Konusunu Oylayın.: Regli sonrası kahverengi akıntı orucu bozar mı?

5 üzerinden 4.00 | Toplam : 12 kişi
Regli sonrası kahverengi akıntı orucu bozar mı?
  1. 24.Mayıs.2012, 10:36
    1
    Misafir

    Regli sonrası kahverengi akıntı orucu bozar mı?






    Regli sonrası kahverengi akıntı orucu bozar mı? Mumsema adetim biteli 1 hafta oldu ama bugün kana bener akıntım oldu oruçluydum orucum bozuldu mu


  2. 24.Mayıs.2012, 10:36
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 24.Mayıs.2012, 13:58
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: regli sonrası kahverengi akıntı orucu bozar mı?




    Hayızın sona ermesi için kesilmesi esastır.
    10 günden fazla olan adet günleri özür sayılır. İki adet halinin arasında 15 gün geçmişse ondan sonra gelen kan hayız kanı olarak değerlendirilir. Kadınlar adet hallerine çok dikkat etmelidirler. Çünkü bu haller, onların birçok din görevleri ile ilgilidir.

    Bu konu ile ilgili başlıca
    meseleler şunlardır:


    Kadınlar
    en az dokuz yaşlarında buluğ çağına erer ve adet görmeye başlarlar. Elli veya elli beş yaşlarında da “Sinn-i İyas” denilen adet görmeme devresine girerler. Bu yaştan daha önce adetten kesilen kadınlar da vardır.

    Adet müddetinin en azı üç gündür (yetmiş iki saattir). En çoğu da on gün, (iki yüz kırk saat)... Bu iki zaman arasında görülecek kanlar, adet kanı sayılır. Bu zaman içinde devamlı olarak kanın gelmesi gerekmez, ara sıra kesilebilir. Örnek: Bir kadın üç gün kan gördükten sonra iki gün kanı kesilse ve arkasından üç gün daha devametse, bu sekiz günün hepsi adet gününü teşkil etmiş olur.
    İki adet arasındaki temizlik haline Tuhr (Temizlik) hali denir. Bunun müddeti on beş günden az olamaz. Fakat bundan çok olabilir. Tuhr hali aylarca ve senelerce devam edebilir. Böyle temizlik hali devam eden kadınaMünteddetü’t-Tuhr (Temizliği devamlı) denir.
    Bazı kadınların adet günleri, sayılan belli günlerdir. Örnek: Her ay beş veya yedi veya dokuz gün adet görürler. Böyle bir kadına “Mu’tade” denir. Bir adet, bir kez meydana geldiği üzre kararlaşmış olabilir. Şöyle ki: Henüz adet görmeye başlayan bir kız, ilk kez sekiz gün kan görse, sonra yirmi iki gün temiz olsa, bu şekilde adeti kararlaşmış olur. Ondan sonra devamlı olarak kendisinden bir hastalık sebebiyle kan gelecek olsa, onun hem adet günleri, hem de temizlik günleri her ay o şekilde hesab edilir.
    Bazı kadınlarda adet günleri değişik olur. Şöyle ki: Bir ay beş gün diğer ay altı gün adet görebilirler. Bu durumda ihtiyatlı hareket etmek gerekir. Böyle bir kadın, altıncı gün oldu mu yıkanır, namazlarını kılar ve eğer ramazansa orucunu tutar; çünkü bu altıncı gündeki kanın illet (istihaze) kanı olması muhtemeldir.
    Fakat bu altıncı gün çıkmadıkça, cinsî münasebette bulunamaz, boşanmışsa iddeti dolmuş sayılmaz. Çünkü bu altıncı günün kanı, hayız kanı olmak ihtimali vardır.

    Bir adetin değişmiş olması için, ona aykırı iki adet hali görülmelidir. Örnek: Her ay beş gün adet gören bir kadın, sonra iki kez dört gün veya iki kez altıgün kan görse, onun adeti beş günden dört güne veya altı güne geçmiş olur.
    Sonuç: Adet, bir defa ile yerleşir, iki defa ile değişebilir. Bununla beraber İmam Ebû Yusuf’a göre, adet bir defa ile değişmiş sayılabilir. Buna yeni adetin eskisini bozup onun yerini alması anlamında “Fesh-î adet” de denilmektedir.
    Belli günler devam eden bir adete aykırı olupda on günden fazla devam etmeyen kanlar, adet kanı sayılır. Bu halde adet değişmiş olur. Örnek: Her ay yedi gün kan gören bir kadın, sonra on gün kan görse, hepsi hayız kanı sayılır. Bu halde adeti yedi günden on güne geçmiş olur. Fakat belli günlerden sonra gelen kan, belli günlerle toplandığı zaman on günden fazla olursa, yedi günden ziyade olan kanlar hayız kanı sayılmaz, İstihaze (illet) kanı olur. Şöyle ki: Böyle yedi gün kan gören bir kadın sonradan on bir veya on iki gün kan görmeye başlarsa, bunun adet edinilmiş yedi günlüğü hayız kanı olur. Sonraki dört veya beş günü istihaze (illet) kanı olur.
    Yine: Her ay başından itibaren beş gün adet görmekte olduğu farz edilen bir kadın, bu adeti üzere kan gördüğü gibi, bundan iki gün veya üç gün veya beş gün önce de kan görmüş olsa, bunların hepsi adet sayılır; çünkü adet sayısı on günü geçmemiştir. Fakat kan görme günlerinin tümü bu şekilde on günden fazla olursa, yalnız adeti olan o beş günde gördüğü kan hayız kanı sayılır, adet edindiği günlerden fazla olan bütün kanlar istihaze (illet) kanı sayılır.
    Adet görmekte olan bir kadından bir hastalık sebebi ile devamlı olarak kan gelecek olsa, onun hayız ve temizlik hallerindeki belli günlerine göre hüküm verilir. Örnek: Her ay başından itibaren on gün kan gören bir kadın, ondan sonra yirmi gün veya altı aydan noksan olmak üzere şu kadar ay ve gün temizlik üzere olsa, onun adeti böyle kararlaşmış olur. Sonra böyle bir kadından devamlı olarak kan gelse, yine eski şekli üzere her ayın ilk on günü hayız, diğer yirmi günü veya şu kadar ay ile günü de temizlik hali sayılır. Fakat temizlik müddeti tam altı ay veya daha ziyade bulunmuş olursa, temizlik müddeti altı aydan bir saat noksan kabul edilir ki, bu müddet, gebelik halinin en az zamanıdır.
    Yine: Yeni hayız görmeye başlayan bir kızın adeti kararlaşmaksızın kanı akıp devam etse, her aydan on günü adetine sayılmış olur. Diğer yirmi günü de temizlik müddeti kabul edilir.
    Bir hastalık veya önemsememe neticesi adet günlerini unutmuş olan bir kadına “Mütehayyire” denir. Böyle bir kadının gördüğü akıntı kesilmeyecek olsa, onun adeti hakkında kuvvetli olan görüşü ile işlem yapar. Kuvveti fazla olan bir görüşe sahib değilse, ihtiyat olan yolu benimser. Boşanmış ise, iddeti için on gün, temizlik müddeti de altı aydan bir saat noksan olmak üzere takdir edilir. Diğer bir görüşe göre: Temizlik müddeti iki ay kabul edilir. Bunun namaz ve oruçları üzerinde ayrıntılı bilgi vardır. Bu konu ile ilgili geniş bilgi, İmam Sarahsî’nin “Mebsûd” isimli kitabında vardır.
    Adet görme çağına gelen bir kız, ilk kez görmeye başladığı kandan dolayı hemen namazını bırakır ve oruçlu ise, orucunu kaza etmek üzere sonraya bırakır. Evli ise, cinsi ilişkide bulunmaz. Böyle bir kıza “Mübtedie” denir. Bu kan üç günden az bir zaman içinde kesilirse, hayız kanı olmadığı anlaşılır. O zaman bırakıp kılmadığı namazları kaza etmesi gerekir. İmam Azam’dan nakledilen bir görüşe göre, ilk başlayan bu kan üç gün devam edip de hayız kanı olduğu bilinmedikçe, namazı terk etmez ve orucuna da devam eder.
    Hayız müddeti içinde gelen kan tamamiyle kesilmedikçe, adet son bulmuş olmaz. Bu kan, siyah, kırmızı, yeşilimtrak veya sarı olabileceği gibi bulanık ve toprak rengi de olabilir. Adetini tamamlamış olan bir kadından gelecek akıntı bembeyaz bir renkte bulunur.
    Bir kadının görmekte olduğu adetini, kocasına karşı inkar etmesi veya gerçeğe aykırı olarak adet gördüğünü söylemesi helal değildir.
    Adet görmekte olduğunu söyleyen bir kadın, iffetli ve saliha bir kadın ise, sözü kabul olunur; değilse kabul olunmaz. Ancak doğru söylediğine inandırıcı bir hal olursa, kabul edilir. Mesela, söylediği söz, adetinin başlangıç zamanına rasgelmişse, o halde dediği kabul olunur.
    Hayız ve nifas müddetleri dışında, rahimden akan kana istihaze yani, hastalık kanı denir. İstihaze kanı, hayız ve nifas kanından farklıdır. Bu kan, damardan geldiği için, ince ve kokusuzdur. Tıpkı burundan vesaire âzalardan akan kan gibidir. Bir özür ve hastalık kanıdır.
    İstihaze kanı, ne oruca, ne de namaza engel değildir. Cinsî münasebete de mâni olmaz. Ancak istihaze hâlindeki kadınlar, özürlü hükmünde bulunurlar. Özürlülerin tâbi olduğu hükümlere uygun olarak ibadetlerini yaparlar. Asr-ı Saâdette bir gün bir kadın Peygamberimize gelerek:
    “Benden devamlı kan gelir, namazı bırakayım mı?” diye sormuştu. Peygamberimiz de cevaben:
    “Hayır, o damardaki bir hastalıktandır, hayız değildir. Âdet vaktin gelince namazı bırak, âdet hâlin geçince guslederek temizlen ve bundan sonra her vakit namazı için ayrı abdest alarak namazlarını kıl. Tekrar âdet hâli gelinceye kadar böyle yapmaya devam et” buyurmuşlardı. Bu rivayet, istihaze hâlinin özür hâline ait hükümlere tâbi olduğunu açıkça göstermektedir.





  4. 24.Mayıs.2012, 13:58
    2
    Silent and lonely rains



    Hayızın sona ermesi için kesilmesi esastır.
    10 günden fazla olan adet günleri özür sayılır. İki adet halinin arasında 15 gün geçmişse ondan sonra gelen kan hayız kanı olarak değerlendirilir. Kadınlar adet hallerine çok dikkat etmelidirler. Çünkü bu haller, onların birçok din görevleri ile ilgilidir.

    Bu konu ile ilgili başlıca
    meseleler şunlardır:


    Kadınlar
    en az dokuz yaşlarında buluğ çağına erer ve adet görmeye başlarlar. Elli veya elli beş yaşlarında da “Sinn-i İyas” denilen adet görmeme devresine girerler. Bu yaştan daha önce adetten kesilen kadınlar da vardır.

    Adet müddetinin en azı üç gündür (yetmiş iki saattir). En çoğu da on gün, (iki yüz kırk saat)... Bu iki zaman arasında görülecek kanlar, adet kanı sayılır. Bu zaman içinde devamlı olarak kanın gelmesi gerekmez, ara sıra kesilebilir. Örnek: Bir kadın üç gün kan gördükten sonra iki gün kanı kesilse ve arkasından üç gün daha devametse, bu sekiz günün hepsi adet gününü teşkil etmiş olur.
    İki adet arasındaki temizlik haline Tuhr (Temizlik) hali denir. Bunun müddeti on beş günden az olamaz. Fakat bundan çok olabilir. Tuhr hali aylarca ve senelerce devam edebilir. Böyle temizlik hali devam eden kadınaMünteddetü’t-Tuhr (Temizliği devamlı) denir.
    Bazı kadınların adet günleri, sayılan belli günlerdir. Örnek: Her ay beş veya yedi veya dokuz gün adet görürler. Böyle bir kadına “Mu’tade” denir. Bir adet, bir kez meydana geldiği üzre kararlaşmış olabilir. Şöyle ki: Henüz adet görmeye başlayan bir kız, ilk kez sekiz gün kan görse, sonra yirmi iki gün temiz olsa, bu şekilde adeti kararlaşmış olur. Ondan sonra devamlı olarak kendisinden bir hastalık sebebiyle kan gelecek olsa, onun hem adet günleri, hem de temizlik günleri her ay o şekilde hesab edilir.
    Bazı kadınlarda adet günleri değişik olur. Şöyle ki: Bir ay beş gün diğer ay altı gün adet görebilirler. Bu durumda ihtiyatlı hareket etmek gerekir. Böyle bir kadın, altıncı gün oldu mu yıkanır, namazlarını kılar ve eğer ramazansa orucunu tutar; çünkü bu altıncı gündeki kanın illet (istihaze) kanı olması muhtemeldir.
    Fakat bu altıncı gün çıkmadıkça, cinsî münasebette bulunamaz, boşanmışsa iddeti dolmuş sayılmaz. Çünkü bu altıncı günün kanı, hayız kanı olmak ihtimali vardır.

    Bir adetin değişmiş olması için, ona aykırı iki adet hali görülmelidir. Örnek: Her ay beş gün adet gören bir kadın, sonra iki kez dört gün veya iki kez altıgün kan görse, onun adeti beş günden dört güne veya altı güne geçmiş olur.
    Sonuç: Adet, bir defa ile yerleşir, iki defa ile değişebilir. Bununla beraber İmam Ebû Yusuf’a göre, adet bir defa ile değişmiş sayılabilir. Buna yeni adetin eskisini bozup onun yerini alması anlamında “Fesh-î adet” de denilmektedir.
    Belli günler devam eden bir adete aykırı olupda on günden fazla devam etmeyen kanlar, adet kanı sayılır. Bu halde adet değişmiş olur. Örnek: Her ay yedi gün kan gören bir kadın, sonra on gün kan görse, hepsi hayız kanı sayılır. Bu halde adeti yedi günden on güne geçmiş olur. Fakat belli günlerden sonra gelen kan, belli günlerle toplandığı zaman on günden fazla olursa, yedi günden ziyade olan kanlar hayız kanı sayılmaz, İstihaze (illet) kanı olur. Şöyle ki: Böyle yedi gün kan gören bir kadın sonradan on bir veya on iki gün kan görmeye başlarsa, bunun adet edinilmiş yedi günlüğü hayız kanı olur. Sonraki dört veya beş günü istihaze (illet) kanı olur.
    Yine: Her ay başından itibaren beş gün adet görmekte olduğu farz edilen bir kadın, bu adeti üzere kan gördüğü gibi, bundan iki gün veya üç gün veya beş gün önce de kan görmüş olsa, bunların hepsi adet sayılır; çünkü adet sayısı on günü geçmemiştir. Fakat kan görme günlerinin tümü bu şekilde on günden fazla olursa, yalnız adeti olan o beş günde gördüğü kan hayız kanı sayılır, adet edindiği günlerden fazla olan bütün kanlar istihaze (illet) kanı sayılır.
    Adet görmekte olan bir kadından bir hastalık sebebi ile devamlı olarak kan gelecek olsa, onun hayız ve temizlik hallerindeki belli günlerine göre hüküm verilir. Örnek: Her ay başından itibaren on gün kan gören bir kadın, ondan sonra yirmi gün veya altı aydan noksan olmak üzere şu kadar ay ve gün temizlik üzere olsa, onun adeti böyle kararlaşmış olur. Sonra böyle bir kadından devamlı olarak kan gelse, yine eski şekli üzere her ayın ilk on günü hayız, diğer yirmi günü veya şu kadar ay ile günü de temizlik hali sayılır. Fakat temizlik müddeti tam altı ay veya daha ziyade bulunmuş olursa, temizlik müddeti altı aydan bir saat noksan kabul edilir ki, bu müddet, gebelik halinin en az zamanıdır.
    Yine: Yeni hayız görmeye başlayan bir kızın adeti kararlaşmaksızın kanı akıp devam etse, her aydan on günü adetine sayılmış olur. Diğer yirmi günü de temizlik müddeti kabul edilir.
    Bir hastalık veya önemsememe neticesi adet günlerini unutmuş olan bir kadına “Mütehayyire” denir. Böyle bir kadının gördüğü akıntı kesilmeyecek olsa, onun adeti hakkında kuvvetli olan görüşü ile işlem yapar. Kuvveti fazla olan bir görüşe sahib değilse, ihtiyat olan yolu benimser. Boşanmış ise, iddeti için on gün, temizlik müddeti de altı aydan bir saat noksan olmak üzere takdir edilir. Diğer bir görüşe göre: Temizlik müddeti iki ay kabul edilir. Bunun namaz ve oruçları üzerinde ayrıntılı bilgi vardır. Bu konu ile ilgili geniş bilgi, İmam Sarahsî’nin “Mebsûd” isimli kitabında vardır.
    Adet görme çağına gelen bir kız, ilk kez görmeye başladığı kandan dolayı hemen namazını bırakır ve oruçlu ise, orucunu kaza etmek üzere sonraya bırakır. Evli ise, cinsi ilişkide bulunmaz. Böyle bir kıza “Mübtedie” denir. Bu kan üç günden az bir zaman içinde kesilirse, hayız kanı olmadığı anlaşılır. O zaman bırakıp kılmadığı namazları kaza etmesi gerekir. İmam Azam’dan nakledilen bir görüşe göre, ilk başlayan bu kan üç gün devam edip de hayız kanı olduğu bilinmedikçe, namazı terk etmez ve orucuna da devam eder.
    Hayız müddeti içinde gelen kan tamamiyle kesilmedikçe, adet son bulmuş olmaz. Bu kan, siyah, kırmızı, yeşilimtrak veya sarı olabileceği gibi bulanık ve toprak rengi de olabilir. Adetini tamamlamış olan bir kadından gelecek akıntı bembeyaz bir renkte bulunur.
    Bir kadının görmekte olduğu adetini, kocasına karşı inkar etmesi veya gerçeğe aykırı olarak adet gördüğünü söylemesi helal değildir.
    Adet görmekte olduğunu söyleyen bir kadın, iffetli ve saliha bir kadın ise, sözü kabul olunur; değilse kabul olunmaz. Ancak doğru söylediğine inandırıcı bir hal olursa, kabul edilir. Mesela, söylediği söz, adetinin başlangıç zamanına rasgelmişse, o halde dediği kabul olunur.
    Hayız ve nifas müddetleri dışında, rahimden akan kana istihaze yani, hastalık kanı denir. İstihaze kanı, hayız ve nifas kanından farklıdır. Bu kan, damardan geldiği için, ince ve kokusuzdur. Tıpkı burundan vesaire âzalardan akan kan gibidir. Bir özür ve hastalık kanıdır.
    İstihaze kanı, ne oruca, ne de namaza engel değildir. Cinsî münasebete de mâni olmaz. Ancak istihaze hâlindeki kadınlar, özürlü hükmünde bulunurlar. Özürlülerin tâbi olduğu hükümlere uygun olarak ibadetlerini yaparlar. Asr-ı Saâdette bir gün bir kadın Peygamberimize gelerek:
    “Benden devamlı kan gelir, namazı bırakayım mı?” diye sormuştu. Peygamberimiz de cevaben:
    “Hayır, o damardaki bir hastalıktandır, hayız değildir. Âdet vaktin gelince namazı bırak, âdet hâlin geçince guslederek temizlen ve bundan sonra her vakit namazı için ayrı abdest alarak namazlarını kıl. Tekrar âdet hâli gelinceye kadar böyle yapmaya devam et” buyurmuşlardı. Bu rivayet, istihaze hâlinin özür hâline ait hükümlere tâbi olduğunu açıkça göstermektedir.





  5. 24.Mayıs.2012, 13:58
    3
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: regli sonrası kahverengi akıntı orucu bozar mı?

    Adet kanının renkleri ve ayırıcı nitelikleri

    Adet halindeki kadınlarda görülen kanların renkleri altıdır : kırmızı, sarı, toprak rengi, siyah, yeşil, kirlimsi. Bu akıntılar hepsi hayız müddetinde ise hepsi hayız kanıdır. Ta ki, safi beyaz renk görene kadar. Renk tesbitinde pamuk veya bez kaldırıldığında onda mevcut renge itibar olunur. Değişme haline bakılmaz. Çünkü kadının gördüğü beyaz bir akıntı, kuruduğunda sararabilir. Yahut kırmızı veya sarı kuruduunda farklı bir renk alabilir. Hayız müddetindeki kanların renklerinin hepside hayızı bildirir. Hayız bitiminde akıntının beyazlaşmasıyla hayız bitmiş olur.

    Kırmızılık ve Siyahlık : İttifakla hayız kanıdır. Hz.Fatıma (r.a) kan görüyordu. Allah Resulu (s.a.v) O’na şöyle buyurdu: “Eğer hayız kanı ise bu belli ve siyah renkte olur, böyle olursa namaz kılma, başka türlü olursa abdest al ve namaz kıl, çünkü o bir (çatlak) damardan gelmektedir.”
    Sarılık :Bazıları ipek kozası sarılığında, bazıları saman renginde, daha başkalrı ise sarı diş renginde olabilir. am bu hususta itibar edilecek renk: ilk görüldüğü andaki renktir.
    Bulanıklık : Bulanık su renginde görülen kan demektir.
    Toprak Rengi : Toprağa benzeyen rengine benzer, önce sarıdır sonra bu rengi alır.
    Yeşilimtırak :Bir çeşit bulanık kandır. bu kanın rengini bozuk gıdalar değiştirir. daha çok yaşlı kadınlarda görülür.

    Hayız kanının ayırıcı nitelikleri

    • Katı olan ve pis kokan kan
    • Sadece pis kokan, katı olmayan kan
    • Sadece katı olan, pis kokmayan kan
    • Hem katı olmayan hemde pis kokmayan kan


    Kaynaklar:

    1) Büyük Kadın İlmihali, Rauf PEHLİVAN, Gonca Yayınevi, 1993
    2) İzahlı Kadın İlmihali, Asım Uysal, Mürşide Uysal, Uysal Yayınevi, 2001, 11.Baskı
    3) En Geniş İslam İlmihali, Ali Fikri Yavuz, Çile Yayınevi, 1977



    Adet kanı tam kesilmeden alınan boy abdesti
    Bir hanım adet veya lohusalık kanları tam kesilmeden abdest veya
    boy abdesti alırsa bu geçerli olmaz.
    Adet ve nifas olan kadınların abdest almaları müstehap değildir.
    Çünkü bunların abdestsizlik durumlarına abdestin bir tesiri yoktur.
    Kadının adeti kesildimi cünup gibi olur.

    Adet sayılmayan kanlar

    • Adet görecek çağa gelmemiş kız çocuklarında görülen kan
    • Adet halinin en az müddeti olan üç günden az gelen kan
    • Adet halinin en çok müddeti olan on günden sonra gelen kan
    • Hamilelik esnasında gelen kan
    • Adetten kesilmiş yaşlı kadından gelen kan



  6. 24.Mayıs.2012, 13:58
    3
    Silent and lonely rains
    Adet kanının renkleri ve ayırıcı nitelikleri

    Adet halindeki kadınlarda görülen kanların renkleri altıdır : kırmızı, sarı, toprak rengi, siyah, yeşil, kirlimsi. Bu akıntılar hepsi hayız müddetinde ise hepsi hayız kanıdır. Ta ki, safi beyaz renk görene kadar. Renk tesbitinde pamuk veya bez kaldırıldığında onda mevcut renge itibar olunur. Değişme haline bakılmaz. Çünkü kadının gördüğü beyaz bir akıntı, kuruduğunda sararabilir. Yahut kırmızı veya sarı kuruduunda farklı bir renk alabilir. Hayız müddetindeki kanların renklerinin hepside hayızı bildirir. Hayız bitiminde akıntının beyazlaşmasıyla hayız bitmiş olur.

    Kırmızılık ve Siyahlık : İttifakla hayız kanıdır. Hz.Fatıma (r.a) kan görüyordu. Allah Resulu (s.a.v) O’na şöyle buyurdu: “Eğer hayız kanı ise bu belli ve siyah renkte olur, böyle olursa namaz kılma, başka türlü olursa abdest al ve namaz kıl, çünkü o bir (çatlak) damardan gelmektedir.”
    Sarılık :Bazıları ipek kozası sarılığında, bazıları saman renginde, daha başkalrı ise sarı diş renginde olabilir. am bu hususta itibar edilecek renk: ilk görüldüğü andaki renktir.
    Bulanıklık : Bulanık su renginde görülen kan demektir.
    Toprak Rengi : Toprağa benzeyen rengine benzer, önce sarıdır sonra bu rengi alır.
    Yeşilimtırak :Bir çeşit bulanık kandır. bu kanın rengini bozuk gıdalar değiştirir. daha çok yaşlı kadınlarda görülür.

    Hayız kanının ayırıcı nitelikleri

    • Katı olan ve pis kokan kan
    • Sadece pis kokan, katı olmayan kan
    • Sadece katı olan, pis kokmayan kan
    • Hem katı olmayan hemde pis kokmayan kan


    Kaynaklar:

    1) Büyük Kadın İlmihali, Rauf PEHLİVAN, Gonca Yayınevi, 1993
    2) İzahlı Kadın İlmihali, Asım Uysal, Mürşide Uysal, Uysal Yayınevi, 2001, 11.Baskı
    3) En Geniş İslam İlmihali, Ali Fikri Yavuz, Çile Yayınevi, 1977



    Adet kanı tam kesilmeden alınan boy abdesti
    Bir hanım adet veya lohusalık kanları tam kesilmeden abdest veya
    boy abdesti alırsa bu geçerli olmaz.
    Adet ve nifas olan kadınların abdest almaları müstehap değildir.
    Çünkü bunların abdestsizlik durumlarına abdestin bir tesiri yoktur.
    Kadının adeti kesildimi cünup gibi olur.

    Adet sayılmayan kanlar

    • Adet görecek çağa gelmemiş kız çocuklarında görülen kan
    • Adet halinin en az müddeti olan üç günden az gelen kan
    • Adet halinin en çok müddeti olan on günden sonra gelen kan
    • Hamilelik esnasında gelen kan
    • Adetten kesilmiş yaşlı kadından gelen kan



  7. 24.Mayıs.2012, 14:05
    4
    burcealtug
    Kıdemli Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 25.Şubat.2012
    Üye No: 94504
    Mesaj Sayısı: 980
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: ALLAHÜTELANIN ARŞININ ALTINDA HERHANGİBİR YER

    Cevap: regli sonrası kahverengi akıntı orucu bozar mı?

    neden bu tür soruları mümine kadınlar sitesine sormuyorsunuz?
    Orası bayanlara özel kardeşim.


  8. 24.Mayıs.2012, 14:05
    4
    Kıdemli Üye
    neden bu tür soruları mümine kadınlar sitesine sormuyorsunuz?
    Orası bayanlara özel kardeşim.


  9. 24.Mayıs.2012, 14:23
    5
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: regli sonrası kahverengi akıntı orucu bozar mı?

    Alıntı
    neden bu tür soruları mümine kadınlar sitesine sormuyorsunuz?
    Orası bayanlara özel kardeşim.
    soru sahibi misafir üye olduğundan dolayı
    bunu dikkate almıyorlar ondan



  10. 24.Mayıs.2012, 14:23
    5
    Silent and lonely rains
    Alıntı
    neden bu tür soruları mümine kadınlar sitesine sormuyorsunuz?
    Orası bayanlara özel kardeşim.
    soru sahibi misafir üye olduğundan dolayı
    bunu dikkate almıyorlar ondan



  11. 24.Mayıs.2012, 14:29
    6
    burcealtug
    Kıdemli Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 25.Şubat.2012
    Üye No: 94504
    Mesaj Sayısı: 980
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: ALLAHÜTELANIN ARŞININ ALTINDA HERHANGİBİR YER

    Cevap: regli sonrası kahverengi akıntı orucu bozar mı?

    o zaman dikkate almaları için uyarı başlığı açın.
    Birde bu konuları neden bayanlar cevaplamıyor?


  12. 24.Mayıs.2012, 14:29
    6
    Kıdemli Üye
    o zaman dikkate almaları için uyarı başlığı açın.
    Birde bu konuları neden bayanlar cevaplamıyor?


  13. 24.Mayıs.2012, 14:43
    7
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: regli sonrası kahverengi akıntı orucu bozar mı?

    Alıntı
    o zaman dikkate almaları için uyarı başlığı açın.
    misafir kardeşlere bu yönde bir başlık açılmaz adı üstünde misafir
    bu tür soruları soran kayıtlı kardeşleri zaten mumine.com'a yönlendiriyoruz
    müsterih olunuz

    Alıntı
    Birde bu konuları neden bayanlar cevaplamıyor?



  14. 24.Mayıs.2012, 14:43
    7
    Silent and lonely rains
    Alıntı
    o zaman dikkate almaları için uyarı başlığı açın.
    misafir kardeşlere bu yönde bir başlık açılmaz adı üstünde misafir
    bu tür soruları soran kayıtlı kardeşleri zaten mumine.com'a yönlendiriyoruz
    müsterih olunuz

    Alıntı
    Birde bu konuları neden bayanlar cevaplamıyor?






+ Yorum Gönder