Konusunu Oylayın.: Ramazan Bayramı İle İlgili Hutbe

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Ramazan Bayramı İle İlgili Hutbe
  1. 17.Ağustos.2012, 03:44
    1
    Misafir

    Ramazan Bayramı İle İlgili Hutbe






    Ramazan Bayramı İle İlgili Hutbe Mumsema Ramazan Bayramı İle İlgili Hutbeye ihtiyacım var bana Ramazan Bayramı hakkında hutbe örneği yazar mısınız ?


  2. 17.Ağustos.2012, 03:44
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    Ramazan Bayramı İle İlgili Hutbeye ihtiyacım var bana Ramazan Bayramı hakkında hutbe örneği yazar mısınız ?


    Benzer Konular

    - Hutbe: Ramazan Bayramı

    - Kurban Bayramı İle İlgili Hutbe

    - Ramazan bayramı hutbe duaları

    - Ramazan Bayramı - Hutbe Duası

    - Hutbe: Ramazan Bayramı hakkında hutbe

  3. 17.Ağustos.2012, 17:21
    2
    İnanc
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 04.Şubat.2012
    Üye No: 93990
    Mesaj Sayısı: 2,028
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 21
    Bulunduğu yer: Yalan Dünyada Bir Yer.

    Cevap: Ramazan Bayramı İle İlgili Hutbe




    Hutbe: Ramazan Bayramı

    Muhterem Müslümanlar!

    Bir fazilet, bereket ve mağfiret iklimini geride bırakarak, bayram sabahına ulaşmış bulunuyoruz.Evveli rahmet, ortası mağfiret ve sonu cehennem azabından kurtuluş vesilesi olan ramazan ayında yaptığımız ibadetlerin verdiği huzur ve mutluluğun sevincini hep birlikte yaşıyoruz. Bugün, sabahın şu erken vaktinde, ramazanın aydınlığında nurlanmış kalplerimizle, her zamankinden daha coşkulu bir şekilde, Allah'ın birliğine inanmanın, alemlere rahmet olarak gönderilen son Peygamber Hz. Muhammed (s.a.v.)'in gösterdiği yolda olmanın mutluluğunu tadıyoruz. Bizi ramazanın manevî ikliminden geçirip, bu bayram sabahına ulaştıran Yüce Allah'a hamdolsun. Bu bayram hepimize kutlu ve mübarek olsun.
    Aziz Mü'minler!

    Bayramlar neşe ve sevinç günleridir. Toplumların millî birlik ve beraberlik duygularının zirveye ulaştığı, dayanışma ve kaynaşmanın daha yoğun yaşandığı müstesna zaman dilimleridir. Her toplumun kendisine özgü dinî ve millî bayramları vardır. Medinelilerin de cahiliye döneminden kalma bayramları vardı. İslam'la şereflenmelerinden sonra Peygamberimize bu günlerinden bahsettiklerinde, Efendimiz (s.a.v.) cevaben, "Allah, sizin için o iki sevinç gününden daha hayırlı iki gün vermiştir ki, onlar ramazan ve kurban bayramlarıdır."[1] buyurmuşlardır. İşte bugün, tüm dünya Müslümanları ile birlikte Allah'ın bizlere bahşettiği iki hayırlı günden biri olan ramazan bayramını idrak ediyoruz.

    Hepimizin bildiği gibi bayramlar, toplumsal başarıları getiren müstesna olayların sonucunda ortaya konulmuş günlerdir. Ramazan bayramı da, Müslüman toplulukların oruçla ve yoğun ibadetlerle, hayır ve yardımlaşma faaliyetleriyle nefsin arzularına sed çekerek Allah'ın emirlerini yerine getirmede başarıya ulaşmalarının bayramıdır.

    Değerli Mü'minler!

    Bugünler sevmek, sevilmek ve sevindirmek günleridir. Her bayramda olduğu gibi bu bayramda da başta anne ve babalarımız olmak üzere büyüklerimizi, komşularımızı, akraba ve dostlarımızı ziyaret etmeliyiz. Fakirleri, yetimleri, kimsesizleri sevindirmeli ve gözetmeliyiz.

    Dargın olanlarımız varsa barıştırmalıyız. Zira Müslümanların birbirlerine dargın durmaları dinimizin hiç hoşlanmadığı bir davranıştır. Nitekim hutbemizin başında okumuş olduğumuz ayet-i kerimede Yüce Allah "Mü'minler ancak kardeştirler, öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin ve Allah'tan korkun ki esirgenesiniz.''[2] buyurmaktadır. Dolayısıyla dargınlarımız barışmalıdır. Ayrıca, hastaları ziyaret etmeli ve çocukları sevindirmeliyiz. Ailemizin mutluluğu, milletimizin huzuru, millî birlik ve beraberliğimizin devamı, devletimizin bekâsı için dua ve niyazda bulunmalıyız.

    Ramazan bayramının başta milletimize, İslam alemine ve tüm dünya insanlığına hayırlara vesile olmasını Cenab-ı Allah'tan niyaz ediyor, bayramınızı en içten dileklerimle tekrar kutluyorum.
    [1] Sünen-i Ebu Davut, Babu Salati'l iydeyn, Hadis No: 1/34
    [2] Hucurat, 10


  4. 17.Ağustos.2012, 17:21
    2
    Devamlı Üye



    Hutbe: Ramazan Bayramı

    Muhterem Müslümanlar!

    Bir fazilet, bereket ve mağfiret iklimini geride bırakarak, bayram sabahına ulaşmış bulunuyoruz.Evveli rahmet, ortası mağfiret ve sonu cehennem azabından kurtuluş vesilesi olan ramazan ayında yaptığımız ibadetlerin verdiği huzur ve mutluluğun sevincini hep birlikte yaşıyoruz. Bugün, sabahın şu erken vaktinde, ramazanın aydınlığında nurlanmış kalplerimizle, her zamankinden daha coşkulu bir şekilde, Allah'ın birliğine inanmanın, alemlere rahmet olarak gönderilen son Peygamber Hz. Muhammed (s.a.v.)'in gösterdiği yolda olmanın mutluluğunu tadıyoruz. Bizi ramazanın manevî ikliminden geçirip, bu bayram sabahına ulaştıran Yüce Allah'a hamdolsun. Bu bayram hepimize kutlu ve mübarek olsun.
    Aziz Mü'minler!

    Bayramlar neşe ve sevinç günleridir. Toplumların millî birlik ve beraberlik duygularının zirveye ulaştığı, dayanışma ve kaynaşmanın daha yoğun yaşandığı müstesna zaman dilimleridir. Her toplumun kendisine özgü dinî ve millî bayramları vardır. Medinelilerin de cahiliye döneminden kalma bayramları vardı. İslam'la şereflenmelerinden sonra Peygamberimize bu günlerinden bahsettiklerinde, Efendimiz (s.a.v.) cevaben, "Allah, sizin için o iki sevinç gününden daha hayırlı iki gün vermiştir ki, onlar ramazan ve kurban bayramlarıdır."[1] buyurmuşlardır. İşte bugün, tüm dünya Müslümanları ile birlikte Allah'ın bizlere bahşettiği iki hayırlı günden biri olan ramazan bayramını idrak ediyoruz.

    Hepimizin bildiği gibi bayramlar, toplumsal başarıları getiren müstesna olayların sonucunda ortaya konulmuş günlerdir. Ramazan bayramı da, Müslüman toplulukların oruçla ve yoğun ibadetlerle, hayır ve yardımlaşma faaliyetleriyle nefsin arzularına sed çekerek Allah'ın emirlerini yerine getirmede başarıya ulaşmalarının bayramıdır.

    Değerli Mü'minler!

    Bugünler sevmek, sevilmek ve sevindirmek günleridir. Her bayramda olduğu gibi bu bayramda da başta anne ve babalarımız olmak üzere büyüklerimizi, komşularımızı, akraba ve dostlarımızı ziyaret etmeliyiz. Fakirleri, yetimleri, kimsesizleri sevindirmeli ve gözetmeliyiz.

    Dargın olanlarımız varsa barıştırmalıyız. Zira Müslümanların birbirlerine dargın durmaları dinimizin hiç hoşlanmadığı bir davranıştır. Nitekim hutbemizin başında okumuş olduğumuz ayet-i kerimede Yüce Allah "Mü'minler ancak kardeştirler, öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin ve Allah'tan korkun ki esirgenesiniz.''[2] buyurmaktadır. Dolayısıyla dargınlarımız barışmalıdır. Ayrıca, hastaları ziyaret etmeli ve çocukları sevindirmeliyiz. Ailemizin mutluluğu, milletimizin huzuru, millî birlik ve beraberliğimizin devamı, devletimizin bekâsı için dua ve niyazda bulunmalıyız.

    Ramazan bayramının başta milletimize, İslam alemine ve tüm dünya insanlığına hayırlara vesile olmasını Cenab-ı Allah'tan niyaz ediyor, bayramınızı en içten dileklerimle tekrar kutluyorum.
    [1] Sünen-i Ebu Davut, Babu Salati'l iydeyn, Hadis No: 1/34
    [2] Hucurat, 10





+ Yorum Gönder