Konusunu Oylayın.: Sahih kelimesinin Türkçe karşılığı. Sahih ne manaya gelir?

5 üzerinden 4.50 | Toplam : 2 kişi
Sahih kelimesinin Türkçe karşılığı. Sahih ne manaya gelir?
  1. 30.Ekim.2011, 09:44
    1
    Misafir

    Sahih kelimesinin Türkçe karşılığı. Sahih ne manaya gelir?

  2. 30.Ekim.2011, 10:33
    2
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,584
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 335
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Cevap: Sahih kelimesinin Türkçe karşılığı. Sahih ne manaya gelir?




    Hadis terimi olarak SAHİH

    SAHİH

    Kelime olarak sıhhatli ve sağlam manasına gelen sahih, makbul hadislerin ilkidir. Hadis Usulü alimleri tarafından adalet ve zabt sahibi ravilerin kesiksiz isnadla birbirlerinden rivayet ettikleri şaz ve illetli olmaktan uzak hadisler olarak tarif edilmiştir.

    Bu tarife göre bir hadisin sahih olabilmesi için ravilerinin adalet ve zabt özelliklerine sahip olmaları, son ravisinden Hz. Peygamber (s.a.s) 'e varıncaya kadar bütün ravileri arasındaki isnad zincirinin kesiksiz olması, bir de illet denilen herhangi bir gizli kusur taşımaması ile birlikte sika ravilerin rivayetlerine aykırı düşmemesi gerekir. Misal vermek gerekirse şu hadis üzerinde durulabilir.
    Bu hadisin senedi ve metni ayn ayn incelendiğinde görülür ki Ebu'l-Yemân el-Hakem b. Nafî, Şu'ayb, ez-Zuhri, Ebu Seleme b. Abdirrahmân b. Avf ve Hassan b. Sâbit'den oluşan senedle rivayet edilmiştir. Bu ravilerin hepsi adalet sahibi ve zabt özelliği taşıyan kimselerdir. Hepsi de hadisi birbirlerinden haddesenâ, ahberanâ, semi'a gibi birbirlerinden kesin rivayete delalet eden eda lafizlanyla rivayet etmişlerdir. Böylece açığa çıkmıştır ki, isnadı kesiksizdir. Ayrıca metninde gizli bir kusur yoktur. Hz. Peygamber'in Hassan b. Sâbit'e kendisini ve müslümanlan şiir söyleyerek müdafaa etmesini söylediğini ve ona Cebrail (a. s)’ın destek olması için dua ettiğim gösteren metnine aykırı bir başka rivayet bilinmemektedir. Buna göre de şaz olmaktan uzaktır. Dolayısiyle bu hadis sahihtir.
    Hadis âlimleri sahih hadisin tarifinde söz konusu olan özellikleri sıhhat şartlan olarak nitelemişlerdir. Özel tabiriyle şurûtu's-sıhha denilen sıhhat şartları beş tanedir. (Bk. Şurütu's-Sıhha). Bu beş şartı birlikte taşıyan hadisin sahih olduğuna hükmedilmiştir. Böyle iken bir hadisin sahih olduğu konusunda görüş ayrılığı varsa sıhhat şartlarını tamamiyle taşıyıp taşımadığı konusundaki ihtilaftan kaynaklanmış demektir. Bununla birlikte bazı hadis alimlerinin adalet ve zabt sahibi saydıkları ravilerden biri veya birakçı diğer bazı muhaddislere göre bu vasıflara sahip olmayabilir. Öyle olunca muhaddis, adalet ve zabt sahibi olarak görmediği ravinin rivayet ettiği hadise diğer şartları taşisa bile sahih gözüyle bakmayabilir.
    Öte yandan bazı âlimler bir hadisin sahih addedilebilmesi için onda sıhhat şartlarının bulunmasıyla birlikte her tabakadan en az iki arvi tarafından rivayet edilmesi gerektiğini ileri sürmüşlerdir. Rivayete bakılırsa İbrahim b. İsmail b. Uleyye, rivayetle şehadetin aynı olduğu noktasından hareketle hadisin en az iki adaletli ve zabt sahibi ravi tarafından rivayet edildiği takdirde sahih sayılabileceğini iddia etmiştir. Kaydetmek gerekir ki, aynı görüşü bazı Mu'tezile alimleri de benimsemişlerdir. Zaten İbrahim de kimi cerh ve ta'dil imamlarına göre mutezilidir. Kimine göre ise cehmiye dendir. 1038Ayrıca bu meselenin sıhhat şartlanyla ilgisi yoktur, tamamen âhad la ilgilidir. Şu da var ki, hadis âlimlerinin sahih hükmü verdikleri pek çok hadis yerine göre tek isnadla gelmiştir. O halde bu görüşe itibar etmemek yerinde olur.
    Ravilerin adalet ve zabt durumları değişiktir. Bir kısmı, diğer kısmına göre gerek adaleti sağlayan hususlar, gerekse hafıza gücü ve ezberleme kabiliyeti yönlerinden daha üstündür. Raviler böyle derece derece olunca rivayet ettikleri sahih hadislerin de sıhhat bakımından birbirlerinden farklı olmayacağı tabiidir. Nitekim İbnu's-Salâh, sahih hadislerin muttefekun aleyh ve muteleftin fihi olarak iki kısımdan meydana geldiğini söylemiştir. Ona göre muttefekun aleyh, sahih olduğu konusunda hadis alimleri arasında birlik olan hadistir. Buna karşılık muhtelefun fîhi, sahih olduğunda ihtilaf edilenlerdir.
    İsnad yönünden sahih, meşhur ve garîb kısımlarına ayrılmıştır. İbn Hacer, sahihi makbul haberlerin başında zikretmiş ve sahih li-zâtihî, sahih li- ğayrihi olarak iki kısımda mütalaa etmiştir. Ona göre sıhhat şartlarını en üstün derecede ihtiva eden sahih hadis, sahih li-zâtihidir. Eğer sahih hadis bazı kusurlar yüzünden sıhhat şartlarını en üst düzeyde taşımamakla birlikte bu kusurunu giderecek şekilde birkaç isnadla rivayet edilip kuvvet kazanırsa o zaman sahih li-ğayrihî olur. 1039
    Sahih hadisler Buhari ve Müslim'in rivayetleri esas alınarak sınıflandırılmıştır. Bu tasnifte sahih, yedi derecedir. (Bk. Merâtibu's-Sahîh).
    Sahih terimi sahih hadisleri ihtiva eden kitaplar için de kullanılmıştır. Bunlar arasında Sahih-i Buhârî, Sahih-i Müslim, Sahih İbni Hibbân, Sahih İbni Huzeyme ilk akla gelenlerdir. Buharı ile Müslim'in sahihlerine es-Sahîhân denilmiştir.


  3. 30.Ekim.2011, 10:33
    2
    Moderatör



    Hadis terimi olarak SAHİH

    SAHİH

    Kelime olarak sıhhatli ve sağlam manasına gelen sahih, makbul hadislerin ilkidir. Hadis Usulü alimleri tarafından adalet ve zabt sahibi ravilerin kesiksiz isnadla birbirlerinden rivayet ettikleri şaz ve illetli olmaktan uzak hadisler olarak tarif edilmiştir.

    Bu tarife göre bir hadisin sahih olabilmesi için ravilerinin adalet ve zabt özelliklerine sahip olmaları, son ravisinden Hz. Peygamber (s.a.s) 'e varıncaya kadar bütün ravileri arasındaki isnad zincirinin kesiksiz olması, bir de illet denilen herhangi bir gizli kusur taşımaması ile birlikte sika ravilerin rivayetlerine aykırı düşmemesi gerekir. Misal vermek gerekirse şu hadis üzerinde durulabilir.
    Bu hadisin senedi ve metni ayn ayn incelendiğinde görülür ki Ebu'l-Yemân el-Hakem b. Nafî, Şu'ayb, ez-Zuhri, Ebu Seleme b. Abdirrahmân b. Avf ve Hassan b. Sâbit'den oluşan senedle rivayet edilmiştir. Bu ravilerin hepsi adalet sahibi ve zabt özelliği taşıyan kimselerdir. Hepsi de hadisi birbirlerinden haddesenâ, ahberanâ, semi'a gibi birbirlerinden kesin rivayete delalet eden eda lafizlanyla rivayet etmişlerdir. Böylece açığa çıkmıştır ki, isnadı kesiksizdir. Ayrıca metninde gizli bir kusur yoktur. Hz. Peygamber'in Hassan b. Sâbit'e kendisini ve müslümanlan şiir söyleyerek müdafaa etmesini söylediğini ve ona Cebrail (a. s)’ın destek olması için dua ettiğim gösteren metnine aykırı bir başka rivayet bilinmemektedir. Buna göre de şaz olmaktan uzaktır. Dolayısiyle bu hadis sahihtir.
    Hadis âlimleri sahih hadisin tarifinde söz konusu olan özellikleri sıhhat şartlan olarak nitelemişlerdir. Özel tabiriyle şurûtu's-sıhha denilen sıhhat şartları beş tanedir. (Bk. Şurütu's-Sıhha). Bu beş şartı birlikte taşıyan hadisin sahih olduğuna hükmedilmiştir. Böyle iken bir hadisin sahih olduğu konusunda görüş ayrılığı varsa sıhhat şartlarını tamamiyle taşıyıp taşımadığı konusundaki ihtilaftan kaynaklanmış demektir. Bununla birlikte bazı hadis alimlerinin adalet ve zabt sahibi saydıkları ravilerden biri veya birakçı diğer bazı muhaddislere göre bu vasıflara sahip olmayabilir. Öyle olunca muhaddis, adalet ve zabt sahibi olarak görmediği ravinin rivayet ettiği hadise diğer şartları taşisa bile sahih gözüyle bakmayabilir.
    Öte yandan bazı âlimler bir hadisin sahih addedilebilmesi için onda sıhhat şartlarının bulunmasıyla birlikte her tabakadan en az iki arvi tarafından rivayet edilmesi gerektiğini ileri sürmüşlerdir. Rivayete bakılırsa İbrahim b. İsmail b. Uleyye, rivayetle şehadetin aynı olduğu noktasından hareketle hadisin en az iki adaletli ve zabt sahibi ravi tarafından rivayet edildiği takdirde sahih sayılabileceğini iddia etmiştir. Kaydetmek gerekir ki, aynı görüşü bazı Mu'tezile alimleri de benimsemişlerdir. Zaten İbrahim de kimi cerh ve ta'dil imamlarına göre mutezilidir. Kimine göre ise cehmiye dendir. 1038Ayrıca bu meselenin sıhhat şartlanyla ilgisi yoktur, tamamen âhad la ilgilidir. Şu da var ki, hadis âlimlerinin sahih hükmü verdikleri pek çok hadis yerine göre tek isnadla gelmiştir. O halde bu görüşe itibar etmemek yerinde olur.
    Ravilerin adalet ve zabt durumları değişiktir. Bir kısmı, diğer kısmına göre gerek adaleti sağlayan hususlar, gerekse hafıza gücü ve ezberleme kabiliyeti yönlerinden daha üstündür. Raviler böyle derece derece olunca rivayet ettikleri sahih hadislerin de sıhhat bakımından birbirlerinden farklı olmayacağı tabiidir. Nitekim İbnu's-Salâh, sahih hadislerin muttefekun aleyh ve muteleftin fihi olarak iki kısımdan meydana geldiğini söylemiştir. Ona göre muttefekun aleyh, sahih olduğu konusunda hadis alimleri arasında birlik olan hadistir. Buna karşılık muhtelefun fîhi, sahih olduğunda ihtilaf edilenlerdir.
    İsnad yönünden sahih, meşhur ve garîb kısımlarına ayrılmıştır. İbn Hacer, sahihi makbul haberlerin başında zikretmiş ve sahih li-zâtihî, sahih li- ğayrihi olarak iki kısımda mütalaa etmiştir. Ona göre sıhhat şartlarını en üstün derecede ihtiva eden sahih hadis, sahih li-zâtihidir. Eğer sahih hadis bazı kusurlar yüzünden sıhhat şartlarını en üst düzeyde taşımamakla birlikte bu kusurunu giderecek şekilde birkaç isnadla rivayet edilip kuvvet kazanırsa o zaman sahih li-ğayrihî olur. 1039
    Sahih hadisler Buhari ve Müslim'in rivayetleri esas alınarak sınıflandırılmıştır. Bu tasnifte sahih, yedi derecedir. (Bk. Merâtibu's-Sahîh).
    Sahih terimi sahih hadisleri ihtiva eden kitaplar için de kullanılmıştır. Bunlar arasında Sahih-i Buhârî, Sahih-i Müslim, Sahih İbni Hibbân, Sahih İbni Huzeyme ilk akla gelenlerdir. Buharı ile Müslim'in sahihlerine es-Sahîhân denilmiştir.





+ Yorum Gönder