Konusunu Oylayın.: Şaban Ayının Orucu Hakkında Hadisler

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Şaban Ayının Orucu Hakkında Hadisler
  1. 05.Temmuz.2011, 16:25
    1
    Misafir

    Şaban Ayının Orucu Hakkında Hadisler






    Şaban Ayının Orucu Hakkında Hadisler Mumsema Şaban Ayının Orucu Hakkında Hadislere ihtiyacım var bana Şaban Ayı hakkında hadisi şerifler yayımlar mısınız ?


  2. 05.Temmuz.2011, 16:25
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    Şaban Ayının Orucu Hakkında Hadislere ihtiyacım var bana Şaban Ayı hakkında hadisi şerifler yayımlar mısınız ?


    Benzer Konular

    - Şaban Ayı hakkında Hadisler

    - Şaban orucu ile ilgili hadisler

    - Şaban ayının fazileti ile ilgili hadisler

    - Şaban Ayı / Şaban Ayının Fazileti / Şaban Ayı İbadet Rehberi

    - Şaban Ayının Fazilet ve Vazifeleri

  3. 05.Temmuz.2011, 22:13
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Şaban Ayının Orucu Hakkında Hadisler




    بســـم الله الرحمن الرحيم


    Şaban Ayı Orucu


    Buna benzer bir başka konu da Şaban ayının on beşinci gecesidir . Bu konuda elimizde sahabiler aracılığı ile bize kadar ulaşan ve bu gecenin faziletli olduğunu belirten bazı hadis ve belgeler vardır.

    (Bu konuda Ahmed Abdullah b. Ömer aracılığı ile Rasûlüllah'tah şöyle bir hadis nakletmiştir: “Şaban ayının yarısı gecesi Yüce Allah yaratıklara -mahlükata- tecelli eder. iki sınıf dışında kalan bütün insanları bağışlar; bağışlamadığı bu iki sınıftan biri bozguncul uk yapan, diğeri de kendini öldürendir.” Ahmed, Müsned, c. 2, s. 176. İbn Lühey'a'nın dışındaki bütün ravileri güvenilirdir.

    Gene Ahmed ve Tirmizi'nin Ayşe'den kaydettik leri hadiste Rasûlüllah (salat ve selam Ona) şöyle buyurmakt adır: Kuşkusuz aziz ve Celil olan Allah Şabanın yarısı gecesi -15. gecesi- dünya semasına iner; Kalb kabilesi koyunlarının tüyleri sayısından daha çok sayıda insanı bağışlar. “Müsned, c. 6, s. 238; Tirmizi, Oruç kitabı şaban ayının yarısı gecesi ile ilgili gelen hadisler, babı, H. No: 739, c. 3, s. 116, 117; Tirmizi hadisi kaydettiği yerde zayıf olduğuna işaret , etmektedi r. Aynı hadisi İbn Mace de kaydetmiş: H. No: 1389; Süyutî, El-Cami'üs-Sağir, c. 1, s. 297, H. No: 1942, Süyüti hadisi “hasen” olarak tanımlamaktadır.

    Aynı hadise El-Şevkânî de El-Fevaid El-Mecû'a adlı eserinde işaret etmektedi r. Hadisin zayıf ve senedinin kesik olduğunu söylüyor, bkz. El-Fevaid, El-Mecmû'a, s. 51.)

    Ayrıca ilk nesilden (selefden) olan bazı şahsiyetlerin özel olarak bu gece nafile namaz kıldıkları da bildirilm iştir. Şaban ayında oruç tutmakla ilgili olarak da bazı güvenilir (sahih) hadisler vardır. Fakat gerek ilk nesilden (selefden) Medineli bazı alimlerin ve gerekse bazı sonraki nesil (halef) mensuplarının bu ayın on beşinci gecesini anmayı faziletli saymaya karşı çıktıkları ve bu konudaki hadisleri kuşku ile karşıladıkları da bize kadar gelen bilgiler arasındadır. Şüphe ile karşılanan bu hadislerd en biri şöyledir:

    “Allah bu gece (Şaban ayının on beşinci gecesi) Benî Kalb kabilesin in sürüsündeki koyunların kıllarının sayısından daha fazla kimseyi affeder.”

    Sözünü ettiğimiz ilk nesil alimleri:

    “Bu hadis de bu konudaki diğerlerinden farksızdır” diyerek duyduğu kuşkuyu dile getirmişlertir.

    Bununla birlikte çok sayıda ilim adamı ile birlikte arkadaşlarımızın çoğunluğu, bu gecenin faziletli olduğu görüşündedirler. Bu konuda çok sayıda hadis bulunduğuna ve ilk nesil alimlerin den gelen belgeleri n de bu yolda olduğuna dayanan İmam-ı Ahmed de aynı görüştedir. Gerçekten hakkında bazı uydurma şeyler söylenmiş olmakla birlikte bu gecenin, çeşitli faziletle ri ile ilgili olarak “müsned”lerde ve hadis kaynaklarında önemli sayıda hadise yer verilmiştir.

    Bu ayın on beşinci gününde tek gün olarak oruç tutmaya gelince; bunun hiç bir aslı, hiç bir dayanağı yoktur. Tersine o gün, tek gün olarak oruç tutmak mekruhtur . Bu günü çeşitli yemek ziyafetle ri ve süslü kıyafetlerle kutlamak ise sonradan uydurulmuş, bidat nitelikli diğer anma günleri gibi asılsız bir adettir.

    Mekruh olan diğer adet de Şaban ayının on beşinci gecesi, camilerde, mescidler de, evlerde ve sokaklard a kalabalık cemaatler ile kılınan “Binli namaz (Zamm-ı- sure yerine bin ihlâs suresi okunan namaz)” lar kılmaktır.

    Böyle vakti, rekât ve zamm-ı sure sayısı belirli namazlar tümü ile mekruhtur, hiç birinin şeriatımızda dayanağı yoktur. Dahası, sözünü ettiğimiz “Binli namaz” ile ilgili olduğu ileri sürülen hadis, bu ilim dalının uzmanlarının görüş birliği ile uydurmadır.

    Durum bu olunca buna dayanarak kılınacak olan nafile namazın müstahab sayılması caiz olamaz. Bu namaz müstahab olmayınca onun müstahab sayılmasına dayandırılmış olan uygulama da, mesnetsiz kalarak mekruh olur.

    Şu veya bu bakımdan üstün olduğu ileri sürülen her gece için, böyle özel bir namaz belirleni p cemaatle kılınması caiz görülecek olsa meselâ Ramazan ve Kurban bayramı geceleri ile Arefe gecesi için bunun gibi ya daha uzun veya daha kısa bir özel namaz ortaya atılıp kılınırdı. Tıpkı bazı yörelerde yaşayan kimi müslümanların Recep ayının ilk gecesinde bu tip bir namaz kılmayı adet haline getirmiş olmaları ve yine tıpkı kulağıma geldiğine göre bazı köylülerin akşam namazından sonra “Birr-ul valideyn (ana-babaya saygı)” adı altında ve akşam namazı uzunluğunda bir namazı cemaatle kılmaları gibi.

    Bunlara benzer bir adet de bazı müslümanların her gece, o gün yeryüzünün her, tarafında ölen bütün müslümanlar için cemaatle cenaze namazı kılmalarıdır.

    Saydıklarımız yanında sayamadığımız türleri olan bu cemaatli nafile namazlarının hiç birinin şeriatımızda yeri yoktur.

    Ey okuyucu!

    Şunu bilmen gerekir ki, her hangi bir nafile ibadeti belirli bir vakitte yapmak müstahabtır diye veya belirli bir nafile namazı cemaatle kılmak caiz sayılmıştır diye bunu gerekçe yaparak, belirli aralıklarla tekrarlan an cemaatli nafile namazları düzenlemek gerekmez, bu iki şeyi biri birinden ayırdetmek gerekir.


  4. 05.Temmuz.2011, 22:13
    2
    Silent and lonely rains



    بســـم الله الرحمن الرحيم


    Şaban Ayı Orucu


    Buna benzer bir başka konu da Şaban ayının on beşinci gecesidir . Bu konuda elimizde sahabiler aracılığı ile bize kadar ulaşan ve bu gecenin faziletli olduğunu belirten bazı hadis ve belgeler vardır.

    (Bu konuda Ahmed Abdullah b. Ömer aracılığı ile Rasûlüllah'tah şöyle bir hadis nakletmiştir: “Şaban ayının yarısı gecesi Yüce Allah yaratıklara -mahlükata- tecelli eder. iki sınıf dışında kalan bütün insanları bağışlar; bağışlamadığı bu iki sınıftan biri bozguncul uk yapan, diğeri de kendini öldürendir.” Ahmed, Müsned, c. 2, s. 176. İbn Lühey'a'nın dışındaki bütün ravileri güvenilirdir.

    Gene Ahmed ve Tirmizi'nin Ayşe'den kaydettik leri hadiste Rasûlüllah (salat ve selam Ona) şöyle buyurmakt adır: Kuşkusuz aziz ve Celil olan Allah Şabanın yarısı gecesi -15. gecesi- dünya semasına iner; Kalb kabilesi koyunlarının tüyleri sayısından daha çok sayıda insanı bağışlar. “Müsned, c. 6, s. 238; Tirmizi, Oruç kitabı şaban ayının yarısı gecesi ile ilgili gelen hadisler, babı, H. No: 739, c. 3, s. 116, 117; Tirmizi hadisi kaydettiği yerde zayıf olduğuna işaret , etmektedi r. Aynı hadisi İbn Mace de kaydetmiş: H. No: 1389; Süyutî, El-Cami'üs-Sağir, c. 1, s. 297, H. No: 1942, Süyüti hadisi “hasen” olarak tanımlamaktadır.

    Aynı hadise El-Şevkânî de El-Fevaid El-Mecû'a adlı eserinde işaret etmektedi r. Hadisin zayıf ve senedinin kesik olduğunu söylüyor, bkz. El-Fevaid, El-Mecmû'a, s. 51.)

    Ayrıca ilk nesilden (selefden) olan bazı şahsiyetlerin özel olarak bu gece nafile namaz kıldıkları da bildirilm iştir. Şaban ayında oruç tutmakla ilgili olarak da bazı güvenilir (sahih) hadisler vardır. Fakat gerek ilk nesilden (selefden) Medineli bazı alimlerin ve gerekse bazı sonraki nesil (halef) mensuplarının bu ayın on beşinci gecesini anmayı faziletli saymaya karşı çıktıkları ve bu konudaki hadisleri kuşku ile karşıladıkları da bize kadar gelen bilgiler arasındadır. Şüphe ile karşılanan bu hadislerd en biri şöyledir:

    “Allah bu gece (Şaban ayının on beşinci gecesi) Benî Kalb kabilesin in sürüsündeki koyunların kıllarının sayısından daha fazla kimseyi affeder.”

    Sözünü ettiğimiz ilk nesil alimleri:

    “Bu hadis de bu konudaki diğerlerinden farksızdır” diyerek duyduğu kuşkuyu dile getirmişlertir.

    Bununla birlikte çok sayıda ilim adamı ile birlikte arkadaşlarımızın çoğunluğu, bu gecenin faziletli olduğu görüşündedirler. Bu konuda çok sayıda hadis bulunduğuna ve ilk nesil alimlerin den gelen belgeleri n de bu yolda olduğuna dayanan İmam-ı Ahmed de aynı görüştedir. Gerçekten hakkında bazı uydurma şeyler söylenmiş olmakla birlikte bu gecenin, çeşitli faziletle ri ile ilgili olarak “müsned”lerde ve hadis kaynaklarında önemli sayıda hadise yer verilmiştir.

    Bu ayın on beşinci gününde tek gün olarak oruç tutmaya gelince; bunun hiç bir aslı, hiç bir dayanağı yoktur. Tersine o gün, tek gün olarak oruç tutmak mekruhtur . Bu günü çeşitli yemek ziyafetle ri ve süslü kıyafetlerle kutlamak ise sonradan uydurulmuş, bidat nitelikli diğer anma günleri gibi asılsız bir adettir.

    Mekruh olan diğer adet de Şaban ayının on beşinci gecesi, camilerde, mescidler de, evlerde ve sokaklard a kalabalık cemaatler ile kılınan “Binli namaz (Zamm-ı- sure yerine bin ihlâs suresi okunan namaz)” lar kılmaktır.

    Böyle vakti, rekât ve zamm-ı sure sayısı belirli namazlar tümü ile mekruhtur, hiç birinin şeriatımızda dayanağı yoktur. Dahası, sözünü ettiğimiz “Binli namaz” ile ilgili olduğu ileri sürülen hadis, bu ilim dalının uzmanlarının görüş birliği ile uydurmadır.

    Durum bu olunca buna dayanarak kılınacak olan nafile namazın müstahab sayılması caiz olamaz. Bu namaz müstahab olmayınca onun müstahab sayılmasına dayandırılmış olan uygulama da, mesnetsiz kalarak mekruh olur.

    Şu veya bu bakımdan üstün olduğu ileri sürülen her gece için, böyle özel bir namaz belirleni p cemaatle kılınması caiz görülecek olsa meselâ Ramazan ve Kurban bayramı geceleri ile Arefe gecesi için bunun gibi ya daha uzun veya daha kısa bir özel namaz ortaya atılıp kılınırdı. Tıpkı bazı yörelerde yaşayan kimi müslümanların Recep ayının ilk gecesinde bu tip bir namaz kılmayı adet haline getirmiş olmaları ve yine tıpkı kulağıma geldiğine göre bazı köylülerin akşam namazından sonra “Birr-ul valideyn (ana-babaya saygı)” adı altında ve akşam namazı uzunluğunda bir namazı cemaatle kılmaları gibi.

    Bunlara benzer bir adet de bazı müslümanların her gece, o gün yeryüzünün her, tarafında ölen bütün müslümanlar için cemaatle cenaze namazı kılmalarıdır.

    Saydıklarımız yanında sayamadığımız türleri olan bu cemaatli nafile namazlarının hiç birinin şeriatımızda yeri yoktur.

    Ey okuyucu!

    Şunu bilmen gerekir ki, her hangi bir nafile ibadeti belirli bir vakitte yapmak müstahabtır diye veya belirli bir nafile namazı cemaatle kılmak caiz sayılmıştır diye bunu gerekçe yaparak, belirli aralıklarla tekrarlan an cemaatli nafile namazları düzenlemek gerekmez, bu iki şeyi biri birinden ayırdetmek gerekir.





+ Yorum Gönder