Konusunu Oylayın.: Orucun bireysel faydaları

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 6 kişi
Orucun bireysel faydaları
  1. 26.Aralık.2011, 18:41
    1
    Misafir

    Orucun bireysel faydaları






    Orucun bireysel faydaları Mumsema Orucun bireysel faydaları nelerdir Oruç tutmanın bir kişiye yararlarını yazar mısınız ?


  2. 26.Aralık.2011, 18:41
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 28.Aralık.2011, 19:40
    2
    maydın
    Özel Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 14.Mayıs.2007
    Üye No: 761
    Mesaj Sayısı: 1,165
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 13
    Bulunduğu yer: iskenderun

    Cevap: orucun bireysel faydaları




    Orucun bireysel ve toplumsal faydaları
    بِسْمِ اللهِ الْرَحْمنِ الْرَحِیِم
    یَا أَیُّھَا الَّذِینَ آمَنُوا كُتِبَ عَلَیْكُمُ الصِّیَامُ كَمَا كُتِبَ عَلَى الَّذِینَ مِنْ قَبْلِكُمْ لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَ
    Bismillahirrahmanirrahim
    [Rahman ve rahim Allah’ın adıyla]
    “Ey iman edenler! Kötülüklerden sakınmanız için oruç, sizden öncekilere farz
    kılındığı gibi size de farz kılındı.”
    [Bakara suresi, ayet 185]
    Aziz Müminler!
    Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu da cehennemden azad olmaya vesile olan on bir
    ayın sultanı Ramazan ayını idrak etmiş bulunuyoruz. O, her türlü ibadet şekilleriyle
    dinin en yoğun bir şekilde yaşandığı, insanların nefislerini dizginleyerek yumuşattığı
    ve ahlaki değerler çerçevesinde davranma imkânların içinde barındırdığı bir ayıdır.
    Ramazan ayını diğer aylardan ayıran en önemli özelliği oruç ayı olmasıdır. Bu durum
    Kur’an-ı Kerim’de “Ey iman edenler! Kötülüklerden sakınmanız için oruç, sizden
    öncekilere farz kılındığı gibi size de farz kılındı.” [1] ayetiyle ifadesini bulmuş,
    ayrıca sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) de ”Bir kimse faziletine inanarak ve
    mükâfatını umarak oruç tutarsa geçmiş günahları bağışlanır” [2] buyurmuştur.
    Muhterem Mü’minler!
    Oruç ibadetinin birey ve toplum açısından, maddi ve manevi pek çok faydaları
    vardır. Her şeyden önce oruç ibadeti, insanın manevi dünyasının olgunlaşması,
    kemale ermesi ve takva boyutu kazanması açısından anlamlıdır. İnsanın yaratılış
    gayesine uygun bir çerçevede yaşaması ve hayatını sürdürmesi arzu edilmektedir.
    Oruç ibadeti hem bilgi hem de uygulama boyutu bakımından insanı yetiştirir,
    geliştirir ve topluma kazandırır. Öyle ki oruç tutmanın gerekliliğine inanan bir
    insan, uygulama olarak da onu hayatına geçirmektedir. Burada herhangi bir zorlama
    yoktur. Bu tamamen insanın inanması ve inancının gereğine uygun bir şekilde
    davranması ile ilgilidir. Nitekim oruç ibadeti hem manevi anlamda bir arınma hem
    de maddi anlamda bedenin arınması demektir. İnsanın manevi anlamda arınması,
    zihnini ve gönlünü kötü duygu, düşünce, tutum ve davranışlardan uzaklaştırması,
    buna mukabil, iyi, güzel ve faydalı duygu, düşünce, tutum ve davranışlara
    yönlendirmesidir. İşte oruç ibadeti ile insan, böyle bir sürece girebilir. Çünkü maddi
    anlamda aç kalan ve ibadetlerle de manevi alana yönelen bir insan, açlığı ve
    yokluğu düşündüğü gibi, kendi yaratılış gayesinin ne olduğunu ve nasıl hareket
    etmesi gerektiğini de düşünmeye başlar. Bunlar da kişinin insanlık değerlerini
    geliştirerek, yükselmesini sağlar. Zaten ideal olan da yüksek ahlak değerlerini
    kazanmak ve o çerçevede bir hayat yaşamaktır. Bunun kazanılabilmesi de oruç ve
    benzeri ibadetlerle olmaktadır.
    Hutbe
    Aziz kardeşlerim!
    Oruç sayesinde yokluğun ve yoksulluğun ne demek olduğunun farkına varan zengin
    ve varlıklı kimsenin Ramazan’da fakir ve fukaranın ihtiyaçlarını karşılamasını
    öğrenmesiyle, zengin ile fakir arasında oluşabilecek kin, nefret ve hased gibi kötü
    duyguların yerine sevgiyi bırakarak yardımlaşmanın ve sosyal dayanışmanın zirveye
    ulaştığı sağlıklı bir toplum meydana gelmektedir.
    Oruç israf ve cimriliğin tedavisidir; sosyal dayanışmayı engellemede israfın oynadığı
    rol cimriliğinkinden az değildir. Çünkü israf, gösterişe, taşkınlığa, kaynakların yersiz
    ve sorumsuz tüketimine, bencilliğe yol açar. Bu yüzden İslam “orta yolu”
    öğütleyerek her iki aşırılığı da yasaklar.
    Yine oruç, kişinin Allah’ı görürmüşçesine ibadet etme (ihsan) mertebesine
    ulaşmasına vesile olur. Çünkü riyanın en az karışabileceği ibadet oruçtur. Kutsî
    Hadiste, orucun bu yönüne ilişkin olarak Allah şöyle buyurur: “Oruç benim içindir;
    onun karşılığını ancak ben takdir edeceğim.” [3]
    Oruç, hayatı disipline sokar ve oruçlu kimseye zamanın önemini tanıtır. Dolayısıyla
    oruç tutan kişi, zamanı en iyi şekilde değerlendirmesini öğrenir.
    Orucun sağlık açısından da pek çok yararları olduğu uzman hekimler tarafından
    ifade edilmektedir. Oruç, özellikle mide ve sindirim organlarının dinlenmesi için
    verilmiş iyi bir mola niteliğindedir.
    Sonuç olarak diyebiliriz ki diğer ibadetlerde olduğu gibi orucun da bir takım ferdî,
    bedenî, sıhhî, terbiyevî ve toplumsal faydaları vardır. Bu faydalar bir şekilde elde
    edilse, artık oruç tutmaya ihtiyaç yoktur, denilemez. Ancak farz kılınışının asıl
    sebebi, iman ve ibadetlerdeki ana gaye Allah’ın hoşnutluğunu kazanmaktır. Hamdi
    Yazır’ın da ifade ettiği üzere oruç, nefsin fenalıklardan ve azgınlıklardan arınarak,
    kalbin Allah’a yönelmesine ve imanın lezzetine varılmasına imkân sağlar.
    [1] Bakara, 183.
    [2] Buhari, Savm.
    [3] Buhari, Savm, 2.


  4. 28.Aralık.2011, 19:40
    2
    Özel Üye



    Orucun bireysel ve toplumsal faydaları
    بِسْمِ اللهِ الْرَحْمنِ الْرَحِیِم
    یَا أَیُّھَا الَّذِینَ آمَنُوا كُتِبَ عَلَیْكُمُ الصِّیَامُ كَمَا كُتِبَ عَلَى الَّذِینَ مِنْ قَبْلِكُمْ لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَ
    Bismillahirrahmanirrahim
    [Rahman ve rahim Allah’ın adıyla]
    “Ey iman edenler! Kötülüklerden sakınmanız için oruç, sizden öncekilere farz
    kılındığı gibi size de farz kılındı.”
    [Bakara suresi, ayet 185]
    Aziz Müminler!
    Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu da cehennemden azad olmaya vesile olan on bir
    ayın sultanı Ramazan ayını idrak etmiş bulunuyoruz. O, her türlü ibadet şekilleriyle
    dinin en yoğun bir şekilde yaşandığı, insanların nefislerini dizginleyerek yumuşattığı
    ve ahlaki değerler çerçevesinde davranma imkânların içinde barındırdığı bir ayıdır.
    Ramazan ayını diğer aylardan ayıran en önemli özelliği oruç ayı olmasıdır. Bu durum
    Kur’an-ı Kerim’de “Ey iman edenler! Kötülüklerden sakınmanız için oruç, sizden
    öncekilere farz kılındığı gibi size de farz kılındı.” [1] ayetiyle ifadesini bulmuş,
    ayrıca sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) de ”Bir kimse faziletine inanarak ve
    mükâfatını umarak oruç tutarsa geçmiş günahları bağışlanır” [2] buyurmuştur.
    Muhterem Mü’minler!
    Oruç ibadetinin birey ve toplum açısından, maddi ve manevi pek çok faydaları
    vardır. Her şeyden önce oruç ibadeti, insanın manevi dünyasının olgunlaşması,
    kemale ermesi ve takva boyutu kazanması açısından anlamlıdır. İnsanın yaratılış
    gayesine uygun bir çerçevede yaşaması ve hayatını sürdürmesi arzu edilmektedir.
    Oruç ibadeti hem bilgi hem de uygulama boyutu bakımından insanı yetiştirir,
    geliştirir ve topluma kazandırır. Öyle ki oruç tutmanın gerekliliğine inanan bir
    insan, uygulama olarak da onu hayatına geçirmektedir. Burada herhangi bir zorlama
    yoktur. Bu tamamen insanın inanması ve inancının gereğine uygun bir şekilde
    davranması ile ilgilidir. Nitekim oruç ibadeti hem manevi anlamda bir arınma hem
    de maddi anlamda bedenin arınması demektir. İnsanın manevi anlamda arınması,
    zihnini ve gönlünü kötü duygu, düşünce, tutum ve davranışlardan uzaklaştırması,
    buna mukabil, iyi, güzel ve faydalı duygu, düşünce, tutum ve davranışlara
    yönlendirmesidir. İşte oruç ibadeti ile insan, böyle bir sürece girebilir. Çünkü maddi
    anlamda aç kalan ve ibadetlerle de manevi alana yönelen bir insan, açlığı ve
    yokluğu düşündüğü gibi, kendi yaratılış gayesinin ne olduğunu ve nasıl hareket
    etmesi gerektiğini de düşünmeye başlar. Bunlar da kişinin insanlık değerlerini
    geliştirerek, yükselmesini sağlar. Zaten ideal olan da yüksek ahlak değerlerini
    kazanmak ve o çerçevede bir hayat yaşamaktır. Bunun kazanılabilmesi de oruç ve
    benzeri ibadetlerle olmaktadır.
    Hutbe
    Aziz kardeşlerim!
    Oruç sayesinde yokluğun ve yoksulluğun ne demek olduğunun farkına varan zengin
    ve varlıklı kimsenin Ramazan’da fakir ve fukaranın ihtiyaçlarını karşılamasını
    öğrenmesiyle, zengin ile fakir arasında oluşabilecek kin, nefret ve hased gibi kötü
    duyguların yerine sevgiyi bırakarak yardımlaşmanın ve sosyal dayanışmanın zirveye
    ulaştığı sağlıklı bir toplum meydana gelmektedir.
    Oruç israf ve cimriliğin tedavisidir; sosyal dayanışmayı engellemede israfın oynadığı
    rol cimriliğinkinden az değildir. Çünkü israf, gösterişe, taşkınlığa, kaynakların yersiz
    ve sorumsuz tüketimine, bencilliğe yol açar. Bu yüzden İslam “orta yolu”
    öğütleyerek her iki aşırılığı da yasaklar.
    Yine oruç, kişinin Allah’ı görürmüşçesine ibadet etme (ihsan) mertebesine
    ulaşmasına vesile olur. Çünkü riyanın en az karışabileceği ibadet oruçtur. Kutsî
    Hadiste, orucun bu yönüne ilişkin olarak Allah şöyle buyurur: “Oruç benim içindir;
    onun karşılığını ancak ben takdir edeceğim.” [3]
    Oruç, hayatı disipline sokar ve oruçlu kimseye zamanın önemini tanıtır. Dolayısıyla
    oruç tutan kişi, zamanı en iyi şekilde değerlendirmesini öğrenir.
    Orucun sağlık açısından da pek çok yararları olduğu uzman hekimler tarafından
    ifade edilmektedir. Oruç, özellikle mide ve sindirim organlarının dinlenmesi için
    verilmiş iyi bir mola niteliğindedir.
    Sonuç olarak diyebiliriz ki diğer ibadetlerde olduğu gibi orucun da bir takım ferdî,
    bedenî, sıhhî, terbiyevî ve toplumsal faydaları vardır. Bu faydalar bir şekilde elde
    edilse, artık oruç tutmaya ihtiyaç yoktur, denilemez. Ancak farz kılınışının asıl
    sebebi, iman ve ibadetlerdeki ana gaye Allah’ın hoşnutluğunu kazanmaktır. Hamdi
    Yazır’ın da ifade ettiği üzere oruç, nefsin fenalıklardan ve azgınlıklardan arınarak,
    kalbin Allah’a yönelmesine ve imanın lezzetine varılmasına imkân sağlar.
    [1] Bakara, 183.
    [2] Buhari, Savm.
    [3] Buhari, Savm, 2.





+ Yorum Gönder