Konusunu Oylayın.: Fitre hakkında ramazan bayramı hutbesi

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Fitre hakkında ramazan bayramı hutbesi
  1. 28.Ağustos.2011, 23:21
    1
    Misafir

    Fitre hakkında ramazan bayramı hutbesi






    Fitre hakkında ramazan bayramı hutbesi Mumsema Fitre hakkında ramazan bayramı hutbesine ihtiyacım var Fitre hakkında hutbe yazar mısınız .?


  2. 28.Ağustos.2011, 23:21
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 28.Ağustos.2011, 23:49
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Fitre hakkında ramazan bayramı hutbesi




    Sadaka-ı fitre üç şeyle vacip olur:

    1- Fitresi verilecek kişinin müslüman olması.

    2- Ramazan ayının son gününde güneşin batmış olması.

    3- O gün kendisinin ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin nafakasın-dan fazla malı bulunması gerekir.

    Fitrenin miktarı bir sa´dır. Kendisinin, çocuklarının ve nafakasını kar-şılamakla yükümlü olduğu müslümanların fitresini vermesi gerekir. Memleketin ekser yiyeceği ne ise ondan çıkarılıp verilir. Bir sa´ 5 Irak lit-resi ve 1 litrenin üçte biridir.

    Fitır sadakası (fitre), Hazreti Muhammed (s.a.v.)´in hususiyetlerinden olup, Hicret´in ikinci yılında Ramazan bayramından 2 gün önce farz kı-lınmıştır. Farz kılınmasının hikmeti oruçta vuku bulmuş, eksikliklerden oruçluyu temizlemektir.


    Sadaka fıtrin meşrutiyetinin delili için İbni Ömer (r.a) şöyle demiştir:

    ?Rasulullah (s.a.v) fıtır zekatını Ramazan ayında hurmadan veya arpa-dan bir sa´ erkek veya kadın, hür veya köle her müslümana farz kılındığını emretmiştir.´”[1]

    Sadaka-ı fıtrin cinsi ve miktarı: Sadaka-ı fıtır her mükellefin ikamet et-tiği memlekette halkın çoğunun yedikleri temel gıda maddesinden bir sa´dır. Rasulullah (s.a.v)´ın kullandıkları sa´ normal dört avuçtan ibaret idi. Bugünkü Ölçülerle yaklaşık 2.400 gr´dır.

    Ebu Said el Hudri (r.a) şöyle demiştir:

    “Biz Rasulullah (s.a.v)´ın zamanında Ramazan bayramı gününde fıtır zekatını her çeşit gıdadan bir sa´ olarak verirdik. Bizim mutad olan gıda-larımız ise arpa, kuru üzüm.peynir ve kuru hurma idi.” [2]

    Hadisi şeriften de anlaşıldığı gibi sadakaı fıtır para veya başka şeyler-den verilmez. Buğday, pirinç, kuru üzüm,nohut, mısır v.b gibi halkın ço-ğunun yediği gıdalardır. Günümüzde halkın çoğunun temel gıdası buğ-day olduğuna göre fıtır sadakası buğday olarak verilir. Şafii mezhebine göre buğdayın kıymeti verilmez. Ancak Hanefi mezhebi taklit edilerek buğdayın değerini para olarak vermekte bir sakınca yoktur. Çünkü fakir için genelde para, ihtiyacı gidermek yönünden buğdaydan daha iyidir.

    Fitre, kişinin bulunduğu şehir veya köydeki fakirlere verilir. Başka memleketteki fakirlere göndermek caiz değldir. Ancak o yörede fakir bu-lunmuyorsa o zaman başka yere göndermek caizdir.

    Fitrenin ödenme zamanı: Fitre, Ramazanın son günü güneşin ba-tmasıyla vacip olur. Ancak zekat erken verilebildiği gibi fitreyi de Rama-zan ayı içinde vermek caizdir.



    Fitrenin bayram günü sabahı bayram namazından önce verilmesi sün-nettir. Peygamberimiz (s.a.v) Bayram namazına gitmeden önce fitrenin verilmesini emretmiştir. Bayram günü akşamına kadar te´hir edilmesi mekruhtur. O gün güneş battıktan sonraya bırakmak günahtır. Çünkü za-manı geçmiştir. Bu zamana kadar verilmeyen fitrenin kazası gerekir.

    Peygamberimiz (s.a.v.), “Sadaka-1 fıtır, oruçlu için faydasız, çirkin ve fena sözlerden temizliktir.” [3] buyurarak önemini bildirmiştir.

    Sadaka-ı fıtrin; orucun kabul edilmesine bir sebep olduğunu yine Pey-gamberimiz (s.a.v.)´in bir hadis-i şeriflerinden dinleyelim:

    “Ramazan orucu yer ile gök arasında asılıdır. Ancak sadaka-ı fıtırla yükseltilir.” [4] Bayram günü ve gecesi kendisinin ve ailesinin ihtiyacın-dan fazla varlığa sahip olan herkesin sadaka-ı fıtır vermesi vaciptir. Aile reisinin, kendisi ve nafakasını karşılamakla yükümlü olduğu kimselerin sadak-ı fitrelerini çıkarması vaciptir. Bunlar, hanımı, annesi, babası, ço-cukları yeme ve içmesini üzerine aldığı hizmetçisidir. Yalnız anne-baba-sının ve büyük çocuklarının fitrelerini çıkarmasının vacip oluşu için onla-rın fakir olması lazımdır.
    ——————————————————————————–

    [1] Buharı, 1433; Müslim, 9H4.

    [2] Buharı, 1432

    [3] Et-Terğih Vet-tcrhih, 21274.

    [4] Et-Tcrğib Vet-terhib, 21275.

    Molla Camii



  4. 28.Ağustos.2011, 23:49
    2
    Silent and lonely rains



    Sadaka-ı fitre üç şeyle vacip olur:

    1- Fitresi verilecek kişinin müslüman olması.

    2- Ramazan ayının son gününde güneşin batmış olması.

    3- O gün kendisinin ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin nafakasın-dan fazla malı bulunması gerekir.

    Fitrenin miktarı bir sa´dır. Kendisinin, çocuklarının ve nafakasını kar-şılamakla yükümlü olduğu müslümanların fitresini vermesi gerekir. Memleketin ekser yiyeceği ne ise ondan çıkarılıp verilir. Bir sa´ 5 Irak lit-resi ve 1 litrenin üçte biridir.

    Fitır sadakası (fitre), Hazreti Muhammed (s.a.v.)´in hususiyetlerinden olup, Hicret´in ikinci yılında Ramazan bayramından 2 gün önce farz kı-lınmıştır. Farz kılınmasının hikmeti oruçta vuku bulmuş, eksikliklerden oruçluyu temizlemektir.


    Sadaka fıtrin meşrutiyetinin delili için İbni Ömer (r.a) şöyle demiştir:

    ?Rasulullah (s.a.v) fıtır zekatını Ramazan ayında hurmadan veya arpa-dan bir sa´ erkek veya kadın, hür veya köle her müslümana farz kılındığını emretmiştir.´”[1]

    Sadaka-ı fıtrin cinsi ve miktarı: Sadaka-ı fıtır her mükellefin ikamet et-tiği memlekette halkın çoğunun yedikleri temel gıda maddesinden bir sa´dır. Rasulullah (s.a.v)´ın kullandıkları sa´ normal dört avuçtan ibaret idi. Bugünkü Ölçülerle yaklaşık 2.400 gr´dır.

    Ebu Said el Hudri (r.a) şöyle demiştir:

    “Biz Rasulullah (s.a.v)´ın zamanında Ramazan bayramı gününde fıtır zekatını her çeşit gıdadan bir sa´ olarak verirdik. Bizim mutad olan gıda-larımız ise arpa, kuru üzüm.peynir ve kuru hurma idi.” [2]

    Hadisi şeriften de anlaşıldığı gibi sadakaı fıtır para veya başka şeyler-den verilmez. Buğday, pirinç, kuru üzüm,nohut, mısır v.b gibi halkın ço-ğunun yediği gıdalardır. Günümüzde halkın çoğunun temel gıdası buğ-day olduğuna göre fıtır sadakası buğday olarak verilir. Şafii mezhebine göre buğdayın kıymeti verilmez. Ancak Hanefi mezhebi taklit edilerek buğdayın değerini para olarak vermekte bir sakınca yoktur. Çünkü fakir için genelde para, ihtiyacı gidermek yönünden buğdaydan daha iyidir.

    Fitre, kişinin bulunduğu şehir veya köydeki fakirlere verilir. Başka memleketteki fakirlere göndermek caiz değldir. Ancak o yörede fakir bu-lunmuyorsa o zaman başka yere göndermek caizdir.

    Fitrenin ödenme zamanı: Fitre, Ramazanın son günü güneşin ba-tmasıyla vacip olur. Ancak zekat erken verilebildiği gibi fitreyi de Rama-zan ayı içinde vermek caizdir.



    Fitrenin bayram günü sabahı bayram namazından önce verilmesi sün-nettir. Peygamberimiz (s.a.v) Bayram namazına gitmeden önce fitrenin verilmesini emretmiştir. Bayram günü akşamına kadar te´hir edilmesi mekruhtur. O gün güneş battıktan sonraya bırakmak günahtır. Çünkü za-manı geçmiştir. Bu zamana kadar verilmeyen fitrenin kazası gerekir.

    Peygamberimiz (s.a.v.), “Sadaka-1 fıtır, oruçlu için faydasız, çirkin ve fena sözlerden temizliktir.” [3] buyurarak önemini bildirmiştir.

    Sadaka-ı fıtrin; orucun kabul edilmesine bir sebep olduğunu yine Pey-gamberimiz (s.a.v.)´in bir hadis-i şeriflerinden dinleyelim:

    “Ramazan orucu yer ile gök arasında asılıdır. Ancak sadaka-ı fıtırla yükseltilir.” [4] Bayram günü ve gecesi kendisinin ve ailesinin ihtiyacın-dan fazla varlığa sahip olan herkesin sadaka-ı fıtır vermesi vaciptir. Aile reisinin, kendisi ve nafakasını karşılamakla yükümlü olduğu kimselerin sadak-ı fitrelerini çıkarması vaciptir. Bunlar, hanımı, annesi, babası, ço-cukları yeme ve içmesini üzerine aldığı hizmetçisidir. Yalnız anne-baba-sının ve büyük çocuklarının fitrelerini çıkarmasının vacip oluşu için onla-rın fakir olması lazımdır.
    ——————————————————————————–

    [1] Buharı, 1433; Müslim, 9H4.

    [2] Buharı, 1432

    [3] Et-Terğih Vet-tcrhih, 21274.

    [4] Et-Tcrğib Vet-terhib, 21275.

    Molla Camii



  5. 28.Ağustos.2011, 23:50
    3
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Fitre hakkında ramazan bayramı hutbesi

    Zekât, “artma, çoğalma ve temizlik” anlamına gelir Zekât, nisabı ve harcama yeri dinen belirlenmiş olan malın belli bir miktarının, ibadet niyetiyle gerekli yerlere verilmesidir Hicretin ikinci yılı Ramazan ayından hemen sonra farz kılınan zekât, Kur’an, sünnet ve icmâ ile sabittir Pek çok âyette, “Namazı dosdoğru kılın, zekâtı da hakkıyla verin” buyurulur Aynı şekilde Kur’an-ı Kerim’de cennetle müjdelenen muttakilerin özelliklerinden birinin de zekât vermek olduğu beyan edilir Yüce dinimizin, Allah’a ve Resûlü’ne iman etmek, namaz kılmak, zekât vermek, hacca gitmek ve Ramazan orucu tutmak şeklinde beş esas üzerine kurulduğunu hepimiz biliriz Allah Resûlü, Yemen’e vali olarak gönderdiği Hz Muaz’a (ra) verdiği talimatta: Allah’ın zekâtı farz kıldığını onlara bildirmesini istemiştir


    Cenâb-ı Hakk “Şeytan sizi fakirlikle korkutur ve size cimriliği telkin eder Allah ise size katından bir mağfiret ve bir lütuf vaat eder” ayeti ile bizi uyarır ve şeytanın vesveselerine kapılmadan bu ibadeti yerine getirmemizi emreder Allah Resûlü, “Zekât, dinin köprüsüdür” buyurarak zekâtın dindeki önemine dikkatimizi çekerBaşka bir hadis-i şerifte, “Yarım hurma ile de olsa cehennemden korununuz” buyurulur Gerçekte her türlü malın, mülkün, sahibi Allah’tır Zengini varlığı ile fakiri ise kanaati ile imtihan eden O’dur Yoksulluk, fakirler üzerinde âdeta ateşten bir gömlek gibidir Bu sıkıntıyı hafifletme görevi ise zenginlere düşer Bu sebeple dinimizde zekât, zenginler üzerinde fakirlerin hakkı olarak görülmüştür
    Zekât, aynı zamanda Allah’ın bahşettiği nimetlerden dolayı bir şükrün ifadesidir, malın artmasına ve bereketlenmesine vesile olur

    Bu konuda Cenâb-ı Hakk; “Şükrederseniz, artırırım Nankörlük ederseniz, azabım şiddetli olur!” buyurur Onun için zekât vermek, hem kişinin malını temizler ve hem de toplumda kaynaşmayı sağlar
    Zekât, hayvanlar, ziraî ve ticarî ürünler, madenler, altın, gümüş, para ve para yerine geçen şeylerden verilir Zekât malın iyisi veya orta hallisinden verilir Kur’ân-ı Kerim’de; “Size verilse gözünüzü yummadan alamayacağınız kötü malı hayır diye vermeye kalkmayın!” buyurulur


    Mübarek Ramazan ayının ortalarındayız Bayrama girmeden fitrelerimizi de verelim İmkânı olan herkes, kendisi dahil olmak üzere bakmakla yükümlü olduğu kişilerin sayısına göre fitre vermelidir Bu yılki fitre asgari miktarı 7 TL’dir Dileyenler maddi güçlerine göre bundan daha fazlasını da verebilir Allah, tuttuğumuz oruçlarımızı, verdiğimiz zekât ve fitrelerimizi makbul eylesin!

    Süleyman BATUGE
    K Kursları Müdürü
    ______________
    1-El Mearic:24-25
    2-Tirmizi,et Tac,c2,s6



  6. 28.Ağustos.2011, 23:50
    3
    Silent and lonely rains
    Zekât, “artma, çoğalma ve temizlik” anlamına gelir Zekât, nisabı ve harcama yeri dinen belirlenmiş olan malın belli bir miktarının, ibadet niyetiyle gerekli yerlere verilmesidir Hicretin ikinci yılı Ramazan ayından hemen sonra farz kılınan zekât, Kur’an, sünnet ve icmâ ile sabittir Pek çok âyette, “Namazı dosdoğru kılın, zekâtı da hakkıyla verin” buyurulur Aynı şekilde Kur’an-ı Kerim’de cennetle müjdelenen muttakilerin özelliklerinden birinin de zekât vermek olduğu beyan edilir Yüce dinimizin, Allah’a ve Resûlü’ne iman etmek, namaz kılmak, zekât vermek, hacca gitmek ve Ramazan orucu tutmak şeklinde beş esas üzerine kurulduğunu hepimiz biliriz Allah Resûlü, Yemen’e vali olarak gönderdiği Hz Muaz’a (ra) verdiği talimatta: Allah’ın zekâtı farz kıldığını onlara bildirmesini istemiştir


    Cenâb-ı Hakk “Şeytan sizi fakirlikle korkutur ve size cimriliği telkin eder Allah ise size katından bir mağfiret ve bir lütuf vaat eder” ayeti ile bizi uyarır ve şeytanın vesveselerine kapılmadan bu ibadeti yerine getirmemizi emreder Allah Resûlü, “Zekât, dinin köprüsüdür” buyurarak zekâtın dindeki önemine dikkatimizi çekerBaşka bir hadis-i şerifte, “Yarım hurma ile de olsa cehennemden korununuz” buyurulur Gerçekte her türlü malın, mülkün, sahibi Allah’tır Zengini varlığı ile fakiri ise kanaati ile imtihan eden O’dur Yoksulluk, fakirler üzerinde âdeta ateşten bir gömlek gibidir Bu sıkıntıyı hafifletme görevi ise zenginlere düşer Bu sebeple dinimizde zekât, zenginler üzerinde fakirlerin hakkı olarak görülmüştür
    Zekât, aynı zamanda Allah’ın bahşettiği nimetlerden dolayı bir şükrün ifadesidir, malın artmasına ve bereketlenmesine vesile olur

    Bu konuda Cenâb-ı Hakk; “Şükrederseniz, artırırım Nankörlük ederseniz, azabım şiddetli olur!” buyurur Onun için zekât vermek, hem kişinin malını temizler ve hem de toplumda kaynaşmayı sağlar
    Zekât, hayvanlar, ziraî ve ticarî ürünler, madenler, altın, gümüş, para ve para yerine geçen şeylerden verilir Zekât malın iyisi veya orta hallisinden verilir Kur’ân-ı Kerim’de; “Size verilse gözünüzü yummadan alamayacağınız kötü malı hayır diye vermeye kalkmayın!” buyurulur


    Mübarek Ramazan ayının ortalarındayız Bayrama girmeden fitrelerimizi de verelim İmkânı olan herkes, kendisi dahil olmak üzere bakmakla yükümlü olduğu kişilerin sayısına göre fitre vermelidir Bu yılki fitre asgari miktarı 7 TL’dir Dileyenler maddi güçlerine göre bundan daha fazlasını da verebilir Allah, tuttuğumuz oruçlarımızı, verdiğimiz zekât ve fitrelerimizi makbul eylesin!

    Süleyman BATUGE
    K Kursları Müdürü
    ______________
    1-El Mearic:24-25
    2-Tirmizi,et Tac,c2,s6






+ Yorum Gönder