Konusunu Oylayın.: Birlik ve beraberlik hakkında ramazan bayramı hutbesi

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Birlik ve beraberlik hakkında ramazan bayramı hutbesi
  1. 28.Ağustos.2011, 23:23
    1
    Misafir

    Birlik ve beraberlik hakkında ramazan bayramı hutbesi






    Birlik ve beraberlik hakkında ramazan bayramı hutbesi Mumsema Birlik ve beraberlik hakkında ramazan bayramı hutbesi örneği paylaşabilir misiniz ?


  2. 28.Ağustos.2011, 23:23
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 28.Ağustos.2011, 23:54
    2
    Yetim
    Hadimul Müslimin

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 31.Ocak.2007
    Üye No: 9
    Mesaj Sayısı: 1,994
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 22
    Bulunduğu yer: Hadimul Müslimin

    Cevap: Birlik ve beraberlik hakkında ramazan bayramı hutbesi




    Ramazan Bayramı Hutbesi

    Muhterem Müslümanlar!

    Rahmet ayı Ramazanı geride bırakarak en büyük mutluluk ve sevinç günlerimizden birine ulaşmış bulunuyoruz. Bizi, bu mübarek güne ulaştıran Yüce Rabbimize sonsuz hamd ve senalar… Mübarek ramazan bayramı, bütün Müslümanlara kutlu olsun. Yüce Rabbimiz bu mübarek günü, güven, esenlik, barış ve huzura vesile kılsın.

    Değerli Müminler!


    Ramazan ayının huzur, rahmet ve mağfiret ikliminden geçerek sabahın şu erken saatlerinde Rabbimizin huzurunda toplanmanın sevincini hep birlikte yaşıyoruz.
    Bayramlar neşe, sevinç, sevme, sevilme ve sevindirme günleridir. Toplumların millî birlik ve beraberlik duygularının zirveye ulaştığı, dayanışma ve kaynaşmanın daha yoğun yaşandığı müstesna zaman dilimleridir. Bu bakımdan bayram günlerimizi olabildiğince hayırlı olacak şekilde değerlendirerek en başta anne ve babalarımız olmak üzere büyüklerimizi, hastalarımızı, komşularımızı, akraba ve dostlarımızı ziyaret etmeliyiz. Bu vesile ile fakirleri, yetimleri, kimsesizleri ve çocukları sevindirmeliyiz. Dargın olanları barıştırmalıyız. Bu en coşkulu kaynaşma gününde, bu mutluluğun dışında kalmamaya ve bu kaynaşmanın dışında hiç kimseyi bırakmamaya büyük özen göstermeliyiz. Çünkü bayram, kederlerin ve sevinçlerin paylaşıldığı toplumsal bir kaynaşma günü olarak, toplumun bütün kesimleri tarafından paylaşıldığı oranda bayram olma özelliği kazanacaktır.

    Bayramlarımız, millet olarak kimliğimizin önemli bir parçasıdır. Kimliğimizin bu önemli parçasını gelecek kuşaklara aktarmak İslâmî bir görevdir. Bu bakımdan bayramı, güzel geleneklerimizden uzaklaştırarak sıradan bir tatil fırsatı gibi değerlendirmeye yönelik yanlış eğilimlere itibar edilmemelidir. Çağımızın yoğun ve karmaşık yaşantısında, kimi zaman bir film izlemeye ayırdığımız vakit kadar bile zaman ayıramadığımız akraba, eş, dost, hasta ve komşu ziyaretlerini hiç olmazsa bayram vesilesiyle gerçekleştirmeli, akrabalık dostluk ve komşuluk bağlarını koparmamalıyız.
    Küçük hediyelerle de olsa çocukların sevindirilmesi, bayramların gereklerindendir. Çocuklarımız, bayram vesilesiyle kendilerine değer verildiğini hissetmeli ve bayramın ayrıcalığını fark etmelidirler.
    Bu mübarek bayram gününde dünyanın çeşitli bölgelerinde zulüm, işgal, sömürü ve işkence altında inleyen insanlar için dua ederken, vatanımızda bağımsız ve özgür bir şekilde birlik beraberlik içinde yaşamanın ne kadar büyük bir nimet olduğunu bir kez daha hatırlamalı, bu vatanı bize emanet eden aziz şehitlerimizi ve gazilerimizi bu vesileyle rahmetle anmalı ve nesillerimizi onların yolundan ve bilincinden uzaklaştırabilecek yaklaşımlara karşı daha dikkatli olmalıyız.
    Manevi bir kimlik aşısı olan bayramda, ‘kendisi için arzu ettiğini başkaları için de arzu eden gerçek iman bilinci’ne[1] ermek dileğiyle hutbemizi bir ayet mealiyle bitiriyorum:

    Mü’minler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin. Allah’a karşı gelmekten sakının ki size merhamet edilsin.”[2]
    ____________
    [1] Buhari, İman 7 [2] Hucurat 49/10



  4. 28.Ağustos.2011, 23:54
    2
    Hadimul Müslimin



    Ramazan Bayramı Hutbesi

    Muhterem Müslümanlar!

    Rahmet ayı Ramazanı geride bırakarak en büyük mutluluk ve sevinç günlerimizden birine ulaşmış bulunuyoruz. Bizi, bu mübarek güne ulaştıran Yüce Rabbimize sonsuz hamd ve senalar… Mübarek ramazan bayramı, bütün Müslümanlara kutlu olsun. Yüce Rabbimiz bu mübarek günü, güven, esenlik, barış ve huzura vesile kılsın.

    Değerli Müminler!


    Ramazan ayının huzur, rahmet ve mağfiret ikliminden geçerek sabahın şu erken saatlerinde Rabbimizin huzurunda toplanmanın sevincini hep birlikte yaşıyoruz.
    Bayramlar neşe, sevinç, sevme, sevilme ve sevindirme günleridir. Toplumların millî birlik ve beraberlik duygularının zirveye ulaştığı, dayanışma ve kaynaşmanın daha yoğun yaşandığı müstesna zaman dilimleridir. Bu bakımdan bayram günlerimizi olabildiğince hayırlı olacak şekilde değerlendirerek en başta anne ve babalarımız olmak üzere büyüklerimizi, hastalarımızı, komşularımızı, akraba ve dostlarımızı ziyaret etmeliyiz. Bu vesile ile fakirleri, yetimleri, kimsesizleri ve çocukları sevindirmeliyiz. Dargın olanları barıştırmalıyız. Bu en coşkulu kaynaşma gününde, bu mutluluğun dışında kalmamaya ve bu kaynaşmanın dışında hiç kimseyi bırakmamaya büyük özen göstermeliyiz. Çünkü bayram, kederlerin ve sevinçlerin paylaşıldığı toplumsal bir kaynaşma günü olarak, toplumun bütün kesimleri tarafından paylaşıldığı oranda bayram olma özelliği kazanacaktır.

    Bayramlarımız, millet olarak kimliğimizin önemli bir parçasıdır. Kimliğimizin bu önemli parçasını gelecek kuşaklara aktarmak İslâmî bir görevdir. Bu bakımdan bayramı, güzel geleneklerimizden uzaklaştırarak sıradan bir tatil fırsatı gibi değerlendirmeye yönelik yanlış eğilimlere itibar edilmemelidir. Çağımızın yoğun ve karmaşık yaşantısında, kimi zaman bir film izlemeye ayırdığımız vakit kadar bile zaman ayıramadığımız akraba, eş, dost, hasta ve komşu ziyaretlerini hiç olmazsa bayram vesilesiyle gerçekleştirmeli, akrabalık dostluk ve komşuluk bağlarını koparmamalıyız.
    Küçük hediyelerle de olsa çocukların sevindirilmesi, bayramların gereklerindendir. Çocuklarımız, bayram vesilesiyle kendilerine değer verildiğini hissetmeli ve bayramın ayrıcalığını fark etmelidirler.
    Bu mübarek bayram gününde dünyanın çeşitli bölgelerinde zulüm, işgal, sömürü ve işkence altında inleyen insanlar için dua ederken, vatanımızda bağımsız ve özgür bir şekilde birlik beraberlik içinde yaşamanın ne kadar büyük bir nimet olduğunu bir kez daha hatırlamalı, bu vatanı bize emanet eden aziz şehitlerimizi ve gazilerimizi bu vesileyle rahmetle anmalı ve nesillerimizi onların yolundan ve bilincinden uzaklaştırabilecek yaklaşımlara karşı daha dikkatli olmalıyız.
    Manevi bir kimlik aşısı olan bayramda, ‘kendisi için arzu ettiğini başkaları için de arzu eden gerçek iman bilinci’ne[1] ermek dileğiyle hutbemizi bir ayet mealiyle bitiriyorum:

    Mü’minler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin. Allah’a karşı gelmekten sakının ki size merhamet edilsin.”[2]
    ____________
    [1] Buhari, İman 7 [2] Hucurat 49/10






+ Yorum Gönder