Konusunu Oylayın.: Ölmüşler için oruç

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Ölmüşler için oruç
  1. 01.Ağustos.2010, 18:24
    1
    Misafir

    Ölmüşler için oruç

  2. 01.Ağustos.2010, 18:32
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    --->: ölmüşler için oruç




    Geride kalanların ölüleri için yaptığı ibâdet ve hayırların faydasını iki bakımdan ele almak gerekir:
    Birincisi: Müteveffanın borçtan kurtulup kurtulmaması:
    Bir kimse üzerinde namaz, oruç, hacc, zekât, adak, kul borcu gibi borçlar bulunarak âhirete intikâl etmiş ise geride kalanların -ölünün vasiyeti olsun, olmasın- bunları edâ etmeleriyle borçtan kurtulur mu?
    Fukahâ bu bakımdan ibâdetleri üçe ayırmışlardır:
    a) Namaz, oruç gibi bedeni ibâdetler: Başkalarının yapmalarıyla bu borçlar düşmez, sorumluluk devam eder.
    b) Zekât, nezir, mâlî kefâret gibi mâlî ibâdet ve borçlar: Başkalarının ödemesiyle ödenmiş olur, borç kalkar.
    c) Hacc gibi hem mâlî, hem de bedenî ibâdetler. Birisi ölü namına bunu yaparsa o borçtan kurtulmuş olur. Ancak verese bunu yapmaya mecbur değildir. İmam Şâfiî'ye göre vasiyet etmiş ise mecbur olurlar.
    Ahmed b. Hanbel, Evzâî, Ebû Sevr, Nevevî gibi müctehidler ile muhaddislerin çoğuna göre ölünün yakınlarının onun borçlu olduğu, oruç, hacc gibi ibâdetleri de kazâ etmesi caiz ve sahihtir. Bu içtihadın delilleri biraz aşağıda nakledeceğimiz hadîslerdir.126
    İkincisi: Başkasının yaptığı ibâdetin sevâbının ölüye ulaşıp ulaşmaması:
    İslâm ulemâsının cumhûru, sevâbını ölüye bağışlamak niyetiyle yapılan ibâdetlerin sahih olduğuna ve başka âlemdekilerin bundan istifade edeceklerine kani olmuş, bu hükmü benimsemişlerdir. Çeşitli ibâdetler hakkında vârid olan nassları şöylece sıralayabiliriz:

    a) Duâ ve İstiğfar:
    "Onlardan sonra gelenler şöyle derler: Rabbimiz bizi ve bizden önce iman eden kardeşlerimizi yarlığa..."127 gibi âyetler, diri ve ölü mü'minlere duâ edildiğini, edilmesi gerektiğini ifade eden nasslar ve cenaze namazı, duâ ve istiğfârın ölülere fayda vereceğini isbat etmektedir.

    b) Sadaka:
    Bazı sahâbîler, ölmüş yakınları adına tasaddukta bulunmalarının, onlara fayda verip vermeyeceğini Hz. Peygamber'den (sav) sormuşlar ve müsbet cevap almışlardır. Sâ'd b. Ubâde anası namına yapacağı hangi sadakanın daha hayırlı olduğunu sormuş, Rasulûllâh (sav) da "su getirmek" buyurmuştur. (Ahmed, Nesâî).
    Nakdi sadakanın, cenazenin defni ve techizi sırasında ve kabirde verilmesi mekrûh sayılmıştır.

    c) Oruç:
    Buhârî ve Müslim'in İbn Abbâs'tan rivâyetlerine göre birisi Rasulûllâh'ın (sav) huzuruna gelerek sormuş:
    -Anam öldü, üzerinde bir aylık oruç borcu var, onun namına kazâ edeyim mi?
    -Ananın borcu olsaydı onu ödeyecek değil miydin?
    -Evet ödeyecektim.
    -Allah'a olan borç ödenmeye daha müstehaktır.

    d) Hacc:
    Buhârî gene İbn Abbâs'tan, hacc mevzûunda yukarıdakine benzer bir hadîs rivâyet etmiştir.
    e) Namaz:
    Dârekutnî'nin naklettiği bir hadîste ana-baba için namaz kılmanın onlara itâat ve vefâ olacağı ifade buyurulmuştur.

    f) Kur'ân-ı Kerîm Okumak:
    Cumhûra göre sevâbını ölüye bağışlamak için ibâdet niyetiyle okunan Kur'ân-ı Kerîm'den hâsıl olan sevâp, bağışlanan ölünün ruhuna vâsıl olur. Diğer ibâdetlerde olduğu gibi bunun da şartı, karşılığında para alınmamasıdır.

    İmam Şâfiî, Kur'ân okumadan hasıl olan sevabın vasıl olmayacağını söylemiştir. Diğer bazı müctehidler de ancak evlâdın veya yakın akrabanın oruç, namaz ve haccının vâsıl olacağını ileri sürmüşlerdir.
    En isâbetlisi borç ve mes'uliyetlerin düşmesi bahis mevzûu olmadan bağışlanan sevâptan müslüman ölülerin istifade edecekleri hükmü olsa gerektir.128
    V. Bid'atlar ve Yasaklar
    İslâm dini, mensuplarına, vefat eden din kardeşleri için neler yapacaklarını en küçük teferruatına kadar açıklamış, hiçbir hususu karanlıkta bırakmamıştır. Ayrıca Hz. Peygamber'in (sav) ve örnek nesillerin (sahâbe, tâbiûn ve tebeu't-tâbiîn) tatbikatı da yolumuza ışık tutmaktadır.
    Bütün bunlara rağmen bilgisizlik, menfaat temini ve bâtıl âdetlere uyma alışkanlığı gibi sebepler, müslümanları yanlış yola itmiş, bid'atları işlemelerine, yasakları çiğnemelerine âmil olmuştur.
    Bilindiği üzere "bid'at," kitâb, sünnet, icmâ, kıyas gibi İslâm'ın kaynaklarında yeri bulunmadığı halde sonradan çıkarılan, İslâmî telâkki edilerek inanılan ve yapılan şeylerdir. Rasûlullâh (sav) müslümanları bid'atlara karşı ikaz etmiş; kitâb, sünnet ve hulefâ-i râşidin yolundan ayrılmamalarını ehemmiyetle emir ve tavsiye buyurmuştur:
    "...Benim yolumdan ve ergin, doğru yolu bulmuş halifelerimin yolundan ayrılmayın; buna sımsıkı sarılın ve hiç bırakmayın. Sonradan çıkarılan bid'âtlardan sakının; çünkü her uydurma bid'attır, her bid'at da sapıklıktır." (Ahmed, Ebû Dâvûd, Tirmizî)129


    Ebû Dâvûd, Maa Avnü'l-Ma'bûd, c. III, s. 160; Şevkânî, age., c. IV, s. 24; İbn Âbidin, age., c. I, s. 626; Seyyid Sâbık, age., c. I, s. 502.
    Seyyid Sâbık, age., C. I, s. 504; Bakara: 2/156. Ayrıca bkz. Buhârî, age., Kitâbu'l-Cenâiz, bab: 162.
    Buhârî, Kitâbu'l-Cenâiz, bab: 152, 162; el-Âmire tab'ı, c. II, s. 80, 95.
    Buhârî, age., Kitâbu'l-Cenâiz, bab: 152, 162; Şevkânî, age., c. IV. s. 105-116, En'âm: 6/164.
    Şevkânî, age., c. IV, s. 27-36; Seyyid Sâbık, age., c. I, s. 517; İbn Kudâme, age., c. II, s. 339 vd.
    . Buhârî, Kitâbu'l-Cenâiz, bab: 145; c. II, s. 77.
    .


  3. 01.Ağustos.2010, 18:32
    2
    Silent and lonely rains



    Geride kalanların ölüleri için yaptığı ibâdet ve hayırların faydasını iki bakımdan ele almak gerekir:
    Birincisi: Müteveffanın borçtan kurtulup kurtulmaması:
    Bir kimse üzerinde namaz, oruç, hacc, zekât, adak, kul borcu gibi borçlar bulunarak âhirete intikâl etmiş ise geride kalanların -ölünün vasiyeti olsun, olmasın- bunları edâ etmeleriyle borçtan kurtulur mu?
    Fukahâ bu bakımdan ibâdetleri üçe ayırmışlardır:
    a) Namaz, oruç gibi bedeni ibâdetler: Başkalarının yapmalarıyla bu borçlar düşmez, sorumluluk devam eder.
    b) Zekât, nezir, mâlî kefâret gibi mâlî ibâdet ve borçlar: Başkalarının ödemesiyle ödenmiş olur, borç kalkar.
    c) Hacc gibi hem mâlî, hem de bedenî ibâdetler. Birisi ölü namına bunu yaparsa o borçtan kurtulmuş olur. Ancak verese bunu yapmaya mecbur değildir. İmam Şâfiî'ye göre vasiyet etmiş ise mecbur olurlar.
    Ahmed b. Hanbel, Evzâî, Ebû Sevr, Nevevî gibi müctehidler ile muhaddislerin çoğuna göre ölünün yakınlarının onun borçlu olduğu, oruç, hacc gibi ibâdetleri de kazâ etmesi caiz ve sahihtir. Bu içtihadın delilleri biraz aşağıda nakledeceğimiz hadîslerdir.126
    İkincisi: Başkasının yaptığı ibâdetin sevâbının ölüye ulaşıp ulaşmaması:
    İslâm ulemâsının cumhûru, sevâbını ölüye bağışlamak niyetiyle yapılan ibâdetlerin sahih olduğuna ve başka âlemdekilerin bundan istifade edeceklerine kani olmuş, bu hükmü benimsemişlerdir. Çeşitli ibâdetler hakkında vârid olan nassları şöylece sıralayabiliriz:

    a) Duâ ve İstiğfar:
    "Onlardan sonra gelenler şöyle derler: Rabbimiz bizi ve bizden önce iman eden kardeşlerimizi yarlığa..."127 gibi âyetler, diri ve ölü mü'minlere duâ edildiğini, edilmesi gerektiğini ifade eden nasslar ve cenaze namazı, duâ ve istiğfârın ölülere fayda vereceğini isbat etmektedir.

    b) Sadaka:
    Bazı sahâbîler, ölmüş yakınları adına tasaddukta bulunmalarının, onlara fayda verip vermeyeceğini Hz. Peygamber'den (sav) sormuşlar ve müsbet cevap almışlardır. Sâ'd b. Ubâde anası namına yapacağı hangi sadakanın daha hayırlı olduğunu sormuş, Rasulûllâh (sav) da "su getirmek" buyurmuştur. (Ahmed, Nesâî).
    Nakdi sadakanın, cenazenin defni ve techizi sırasında ve kabirde verilmesi mekrûh sayılmıştır.

    c) Oruç:
    Buhârî ve Müslim'in İbn Abbâs'tan rivâyetlerine göre birisi Rasulûllâh'ın (sav) huzuruna gelerek sormuş:
    -Anam öldü, üzerinde bir aylık oruç borcu var, onun namına kazâ edeyim mi?
    -Ananın borcu olsaydı onu ödeyecek değil miydin?
    -Evet ödeyecektim.
    -Allah'a olan borç ödenmeye daha müstehaktır.

    d) Hacc:
    Buhârî gene İbn Abbâs'tan, hacc mevzûunda yukarıdakine benzer bir hadîs rivâyet etmiştir.
    e) Namaz:
    Dârekutnî'nin naklettiği bir hadîste ana-baba için namaz kılmanın onlara itâat ve vefâ olacağı ifade buyurulmuştur.

    f) Kur'ân-ı Kerîm Okumak:
    Cumhûra göre sevâbını ölüye bağışlamak için ibâdet niyetiyle okunan Kur'ân-ı Kerîm'den hâsıl olan sevâp, bağışlanan ölünün ruhuna vâsıl olur. Diğer ibâdetlerde olduğu gibi bunun da şartı, karşılığında para alınmamasıdır.

    İmam Şâfiî, Kur'ân okumadan hasıl olan sevabın vasıl olmayacağını söylemiştir. Diğer bazı müctehidler de ancak evlâdın veya yakın akrabanın oruç, namaz ve haccının vâsıl olacağını ileri sürmüşlerdir.
    En isâbetlisi borç ve mes'uliyetlerin düşmesi bahis mevzûu olmadan bağışlanan sevâptan müslüman ölülerin istifade edecekleri hükmü olsa gerektir.128
    V. Bid'atlar ve Yasaklar
    İslâm dini, mensuplarına, vefat eden din kardeşleri için neler yapacaklarını en küçük teferruatına kadar açıklamış, hiçbir hususu karanlıkta bırakmamıştır. Ayrıca Hz. Peygamber'in (sav) ve örnek nesillerin (sahâbe, tâbiûn ve tebeu't-tâbiîn) tatbikatı da yolumuza ışık tutmaktadır.
    Bütün bunlara rağmen bilgisizlik, menfaat temini ve bâtıl âdetlere uyma alışkanlığı gibi sebepler, müslümanları yanlış yola itmiş, bid'atları işlemelerine, yasakları çiğnemelerine âmil olmuştur.
    Bilindiği üzere "bid'at," kitâb, sünnet, icmâ, kıyas gibi İslâm'ın kaynaklarında yeri bulunmadığı halde sonradan çıkarılan, İslâmî telâkki edilerek inanılan ve yapılan şeylerdir. Rasûlullâh (sav) müslümanları bid'atlara karşı ikaz etmiş; kitâb, sünnet ve hulefâ-i râşidin yolundan ayrılmamalarını ehemmiyetle emir ve tavsiye buyurmuştur:
    "...Benim yolumdan ve ergin, doğru yolu bulmuş halifelerimin yolundan ayrılmayın; buna sımsıkı sarılın ve hiç bırakmayın. Sonradan çıkarılan bid'âtlardan sakının; çünkü her uydurma bid'attır, her bid'at da sapıklıktır." (Ahmed, Ebû Dâvûd, Tirmizî)129


    Ebû Dâvûd, Maa Avnü'l-Ma'bûd, c. III, s. 160; Şevkânî, age., c. IV, s. 24; İbn Âbidin, age., c. I, s. 626; Seyyid Sâbık, age., c. I, s. 502.
    Seyyid Sâbık, age., C. I, s. 504; Bakara: 2/156. Ayrıca bkz. Buhârî, age., Kitâbu'l-Cenâiz, bab: 162.
    Buhârî, Kitâbu'l-Cenâiz, bab: 152, 162; el-Âmire tab'ı, c. II, s. 80, 95.
    Buhârî, age., Kitâbu'l-Cenâiz, bab: 152, 162; Şevkânî, age., c. IV. s. 105-116, En'âm: 6/164.
    Şevkânî, age., c. IV, s. 27-36; Seyyid Sâbık, age., c. I, s. 517; İbn Kudâme, age., c. II, s. 339 vd.
    . Buhârî, Kitâbu'l-Cenâiz, bab: 145; c. II, s. 77.
    .


  4. 09.Haziran.2014, 17:48
    3
    Ramadan
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 24.Ağustos.2009
    Üye No: 51064
    Mesaj Sayısı: 1,163
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 12
    Yaş: 32

    Cevap: ölmüşler için oruç

    Ölenin yakınları, ölen kişi yerine oruç tutabilirler


  5. 09.Haziran.2014, 17:48
    3
    Devamlı Üye
    Ölenin yakınları, ölen kişi yerine oruç tutabilirler





+ Yorum Gönder