerdir?

    Oruç ibadetinin hikmet ve faydaları

    Oruç insana sabırlı olmayı öğretir, ahlakımızı güzelleştirir, zenginlerin, fakirleri ve muhtaçları hatırlamalarını ve merhamet duygularının gelişmesini sağlar, insanın sağlıklı olmasını temin eder ve nimetlerin kıymetini öğretir. Oruç, köklü bir irade terbiyesi; insanı kötü alışkanlıklardan temizleyen, iyi huylar kazandıran bir ahlak eğitimidir. Oruç, kişinin dilini yalan ve gıybet gibi kötü sözlerden korumasını gerekli kılar.


  6. 25.Haziran.2014, 13:20
    3
    Devamlı Üye
    Oruç ibadetinin hikmet ve faydaları

    Oruç insana sabırlı olmayı öğretir, ahlakımızı güzelleştirir, zenginlerin, fakirleri ve muhtaçları hatırlamalarını ve merhamet duygularının gelişmesini sağlar, insanın sağlıklı olmasını temin eder ve nimetlerin kıymetini öğretir. Oruç, köklü bir irade terbiyesi; insanı kötü alışkanlıklardan temizleyen, iyi huylar kazandıran bir ahlak eğitimidir. Oruç, kişinin dilini yalan ve gıybet gibi kötü sözlerden korumasını gerekli kılar.





+ Yorum Gönder