Konusunu Oylayın.: İman kavramının sözlük ve ıstilahi anlamı nedir?

5 üzerinden 3.94 | Toplam : 16 kişi
İman kavramının sözlük ve ıstilahi anlamı nedir?
  1. 06.Nisan.2013, 19:56
    1
    Misafir

    İman kavramının sözlük ve ıstilahi anlamı nedir?






    İman kavramının sözlük ve ıstilahi anlamı nedir? Mumsema İman kavramının sözlük ve ıstilahi anlamı nedir? iman nedir? İman kavramının sözlük ve ıstilahi anlamını kısaca açıklayınız.


  2. 06.Nisan.2013, 19:56
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    İman kavramının sözlük ve ıstilahi anlamı nedir? iman nedir? İman kavramının sözlük ve ıstilahi anlamını kısaca açıklayınız.


    Benzer Konular

    - Tağut nedir? Tağutun Kelime ıstilahi anlamı

    - Yeminin sözlük ve ıstilahi anlamı ve delilleri

    - Salavat kavramının sözlük anlamı nedir kısaca

    - İman nedir sözlük anlamı

    - Kur'an kavramının anlamı nedir?

  3. 17.Nisan.2013, 13:13
    2
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,608
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 336
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Cevap: Iman kavramının sözlük ve ıstilahi anlamı nedir?




    Iman kavramının sözlük ve ıstilahi anlamı

    Sözlükte "birini söylediği sözde tasdik etmek, söylediğini kabul etmek, gönül huzuru ile benimsemek, karşısındakine güven vermek, şüpheye yer vermeden kalpten tasdik etmek; eman vermek, emin kılmak" anlamlarına gelen imân, ıstılahta, Hz.Peygamber'in Allah'tan getirdiği ve zarûrât-ı diniyye olarak bilinen hükümleri, haber verdiği şeyleri tereddütsüz kabul ile bunların gerçek ve doğru olduğuna inanmak demektir.

    İslâm bilginleri arasında îmânın tanımı ve mahiyeti konusunda bazı farklılıklar bulunmaktadır. İmânı sadece kalp ile bilmek veya dil ile ikrardan ibaret şeklinde tanımlayanlar olmuştur. Ancak Ehl-i Sünnet âlimlerinden Eş'arî ve Maturîdîler iîmânın, kalp ile tastik olduğunu, Ebû Hanîfe ise kalp ile tasdik ve dil ile ikrar olduğunu söylemiştir. Buna karşılık bazı âlimler de, kalp ile tasdik, dil ile ikrar ve organlarla amel etmek olarak kabul etmişlerdir.

    İmânın esasları Allâh'ın varlığına ve birliğine, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe, kader ve kazaya, yani hayır ve şerrin Allâh tarafından yaratıldığına inanmaktır. İmânın Allâh katında makbul olabilmesi için; İmânda şüphe bulunmayıp kalben kesin olarak inanılması, bütünlük olması (inanılması gereken şeylerin tamamına inanılması), imân ve ibadete şirk karıştırılmaması, yeis halinde olmaması (ölümden ve ilâhî azapla karşılaşmadan önce olması), dince kutsal sayılan şeyleri, âyetleri, dinî hükümleri küçümsememesi gerekir.



  4. 17.Nisan.2013, 13:13
    2
    Moderatör



    Iman kavramının sözlük ve ıstilahi anlamı

    Sözlükte "birini söylediği sözde tasdik etmek, söylediğini kabul etmek, gönül huzuru ile benimsemek, karşısındakine güven vermek, şüpheye yer vermeden kalpten tasdik etmek; eman vermek, emin kılmak" anlamlarına gelen imân, ıstılahta, Hz.Peygamber'in Allah'tan getirdiği ve zarûrât-ı diniyye olarak bilinen hükümleri, haber verdiği şeyleri tereddütsüz kabul ile bunların gerçek ve doğru olduğuna inanmak demektir.

    İslâm bilginleri arasında îmânın tanımı ve mahiyeti konusunda bazı farklılıklar bulunmaktadır. İmânı sadece kalp ile bilmek veya dil ile ikrardan ibaret şeklinde tanımlayanlar olmuştur. Ancak Ehl-i Sünnet âlimlerinden Eş'arî ve Maturîdîler iîmânın, kalp ile tastik olduğunu, Ebû Hanîfe ise kalp ile tasdik ve dil ile ikrar olduğunu söylemiştir. Buna karşılık bazı âlimler de, kalp ile tasdik, dil ile ikrar ve organlarla amel etmek olarak kabul etmişlerdir.

    İmânın esasları Allâh'ın varlığına ve birliğine, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe, kader ve kazaya, yani hayır ve şerrin Allâh tarafından yaratıldığına inanmaktır. İmânın Allâh katında makbul olabilmesi için; İmânda şüphe bulunmayıp kalben kesin olarak inanılması, bütünlük olması (inanılması gereken şeylerin tamamına inanılması), imân ve ibadete şirk karıştırılmaması, yeis halinde olmaması (ölümden ve ilâhî azapla karşılaşmadan önce olması), dince kutsal sayılan şeyleri, âyetleri, dinî hükümleri küçümsememesi gerekir.






+ Yorum Gönder