Konusunu Oylayın.: Kardeşlik hakkında ramazan bayramı hutbesi

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Kardeşlik hakkında ramazan bayramı hutbesi
  1. 28.Ağustos.2011, 23:22
    1
    Misafir

    Kardeşlik hakkında ramazan bayramı hutbesi






    Kardeşlik hakkında ramazan bayramı hutbesi Mumsema Kardeşlik hakkında ramazan bayramı hutbesi örneğine ihtiyacım var bana bir tane yazar mısınız ?


  2. 28.Ağustos.2011, 23:22
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 29.Ağustos.2011, 00:10
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Kardeşlik hakkında ramazan bayramı hutbesi




    Hutbe - Kardeşlik Neyi Gerektirir?

    Muhterem mü’minler!
    İki çeşit kardeşlik vardır Bunlardan bir tanesi sıhriyyet kardeşliği dediğimiz aynı ana ve babadan dünyaya gelen evlatların kardeşliğidir ki, üzerinde hukuki neticeleri itibariyle birçok İslami hüküm tahakkuk eder Diğeri ise din, inanç ve mefkûre kardeşliğidir Bu kardeşlik müessesesi, dinimizin üzerinde bir başka vurgu ile öne çıkardığı, çok önemli bir konudur Cenab-ı Hak Kur’an-ı Kerim’inde bunu şu son derece çarpıcı ifadeler ile haber veriyor: “Mü'minler ancak kardeştirler ” (Hucurat Suresi: 10)

    Görüldüğü gibi bu ayet-i kerime yeryüzündeki bütün Müslümanları, evrensel bir ailenin bireyleri olarak ilan ediyor Müslümanlar arasında bulunan bu kardeşlik çeşidi öyle bir nimettir ki, hiçbir dinde bir örneği daha bulunmamaktadır Din kardeşliğinin önemine dikkatlerimizi çeken birçok hadis-i şerif vardır ki bazılarını dikkatlerinize sunuyoruz:

    Sahabeden Cerir b Abdullah, Hz Peygamber'in (sav) "Birincisi namaz kılmak, ikincisi zekât vermek, üçüncüsü tüm Müslümanlar hakkında hayır dilemek, olmak üzere üç hususta kendisinden biat aldığını" söylemiştir (Buhari, Kitabu'l-İman); "Bir müslümana, başka bir Müslümanın canı, malı ve ırzı haramdır" (Müslim, Tirmizi) ; "Müslüman Müslümanın kardeşidir ve Müslüman kardeşine zulmetmez, onunla dost olmaktan vazgeçmez, onu zelil etmez Bir kimse için, bir Müslüman kardeşini hakir görmek kadar büyük bir kötülük yoktur" (Müsned-i Ahmed) ; "Mü'minler, aralarındaki sevgi, bağlılık ve birbirlerine merhamet ve şefkat duymak bakımından tıpkı bir bedene benzer Şayet bedenin bir uzvu zarar görecek olursa tüm beden bundan rahatsız olur ve uykusuz kalır" (Buhari, Müslim)

    Muhterem Müslümanlar!Ayet ve bu hadislerle sabit olan dinde kardeşler olunması prensibinin sadece lafta kalmasının bir manası yoktur Kardeşliğin bütün gerekleriniashab-ı kiramın yerine getirdiği gibi yapabilirsek o kardeşliğin bir değer ve kıymeti olur Peygamber arkadaşlarının kendi aralarındaki kardeşlik uygulamaları o kadar güzel ve fedakarane idi ki, ilahi vahiy o güzel uygulamaları Kur’an sayfalarında ebedileştirmiş ve şöyle ifade buyurmuştu: "Kendilerinden önce o yurdu (Medine'yi) hazırlayıp imanı (gönüllerine) yerleştirenler ise, hicret edenleri severler ve onlara verilen şeylerden dolayı içlerinde bir ihtiyaç (arzusu) duymazlar Kendilerinde bir açıklık (ihtiyaç) olsa bile (kardeşlerini) öz nefislerine tercih ederler Kim nefsinin 'cimri ve bencil tutkularından' korunmuşsa, işte onlar, felah (kurtuluş) bulanlardır" (Haşr Suresi: 9)

    Ayette kardeşlerini kendi nefislerine tercih edenler olarak anlatılan insanlar sahabenin ensar Müslümanları idi ki, evlerini, arazi ve diğer mallarını ve de lokmalarını ikiye bölerek Mekke’ye gelen kardeşleriyle paylaşmışlar, onlara gariplik ve çaresizliklerini hissettirmemişlerdi Bundan dolayı da örneğine insanlığın şahid olamadığı ve olamayacağı altın bir nesil olma şerefine nail olmuşlardı Onları böyle yıldızlaştıran değerler manzumesi, halen yaşamaktadır ve aynıyla bu gün elimizde mevcuttur Önemli olan o değerlere sahip çıkmaktır

    Muhterem kardeşlerim,Kardeşliğin bir ölçüsü de birbirimize karşı ölçülü davranmamız ve acele karar vermeyip; ilerde kardeşler olarak bir araya geldiğimizde yüzümüzün kızarmayacağı bir davranış içinde olmamızdır Tabiri caiz ise, en büyük insan psikoloğu ve modern tabirle yine en büyük sosyal bilimcisi olan Peygamberimiz Efendimiz (as), Ebû Hüreyre (ra)’den Tirmizi’nin rivayet ettiği bir hadis-i şerifinde şöyle buyurarak bu konuda da ölçüyü şöylece belirlemiştir: “Sevdiğin kimseyi ölçülü sev ki, bir gün sevmeyeceğin bir kişi olabilir Düşman olduğun ve buğzettiğin kişiye de ölçülü muamelede bulun ki, günün birinde çok sevdiğin bir kimse olabilir” (Tirmizî, HN: 1997)

    Öyleyse değerli kardeşlerim,nefislerimize uyarak ve acele ederek, bazen düşmanlarımıza bile sergilemediğimiz tavırları inanan kardeşlerimize reva görmeyelim Kardeşler arasında çıkan kavgaların İslam coğrafyasını ne hale getirdiğini acı örnekleriyle yaşayarak görüyoruz Bu durum geçmişte de günümüzde de Müslümanların bünyesinde ne derin yaralar açmıştır ki, bu gün bile halen bu acıları en şiddetli bir şekilde hissediyoruz İşte bakınız Avrupa’da Müslümanların problemlerine çare bulmak için bir araya gelen Müslüman teşkilatların yan yana gelmesini bile çekemiyorlar ve her türlü baskı unsuru ile bu birliktelikleri dağıtmaya çalışıyorlar Bu tip şeylere alet olmayalım ve kardeşliğimize sahip çıkarak bozguncu ve fesatçılara fırsat vermeyelim

    IGMG İrşad Başkanlığı



  4. 29.Ağustos.2011, 00:10
    2
    Silent and lonely rains



    Hutbe - Kardeşlik Neyi Gerektirir?

    Muhterem mü’minler!
    İki çeşit kardeşlik vardır Bunlardan bir tanesi sıhriyyet kardeşliği dediğimiz aynı ana ve babadan dünyaya gelen evlatların kardeşliğidir ki, üzerinde hukuki neticeleri itibariyle birçok İslami hüküm tahakkuk eder Diğeri ise din, inanç ve mefkûre kardeşliğidir Bu kardeşlik müessesesi, dinimizin üzerinde bir başka vurgu ile öne çıkardığı, çok önemli bir konudur Cenab-ı Hak Kur’an-ı Kerim’inde bunu şu son derece çarpıcı ifadeler ile haber veriyor: “Mü'minler ancak kardeştirler ” (Hucurat Suresi: 10)

    Görüldüğü gibi bu ayet-i kerime yeryüzündeki bütün Müslümanları, evrensel bir ailenin bireyleri olarak ilan ediyor Müslümanlar arasında bulunan bu kardeşlik çeşidi öyle bir nimettir ki, hiçbir dinde bir örneği daha bulunmamaktadır Din kardeşliğinin önemine dikkatlerimizi çeken birçok hadis-i şerif vardır ki bazılarını dikkatlerinize sunuyoruz:

    Sahabeden Cerir b Abdullah, Hz Peygamber'in (sav) "Birincisi namaz kılmak, ikincisi zekât vermek, üçüncüsü tüm Müslümanlar hakkında hayır dilemek, olmak üzere üç hususta kendisinden biat aldığını" söylemiştir (Buhari, Kitabu'l-İman); "Bir müslümana, başka bir Müslümanın canı, malı ve ırzı haramdır" (Müslim, Tirmizi) ; "Müslüman Müslümanın kardeşidir ve Müslüman kardeşine zulmetmez, onunla dost olmaktan vazgeçmez, onu zelil etmez Bir kimse için, bir Müslüman kardeşini hakir görmek kadar büyük bir kötülük yoktur" (Müsned-i Ahmed) ; "Mü'minler, aralarındaki sevgi, bağlılık ve birbirlerine merhamet ve şefkat duymak bakımından tıpkı bir bedene benzer Şayet bedenin bir uzvu zarar görecek olursa tüm beden bundan rahatsız olur ve uykusuz kalır" (Buhari, Müslim)

    Muhterem Müslümanlar!Ayet ve bu hadislerle sabit olan dinde kardeşler olunması prensibinin sadece lafta kalmasının bir manası yoktur Kardeşliğin bütün gerekleriniashab-ı kiramın yerine getirdiği gibi yapabilirsek o kardeşliğin bir değer ve kıymeti olur Peygamber arkadaşlarının kendi aralarındaki kardeşlik uygulamaları o kadar güzel ve fedakarane idi ki, ilahi vahiy o güzel uygulamaları Kur’an sayfalarında ebedileştirmiş ve şöyle ifade buyurmuştu: "Kendilerinden önce o yurdu (Medine'yi) hazırlayıp imanı (gönüllerine) yerleştirenler ise, hicret edenleri severler ve onlara verilen şeylerden dolayı içlerinde bir ihtiyaç (arzusu) duymazlar Kendilerinde bir açıklık (ihtiyaç) olsa bile (kardeşlerini) öz nefislerine tercih ederler Kim nefsinin 'cimri ve bencil tutkularından' korunmuşsa, işte onlar, felah (kurtuluş) bulanlardır" (Haşr Suresi: 9)

    Ayette kardeşlerini kendi nefislerine tercih edenler olarak anlatılan insanlar sahabenin ensar Müslümanları idi ki, evlerini, arazi ve diğer mallarını ve de lokmalarını ikiye bölerek Mekke’ye gelen kardeşleriyle paylaşmışlar, onlara gariplik ve çaresizliklerini hissettirmemişlerdi Bundan dolayı da örneğine insanlığın şahid olamadığı ve olamayacağı altın bir nesil olma şerefine nail olmuşlardı Onları böyle yıldızlaştıran değerler manzumesi, halen yaşamaktadır ve aynıyla bu gün elimizde mevcuttur Önemli olan o değerlere sahip çıkmaktır

    Muhterem kardeşlerim,Kardeşliğin bir ölçüsü de birbirimize karşı ölçülü davranmamız ve acele karar vermeyip; ilerde kardeşler olarak bir araya geldiğimizde yüzümüzün kızarmayacağı bir davranış içinde olmamızdır Tabiri caiz ise, en büyük insan psikoloğu ve modern tabirle yine en büyük sosyal bilimcisi olan Peygamberimiz Efendimiz (as), Ebû Hüreyre (ra)’den Tirmizi’nin rivayet ettiği bir hadis-i şerifinde şöyle buyurarak bu konuda da ölçüyü şöylece belirlemiştir: “Sevdiğin kimseyi ölçülü sev ki, bir gün sevmeyeceğin bir kişi olabilir Düşman olduğun ve buğzettiğin kişiye de ölçülü muamelede bulun ki, günün birinde çok sevdiğin bir kimse olabilir” (Tirmizî, HN: 1997)

    Öyleyse değerli kardeşlerim,nefislerimize uyarak ve acele ederek, bazen düşmanlarımıza bile sergilemediğimiz tavırları inanan kardeşlerimize reva görmeyelim Kardeşler arasında çıkan kavgaların İslam coğrafyasını ne hale getirdiğini acı örnekleriyle yaşayarak görüyoruz Bu durum geçmişte de günümüzde de Müslümanların bünyesinde ne derin yaralar açmıştır ki, bu gün bile halen bu acıları en şiddetli bir şekilde hissediyoruz İşte bakınız Avrupa’da Müslümanların problemlerine çare bulmak için bir araya gelen Müslüman teşkilatların yan yana gelmesini bile çekemiyorlar ve her türlü baskı unsuru ile bu birliktelikleri dağıtmaya çalışıyorlar Bu tip şeylere alet olmayalım ve kardeşliğimize sahip çıkarak bozguncu ve fesatçılara fırsat vermeyelim

    IGMG İrşad Başkanlığı






+ Yorum Gönder