Konusunu Oylayın.: Namazda yapılan hareketlerin, namaz içinde ve dışındaki duaların, tesbihlerin anlamı nedir?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 3 kişi
Namazda yapılan hareketlerin, namaz içinde ve dışındaki duaların, tesbihlerin anlamı nedir?
  1. 30.Ocak.2013, 15:44
    1
    Misafir

    Namazda yapılan hareketlerin, namaz içinde ve dışındaki duaların, tesbihlerin anlamı nedir?






    Namazda yapılan hareketlerin, namaz içinde ve dışındaki duaların, tesbihlerin anlamı nedir? Mumsema Namazda yapılan hareketlerin, namaz içinde ve dışındaki duaların, tesbihlerin
    anlamı nedir; bunları çok ya da az okumanın bir mahsuru var mı?


  2. 30.Ocak.2013, 15:44
    1
    affet ya rab - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    affet ya rab
    Misafir
  3. 30.Ocak.2013, 17:28
    2
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,654
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 336
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Cevap: Namazda yapılan hareketlerin, namaz içinde ve dışındaki duaların, tesbihlerin anlamı nedir?




    Namazda yapılan hareketlerin, namaz içinde ve dışındaki duaların, tesbihlerin
    anlamı nedir; bunları çok ya da az okumanın bir mahsuru var mı?

    Bunlar namazın sünnetlerine girer; bazıları
    şunlardır:

    İmam olan
    kimsenin, tekbirleri ve rükûdan kıyama kalkarken "Semiallahu limen hamideh" sözünü ve namazın
    sonunda her iki tarafa vereceği selamı, ihtiyaç mikdarı aşikâre yapması sünnet
    olduğu gibi, cemaatın da rükûdan kalkarken:
    "Allahumme Rabbena ve lekelhamd"
    sözü ile tekbirleri ve selamı gizlice
    yapmaları sünnettir. Yalnız başına namaz kılan rükûdan kalkarken bunların
    ikisini de söyler.

    İlk tekbirden sonra namazın başında gizlice "Sübhanekâllahümme..." okunması, bundan sonra
    Fatiha'dan önce yine gizlice "eûzü Besmele"
    okunması ve diğer rekatlarda da Fatiha'dan önce "besmele" çekilip Fatihaların sonunda "amîn" denilmesi sünnettir. Burada imam ile
    cemaat ve yalnız başına kılanlar arasında bir fark yoktur. Yalnız cemaat
    Fatiha'yı okumayacakları için "eûzü
    besmele"
    okumaları gerekmez. "Amîn" sözünün manası, "dualarımızı kabul
    et"
    demektir.

    Her rekatta Fatiha'dan önce besmeleyi okumak, sahih
    sayılan bir görüşe göre vacibdir. Fatiha'dan sonra okunacak surelerin başlarında
    besmele okunmaz. Yalnız İmam Muhammed'e göre, sessizce kılınacak namazlarda bu
    surelerin başlarında da besmele okunur.

    Namazda erkeklerin, göbeklerinin altında tutmak üzere
    sağ ellerini sol elleri üzerine koyup, sağ ellerinin baş parmak ve serçe parmağı
    ile sol bileği kavramaları ve sağ elin diğer üç parmağını sol kol üzerine
    uzatmaları sünnettir. Kadınların da sağ ellerini sol elleri üzerine koyarak
    halka yapmaksızın göğüsleri üzerinde bulundurmaları sünnettir.

    Namaz aralarında
    kıyamdan rükûa ve secdelere giderken "Allahü
    ekber"
    denilmesi, rükûdan kıyama kalkarken "Semiallahü limen hamideh" denmesi, secdeden
    kalkıp yine secdeye giderken "Allahü
    ekber"
    denilmesi sünnettir.

    Rükû ve secde tesbihleri, rükû halinde en az üç
    kere: "Sübhane Rabbiye'l-azîm"
    denilmesi, secde halinde de en az üç kere: "Sübhane Rabbiye'l-alâ" denilmesi
    sünnettir.

    Rükû
    halinde, erkeklerin ellerinin parmakları açık olacak şekilde elleriyle dizlerini
    tutmaları sünnettir. Kadınlar bu halde parmaklarını açık tutmazlar ve dizlerini
    kavramazlar, ellerini dizleri üzerine koyarlar.

    İlave bilgi için tıklayınız:

    Namazda okunan dua ve tesbihlerin anlamları
    nelerdir?


    NAMAZIN SÜNNETLER

    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet



  4. 30.Ocak.2013, 17:28
    2
    Moderatör



    Namazda yapılan hareketlerin, namaz içinde ve dışındaki duaların, tesbihlerin
    anlamı nedir; bunları çok ya da az okumanın bir mahsuru var mı?

    Bunlar namazın sünnetlerine girer; bazıları
    şunlardır:

    İmam olan
    kimsenin, tekbirleri ve rükûdan kıyama kalkarken "Semiallahu limen hamideh" sözünü ve namazın
    sonunda her iki tarafa vereceği selamı, ihtiyaç mikdarı aşikâre yapması sünnet
    olduğu gibi, cemaatın da rükûdan kalkarken:
    "Allahumme Rabbena ve lekelhamd"
    sözü ile tekbirleri ve selamı gizlice
    yapmaları sünnettir. Yalnız başına namaz kılan rükûdan kalkarken bunların
    ikisini de söyler.

    İlk tekbirden sonra namazın başında gizlice "Sübhanekâllahümme..." okunması, bundan sonra
    Fatiha'dan önce yine gizlice "eûzü Besmele"
    okunması ve diğer rekatlarda da Fatiha'dan önce "besmele" çekilip Fatihaların sonunda "amîn" denilmesi sünnettir. Burada imam ile
    cemaat ve yalnız başına kılanlar arasında bir fark yoktur. Yalnız cemaat
    Fatiha'yı okumayacakları için "eûzü
    besmele"
    okumaları gerekmez. "Amîn" sözünün manası, "dualarımızı kabul
    et"
    demektir.

    Her rekatta Fatiha'dan önce besmeleyi okumak, sahih
    sayılan bir görüşe göre vacibdir. Fatiha'dan sonra okunacak surelerin başlarında
    besmele okunmaz. Yalnız İmam Muhammed'e göre, sessizce kılınacak namazlarda bu
    surelerin başlarında da besmele okunur.

    Namazda erkeklerin, göbeklerinin altında tutmak üzere
    sağ ellerini sol elleri üzerine koyup, sağ ellerinin baş parmak ve serçe parmağı
    ile sol bileği kavramaları ve sağ elin diğer üç parmağını sol kol üzerine
    uzatmaları sünnettir. Kadınların da sağ ellerini sol elleri üzerine koyarak
    halka yapmaksızın göğüsleri üzerinde bulundurmaları sünnettir.

    Namaz aralarında
    kıyamdan rükûa ve secdelere giderken "Allahü
    ekber"
    denilmesi, rükûdan kıyama kalkarken "Semiallahü limen hamideh" denmesi, secdeden
    kalkıp yine secdeye giderken "Allahü
    ekber"
    denilmesi sünnettir.

    Rükû ve secde tesbihleri, rükû halinde en az üç
    kere: "Sübhane Rabbiye'l-azîm"
    denilmesi, secde halinde de en az üç kere: "Sübhane Rabbiye'l-alâ" denilmesi
    sünnettir.

    Rükû
    halinde, erkeklerin ellerinin parmakları açık olacak şekilde elleriyle dizlerini
    tutmaları sünnettir. Kadınlar bu halde parmaklarını açık tutmazlar ve dizlerini
    kavramazlar, ellerini dizleri üzerine koyarlar.

    İlave bilgi için tıklayınız:

    Namazda okunan dua ve tesbihlerin anlamları
    nelerdir?


    NAMAZIN SÜNNETLER

    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet



  5. 30.Ocak.2013, 17:33
    3
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,654
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 336
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Cevap: Namazda yapılan hareketlerin, namaz içinde ve dışındaki duaların, tesbihlerin anlamı nedir?

    namaz sonundaki tesbıhattan daha ziyade rukuda secdede rukuda doğrulurken okudugumuz tesbıh olacaktı.

    Namaz, (salat) dua ve zikir demektir. Namaz, kulun Rabbini huşu ile anması, bağlılığını, sadakatini arz etmesidir.

    Namaz, mü’minin her an ve her durumda Allah ile birlikte olduğu bilincini pekiştirme talimidir.

    Namaz öncesi yapılan hazırlıklar(Namazın şartları), mü’mine maddi ve manevi temizlik bilincini, insana yaraşır bir giyim tarzını öğretmekte ve dosdoğru bir istikameti göstermektedir. Yine namazla mü’min vakti iyi kullanma bilincini ve niyetin daima rızay-ı bari olması gerektiğini öğrenmektedir.
    Namazda yapılan hareket ve tesbihatın anlamları:
    Allahu Ekber: Allah en büyüktür. Bu bir iman ve ikrar, bir duruş ve yöneliştir.
    Ellerin tekbirle kulaklara kaldırılması: Dünyayı ve ahireti geride bıraktım, bütün benliğimle huzura çıkıyorum, gönlümü Allah’a bağlıyorum anlamını ifade ediyor.
    Kıyam: Huzura geldim, esas duruştayım, emre amadeyim, demektir. Kıyam, nefis ve şeytanın bunca saldırısına rağmen “yıkılmadım, ayaktayım” demektir. Kıyam, kimseye muhtaç olmadan kendi ayakları üzerinde durmayı öğretir.
    Kıraat: Kulun Rabbi ile konuşması, miracı, Fatiha suresini okuyan kimse, Rabbi ile kulluk sözleşmesini yeniler.
    Sübhane Rabbiyel Azim: Ey büyük Rabb’im! Seni bütün noksan sıfatlardan tenzih ederim.

    Rüku: Büyüklüğün karşısında hürmet ve tazimle eğiliyorum. Emrine mukabil boynum kıldan incedir. Rukuya varan, senin hükmüne boyun eğiyorum, senin rızan dışında hiçbir otoriteye boyun eğmeyeceğim, demiş olmaktadır.

    Semiallahulimen hamideh: Allah kendisine hamd edenleri işitti. (Sesim işitildiğine göre)

    Rabbena leke’l-hamd: Ey Rabbımız! Her çeşit hamd ancak sanadır.

    Sübhane Rabbiye’l-ala: Ey Yüce Rabb’ım! Seni bütün noksan sıfatlardan tenzih ederim.
    Secde: Saygı, hürmet ve tazimin ileri derecesi. Topraktan geldik, toprağa döneceğiz. Şeytanın başkaldırı vesvesesine karşılık, başımı kurbanlık bir koyun gibi huzurda yere seriyorum.

    Kaide: Tahiyyat, bir miraç selamlaması, miraç zikri ve sohbeti. Tahiyyat ile bütün mevcudatın ibadetlerini Allah’a takdim ederek, salli barik ile Peygamberimizi ve ailesini selamlıyoruz. Sonunda da kendimize, ebeveynimize ve mü’minlere dua ediyoruz.

    Esselamu aleykum ve rahmetullah: Allah’ın selamı üzerinize olsun. Bu selamlama ile imam, melekleri ve cemaati, cemaat de melekleri ve imamı selamlamaktadır.

    Allahümme ente’s-selamu ve minke’s-selam tebarekte ya ze'l-celali ve'l-ikram: Ey Allah’ım! Sen kurtuluş merciisin. Esenlik ve güvenlik sendedir. Ey Azamet ve Kerem sahibi Allah’ım! Senin şanın çok yücedir.

    Ala Resulina Muhammedin salavat: Salat ve selam Peygamberimiz Hz Muhammed (s.a.s) üzerindedir.

    Subhanallahi ve’l-hamdülillahi vela ilahe illallahu vallahu ekber Ve la havle ve la kuvvete illa billahil aliyyil azim: Allah eksik sıfatlardan beridir. Hamd Allah’adır. Allah’tan başka ilah yoktur ve Allah en büyüktür. Allah’tan başkasında güç ve kudret yoktur.

    Tespihten önce okunan ayete’l-kursi de bir zikir ayetidir.
    Ayetel Kürsi

    Allahü lâ ilâhe illâ hüvel hayyül kayyûm. Lâ te’huzühû sinetün ve lâ nevm. Lehû mâ fis-semâvâti vemâ fil erd. Menzellezî yeşfeu indehû illâ biiznihi. ya’lemü mâ beyne eydîhim vemâ halfehüm velâ yühîtûne bişey’in min ilmihî illâ bimâ şâe vesia kürsiyyühüssemâvâti vel erd. Velâ yeûdühü hıfzuhumâ ve hüvel aliyyül azîm.

    Anlamı:
    Allah, O'ndan başka tanrı yoktur; O, hayydir, kayyûmdur. Kendisine ne uyku gelirne de uyuklama. Göklerde ve yerdekilerin hepsi O'nundur. İzni olmadan O'nun katında kim şefaat edebilir? O, kullarının yaptıklarını ve yapacaklarını bilir. (O'na hiçbir şey gizlikalmaz.) O'nun bildirdiklerinin dışında insanlar O'nun ilminden hiçbir şeyi tam olarak bilemezler. O'nun kürsüsü gökleri ve yeri içine alır, onları koruyup gözetmek kendisine zor gelmez. O, yücedir, büyüktür.

    Subhanallah: Allah noksan sıfatlardan münezzehtir.
    Elhamdülillah: Hamd Allah’adır.
    Allah’u Ekber: Allah en büyüktür.
    Bir defasında fakirler Peygamberimize, zenginler hayır hasenat yapıyor biz ise yapamıyoruz, sevapta onlar bizi geçiyor, aradaki sevap farkını nasıl kapatacağız? diye sorduklarında Peygamberimiz (s.a.s) her farz namazdan sonra, otuz üç kez “suhanallah”, otuz üç kez “elhamdülillah”, otuz üç kez de “Allahu ekber” demelerini tavsiye etti.

    "La ilahe ilallahu vahdehu la şerike leh lehül mülkü ve lehül hamdü ve hüve ala külli şeyin Kadir"

    "Allahı bütün noksan sıfatlardan tanzih eder, kemal sıfatlarla muttasıf olduğunu kabul ederim. Bütün hamd ve şükürler Allah'adır. Allah'tan başka hiç bir ilah yoktur. İhtiyaçları gideren ve zararları yok eden yalnız yüce ve güçlü olan Allah'tır."
    Subhane Rabbiye’l-aliyyi’l-a’le’l-vehhab: Çok bahşedenlerin en yücesi olan Rabb’im! Sen noksan sıfatlardan münezzehsin. Peygamberimiz duaya böyle başlardı.
    Dua: Kulun kendi acziyetini itirafla, Allah’a muhtaç olduğunun bilinci ile her türlü dileğini Rabbine arz etmesidir.

    Amin: (Duamın kabul olacağına) Ben inanıyor, güveniyorum.
    İlave bilgi için tıklayınız:

    Tesbihleri az ya da çok okumak hakkında bilgi
    Namazda yapılan hareketlerin hikmeti nedir?

    sorularlaislamiyet



  6. 30.Ocak.2013, 17:33
    3
    Moderatör
    namaz sonundaki tesbıhattan daha ziyade rukuda secdede rukuda doğrulurken okudugumuz tesbıh olacaktı.

    Namaz, (salat) dua ve zikir demektir. Namaz, kulun Rabbini huşu ile anması, bağlılığını, sadakatini arz etmesidir.

    Namaz, mü’minin her an ve her durumda Allah ile birlikte olduğu bilincini pekiştirme talimidir.

    Namaz öncesi yapılan hazırlıklar(Namazın şartları), mü’mine maddi ve manevi temizlik bilincini, insana yaraşır bir giyim tarzını öğretmekte ve dosdoğru bir istikameti göstermektedir. Yine namazla mü’min vakti iyi kullanma bilincini ve niyetin daima rızay-ı bari olması gerektiğini öğrenmektedir.
    Namazda yapılan hareket ve tesbihatın anlamları:
    Allahu Ekber: Allah en büyüktür. Bu bir iman ve ikrar, bir duruş ve yöneliştir.
    Ellerin tekbirle kulaklara kaldırılması: Dünyayı ve ahireti geride bıraktım, bütün benliğimle huzura çıkıyorum, gönlümü Allah’a bağlıyorum anlamını ifade ediyor.
    Kıyam: Huzura geldim, esas duruştayım, emre amadeyim, demektir. Kıyam, nefis ve şeytanın bunca saldırısına rağmen “yıkılmadım, ayaktayım” demektir. Kıyam, kimseye muhtaç olmadan kendi ayakları üzerinde durmayı öğretir.
    Kıraat: Kulun Rabbi ile konuşması, miracı, Fatiha suresini okuyan kimse, Rabbi ile kulluk sözleşmesini yeniler.
    Sübhane Rabbiyel Azim: Ey büyük Rabb’im! Seni bütün noksan sıfatlardan tenzih ederim.

    Rüku: Büyüklüğün karşısında hürmet ve tazimle eğiliyorum. Emrine mukabil boynum kıldan incedir. Rukuya varan, senin hükmüne boyun eğiyorum, senin rızan dışında hiçbir otoriteye boyun eğmeyeceğim, demiş olmaktadır.

    Semiallahulimen hamideh: Allah kendisine hamd edenleri işitti. (Sesim işitildiğine göre)

    Rabbena leke’l-hamd: Ey Rabbımız! Her çeşit hamd ancak sanadır.

    Sübhane Rabbiye’l-ala: Ey Yüce Rabb’ım! Seni bütün noksan sıfatlardan tenzih ederim.
    Secde: Saygı, hürmet ve tazimin ileri derecesi. Topraktan geldik, toprağa döneceğiz. Şeytanın başkaldırı vesvesesine karşılık, başımı kurbanlık bir koyun gibi huzurda yere seriyorum.

    Kaide: Tahiyyat, bir miraç selamlaması, miraç zikri ve sohbeti. Tahiyyat ile bütün mevcudatın ibadetlerini Allah’a takdim ederek, salli barik ile Peygamberimizi ve ailesini selamlıyoruz. Sonunda da kendimize, ebeveynimize ve mü’minlere dua ediyoruz.

    Esselamu aleykum ve rahmetullah: Allah’ın selamı üzerinize olsun. Bu selamlama ile imam, melekleri ve cemaati, cemaat de melekleri ve imamı selamlamaktadır.

    Allahümme ente’s-selamu ve minke’s-selam tebarekte ya ze'l-celali ve'l-ikram: Ey Allah’ım! Sen kurtuluş merciisin. Esenlik ve güvenlik sendedir. Ey Azamet ve Kerem sahibi Allah’ım! Senin şanın çok yücedir.

    Ala Resulina Muhammedin salavat: Salat ve selam Peygamberimiz Hz Muhammed (s.a.s) üzerindedir.

    Subhanallahi ve’l-hamdülillahi vela ilahe illallahu vallahu ekber Ve la havle ve la kuvvete illa billahil aliyyil azim: Allah eksik sıfatlardan beridir. Hamd Allah’adır. Allah’tan başka ilah yoktur ve Allah en büyüktür. Allah’tan başkasında güç ve kudret yoktur.

    Tespihten önce okunan ayete’l-kursi de bir zikir ayetidir.
    Ayetel Kürsi

    Allahü lâ ilâhe illâ hüvel hayyül kayyûm. Lâ te’huzühû sinetün ve lâ nevm. Lehû mâ fis-semâvâti vemâ fil erd. Menzellezî yeşfeu indehû illâ biiznihi. ya’lemü mâ beyne eydîhim vemâ halfehüm velâ yühîtûne bişey’in min ilmihî illâ bimâ şâe vesia kürsiyyühüssemâvâti vel erd. Velâ yeûdühü hıfzuhumâ ve hüvel aliyyül azîm.

    Anlamı:
    Allah, O'ndan başka tanrı yoktur; O, hayydir, kayyûmdur. Kendisine ne uyku gelirne de uyuklama. Göklerde ve yerdekilerin hepsi O'nundur. İzni olmadan O'nun katında kim şefaat edebilir? O, kullarının yaptıklarını ve yapacaklarını bilir. (O'na hiçbir şey gizlikalmaz.) O'nun bildirdiklerinin dışında insanlar O'nun ilminden hiçbir şeyi tam olarak bilemezler. O'nun kürsüsü gökleri ve yeri içine alır, onları koruyup gözetmek kendisine zor gelmez. O, yücedir, büyüktür.

    Subhanallah: Allah noksan sıfatlardan münezzehtir.
    Elhamdülillah: Hamd Allah’adır.
    Allah’u Ekber: Allah en büyüktür.
    Bir defasında fakirler Peygamberimize, zenginler hayır hasenat yapıyor biz ise yapamıyoruz, sevapta onlar bizi geçiyor, aradaki sevap farkını nasıl kapatacağız? diye sorduklarında Peygamberimiz (s.a.s) her farz namazdan sonra, otuz üç kez “suhanallah”, otuz üç kez “elhamdülillah”, otuz üç kez de “Allahu ekber” demelerini tavsiye etti.

    "La ilahe ilallahu vahdehu la şerike leh lehül mülkü ve lehül hamdü ve hüve ala külli şeyin Kadir"

    "Allahı bütün noksan sıfatlardan tanzih eder, kemal sıfatlarla muttasıf olduğunu kabul ederim. Bütün hamd ve şükürler Allah'adır. Allah'tan başka hiç bir ilah yoktur. İhtiyaçları gideren ve zararları yok eden yalnız yüce ve güçlü olan Allah'tır."
    Subhane Rabbiye’l-aliyyi’l-a’le’l-vehhab: Çok bahşedenlerin en yücesi olan Rabb’im! Sen noksan sıfatlardan münezzehsin. Peygamberimiz duaya böyle başlardı.
    Dua: Kulun kendi acziyetini itirafla, Allah’a muhtaç olduğunun bilinci ile her türlü dileğini Rabbine arz etmesidir.

    Amin: (Duamın kabul olacağına) Ben inanıyor, güveniyorum.
    İlave bilgi için tıklayınız:

    Tesbihleri az ya da çok okumak hakkında bilgi
    Namazda yapılan hareketlerin hikmeti nedir?

    sorularlaislamiyet



  7. 30.Ocak.2013, 19:47
    4
    Ravza Sevdam
    Medine'nin Gülüne Hasret

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 04.Nisan.2012
    Üye No: 95433
    Mesaj Sayısı: 635
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 7
    Bulunduğu yer: Medine de olmak isterdim

    Cevap: Namazda yapılan hareketlerin, namaz içinde ve dışındaki duaların, tesbihlerin anlamı nedir?

    Değerli kardeşimiz;
    Namazın her bir rüknünün, her bir kısmının ayrı ayrı hikmetleri bulunuyor.

    Allah'ın isimlerinden biri de Hakim’dir. Yani yaptığı işte mutlaka pek çok hikmet, maslahat ve hedefleri gözetip yaratmasıdır. Elbette emrinde ve yasağında da binlerce hikmetleri olacağı muhakkaktır. En önemli ibadet olan namazın da her hareketinde pek çok mana bulunmaktadır. Bunlardan bazılarını şöyle sıralayabiliriz:

    - Namaz dinin direğidir. Kabenin de kainatın direği olduğu düşünülürse namazımızda kabeye yönelmenin hikmeti anlaşılmış olur.

    - Ellerimizi kaldırıp tekbir almak, iki elimle iki dünyamı da arkaya atarak sırf Allah için namaza duruyorum manasına;

    - Ayakta durmakla ağaçların, dağların ve sürekli ayakta durarak ibadet eden meleklerin ibadetlerini temsil ediyoruz.

    - Rükuda deve, keçi, koyun gibi hayvanların ve sürekli rükuda duran meleklerin ibadetlerini temsil ediyoruz.

    - Secdede sürüngenlerin, otların ve sürekli secde de duran meleklerin ibadetlerini temsil ediyoruz.

    - Otururken bütün mevcudatın ibadetlerini kendi hesabımıza Allah’a takdim ediyoruz. Sonunda da sağa ve sola selam vermekle bütün kainata selam vermiş oluyoruz.

    Ayrıca namaz kılarken bütün vücudumuza ve her bir uzvumuza da ibadet ettirmiş oluyoruz.

    - Kıyamda bir anlam ifade ediyor, kiraat da. Kıyamdan sonra rükuya gitmenin de bir hikmeti var, rükudan sonra secdeye kapanip ona en yakin hâle kavusmanin da...

    Kâinat çapında icra edilen külli bir ibadetin temsilcisi makamındaki insan kendi vücudunda her an cereyan eden ibadetlerle birlikte canlı ve "cansız" sandigimiz âlemin ibadetlerini de günde beş kez Rabb-i Rahîmi'ne arz etmek durumunda:

    1. KIYAM

    Önce ayakta dikilip durur (kıyam) ve ellerimizi yukarı doğru kaldırıp, Allahü ekber (Ancak Allah yüce ve uludur) deriz. Böylece insan, O (cc) müstesna her şeyi bir tarafa atıp bırakmakta ve Onun emir ve iradesine tabi duruma geçmektedir. Kulluk ve kölelik bu şekilde tescil edilir. Böylece ayakta duran tüm varlıkların ibadeti de temsil edilir.

    2. RÜKU

    Insan, Allahin sanina yakisan övgüler serdettikten sonra bu yücelik karsisinda kendini o derece aciz ve zayif hisseder ki, bunu ifade için öne egilir (rüku), saygi isareti olarak basini alçaltir ve, Sübhane Rabbiyel-Azim(Büyüklük ve azamet sadece Ona ait olan Rabbimi bütün noksanlardan tenzih edip yüceltirim.) der. Mü'min bu haliyle, rükû halindeki tüm canlilarin ibadetini de temsil etmektedir.

    3. DUA

    Sonra yine dogrularak kendisini bu doğru yola ilettiği için Allah'a şükür ve hamdini arz eder. Bir an için Allah'ın yücelik ve büyüklüğü ve kendi hareketinin basitlik ve küçüklüğü karşısında ayakta tefekküre dalıp bundan o derece yılgın ve sarsılmış bir hale gelir.

    4. SECDE

    Secdeye kapanır ve alnını, tevazu ve acizliğini tam manasıyla hissederek yere degdirir ve şöyle söyler: Sübhane Rabbiyel-Ala (Büyüklük ve Yücelik sadece Ona ait olan Rabbimi bütün noksanlardan tenzih edip yüceltirim).

    5. TAHIYYAT VE SELAM

    Bu hareketleri bir dizi tekrar etmesinden sonra kişi kendini, arada hiçbir vasıta veya aracı bulunmaksızın doğrudan doğruya şahsen Allah'ın huzurunda bulur ve ondan istimdad edip yardım talep eder.

    Iki varlık karşılastıklarında daima bu ikisi arasında bir selamlaşma gerçekleştirilir. İşte namazın bir kısmında (teşehhüd kısmı) namazını eda etmekte olan Müslüman, Mirac esnasında Muhammed (sav) ile Allah arasında teati edilen selamlaşma formüllerini aynen tekrar eder:

    "Et-Tahiyyatü lillahi, ves-salavatü vettayyibatü. es-Selamu eleyke eyyuhen-Nebiyyü, ve rahmetullahi ve berakatüh. Es-Selamü aleyna ve alâ ibadillahissalihin
    (En mukaddes ve en zahidane hürmet ve tazimler Allah'a aittir. Ey Nebi sana selam, Allah'ın rahmet ve bereketi de senin üzerine olsun. (Allah'ın) selami bizim üzerimize ve Allah karşısında iyi ve mükemmel hareket eden salih kulların üzerine olsun!)"

    Namazda beden hareketleri:

    Namazda dört hareket vardır. Birincisi kıyamdır. Yani ayakta durmak. İkincisi rükudur. Üçüncüsü birinci secde, dördüncüsü ikinci secdedir. (Fususulhikem, 2/476-477)

    Namazda kıyam, baş tarafı Hak, ayak tarafı halk hüviyeti taşır. Kıyamda bu ikisini cem eden insan, bu durumu içinde, farz olan kıraati eda eder. Hem kıyam, hem de kıraatle iki farzı birden eda eder.

    Rükua gelince; rüku hayvanın yürürken olan duruşunu namazda yaşamaktır. Hayvanlar bu haliyle, ayakları merkezi arza bakarken, vücut istikameti ufki olur. Yani yerin çekim kuvvetine paralel durur. Hayvanın bu yaratılış şekli, başı itibariyle ne fezaya, ne de yerin çekim kuvvetine bakar. İkisi ortası bir durumdadır. Acaba biz insan olduğumuz halde neden namazda bunu yaşarız? Hayvandan bize ne, diye bir soru aklımızda takıldığı olur. Bunun cevabı şöyle: 18.000 hayvanın özeti olan insan bedeni, ruhu hayvani ile dünya hayatını yaşayan tarafı vardır. Arzular bakımından nefis ismi taşıyan bu ruh, tezkiye görmedikçe ruhu insaniye terakki edemez... Az yiyecek, az uyuyacak, az cinsi ilişkide bulunacak ki dünyaya bağlı hayvaniyattan uzaklaşsın. O zaman tezkiye durumuna girer. Amme bir ibadet olan namaz, bünyesindeki hayvaniyatı yaşamak zorundadır.

    Secdenin hikmeti; secde demek; başın ayak seviyesine inmesi demektir. İnsan bu haliyle bitkideki ahvali yaşar.

    İkinci secde cemadidir. Zatından hareketi yoktur. Yani kendi bünyesinde, kendi içinden hareketi yoktur. Dış tesirle hareket eder. Taş, toprak içindeki madenler buna dahildir. Maden izabe görmediği sürece cemadat içinde dağınık bulunduğundan, onu muhafaza edenin adresini taşır. Her madenin elementinin zerre itibariyle ruhu vardır.

    İkinci secdenin birinci secde gibi olması, bitki ile cemadatın bir arada bulunmaları, hayvanlar gibi gezer halleri olmamaları içindir. Bu feza boşluğunda görülen her küre, yıldız ve emsali hepsi cemadattır. Eşya bakımından ne kadar büyük yekun oluşturuyorsa, secde de o kadar büyük yekun tutar.

    Özetlediğimizde; namaz insanı, hayvanı ve tüm mahlukatı içine alan bir ibadettir. Ancak şeklen değil, kalben, manen gerçeğine vakıf olmakla yürütülürse, anlaşılır.

    İlave bilgi için tıklayınız:
    Namazda okunan dua ve tesbihlerin anlamları ve bunlara verilen sevaplar hakkında bilgi verir misiniz?
    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet



  8. 30.Ocak.2013, 19:47
    4
    Medine'nin Gülüne Hasret
    Değerli kardeşimiz;
    Namazın her bir rüknünün, her bir kısmının ayrı ayrı hikmetleri bulunuyor.

    Allah'ın isimlerinden biri de Hakim’dir. Yani yaptığı işte mutlaka pek çok hikmet, maslahat ve hedefleri gözetip yaratmasıdır. Elbette emrinde ve yasağında da binlerce hikmetleri olacağı muhakkaktır. En önemli ibadet olan namazın da her hareketinde pek çok mana bulunmaktadır. Bunlardan bazılarını şöyle sıralayabiliriz:

    - Namaz dinin direğidir. Kabenin de kainatın direği olduğu düşünülürse namazımızda kabeye yönelmenin hikmeti anlaşılmış olur.

    - Ellerimizi kaldırıp tekbir almak, iki elimle iki dünyamı da arkaya atarak sırf Allah için namaza duruyorum manasına;

    - Ayakta durmakla ağaçların, dağların ve sürekli ayakta durarak ibadet eden meleklerin ibadetlerini temsil ediyoruz.

    - Rükuda deve, keçi, koyun gibi hayvanların ve sürekli rükuda duran meleklerin ibadetlerini temsil ediyoruz.

    - Secdede sürüngenlerin, otların ve sürekli secde de duran meleklerin ibadetlerini temsil ediyoruz.

    - Otururken bütün mevcudatın ibadetlerini kendi hesabımıza Allah’a takdim ediyoruz. Sonunda da sağa ve sola selam vermekle bütün kainata selam vermiş oluyoruz.

    Ayrıca namaz kılarken bütün vücudumuza ve her bir uzvumuza da ibadet ettirmiş oluyoruz.

    - Kıyamda bir anlam ifade ediyor, kiraat da. Kıyamdan sonra rükuya gitmenin de bir hikmeti var, rükudan sonra secdeye kapanip ona en yakin hâle kavusmanin da...

    Kâinat çapında icra edilen külli bir ibadetin temsilcisi makamındaki insan kendi vücudunda her an cereyan eden ibadetlerle birlikte canlı ve "cansız" sandigimiz âlemin ibadetlerini de günde beş kez Rabb-i Rahîmi'ne arz etmek durumunda:

    1. KIYAM

    Önce ayakta dikilip durur (kıyam) ve ellerimizi yukarı doğru kaldırıp, Allahü ekber (Ancak Allah yüce ve uludur) deriz. Böylece insan, O (cc) müstesna her şeyi bir tarafa atıp bırakmakta ve Onun emir ve iradesine tabi duruma geçmektedir. Kulluk ve kölelik bu şekilde tescil edilir. Böylece ayakta duran tüm varlıkların ibadeti de temsil edilir.

    2. RÜKU

    Insan, Allahin sanina yakisan övgüler serdettikten sonra bu yücelik karsisinda kendini o derece aciz ve zayif hisseder ki, bunu ifade için öne egilir (rüku), saygi isareti olarak basini alçaltir ve, Sübhane Rabbiyel-Azim(Büyüklük ve azamet sadece Ona ait olan Rabbimi bütün noksanlardan tenzih edip yüceltirim.) der. Mü'min bu haliyle, rükû halindeki tüm canlilarin ibadetini de temsil etmektedir.

    3. DUA

    Sonra yine dogrularak kendisini bu doğru yola ilettiği için Allah'a şükür ve hamdini arz eder. Bir an için Allah'ın yücelik ve büyüklüğü ve kendi hareketinin basitlik ve küçüklüğü karşısında ayakta tefekküre dalıp bundan o derece yılgın ve sarsılmış bir hale gelir.

    4. SECDE

    Secdeye kapanır ve alnını, tevazu ve acizliğini tam manasıyla hissederek yere degdirir ve şöyle söyler: Sübhane Rabbiyel-Ala (Büyüklük ve Yücelik sadece Ona ait olan Rabbimi bütün noksanlardan tenzih edip yüceltirim).

    5. TAHIYYAT VE SELAM

    Bu hareketleri bir dizi tekrar etmesinden sonra kişi kendini, arada hiçbir vasıta veya aracı bulunmaksızın doğrudan doğruya şahsen Allah'ın huzurunda bulur ve ondan istimdad edip yardım talep eder.

    Iki varlık karşılastıklarında daima bu ikisi arasında bir selamlaşma gerçekleştirilir. İşte namazın bir kısmında (teşehhüd kısmı) namazını eda etmekte olan Müslüman, Mirac esnasında Muhammed (sav) ile Allah arasında teati edilen selamlaşma formüllerini aynen tekrar eder:

    "Et-Tahiyyatü lillahi, ves-salavatü vettayyibatü. es-Selamu eleyke eyyuhen-Nebiyyü, ve rahmetullahi ve berakatüh. Es-Selamü aleyna ve alâ ibadillahissalihin
    (En mukaddes ve en zahidane hürmet ve tazimler Allah'a aittir. Ey Nebi sana selam, Allah'ın rahmet ve bereketi de senin üzerine olsun. (Allah'ın) selami bizim üzerimize ve Allah karşısında iyi ve mükemmel hareket eden salih kulların üzerine olsun!)"

    Namazda beden hareketleri:

    Namazda dört hareket vardır. Birincisi kıyamdır. Yani ayakta durmak. İkincisi rükudur. Üçüncüsü birinci secde, dördüncüsü ikinci secdedir. (Fususulhikem, 2/476-477)

    Namazda kıyam, baş tarafı Hak, ayak tarafı halk hüviyeti taşır. Kıyamda bu ikisini cem eden insan, bu durumu içinde, farz olan kıraati eda eder. Hem kıyam, hem de kıraatle iki farzı birden eda eder.

    Rükua gelince; rüku hayvanın yürürken olan duruşunu namazda yaşamaktır. Hayvanlar bu haliyle, ayakları merkezi arza bakarken, vücut istikameti ufki olur. Yani yerin çekim kuvvetine paralel durur. Hayvanın bu yaratılış şekli, başı itibariyle ne fezaya, ne de yerin çekim kuvvetine bakar. İkisi ortası bir durumdadır. Acaba biz insan olduğumuz halde neden namazda bunu yaşarız? Hayvandan bize ne, diye bir soru aklımızda takıldığı olur. Bunun cevabı şöyle: 18.000 hayvanın özeti olan insan bedeni, ruhu hayvani ile dünya hayatını yaşayan tarafı vardır. Arzular bakımından nefis ismi taşıyan bu ruh, tezkiye görmedikçe ruhu insaniye terakki edemez... Az yiyecek, az uyuyacak, az cinsi ilişkide bulunacak ki dünyaya bağlı hayvaniyattan uzaklaşsın. O zaman tezkiye durumuna girer. Amme bir ibadet olan namaz, bünyesindeki hayvaniyatı yaşamak zorundadır.

    Secdenin hikmeti; secde demek; başın ayak seviyesine inmesi demektir. İnsan bu haliyle bitkideki ahvali yaşar.

    İkinci secde cemadidir. Zatından hareketi yoktur. Yani kendi bünyesinde, kendi içinden hareketi yoktur. Dış tesirle hareket eder. Taş, toprak içindeki madenler buna dahildir. Maden izabe görmediği sürece cemadat içinde dağınık bulunduğundan, onu muhafaza edenin adresini taşır. Her madenin elementinin zerre itibariyle ruhu vardır.

    İkinci secdenin birinci secde gibi olması, bitki ile cemadatın bir arada bulunmaları, hayvanlar gibi gezer halleri olmamaları içindir. Bu feza boşluğunda görülen her küre, yıldız ve emsali hepsi cemadattır. Eşya bakımından ne kadar büyük yekun oluşturuyorsa, secde de o kadar büyük yekun tutar.

    Özetlediğimizde; namaz insanı, hayvanı ve tüm mahlukatı içine alan bir ibadettir. Ancak şeklen değil, kalben, manen gerçeğine vakıf olmakla yürütülürse, anlaşılır.

    İlave bilgi için tıklayınız:
    Namazda okunan dua ve tesbihlerin anlamları ve bunlara verilen sevaplar hakkında bilgi verir misiniz?
    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet






+ Yorum Gönder