Konusunu Oylayın.: Vitir namazında alınan ikinci tekbirin anlamı nedir?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Vitir namazında alınan ikinci tekbirin anlamı nedir?
  1. 22.Mayıs.2012, 07:07
    1
    Misafir

    Vitir namazında alınan ikinci tekbirin anlamı nedir?






    Vitir namazında alınan ikinci tekbirin anlamı nedir? Mumsema vitir namazında alınan ikinci tekbirin anlamı nedir?


  2. 22.Mayıs.2012, 07:07
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 23.Mayıs.2012, 12:47
    2
    Şema
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Mart.2007
    Üye No: 123
    Mesaj Sayısı: 9,332
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 103

    Cevap: vitir namazında alınan ikinci tekbirin anlamı nedir?




    Vİtİr namazinin son rekatinda tekbİr almanin nedenİ nedİr? Kunut duasi okumak?


    Vİtİr namazİnda son rekatta kunut tekbİrİ getİrmemİz gerekİyor. Bunun vurud sebebİ var midir? Bİrde kunut dualarinin peŞİne baŞka dualarda okuyabİlİr mİyİm? Ruku gecİktİĞİ İÇİn sehİv gerekİr mİ? Hacilarimiz arabİstanda bu bÖlÜmÜn yarimsaat sÜrdÜĞÜnÜ sÖylÜyorlar kendİmİzce dua okuyabİlİr mİyİz


    Vitir namazının son rekatında tekbir almanın hikmeti nedir? Kunut dualarının sonunda başka dualar da okuyabilir miyiz? Hacılarımız Arabistanda bu bölümün yarım saat kadar sürdüğünü söylüyorlar; biz de kendimizce uzun dualar okuyabilir miyiz?
    ________

    Hanefi mezhebine göre, vacip ve farz namazlarda okunan duaların sünnete uygun olması gerekir. Bu nedenle Kunut Dualarını okuduktan sonra rükuya gidilmelidir. Ancak nafile namazlarda başka dualar da okunabilir ve uzun uzun dua edilebilir.

    Diğer mezheplerde ise durum farklıdır. Mekke'de kılınan vitir namazlarında uzun dua okunması bundandır. Ayrıca vitir namazı Hanefilere göre vacip ise de Şafi emzhebine göre sünnettir.

    Vitir namazında 3. rekatte kunût tekbiri almak vaciptir. İftitah, kunût ve zâid tekbirleri alırken elleri kaldırmak sünnettir.

    Vitir namazının üçüncü rekatinde Kunut Duası okumak, Hanefi mezhebine göre vaciptir. Diğer üç mezhebe göre, vitir namazında Kunût Duası okumak sünnettir.

    Vitir namazında üçüncü rekatte, zamm-ı sûreden sonra kunût tekbiri alınır, ardından içinden Kunût Duaları okunur. Cemaatle kılınan vitir namazında, hem imam, hem cemaat Kunût Dualarını içinden okur.

    Kunût Duaları

    Kunût duasının sözleriyle ilgili olarak çeşitli rivayetler vardır. Hanefilere göre, kunût duası olarak, bilinen "Allahumme inna neste'inuke ve Allahumme iyyake na'budu…" duaları okunur. Kunût duaları, Allah Teâlâ'ya övgü ve duayı içine alan sözlerdir. Bu duaları seçip okumak sünnettir.

    Kunût Duaları, biraz dolaşık olduğu için ezberlenmesi zordur. Bu yüzden, kunût bilmeyenler, "Rabbenâ âtinâ" duasını okur. Rabbenâ Âtinâ duasını da bilmeyenler, üç defa "Allahummeğfirlî" (Allah'ım, beni bağışla) veya "Yâ Rabbi" (Ey rabbim) diye dua eder.

    Kunût Dualarını bilip bilmemeye göre, şöyle bir sıra izlenir: Kunût Duaları, Rabbenâ âtinâ duası, üç defa Allahümmegfirlî duası, Yârabbi duası .

    Kunût Dualarını bilmeyenler, Rabbenâ ve Allahummegfirlî dualarını okudukları için, sehiv secdesi yapmaları gerekmez.

    Kunut Duasını Unutmak

    Namazın aslî vaciplerinden birinin terk edilmesi durumunda, sehiv secdesi gerekir. Dolayısıyla, vitir namazında aslî vacip olan Kunûtu Duası veya tekbirini unutmak da, namaz sonunda sehiv secdesini gerektirir. Böyle bir durumda rükûya eğilince veya sonrasında, Kunût Duasının okunmadığı hatırlanırsa, kunût için geri dönülmez, kunût artık düşmüş olur, bu unutma dolayısıyla namazın sonunda sehiv secdesi yapılır. Buna rağmen dönülür ve Kunût okunursa, rükû yeniden yapılır, ayrıca namaz sonunda sehiv secdesi de yapılır. Ama rükûdan doğrulduktan sonra yanılarak Kunût okunursa, yeniden rükû yapılmaz, doğrudan secdeye gidilir, namaz sonunda sehiv secdesi yapılır.

    İlave bilgi için:

    Vitir namazının üçüncü rekatında tekbir getirilmesinin sebebi nedir?
    Vitir namazının üçüncü rekatında kıyamda iken tekbir alınması zammı sure ile kunut dualarının arasını ayırmak içindir.

    Hanefî mezhebine göre vitir namazının üçüncü rekâtında Fatiha ve zamm-ı sûre okunduktan sonra "Allahü Ekber" diyerek eller kaldırılır ve yana salıverilmeden kunut duaları okunur, sonradan rükûa varılır. Vitir namazının hem kendisi, hem üçüncü rekâtta alınan tekbir, hem de okunan Kunut duaları vaciptir. Peygamberimiz (a.s.m.) de vitir namazını bu şekilde kılmışlardır. Bunu Hz. Ali ve İbni Ömer (r.a.) gibi Sahabîler haber vermektedir.

    Alman bu tekbire "intikal tekbiri" denir. Çünkü, tekbirden önce okunanlar birer sûre ve âyettir. Kunut duaları ise Peygamberimizden rivayet edilen birer duadır. İşte âyetle dua arasını ayırmak ve dua hâline intikal etmek için tekbir alınmaktadır.

    Elleri kaldırarak sesli olarak tekbir almanın hikmeti de Tahtâvî'de geçtiğine göre, sağır ve kör gibi özürlü kimselere tekbir alındığını bildirmek içindir.1

    Bu tekbiri alırken elleri kaldırmanın nereden geldiği ve nasıl sünnet olduğu hususunda ise Ruhu'l-Beyan tefsirinde çeşitli rivayetler kaydedilmektedir. Bu rivayetlerden birisi şu şekildedir. "Miraç Gecesi Resul-i Ekrem Efendimiz (a.s.m.) Mescid-i Aksâ'da bütün Peygamberlere imam oldu ve onlara iki rekât namaz kıldırdı. Hz. Musa Peygamberimizden Sidre-i Müntehâ'ya vardığı zaman kendisi nâmına bir rekât namaz kılmasını istedi.

    Peygamberimizin Hz. Musa ile Miraç Gecesinde karşılaşacağı Secde Sûresinde meâlen şöyle ifade edilir: 'And olsun ki, Biz Musa'ya Tevrat'ı verdik; o Tevrat'a nasıl kavuştuysa sen de Bizim vaadimize kavuşacağından öylece şüphe etme. Biz o kitabı İsrailoğullan için bir hidayet rehberi kılmıştık.' 2 Bu âyetin birkaç tefsiri vardır. Bunlardan birisi, Peygamberimizin, Kur'ân'ın tamamına kavuşacağından şüphe etmemesi, diğeri de Miraç Gecesinde Hz. Musa'ya kavuşacağından şüphe etmemesidir.

    "Peygamberimiz (a.s.m.) Miraç'ta, Sidre-i Mühteha'ya çıktı, bir rekât namaz kıldı. Buna bir rekât da kendisi ilâve etti. Namaz iki rekât oldu. Cenab-ı Hak kendisine bir rekât daha kılmasını emretti. Böylece namaz, akşam namazı gibi vitir [tek] oldu. İşte Peygamberimiz üçün-cü rekâtı kılacağı sırada İlâhî rahmet ve nur tecelli etti. Peygamberimiz o nur içinde kaldı. Ve kendinden geçmiş vaziyette elleri çözüldü. Sonunda ellerini kaldırarak tekbir aldı. İşte elleri kaldırmak böylece sünnet oldu.,"3

    Başka bir rivayette ise, Peygamberimiz üçüncü rekâtı kılacağı sırada Fatiha ve zamm-ı sûre okudu. Rükûa gideceği sırada Cehennemi gördü. Cehennem ehli kömür gibi sim siyah olmuştu. Peygamberimiz bu halde de kendisinden geçti ve elleri çözülüverdi. Hemen Cebrail (a.s.) geldi, Peygamberimizin üzerine Kevser suyundan döktü. Böylece Peygamberimiz kendine geldi. Tekbir alıp kunut dualarını okudu. Kunut duasında Cehennemden ve Cehennem ehlinden Allah'a sığındı.

    Vitir namazının vakti ve fazileti hakkında da Peygamber Efendimiz şöyle buyurmaktadır: "Allah size bir namazı ziyâde kıldı ki, o namaz sizin hakkınızda kırmızı tüylü develerden daha hayırlıdır. İşte o namaz vitir namazıdır. O namazı yatsı ile şafağın atışı arasında verdi."4 Bilindiği üzere, Arapların yanında o zamanlar en kıymetli dünya malı kırmızı tüylü develerdi. Hadiste, vitir namazının en kıymetli dünya malından daha hayırlı olduğu bildirilmektedir.

    Bütün bu rivayetler ve hikmetleri ile birlikte, ibâdetlerle ilgili meselelerde aranan esas husus, Peygamberimiz nasıl kılmış ve tatbik etmişse, onu taklit edip yapmaktır. Zaten hikmet ve maslahatların sadece bir teşvik tarafı bulunmaktadır.

    1. et-Tahtâvî, s. 305; Nimet-i islâm, s. 308.
    2. Secde Sûresi, 23.
    3. Ruhu'l-Beyan, 4:413-414.
    4. Ebû Dâvud, Salât:336.
    Mehmed Paksu, Sorulu-Cevaplı İbadet Hayatımız
    .


  4. 23.Mayıs.2012, 12:47
    2
    Moderatör



    Vİtİr namazinin son rekatinda tekbİr almanin nedenİ nedİr? Kunut duasi okumak?


    Vİtİr namazİnda son rekatta kunut tekbİrİ getİrmemİz gerekİyor. Bunun vurud sebebİ var midir? Bİrde kunut dualarinin peŞİne baŞka dualarda okuyabİlİr mİyİm? Ruku gecİktİĞİ İÇİn sehİv gerekİr mİ? Hacilarimiz arabİstanda bu bÖlÜmÜn yarimsaat sÜrdÜĞÜnÜ sÖylÜyorlar kendİmİzce dua okuyabİlİr mİyİz


    Vitir namazının son rekatında tekbir almanın hikmeti nedir? Kunut dualarının sonunda başka dualar da okuyabilir miyiz? Hacılarımız Arabistanda bu bölümün yarım saat kadar sürdüğünü söylüyorlar; biz de kendimizce uzun dualar okuyabilir miyiz?
    ________

    Hanefi mezhebine göre, vacip ve farz namazlarda okunan duaların sünnete uygun olması gerekir. Bu nedenle Kunut Dualarını okuduktan sonra rükuya gidilmelidir. Ancak nafile namazlarda başka dualar da okunabilir ve uzun uzun dua edilebilir.

    Diğer mezheplerde ise durum farklıdır. Mekke'de kılınan vitir namazlarında uzun dua okunması bundandır. Ayrıca vitir namazı Hanefilere göre vacip ise de Şafi emzhebine göre sünnettir.

    Vitir namazında 3. rekatte kunût tekbiri almak vaciptir. İftitah, kunût ve zâid tekbirleri alırken elleri kaldırmak sünnettir.

    Vitir namazının üçüncü rekatinde Kunut Duası okumak, Hanefi mezhebine göre vaciptir. Diğer üç mezhebe göre, vitir namazında Kunût Duası okumak sünnettir.

    Vitir namazında üçüncü rekatte, zamm-ı sûreden sonra kunût tekbiri alınır, ardından içinden Kunût Duaları okunur. Cemaatle kılınan vitir namazında, hem imam, hem cemaat Kunût Dualarını içinden okur.

    Kunût Duaları

    Kunût duasının sözleriyle ilgili olarak çeşitli rivayetler vardır. Hanefilere göre, kunût duası olarak, bilinen "Allahumme inna neste'inuke ve Allahumme iyyake na'budu…" duaları okunur. Kunût duaları, Allah Teâlâ'ya övgü ve duayı içine alan sözlerdir. Bu duaları seçip okumak sünnettir.

    Kunût Duaları, biraz dolaşık olduğu için ezberlenmesi zordur. Bu yüzden, kunût bilmeyenler, "Rabbenâ âtinâ" duasını okur. Rabbenâ Âtinâ duasını da bilmeyenler, üç defa "Allahummeğfirlî" (Allah'ım, beni bağışla) veya "Yâ Rabbi" (Ey rabbim) diye dua eder.

    Kunût Dualarını bilip bilmemeye göre, şöyle bir sıra izlenir: Kunût Duaları, Rabbenâ âtinâ duası, üç defa Allahümmegfirlî duası, Yârabbi duası .

    Kunût Dualarını bilmeyenler, Rabbenâ ve Allahummegfirlî dualarını okudukları için, sehiv secdesi yapmaları gerekmez.

    Kunut Duasını Unutmak

    Namazın aslî vaciplerinden birinin terk edilmesi durumunda, sehiv secdesi gerekir. Dolayısıyla, vitir namazında aslî vacip olan Kunûtu Duası veya tekbirini unutmak da, namaz sonunda sehiv secdesini gerektirir. Böyle bir durumda rükûya eğilince veya sonrasında, Kunût Duasının okunmadığı hatırlanırsa, kunût için geri dönülmez, kunût artık düşmüş olur, bu unutma dolayısıyla namazın sonunda sehiv secdesi yapılır. Buna rağmen dönülür ve Kunût okunursa, rükû yeniden yapılır, ayrıca namaz sonunda sehiv secdesi de yapılır. Ama rükûdan doğrulduktan sonra yanılarak Kunût okunursa, yeniden rükû yapılmaz, doğrudan secdeye gidilir, namaz sonunda sehiv secdesi yapılır.

    İlave bilgi için:

    Vitir namazının üçüncü rekatında tekbir getirilmesinin sebebi nedir?
    Vitir namazının üçüncü rekatında kıyamda iken tekbir alınması zammı sure ile kunut dualarının arasını ayırmak içindir.

    Hanefî mezhebine göre vitir namazının üçüncü rekâtında Fatiha ve zamm-ı sûre okunduktan sonra "Allahü Ekber" diyerek eller kaldırılır ve yana salıverilmeden kunut duaları okunur, sonradan rükûa varılır. Vitir namazının hem kendisi, hem üçüncü rekâtta alınan tekbir, hem de okunan Kunut duaları vaciptir. Peygamberimiz (a.s.m.) de vitir namazını bu şekilde kılmışlardır. Bunu Hz. Ali ve İbni Ömer (r.a.) gibi Sahabîler haber vermektedir.

    Alman bu tekbire "intikal tekbiri" denir. Çünkü, tekbirden önce okunanlar birer sûre ve âyettir. Kunut duaları ise Peygamberimizden rivayet edilen birer duadır. İşte âyetle dua arasını ayırmak ve dua hâline intikal etmek için tekbir alınmaktadır.

    Elleri kaldırarak sesli olarak tekbir almanın hikmeti de Tahtâvî'de geçtiğine göre, sağır ve kör gibi özürlü kimselere tekbir alındığını bildirmek içindir.1

    Bu tekbiri alırken elleri kaldırmanın nereden geldiği ve nasıl sünnet olduğu hususunda ise Ruhu'l-Beyan tefsirinde çeşitli rivayetler kaydedilmektedir. Bu rivayetlerden birisi şu şekildedir. "Miraç Gecesi Resul-i Ekrem Efendimiz (a.s.m.) Mescid-i Aksâ'da bütün Peygamberlere imam oldu ve onlara iki rekât namaz kıldırdı. Hz. Musa Peygamberimizden Sidre-i Müntehâ'ya vardığı zaman kendisi nâmına bir rekât namaz kılmasını istedi.

    Peygamberimizin Hz. Musa ile Miraç Gecesinde karşılaşacağı Secde Sûresinde meâlen şöyle ifade edilir: 'And olsun ki, Biz Musa'ya Tevrat'ı verdik; o Tevrat'a nasıl kavuştuysa sen de Bizim vaadimize kavuşacağından öylece şüphe etme. Biz o kitabı İsrailoğullan için bir hidayet rehberi kılmıştık.' 2 Bu âyetin birkaç tefsiri vardır. Bunlardan birisi, Peygamberimizin, Kur'ân'ın tamamına kavuşacağından şüphe etmemesi, diğeri de Miraç Gecesinde Hz. Musa'ya kavuşacağından şüphe etmemesidir.

    "Peygamberimiz (a.s.m.) Miraç'ta, Sidre-i Mühteha'ya çıktı, bir rekât namaz kıldı. Buna bir rekât da kendisi ilâve etti. Namaz iki rekât oldu. Cenab-ı Hak kendisine bir rekât daha kılmasını emretti. Böylece namaz, akşam namazı gibi vitir [tek] oldu. İşte Peygamberimiz üçün-cü rekâtı kılacağı sırada İlâhî rahmet ve nur tecelli etti. Peygamberimiz o nur içinde kaldı. Ve kendinden geçmiş vaziyette elleri çözüldü. Sonunda ellerini kaldırarak tekbir aldı. İşte elleri kaldırmak böylece sünnet oldu.,"3

    Başka bir rivayette ise, Peygamberimiz üçüncü rekâtı kılacağı sırada Fatiha ve zamm-ı sûre okudu. Rükûa gideceği sırada Cehennemi gördü. Cehennem ehli kömür gibi sim siyah olmuştu. Peygamberimiz bu halde de kendisinden geçti ve elleri çözülüverdi. Hemen Cebrail (a.s.) geldi, Peygamberimizin üzerine Kevser suyundan döktü. Böylece Peygamberimiz kendine geldi. Tekbir alıp kunut dualarını okudu. Kunut duasında Cehennemden ve Cehennem ehlinden Allah'a sığındı.

    Vitir namazının vakti ve fazileti hakkında da Peygamber Efendimiz şöyle buyurmaktadır: "Allah size bir namazı ziyâde kıldı ki, o namaz sizin hakkınızda kırmızı tüylü develerden daha hayırlıdır. İşte o namaz vitir namazıdır. O namazı yatsı ile şafağın atışı arasında verdi."4 Bilindiği üzere, Arapların yanında o zamanlar en kıymetli dünya malı kırmızı tüylü develerdi. Hadiste, vitir namazının en kıymetli dünya malından daha hayırlı olduğu bildirilmektedir.

    Bütün bu rivayetler ve hikmetleri ile birlikte, ibâdetlerle ilgili meselelerde aranan esas husus, Peygamberimiz nasıl kılmış ve tatbik etmişse, onu taklit edip yapmaktır. Zaten hikmet ve maslahatların sadece bir teşvik tarafı bulunmaktadır.

    1. et-Tahtâvî, s. 305; Nimet-i islâm, s. 308.
    2. Secde Sûresi, 23.
    3. Ruhu'l-Beyan, 4:413-414.
    4. Ebû Dâvud, Salât:336.
    Mehmed Paksu, Sorulu-Cevaplı İbadet Hayatımız
    .





+ Yorum Gönder