Konusunu Oylayın.: Oruç ne demektir, ne zaman farz oldu, niçin tutulmalıdır?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Oruç ne demektir, ne zaman farz oldu, niçin tutulmalıdır?
  1. 13.Temmuz.2012, 17:47
    1
    Misafir

    Oruç ne demektir, ne zaman farz oldu, niçin tutulmalıdır?






    Oruç ne demektir, ne zaman farz oldu, niçin tutulmalıdır? Mumsema Oruç, İslam’ın en önemli farzlarındna biri olarak her yıl özellikle Ramazan Ayı’nda tüm Müslümanlar tarafından topluca tutuluyor. Oruç ne demektir, ne zaman farz oldu, niçin tutulmalıdır?


  2. 13.Temmuz.2012, 17:47
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    Oruç, İslam’ın en önemli farzlarındna biri olarak her yıl özellikle Ramazan Ayı’nda tüm Müslümanlar tarafından topluca tutuluyor. Oruç ne demektir, ne zaman farz oldu, niçin tutulmalıdır?


    Benzer Konular

    - Oruç ne zaman hangi vakitte tutulmalıdır iki tane imsak vakti var

    - Namaz, oruç, zekat ve hac ne zaman farz oldu? Tesettür ne zaman emredildi?

    - Oruç ne zaman farz oldu?

    - Oruç ibadeti niçin farz kılınmıştır?

    - Ramazan Orucu Ne Zaman Farz Oldu?

  3. 22.Temmuz.2012, 01:44
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Oruç ne demektir, ne zaman farz oldu, niçin tutulmalıdır?




    Hicri 2. yılda, kıblenin değiştirilmesinden hemen sonra, Bedir savaşından hemen önce farz kılınan oruç ibadetine, Allah Resulü (sav)’nün çok büyük önem verdiği bilinmektedir. Hadis kaynaklarına bakıldığı zaman bu konuda pek çok açıklamanın olduğu görülür. Bunlardan birkaç tanesini teberrüken burada belirtelim:

    Ebû Hüreyre (ra)’dan rivayete göre, Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur: “Her kim gerçekten inanarak ve sevabını Allah’tan bekleyerek Ramazan orucunu tutar, gecesini de ibadetle geçirirse geçmiş günahları affedilir. Her kim de inanarak ve sevabını Allah’tan bekleyerek Kadir gecesini değerlendirirse geçmiş günahları bağışlanır.” [Buhârî, Müslim, Tirmizi]

    Resûlullah (sav) şöyle buyurdu: “Rabbiniz buyuruyor ki; Her iyiliğe on katından başlayarak yedi yüz katına kadar sevap yazılır. Oruç ise böyle bir değerlendirmeye tabi olmayıp onun mükâfatı bana ait olup onu ben mükâfatlandıracağım. Oruç ateşe karşı koruyucu bir kalkandır. Oruçlunun ağız kokusu Allah katında misk kokusundan daha hoştur. Bilgisiz birisi, siz oruçlu iken size sataşırsa “ben oruçluyum” desin, başka cevap vermesin.” [Buhârî, Müslim, Tirmizi]

    “Oruçlunun uykusu ibadettir. Susması tespihtir. Amelleri misliyle kabul edilir, duası makbuldür, günahı affedilir.” [Kütüb-i Sitte]


    Oruç nedir?

    - Oruç; Allah’ın bir emri ve Resulünün vazgeçilmez bir uygulamasıdır.

    - Allah’ın rızasını kazanmaya bir vesiledir.
    - Cennetteki mertebeyi yüceltme aracıdır.
    - Nefsi dizginleme, şehevî isteklerini frenleme, onu hizaya getirmedir.
    - İradeyi kullanma, kendine hâkim olmadır.
    - Zihne gelen kötü düşünceleri def etme, onları alt etme, elinin tersiyle itmedir.
    - Yokluk içindeki Müslümanların haliyle hallenme, dertlerine ortak olma, onların çektiği acılara yakın olmaktır.
    - Zengin de olsa, tüm imkânlara sahip de olsa, günün belli bir kısmı için, yeryüzündeki tüm Müslümanlarla ortak bir noktada buluşmadır.
    - Merhamet ve İslam kardeşliğini en güzel bir biçimde hissetmedir.
    - Yaşamın sadece kendi hayatından ve çevresinden ibaret olmadığını anlamadır.
    - İlerde karşılaşacağı bazı yokluklara ve çekeceği sıkıntılara karşı, hareket tarzını şekillendiren, güç veren bir tatbikattır.
    - Bedeni on bir aylık sürekli çalışmadan sonra dinlenmeye alma ve doğal bir perhizdir.
    - Sabrın güzel meyvelerini elde etmedir.
    - Şeytanın elini kolunu zincirleme, onu ümitsizliğe sevketme, alt etme, perişan etmektir.
    - Rabbimizin verdiği nimetlerin kıymetini hakkıyla bilme, O’na şükretme ve fark etmedir.
    - Kişiliğimizi olgunlaştırmadır.
    - Ruhumuzu yüceltmedir.
    - Günahları dondurma, onları hayatın dışına atma, tevbeye sığınmadır.
    - Mü’min ile Rabbi arasında bir ay boyunca kurulan, sırlarla dolu özel bir hattır.
    - Ateşten koruyan bir kalkandır.
    - Özetle, takvaya yönelme, onu elde etme, gerçek bir kul olma sürecidir.

    Oruç ahlakı nedir?

    Oruç ibadeti başlı başına bir disiplindir. Ve riyanın karışmadığı en önemli ibadettir. Nasıl ki her ibadetin bir yapılış şekli varsa, orucun da kendine has kuralları vardır. Bir oruçlu yemeden içmeden ve cinsel yönelişlere girmeden gününü geçireceği gibi, bunun ötesinde de göz önünde bulunduracağı temel ilkeler vardır.

    Oruçlu, sadece yemek ve içecek bekçisi değildir. Davranışlara, sözlere, hareketlere yansıyan bir oruç vardır. Yani dilimiz de oruç tutacaktır. Ellerimiz, gözümü, ayaklarımız, kulaklarımız, ruhumuz, zihnimiz de oruç tutacaktır.
    Oruç ve yalan söz
    Ebu Hüreyre (ra)’dan gelen bir rivayete göre, Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur: “Bir kimse yalan söylemeyi ve yalanla iş görmeyi bırakmazsa, o kimsenin yemesini içmesini terk etmesine Allah’ın ihtiyacı yoktur.” [Buhari, Müslim, Sıyam: 29; İbn Mâce, Sıyam: 21, Tirmizi]

    Rabbimiz bizim sadece aç kalmamızı istememektedir. Aç ve susuz kalmak şeklî bir haldir.
    Onu davranışlarımızla tamamlamak, bütünlemek gerekmektedir. Bize sataşan birine, kavgaya gelen birine, tartışmak isteyen birine, aldatmak isteyen birine, günaha çağıran birine, “Ben oruçluyum” dememiz istenmektedir: “Oruç perdedir. Biriniz oruçluyken kötü söz söylemesin, bağırıp çağırmasın. Birisi kendisine yakışıksız bir laf edecek veya kavga edecek olursa, “Ben oruçluyum” desin” [Buhari, Müslim, Ebu Davud, Tirmizi]
    Ben oruçluyum. Yani tüm kötülüklere, hatalara, günahlara, yanlışlıklara kapalıyım.
    alıntı.




  4. 22.Temmuz.2012, 01:44
    2
    Silent and lonely rains



    Hicri 2. yılda, kıblenin değiştirilmesinden hemen sonra, Bedir savaşından hemen önce farz kılınan oruç ibadetine, Allah Resulü (sav)’nün çok büyük önem verdiği bilinmektedir. Hadis kaynaklarına bakıldığı zaman bu konuda pek çok açıklamanın olduğu görülür. Bunlardan birkaç tanesini teberrüken burada belirtelim:

    Ebû Hüreyre (ra)’dan rivayete göre, Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur: “Her kim gerçekten inanarak ve sevabını Allah’tan bekleyerek Ramazan orucunu tutar, gecesini de ibadetle geçirirse geçmiş günahları affedilir. Her kim de inanarak ve sevabını Allah’tan bekleyerek Kadir gecesini değerlendirirse geçmiş günahları bağışlanır.” [Buhârî, Müslim, Tirmizi]

    Resûlullah (sav) şöyle buyurdu: “Rabbiniz buyuruyor ki; Her iyiliğe on katından başlayarak yedi yüz katına kadar sevap yazılır. Oruç ise böyle bir değerlendirmeye tabi olmayıp onun mükâfatı bana ait olup onu ben mükâfatlandıracağım. Oruç ateşe karşı koruyucu bir kalkandır. Oruçlunun ağız kokusu Allah katında misk kokusundan daha hoştur. Bilgisiz birisi, siz oruçlu iken size sataşırsa “ben oruçluyum” desin, başka cevap vermesin.” [Buhârî, Müslim, Tirmizi]

    “Oruçlunun uykusu ibadettir. Susması tespihtir. Amelleri misliyle kabul edilir, duası makbuldür, günahı affedilir.” [Kütüb-i Sitte]


    Oruç nedir?

    - Oruç; Allah’ın bir emri ve Resulünün vazgeçilmez bir uygulamasıdır.

    - Allah’ın rızasını kazanmaya bir vesiledir.
    - Cennetteki mertebeyi yüceltme aracıdır.
    - Nefsi dizginleme, şehevî isteklerini frenleme, onu hizaya getirmedir.
    - İradeyi kullanma, kendine hâkim olmadır.
    - Zihne gelen kötü düşünceleri def etme, onları alt etme, elinin tersiyle itmedir.
    - Yokluk içindeki Müslümanların haliyle hallenme, dertlerine ortak olma, onların çektiği acılara yakın olmaktır.
    - Zengin de olsa, tüm imkânlara sahip de olsa, günün belli bir kısmı için, yeryüzündeki tüm Müslümanlarla ortak bir noktada buluşmadır.
    - Merhamet ve İslam kardeşliğini en güzel bir biçimde hissetmedir.
    - Yaşamın sadece kendi hayatından ve çevresinden ibaret olmadığını anlamadır.
    - İlerde karşılaşacağı bazı yokluklara ve çekeceği sıkıntılara karşı, hareket tarzını şekillendiren, güç veren bir tatbikattır.
    - Bedeni on bir aylık sürekli çalışmadan sonra dinlenmeye alma ve doğal bir perhizdir.
    - Sabrın güzel meyvelerini elde etmedir.
    - Şeytanın elini kolunu zincirleme, onu ümitsizliğe sevketme, alt etme, perişan etmektir.
    - Rabbimizin verdiği nimetlerin kıymetini hakkıyla bilme, O’na şükretme ve fark etmedir.
    - Kişiliğimizi olgunlaştırmadır.
    - Ruhumuzu yüceltmedir.
    - Günahları dondurma, onları hayatın dışına atma, tevbeye sığınmadır.
    - Mü’min ile Rabbi arasında bir ay boyunca kurulan, sırlarla dolu özel bir hattır.
    - Ateşten koruyan bir kalkandır.
    - Özetle, takvaya yönelme, onu elde etme, gerçek bir kul olma sürecidir.

    Oruç ahlakı nedir?

    Oruç ibadeti başlı başına bir disiplindir. Ve riyanın karışmadığı en önemli ibadettir. Nasıl ki her ibadetin bir yapılış şekli varsa, orucun da kendine has kuralları vardır. Bir oruçlu yemeden içmeden ve cinsel yönelişlere girmeden gününü geçireceği gibi, bunun ötesinde de göz önünde bulunduracağı temel ilkeler vardır.

    Oruçlu, sadece yemek ve içecek bekçisi değildir. Davranışlara, sözlere, hareketlere yansıyan bir oruç vardır. Yani dilimiz de oruç tutacaktır. Ellerimiz, gözümü, ayaklarımız, kulaklarımız, ruhumuz, zihnimiz de oruç tutacaktır.
    Oruç ve yalan söz
    Ebu Hüreyre (ra)’dan gelen bir rivayete göre, Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur: “Bir kimse yalan söylemeyi ve yalanla iş görmeyi bırakmazsa, o kimsenin yemesini içmesini terk etmesine Allah’ın ihtiyacı yoktur.” [Buhari, Müslim, Sıyam: 29; İbn Mâce, Sıyam: 21, Tirmizi]

    Rabbimiz bizim sadece aç kalmamızı istememektedir. Aç ve susuz kalmak şeklî bir haldir.
    Onu davranışlarımızla tamamlamak, bütünlemek gerekmektedir. Bize sataşan birine, kavgaya gelen birine, tartışmak isteyen birine, aldatmak isteyen birine, günaha çağıran birine, “Ben oruçluyum” dememiz istenmektedir: “Oruç perdedir. Biriniz oruçluyken kötü söz söylemesin, bağırıp çağırmasın. Birisi kendisine yakışıksız bir laf edecek veya kavga edecek olursa, “Ben oruçluyum” desin” [Buhari, Müslim, Ebu Davud, Tirmizi]
    Ben oruçluyum. Yani tüm kötülüklere, hatalara, günahlara, yanlışlıklara kapalıyım.
    alıntı.







+ Yorum Gönder