Konusunu Oylayın.: Rahmet kelimesinin anlamı

5 üzerinden 4.20 | Toplam : 5 kişi
Rahmet kelimesinin anlamı
  1. 06.Kasım.2012, 19:28
    1
    Misafir

    Rahmet kelimesinin anlamı






    Rahmet kelimesinin anlamı Mumsema Rahmet kelimesinin anlamı ne demektir Rahmet sözcüğünün manası hakkında bilgiler paylaşabilir misiniz ?


  2. 07.Kasım.2012, 16:46
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Rahmet kelimesinin anlamı




    Rahmet, sözlük anlamı olarak incelik, acıma, şefkat etme, merhamet etme, affetme ve mağfiret manalarına gelir. Rahmet kökünden gelen terahhüm ve terhîm, bir kimse için Allah’ın rahmetini dileme demektir. Yine aynı kökten gelen istirham, rahmet dileme, rahmet isteme manalarına gelir (İbn Manzûr, XII, 230)


    Anlamı oldukça geniş olan rahmet kelimesinin dilimizde tam olarak karşılığı yoktur. Bununla beraber Arapça’da ifade ettiği manalara yakın olarak “acımak” ve “esirgemek” gibi kelimelerle izah edilmek istenmişse de, eksiktir. Acımak, derinliği olmayan, sadece insanlarda varolan bir histir. “Allah rahmet sahibidir” dediğimizde, affeden, ihtiyaçları gören, şifa veren gibi manalar hemen zihnimize akar. “Acımak” kelimesini Allah hakkında kullanmak caiz ise, acıdığı için affeden, acıdığı için lütfeden, acıdığı için sıhhat veren gibi tamamlayıcı mânâlar rahmetin içerisinde tabiî olarak vardır. Şu halde rahmeti sadece “acımak”la tercüme etmek kesinlikle doğru olmaz. Çünkü bu durumda rahmet kelimesinin mânâsını daraltmış oluruz.
    Rahmet’i “esirgemek” kelimesiyle de tercüme etmek doğru değildir. “Benden onu esirgedin” ve “Beni esirgemiyorsun” cümlelerinden de anlaşıldığına göre esirgemek ‘kıskanmak’ ve ‘korumak’ mânâlarına gelir. Bu sebeple “esirgemek” kelimesi rahmetin tercümesi olmak şöyle dursun, takdiren tefsiri dahi olamaz (Elmalılı, I, 32- 33).


    Müfessirler, ‘acımak’ ve ‘esirgemek’ gibi zaaf ifade eden bu kelimeleri Allah hakkında kullanmayı uygun görmediklerinden demişlerdir ki: “Nefsin meylinin lâzımı, nimet vermenin sebebi hayır murad etmektir. Öyleyse er-Rahmân, er-Rahîm, insanlar hakkında hayır murad eden Allah demektir.” Fakat bu takdirde Allah’ın diğer sıfatları hakkında da bu şekilde düşünmek gerekir. Meselâ Allah’ın Basar ve Sem’ sıfatları vardır. Allah Basîr ve Semi’dir. Yani Allah görür ve duyar. Bir kısım vasıtalarla meydana gelen görme ve duyma Allah’a isnad edilemez. Bizdeki görme, güneş şuaları yardımıyla ve bir mesafeye bağlı olarak meydana gelir. Ve bizim gördüğümüz şeyler olduğu gibi, görmediğimiz şeyler de vardır. Duymamız da yine bir kısım sebeplere bağlı olarak meydana gelir. Onun için bu sebeplerle meydana gelen görme ve duyma Allah’a isnad edilemez. İşte nasıl ki, bu şekildeki görme ve duyma Cenâb-ı Hakk’a isnad edilmez; öyle de, bizde nefsin meyli veya kalb inceliği olarak tezahür eden Rahmaniyet ve Rahimiyet de bu mânâda Allah’a isnad edilemez. Bizdeki nefis meyline ve rikkat-i kalbe mukabil, O’nda mukaddes olarak bu mânâlar vardır. O’nun görme ve işitmesi de tamamen bizimkinden farklıdır. Binaenaleyh, bu sıfatları mecaza verip, te’vil yapma, biraz tekellüflü olur ki, sonra Allah’ın binbir ismini te’vil etme lüzumunu duyarız. Onun içindir ki, biz “Rahmân, Rahîm, Mü’min, Müheymin, Rezzak vs.” derken bunları Allah indindeki mânâlarıyla mütalâa ediyoruz (Gülen, s. 153-154).


    İnsanların birbirlerine olan rahmeti, kalbin rikkati ve şefkat etmek şeklinde izah edilebilir. Allah’ın rahmeti ise Allah’ın kullarına acıması, şefkat etmesi, onlara nimetler vererek ihsanda bulunması, bol bol rızıklar göndermesi demektir.
    Rahmân, husûsî bir isim olup umûmî bir mana taşımaktadır. Rahmân Allah, ayırım yapmaksızın bütün varlığa ihsanda bulunmaktadır, onları rızıklandırmaktadır. Rahîm, (Allah’tan başkası için de kullanılması yönüyle) umûmî bir isim olup husûsî bir mana taşımaktadır. Rahîm Allah, rahmetini sadece mü’minlere has kılmıştır.


    Rahmet kelimesinin anlam çerçevesi çok geniştir. Geçtiği yere göre manalarından biri öne çıkabilir. Mesela, ayet-i kerîmede Hz. Muhammed (s.a.s.) hakkında “İman edenleriniz için bir rahmettir O!” (Tevbe, 9/61) denilmektedir ki, O’na rahmet denilmesi mü’minlerin imanlarına bir vesile, bir sebep olduğu içindir. “Eğer insana tarafımızdan bir rahmet tattırır, sonra o nimeti geri alırsak o, son derece ümitsiz, son derece nankör olur.” (Hûd, 11/9) ayetinde rahmet, rızık manasına gelmektedir.
    “İnsanlara uğradıkları bir dertten sonra bir rahmet (nimet ve âfiyet) tattıracak olursak, bir de bakarsın ki âyetlerimiz hakkında yine birtakım kötü düşüncelere sapmışlar!” (Yûnus, 10/21) ayetinde rahmet, kıtlıktan sonra bir bolluk ve bir canlılığın meydana gelmesini ifade etmektedir.
    “Fakat Allah rahmetini, dilediğine seçip ihsan eder.” (Bakara, 2/105)
    ayetinde rahmetle nübüvvetin ifade edildiğini görüyoruz. (İbn Manzûr, XII, 231, 230.) Resûlullah’a (s.a.s.) hitaben söylenen “Seni, başka değil alemlere rahmet olarak gönderdik.” (Enbiyâ, 21/107) ayet-i kerîmesi de bu manayı destekler mahiyettedir.

    Hadislerde “Rahmet”
    Rahmetle ilgili hadislere genel olarak baktığımızda rahmetin, yukarda temas ettiğimiz lugat manaları çerçevesinde kullanıldığını görürüz. Bu hadislerde rahmet, Allah’ın rahmetinin genişliği ve sınırsızlığı, kalp inceliği, şefkat etme, merhamet etme, acıma, yağmur, bol rızık, bol nimet manalarında kullanılmıştır. Bu hadislerden bazı örnekleri aşağıda ele alacak ve izah etmeye çalışacağız.
    Allah’ın Rahmetinin Enginliği:
    Peygamberimiz (s.a.s.) “Allah mahlûkâtı yarattığı vakit, kendi nezdinde arşın üstünde bulunan kitabına kendisi için ‘Muhakkak benim rahmetim gazabıma galip gelmiştir.’ yazmıştır.” buyurmaktadır. (Buhârî, Tevhid 15, 55.) Aynı manayı ifade eden farklı lafızdaki başka bir hadiste Peygamberimiz (s.a.s.) “Allah mahlûkâtı yaratmadan evvel rahmetinin gazabına sebkat ettiği, onun önünde olduğu yazılıydı.” buyurmuştur (Buhârî, Tevhid 55; Müslim, Tevbe 15) .
    Hadislerde ifade edilen rahmetin gazaba galebe çalması veya rahmetin gazabı geçmesi, Allah’ın rahmetinin taalluku itibariyledir. Herhangi bir şeye Allah’ın rahmetinin taalluku, gazabının taallukundan öncedir. Çünkü rahmet Allah Teâlâ’nın zâtının şanıdır. Gazaba gelince o kulun işlemiş olduğu bir cürüme binâen gelir.


    Resulü Ekrem (s.a.s.) şöyle buyurmuştur: “Allah rahmeti yüz parça yaratmış, doksan dokuzunu kendi nezdinde tutmuş, yeryüzüne bir parçasını indirmiştir. İşte mahlûkât bu bir parçadan dolayı birbirlerine merhamet ederler. Hatta at (bazı rivayetlerde “hayvan” geçmektedir), yavrusuna basmamak için tırnağını (ayağını) kaldırır”.
    Nevevî (v. 676 h.) bu hadislerle ilgili şunları söylemiştir: Alimler Allah’ın gazabıyla rızasının irâde sıfatına râci olduğunu söylemişlerdir. İtaat eden kuluna sevap vermek dilerse buna rıza; isyan eden kuluna azap vermeyi dilerse buna da gazap denilmiştir. Buradaki öncelik ve galebe çalmaktan murad, Allah’ın rahmetinin çokluğu ve şumûludur (Nevevî, XIIV, 74)


    Yeni Ümit Dini İlimler ve Kültür Dergisi


  3. 07.Kasım.2012, 16:46
    2
    Silent and lonely rains



    Rahmet, sözlük anlamı olarak incelik, acıma, şefkat etme, merhamet etme, affetme ve mağfiret manalarına gelir. Rahmet kökünden gelen terahhüm ve terhîm, bir kimse için Allah’ın rahmetini dileme demektir. Yine aynı kökten gelen istirham, rahmet dileme, rahmet isteme manalarına gelir (İbn Manzûr, XII, 230)


    Anlamı oldukça geniş olan rahmet kelimesinin dilimizde tam olarak karşılığı yoktur. Bununla beraber Arapça’da ifade ettiği manalara yakın olarak “acımak” ve “esirgemek” gibi kelimelerle izah edilmek istenmişse de, eksiktir. Acımak, derinliği olmayan, sadece insanlarda varolan bir histir. “Allah rahmet sahibidir” dediğimizde, affeden, ihtiyaçları gören, şifa veren gibi manalar hemen zihnimize akar. “Acımak” kelimesini Allah hakkında kullanmak caiz ise, acıdığı için affeden, acıdığı için lütfeden, acıdığı için sıhhat veren gibi tamamlayıcı mânâlar rahmetin içerisinde tabiî olarak vardır. Şu halde rahmeti sadece “acımak”la tercüme etmek kesinlikle doğru olmaz. Çünkü bu durumda rahmet kelimesinin mânâsını daraltmış oluruz.
    Rahmet’i “esirgemek” kelimesiyle de tercüme etmek doğru değildir. “Benden onu esirgedin” ve “Beni esirgemiyorsun” cümlelerinden de anlaşıldığına göre esirgemek ‘kıskanmak’ ve ‘korumak’ mânâlarına gelir. Bu sebeple “esirgemek” kelimesi rahmetin tercümesi olmak şöyle dursun, takdiren tefsiri dahi olamaz (Elmalılı, I, 32- 33).


    Müfessirler, ‘acımak’ ve ‘esirgemek’ gibi zaaf ifade eden bu kelimeleri Allah hakkında kullanmayı uygun görmediklerinden demişlerdir ki: “Nefsin meylinin lâzımı, nimet vermenin sebebi hayır murad etmektir. Öyleyse er-Rahmân, er-Rahîm, insanlar hakkında hayır murad eden Allah demektir.” Fakat bu takdirde Allah’ın diğer sıfatları hakkında da bu şekilde düşünmek gerekir. Meselâ Allah’ın Basar ve Sem’ sıfatları vardır. Allah Basîr ve Semi’dir. Yani Allah görür ve duyar. Bir kısım vasıtalarla meydana gelen görme ve duyma Allah’a isnad edilemez. Bizdeki görme, güneş şuaları yardımıyla ve bir mesafeye bağlı olarak meydana gelir. Ve bizim gördüğümüz şeyler olduğu gibi, görmediğimiz şeyler de vardır. Duymamız da yine bir kısım sebeplere bağlı olarak meydana gelir. Onun için bu sebeplerle meydana gelen görme ve duyma Allah’a isnad edilemez. İşte nasıl ki, bu şekildeki görme ve duyma Cenâb-ı Hakk’a isnad edilmez; öyle de, bizde nefsin meyli veya kalb inceliği olarak tezahür eden Rahmaniyet ve Rahimiyet de bu mânâda Allah’a isnad edilemez. Bizdeki nefis meyline ve rikkat-i kalbe mukabil, O’nda mukaddes olarak bu mânâlar vardır. O’nun görme ve işitmesi de tamamen bizimkinden farklıdır. Binaenaleyh, bu sıfatları mecaza verip, te’vil yapma, biraz tekellüflü olur ki, sonra Allah’ın binbir ismini te’vil etme lüzumunu duyarız. Onun içindir ki, biz “Rahmân, Rahîm, Mü’min, Müheymin, Rezzak vs.” derken bunları Allah indindeki mânâlarıyla mütalâa ediyoruz (Gülen, s. 153-154).


    İnsanların birbirlerine olan rahmeti, kalbin rikkati ve şefkat etmek şeklinde izah edilebilir. Allah’ın rahmeti ise Allah’ın kullarına acıması, şefkat etmesi, onlara nimetler vererek ihsanda bulunması, bol bol rızıklar göndermesi demektir.
    Rahmân, husûsî bir isim olup umûmî bir mana taşımaktadır. Rahmân Allah, ayırım yapmaksızın bütün varlığa ihsanda bulunmaktadır, onları rızıklandırmaktadır. Rahîm, (Allah’tan başkası için de kullanılması yönüyle) umûmî bir isim olup husûsî bir mana taşımaktadır. Rahîm Allah, rahmetini sadece mü’minlere has kılmıştır.


    Rahmet kelimesinin anlam çerçevesi çok geniştir. Geçtiği yere göre manalarından biri öne çıkabilir. Mesela, ayet-i kerîmede Hz. Muhammed (s.a.s.) hakkında “İman edenleriniz için bir rahmettir O!” (Tevbe, 9/61) denilmektedir ki, O’na rahmet denilmesi mü’minlerin imanlarına bir vesile, bir sebep olduğu içindir. “Eğer insana tarafımızdan bir rahmet tattırır, sonra o nimeti geri alırsak o, son derece ümitsiz, son derece nankör olur.” (Hûd, 11/9) ayetinde rahmet, rızık manasına gelmektedir.
    “İnsanlara uğradıkları bir dertten sonra bir rahmet (nimet ve âfiyet) tattıracak olursak, bir de bakarsın ki âyetlerimiz hakkında yine birtakım kötü düşüncelere sapmışlar!” (Yûnus, 10/21) ayetinde rahmet, kıtlıktan sonra bir bolluk ve bir canlılığın meydana gelmesini ifade etmektedir.
    “Fakat Allah rahmetini, dilediğine seçip ihsan eder.” (Bakara, 2/105)
    ayetinde rahmetle nübüvvetin ifade edildiğini görüyoruz. (İbn Manzûr, XII, 231, 230.) Resûlullah’a (s.a.s.) hitaben söylenen “Seni, başka değil alemlere rahmet olarak gönderdik.” (Enbiyâ, 21/107) ayet-i kerîmesi de bu manayı destekler mahiyettedir.

    Hadislerde “Rahmet”
    Rahmetle ilgili hadislere genel olarak baktığımızda rahmetin, yukarda temas ettiğimiz lugat manaları çerçevesinde kullanıldığını görürüz. Bu hadislerde rahmet, Allah’ın rahmetinin genişliği ve sınırsızlığı, kalp inceliği, şefkat etme, merhamet etme, acıma, yağmur, bol rızık, bol nimet manalarında kullanılmıştır. Bu hadislerden bazı örnekleri aşağıda ele alacak ve izah etmeye çalışacağız.
    Allah’ın Rahmetinin Enginliği:
    Peygamberimiz (s.a.s.) “Allah mahlûkâtı yarattığı vakit, kendi nezdinde arşın üstünde bulunan kitabına kendisi için ‘Muhakkak benim rahmetim gazabıma galip gelmiştir.’ yazmıştır.” buyurmaktadır. (Buhârî, Tevhid 15, 55.) Aynı manayı ifade eden farklı lafızdaki başka bir hadiste Peygamberimiz (s.a.s.) “Allah mahlûkâtı yaratmadan evvel rahmetinin gazabına sebkat ettiği, onun önünde olduğu yazılıydı.” buyurmuştur (Buhârî, Tevhid 55; Müslim, Tevbe 15) .
    Hadislerde ifade edilen rahmetin gazaba galebe çalması veya rahmetin gazabı geçmesi, Allah’ın rahmetinin taalluku itibariyledir. Herhangi bir şeye Allah’ın rahmetinin taalluku, gazabının taallukundan öncedir. Çünkü rahmet Allah Teâlâ’nın zâtının şanıdır. Gazaba gelince o kulun işlemiş olduğu bir cürüme binâen gelir.


    Resulü Ekrem (s.a.s.) şöyle buyurmuştur: “Allah rahmeti yüz parça yaratmış, doksan dokuzunu kendi nezdinde tutmuş, yeryüzüne bir parçasını indirmiştir. İşte mahlûkât bu bir parçadan dolayı birbirlerine merhamet ederler. Hatta at (bazı rivayetlerde “hayvan” geçmektedir), yavrusuna basmamak için tırnağını (ayağını) kaldırır”.
    Nevevî (v. 676 h.) bu hadislerle ilgili şunları söylemiştir: Alimler Allah’ın gazabıyla rızasının irâde sıfatına râci olduğunu söylemişlerdir. İtaat eden kuluna sevap vermek dilerse buna rıza; isyan eden kuluna azap vermeyi dilerse buna da gazap denilmiştir. Buradaki öncelik ve galebe çalmaktan murad, Allah’ın rahmetinin çokluğu ve şumûludur (Nevevî, XIIV, 74)


    Yeni Ümit Dini İlimler ve Kültür Dergisi


  4. 05.Ocak.2016, 22:59
    3
    melle
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 13.Mayıs.2008
    Üye No: 20559
    Mesaj Sayısı: 2,084
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 21

    Cevap: Rahmet kelimesinin anlamı

    Alıntı
    rahmet kavramının anlamı nedir
    Rahmet kelimesinin anlamı kısaca

    Rahmet, esirgemek ve bağışlamak anlamına gelir. Rahmet Allahın yarattığı varliklara, hayvanlara, insanlar ve diger varliklara merhamet gostermesi yada lutufta bulunmasıdır.



  5. 05.Ocak.2016, 22:59
    3
    Devamlı Üye
    Alıntı
    rahmet kavramının anlamı nedir
    Rahmet kelimesinin anlamı kısaca

    Rahmet, esirgemek ve bağışlamak anlamına gelir. Rahmet Allahın yarattığı varliklara, hayvanlara, insanlar ve diger varliklara merhamet gostermesi yada lutufta bulunmasıdır.






+ Yorum Gönder