Konusunu Oylayın.: Seçme Ramazan fıkraları

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Seçme Ramazan fıkraları
  1. 06.Haziran.2011, 13:38
    1
    Misafir

    Seçme Ramazan fıkraları






    Seçme Ramazan fıkraları Mumsema Seçme Ramazan fıkraları nelerdir Ramazan ayı hakkında güzel fıkralar bulur musunuz ?


  2. 06.Haziran.2011, 13:38
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    Seçme Ramazan fıkraları nelerdir Ramazan ayı hakkında güzel fıkralar bulur musunuz ?


    Benzer Konular

    - Seçme Hadis-i Şerifler Seçme Hadisler

    - Ramazan ayı ve oruç fıkraları

    - Seçme Ramazan fıkra ve nükteleri.:)

    - Erciş Fıkraları

    - Ramazan Fıkraları

  3. 06.Haziran.2011, 13:55
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Seçme Ramazan fıkraları




    Tilki'nin Orucu
    Tilki ormanda gezmektedir.Bir ağacın dalında bir geyik budunun asılı olduğunu görür.Açtır ama şüphelenir, kontrol edince tuzağı anlar. Çünkü geyik budu iple bir bombaya bağlıdır. Epeyce uzağa gider ve başını kollarının üzerine koyarak yatar, biraz sonra kurt gelir, budu ve yatan tilkiyi görür.Tilkiye sorar:"Napıyorsun dostum?"
    Tilki cevap verir:"Hiiçç...Yatıyorum."

    -Burda bir but var.
    -Evet var.
    -Neden yemedin?

    Tilki sakince cevap verir;"Bugün oruçluyum."
    Kurt kendinden emin:"Ben yiyeyim o zaman."
    Tilki; "Buyur afiyet olsun."der.
    Kurt, buta uzanır uzanmaz bir patlama ile ortalık toz duman olur. Kurt yaralı, perişan halde yatarken, tilki sakince budu yemeye başlar.
    Bunu gören kurt;"Hani sen oruçluydun?" deyince tilki pişkin pişkin; "Biraz önce top patladı duymadın mı?"


    Nasrettin Hoca
    Hoca Nasrettin bir Ramazan günü, namaz vaktinden epeyce önce,
    vaaz dinlemek üzere mahalle mescidine gitmiş. Kürsünün yakınına
    bir yere oturup, cemaatle birlikte vaaz edecek hocayı beklemeye
    başlamış. Bir süre sonra mescidin imamı gelmiş ve çıkmış
    kürsüye. Uzunca bir süre düşünüp etrafına sıkıntılı sıkıntılı baktıktan
    sonra:

    -"Ey cemaat" demiş, "Benim size söylemekten aciz bir adam
    olmadığımı biliyorsunuz. Fakat bugün aklıma bir şey gelmiyor,
    konuşacak bir şey bulamıyorum."

    Kürsünün hemen yakınında bulunan Nasrettin Hoca, ayağa kalkmış
    ve yetiştirmiş cevabı:

    -"Aklına bir şey gelmiyorsa, kürsüden inmek de mi gelmiyor be
    mübarek adam?"

    oruç farz sahur yemek sünnet

    adamın biri hergün hanımını zorlayarak sahura kaldırıyor yemek hazırlatıp sahur yiyormuş sonrada orucu.birgün beşgün bu böyle sürerken
    -kadın artık dayanamamış ve ;
    ula herif sende hiç vicdan yokmu orucu tutmuyorsun bana zorla sahur hazırlatıyorsun demiş
    -adam ;oruç farz sahur yemek sünnet değilmi diye sormuş
    -kadın;evet demiş
    -adam;e hanım farzı yapmıyorsak sünneti demi yapmayalım demiş


    Senede iki kez

    Bayramın yaklaştığı günlerden birinde, iftar sırasında, misafirlerden biri:

    -Keşke, Ramazan, senede iki kez gelse.

    Aynı sofrada misafir bulunan Bektaşi, hemen şu cevabı verir:

    -Öyleyse Ramazan gider gitmez neden bayram yaparsınız? İnsan, sevdiği gidince bayram mı yapar hiç!...

    Teravihi Unuttu

    İki kafadar Ramazan’da kadı kıyafetine girerek köy köy dolaşmaya ve birkaç basit soru sorup cevap veremeyen köylüleri falakaya yatırıp para kazanmaya başlamışlar. Kadı Efendinin bu durumdan haberi olunca, bunları yakalatmış ve:

    -Bu sabah namazının, bu öğle namazının, bu ikindi namazının, bu akşam namazının, bu yatsı namazının, diyerek kırk sopa attırıp bıraktırmış.

    İki kafadar köyden uzaklaşınca birisi:

    -Tabanlarım sızlıyor, şurada oturup dinlenelim, deyince diğeri:

    -Yürü yürü! Dinlenmenin sırası mı şimdi? Kadı Efendi teravihi unuttu. Hatırlarsa vay halimize


    Yalansa

    Abartıcı bir kişi olarak tanınan hattat İzzet Efendi bir dostuna:

    - Dün gece sabaha kadar oturdum, bir Kur’an yazıp bitirdim, demiş.

    Az sonra dostu söze girmiş :


    - Geçen Ramazan’da Kandilli’ye, bir iftar yemeğine gidiyordum. Boğaziçi’nde öyle bir fırtına çıktı ki... Dalgalar bindiğim kayığı sahildeki minarelerin şerefelerine kadar çıkardı. Kayık dalgalar arasında sallanırken iftar oldu, toplar atıldı. Ben de sigaramı kandillerden yakıp orucumu bozdum.

    Mustafa İzzet Efendi bağırmış :

    -Yalan !..

    -Yalansa, senin dün gece yazdığın Kur’an-ı Kerim çarpsın.


    Sohbet Arkadaşı

    Osmanlı’da her devletlünün Allah dostu bir sohbet arkadaşı vardır. Paşa’nın musahibi Haşmet Baba adlı haramdan sakınıp, sözünü sakınan, hikmet ehli bir zattır. Koca Ragıp Paşa “Bu ayda tebasında bulunanlara kolaylık gösterenler affonulur” müjdesi mucibince Haşmet’i de yanına alarak, tebasındakilerin çarşı-pazar defterlerini kontrole gider. Paşa’nın her ramazan yaptığı bu gizli işini sadece Haşmet Baba bilir.


    Ragıp Paşa bir manava girip:


    “Selamün-aleyküm. veresiye defteriniz var mı?”,


    “Vardır” cevabını alınca, o defterde ne borç varsa öder. Esnaf da Paşa’nın huyunu bilip, gizlilik tembihine uyar. Borcu ödenenler, Allah’a hamdü senâ eder. Nüktedan Ragıp Paşa işi bitince Haşmet’e takılmadan edemez.


    - Bre Haşmet ölümü düşünürüm de. Kabir taşıma ne yazdırayım?

    - “Dün altımda olanlar, bugün üstümde” yazdır Paşam!


    - “Hoş bir cevap verdin. Senin de borcun var mı?”


    - “Vardır elbet, bakkal tayfasına 2 altın, manava 3 altın...”


    - “Sana kul borcunu değil, orucu sordum yahu!..”

    - “Siz sadece kul borcunu sorarsınız, orucu ancak Yüce Allah sorar.”


  4. 06.Haziran.2011, 13:55
    2
    Silent and lonely rains



    Tilki'nin Orucu
    Tilki ormanda gezmektedir.Bir ağacın dalında bir geyik budunun asılı olduğunu görür.Açtır ama şüphelenir, kontrol edince tuzağı anlar. Çünkü geyik budu iple bir bombaya bağlıdır. Epeyce uzağa gider ve başını kollarının üzerine koyarak yatar, biraz sonra kurt gelir, budu ve yatan tilkiyi görür.Tilkiye sorar:"Napıyorsun dostum?"
    Tilki cevap verir:"Hiiçç...Yatıyorum."

    -Burda bir but var.
    -Evet var.
    -Neden yemedin?

    Tilki sakince cevap verir;"Bugün oruçluyum."
    Kurt kendinden emin:"Ben yiyeyim o zaman."
    Tilki; "Buyur afiyet olsun."der.
    Kurt, buta uzanır uzanmaz bir patlama ile ortalık toz duman olur. Kurt yaralı, perişan halde yatarken, tilki sakince budu yemeye başlar.
    Bunu gören kurt;"Hani sen oruçluydun?" deyince tilki pişkin pişkin; "Biraz önce top patladı duymadın mı?"


    Nasrettin Hoca
    Hoca Nasrettin bir Ramazan günü, namaz vaktinden epeyce önce,
    vaaz dinlemek üzere mahalle mescidine gitmiş. Kürsünün yakınına
    bir yere oturup, cemaatle birlikte vaaz edecek hocayı beklemeye
    başlamış. Bir süre sonra mescidin imamı gelmiş ve çıkmış
    kürsüye. Uzunca bir süre düşünüp etrafına sıkıntılı sıkıntılı baktıktan
    sonra:

    -"Ey cemaat" demiş, "Benim size söylemekten aciz bir adam
    olmadığımı biliyorsunuz. Fakat bugün aklıma bir şey gelmiyor,
    konuşacak bir şey bulamıyorum."

    Kürsünün hemen yakınında bulunan Nasrettin Hoca, ayağa kalkmış
    ve yetiştirmiş cevabı:

    -"Aklına bir şey gelmiyorsa, kürsüden inmek de mi gelmiyor be
    mübarek adam?"

    oruç farz sahur yemek sünnet

    adamın biri hergün hanımını zorlayarak sahura kaldırıyor yemek hazırlatıp sahur yiyormuş sonrada orucu.birgün beşgün bu böyle sürerken
    -kadın artık dayanamamış ve ;
    ula herif sende hiç vicdan yokmu orucu tutmuyorsun bana zorla sahur hazırlatıyorsun demiş
    -adam ;oruç farz sahur yemek sünnet değilmi diye sormuş
    -kadın;evet demiş
    -adam;e hanım farzı yapmıyorsak sünneti demi yapmayalım demiş


    Senede iki kez

    Bayramın yaklaştığı günlerden birinde, iftar sırasında, misafirlerden biri:

    -Keşke, Ramazan, senede iki kez gelse.

    Aynı sofrada misafir bulunan Bektaşi, hemen şu cevabı verir:

    -Öyleyse Ramazan gider gitmez neden bayram yaparsınız? İnsan, sevdiği gidince bayram mı yapar hiç!...

    Teravihi Unuttu

    İki kafadar Ramazan’da kadı kıyafetine girerek köy köy dolaşmaya ve birkaç basit soru sorup cevap veremeyen köylüleri falakaya yatırıp para kazanmaya başlamışlar. Kadı Efendinin bu durumdan haberi olunca, bunları yakalatmış ve:

    -Bu sabah namazının, bu öğle namazının, bu ikindi namazının, bu akşam namazının, bu yatsı namazının, diyerek kırk sopa attırıp bıraktırmış.

    İki kafadar köyden uzaklaşınca birisi:

    -Tabanlarım sızlıyor, şurada oturup dinlenelim, deyince diğeri:

    -Yürü yürü! Dinlenmenin sırası mı şimdi? Kadı Efendi teravihi unuttu. Hatırlarsa vay halimize


    Yalansa

    Abartıcı bir kişi olarak tanınan hattat İzzet Efendi bir dostuna:

    - Dün gece sabaha kadar oturdum, bir Kur’an yazıp bitirdim, demiş.

    Az sonra dostu söze girmiş :


    - Geçen Ramazan’da Kandilli’ye, bir iftar yemeğine gidiyordum. Boğaziçi’nde öyle bir fırtına çıktı ki... Dalgalar bindiğim kayığı sahildeki minarelerin şerefelerine kadar çıkardı. Kayık dalgalar arasında sallanırken iftar oldu, toplar atıldı. Ben de sigaramı kandillerden yakıp orucumu bozdum.

    Mustafa İzzet Efendi bağırmış :

    -Yalan !..

    -Yalansa, senin dün gece yazdığın Kur’an-ı Kerim çarpsın.


    Sohbet Arkadaşı

    Osmanlı’da her devletlünün Allah dostu bir sohbet arkadaşı vardır. Paşa’nın musahibi Haşmet Baba adlı haramdan sakınıp, sözünü sakınan, hikmet ehli bir zattır. Koca Ragıp Paşa “Bu ayda tebasında bulunanlara kolaylık gösterenler affonulur” müjdesi mucibince Haşmet’i de yanına alarak, tebasındakilerin çarşı-pazar defterlerini kontrole gider. Paşa’nın her ramazan yaptığı bu gizli işini sadece Haşmet Baba bilir.


    Ragıp Paşa bir manava girip:


    “Selamün-aleyküm. veresiye defteriniz var mı?”,


    “Vardır” cevabını alınca, o defterde ne borç varsa öder. Esnaf da Paşa’nın huyunu bilip, gizlilik tembihine uyar. Borcu ödenenler, Allah’a hamdü senâ eder. Nüktedan Ragıp Paşa işi bitince Haşmet’e takılmadan edemez.


    - Bre Haşmet ölümü düşünürüm de. Kabir taşıma ne yazdırayım?

    - “Dün altımda olanlar, bugün üstümde” yazdır Paşam!


    - “Hoş bir cevap verdin. Senin de borcun var mı?”


    - “Vardır elbet, bakkal tayfasına 2 altın, manava 3 altın...”


    - “Sana kul borcunu değil, orucu sordum yahu!..”

    - “Siz sadece kul borcunu sorarsınız, orucu ancak Yüce Allah sorar.”


  5. 14.Ağustos.2011, 20:42
    3
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,586
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 335
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Cevap: Seçme Ramazan fıkraları

    Ramazan fıkraları deyin hep tilkinin orucu başta geçer..
    başka fıkra uydurcah yohmi


  6. 14.Ağustos.2011, 20:42
    3
    Moderatör
    Ramazan fıkraları deyin hep tilkinin orucu başta geçer..
    başka fıkra uydurcah yohmi





+ Yorum Gönder