Konusunu Oylayın.: Oruç ne zaman farz kılındı

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Oruç ne zaman farz kılındı
  1. 19.Haziran.2011, 17:56
    1
    Misafir

    Oruç ne zaman farz kılındı






    Oruç ne zaman farz kılındı Mumsema Oruç ne zaman farz kılındı İslam tarihinde oruç ibadeti ne zaman Müslümanlara farz kılınmıştır açıklar mısınız ?


  2. 19.Haziran.2011, 17:56
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    Oruç ne zaman farz kılındı İslam tarihinde oruç ibadeti ne zaman Müslümanlara farz kılınmıştır açıklar mısınız ?


    Benzer Konular

    - Namaz hangi gecede farz kılındı ve nasıl kılındı (Beş Vakit Namazın Farz Kılınışı)

    - Ramazan orucu ne zaman farz kılındı

    - Zekat ne zaman farz kılındı?

    - Oruç Ve Namaz Ne Zaman Farz Kılındı

    - Namaz ne zaman farz kılındı?

  3. 20.Haziran.2011, 01:27
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: oruç ne zaman farz kılındı




    Ramazan orucu, Kıble'nin Kâbe tarafına çevrilişinden bir ay sonra, Peygamberimiz (s.a.v.)in Medine'ye hicretinin 18. ayının başlarında, Şaban ayında farz kılındı. Bu hususta indirilen âyetlerde meâlen şöyle buyruldu:

    "Ey îmân edenler! Oruç, sizden evvelki ümmetlere farz kılındığı gibi size de farz kılındı - tâ ki günahtan sakınıp takvâya eresiniz.
    "O Ramazan ayı ki, insanlara doğru yolu gösteren, apaçık hidâyet delillerini taşıyan ve hak ile bâtılın arasını ayıran Kur'ân, o ayda indirilmiştir. Kim bu aya erişirse orucunu tutsun. Bu ayda hasta olan veya yolda bulunan, tutamadığı günler kadar, başka günlerde oruç tutsun. Allah sizin için kolaylık ister, zorluk istemez. Tâ ki güçlük çekmeden oruç günlerinizi tamamlayın, sizi doğru yola iletmesinden dolayı Allah'ı tekbir ve tâzim edin - böylece Onun nimetlerine şükretmiş olursunuz."1

    Ramazan orucu, İslâm dininin beş şartından biridir.
    İbni Ömer (r.a.), Resûlullah Efendimizin bu hususta şöyle buyurduğunu bildirir:
    "İslâm beş şey üzerine kuruldu:
    1.Allah'tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed'in Onun Resûlü olduğuna şehadet getirmek,
    2.Namaz kılmak,
    3.Zekât vermek,
    4.Haccetmek,
    5. Ramazan orucunu tutmak"2

    Sadaka-i Fıtrın Vâcib KılınmasıBu senenin Ramazan ayının sonlarına doğru sadaka-ı fıtr vermek vâcib oldu.
    Resûl-i Ekrem Efendimiz, küçük büyük, hür köle, erkek kadın her zengin Müslüman için kuru hurmadan bir sa' (1040 dirhem)* veya arpadan bir sa' veya kuru üzümden bir sa' veya buğdaydan bir müd (yarım sa') fıtır sadakası ayrılıp, bunun bayram namazından önce yoksullara verilmesini emretti.

    Zekâtın Farz Kılınması

    Zekât, Hicretin ikinci yılında Ramazan orucunun farz kılınmasından ve fıtır sadakasının vâcip kılınışından sonra farz kılındı.
    Zekât, zengin Müslümanların yıldan yıla belli ölçüsüne göre mallarının bir kısmını zekât niyetiyle ayırıp lâyık olanlara vermelerinden ibaret mâli bir ibâdettir.

    Zekât, İslâm dininin beş temel esasından biridir. Kur'ân-ı Kerim'le (Nur, 56; Müzemmil, 20; Hac, 78; Bakara, 110) emredilmiştir. Kur'ân-ı Kerim'de 32 yerde namazla birlikte zikredilmiştir.

    Bir hâdis-i şerifte Peygamber Efendimiz şöyle buyurmuşlardır:

    "Her gün, her sabah iki melek inip birisi: 'Yâ Rab! Zekât ve sadakasını vererek, malını Allah rızası için harcayana, harcadığının yerine yenisini ver' der. Diğeri de: 'Yâ Rab! Zekât ve sadaka hakkını ödemeyerek malını sıkana da malını telef et' der!"3

    1. Bakara Sûresi, 183-185
    2. Buharî, 1/11
    * Bir dirhem 3 gramdır.
    3. Buharî, 2/120

    İlk Ramazan Bayramı namazının kılınması ne zaman olmuştur?

    Şevvâl hilâli görülüp, sabahleyin güneş yükselince, Resûl-i Ekrem Efendimiz oruçlarını açmalarını ve bayram namazına çıkmalarını Müslümanlara emretti. Sonra da onlarla birlikte bayram namazı kılmak üzere namazgâha çıktı. Hutbeden önce, ezânsız ve kametsiz olarak cemâatle bayram namazı kılındı.

    Nebiy-yi Muhterem Efendimiz Medine'ye teşrif buyurdukları zaman, Medinelilerin iki mahallî bayramı vardı. Peygamber Efendimiz onlara, "Allah Resûlü size onlardan daha hayırlı olmak üzere Fıtır [Ramazan> ve Kurban Bayramı günlerini verdi" buyurdu.1
    Resûl-i Kibriyâ Efendimiz, bayram namazlarını namazgâhta kılardı. Medine'nin namazgâhı, şehrin şark kapısı üzerindeydi. Peygamber Efendimiz, bayram namazı kılmak üzere namazgâha yürüyerek giderdi. Bayram namazına bir yoldan gider, başka bir yoldan dönerdi. Ramazan Bayram namazına çıkmadan önce bir şeyler yerlerdi. Ekseriya bunlar, bir kaç hurma olurdu.

    1. Müsned, 3/103



  4. 20.Haziran.2011, 01:27
    2
    Silent and lonely rains



    Ramazan orucu, Kıble'nin Kâbe tarafına çevrilişinden bir ay sonra, Peygamberimiz (s.a.v.)in Medine'ye hicretinin 18. ayının başlarında, Şaban ayında farz kılındı. Bu hususta indirilen âyetlerde meâlen şöyle buyruldu:

    "Ey îmân edenler! Oruç, sizden evvelki ümmetlere farz kılındığı gibi size de farz kılındı - tâ ki günahtan sakınıp takvâya eresiniz.
    "O Ramazan ayı ki, insanlara doğru yolu gösteren, apaçık hidâyet delillerini taşıyan ve hak ile bâtılın arasını ayıran Kur'ân, o ayda indirilmiştir. Kim bu aya erişirse orucunu tutsun. Bu ayda hasta olan veya yolda bulunan, tutamadığı günler kadar, başka günlerde oruç tutsun. Allah sizin için kolaylık ister, zorluk istemez. Tâ ki güçlük çekmeden oruç günlerinizi tamamlayın, sizi doğru yola iletmesinden dolayı Allah'ı tekbir ve tâzim edin - böylece Onun nimetlerine şükretmiş olursunuz."1

    Ramazan orucu, İslâm dininin beş şartından biridir.
    İbni Ömer (r.a.), Resûlullah Efendimizin bu hususta şöyle buyurduğunu bildirir:
    "İslâm beş şey üzerine kuruldu:
    1.Allah'tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed'in Onun Resûlü olduğuna şehadet getirmek,
    2.Namaz kılmak,
    3.Zekât vermek,
    4.Haccetmek,
    5. Ramazan orucunu tutmak"2

    Sadaka-i Fıtrın Vâcib KılınmasıBu senenin Ramazan ayının sonlarına doğru sadaka-ı fıtr vermek vâcib oldu.
    Resûl-i Ekrem Efendimiz, küçük büyük, hür köle, erkek kadın her zengin Müslüman için kuru hurmadan bir sa' (1040 dirhem)* veya arpadan bir sa' veya kuru üzümden bir sa' veya buğdaydan bir müd (yarım sa') fıtır sadakası ayrılıp, bunun bayram namazından önce yoksullara verilmesini emretti.

    Zekâtın Farz Kılınması

    Zekât, Hicretin ikinci yılında Ramazan orucunun farz kılınmasından ve fıtır sadakasının vâcip kılınışından sonra farz kılındı.
    Zekât, zengin Müslümanların yıldan yıla belli ölçüsüne göre mallarının bir kısmını zekât niyetiyle ayırıp lâyık olanlara vermelerinden ibaret mâli bir ibâdettir.

    Zekât, İslâm dininin beş temel esasından biridir. Kur'ân-ı Kerim'le (Nur, 56; Müzemmil, 20; Hac, 78; Bakara, 110) emredilmiştir. Kur'ân-ı Kerim'de 32 yerde namazla birlikte zikredilmiştir.

    Bir hâdis-i şerifte Peygamber Efendimiz şöyle buyurmuşlardır:

    "Her gün, her sabah iki melek inip birisi: 'Yâ Rab! Zekât ve sadakasını vererek, malını Allah rızası için harcayana, harcadığının yerine yenisini ver' der. Diğeri de: 'Yâ Rab! Zekât ve sadaka hakkını ödemeyerek malını sıkana da malını telef et' der!"3

    1. Bakara Sûresi, 183-185
    2. Buharî, 1/11
    * Bir dirhem 3 gramdır.
    3. Buharî, 2/120

    İlk Ramazan Bayramı namazının kılınması ne zaman olmuştur?

    Şevvâl hilâli görülüp, sabahleyin güneş yükselince, Resûl-i Ekrem Efendimiz oruçlarını açmalarını ve bayram namazına çıkmalarını Müslümanlara emretti. Sonra da onlarla birlikte bayram namazı kılmak üzere namazgâha çıktı. Hutbeden önce, ezânsız ve kametsiz olarak cemâatle bayram namazı kılındı.

    Nebiy-yi Muhterem Efendimiz Medine'ye teşrif buyurdukları zaman, Medinelilerin iki mahallî bayramı vardı. Peygamber Efendimiz onlara, "Allah Resûlü size onlardan daha hayırlı olmak üzere Fıtır [Ramazan> ve Kurban Bayramı günlerini verdi" buyurdu.1
    Resûl-i Kibriyâ Efendimiz, bayram namazlarını namazgâhta kılardı. Medine'nin namazgâhı, şehrin şark kapısı üzerindeydi. Peygamber Efendimiz, bayram namazı kılmak üzere namazgâha yürüyerek giderdi. Bayram namazına bir yoldan gider, başka bir yoldan dönerdi. Ramazan Bayram namazına çıkmadan önce bir şeyler yerlerdi. Ekseriya bunlar, bir kaç hurma olurdu.

    1. Müsned, 3/103






+ Yorum Gönder