Konusunu Oylayın.: Kaza orucumu şevval orucuyla birlikde tuttum

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Kaza orucumu şevval orucuyla birlikde tuttum
  1. 12.Eylül.2010, 07:16
    1
    Misafir

    Kaza orucumu şevval orucuyla birlikde tuttum






    Kaza orucumu şevval orucuyla birlikde tuttum Mumsema selamun alykum
    ben yillardir ramazanda 6 yada 7 gun yedigim orucumu sevval orucuyla birlikde tuttum kimilerdie ayni tutulmaz diyor once kendi borcunu tut sonrada sevaala orucunu tutduyor o zammanda benim kafam karsiyor
    simdiden elinize dilinize saglik


  2. 12.Eylül.2010, 07:16
    1
    gamzeNL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    gamzeNL
    Misafir



    selamun alykum
    ben yillardir ramazanda 6 yada 7 gun yedigim orucumu sevval orucuyla birlikde tuttum kimilerdie ayni tutulmaz diyor once kendi borcunu tut sonrada sevaala orucunu tutduyor o zammanda benim kafam karsiyor
    simdiden elinize dilinize saglik


    Benzer Konular

    - Şevval orucunu kaza orucuyla bereraber tutmak olur mu Ahmed Şahin

    - Şevval Orucuyla İlgili Vaaz

    - Şevval orucunu kaza orucuyla beraber tutmak

    - 6 günlük Şevval orucuyla ilgili hükümler nelerdir?

    - Önce şevval orucumu yoksa borç orucumu tutmalıyız

  3. 12.Eylül.2010, 13:03
    2
    Ecrinim
    Hüvel Baki..

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 15.Aralık.2009
    Üye No: 69122
    Mesaj Sayısı: 8,422
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 141
    Bulunduğu yer: Akdeniz

    --->: Kaza orucumu şevval orucuyla birlikde tuttum




    Ve aleykumusselam ve rahmetullah..


    Soru:
    Ramazan da tutmadığım oruçlarım var.şevval ayında ki altı günlük oruç tutmama engel olur mu?

    cevap;
    Ramazandaki tutmadığınız oruçlarınızın kazasını şevval ayında tutmanızda dinen sakınca yoktur.

    Şevval ayı bir kısım dinî olayları hatırlatan özel bir aydır. Önce hac hazırlığını hatırlatır bu ay. Ramazan'dan sonraki aylar zaten hac ayları sayılır.
    Hacı adaylarımız tatlı bir heyecanla yol hazırlığına girerler, yola çıkıncaya kadar da meraklı sorular sorar, hac ibadetlerini kusursuz yapmak için bilgi toplamaya çalışırlar. Tabii, şevval ayının bir de kendine mahsus orucu olduğunu da unutmazlar. Hem öyle oruç ki, bu ayda altı gün oruç tutan, sanki bütün seneyi oruçlu geçirmiş gibi sevaba nail olur, bir sene nafile oruç mükafatına kavuşabilirler. Alimlerimiz, şevval ayında tutulan altı günlük orucun bütün sene oruç tutmuş gibi sevaba vesile olmasını izah ederken diyorlar ki:

    - Ayette her iyiliğe on sevap verileceği bildirilmiştir. Otuz Ramazan'ı tutan bu sebeple üç yüz sevap almış olur. Ramazan'dan sonraki şevvalde altı günü de tutan, onardan altmış sevap alınca üç yüz altmış eder. Yani bir senelik nafile oruç.

    Bu kadar az oruca o kadar çok sevap olur mu? Cevap olarak deniyor ki:

    - Kimse kendi cimriliğini sonsuz cömertlik ve ikramın sahibi Rabb'imizin cömertliğiyle kıyaslamasın. İnsanlar yeter ki niyetlerini halis tutsunlar, rahmeti gazabını geçmiş olan Rabb'imiz kullarını hep affetmek istemekte, kullarının az ameline çok mükafatları bunun için ihsan etmektedir.

    Bu orucun keffaret orucu gibi arka arkaya, yani bitişik tutulması da gerekmez. Ay içinde belli aralıklarla da tutulabilir. Ancak, Ramazan içinde mazeretlerinden dolayı tutamadığı oruç borcu olanlar, önce borçlarını tutsalar yanlış yapmış olmazlar. Önce kaza borçlarını tutup bir an evvel farz oruçlarının borcundan kurtulmuş olmaları daha uygun düşer. Bundan sonra fırsat bulurlarsa altı gün şevval orucuna da niyet edebilirler. Kaza orucu sebebiyle yetiştiremezlerse şevval ayında yine de oruç tutmuş olurlar.

    soru :Bir anda ikisine birden niyet olur mu?

    cevap:
    1- Bir ibadete iki ayrı niyet olmaz. Örneğin sünnet bir namaza hem sünnet hem de kaza niyetine namaz kılınmaz. Bunun gibi bir oruca da hem sünnet hem de kaza orucu diye niyet edilmez.

    2- Öncelikle kaza oruçlarını tutmak gerekir. Ondan sonra zaman kalırsa şevval ve diğer nafile oruçlar da tutulabilir.

    3- Bir kimsenin önce şevval orucunu tutmasının sonra başka aylarda da kaza orucunu tutmasının dinen bir sakıncası olmaz. Her müslüman durumuna ve şartlarına göre hareket edebilir.

    4- Aslında bu gibi mânevî konularda esas olan, o işi ihlasla yapmak, büyük bir gönül arzusu ile talip olmak mühimdir. Bâzen öyle oruçlar olur ki, tutanın gönlünde beslediği derin ve sâfî ihlas yüzünden 360 gün değil, belki 360 senelik nâfile oruç sevabını alabilir.. İhlas ile kim ne isterse Rabbimiz onu verebilir. Bu bir niyet ve yorum meselesidir.

    Tıpkı yolun kenarına uzaklardan bir taşı yuvarlayarak güç bela getirip yerleştiren adamla, bu taşı oradan aynı güçlükle uzaklaştıran bir başka adamın niyeti ve yorumu gibi.

    Biri düşünmüş ki:

    - Bu çölün ortasında yaşlı bir adam yolda giderken bineğine binmek istese, üzerine çıkıp da hayvana binebileceği yüksek bir yer yoktur. Öyle ise şu taşı yuvarlayıp yolun kenarına getireyim de, yolda gitmekte olan yaşlı ve çocuklar hayvanlarına binmek istediklerinde taşın üstüne çıkıp bineklerinin üzerine kolayca atlasınlar, sevabı da bana olsun. Adamın bu hâlis niyetine bakan Rabbimiz ondan razı olmuş, istediği sevabı ihsan eylemiş.

    Böyle güzel niyetle getirilen taşı oradan öfke ile yuvarlayıp uzaklaştıran adam ise şöyle düşünmüş:

    - Bu taşı buraya getiren kimse ne kadar da yanlış bir iş yapmış. Hiç düşünmemiş ki, gözleri görmeyenler, karanlıkta fark edemeyenler taşa takılıp yere düşerler. Şu taşı buradan uzaklaştırayım da kimse takılıp yere düşmesin, sevabı da bana olsun. ..

    İşte bu adam da taşı buradan uzaklaştırdığından dolayı Allah rızasını kazanmış, ümit ettiği sevaba nail olmuş.. Her ikisinde de niyet hâlis, yorum makul...

    Biz de sâfi bir niyetle altı gün orucumuzu tutarsak, belki Rabbimiz bu niyetimize, bu bağlılığımıza bütün seneyi oruçlu geçirmiş gibi sevaplar ihsan edebilir, hatâlarımızı affedebilir.. Rabbimizin hudutsuz rahmetine kimse sınır çizemez. Kimse kendi cimriliğini O' na da şâmil kılamaz.

    Bu orucun arka arkaya olması şart değildir. Şevvâl ayı içinde olması yeterlidir.

    Bir de Ramazan içinde tutulamayan oruçlar varsa, önce o borç olanı tutmak da makul ve meşru olur. Bir an önce borçtan kurtulmayı düşünmek elbette çok yerindedir. Ancak borcu sonra tutabilirim diye de düşünebilir.. Bu bir tercih meselesidir. Her ikisi de uygundur

    Alıntı


  4. 12.Eylül.2010, 13:03
    2
    Hüvel Baki..



    Ve aleykumusselam ve rahmetullah..


    Soru:
    Ramazan da tutmadığım oruçlarım var.şevval ayında ki altı günlük oruç tutmama engel olur mu?

    cevap;
    Ramazandaki tutmadığınız oruçlarınızın kazasını şevval ayında tutmanızda dinen sakınca yoktur.

    Şevval ayı bir kısım dinî olayları hatırlatan özel bir aydır. Önce hac hazırlığını hatırlatır bu ay. Ramazan'dan sonraki aylar zaten hac ayları sayılır.
    Hacı adaylarımız tatlı bir heyecanla yol hazırlığına girerler, yola çıkıncaya kadar da meraklı sorular sorar, hac ibadetlerini kusursuz yapmak için bilgi toplamaya çalışırlar. Tabii, şevval ayının bir de kendine mahsus orucu olduğunu da unutmazlar. Hem öyle oruç ki, bu ayda altı gün oruç tutan, sanki bütün seneyi oruçlu geçirmiş gibi sevaba nail olur, bir sene nafile oruç mükafatına kavuşabilirler. Alimlerimiz, şevval ayında tutulan altı günlük orucun bütün sene oruç tutmuş gibi sevaba vesile olmasını izah ederken diyorlar ki:

    - Ayette her iyiliğe on sevap verileceği bildirilmiştir. Otuz Ramazan'ı tutan bu sebeple üç yüz sevap almış olur. Ramazan'dan sonraki şevvalde altı günü de tutan, onardan altmış sevap alınca üç yüz altmış eder. Yani bir senelik nafile oruç.

    Bu kadar az oruca o kadar çok sevap olur mu? Cevap olarak deniyor ki:

    - Kimse kendi cimriliğini sonsuz cömertlik ve ikramın sahibi Rabb'imizin cömertliğiyle kıyaslamasın. İnsanlar yeter ki niyetlerini halis tutsunlar, rahmeti gazabını geçmiş olan Rabb'imiz kullarını hep affetmek istemekte, kullarının az ameline çok mükafatları bunun için ihsan etmektedir.

    Bu orucun keffaret orucu gibi arka arkaya, yani bitişik tutulması da gerekmez. Ay içinde belli aralıklarla da tutulabilir. Ancak, Ramazan içinde mazeretlerinden dolayı tutamadığı oruç borcu olanlar, önce borçlarını tutsalar yanlış yapmış olmazlar. Önce kaza borçlarını tutup bir an evvel farz oruçlarının borcundan kurtulmuş olmaları daha uygun düşer. Bundan sonra fırsat bulurlarsa altı gün şevval orucuna da niyet edebilirler. Kaza orucu sebebiyle yetiştiremezlerse şevval ayında yine de oruç tutmuş olurlar.

    soru :Bir anda ikisine birden niyet olur mu?

    cevap:
    1- Bir ibadete iki ayrı niyet olmaz. Örneğin sünnet bir namaza hem sünnet hem de kaza niyetine namaz kılınmaz. Bunun gibi bir oruca da hem sünnet hem de kaza orucu diye niyet edilmez.

    2- Öncelikle kaza oruçlarını tutmak gerekir. Ondan sonra zaman kalırsa şevval ve diğer nafile oruçlar da tutulabilir.

    3- Bir kimsenin önce şevval orucunu tutmasının sonra başka aylarda da kaza orucunu tutmasının dinen bir sakıncası olmaz. Her müslüman durumuna ve şartlarına göre hareket edebilir.

    4- Aslında bu gibi mânevî konularda esas olan, o işi ihlasla yapmak, büyük bir gönül arzusu ile talip olmak mühimdir. Bâzen öyle oruçlar olur ki, tutanın gönlünde beslediği derin ve sâfî ihlas yüzünden 360 gün değil, belki 360 senelik nâfile oruç sevabını alabilir.. İhlas ile kim ne isterse Rabbimiz onu verebilir. Bu bir niyet ve yorum meselesidir.

    Tıpkı yolun kenarına uzaklardan bir taşı yuvarlayarak güç bela getirip yerleştiren adamla, bu taşı oradan aynı güçlükle uzaklaştıran bir başka adamın niyeti ve yorumu gibi.

    Biri düşünmüş ki:

    - Bu çölün ortasında yaşlı bir adam yolda giderken bineğine binmek istese, üzerine çıkıp da hayvana binebileceği yüksek bir yer yoktur. Öyle ise şu taşı yuvarlayıp yolun kenarına getireyim de, yolda gitmekte olan yaşlı ve çocuklar hayvanlarına binmek istediklerinde taşın üstüne çıkıp bineklerinin üzerine kolayca atlasınlar, sevabı da bana olsun. Adamın bu hâlis niyetine bakan Rabbimiz ondan razı olmuş, istediği sevabı ihsan eylemiş.

    Böyle güzel niyetle getirilen taşı oradan öfke ile yuvarlayıp uzaklaştıran adam ise şöyle düşünmüş:

    - Bu taşı buraya getiren kimse ne kadar da yanlış bir iş yapmış. Hiç düşünmemiş ki, gözleri görmeyenler, karanlıkta fark edemeyenler taşa takılıp yere düşerler. Şu taşı buradan uzaklaştırayım da kimse takılıp yere düşmesin, sevabı da bana olsun. ..

    İşte bu adam da taşı buradan uzaklaştırdığından dolayı Allah rızasını kazanmış, ümit ettiği sevaba nail olmuş.. Her ikisinde de niyet hâlis, yorum makul...

    Biz de sâfi bir niyetle altı gün orucumuzu tutarsak, belki Rabbimiz bu niyetimize, bu bağlılığımıza bütün seneyi oruçlu geçirmiş gibi sevaplar ihsan edebilir, hatâlarımızı affedebilir.. Rabbimizin hudutsuz rahmetine kimse sınır çizemez. Kimse kendi cimriliğini O' na da şâmil kılamaz.

    Bu orucun arka arkaya olması şart değildir. Şevvâl ayı içinde olması yeterlidir.

    Bir de Ramazan içinde tutulamayan oruçlar varsa, önce o borç olanı tutmak da makul ve meşru olur. Bir an önce borçtan kurtulmayı düşünmek elbette çok yerindedir. Ancak borcu sonra tutabilirim diye de düşünebilir.. Bu bir tercih meselesidir. Her ikisi de uygundur

    Alıntı





+ Yorum Gönder