Konusunu Oylayın.: Kur'an'da namazın nasıl kılınacağı ve şekilleri var mıdır? Yakın bir dostum namaz kelimesinin Farsça olduğunu Kur'an-ı K

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Kur'an'da namazın nasıl kılınacağı ve şekilleri var mıdır? Yakın bir dostum namaz kelimesinin Farsça olduğunu Kur'an-ı K
  1. 27.Temmuz.2011, 15:31
    1
    Misafir

    Kur'an'da namazın nasıl kılınacağı ve şekilleri var mıdır? Yakın bir dostum namaz kelimesinin Farsça olduğunu Kur'an-ı K






    Kur'an'da namazın nasıl kılınacağı ve şekilleri var mıdır? Yakın bir dostum namaz kelimesinin Farsça olduğunu Kur'an-ı K Mumsema Kur'an'da namazın nasıl kılınacağı ve şekilleri var mıdır? Yakın bir dostum namaz kelimesinin Farsça olduğunu Kur'an-ı Kerim'de salâh anlamında yani salah kelimesinin dua etmek anlamında olduğunu söylüyor...


  2. 27.Temmuz.2011, 15:31
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    Kur'an'da namazın nasıl kılınacağı ve şekilleri var mıdır? Yakın bir dostum namaz kelimesinin Farsça olduğunu Kur'an-ı Kerim'de salâh anlamında yani salah kelimesinin dua etmek anlamında olduğunu söylüyor...


    Benzer Konular

    - Sabah Namazının Sünnetinin Nasıl Kılınacağı

    - Kadınların namaz kılış şekilleri ile erkeklerin namaz kılış şekilleri arasındaki fark

    - 5 Vakit Namazın Erkek Ve Kadında Kılınış şekilleri Ve Duaları

    - Kıldığımız Namazın Kabul Olduğunu Nasıl Anlarız. Buyrun bir bakın...

    - Maliki mezhebi fıkhında namazın kılınış şekilleri

  3. 27.Temmuz.2011, 15:54
    2
    m.deniz
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 30.Ocak.2011
    Üye No: 83734
    Mesaj Sayısı: 1,194
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 12
    Yaş: 27
    Bulunduğu yer: .......

    Cevap: Kur'an'da namazın nasıl kılınacağı ve şekilleri var mıdır? Yakın bir dostum namaz kelimesinin Farsça olduğunu Kur




    Kur'an'ı tebliğ etmek yanında, onu açıklamak da Hz Ppeygamber (asm)'in ikinci önemli görevidir.

    Eğer Hz. Peygamber (a.s.m)'in Kur'an'ın kapalı olan yanlarını açıklayan hadisleri göz ardı edilirse, bu takdirde, yalnız namaz değil, oruç, hac, zekât ve İslam'ın ön gördüğü daha pek çok muamelelerinin gerçek durumu havada kalır. Halbuki, bu saydıklarımızın hepsi de, en sağlam bir yolla bize kadar gelmiştir.

    Hz. Peygamber (a.s.m),
    "Beni namaz kılarken nasıl gördüyseniz, siz de öyle kılın."

    "Haccınızın ibadet şeklini benden alın."
    hadisleri bu konuya ışık tutmaktadır.

    Hz. Peygamber (a.s.m)'in daha Mekke devrinden itibaren farz kılınan ve o günden bu güne kadar -nesilden nesile- aynen devam eden ve günde beş defa yerine getirilen namazın eda şeklinde tereddüt göstermek, izahı mümkün olmayan bir şeydir.

    Soruda geçen veya buna benzer düşünceler nefis ve şeytanın birer tuzağı olarak görülebilir. Bu tuzaklara karşı dikkatli olmak ve onlara cevap vermek için de gerekli donanıma sahip olmak gerekir.

    İbadetlerin esası Kur'an'da olmakla beraber bunların uygulamasını Peygamber Efendimiz (asm) Allah'ın bildirmesiyle bizzat kendileri yapmışlardır. Bununla beraber namazın farzlarına işaret eden ayetler de vardır:

    "Gönülden boyun eğerek, Allah'ın huzuruna durun." (Bakara, 2/238) buyurulur.
    "Hani Evi (Kâ'beyi) insanlar için bir toplanma ve güvenlik yeri kıldık. «İbrahim'in makamını namaz yeri edinin», İbrahim ve İsmail'e de, «Evi'mi tavaf edenler, itikafa çekilenler, ve rükû ve secde edenler için temizleyin» diye ahid verdik."(Bakara, 2/125)
    "……...Kıyam edenler, rükûa ve sücuda varanlar için Evimi temiz tut."(Hac, 22/26)
    "...Kur'an'dan kolayınıza geleni okuyun…."(Müzemmil, 73/20)
    Namazı sadece dua etmek olarak kabul etmek, bu ve buna benzer ayetleri inkar etmekle beraber Peygamber Efendimizin (asm) açıkladıklarını inkar etmek anlamına gelir.


  4. 27.Temmuz.2011, 15:54
    2
    Devamlı Üye



    Kur'an'ı tebliğ etmek yanında, onu açıklamak da Hz Ppeygamber (asm)'in ikinci önemli görevidir.

    Eğer Hz. Peygamber (a.s.m)'in Kur'an'ın kapalı olan yanlarını açıklayan hadisleri göz ardı edilirse, bu takdirde, yalnız namaz değil, oruç, hac, zekât ve İslam'ın ön gördüğü daha pek çok muamelelerinin gerçek durumu havada kalır. Halbuki, bu saydıklarımızın hepsi de, en sağlam bir yolla bize kadar gelmiştir.

    Hz. Peygamber (a.s.m),
    "Beni namaz kılarken nasıl gördüyseniz, siz de öyle kılın."

    "Haccınızın ibadet şeklini benden alın."
    hadisleri bu konuya ışık tutmaktadır.

    Hz. Peygamber (a.s.m)'in daha Mekke devrinden itibaren farz kılınan ve o günden bu güne kadar -nesilden nesile- aynen devam eden ve günde beş defa yerine getirilen namazın eda şeklinde tereddüt göstermek, izahı mümkün olmayan bir şeydir.

    Soruda geçen veya buna benzer düşünceler nefis ve şeytanın birer tuzağı olarak görülebilir. Bu tuzaklara karşı dikkatli olmak ve onlara cevap vermek için de gerekli donanıma sahip olmak gerekir.

    İbadetlerin esası Kur'an'da olmakla beraber bunların uygulamasını Peygamber Efendimiz (asm) Allah'ın bildirmesiyle bizzat kendileri yapmışlardır. Bununla beraber namazın farzlarına işaret eden ayetler de vardır:

    "Gönülden boyun eğerek, Allah'ın huzuruna durun." (Bakara, 2/238) buyurulur.
    "Hani Evi (Kâ'beyi) insanlar için bir toplanma ve güvenlik yeri kıldık. «İbrahim'in makamını namaz yeri edinin», İbrahim ve İsmail'e de, «Evi'mi tavaf edenler, itikafa çekilenler, ve rükû ve secde edenler için temizleyin» diye ahid verdik."(Bakara, 2/125)
    "……...Kıyam edenler, rükûa ve sücuda varanlar için Evimi temiz tut."(Hac, 22/26)
    "...Kur'an'dan kolayınıza geleni okuyun…."(Müzemmil, 73/20)
    Namazı sadece dua etmek olarak kabul etmek, bu ve buna benzer ayetleri inkar etmekle beraber Peygamber Efendimizin (asm) açıkladıklarını inkar etmek anlamına gelir.





+ Yorum Gönder