Konusunu Oylayın.: Şaban ayında oruç tutmanın ayrıca bir fazileti var mıdır

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Şaban ayında oruç tutmanın ayrıca bir fazileti var mıdır
  1. 01.Temmuz.2011, 18:25
    1
    Misafir

    Şaban ayında oruç tutmanın ayrıca bir fazileti var mıdır






    Şaban ayında oruç tutmanın ayrıca bir fazileti var mıdır Mumsema Şaban ayında oruç tutmanın ayrıca bir fazileti var mıdır konu hakkında bilgiler paylaşabilir misiniz ?


  2. 01.Temmuz.2011, 18:25
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 01.Temmuz.2011, 19:30
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Şaban ayında oruç tutmanın ayrıca bir fazileti var mıdır




    Hz. Aişe validemiz (r.a.)’den rivayete göre, Peygamberimiz (s.a.v.)’in nafile oruç tutmayı en çok sevdiği ay: Şaban ayıdır. (Ebu Davud, Sıyam: 57. Nesei, sıyam: 70, Ahmed b. Hanbel, 4/188, Hakim, Müstedrek, 1/434, Beyhaki, Sünne, 4/292.) Ayrıca Peygamberimiz (s.a.v.): Ramazan-ı Şerif ayını daha fazla ibadetle ve yüksek bir ubudiyet (kulluk) şuuru ile karşılama hazırlığına binaen, bu ayda diğer aylara nazaran daha fazla oruç tutardı. Nitekim Hz. Aişe validemiz (r.a.) şöyle der: “Resûlüllah (s.a.v.) o derece oruç tutardı ki, biz: bu, artık orucu bırakmaz, derdik. (Bazen de) orucu öyle terkederdi ki: Artık bu, oruç tutmaz, derdik. Ben Resûlüllah (s.a.v.)'ın Ramazan-ı Şerif ayından başka hiçbir ayı tamamen oruçla geçirdiğini görmedim. Şaban ayı kadar hiçbir ayda çok oruç tuttuğunu da görmedim. (Buhari, Savm: 52, Müsilm, Sıyam: 175, Ebû Davud, Sıyam: 59, tirmizi, Savm: 37, Nese-i Savm: 70.) Peygamberimiz (s.a.v.)’in Şaban ayında çok oruç tutması, Ameller Allah-u Teâlâ’ya o ayda arz olduğu içindir. Çünkü Üsame b. Zeyd (r.a.) diyor ki:

    – Ya Resûlellah! Şaban ayında tuttuğun kadar başka aylarda oruç tuttuğunu göremiyorum (sebebi nedir?), dedim. Peygamberimiz (s.a.v.)de:

    – Bu (Şaban ayı), Receb’le Ramazan arasında insanların gaflet ettikleri bir aydır. Halbuki o (yani Şaban ayı), amellerin Rabbülalemin’e yükseltildiği bir aydır. Ben, oruçlu olduğum halde amelimin yükseltilmesini seviyorum, istiyorum, buyurdu. (Nesei, Sıyam: 70, Ahmed b. Hanbel, 4/201.)

    Hz. Aişe (r.a.) validemizden rivayet edilen hadis-i şerif de Peygamberimiz (s.a.v) bunun diğer bir sebebini şöyle izah buyurmuşlardır: Hz. Aişe (r.anha) diyor ki: Resûlüllah (s.a.v.) şa’ban ayının tamamını oruç tutardı. Ona dedim ki:

    – Ya Resûlellah! Oruç tutmanda sana, ayların en sevimlisi Şa’ban’dır (değil mi?). Şöyle buyurdu:

    – (Evet). Çünkü Allah-u Teâlâ, o sene ölecek olan kimselerin hepsi(nin isimleri)ni o ayda yazar. Ben de, oruçlu olduğumu halde ecelimin gelmesini seviyorum. (el-Münzirî, Tergîb-terhîb, 2/117.)

    Enes b. Malik (r.a.)’den rivayete göre Peygamberimiz (s.a.v.)’e: “Ramazan’dan sonra hangi oruç efdaldir (daha faziletlidir)?” diye sorulmuş. Peygamberimiz (s.a.v.)’de;

    -Ramazan’ı ta’zim için Şa’ban. Tekrar soruldu:

    - Hangi sadaka efdaldir? Şöyle buyurdu:

    - Ramazan’da verilen. (Tirmizî, Zekât: 28.)

    Sahabe-i kiram Hazeratı Şaban ayında Kur’an-ı Kerim’i çok okumaya başlar ve Ramazan-ı Şerife hazırlıklı çıkmaya çalışırlar. Bu maksatla işlerini ve halk ile münasebetlerini düzene korlar, borçları varsa öderler, alacakları varsa alırlar ve fakir ve düşkünlere de yardım ederek onların da gönüllerini hoş etmeye önem verirlerdi.

    Bu mübârek ayın fazîleti Resûlullah Efendimiz’in sevdiği bir ay olması münasebetiyle çok câzib, ilgi çekicidir. Bu sebeple Şaban ayında Resûlullah (s.a.v.) üzerine çok Selâvât-ı Şerife getirmek ziyade sevaplı ve bereketlidir.Esasen Salevât-ı Şerife getirmek ziyade sevaplı ve bereketlidir. Esasen Salevât-ı Şerife getirmenin nice nice faydaları da vardır. Bir defa Selavât’ı Şerife getirmekle Allah-u Teâlâ tarafından on hasene (iyilik üzerine iyilik) sevaba kavuşacağız. Aynı zamanda Resûlullah Efendimiz’in burada ve orada himmetlerine mazhar olacağız.Bu münasebetle şu gerçeği de arzedelim ki: Duâlarımızın kabûlü için duanın evvelinde ve sonunda Peygamberimiz Efendimiz’e Salevât-ı Şerife getirmek herhalde gereklidir. Bu husus Hadîs-i Şerîflerle te’yid edilmiştir.

    Özellikle bu ayda çok Salevât getirmek Resûl-i Ekrem Efendimiz’i memnun edecek ve Salevât’ı Şerifê getiren mü’min Allah-u Teâlâ çok sevap ve mükâfata nâil olacaktır.

    O halde mübârek Şâban kadr-ü kıymetini bilelim, bu güzel ayı gafletle geçirmemeğe çalışalım. Biz mü’minlerin ayı olan pek mübârek ramazan ayının yağmur gibi yağan feyiz ve bereketlerinden kana kana istifade etmek için bu aydan itibaren ibadetlerimizi artırmaya özenelim. Nefis, insan ve cin şeytanlarının hilelerinden, pusu ve tuzaklarından korunmak için tevbe ve istiğfara sarılalım. Resûl-i Ekrem Efendimiz’in günlük hayatımıza pek uygun düşen meâldeki Hadîs-i Şerîflerini elden ve dilden hiç bırakmayalım:

    Abdullah B.Abbas (r.a.)’den rivayete göre Peygamberimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: Beş şey gelmeden evvel beş şeyi ganimet bil:

    1- İhtiyarlamadan evvel, aciz ve düşkün duruma düşmeden önce gençliğinin kıymetini bil.Oyun ve eğlence gibi sonu hüsran olan şeylerle geçirme

    2-Hasta olmadan evvel sıhhatinin kıymetini bil. Din ve dünyana yararlı hizmetler yap.

    3- Fakir düşmeden evvel zenginliğinin kıymetini bil.Zenginliğini ekonomik olarak kullan. Malını ve servetini lüzumsuz yere tüketme, tutumlu ol, cimri de olma.

    4- İşin gücün artmadan evvel boş vakitlerinin kıymetini bil. Boş vakitlerini değerlendir. Tembel tembel oturma, yararlı hizmetler yap.

    5- Ölüm gelmeden evvel hayatının kıymetini bil. Düzenli ve tertipli olarak hem dünyan için ve hem de ahiretin için çalış. Hiç ölmeyecek gibi dünya işlerini yap, yarın ölecekmiş gibi ahiret hazırlığı yap.

    Yani, ikisi için muvazenli çalış.” (Hakim, Müstedrek, 4/306.)


    Yazar: Mehmet TALU


  4. 01.Temmuz.2011, 19:30
    2
    Silent and lonely rains



    Hz. Aişe validemiz (r.a.)’den rivayete göre, Peygamberimiz (s.a.v.)’in nafile oruç tutmayı en çok sevdiği ay: Şaban ayıdır. (Ebu Davud, Sıyam: 57. Nesei, sıyam: 70, Ahmed b. Hanbel, 4/188, Hakim, Müstedrek, 1/434, Beyhaki, Sünne, 4/292.) Ayrıca Peygamberimiz (s.a.v.): Ramazan-ı Şerif ayını daha fazla ibadetle ve yüksek bir ubudiyet (kulluk) şuuru ile karşılama hazırlığına binaen, bu ayda diğer aylara nazaran daha fazla oruç tutardı. Nitekim Hz. Aişe validemiz (r.a.) şöyle der: “Resûlüllah (s.a.v.) o derece oruç tutardı ki, biz: bu, artık orucu bırakmaz, derdik. (Bazen de) orucu öyle terkederdi ki: Artık bu, oruç tutmaz, derdik. Ben Resûlüllah (s.a.v.)'ın Ramazan-ı Şerif ayından başka hiçbir ayı tamamen oruçla geçirdiğini görmedim. Şaban ayı kadar hiçbir ayda çok oruç tuttuğunu da görmedim. (Buhari, Savm: 52, Müsilm, Sıyam: 175, Ebû Davud, Sıyam: 59, tirmizi, Savm: 37, Nese-i Savm: 70.) Peygamberimiz (s.a.v.)’in Şaban ayında çok oruç tutması, Ameller Allah-u Teâlâ’ya o ayda arz olduğu içindir. Çünkü Üsame b. Zeyd (r.a.) diyor ki:

    – Ya Resûlellah! Şaban ayında tuttuğun kadar başka aylarda oruç tuttuğunu göremiyorum (sebebi nedir?), dedim. Peygamberimiz (s.a.v.)de:

    – Bu (Şaban ayı), Receb’le Ramazan arasında insanların gaflet ettikleri bir aydır. Halbuki o (yani Şaban ayı), amellerin Rabbülalemin’e yükseltildiği bir aydır. Ben, oruçlu olduğum halde amelimin yükseltilmesini seviyorum, istiyorum, buyurdu. (Nesei, Sıyam: 70, Ahmed b. Hanbel, 4/201.)

    Hz. Aişe (r.a.) validemizden rivayet edilen hadis-i şerif de Peygamberimiz (s.a.v) bunun diğer bir sebebini şöyle izah buyurmuşlardır: Hz. Aişe (r.anha) diyor ki: Resûlüllah (s.a.v.) şa’ban ayının tamamını oruç tutardı. Ona dedim ki:

    – Ya Resûlellah! Oruç tutmanda sana, ayların en sevimlisi Şa’ban’dır (değil mi?). Şöyle buyurdu:

    – (Evet). Çünkü Allah-u Teâlâ, o sene ölecek olan kimselerin hepsi(nin isimleri)ni o ayda yazar. Ben de, oruçlu olduğumu halde ecelimin gelmesini seviyorum. (el-Münzirî, Tergîb-terhîb, 2/117.)

    Enes b. Malik (r.a.)’den rivayete göre Peygamberimiz (s.a.v.)’e: “Ramazan’dan sonra hangi oruç efdaldir (daha faziletlidir)?” diye sorulmuş. Peygamberimiz (s.a.v.)’de;

    -Ramazan’ı ta’zim için Şa’ban. Tekrar soruldu:

    - Hangi sadaka efdaldir? Şöyle buyurdu:

    - Ramazan’da verilen. (Tirmizî, Zekât: 28.)

    Sahabe-i kiram Hazeratı Şaban ayında Kur’an-ı Kerim’i çok okumaya başlar ve Ramazan-ı Şerife hazırlıklı çıkmaya çalışırlar. Bu maksatla işlerini ve halk ile münasebetlerini düzene korlar, borçları varsa öderler, alacakları varsa alırlar ve fakir ve düşkünlere de yardım ederek onların da gönüllerini hoş etmeye önem verirlerdi.

    Bu mübârek ayın fazîleti Resûlullah Efendimiz’in sevdiği bir ay olması münasebetiyle çok câzib, ilgi çekicidir. Bu sebeple Şaban ayında Resûlullah (s.a.v.) üzerine çok Selâvât-ı Şerife getirmek ziyade sevaplı ve bereketlidir.Esasen Salevât-ı Şerife getirmek ziyade sevaplı ve bereketlidir. Esasen Salevât-ı Şerife getirmenin nice nice faydaları da vardır. Bir defa Selavât’ı Şerife getirmekle Allah-u Teâlâ tarafından on hasene (iyilik üzerine iyilik) sevaba kavuşacağız. Aynı zamanda Resûlullah Efendimiz’in burada ve orada himmetlerine mazhar olacağız.Bu münasebetle şu gerçeği de arzedelim ki: Duâlarımızın kabûlü için duanın evvelinde ve sonunda Peygamberimiz Efendimiz’e Salevât-ı Şerife getirmek herhalde gereklidir. Bu husus Hadîs-i Şerîflerle te’yid edilmiştir.

    Özellikle bu ayda çok Salevât getirmek Resûl-i Ekrem Efendimiz’i memnun edecek ve Salevât’ı Şerifê getiren mü’min Allah-u Teâlâ çok sevap ve mükâfata nâil olacaktır.

    O halde mübârek Şâban kadr-ü kıymetini bilelim, bu güzel ayı gafletle geçirmemeğe çalışalım. Biz mü’minlerin ayı olan pek mübârek ramazan ayının yağmur gibi yağan feyiz ve bereketlerinden kana kana istifade etmek için bu aydan itibaren ibadetlerimizi artırmaya özenelim. Nefis, insan ve cin şeytanlarının hilelerinden, pusu ve tuzaklarından korunmak için tevbe ve istiğfara sarılalım. Resûl-i Ekrem Efendimiz’in günlük hayatımıza pek uygun düşen meâldeki Hadîs-i Şerîflerini elden ve dilden hiç bırakmayalım:

    Abdullah B.Abbas (r.a.)’den rivayete göre Peygamberimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: Beş şey gelmeden evvel beş şeyi ganimet bil:

    1- İhtiyarlamadan evvel, aciz ve düşkün duruma düşmeden önce gençliğinin kıymetini bil.Oyun ve eğlence gibi sonu hüsran olan şeylerle geçirme

    2-Hasta olmadan evvel sıhhatinin kıymetini bil. Din ve dünyana yararlı hizmetler yap.

    3- Fakir düşmeden evvel zenginliğinin kıymetini bil.Zenginliğini ekonomik olarak kullan. Malını ve servetini lüzumsuz yere tüketme, tutumlu ol, cimri de olma.

    4- İşin gücün artmadan evvel boş vakitlerinin kıymetini bil. Boş vakitlerini değerlendir. Tembel tembel oturma, yararlı hizmetler yap.

    5- Ölüm gelmeden evvel hayatının kıymetini bil. Düzenli ve tertipli olarak hem dünyan için ve hem de ahiretin için çalış. Hiç ölmeyecek gibi dünya işlerini yap, yarın ölecekmiş gibi ahiret hazırlığı yap.

    Yani, ikisi için muvazenli çalış.” (Hakim, Müstedrek, 4/306.)


    Yazar: Mehmet TALU





+ Yorum Gönder