Konusunu Oylayın.: Ramazan Ayı İle İlgili Kıssadan Hisse Hikaye

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 3 kişi
Ramazan Ayı İle İlgili Kıssadan Hisse Hikaye
  1. 01.Temmuz.2011, 11:05
    1
    Misafir

    Ramazan Ayı İle İlgili Kıssadan Hisse Hikaye






    Ramazan Ayı İle İlgili Kıssadan Hisse Hikaye Mumsema Ramazan Ayı İle İlgili Kıssadan Hisse Hikaye verir misiniz ? Ramazan Ayı hakkında hikaye verir misiniz ?


  2. 01.Temmuz.2011, 11:05
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 01.Temmuz.2011, 16:32
    2
    Muhasibi
    Editör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,810
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 160
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Cevap: Ramazan Ayı İle İlgili Kıssadan Hisse Hikaye




    Cehennem Korkusu ve Sıcak Günde Oruç

    Haccac ve adamları Mekke ile Medine arasında yolculuk yaparken bir suyun başında mola verdiler

    Sofra kurulunca; Haccac etrafa bakın fakir birisi varsa getirin beraber yiyelim dedi Hizmetçiler yakınlarda üzerinde bir hırka olan birini gördülerOnu uyandırıp; Seni Haccac çağırıyor, dediler ve adamı Haccac'ın yanına götürdüler

    Haccac:

    -Gel beraber yemek yiyelim, dedi

    Adam yemem diyerek Haccac'ın teklifini reddetti cevaba şaşıran Haccac sebebini sorunca:

    -Beni senin sofrandan daha iyi bir yere çağırdılar

    -Nereye çağırdılar? Deyince adam:

    -Allah'ın misafirliğine çağırdılar Ben oruç tutuyorum deyince,

    Haccac böyle sıcak günde oruç mu tutuyorsun? Deyince adam şöyle cevap verdi:

    -Evet, bu sıcak günde oruç tutuyorum ki kıyamet gününün sıcaklığından kurtulayım, dedi


    Gıybet Dinledim Orucum Bozuldu

    Allah dostlarının orucu akşama kadar sadece aç kalmak değildir Onlar orucu kendini değil haram ve mekruhlara onlar kendini şüpheli olan şeylere karşı bile kendini kapatmaktır Onların derdi sadece akşama kadar aç kalmak değil, tuttukları oruçla Rıza-i ilahiye kavuşmaktır Onlar için yılın her ayı ramazan ayı gibi yaşıyorlardı Sürekli oruç tutardı


    Bir gün oruçlu iken yanında Hindistan sultanı çekiştirilip, gıybeti yapılınca;

    Dıhlevi hazretleri;

    "Eyvah orucum bozuldu" dedi

    Yanındakiler; "ama efendim gıybet yapan siz değildiniz" deyince;

    "Gıybeti yapan da dinleyende ortaktır" hadisi şerifi ile karşı*lık verdi


    Ramazan ayının ilk günlerindeydi Bir gece oturduğu evden dışarıya çıkan Nasuhi Efendi, dergahın bahçesinde dolaşıyordu Onun bahçede dolaştığını gören hanımı, bahçeye çıkarak yanına yaklaştı ve

    "Muhterem Efendim! Bu gece vakti bu bahçede niçin gezinip durursunuz?" diye sordu
    O da;

    "Allah Teala bilir ama bu bayramı burada geçireceğiz
    Şimdiden kendime yer hazırlıyorum" buyurdu
    Hanımı bunu işitince üzüldü;

    "Niçin böyle söyleyip yüreğimizi yakıyorsunuz" dedi

    Nasuhi hazretleri;

    "Takdir-i İlahi böyledir" cevabını verdi

    Aradan günler geçti Ramazan-ı Şerif ayının ortasına geldiğinde, sevenlerini etrafına toplayıp, yerine oğlu Alaeddin Efendiyi halife tayin etti ve vasiyetini bildirdi
    Muhammed Nasuhi Hazretlerinin talebelerinden Şami Ahmed Efendi, vefat edeceği gün hocasını ziyaret etti Muhammed Nasuhı Efendinin hastalığı iyice artmıştı
    Şami Ahmed Efendi ona;

    "Efendim biraz az oruç tutup ilaç kullanırsanız rahatsızlığınız iyileşebilir" deyince,

    Nasuhi Efendi;

    "Oğlum! Cenab-ı Hakk'ın inayetiyle otuz senedir farzları değil nafileleri dahi noksan yapmadım İnşallah bu gece dergah-ı iz*zete oruçlu giderim" buyurdu

    Muhammed Nasuhi hazretleri vefat ettikleri gün ikindi namazından sonra hizmetinde olan dervişlere;

    "Bu gece Cüneyt-i Bağdadi, Abdülkadir-i Geylanı, Molla Hünkar Celaleddın, Maruf-i Kerhı, Seyyid Yahya Şirvan, Sultan Şaban-ı Veli ve Hocam Ali Atvel hazretleri teşrif buyuracaklardır Onlara hizmette kusur etmeyin

    "İftar vaktinde Derviş İbrahim, Nasuhı hazretlerinin yanından odanın kapısına varıp iki lokma ekmek yedi Üçüncü lokmayı yerken Nasuhi hazretleri bir defa;

    "Hu" diye seslendi

    Derviş İbrahim ekmeği bırakıp içeri girerken tekrar; "Hu" diye Allah Teala'nın ismini zikredip ruhunu teslim etti


  4. 01.Temmuz.2011, 16:32
    2
    Editör



    Cehennem Korkusu ve Sıcak Günde Oruç

    Haccac ve adamları Mekke ile Medine arasında yolculuk yaparken bir suyun başında mola verdiler

    Sofra kurulunca; Haccac etrafa bakın fakir birisi varsa getirin beraber yiyelim dedi Hizmetçiler yakınlarda üzerinde bir hırka olan birini gördülerOnu uyandırıp; Seni Haccac çağırıyor, dediler ve adamı Haccac'ın yanına götürdüler

    Haccac:

    -Gel beraber yemek yiyelim, dedi

    Adam yemem diyerek Haccac'ın teklifini reddetti cevaba şaşıran Haccac sebebini sorunca:

    -Beni senin sofrandan daha iyi bir yere çağırdılar

    -Nereye çağırdılar? Deyince adam:

    -Allah'ın misafirliğine çağırdılar Ben oruç tutuyorum deyince,

    Haccac böyle sıcak günde oruç mu tutuyorsun? Deyince adam şöyle cevap verdi:

    -Evet, bu sıcak günde oruç tutuyorum ki kıyamet gününün sıcaklığından kurtulayım, dedi


    Gıybet Dinledim Orucum Bozuldu

    Allah dostlarının orucu akşama kadar sadece aç kalmak değildir Onlar orucu kendini değil haram ve mekruhlara onlar kendini şüpheli olan şeylere karşı bile kendini kapatmaktır Onların derdi sadece akşama kadar aç kalmak değil, tuttukları oruçla Rıza-i ilahiye kavuşmaktır Onlar için yılın her ayı ramazan ayı gibi yaşıyorlardı Sürekli oruç tutardı


    Bir gün oruçlu iken yanında Hindistan sultanı çekiştirilip, gıybeti yapılınca;

    Dıhlevi hazretleri;

    "Eyvah orucum bozuldu" dedi

    Yanındakiler; "ama efendim gıybet yapan siz değildiniz" deyince;

    "Gıybeti yapan da dinleyende ortaktır" hadisi şerifi ile karşı*lık verdi


    Ramazan ayının ilk günlerindeydi Bir gece oturduğu evden dışarıya çıkan Nasuhi Efendi, dergahın bahçesinde dolaşıyordu Onun bahçede dolaştığını gören hanımı, bahçeye çıkarak yanına yaklaştı ve

    "Muhterem Efendim! Bu gece vakti bu bahçede niçin gezinip durursunuz?" diye sordu
    O da;

    "Allah Teala bilir ama bu bayramı burada geçireceğiz
    Şimdiden kendime yer hazırlıyorum" buyurdu
    Hanımı bunu işitince üzüldü;

    "Niçin böyle söyleyip yüreğimizi yakıyorsunuz" dedi

    Nasuhi hazretleri;

    "Takdir-i İlahi böyledir" cevabını verdi

    Aradan günler geçti Ramazan-ı Şerif ayının ortasına geldiğinde, sevenlerini etrafına toplayıp, yerine oğlu Alaeddin Efendiyi halife tayin etti ve vasiyetini bildirdi
    Muhammed Nasuhi Hazretlerinin talebelerinden Şami Ahmed Efendi, vefat edeceği gün hocasını ziyaret etti Muhammed Nasuhı Efendinin hastalığı iyice artmıştı
    Şami Ahmed Efendi ona;

    "Efendim biraz az oruç tutup ilaç kullanırsanız rahatsızlığınız iyileşebilir" deyince,

    Nasuhi Efendi;

    "Oğlum! Cenab-ı Hakk'ın inayetiyle otuz senedir farzları değil nafileleri dahi noksan yapmadım İnşallah bu gece dergah-ı iz*zete oruçlu giderim" buyurdu

    Muhammed Nasuhi hazretleri vefat ettikleri gün ikindi namazından sonra hizmetinde olan dervişlere;

    "Bu gece Cüneyt-i Bağdadi, Abdülkadir-i Geylanı, Molla Hünkar Celaleddın, Maruf-i Kerhı, Seyyid Yahya Şirvan, Sultan Şaban-ı Veli ve Hocam Ali Atvel hazretleri teşrif buyuracaklardır Onlara hizmette kusur etmeyin

    "İftar vaktinde Derviş İbrahim, Nasuhı hazretlerinin yanından odanın kapısına varıp iki lokma ekmek yedi Üçüncü lokmayı yerken Nasuhi hazretleri bir defa;

    "Hu" diye seslendi

    Derviş İbrahim ekmeği bırakıp içeri girerken tekrar; "Hu" diye Allah Teala'nın ismini zikredip ruhunu teslim etti





+ Yorum Gönder